| Fırat Çölgeçen |
|
İnsanların beyinsel olguları, her daim yanıltabilir. Neden ? İnanlı olmayanlar bile İsa'yı rüya ya da hülyalarında gördüklerini ifade etmektedirler. İsa'nın bilinen bir şekli ve de şemali yoktur. O'nun bir biçimsel ya da olgusal bir tarifi, Kutsal Kitap'da da yoktur. Nasıl olur ki; insanlar Rab İsa'yı gördüklerini ve şeklini ifade edebilirler ? Bencileyen bir dinazor ya da bir fosil gibi de olabilir. O'nunla yaşayan ya da beraber olanlar, O'nun düzlemsel bir tarifini vermemiştir. Zira Tanrı, farklı bir olgu ve de boyuttur. YHVH, insanlara - her türlü konumda - yardım etmiştir ve de etmektedir. Ama Kendini öz olarak göstermemiştir. Kesin olan bir şey var ki; göstermeyecektir. Lakin dolaylı göstermektedir. Hatta yardım etmektedir. Her daim. Sadece bazı görünümler vardır ki; Rab İsa değildir. TANRI, sadece kendisini anlatmış, benliğini ifade etmiş, var olan ama - renkler gibi - sınırlı dokumuzla göremeyeceğimiz bir tabiattadır. Görsel , anlamsal, zamansal vb. olgusal tanımsal dışımdayıs ki: İsa'yı rüyada - bile - İsa'yı görme olanağı yok. İsa'yı ya da Tanrı'yı görme ya da görsellleme olayı , sadece onun " Kutsal Melekleri " nin yansıması ile olmaktadır. Gerisi, şeytansal ve de onun karanlık güçleridir. İsa ya da Tanrı, Kendini seveni veya O'na iman edeni ( İçten ) uyarabilir ( Rüyada, uykuda vb. ) . Ama O'na yakın olmak o kadar kolay değil !... Öz olarak şu: Mesih'i rüyada görme olanağı yok. Ama Mesih'i yanında hissetme var. Yüreğinizde ( Her daim ) - rahatsızlılığınız olmamanıza rağmen - bir kırılganlık ya da bir boğulma gibi hislerinizi var ise O, sizle birliktedir. Bu da, imanla olan bir olgudur ki; dualarız ya da yakarışlarınız size yanıt olacaktır. Buna güveniniz. Ama Rab İsa'ya gerçek imanınız var ise !... Rab, sizi lütfu ile korusun. |
