PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Kefaret (Bytesize Theology)


Sayfa : [1] 2 3 4

evangelion
12-10-06, 02:20
Kefaret:
Tanrı Günahla Uğraşıyor


Kefaret öğretisi, Rab İsa Mesih’in ölümünün anlamının Kut-sal Kitap’a göre anlatımıdır. Kefaret, Tanrı’nın insan günahı-na olan cevabıdır; bizim günahkarlığımıza ve suçluluğumuza karşı verilen tek etkili cevaptır. Bu yüzden, bu konuyu Kutsal Kitap’a göre tam olarak anlamamız çok önemlidir.

Tanrı’nın kurtarış planı, Yeni Antlaşma’da İsa dünyaya geldi-ğinde başlamamıştır. Tanrı Eski Antlaşma’da, o zaman yaşa-makta olan İsrail halkının yaşamları yoluyla ve hatta canlı örneklerle, İsa Mesih’in dünyaya geldiğinde ne yapacağına dair belirli olaylar göstermiştir.

Eski Antlaşma’daki olaylar, bizlere kefaret hakkında iki te-mel gerçeği hatırlatır: İlki, kefaretin Tanrı tarafından planlan-mış olduğudur.

Petrus İsa’nın ölümünden bahsederken, “Tan-rı'nın önceden belirlenmiş amacı ve önbilgisi uyarınca elinize teslim edilen bu adamı…” diye bahseder (Elçilerin İşleri 2:23). Daha sonra da İsa’nın bizim uğrumuza kanını dökmek için, “Dünyanın kuruluşundan önce seçilmiş” olduğunu söyler (1. Petrus 1:20). Tanrı tüm bunları, bize olan sevgisini göstermek için gerçekleştirmiştir (Romalılar 5:8). İkincisi, kurtuluşumuzla ilgili hiçbir şeyin rastgele olmadığıdır. İsa’ nın ölümü trajik bir hata değil, “Tanrı’nın belirlediği bir amaçtır.” Sonucu Golgota’ya dayanan tüm olaylar Tanrı’nın kontrolü altındadır. Pilatus İsa’ya O’nu özgür bırakacak ya da çarmıha gerecek yetkiye sahip olduğunu söylediğinde, İsa ona, “Sana gökten verilmemiş olsaydı, benim üzerimde hiçbir yetkin olmazdı" diye cevap vermiştir (Yuhanna 19:11). Gol-gota’da iş başında olan Pilatus değildi; Tanrı idi.

Eski Antlaşma’nın en büyük amacı, bizleri Mesih ve çarmı-hına yönlendirmektir. Hatta Tanrı, ölümü ile ilgili peygam-berliklerin yerine gelmesi hakkında İsa ile konuşmaya iki Eski Antlaşma önderi olan Musa ve İlyas’ı göndermiştir (Luka 9:31).

Eski Antlaşma Betimlemeleri

İsa’nın ölümü ile yerine gelen birçok Eski Antlaşma betim-lemesi vardır, fakat belki de bunların içinde en önemlileri Fısıh ve Günahları Bağışlatma Günü’dür.

Mısır’dan Çıkış kitabındaki Fısıh öyküsü; akıtılan kuzu kanının, Tanrı’nın kendi halkını Tanrı’nın ölüm yargısından nasıl kurtardığını anlatmaktadır. Tanrı onlara, “Kanı görünce üzerinizden geçeceğim. Mısır'ı cezalandırırken ölüm saçan size hiçbir zarar vermeyecek” şeklinde bir vaatte bulunmuş-tur (ayet 13). Pavlus İsa’yı Fısıh Kuzusu olarak tanımlayarak, İsa’nın ölümünü buna benzetmiştir (1. Korintliler 5:7).

Levililer 16’daki Günahları Bağışlatma Günü, İsa’nın ölümü-nün anlamının güzel bir betimlemesidir. İbraniler 9. ve 10. bölümler de, Kurtarıcımızın çarmıha gerilmesiyle ilgili sürük-leyici bir yazıdır.

Günahları Bağışlatma Günü’nde birçok şey yer alır, fakat özellikle Levililer 16:7-10’da anlatılan iki keçiye odaklan-malıyız. Bu keçilerden bir tanesi öldürüldükten sonra, kanı başkahin tarafından En Kutsal Yer’e getirilecek ve Bağış-lanma Kapağı’na serpilecektir. Bu, Tanrı’nın öfkesinin insa-nın suçundan uzaklaştırılmasını sembolize etmektedir. Bu şekilde günahkar kişiye, yargı yerine bağışlanma gelmek-tedir. Başkahin günah sunusu olarak adlandırılan diğer keçinin başının üzerine iki elini koyarak halkın suçlarını açıklayacaktır. Sembolik olarak günahlar günah sunusuna aktarılacak ve bu günah sunusu çöle gönderilerek, halkın tüm günahlarını uzağa taşıyacaktır.

Tüm bunlar semboliktir. İbraniler 9:10’da söylenildiği gibi, “Yeni düzenin başlangıcına kadar geçerli olan bedensel kurallardır.” Yeni düzen Rab İsa Mesih ile gelir. Kurtarı-cımızın ölümü, Tanrı için geçerli olan tek kurbandır. İsa çarmıh üzerinde öldüğünde, iki keçinin sembolize ettiği şeyi gerçekleştirmiştir: Tanrı’nın öfkesini bizlerden uzaklaştırmış ve günahlarımızı uzağa taşımıştır.

Bu betimlemeler, kefaret ile ilgili önemli bazı gerçekleri keskin bir biçimde gündeme getirir. İsa’nın ölümü, bir yer değiştirme ve bağışlatma eylemidir.

Yer Değiştirme

Rab’bin Sofrası ile ilgili ayetlerden (1. Korintliler 11:23-26) İsa’nın bedeninin bizim için feda edildiğini ve kanının bizim için döküldüğünü öğreniyoruz. Bu iki küçük kelime, kefareti anlayabilmek için çok büyük bir öneme sahiptir. Bu kelimeler bizlere, İsa’nın bizim yerimize öldüğünü söylemektedir. O bizim yerimize geçmiştir. O Fısıh kuzusu, günah sunusu ve suçlunun yerine ölen masum bir kurbandır.

Bağışlatma

Bağışlatma; İsa’nın çarmıhta bizim suçlarımızı ve günahları-mızı yüklenmesi, bizim yerimize Tanrı’nın öfkesiyle karşı karşıya gelmesi ve Tanrı’nın yasasının çiğnenmesinden dola-yı yükümlü olduğumuz borcu tamamen ödemesi anlamına gelir. Günahkar olmamıza rağmen kutsal olan Tanrı’nın biz-lere bağışlayıcı ve olumlu bir şekilde yaklaşmasını, Golgo-ta’da İsa mümkün kılmıştır. Tanrı günah sorunu ile O’nun kutsal adaletini yerine getirebilecek tek yolla başa çıkmış ve aslında sadece yargıyı hak eden halkın kurtulmasını mümkün kılmıştır.

Kan

Eski Antlaşma’daki betimlemelerin her zaman vurguladığı başka bir kelime ise kandır. Bu kelime, Kutsal Kitap’taki kefaret kavramını anlamak açısından hayati bir öneme sahip-tir. Yeni Antlaşma yazarları, bizlere İsa’nın kanı ile kurtuldu-ğumuzu sürekli söylüyorlar (Elçilerin İşleri 20:28; Romalılar 3:25; 1. Petrus 1:19; 1. Yuhanna 1:7). Onlar İsa’nın ölümünü, Eski Antlaşma’daki kurban kavramını düşünerek anlatmışlar ve günahımızın kefaretinin sadece İsa’nın ölümü olmadığını, O’nun kurban olarak akıttığı kanının olduğunu söylemişler-dir. O doğal sebepler yüzünden ya da kazayla ölmemiş, bizim günahlarımız için kurban olarak ölmüştür.

Dikkate Değer Bir Alıntı...

“Kefaret, Kutsal Yazılar’da geçen anlaşılması zor kelime-lerden birisidir. Eski Antlaşma’da birçok yerde kefaret keli-mesi geçer ve “örtmek” anlamında kullanılır. Böylece günah, Mısır’dan Çıkış ve Levililer bölümlerinde tanımlanan Eski Antlaşma kurbanları aracılığı ile ya örtülmüş olur ya da böy-lece günahın kefareti sağlanır. Bu kurbanlar, sembolik olarak günahları örtmekteydi ve İsa’nın gerçekleştireceği eylemin etkilerine işaret ediyorlardı. Tanrı’nın kutsal yasasının talep-leri, Rab İsa Mesih tarafından yerine getirildi. İlk olarak itaat-kar yaşamı ile, sonra çarmıhta günahların cezasını kendi be-deninde çekmesiyle bunu yerine getirdi. Ve böylece, insanın günahları için O kefaret sağladı.“

E. E. Kevan

Bunları Düşünün

1. Luka 9:31’i okuyun.

Musa ve İlyas’ın İsa ile ne konuştuğu hakkında ne düşünü-yorsunuz?

Kudüs’te gerçekleşecek olan neydi?

Ek Okuma
Tom Wells, A price for a people, Banner of Truth Trust

Fırat Çölgeçen
19-02-08, 23:25
KAN VE KURBAN

Bir toplum olarak bizler bunu çok iyi anlamalıyız. Her yıl kurban bayramında bir çok hayvan kesilir ve kan akıtılır. Acaba bu konuyu düşündüğünüz oldu mu ? Kesilen kurbanların, akıtılan kanın ne anlamı olabilir ? Çarmıh sahnesinin çarpıcılığı, çivilenerek çarmıha gerilen ve bedeninden kanlar akan İsa'nın şahsına odaklanmaktadır. İsa'nın hayatını incelediğimiz zaman birçok kişinin , O'nun anlamsız şekilde çarmıha gerilip öldürülmesinde belli bir politika oyunu olabileceğini düşünmelerini haklı görebiliriz. Acaba İsa o zamanın politikacılarının oyununa kurban mı gitti ?.......İsa politika kurbanı değil, ezelden seçilmiş olan Tanrı'nın Kurbanı'ydı.
................
Kurban olayında en önemli unsur kandır. "Kan " , ölüm kalım konusunda mecazi anlamlarla yüklü bir kelimedir. İki aile arasında süregelen adam öldürme olaylarına kan davası deriz. Dilimizde buna benzer bir sürü deyim vardır. "Birinin kanına susamak ! ", " Birinin kanına ekmek doğramak !" gibi deyimler hep ölümden, can kaybından söz eder. Can her zam kandadır. Tanrı'nın Kutsal Sözü'ne göre kurban, ölüm ve yaşamla bağlantılı bir simgedir. Bir canın kurtuluşu için başka bir canın feda edilişi en canlı biçimde önümüze serilir. Kutsal Kitap'ta ilk kurban Tanrı tarafından kesilmiştir. Atalarımız Adem ile Havva günah işleyince birden çıplak olduklarını gördüler. Bu çıplaklık, günahın beraberinde getirdiği güvensizlik ve utanç duygularıydı. Tanrı Sözü şöyle yazar: " RAB Tanrı, Adem'le karısı için deriden giysiler yaptı ve onları giydirdi. "Deriden kaftan yapılması için bir hayvan kesilmesi gerekiyordu. Tanrı böylece Adem'le Havva'nın fiziksel çıplaklığından ziyade onların günahını örtmek için bir hayvanın kanını akıttı. Onlara giydirdiği deriden kaftan simgesel biçimde günahın nasıl örtüleceğine işaret ediyordu. Bu olayda ileriyi gösteren bir işaret vardı. Aslında kesilen kurban günahların bağışlanması konusunda çok güçlü bir simgedir. Hayvanın kesilmesi ve akıtılan kan günahlar için bir canın verilmesi gerektiğini simgeler. Bu simge, kendi başına günahların bağışlanmasını sağlamaz. Ancak bir başka şeye işaret eder. Arifesinde İsa'nın tutuklanıp yargılandığı ve sonra çarmıha gerildiği zaman Yahudiler'in Fısıh Bayramı'ydı. Fısıh, tüm bu simgeleri içeren bir kutlayıştı ve İsa bunların ortasında çarmıha gerildi. " İşte dünyanın günahını kaldıran Tanrı Kuzusu ! " diye İsa'ya işaret eden Yahya peygamber bir açıdan İsa^nın çarmıhına işaret ediyordu. Çarmıh üzerinde acı çeken İsa'nın bedeninden akan her damla kan, çarmıha bakıp O'na iman edecek olan kişilerin günahlarının bağışlanmasını noktalıyordu. ( Kamil MUSA 9

Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.

Fırat Çölgeçen
20-02-08, 00:07
İsimden sonra " 9 " değil; parantez olacaktı !... Yalnışlığım için; özür dilerim...

Rabbin sevgisi sizinle olsun.