evangelion
12-10-06, 02:17
Günah:
Tanrı’nın Yasasını Çiğnemek
Eğer Müjde’yi anlamak istiyorsanız, Yaratılış 3. bölümü an-lamanız gerekir. İncil’de süregelen herşey, Aden Bahçesi’nde gerçekleşen olayların sonucu olarak gelişir. Ve bunlar efsane değil, gerçek olaylardır. İsa’nın tüm eylemlerinin ve Yeni Antlaşma öğretilerinin temeli, insanın özde günahkar olduğu ve günaha düşüşü öğretisidir. Düşüş demekle, insanın günah işleyerek kusursuz durumundan düşüşünü ifade etmekteyiz.
Sorumluluğumuz
Yaratılış’ın 3. bölümünde, Şeytan’ın günahın arkasında oldu-ğu açık bir şekilde ifade edilmiştir; fakat bu bizler için bir mazeret değildir ve eylemlerimiz yüzünden olan sorumlulu-ğumuzu da kaldırmaz. Kutsal Kitap’ta daha sonra insanın Tanrı’ya olan itaatsizliğini tanımlamak için kullanılmış olan kelimeler bunu vurgulamaktadır.
Günah; Tanrı’nın belirlemiş olduğu standarda erişememek anlamına gelir.
İsyan; Tanrı’nın belirlemiş olduğu sınırların dışına izinsiz çıkmak demektir.
Suç; sahtekarlık, dürüst olmamak, ahlak bozukluğu demektir ve bizim doğamızla ilgilidir.
Bu üç kelimenin geçtiği Mezmur 32:1-2’yi okuyun
Bu üç kelime, bizlere Tanrı’nın isteğine karşı geldiğimizi söyler. Bizim bozulmuş doğamız Tanrı’nın sınırları içerisinde kalmayı reddeder ve bizleri Tanrı’nın standartları için yeter-siz kılar. Bu soruna sebep olan şey bizim günahımızdır ve bizler bundan dolayı sorumluyuz. Suçlu olan çevremiz değil, yetiştirilme tarzımız değil, anne babamız değil ya da imkan eksikliği değildir; bu tamamen bizim hatamızdır ve Tanrı bizleri sorumlu tutar. Bundan kaçış yoktur.
Tanrı’nın Öfkesi
Tanrı’nın öfkesi, günah işleyenlere karşı kızgınlığı ve onları cezalandırma kararıdır. İlahi kutsallık, O’nun kutsal yasala-rının ihlal edilmesine karşı harekete geçer. Tamamen kutsal olan Tanrı, iyi ve kötüye eşit bakamaz. O hem gerçek hem de yalan karşısında aynı şekilde gülümseyemez. Böylece Tan-rı’nın sevgisi cenneti kaçınılmaz kıldığı gibi, kutsallığı da cehennemi kaçınılmaz kılar.
Tanrı asla günahları affetmez. Bu aslında şüphe götürmez biçimde, İsa’nın çarmıhında kanıtlanmıştır. Rab İsa Mesih çarmıhta bizim yerimize günahın cezasını çekmiş ve buna katlanmıştır. Hiçbir günah affedilemez, fakat Tanrı’ya şükür-ler olsun ki Mesih’te bağışlanabilir. Tanrı’nın öfkesi sevgisi kadar gerçektir, fakat bu insanın öfkesine hiç benzemez; kinci, kaprisli veya mantıksız değildir.
Tanrı’nın verdiği tepki doğrudur ve kötülüğe karşı yapılan gerekli bir tepkidir. Günahkarlara karşı yargısal bir öfkedir: Tanrı sadece kızdırıldığı zaman öfkelenir.
Günahın Günümüzdeki Gerçekliği
Pavlus, Romalılar 1. bölümde, yaşadığı dönemin günahını açığa vurur; fakat kullanılan kelimeler günümüz toplumunu da çok iyi biçimde tanımlamaktadır:
1:21 “Tanrı'yı bildikleri halde O'nu Tanrı olarak yüceltme-diler, O'na şükretmediler. Ama düşüncelerinde budalalığa düştüler; anlayışsız yüreklerini karanlık bürüdü.”
Günümüzde Tanrı neredeyse tamamen inkar edilmektedir.
1:22 “Akıllı olduklarını iddia ederken akılsız olup çıktı-lar.”
İnsanoğlu aya insan gönderecek kadar akıllıdır, fakat aynı zamanda günümüzün tüm vahşeti, savaşları ve suçları karşısında aptalca davranmaktadır.
1:23 “Ölümsüz Tanrı'nın yüceliği yerine ölümlü insana, kuşlara, dört ayaklılara ve sürüngenlere benzeyen putları yeğlediler.”
Tanrı olan İsa alay konusu edilerek ve küçümsenerek, Tan-rı’ya karşı açık bir şekilde itibarsızlık gösterilmektedir.
1:24 “Bu yüzden Tanrı, birbirlerinin bedenlerini aşağıla-sınlar diye, onları yüreklerinin tutkuları içinde ahlaksızlığa terk etti.”
Erkek ve kadın, kendi bedenlerini cinsellik, alkol ve uyuştu-rucu ile aşağılamaktadır.
1:26-27 “İşte böylece Tanrı onları utanç verici tutkulara teslim etti. Onların kadınları bile doğal ilişkiler yerine doğal olmayanları yeğlediler. Aynı şekilde erkekler de kadınla do-ğal ilişkilerini bırakıp birbirlerine karşı şehvetle yanıp tutuş-tular. Erkekler erkeklerle utanç verici ilişkilere girdiler ve kendi bedenlerinde sapıklıklarına yaraşan karşılığı aldılar.”
Sınır tanımayan homoseksüellik ve lezbiyenlik, Sodom’da olduğu gibi günümüzde de açık bir şekilde görülmektedir.
1:28 “Tanrı'yı tanımakta yarar görmedikleri için Tanrı on-ları yararsız düşüncelere, yakışıksız davranışlara terk etti.”
Hristiyan ahlak sistemine göre inşa edilmiş olan uluslarda, Tanrı’nın bilgisi ve yasası artık elde tutulmamaktadır ve Tanrı’nın yasakladığı her türlü yasa meşru kılınmaktadır.
Dikkate Değer Bir Alıntı...
“Gittikçe medenileşen yaşadığımız toplum, ‘insanın günahı’ yaklaşımı üzerinde temellenmektedir. İnsanlar kendi tartış-malarını adaletle ve kendi çabalarıyla halletmeye inanma-dıkları için neredeyse tüm kanunlar gelişmiştir. Bir söz yeterli değil, sözleşmeye ihtiyacımız vardır. Kapılar yeterli değildir, kilitlemeye ve sürgülemeye ihtiyacımız vardır. Ulaşımda üc-retlerin ödenmesi yeterli değildir; biletler basılır, incelenir ve toplanır. Yasa ve emir yeterli değildir, onları uygulamak için polise ihtiyacımız vardır. Tüm bunlar, insanın günahı yüzün-den gerçekleşir. Birbirimize güvenemeyiz. Birbirimize karşı korunmaya ihtiyaç duyarız. Bu, insanın doğasının korkunç bir ithamıdır.”
John Stott
Bunları Düşünün
1. Yaratılış 3. bölümde Adem günah işlediğinde, belirli ni-metleri kaybetti. Bunlar nelerdi?
Ayet 7:................................. ................................... ..........
Ayet 8-10:................................ ................................... .....
Ayet 14-15:................................ ................................... ...
2. Bizler bu bölümde Romalılar 1:21-29 ayetlerini açıkladık. Fakat metnin tam anlamını yakalayabilmek için Kutsal Ki-tap’ı inceleyerek bu ayetleri bir yere yazın.
Ek Okuma
Robert Murray M'Cheyne, Conviction of sin, Evangelical Press
Tanrı’nın Yasasını Çiğnemek
Eğer Müjde’yi anlamak istiyorsanız, Yaratılış 3. bölümü an-lamanız gerekir. İncil’de süregelen herşey, Aden Bahçesi’nde gerçekleşen olayların sonucu olarak gelişir. Ve bunlar efsane değil, gerçek olaylardır. İsa’nın tüm eylemlerinin ve Yeni Antlaşma öğretilerinin temeli, insanın özde günahkar olduğu ve günaha düşüşü öğretisidir. Düşüş demekle, insanın günah işleyerek kusursuz durumundan düşüşünü ifade etmekteyiz.
Sorumluluğumuz
Yaratılış’ın 3. bölümünde, Şeytan’ın günahın arkasında oldu-ğu açık bir şekilde ifade edilmiştir; fakat bu bizler için bir mazeret değildir ve eylemlerimiz yüzünden olan sorumlulu-ğumuzu da kaldırmaz. Kutsal Kitap’ta daha sonra insanın Tanrı’ya olan itaatsizliğini tanımlamak için kullanılmış olan kelimeler bunu vurgulamaktadır.
Günah; Tanrı’nın belirlemiş olduğu standarda erişememek anlamına gelir.
İsyan; Tanrı’nın belirlemiş olduğu sınırların dışına izinsiz çıkmak demektir.
Suç; sahtekarlık, dürüst olmamak, ahlak bozukluğu demektir ve bizim doğamızla ilgilidir.
Bu üç kelimenin geçtiği Mezmur 32:1-2’yi okuyun
Bu üç kelime, bizlere Tanrı’nın isteğine karşı geldiğimizi söyler. Bizim bozulmuş doğamız Tanrı’nın sınırları içerisinde kalmayı reddeder ve bizleri Tanrı’nın standartları için yeter-siz kılar. Bu soruna sebep olan şey bizim günahımızdır ve bizler bundan dolayı sorumluyuz. Suçlu olan çevremiz değil, yetiştirilme tarzımız değil, anne babamız değil ya da imkan eksikliği değildir; bu tamamen bizim hatamızdır ve Tanrı bizleri sorumlu tutar. Bundan kaçış yoktur.
Tanrı’nın Öfkesi
Tanrı’nın öfkesi, günah işleyenlere karşı kızgınlığı ve onları cezalandırma kararıdır. İlahi kutsallık, O’nun kutsal yasala-rının ihlal edilmesine karşı harekete geçer. Tamamen kutsal olan Tanrı, iyi ve kötüye eşit bakamaz. O hem gerçek hem de yalan karşısında aynı şekilde gülümseyemez. Böylece Tan-rı’nın sevgisi cenneti kaçınılmaz kıldığı gibi, kutsallığı da cehennemi kaçınılmaz kılar.
Tanrı asla günahları affetmez. Bu aslında şüphe götürmez biçimde, İsa’nın çarmıhında kanıtlanmıştır. Rab İsa Mesih çarmıhta bizim yerimize günahın cezasını çekmiş ve buna katlanmıştır. Hiçbir günah affedilemez, fakat Tanrı’ya şükür-ler olsun ki Mesih’te bağışlanabilir. Tanrı’nın öfkesi sevgisi kadar gerçektir, fakat bu insanın öfkesine hiç benzemez; kinci, kaprisli veya mantıksız değildir.
Tanrı’nın verdiği tepki doğrudur ve kötülüğe karşı yapılan gerekli bir tepkidir. Günahkarlara karşı yargısal bir öfkedir: Tanrı sadece kızdırıldığı zaman öfkelenir.
Günahın Günümüzdeki Gerçekliği
Pavlus, Romalılar 1. bölümde, yaşadığı dönemin günahını açığa vurur; fakat kullanılan kelimeler günümüz toplumunu da çok iyi biçimde tanımlamaktadır:
1:21 “Tanrı'yı bildikleri halde O'nu Tanrı olarak yüceltme-diler, O'na şükretmediler. Ama düşüncelerinde budalalığa düştüler; anlayışsız yüreklerini karanlık bürüdü.”
Günümüzde Tanrı neredeyse tamamen inkar edilmektedir.
1:22 “Akıllı olduklarını iddia ederken akılsız olup çıktı-lar.”
İnsanoğlu aya insan gönderecek kadar akıllıdır, fakat aynı zamanda günümüzün tüm vahşeti, savaşları ve suçları karşısında aptalca davranmaktadır.
1:23 “Ölümsüz Tanrı'nın yüceliği yerine ölümlü insana, kuşlara, dört ayaklılara ve sürüngenlere benzeyen putları yeğlediler.”
Tanrı olan İsa alay konusu edilerek ve küçümsenerek, Tan-rı’ya karşı açık bir şekilde itibarsızlık gösterilmektedir.
1:24 “Bu yüzden Tanrı, birbirlerinin bedenlerini aşağıla-sınlar diye, onları yüreklerinin tutkuları içinde ahlaksızlığa terk etti.”
Erkek ve kadın, kendi bedenlerini cinsellik, alkol ve uyuştu-rucu ile aşağılamaktadır.
1:26-27 “İşte böylece Tanrı onları utanç verici tutkulara teslim etti. Onların kadınları bile doğal ilişkiler yerine doğal olmayanları yeğlediler. Aynı şekilde erkekler de kadınla do-ğal ilişkilerini bırakıp birbirlerine karşı şehvetle yanıp tutuş-tular. Erkekler erkeklerle utanç verici ilişkilere girdiler ve kendi bedenlerinde sapıklıklarına yaraşan karşılığı aldılar.”
Sınır tanımayan homoseksüellik ve lezbiyenlik, Sodom’da olduğu gibi günümüzde de açık bir şekilde görülmektedir.
1:28 “Tanrı'yı tanımakta yarar görmedikleri için Tanrı on-ları yararsız düşüncelere, yakışıksız davranışlara terk etti.”
Hristiyan ahlak sistemine göre inşa edilmiş olan uluslarda, Tanrı’nın bilgisi ve yasası artık elde tutulmamaktadır ve Tanrı’nın yasakladığı her türlü yasa meşru kılınmaktadır.
Dikkate Değer Bir Alıntı...
“Gittikçe medenileşen yaşadığımız toplum, ‘insanın günahı’ yaklaşımı üzerinde temellenmektedir. İnsanlar kendi tartış-malarını adaletle ve kendi çabalarıyla halletmeye inanma-dıkları için neredeyse tüm kanunlar gelişmiştir. Bir söz yeterli değil, sözleşmeye ihtiyacımız vardır. Kapılar yeterli değildir, kilitlemeye ve sürgülemeye ihtiyacımız vardır. Ulaşımda üc-retlerin ödenmesi yeterli değildir; biletler basılır, incelenir ve toplanır. Yasa ve emir yeterli değildir, onları uygulamak için polise ihtiyacımız vardır. Tüm bunlar, insanın günahı yüzün-den gerçekleşir. Birbirimize güvenemeyiz. Birbirimize karşı korunmaya ihtiyaç duyarız. Bu, insanın doğasının korkunç bir ithamıdır.”
John Stott
Bunları Düşünün
1. Yaratılış 3. bölümde Adem günah işlediğinde, belirli ni-metleri kaybetti. Bunlar nelerdi?
Ayet 7:................................. ................................... ..........
Ayet 8-10:................................ ................................... .....
Ayet 14-15:................................ ................................... ...
2. Bizler bu bölümde Romalılar 1:21-29 ayetlerini açıkladık. Fakat metnin tam anlamını yakalayabilmek için Kutsal Ki-tap’ı inceleyerek bu ayetleri bir yere yazın.
Ek Okuma
Robert Murray M'Cheyne, Conviction of sin, Evangelical Press