candan
07-09-07, 00:53
Kutsal Kitap kötü ruhlar tarafından etkilenmiş insanlar konusunda bazı örnekler vermektedir. Bu örnekler aracılığı ile kotu ruhlar tarafından etkilenmiş kişilerin işaretlerini ve bu etki altına nasıl girdikleri konusunda bilgi edinebiliriz. Örnek olarak vereceğimiz bölümler şunlardır; Matta 9:32-33; 12:22; 17:18; Markos 5:1-20; 7:26-30; Luka 4:33-36; Luka 22:3; Habercilerin İşleri 16:16-18.
" Adamlar çıkarken İsa'ya dilsiz bir cinli getirdiler.Cin kovulunca adamın dili çözüldü. Halk hayret içinde, "İsrail'de böylesi hiç görülmemiştir" diyordu."
" Daha sonra İsa'ya kör ve dilsiz bir cinli getirdiler. İsa adamı iyileştirdi. Adam konuşmaya, görmeye başladı."
" İsa cini azarlayınca, cin çocuktan çıktı, çocuk o anda iyileşti. "
" Gölün karşı yakasına, Gerasalılar'ın memleketine vardılar. İsa tekneden iner inmez, kötü ruha tutulmuş bir adam mezarlık mağaralardan çıkıp O'nu karşıladı.Mezarların içinde yaşayan bu adamı artık kimse zincirle bile bağlı tutamıyordu. Birçok kez zincir ve kösteklerle bağlandığı halde, zincirleri koparmış, köstekleri parçalamıştı. Hiç kimse onunla başa çıkamıyordu. Gece gündüz mezarlarda, dağlarda bağırıp duruyor, kendini taşlarla yaralıyordu. Uzaktan İsa'yı görünce koşup geldi, O'nun önünde yere kapandı. Yüksek sesle haykırarak, "Ey İsa, yüce Tanrı'nın Oğlu, benden ne istiyorsun? Tanrı hakkı için sana yalvarırım, bana işkence etme!" dedi. Çünkü İsa, "Ey kötü ruh, adamın içinden çık!" demişti. Sonra İsa adama, "Adın ne?" diye sordu. "Adım Tümen. Çünkü sayımız çok" dedi. Ruhları o bölgeden çıkarmaması için İsa'ya yalvarıp yakardı. Orada, dağın yamacında otlayan büyük bir domuz sürüsü vardı.Kötü ruhlar İsa'ya, "Bizi şu domuzlara gönder, onlara girelim" diye yalvardılar. İsa'nın izin vermesi üzerine kötü ruhlar adamdan çıkıp domuzların içine girdiler. Yaklaşık iki bin domuzdan oluşan sürü, dik yamaçtan aşağı koşuşarak göle atlayıp boğuldu. Domuzları güdenler kaçıp kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar. Halk olup biteni görmeye çıktı. İsa'nın yanına geldiklerinde, önceleri bir tümen cine tutulan adamı giyinmiş, aklı başına gelmiş, oturmuş görünce korktular. Olayı görenler, cinli adama olanları ve domuzların başına gelenleri halka anlattılar. Bunun üzerine halk, bölgelerinden ayrılması için İsa'ya yalvarmaya başladı. İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam O'na, "Seninle geleyim" diye yalvardı. Ama İsa adama izin vermedi. Ona, "Evine, yakınlarının yanına dön" dedi. "Rab'bin senin için neler yaptığını, sana nasıl merhamet ettiğini onlara anlat." Adam da gitti, İsa'nın kendisi için neler yaptığını Dekapolis'te duyurmaya başladı. Anlattıklarına herkes şaşıp kalıyordu. "
" Yahudi olmayan bu kadın Suriye-Fenike ırkındandı. Kızından cini kovması için İsa'ya rica etti. İsa ona, "Bırak, önce çocuklar doysunlar" dedi. "Çocukların ekmeğini alıp köpeklere atmak doğru değildir." Kadın buna karşılık, "Haklısın, Rab" dedi. "Ama köpekler de sofranın altında çocukların ekmek kırıntılarını yer." İsa ona, "Bu sözden ötürü cin kızından çıktı, gidebilirsin" dedi. Kadın evine gittiğinde çocuğunu cinden kurtulmuş, yatakta yatar buldu. "
" Havrada cinli, içinde kötü ruh olan bir adam vardı. Adam yüksek sesle, "Ey Nasıralı İsa, bırak bizi! Bizden ne istiyorsun?" diye bağırdı. "Bizi mahvetmeye mi geldin? Senin kim olduğunu biliyorum, Tanrı'nın Kutsalı'sın sen! "İsa, "Sus, çık adamdan!" diyerek cini azarladı. Cin adamı herkesin önünde yere vurduktan sonra, ona hiç zarar vermeden içinden çıktı.Herkes şaşkına dönmüştü. Birbirlerine, "Bu nasıl söz? Güç ve yetkiyle kötü ruhlara çıkmalarını buyuruyor, onlar da çıkıyor!" diyorlardı. "
" Şeytan, Onikiler'den biri olup İskariot diye adlandırılan Yahuda'nın yüreğine girdi. "
" Bir gün biz dua yerine giderken, karşımıza, falcılık ruhuna tutulmuş köle bir kız çıktı. Bu kız, gelecekten haber vererek efendilerine bir hayli kazanç sağlıyordu. Pavlus'u ve bizleri izleyerek, "Bu adamlar yüce Tanrı'nın kullarıdır, size kurtuluş yolunu bildiriyorlar!" diye bağırıp durdu. Ve günlerce sürdürdü bunu. Sonunda, bundan çok rahatsız olan Pavlus arkasına dönerek ruha, "İsa Mesih'in adıyla, bu kızın içinden çıkmanı buyuruyorum" dedi. Ruh hemen kızın içinden çıktı. "Bu bölümlerin bazısında kötü ruhla dolan kişinin fiziksel sorunları belirtileri vardı, örneğin konuşamama, sara hastalığı gibi krizlere girmeler, körlük vs.Bu ruhlar kişilerin kötülük yapmasına neden olmaktaydı en güzel örneği de Yahuda'dır. Habercilerin işleri 16:16-18 de köle kız kendi bilgisinin ötesinde şeyleri görebiliyordu. Gerasalılar örneğinde ise kişi birçok cinle dolu idi ve insanüstü kuvvete sahipti, ortalıkta çırılçıplak dolaşmaktaydı ve mezartaşlarının arasında yaşamaktaydı. Kral Saul'un RAB'be isyan ettikten sonra kötü ruhlarla başının derde girmesine izin verilmişti ( 1 Samuel 16:14-15, 18:10-11, 19:9-10 ). Kral Saul sıkıntılar içindeydi ve Davud'u öldürme arzusu ile dolmuştu.
Görüldüğü gibi kötü ruhların etkisinde olanlara ait bir cok belirti bulunmaktadır. Belirtilerin arasında fiziksel özürler, kişilik değişimleri, deprasyon, saldırganlık, insanüstü kuvvet, sosyal yaşamda normal sayılmayan etkiler ve davranışlar, bilinmeyen şeyleri dile getirebilmek sayılabılır. Ama bir kişiyi kötü ruhlarla dolu diye suçlamadan önce acaba başka nedenleri olabilir mi diye bakmak da gerekir elbette. Yani her sarası olana cin var içinde diyemeyiz. her deprasyona uğramış kişiden cin çıkarmaya kalkışamayız.( ki cin çikarmanın bizlere ait bir hediye yani halen devam eden bir şey olduğuna inanmamaktayız) Öte yandan günümüzde batı dünyasında insanların yaşamındaki şeytanın işlemleri nedense yeterince ciddiye de alınmamaktadır.
Yukarıda saydığımız fiziksel etkiler haricinde ayrıca ruhsal etkinliklere de bakmalıyız. Bunlardan biri 2 Korintler 2:10-11 de bahsedilen affetmeyi red etmek, yalancı doktrini yaymaya çalışmak özellikle Isa Mesih ve O'nun kutsal işlerini hiçe saymak ( 2 Korintler 11:3-4,13-15; 1 Timoteos 4:1-5; 1 Yuhanna 4:1-3) sayılabilir.
Hrıstiyanların yaşamındaki kötülükler hakkında Petrus imanlı birinin şeytan tarafından etkilenebileceğini göstermiştir ( Matta 16:23 ) Bazıları imanlıların şeytan tarafından sahiplenebileceğine inanıyorsa da Kutsal Kitap'da bunun hiç bir örneğine rastlanmamaktadır. Bir çok teoloji din uzmanı imanlı bir kişinin Kutsal Ruh'a mekan olması nedeni ile asla şeytan tarafından ASLA tamamiyle kaybolamayacağına inanır ve ben de bu görüşü savunurum ( 2 Korintler 1:22, 5:5, 1 Korintler 6:19 )
Kişinin kötülüğün etkisinde kalmasına yol açan kapıyı nasıl açtığı bize söylenmemiştir. Eğer Yahuda'nın olayı örnek alınacak olursa, o kalbini şeytana açmıştır. ( bu da onun açgözlülügünden olmuştur Yuhanna 12:6 ). Öyleyse belki de kişi huy haline gelmiş günahının kalbini yönetmesine izin verecek olursa bu da şeytana girmesi için açık bir kapı haline gelebilir. Şeytanın sahiplenmesi bazen de ikonlara, yaratılmış şeylere tapınmak ya da inanmak yolu ile de gerçekleşebilir. Çoğumuz buna pek dikkat etmeyiz ama imanlı kaç kişinin boynunda arabasında evinde nazar boncukları asılıdır acaba? Kutsal Yazılar yaratılmışa tapmanın tamamiyle şeytani bir şey olduğunu yazar ( Leviler 17:7 , Yasanın Tekrarı 32:17, Mezmurlar 106:37, 1 Korintler 10:20 ). Öyleyse dinsel örf ve adetlerin bazen şeytana kapı açtığını aklımızdan çıkarmamalıyız kardeşlerim. Yaşadığımız topluma ait örf ve adetlerin dinsel kaynaklı olanlarından özellikle sakınmamız gerekmektedir. Bunlara bir çok örnek verebilirim; nazar boncuğu. muska, kurşun dökme, yoga meditasyonları isyankarlık, hapçılık, aşırı alkol almak vs vs.
Unutulmaması gereken bir şey bulunmaktadır. Şeytan ve iblisleri Rabbin izin vermediği hiç bir şeyi yapamazlar ( Eyup 1,2). Durum bu olunca, şeytan kendi emellerine ulaştığını sanırken aslında Tanrı'nın planlarını yerine getirmektedir... Yahuda örneğinde bile bunu görebiliriz. Bazı insanlar okult ve cinler iblisler hakkında sağlıksız bir çekim duymaktadırlar. Bu çok akılsızca ve Kelama aykırı bir davranıştır. Eğer Tanrı'nın bizim için planlamış olduğu yaşamı sürdürecek olursak O'nun zırhını takındığımız ve kendi gücümüze değil Tanrı'nın gücüne arkamızı dayadığımız (Efesliler 6:10-18 ) zaman kötü olanlardan korkmamız için HiÇ BiR neden olamaz, zira Tanrı herşeyin herkesin üstündedir.
Derleyen
candan
<?xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /><o:p></o:p>
" Adamlar çıkarken İsa'ya dilsiz bir cinli getirdiler.Cin kovulunca adamın dili çözüldü. Halk hayret içinde, "İsrail'de böylesi hiç görülmemiştir" diyordu."
" Daha sonra İsa'ya kör ve dilsiz bir cinli getirdiler. İsa adamı iyileştirdi. Adam konuşmaya, görmeye başladı."
" İsa cini azarlayınca, cin çocuktan çıktı, çocuk o anda iyileşti. "
" Gölün karşı yakasına, Gerasalılar'ın memleketine vardılar. İsa tekneden iner inmez, kötü ruha tutulmuş bir adam mezarlık mağaralardan çıkıp O'nu karşıladı.Mezarların içinde yaşayan bu adamı artık kimse zincirle bile bağlı tutamıyordu. Birçok kez zincir ve kösteklerle bağlandığı halde, zincirleri koparmış, köstekleri parçalamıştı. Hiç kimse onunla başa çıkamıyordu. Gece gündüz mezarlarda, dağlarda bağırıp duruyor, kendini taşlarla yaralıyordu. Uzaktan İsa'yı görünce koşup geldi, O'nun önünde yere kapandı. Yüksek sesle haykırarak, "Ey İsa, yüce Tanrı'nın Oğlu, benden ne istiyorsun? Tanrı hakkı için sana yalvarırım, bana işkence etme!" dedi. Çünkü İsa, "Ey kötü ruh, adamın içinden çık!" demişti. Sonra İsa adama, "Adın ne?" diye sordu. "Adım Tümen. Çünkü sayımız çok" dedi. Ruhları o bölgeden çıkarmaması için İsa'ya yalvarıp yakardı. Orada, dağın yamacında otlayan büyük bir domuz sürüsü vardı.Kötü ruhlar İsa'ya, "Bizi şu domuzlara gönder, onlara girelim" diye yalvardılar. İsa'nın izin vermesi üzerine kötü ruhlar adamdan çıkıp domuzların içine girdiler. Yaklaşık iki bin domuzdan oluşan sürü, dik yamaçtan aşağı koşuşarak göle atlayıp boğuldu. Domuzları güdenler kaçıp kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar. Halk olup biteni görmeye çıktı. İsa'nın yanına geldiklerinde, önceleri bir tümen cine tutulan adamı giyinmiş, aklı başına gelmiş, oturmuş görünce korktular. Olayı görenler, cinli adama olanları ve domuzların başına gelenleri halka anlattılar. Bunun üzerine halk, bölgelerinden ayrılması için İsa'ya yalvarmaya başladı. İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam O'na, "Seninle geleyim" diye yalvardı. Ama İsa adama izin vermedi. Ona, "Evine, yakınlarının yanına dön" dedi. "Rab'bin senin için neler yaptığını, sana nasıl merhamet ettiğini onlara anlat." Adam da gitti, İsa'nın kendisi için neler yaptığını Dekapolis'te duyurmaya başladı. Anlattıklarına herkes şaşıp kalıyordu. "
" Yahudi olmayan bu kadın Suriye-Fenike ırkındandı. Kızından cini kovması için İsa'ya rica etti. İsa ona, "Bırak, önce çocuklar doysunlar" dedi. "Çocukların ekmeğini alıp köpeklere atmak doğru değildir." Kadın buna karşılık, "Haklısın, Rab" dedi. "Ama köpekler de sofranın altında çocukların ekmek kırıntılarını yer." İsa ona, "Bu sözden ötürü cin kızından çıktı, gidebilirsin" dedi. Kadın evine gittiğinde çocuğunu cinden kurtulmuş, yatakta yatar buldu. "
" Havrada cinli, içinde kötü ruh olan bir adam vardı. Adam yüksek sesle, "Ey Nasıralı İsa, bırak bizi! Bizden ne istiyorsun?" diye bağırdı. "Bizi mahvetmeye mi geldin? Senin kim olduğunu biliyorum, Tanrı'nın Kutsalı'sın sen! "İsa, "Sus, çık adamdan!" diyerek cini azarladı. Cin adamı herkesin önünde yere vurduktan sonra, ona hiç zarar vermeden içinden çıktı.Herkes şaşkına dönmüştü. Birbirlerine, "Bu nasıl söz? Güç ve yetkiyle kötü ruhlara çıkmalarını buyuruyor, onlar da çıkıyor!" diyorlardı. "
" Şeytan, Onikiler'den biri olup İskariot diye adlandırılan Yahuda'nın yüreğine girdi. "
" Bir gün biz dua yerine giderken, karşımıza, falcılık ruhuna tutulmuş köle bir kız çıktı. Bu kız, gelecekten haber vererek efendilerine bir hayli kazanç sağlıyordu. Pavlus'u ve bizleri izleyerek, "Bu adamlar yüce Tanrı'nın kullarıdır, size kurtuluş yolunu bildiriyorlar!" diye bağırıp durdu. Ve günlerce sürdürdü bunu. Sonunda, bundan çok rahatsız olan Pavlus arkasına dönerek ruha, "İsa Mesih'in adıyla, bu kızın içinden çıkmanı buyuruyorum" dedi. Ruh hemen kızın içinden çıktı. "Bu bölümlerin bazısında kötü ruhla dolan kişinin fiziksel sorunları belirtileri vardı, örneğin konuşamama, sara hastalığı gibi krizlere girmeler, körlük vs.Bu ruhlar kişilerin kötülük yapmasına neden olmaktaydı en güzel örneği de Yahuda'dır. Habercilerin işleri 16:16-18 de köle kız kendi bilgisinin ötesinde şeyleri görebiliyordu. Gerasalılar örneğinde ise kişi birçok cinle dolu idi ve insanüstü kuvvete sahipti, ortalıkta çırılçıplak dolaşmaktaydı ve mezartaşlarının arasında yaşamaktaydı. Kral Saul'un RAB'be isyan ettikten sonra kötü ruhlarla başının derde girmesine izin verilmişti ( 1 Samuel 16:14-15, 18:10-11, 19:9-10 ). Kral Saul sıkıntılar içindeydi ve Davud'u öldürme arzusu ile dolmuştu.
Görüldüğü gibi kötü ruhların etkisinde olanlara ait bir cok belirti bulunmaktadır. Belirtilerin arasında fiziksel özürler, kişilik değişimleri, deprasyon, saldırganlık, insanüstü kuvvet, sosyal yaşamda normal sayılmayan etkiler ve davranışlar, bilinmeyen şeyleri dile getirebilmek sayılabılır. Ama bir kişiyi kötü ruhlarla dolu diye suçlamadan önce acaba başka nedenleri olabilir mi diye bakmak da gerekir elbette. Yani her sarası olana cin var içinde diyemeyiz. her deprasyona uğramış kişiden cin çıkarmaya kalkışamayız.( ki cin çikarmanın bizlere ait bir hediye yani halen devam eden bir şey olduğuna inanmamaktayız) Öte yandan günümüzde batı dünyasında insanların yaşamındaki şeytanın işlemleri nedense yeterince ciddiye de alınmamaktadır.
Yukarıda saydığımız fiziksel etkiler haricinde ayrıca ruhsal etkinliklere de bakmalıyız. Bunlardan biri 2 Korintler 2:10-11 de bahsedilen affetmeyi red etmek, yalancı doktrini yaymaya çalışmak özellikle Isa Mesih ve O'nun kutsal işlerini hiçe saymak ( 2 Korintler 11:3-4,13-15; 1 Timoteos 4:1-5; 1 Yuhanna 4:1-3) sayılabilir.
Hrıstiyanların yaşamındaki kötülükler hakkında Petrus imanlı birinin şeytan tarafından etkilenebileceğini göstermiştir ( Matta 16:23 ) Bazıları imanlıların şeytan tarafından sahiplenebileceğine inanıyorsa da Kutsal Kitap'da bunun hiç bir örneğine rastlanmamaktadır. Bir çok teoloji din uzmanı imanlı bir kişinin Kutsal Ruh'a mekan olması nedeni ile asla şeytan tarafından ASLA tamamiyle kaybolamayacağına inanır ve ben de bu görüşü savunurum ( 2 Korintler 1:22, 5:5, 1 Korintler 6:19 )
Kişinin kötülüğün etkisinde kalmasına yol açan kapıyı nasıl açtığı bize söylenmemiştir. Eğer Yahuda'nın olayı örnek alınacak olursa, o kalbini şeytana açmıştır. ( bu da onun açgözlülügünden olmuştur Yuhanna 12:6 ). Öyleyse belki de kişi huy haline gelmiş günahının kalbini yönetmesine izin verecek olursa bu da şeytana girmesi için açık bir kapı haline gelebilir. Şeytanın sahiplenmesi bazen de ikonlara, yaratılmış şeylere tapınmak ya da inanmak yolu ile de gerçekleşebilir. Çoğumuz buna pek dikkat etmeyiz ama imanlı kaç kişinin boynunda arabasında evinde nazar boncukları asılıdır acaba? Kutsal Yazılar yaratılmışa tapmanın tamamiyle şeytani bir şey olduğunu yazar ( Leviler 17:7 , Yasanın Tekrarı 32:17, Mezmurlar 106:37, 1 Korintler 10:20 ). Öyleyse dinsel örf ve adetlerin bazen şeytana kapı açtığını aklımızdan çıkarmamalıyız kardeşlerim. Yaşadığımız topluma ait örf ve adetlerin dinsel kaynaklı olanlarından özellikle sakınmamız gerekmektedir. Bunlara bir çok örnek verebilirim; nazar boncuğu. muska, kurşun dökme, yoga meditasyonları isyankarlık, hapçılık, aşırı alkol almak vs vs.
Unutulmaması gereken bir şey bulunmaktadır. Şeytan ve iblisleri Rabbin izin vermediği hiç bir şeyi yapamazlar ( Eyup 1,2). Durum bu olunca, şeytan kendi emellerine ulaştığını sanırken aslında Tanrı'nın planlarını yerine getirmektedir... Yahuda örneğinde bile bunu görebiliriz. Bazı insanlar okult ve cinler iblisler hakkında sağlıksız bir çekim duymaktadırlar. Bu çok akılsızca ve Kelama aykırı bir davranıştır. Eğer Tanrı'nın bizim için planlamış olduğu yaşamı sürdürecek olursak O'nun zırhını takındığımız ve kendi gücümüze değil Tanrı'nın gücüne arkamızı dayadığımız (Efesliler 6:10-18 ) zaman kötü olanlardan korkmamız için HiÇ BiR neden olamaz, zira Tanrı herşeyin herkesin üstündedir.
Derleyen
candan
<?xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /><o:p></o:p>