PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Yürek arzuların kaynağı


Sayfa : [1] 2

Teofilos
04-10-05, 21:01
Çok sevdiğim ve saydığım aziz bir kardeşimin yorumlarını aktarmak istiyorum. Kendisinden izin almadığım için adını vermeyeceğim. Bence çok önemli sözler söylüyor (daha doğrusu RAB söyletiyor)

<O:p></O:p>

Her Hristiyanın yürekten Tanrı'nın kutsallığını arzulaması ve Tanrı Korkusunu kendi hayatının en önemli amacı saymasını diliyorum.<O:p></O:p>

<O:p></O:p>

Tanrı'nın kutsallığını aradıkça Tanrı korkumun büyüdüğünü ve kendim olarak doğal kişiliğimi bulmaya başladığımı gördüm. Tanrı'yı arayıp, O'nda kutsallığı arayan, günahtan daima kaçıp, Tanrı'nın korkusu altında yaşamak her Hristiyanın kaçınılmaz arzusu olmalıdır. İşte benim istediğim bu. Ben zaten azizim, aziz olmama gerek yok. Önemli olan, azizliğimi unutup, Tanrı'nın kutsallığı ve korkusu içinde ben-odaklılıktan çıkıp, Tanrı-odaklı olmaya çalışmamdır. Tanrı'nın kutsallığı ve korkusu bana Akılda Kutsallığın yetersizliğini gösterdi. Bu nedenle artık amacın sadece akılda mükemmelliği aramak değil, fakat yürekte, arzularda, düşüncelerde, davranışta, hayal kurmada, planlamada, vs..herşeyde kutsallık arıyorum.<O:p></O:p>

<O:p></O:p>

Örneğin İnanç Savunmasında önyargıları kırmak ile ilgili birçok hedefim oldu ve bu konuda yazılar yazdım, chat yaptım, tartıştım vs.. fakat birgün oturup ta, yahu bu ön yargılar neden ortaya çıkıyor ve ben de de var ? diye soru sormamıştım. Şimdi görüyorum ki, o ön yargıların aynısına da ben farklı alanlarda sahibim. Bu durumda beni Müslümandan farklı kılan ne var? Kutsal Ruh ve Tanrı'ya ait olmam. Yoksa benliğim ile Müslümanın benliği aynı fakat YENİ YARATIK olan ben asıl farklı olan. Bu durumda benim yapmam gereken, başkasının inancını İnanç savunması ile tartışıyorken, kendi benliğim ile ilgilenmiyorsam, vay halime! Başkalarına Mesih'i anlatıyorken, kendi kendime Müjdeyi vaaz etmiyor isem, vay halime!<O:p></O:p>

<O:p></O:p>

Düşünceler gerçekte Kutsal Kitap'a göre insan doğasının parçasıdır. Düşünceleri ben soğuk bir havada elinize aldığınız sıcacık çayın hemen 1-2 cm üzerindeki buhar olarak görüyorum. Çayın kendisi insanın doğasıdır. Bu doğa ya YENİ YARATIK olan Ruh'tur veya BENLİKTİR. Bu durumda sizin ve benim düşüncelerimiz gerçekte DAİMA ya BENLİKTEN veya Yeni Yaratık olan doğamızdan yani Ruhtan kaynaklanmaktadır.<O:p></O:p>

<O:p></O:p>

Romalılar 8:5 Benliğe uyanlar benlikle ilgili, Ruh'a uyanlarsa Ruh'la ilgili işleri düşünürler.<O:p></O:p>

<O:p></O:p>

İşte sizin düşünceleriniz gerçekte sizin Ruh'ta mı yoksa benlikte mi yürüdüğünüzün işaretidir. Başkaları hakkında kötü düşünceler düşündüğünüz an, işte o an düşüncelerinizin kaynağı ya Benlik veya Şeytan'dır (Esinleme 12:10-Şeytan suçlayıcı).<O:p></O:p>

<O:p></O:p>

Bununda ötesinde, benim daha çok gördüğüm şey şu: Yasacılığın (Legalism) olduğu yerde yani Tutuculuk diyelim bazılarının anlaması için veya Şeriat diyelim. Sonuçta iletmek istediğim şey, şunu yap, bunu yapma gibi kuralları kastediyorum. (Koloseliler 2:21). Bunların tamamı insanların yüreklerini yani vicdanlarını bağlıyor. Kişi kendisi olamıyor. Kendisi daima iyi davransa da içten tamamen kontrol edilmiş, yüreğinde hapsedilmiş durumdadır. Oysa Pavlus'a baktığımızda kendisi yargılamayı reddediyor! Sizin tarafınızdan ya da olağan bir mahkeme tarafından yargılanırsam hiç aldırmam. Kendi kendimi bile yargılamam. Kendimde bir kusur görmüyorum. Ama bu beni aklamaz. Beni yargılayan Rab'dir. 1. Korintliler 3:3-4<O:p></O:p>

<O:p></O:p>

Cidden kendi kendinize yukarıdaki ayeti düşünün! Hanginiz yeni bir şapka denediğinizde kendinizi rahat, başkalarının bakışları altında ezilmemiş hissetiniz? veya çok paranız oldu ve Ferrari satın aldınız. Hangi biriniz kendi yüreğinde yargılanmamış hisseder bir dilencinin yanına park ettiğinde? veya beni aziz gibi görüp, kendisini benimle karşılaştırıldığında daha zayıf vs.. hissediyor? bu bile bir problemdir! <O:p></O:p>

<O:p></O:p>

Yüreğinde kendisi tarafından yargılanmayana ne mutlu!<O:p></O:p>

<O:p></O:p>

Ne mutlu yüreği temiz olanlara! Onlar Tanrı'yı görecekler. Matta 5<O:p></O:p>

<O:p></O:p>

İşte kardeşler, Mesih'in sözünde yürüdüğünü söyleyipte, kendisini yargılamayan ve başkalarının boş yargıları altında kalmayan ve Şeytan'ın boş suçlamalarını reddedene ne mutlu!<O:p></O:p>

<O:p></O:p>

Tanrı'nın sözünü olduğu gibi kabul etmemeniz için neden kalmayacaktır. Tanrı Korkusu sizin yüreğinizi koruyacak, kutsallığı temiz kılacak, ve Tanrı'yı bulduğunuzda kendinizi bulacaksınız. Ne mutlu Tanrı'nın Sözünü önyargısınız şekilde inanıp, yapana!<O:p></O:p>

<O:p></O:p>

<>< <>< <>< <>< <>< <>< <>< <>< <>< <>< <>< <>< <>< <><
<O:p></O:p>

Şimdi düşündüğüm şey şu: Ruh'ta yürümek, Tanrı'nın Kutsallığını aramak ve Tanrı Korkusunda yaşamak. Bunları yapan kişi, Tanrı'nın arzusunu yapacaktır. Kimsenin o kişiye ne yapması gerektiğini söylemesine ihtiyacı kalmayacak, Tanrı'nın arzusunu özlemle, sevinçle, derinden arzulayarak yapacaktır. Tanrı'yı hoşnut etmek, insanları tatmin etmekten daha güçlü olacak; Tanrı korkusu insan korkusundan daha fazla olacak; insanların onayını aramaktansa Tanrı'nın onayını daima arayacaktır. İşte böyle bir insan olmak demek, insanların gözüne girmekten çok çok daha değerli, önemlidir. <O:p></O:p>

<O:p></O:p>

İşte Mesih gibi olmak: Bunlar gelip İsa'ya, «Öğretmenimiz» dediler, «senin dürüst biri olduğunu, kimseyi kayırmadan, insanlar arasında ayrım yapmadan Tanrı yolunu dürüstçe öğrettiğini biliyoruz. Markos 12<O:p></O:p>

<O:p></O:p>

Teofilos
08-10-05, 19:23
Kardeşler,

Biraz ruhsal egzersize ne dersiniz? Tavsiyem şu ayet üzerine düşünün.

Doğal benliğe uyanlar benlikle ilgili işleri, Ruh'a uyanlar ise Ruh'la ilgili işleri düşünürler Romalılar 8:5

Aklınıza Kutsal Kitabın gözüyle bakmaya çalışın. Özellikle kızdığınızda, hayalkırıklığına uğradığınızda, incitildiğinizde, hata
yaptığınızda, korktuğunuzda, acı çektiğinizde vs.. gibi duygusal tepki
anlarında DÜŞÜNCELERİNİZDE neler olduğunu düşünün ve düşüncelerinizden
RUH'tan mı yoksa BENLİKTEN mi geldiğini Galatyalılar 5:19-21'a bakarak
anlamaya çalışın.

Benliğin işleri açıktır. Bunlar cinsel ahlaksızlık, pislik, sefahat,
putperestlik, büyücülük, düşmanlık, çekişme, kıskançlık, öfke, bencil
tutkular, ayrılıklar, bölünmeler, çekememezlik, sarhoşluk, çılgınca
eğlenceler ve benzeri şeylerdir. Sizi daha önce uyardığım gibi yine
uyarıyorum, böyle davrananlar Tanrı'nın Egemenliğini miras alamayacaklar.

Örneğin, beklentinizi bir kardeşe söylemediniz ve onun sizin adınıza
beklentinizi TAHMİN etmesini umdunuz. Bir süre sonra beklentiniz gerçekleşmediğinden, farkında olmadan başka kardeşlere o kardeş hakkında OLUMSUZ şeyler söylemeye başladınız...

Tavsiyem ne zaman OLUMSUZ şeylerden bahsediyorsanız, hemen Romalılar 8:5'ı hatırlamaya çalışın ve birbirinize hatırlatın.

Teofilos
18-10-05, 21:11
Kardeşler, gördüğüm şu ki, Kutsallık ve Tanrı korkusu Hristiyanların yaşamını aynen gökyüzünün dünyayı kapladığı gibi kaplamadığı sürece benim ne kiliselerden, ne müjdecilikten, ne evliliklerden, ne diğer işlerden umut bekleyemiyorum. Tanrı'nın Kutsallığı ve Korkusu gerçek bilginin başlangıcıdır. Sizi günahtan koruyacak, Tanrı'yla hergün ve an yüzyüze buluşmanızı sağlayacaktır. Mesih'te kalmadıkça, Mesih'in işlerini yapamayız. Kişinin 5 yıl Müslümanlar arasında Kutsallık ve Tanrı Korkusuyla dolu olarak yaşaması (in the Spirit), 50 yıl boyunca bedende (flesh) yaşayarak müjdeyi paylaşmasından çok daha değerlidir. Bu nedenle hepinizi bunu düşünmeye davet ediyorum.

<!--StartFragment --> Bende kalın, ben de sizde kalayım. Çubuk asmada kalmazsa kendiliğinden meyve veremez. Bunun gibi, siz de bende kalmazsanız meyve veremezsiniz. Yuhanna 15:4

Gözümüzü başarıya değil Tanrı'ya sadık kalmaya ve O'nun itaatkar Oğlu Mesih'e çevirelim.

Tanrı'nın huzuruna girmenin şartı nedir? Müjdeci olmak mı? hayır. Öğretmen, pastör, lider ve vaiz olmak mı? hayır. İşadamı, dünyayı etkileyen Luther, Calvin gibi olmak mı? hayır. Tek bir şart var: KUTSAL OLMAK. Çünkü "Kutsallığa sahip olmadan kimse Rabbi görmeyecektir" İbraniler 12:14

<!--StartFragment --> «Kutsal olun, çünkü ben kutsalım.» 1. Petrus 1:16 ve Kutsallığın kız kardeşi Tanrı Korkusu da hemen sonraki ayette geçiyor...<!--StartFragment --> "... gurbeti andıran bu dünyadaki zamanınızı Tanrı korkusunda geçirin." 1. Petrus 1:17.

Kutsallığa ve Tanrı Korkusuna giden yol, Mesih'te kalmakla başlar ve devam eder. İmanla kurtulduğumuz gibi, İmanla yaşamaktır bu. Tanrı'nın vaatlerine iman etmek Hristiyanın en değerli hazinesi ve ruhsal yaşam gücüdür. Ruhsal yaşam gücü sizde değil Mesih'tedir. Bu nedenle imanı zayıf olan bizler, gözlerimizi kendi imanımıza değil, herşeyden güçlü ve büyük olan Tanrı'ya çevirerek en ufak olan iman bile herşeyi yapabilir hale gelir. Bu nedenle imanınızın zayıflığından ötürü üzülmeyin, çünkü sizin imanınız sizi Kutsal yapmayacak, o ufak ve zayıf imanınızı alıp, büyük, güçlü ve herşeyi yapabilen Mesih'e ve O'nun çarmıhta yaptığına güvenerek O'na teslim edin. İtaatin gücü sizden değil, sizi ayakta tutan Mesih'ten gelir. Bu nedenle Mesih'te kalmadıkça itaat mümkün değildir. Buna bizler Ruhta kalmak veya yürümek diyoruz.

Esenlikler