Gündelik_Ekmeğimiz
Sizce din:
Kardeşler! Olayları ve konuları nasıl olup da bir anda çarpıtıp, başka mecralara yönlenmesini sağlıyorsunuz hayret ediyorum doğrusu. Karşılıklı iman sorgulamasından ziyade, konu hakkında tartışmak daha faydalı olur kanatindeyim. Zira sonuçta, gönül kırgınlığı yaşanıyor. Şöyle söliyim; Hayatım boyunca hep dinlere, dinsel öğretilere ve kavramlara karşı oldum. Başta ''din'' olgusuna karşı oldum. Zira dinler, kişileri bir şeyleri yapmak için zorlar. Bir dine sahip olan bir kişi ne kadar ''ben özgürüm'' dese de aslında hiçbir özgürlüğü yoktur. Yanlızca ona verilen, dayatılan kurallara biat etmek ile hükümlüdür. Belli başlı ritüelleri yapmakla mükelleftir kişi. Ben bu nedenle, Hristiyanlığa bile ''Hristiyanlık dini'' denilmesine karşı çıktım. Kaldı ki çoğu zaman, ''ben Hristiyanım'' dememeye özen gösterir, ''İsa Mesihe İman edenlerdenim'' demiyi tercih ederim. İşte bu nedenlerden dolayı, hayatım hep dini olgulara karşı olmak ile geçmiştir. Şöyle söliyim, din bir kişinin, kendi görüş ve ideolojisine, hayata bakış açısına göksel bir varlığı da yani uhreviyet katarak (buna alet etmek de denilebilir), bu düşünce ve/veya ideolojisini halka yayması veya dayatmasıdır. Kaldı ki, gerek agan kültürlerinde olsun, gerek müslümanlıkta olsun, din ve siyaset hep iç içe olmuş ve Tanrı siyasete alet edilmiştir.Kişi ve kurumların, özellikle eğitimsiz veya az gelişmiş toplumlara bu şekilde kendi ideolojilerini dayatmaları ve kabul ettirmeleri daha kolay olmuştur.Yani son olarak, din politik bir görüş ve ideolojinin uhreviyet sosu ile harmanlanıp, topluluklara servis edilmesidir.