candan
03-01-07, 22:42
Romalilar 4 de Ibrahimin iman ile aklandigi yazilirken Yakup 2 de Ibrahimin isle rile aklandigini yazar. Bu ikilemi nasil acikliyorsunuz? Bu ikisinin bir biri ile iliskisi nedir?<o:p></o:p>
<o:p> </o:p>
<o:p> </o:p>
<o:p> </o:p>
Kutsal Kitap aklanma konusunda iki degisik cesit oldugunu gostermektedir; iman ile aklanma ile islerimiz ile aklanma. Bunlari size Kelamdan alacagimiz bolumlerle aciklamaya calisacagim.<o:p></o:p>
“Dolayısıyla kardeşler, şunu bilin ki, günahların bu <st1:place>Kişi</st1:place> aracılığıyla
bağışlanacağı size duyurulmuş bulunuyor. Şöyle ki, iman <st1:City><st1:place>eden</st1:place></st1:City> herkes, Musa'nın
Yasası'yla aklanamadığınız her suçtan O'nun aracılığıyla aklanır.”(Elc.Isleri 13:39) “Çünkü insanın, Yasa'nın gereklerini yaparak değil, iman ederek aklandığı
kanısındayız.” (Rom <st1:time hour="3" minute="28">3:28</st1:time>) Bu iki bolumde de Pavlus Iman ile aklanmaktan bahseder.
“Kendimde bir kusur görmüyorum. Ama bu beni aklamaz. <st1:place>Beni</st1:place> yargılayan Rab'dir.” (1Kor 4:4) Burda soyledigi yukaridaki iki bolumden degisiktir. Burda Pavlus Mesih’in yargi koltugu huzuruna geldiginde odullendirilecegini soylemektedir. 1 Korintlilerdeki ayette bahsedilen aklanma ne anlama gelmektedir? Bunun anlami iyi isler yapmanin bir gun odullendirilecegidir. Yani Pavlus bir yanda iyi islerle aklanmaktan bahsederken ote yandan da iman ile aklanmayi da soylemektedir.
Romalilar ve Galatyalilar mektuplarinda iman ile aklanmaktan bahsedilirken Yakup’un iyi islerle aklanilmaktan bahsettigini biliriz. Bazilari Pavlus’un iman ile aklanma konusunda yazdiklarinin yeterli olmadigi ve bu yuzden de Yakup’un yapilan iyi islerle aklanmaktan bahsederek bu boslugu kapatmaya calistigini ortaya atmaktadirlar. Ama bu gorus en yetersiz olanidir. Zira Yakup bu mektubu yazdiginda Pavlus henuz Romalilar ve Galatyalilar mektuplarini yazmamisti bile.
Romalilarda Pavlus iman ile aklanildigimizi soylemistir. Pavlus insanlarin Tanrinin ne yaptigini, Mesih’in carmihta yerine getirdigi seyleri anlamaktan yoksun kalmasindan korktugu icin iyi islerin yani sira imanin da gerektigini dile getirmistir. Bunu anlatabilmek icin de Ibrahim’in iman ile aklandigi konusundaki oykuyu insanlara hatirlatmistir. Ibrahim konusunu dile getiren Yakup ise yapilan iyi islerle aklanilacagindan bahsetmistir. Aklanma konusuna geldigimizde yapilan iyi isler ile iman arasinda siki bir iliski oldugunu soyledigimiz taktirde gercekten uzak olmaz. Pavlusun ve Yakubun bahsettigi aslinda yani ozde ayni seydir. Bu vazgecilemez iliskinin ne olduguna bir goz atalim.
Oncelikle gelin Romalilar 4 e bakalim. “<st1:City><st1:place>Eğer</st1:place></st1:City> İbrahim yaptığı iyi işlerden dolayı aklandıysa, övünmeye hakkı vardır; ama Tanrı'nın önünde değil.Kutsal Yazı ne diyor? "İbrahim Tanrı'ya iman etti, böylece aklanmış sayıldı." (Ayetler 2-3)” Bu mutluluk yalnız sünnetliler için mi, yoksa aynı zamanda sünnetsizler için midir? Diyoruz ki, "İbrahim, imanı sayesinde aklanmış sayıldı. Hangi durumda aklanmış sayıldı? Sünnet olduktan sonra mı, sünnetsizken mi? Sünnetliyken değil, sünnetsizken...” (Ayetler 9-10)BUrdan goruyoruz ki Ibrahim daha sunnet olmadan aklanmisti. Simdi Yahudiler sunnet isini yapilmasi gereken en onemli is olarak gormekteler. Yahudiler sunnet olmamislara domuz, kopek gozu ile bakmaktadirlar. Ama Ibrahim daha sunnet olmadan once imani ile aklanmisti.
“İbrahim daha sünnetsizken imanla aklandığının kanıtı olarak sünnet
işaretini aldı. Öyle ki, sünnetsiz oldukları halde iman edenlerin hepsinin babası
olsun, böylece onlar da aklanmış sayılsın.” (ayet 11) Sunnet, Tanri tarafindan kisinin aklandigini ve bunun asla degisemiyecegini ilan ederek olayin muhurlenmesidir. Daha sonra Ibrahim oglunu kurban etmekten vaz bile gecseydi iman ile zaten aklanmisti. Bu gercek degisemezdi. Iman ile aklanmanin asla degimez oldugunu bilerek guven ve huzur icinde olalim.
“Böylelikle atamız İbrahim, yalnız sünnetli olmakla kalmayan, ama kendisi
sünnetsizken sahip olduğu imanın izinden yürüyen sünnetlilerin de babası oldu.”(Ayet 12) Bu ayet Ibrahimin sunnet olmadan once iman etmesi yuzunden sunnet etmis olanlarin da imanli olmasi gerektigini anlatmaktadir.
Romalilar Yasanin isleri ile bir gunahlinin aklanamiyacagini da ispatlamaktadir. Galatyalilar da bize insanlarin Yasaya uyarak kutsallasamiyacagini gostermistir. Ruh’da olarak bedende nasil mukemmellesmeye baslayabiliriz? Ne olursa olsun bizde muhur bulunmaktadir. Bu da iman etmis olanlarin imanli Ibrahim sayesinde bereketlendikleri muhurdur bu.
Simdi Yakup 2 ye donelim. “Kardeşlerim, bir kimse iyi eylemleri yokken imanı olduğunu söylerse, bu neye yarar? Böylesi bir iman onu kurtarabilir mi? (Ayet 14) Yakup tarafindan yazilan bu sozlerin amaci neydi acaba? Kendine mi soyluyordu bunlari? Bu sozleri imanli olmakla ovunen ama yasamlarinda bu imani gosteren isler yapmayanlar icin yazilmisti bu sozler. <st1:City><st1:place>Eger</st1:place></st1:City> bu kisiler yaptiklari ile yuzlestirilmeyecek olsalardi kilise cok etkilenecekti. Iman Tanri ile aramizda olmali insanlar onunde ovunme araci olarak kullanmamaliyiz. Iman yapilan islerde yasamali. Imanli oldugunu iddia <st1:City><st1:place>eden</st1:place></st1:City> ama islerine yani hayatlarina baktigimizda bunu gormedigimiz insanlar bu iman ile kurtulamiyacaklardir.
“Kurtulmus” bu kelime Kelamda bir cok anlamda kullanilmistir. Pavlus “Çünkü dualarınızla ve İsa Mesih'in Ruhu yardımıyla bunun bana kurtuluş
getireceğini biliyorum.” (Filip 1:19) dedi. Burda Pavlus kurtulmamismiydi?? Burda Pavlus elbetteki bir imanlinin sonsuz yasama eriserek kurtulus bulmasindan bahsetmemektedir. Burda Pavlus hapisten kurtulmakdan soz etmektedir. “Tanrı bizi böylesine büyük bir ölüm tehlikesinden kurtardı; daha da kurtaracaktır. Umudumuzu O'na bağladık” (2Korint <st1:time minute="10" hour="1">1:10</st1:time>). Pavlus bir kez daha kurtulustan bahsetmistir burda. Bazilari bunun Rabbin carmihda olup bizi gunahlarimizin bedelinden kurtardiysa simdi cennette bizim adimiza gunahin gucunden kurtarmakta olduguna ve ilerde gelip bedenlerimizi de kurtaracagini iddia etmektedirler. Bu kimseler boyle olmayacagini kim bilebilir bakin Pavlus bile bundan bahsetmiyor mu burda derler. Burdaki kurtulus Pavlus ve arkadaslarinin fiziksel kurtulusudur. <st1:City><st1:place>Eger</st1:place></st1:City> tum bolumu okuyacak olursak Asya da nerdeyse hayatlarini bile kaybetme derecesine geldiklerini ama Rabbin onlari bundan kurtardigini gorebiliriz. Bu yuzden Pavlus Rabbin bugun oldugu gibi ilerde de kendisini bu gibi ataklardan koruyacagina inanmisti.
Ayni sekilde Yakup yukaridaki ayetde aklanma/kurtus konusunda bahsederken kisinin cevresinden yararlanmasindan bahsetmektedir. Bunu bir sonraki ayette gorebiliriz. “Bir erkek ya da kız kardeş çıplak ve günlük yiyecekten yoksunken, içinizden biri ona, "Esenlikle git, ısınmanı, doymanı dilerim" der, ama bedenin gereksindiklerini vermezse, bu neye yarar?” (ayet 15-16) Burda icinizden biri darken bahsettigi ici bos imanlariyla ovunen insanlardir. Bu insanlar kardesleri acken ciplakken ihtiyac icinde yasarken onlarin yuzlerine bile bakmayanladir. Burdaki soru kisinin cennete gidip gitmemesi degildir, soru Isa’nin bedeni olan bu insanlarla ilgilenmemek onlari ac acik birakmaktir. Yakup burda basit bir sekilde kardeslerinizin ihyaclarini karsilamaksizin sirf imanliyim ben diyemiyeceginizi anlatmaktadir.
“Bunun gibi, tek başına eylemsiz iman da ölüdür.” (Ayet 17) Bu hokum Yakup tarafindan verilmistir. Kisacasi Ihtiyaci olanlara yardim etmenin gereksiz olduguna inanlardasaniz boyle bir iman olu bir imandir demektedir. Yasayan canli bir iman merhametli bir Tanrinin bu kisileri ac acik birakmamiza izin vermedigine inanir. Ayni zamanda yasayan bir iman bu kisilerin ihtiyaclarini karsilamamiz gerektigi konusunda bizim kalbimizde calisir.
“Ama biri şöyle diyebilir: "Senin imanın var, benimse eylemlerim."
Eylemlerin olmadan sen bana imanını göster, ben de <st1:City><st1:place>sana</st1:place></st1:City> imanımı eylemlerimle
göstereyim.” (Ayet 18) Bos yere imanlarini oven kimseler digerleri tarafindan irdeleneceklerdir. ONlara imanliyim diyorsun ama bunu nerde gosteriyorsun? Agzinla bunu iddia ederken ihtiyaci olanlar icin parmagini bile oynatmaktan acizsin. Oyleyse nerde senin imanin? Sen baskalarinin gozunde imanli gorunmeye calisiyorsun sadece ve gercekte imanin yok. <st1:City><st1:place>Eger</st1:place></st1:City> imanin olsaydi sahip olduklarini vermezmiydin? Kardeslerin ciplak ve ac. Sen sicacik giysiler icinde, dolabin doluyken onlara niye yardim olmuyorsun? Imanli oldugunu iddia ediyorsun ama hani nerde bunun ispati? Gercekte senin imanin sadece sozde kalmakta ve olu bir iman olmaktan oteye gidememektedir. Ihtiyaci olanlara yarari olmadiktan sonra neye yarar? Ote yandan benim islerim var. Kardeslerimin ihtiyaclarini karsilayarak ben imanimi ispat etmekteyim. Tanrinin acligi ve soguga neden olmadigina inanirim. O yuzden ihtiyac icinde gordugum kardesle neyim varsa paylasirim. Benim islerim imandan kaynaklanir. Benim islerim imanimin isaretidir. Islerimle imanimi yansitirim.
“Sen Tanrı'nın bir olduğuna inanıyorsun, iyi ediyorsun. Cinler bile buna
inanıyor ve titriyorlar!” (Ayet 19) Israilogullari tek Tanriya inaniyorlardi, bu dogru. Cinler de tek Tanriya inanmaktadirlar amah ala kotu ruhturlar. Yani burda Yakup isler olmaksizin olan imani tek Tanriya inanan cinlerle bir tutmaktadir. “Ey akılsız adam, eylem olmadan imanın yararsız olduğuna kanıt mı
istiyorsun?” (Ayet 20) Bos imani ile ovunen adama verdigi diger isim burda akilsiz adam olmustur. Yani bu kisinin gercekte kalbinde iman etmemis oldugunu dile getirmistir. Kalbinden iman etmis kisi bunu baskalarina yardimci olmakla gosteren kisidir. Once iman sonra isler gelir. Gercek iman gercek isleri dogurur. Imani ile ovunen ama islerinde bunu yansitmayanin Tanri onunde kalbi de iman ile dolu olamaz.
“Atamız İbrahim, oğlu İshak'ı sunağın üzerinde Tanrı'ya adama eylemiyle
aklanmadı mı?” (Ayet 21) Eger Yakup Ibrahimin oykusunden ornekler vermemis olsaydi Romalilar ve Galatyalilari okuyanlar Pavlus iman ile aklanmaktan bahsederken Yakubun cikip islerle aklanmayi soylediginde kesin bir hata oldugunu sanabilirlerdi. Ancak Yakup Ibrahimin oykusune devam etmektedir. Ibrahimin oglu Ishaki adamasi imanini isinde de gostermesine ornek olarak burda vermistir. Yakup Ibrahimin iman ile aklandigi gercegini dislamamis bu adagin imaninin bir gosterisi oldugunu soylemistir. Yani Ibrahim sadece iman ile degil yaptigi ile de aklanmistir.
Iman ile aklanmayi dislamak yerine Yakup aslinda bunu gercek imanin ne oldugunu islerinde ispatlamakla guclendirmistir. Ibrahimin Ishaki adamasi bir islemdir ve bu islem onun dogru biri olduguna isarettir. Ama nasil bir islemdir bu? Bu imanin islemidir. “İbrahim sınandığı zaman imanla İshak'ı kurban olarak sundu. Vaatleri almış olan İbrahim biricik oğlunu kurban etmek üzereydi. Oysa Tanrı ona, "Senin soyun İshak'la sürecek" demişti. İbrahim Tanrı'nın ölüleri bile diriltebileceğini düşündü; nitekim İshak'ı
simgesel şekilde ölümden geri aldı.” (Ibraniler 11:17-19) Ibrahimin oglunu kurban olarak adamasina mektubunda yer vererek Yakup bize gercek imanin islemlerle el ele oldugunu gostermistir. Ibrahim Tanrinin ona soylediklerine inandi, “Senin soyun İshak'la sürecek” (Ayet 18) Sara dan dogan hic bir cocuk degil sadece Ishak.. Sadece o bu vaade sahipti.
Tanri Ibrahimin imanini yani kalbinde gercekten Tanriya karsi ne vardi ve Tanri ondan oglu Ishaki – ki o tum gelecek nesillerin babasi olarak secilmis olandi- kurban adamasini soylediginde buna itaat edecek kadar imani gercekmiydi? Eger Isa Tanriyi sevdigi icin oglunu yakmis olsaydi bu vaad yerine nasil gelecekti? Eger Tanrinin vaadini yerine getirmek isteseydi Tanrinin istegine karsi cikardi. Bir insan icin bu iki secenek birbirine celiski icindeyken canli bir iman icin hic de oyle degildi.Vaad <st1:City><st1:place>eden</st1:place></st1:City> de adagi isteyen de Tanri idi. Tanri asla kendisini celiski icinde birakmaz oysa. Nitekim Tanri vaadi ile istegi arasinda bir yol acti, “simgesel şekilde ölümden geri aldi” (Ayet 19)
Ibrahimin imani boylelikle belli oldu. * Her ne kadar Ishak’i kurban olarak sunacak olursam da Senin vaadine iman ederim zira sen Ishak araciligi ile soyumu bereketliyecegini vaat ettin. Bu vaadin yerine gelmesi icin Sen Ishak’i olumden bile diriltebilirsin.* <st1:place>Adak</st1:place> yerine gittiginde oglunu kurban edeceginden emindi. Oglunu baglayip bicagini cikardi. Kalbi Tanri konusunda o kadar emindi ki hic bir suphesi yoktu. Imani kuvvetli idi. Tanri melegi gelip ona “Çocuğa dokunma” dedi, “Ona hiçbir şey yapma. Şimdi Tanrı`dan korktuğunu anladım, biricik oğlunu benden esirgemedin.” (yaratilis <st1:time minute="12" hour="22">22:12</st1:time>) dediginde * nitekim İshak'ı simgesel bir şekilde ölümden geri aldı* (Ibraniler <st1:time minute="19" hour="11">11:19</st1:time>) Ibrahim’in yegane oglu Ishak’I kurban olarak sunmasi iman isidir. Ve bu isleriyle aklanmaktir.
*Görüyorsun, onun imanı eylemleriyle birlikte etkindi; imanı, eylemleriyle tamamlandı.* (yakup <st1:time minute="22" hour="2">2:22</st1:time>) Ibrahimin gosterdigi ornek sayesinde goruyoruz ki Ibrahimin eylemi imani ile mukemmelestirilirken iman ve eylem birlikte calismaktadir. Iman bir basina testen gecirilemez. Ishaki kurban olarak sunarak Ibrahim’in imani ispat edilmis ve mukemmellestirilmistir. <o:p></o:p>
*Böylelikle, «İbrahim, Tanrı'ya iman etti ve böylece aklanmış sayıldı» diyen Kutsal Yazı yerine gelmiş oldu. İbrahim'e de Tanrı'nın dostu denildi (ayet 23) “ Ibrahim RAB`be iman etti, RAB bunu ona doğruluk saydı. (yaratilis 15:6) Bu vaad ile Yaratilis 22 de Ishak’in kurban olarak sunulmasinin arasindaki iliski nedir? Yakup yazisinda nicin Ibrahimin oglu Ishak’I kurban olarak sunmasini eylemlerle aklanmaya ornek olarak vermistir? Ve hatta sonra Kutsal Yazilar yerine gelsin diye eklemistir. Aradaki iliski gayet basittir, eylemlerle aklanmak iman ile aklanmayi tamamlar. Iman ile aklanma peygamberlik ve eylemle aklanma bu peygamberligin yerine getirilisi gibi gorunmektedir. Imani olan kisinin eylemleri olmali ve imanin gercekligini boyle aciklayabilmelidir. Ibrahim Tanriya inandi, dogru sayildi ve hatta Tanri’nin arkadasi olarak tanindi. Oglu Ishak’I kurban olarak sunmasi Ibrahimin Tanri’ya olan imaninin gosterisiydi.<o:p></o:p>
* Görüyorsunuz, insan yalnız imanla değil, eylemle de aklanır * (ayet 24) Yaratilis 22. bolum 15. bolumun yerine getirilisi olduguna gore, ve eylemsiz iman olu bir iman olduguna ve iman eylemlerle mukemmellestigine gore kisi yanliz imanla degil eylemle de aklanir. Yakup burda kisinin imanla degil eylemlerle aklandigini degil, imanla akalanan kisinin imanini eylemlerle ispatlamasi ve Ibrahim gibi imani Tanri tarafindan test edildiginde eylemleri ile imanini gostermesi gerektigini soylemektedir.<o:p></o:p>
* Aynı şekilde, ulakları konuk edip değişik bir yoldan geri gönderen fahişe Rahav da bu eylemiyle aklanmadı mı? *(ayet 25) Yakup ince Ibrahim gibi harika bir kisinin sadece imanla degil eylemleri ile aklandigini gosterdikten sonra Rahav gibi fahise birinin de eylemleri ile aklandigini gostermektedir. Zira bu kadin ulaklari konuk edip onlari baska bir yoldan geri gondermisti. Bu nasil bir eylemdi? * Rahav, imanı sayesinde casusları dostça karşıladığı için imansızlarla birlikte öldürülmedi. * (Ibraniler 11:31) Bu da iman eylemidir. Iman ve eylem birbirinden ayrilamaz, ikisi de tek bir seyin iki yuzudur. Bu yuzden de Ibranilerde buna iman Yakup da eylem denilmistir. Eylemler imanin gosterisiyken iman eylemlerin kaynagidir. <st1:City><st1:place>Eger</st1:place></st1:City> eylemlerde iman gorunmuyorsa o iman olu bir imandir. Kisacasi iman ile aklanmanin yani sira eylemlerle de aklanma olmalidir.
* Ruhsuz beden nasıl ölüyse, eylemsiz iman da ölüdür * (ayet 26) Ikinci bolumde ondorduncu ayetten sonrasinda Yakup iman ile eylemin arasindaki iliski hakkinda konusmustur. Eylemleri olmayan iman sadece bosuna ovunmektir ve oludur. Ama bir de baska bir iman vardir, o da eylemleri olan yasayan imandir. Eylemler imani ispatlar ve imani mukemmelestirir. Yakup, Ibrahimin ve Rahav’i savini ispatlamak icin ornek olarak sunmustur. Ve son olarak da * Ruhsuz beden nasıl ölüyse, eylemsiz iman da ölüdür * diyerek yasayan imanin eylemlerle kanitlandigi ornegini vermistir. Boylece tipki ruhsuz beden gibi eylemsiz iman da oludur demistir.<o:p></o:p>
<o:p> </o:p>
<o:p> </o:p>
<o:p> </o:p>
Kutsal Kitap aklanma konusunda iki degisik cesit oldugunu gostermektedir; iman ile aklanma ile islerimiz ile aklanma. Bunlari size Kelamdan alacagimiz bolumlerle aciklamaya calisacagim.<o:p></o:p>
“Dolayısıyla kardeşler, şunu bilin ki, günahların bu <st1:place>Kişi</st1:place> aracılığıyla
bağışlanacağı size duyurulmuş bulunuyor. Şöyle ki, iman <st1:City><st1:place>eden</st1:place></st1:City> herkes, Musa'nın
Yasası'yla aklanamadığınız her suçtan O'nun aracılığıyla aklanır.”(Elc.Isleri 13:39) “Çünkü insanın, Yasa'nın gereklerini yaparak değil, iman ederek aklandığı
kanısındayız.” (Rom <st1:time hour="3" minute="28">3:28</st1:time>) Bu iki bolumde de Pavlus Iman ile aklanmaktan bahseder.
“Kendimde bir kusur görmüyorum. Ama bu beni aklamaz. <st1:place>Beni</st1:place> yargılayan Rab'dir.” (1Kor 4:4) Burda soyledigi yukaridaki iki bolumden degisiktir. Burda Pavlus Mesih’in yargi koltugu huzuruna geldiginde odullendirilecegini soylemektedir. 1 Korintlilerdeki ayette bahsedilen aklanma ne anlama gelmektedir? Bunun anlami iyi isler yapmanin bir gun odullendirilecegidir. Yani Pavlus bir yanda iyi islerle aklanmaktan bahsederken ote yandan da iman ile aklanmayi da soylemektedir.
Romalilar ve Galatyalilar mektuplarinda iman ile aklanmaktan bahsedilirken Yakup’un iyi islerle aklanilmaktan bahsettigini biliriz. Bazilari Pavlus’un iman ile aklanma konusunda yazdiklarinin yeterli olmadigi ve bu yuzden de Yakup’un yapilan iyi islerle aklanmaktan bahsederek bu boslugu kapatmaya calistigini ortaya atmaktadirlar. Ama bu gorus en yetersiz olanidir. Zira Yakup bu mektubu yazdiginda Pavlus henuz Romalilar ve Galatyalilar mektuplarini yazmamisti bile.
Romalilarda Pavlus iman ile aklanildigimizi soylemistir. Pavlus insanlarin Tanrinin ne yaptigini, Mesih’in carmihta yerine getirdigi seyleri anlamaktan yoksun kalmasindan korktugu icin iyi islerin yani sira imanin da gerektigini dile getirmistir. Bunu anlatabilmek icin de Ibrahim’in iman ile aklandigi konusundaki oykuyu insanlara hatirlatmistir. Ibrahim konusunu dile getiren Yakup ise yapilan iyi islerle aklanilacagindan bahsetmistir. Aklanma konusuna geldigimizde yapilan iyi isler ile iman arasinda siki bir iliski oldugunu soyledigimiz taktirde gercekten uzak olmaz. Pavlusun ve Yakubun bahsettigi aslinda yani ozde ayni seydir. Bu vazgecilemez iliskinin ne olduguna bir goz atalim.
Oncelikle gelin Romalilar 4 e bakalim. “<st1:City><st1:place>Eğer</st1:place></st1:City> İbrahim yaptığı iyi işlerden dolayı aklandıysa, övünmeye hakkı vardır; ama Tanrı'nın önünde değil.Kutsal Yazı ne diyor? "İbrahim Tanrı'ya iman etti, böylece aklanmış sayıldı." (Ayetler 2-3)” Bu mutluluk yalnız sünnetliler için mi, yoksa aynı zamanda sünnetsizler için midir? Diyoruz ki, "İbrahim, imanı sayesinde aklanmış sayıldı. Hangi durumda aklanmış sayıldı? Sünnet olduktan sonra mı, sünnetsizken mi? Sünnetliyken değil, sünnetsizken...” (Ayetler 9-10)BUrdan goruyoruz ki Ibrahim daha sunnet olmadan aklanmisti. Simdi Yahudiler sunnet isini yapilmasi gereken en onemli is olarak gormekteler. Yahudiler sunnet olmamislara domuz, kopek gozu ile bakmaktadirlar. Ama Ibrahim daha sunnet olmadan once imani ile aklanmisti.
“İbrahim daha sünnetsizken imanla aklandığının kanıtı olarak sünnet
işaretini aldı. Öyle ki, sünnetsiz oldukları halde iman edenlerin hepsinin babası
olsun, böylece onlar da aklanmış sayılsın.” (ayet 11) Sunnet, Tanri tarafindan kisinin aklandigini ve bunun asla degisemiyecegini ilan ederek olayin muhurlenmesidir. Daha sonra Ibrahim oglunu kurban etmekten vaz bile gecseydi iman ile zaten aklanmisti. Bu gercek degisemezdi. Iman ile aklanmanin asla degimez oldugunu bilerek guven ve huzur icinde olalim.
“Böylelikle atamız İbrahim, yalnız sünnetli olmakla kalmayan, ama kendisi
sünnetsizken sahip olduğu imanın izinden yürüyen sünnetlilerin de babası oldu.”(Ayet 12) Bu ayet Ibrahimin sunnet olmadan once iman etmesi yuzunden sunnet etmis olanlarin da imanli olmasi gerektigini anlatmaktadir.
Romalilar Yasanin isleri ile bir gunahlinin aklanamiyacagini da ispatlamaktadir. Galatyalilar da bize insanlarin Yasaya uyarak kutsallasamiyacagini gostermistir. Ruh’da olarak bedende nasil mukemmellesmeye baslayabiliriz? Ne olursa olsun bizde muhur bulunmaktadir. Bu da iman etmis olanlarin imanli Ibrahim sayesinde bereketlendikleri muhurdur bu.
Simdi Yakup 2 ye donelim. “Kardeşlerim, bir kimse iyi eylemleri yokken imanı olduğunu söylerse, bu neye yarar? Böylesi bir iman onu kurtarabilir mi? (Ayet 14) Yakup tarafindan yazilan bu sozlerin amaci neydi acaba? Kendine mi soyluyordu bunlari? Bu sozleri imanli olmakla ovunen ama yasamlarinda bu imani gosteren isler yapmayanlar icin yazilmisti bu sozler. <st1:City><st1:place>Eger</st1:place></st1:City> bu kisiler yaptiklari ile yuzlestirilmeyecek olsalardi kilise cok etkilenecekti. Iman Tanri ile aramizda olmali insanlar onunde ovunme araci olarak kullanmamaliyiz. Iman yapilan islerde yasamali. Imanli oldugunu iddia <st1:City><st1:place>eden</st1:place></st1:City> ama islerine yani hayatlarina baktigimizda bunu gormedigimiz insanlar bu iman ile kurtulamiyacaklardir.
“Kurtulmus” bu kelime Kelamda bir cok anlamda kullanilmistir. Pavlus “Çünkü dualarınızla ve İsa Mesih'in Ruhu yardımıyla bunun bana kurtuluş
getireceğini biliyorum.” (Filip 1:19) dedi. Burda Pavlus kurtulmamismiydi?? Burda Pavlus elbetteki bir imanlinin sonsuz yasama eriserek kurtulus bulmasindan bahsetmemektedir. Burda Pavlus hapisten kurtulmakdan soz etmektedir. “Tanrı bizi böylesine büyük bir ölüm tehlikesinden kurtardı; daha da kurtaracaktır. Umudumuzu O'na bağladık” (2Korint <st1:time minute="10" hour="1">1:10</st1:time>). Pavlus bir kez daha kurtulustan bahsetmistir burda. Bazilari bunun Rabbin carmihda olup bizi gunahlarimizin bedelinden kurtardiysa simdi cennette bizim adimiza gunahin gucunden kurtarmakta olduguna ve ilerde gelip bedenlerimizi de kurtaracagini iddia etmektedirler. Bu kimseler boyle olmayacagini kim bilebilir bakin Pavlus bile bundan bahsetmiyor mu burda derler. Burdaki kurtulus Pavlus ve arkadaslarinin fiziksel kurtulusudur. <st1:City><st1:place>Eger</st1:place></st1:City> tum bolumu okuyacak olursak Asya da nerdeyse hayatlarini bile kaybetme derecesine geldiklerini ama Rabbin onlari bundan kurtardigini gorebiliriz. Bu yuzden Pavlus Rabbin bugun oldugu gibi ilerde de kendisini bu gibi ataklardan koruyacagina inanmisti.
Ayni sekilde Yakup yukaridaki ayetde aklanma/kurtus konusunda bahsederken kisinin cevresinden yararlanmasindan bahsetmektedir. Bunu bir sonraki ayette gorebiliriz. “Bir erkek ya da kız kardeş çıplak ve günlük yiyecekten yoksunken, içinizden biri ona, "Esenlikle git, ısınmanı, doymanı dilerim" der, ama bedenin gereksindiklerini vermezse, bu neye yarar?” (ayet 15-16) Burda icinizden biri darken bahsettigi ici bos imanlariyla ovunen insanlardir. Bu insanlar kardesleri acken ciplakken ihtiyac icinde yasarken onlarin yuzlerine bile bakmayanladir. Burdaki soru kisinin cennete gidip gitmemesi degildir, soru Isa’nin bedeni olan bu insanlarla ilgilenmemek onlari ac acik birakmaktir. Yakup burda basit bir sekilde kardeslerinizin ihyaclarini karsilamaksizin sirf imanliyim ben diyemiyeceginizi anlatmaktadir.
“Bunun gibi, tek başına eylemsiz iman da ölüdür.” (Ayet 17) Bu hokum Yakup tarafindan verilmistir. Kisacasi Ihtiyaci olanlara yardim etmenin gereksiz olduguna inanlardasaniz boyle bir iman olu bir imandir demektedir. Yasayan canli bir iman merhametli bir Tanrinin bu kisileri ac acik birakmamiza izin vermedigine inanir. Ayni zamanda yasayan bir iman bu kisilerin ihtiyaclarini karsilamamiz gerektigi konusunda bizim kalbimizde calisir.
“Ama biri şöyle diyebilir: "Senin imanın var, benimse eylemlerim."
Eylemlerin olmadan sen bana imanını göster, ben de <st1:City><st1:place>sana</st1:place></st1:City> imanımı eylemlerimle
göstereyim.” (Ayet 18) Bos yere imanlarini oven kimseler digerleri tarafindan irdeleneceklerdir. ONlara imanliyim diyorsun ama bunu nerde gosteriyorsun? Agzinla bunu iddia ederken ihtiyaci olanlar icin parmagini bile oynatmaktan acizsin. Oyleyse nerde senin imanin? Sen baskalarinin gozunde imanli gorunmeye calisiyorsun sadece ve gercekte imanin yok. <st1:City><st1:place>Eger</st1:place></st1:City> imanin olsaydi sahip olduklarini vermezmiydin? Kardeslerin ciplak ve ac. Sen sicacik giysiler icinde, dolabin doluyken onlara niye yardim olmuyorsun? Imanli oldugunu iddia ediyorsun ama hani nerde bunun ispati? Gercekte senin imanin sadece sozde kalmakta ve olu bir iman olmaktan oteye gidememektedir. Ihtiyaci olanlara yarari olmadiktan sonra neye yarar? Ote yandan benim islerim var. Kardeslerimin ihtiyaclarini karsilayarak ben imanimi ispat etmekteyim. Tanrinin acligi ve soguga neden olmadigina inanirim. O yuzden ihtiyac icinde gordugum kardesle neyim varsa paylasirim. Benim islerim imandan kaynaklanir. Benim islerim imanimin isaretidir. Islerimle imanimi yansitirim.
“Sen Tanrı'nın bir olduğuna inanıyorsun, iyi ediyorsun. Cinler bile buna
inanıyor ve titriyorlar!” (Ayet 19) Israilogullari tek Tanriya inaniyorlardi, bu dogru. Cinler de tek Tanriya inanmaktadirlar amah ala kotu ruhturlar. Yani burda Yakup isler olmaksizin olan imani tek Tanriya inanan cinlerle bir tutmaktadir. “Ey akılsız adam, eylem olmadan imanın yararsız olduğuna kanıt mı
istiyorsun?” (Ayet 20) Bos imani ile ovunen adama verdigi diger isim burda akilsiz adam olmustur. Yani bu kisinin gercekte kalbinde iman etmemis oldugunu dile getirmistir. Kalbinden iman etmis kisi bunu baskalarina yardimci olmakla gosteren kisidir. Once iman sonra isler gelir. Gercek iman gercek isleri dogurur. Imani ile ovunen ama islerinde bunu yansitmayanin Tanri onunde kalbi de iman ile dolu olamaz.
“Atamız İbrahim, oğlu İshak'ı sunağın üzerinde Tanrı'ya adama eylemiyle
aklanmadı mı?” (Ayet 21) Eger Yakup Ibrahimin oykusunden ornekler vermemis olsaydi Romalilar ve Galatyalilari okuyanlar Pavlus iman ile aklanmaktan bahsederken Yakubun cikip islerle aklanmayi soylediginde kesin bir hata oldugunu sanabilirlerdi. Ancak Yakup Ibrahimin oykusune devam etmektedir. Ibrahimin oglu Ishaki adamasi imanini isinde de gostermesine ornek olarak burda vermistir. Yakup Ibrahimin iman ile aklandigi gercegini dislamamis bu adagin imaninin bir gosterisi oldugunu soylemistir. Yani Ibrahim sadece iman ile degil yaptigi ile de aklanmistir.
Iman ile aklanmayi dislamak yerine Yakup aslinda bunu gercek imanin ne oldugunu islerinde ispatlamakla guclendirmistir. Ibrahimin Ishaki adamasi bir islemdir ve bu islem onun dogru biri olduguna isarettir. Ama nasil bir islemdir bu? Bu imanin islemidir. “İbrahim sınandığı zaman imanla İshak'ı kurban olarak sundu. Vaatleri almış olan İbrahim biricik oğlunu kurban etmek üzereydi. Oysa Tanrı ona, "Senin soyun İshak'la sürecek" demişti. İbrahim Tanrı'nın ölüleri bile diriltebileceğini düşündü; nitekim İshak'ı
simgesel şekilde ölümden geri aldı.” (Ibraniler 11:17-19) Ibrahimin oglunu kurban olarak adamasina mektubunda yer vererek Yakup bize gercek imanin islemlerle el ele oldugunu gostermistir. Ibrahim Tanrinin ona soylediklerine inandi, “Senin soyun İshak'la sürecek” (Ayet 18) Sara dan dogan hic bir cocuk degil sadece Ishak.. Sadece o bu vaade sahipti.
Tanri Ibrahimin imanini yani kalbinde gercekten Tanriya karsi ne vardi ve Tanri ondan oglu Ishaki – ki o tum gelecek nesillerin babasi olarak secilmis olandi- kurban adamasini soylediginde buna itaat edecek kadar imani gercekmiydi? Eger Isa Tanriyi sevdigi icin oglunu yakmis olsaydi bu vaad yerine nasil gelecekti? Eger Tanrinin vaadini yerine getirmek isteseydi Tanrinin istegine karsi cikardi. Bir insan icin bu iki secenek birbirine celiski icindeyken canli bir iman icin hic de oyle degildi.Vaad <st1:City><st1:place>eden</st1:place></st1:City> de adagi isteyen de Tanri idi. Tanri asla kendisini celiski icinde birakmaz oysa. Nitekim Tanri vaadi ile istegi arasinda bir yol acti, “simgesel şekilde ölümden geri aldi” (Ayet 19)
Ibrahimin imani boylelikle belli oldu. * Her ne kadar Ishak’i kurban olarak sunacak olursam da Senin vaadine iman ederim zira sen Ishak araciligi ile soyumu bereketliyecegini vaat ettin. Bu vaadin yerine gelmesi icin Sen Ishak’i olumden bile diriltebilirsin.* <st1:place>Adak</st1:place> yerine gittiginde oglunu kurban edeceginden emindi. Oglunu baglayip bicagini cikardi. Kalbi Tanri konusunda o kadar emindi ki hic bir suphesi yoktu. Imani kuvvetli idi. Tanri melegi gelip ona “Çocuğa dokunma” dedi, “Ona hiçbir şey yapma. Şimdi Tanrı`dan korktuğunu anladım, biricik oğlunu benden esirgemedin.” (yaratilis <st1:time minute="12" hour="22">22:12</st1:time>) dediginde * nitekim İshak'ı simgesel bir şekilde ölümden geri aldı* (Ibraniler <st1:time minute="19" hour="11">11:19</st1:time>) Ibrahim’in yegane oglu Ishak’I kurban olarak sunmasi iman isidir. Ve bu isleriyle aklanmaktir.
*Görüyorsun, onun imanı eylemleriyle birlikte etkindi; imanı, eylemleriyle tamamlandı.* (yakup <st1:time minute="22" hour="2">2:22</st1:time>) Ibrahimin gosterdigi ornek sayesinde goruyoruz ki Ibrahimin eylemi imani ile mukemmelestirilirken iman ve eylem birlikte calismaktadir. Iman bir basina testen gecirilemez. Ishaki kurban olarak sunarak Ibrahim’in imani ispat edilmis ve mukemmellestirilmistir. <o:p></o:p>
*Böylelikle, «İbrahim, Tanrı'ya iman etti ve böylece aklanmış sayıldı» diyen Kutsal Yazı yerine gelmiş oldu. İbrahim'e de Tanrı'nın dostu denildi (ayet 23) “ Ibrahim RAB`be iman etti, RAB bunu ona doğruluk saydı. (yaratilis 15:6) Bu vaad ile Yaratilis 22 de Ishak’in kurban olarak sunulmasinin arasindaki iliski nedir? Yakup yazisinda nicin Ibrahimin oglu Ishak’I kurban olarak sunmasini eylemlerle aklanmaya ornek olarak vermistir? Ve hatta sonra Kutsal Yazilar yerine gelsin diye eklemistir. Aradaki iliski gayet basittir, eylemlerle aklanmak iman ile aklanmayi tamamlar. Iman ile aklanma peygamberlik ve eylemle aklanma bu peygamberligin yerine getirilisi gibi gorunmektedir. Imani olan kisinin eylemleri olmali ve imanin gercekligini boyle aciklayabilmelidir. Ibrahim Tanriya inandi, dogru sayildi ve hatta Tanri’nin arkadasi olarak tanindi. Oglu Ishak’I kurban olarak sunmasi Ibrahimin Tanri’ya olan imaninin gosterisiydi.<o:p></o:p>
* Görüyorsunuz, insan yalnız imanla değil, eylemle de aklanır * (ayet 24) Yaratilis 22. bolum 15. bolumun yerine getirilisi olduguna gore, ve eylemsiz iman olu bir iman olduguna ve iman eylemlerle mukemmellestigine gore kisi yanliz imanla degil eylemle de aklanir. Yakup burda kisinin imanla degil eylemlerle aklandigini degil, imanla akalanan kisinin imanini eylemlerle ispatlamasi ve Ibrahim gibi imani Tanri tarafindan test edildiginde eylemleri ile imanini gostermesi gerektigini soylemektedir.<o:p></o:p>
* Aynı şekilde, ulakları konuk edip değişik bir yoldan geri gönderen fahişe Rahav da bu eylemiyle aklanmadı mı? *(ayet 25) Yakup ince Ibrahim gibi harika bir kisinin sadece imanla degil eylemleri ile aklandigini gosterdikten sonra Rahav gibi fahise birinin de eylemleri ile aklandigini gostermektedir. Zira bu kadin ulaklari konuk edip onlari baska bir yoldan geri gondermisti. Bu nasil bir eylemdi? * Rahav, imanı sayesinde casusları dostça karşıladığı için imansızlarla birlikte öldürülmedi. * (Ibraniler 11:31) Bu da iman eylemidir. Iman ve eylem birbirinden ayrilamaz, ikisi de tek bir seyin iki yuzudur. Bu yuzden de Ibranilerde buna iman Yakup da eylem denilmistir. Eylemler imanin gosterisiyken iman eylemlerin kaynagidir. <st1:City><st1:place>Eger</st1:place></st1:City> eylemlerde iman gorunmuyorsa o iman olu bir imandir. Kisacasi iman ile aklanmanin yani sira eylemlerle de aklanma olmalidir.
* Ruhsuz beden nasıl ölüyse, eylemsiz iman da ölüdür * (ayet 26) Ikinci bolumde ondorduncu ayetten sonrasinda Yakup iman ile eylemin arasindaki iliski hakkinda konusmustur. Eylemleri olmayan iman sadece bosuna ovunmektir ve oludur. Ama bir de baska bir iman vardir, o da eylemleri olan yasayan imandir. Eylemler imani ispatlar ve imani mukemmelestirir. Yakup, Ibrahimin ve Rahav’i savini ispatlamak icin ornek olarak sunmustur. Ve son olarak da * Ruhsuz beden nasıl ölüyse, eylemsiz iman da ölüdür * diyerek yasayan imanin eylemlerle kanitlandigi ornegini vermistir. Boylece tipki ruhsuz beden gibi eylemsiz iman da oludur demistir.<o:p></o:p>