PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Tanrı'nın yönetim düzenleri


Fırat Çölgeçen
16-02-08, 18:41
"......Augustine bir kez şöyle demişti: " Çağları ayırt edebilirsinez, Kutsal Yazılar arasındaki uyumu yakalayabilirsiniz. " Tanrı, insanlık tarihini çağlara ayırmıştır: " Aracılığıyla çağları yarattı. " ( İbr. 1:2, İngilizce RV çevirisi). Bu çağlar uzun ya da kısa olabilir. Onları birbirinden ayıran, aralarındaki zaman değil, Tanrı'nın o çağlarda insanoğluyla olan ilişki düzenidir.
Tanrı'nın kendisi asla değişmez, ama yöntemleri değişir. Farklı zamanlarda, farklı biçimlerde çalışır. Tanrı'nın insanla olan ilişkilerini, özel bir dönem boyunca yönetme biçimini düzen olarak adlandırıyoruz. Teknik olarak, bir düzen bir çağ anlamına gelmez. Daha çok bir yönetim, kahyalık, bir buyruk ya da ekonomidir.( " Ekonomi " sözcüğü, Yeni Antlaşma'da geçen ve " düzen" ya da " yönetim" anlamlarına gelen Grekçe oikonomia sözcüğünden türemiştir. ). Ama bir düzen üzerinde düşünürken, zamanı düşünmeden edemeyiz.Örneğin bir ülkenin yönetim tarihi, yöneticilerin adlarıyla anılır.Burada kastettiğimiz, elbette bu yöneticilerin görev yaptıkları yönetim biçimleridir. Önemli olan, yöneten kişilerin uyguladıkları politikadır, ancak bu politikalarla özel bir zaman dönemi arasında ilişki kurmamız gereklidir.
Bu nedenle, düzenden sözederken söylemek istediğimiz, Tanrı'nın, tarihin herhangibir döneminde insanlarla olan ilişkisinin biçimidir. Tanrı'nın insanlarla ilişkilerinde uyguladığı düzen, bir ailenin ilişkilerindeki düzenle karşılaştırılabilir. Eğer evde yalnızca bir karı koca varsa, belirli bir program izlenir. Ama küçük çocuklar varsa, bütünüyle yeni bir düzen uygulanır. Çocuklar olgunlaştıkça, aile ilişkileri yeniden düzenlenir. Aynı örneği,Tanrı'nın insan ırkıyla olan ilişkisinde görebiliriz ( Gal. 4:1-5 ).
Örneğin, Kayin kardeşi Habil'i öldürdüğünde, Tanrı onun üzerine, kimse bulup öldürmesin diye bir işaret koymuştu ( Yar. 4:15 ). Ancak, tufandan sonra Tanrı bu konuyla ilgili olarak bir ölüm cezası koydu: "Kim insan kanı dökerse, kendi kanı da insan tarafından dökülecektir." ( Yar. 9:6). Farklılığın nedeni, düzen değişikliğidir.
..................
Hristiyanların tümü, düzenlerin sayıları ya da düzenlere verilmesi gereken adlar konusunda fikir birliğine sahip değildir.Aslında hristiyanlar'ın tümü düzen değişikliklerini kabul etmez.
Ama biz düzenlerin varlığını şöyle sıralayabiliriz: Her şeyden önce iki düzen bulunur: Yasa ve lütuf. " Yasa Musa aracılığıyla verildi, ama lütuf ve gerçek İsa Mesih aracılığıyla geldi" ( Yu. 1:17 ) Kutsal Kitaplarımız'ın Eski ve Yeni Antlaşma olarak ikiye ayrılmasındaki gerçek, iki farklı yönetim oluştuğunu belirtir.Bu çağda imanlıların hayvan kurbanlar sunmalarının gerekmeyişi, gerçekle ilgili daha büyük bir kanıttır. Bu, Tanrı'nın yeni bir düzen hazırladığını gösterir. Hemen hemen hiçbir hristiyan, antlaşmalar arasındaki bu büyük farklılığı görmezden gelemez.
..................
Çeşitli çağlar arasında farklılıklar bulunsa da, değişmeyen tek şey vardır: Müjde ! Kurtuluş, dün, bugün, yarın, yalnızca Rab'be iman aracılığıyla mümkündür. Kurtuluşun her çağdaki temeli, Mesih'in çarmıhta tamamladığı iştir.
...............
Hatırlamamız gereken diğer bir iyi nokta da şudur: Şimdiki kilise çağını, lütuf çağı olarak kabul edersek, Tanrı'nın daha önceki düzen dönemlerinde lütufkar olmadığını ima etmiş olmayız. Söylemek istediğimiz, yalnızca Tanrı'nın insanı yasa yerine lütuf altında denediğidir.
Aynı zamanda, çağların kesin bir dakiklik içinde bitmediklerinin farkında olmamız da önemlidir. Genellikle çağlar arasında bir geçiş dönemi bulunur. Örneğin, bunu Elçilerin İşleri'nde görürüz. Yeni kilise için daha önceki düzenin tuzaklarından kurtulmak zaman almıştır. Göğe alınma ve Günah Adamı'nın görüneceği ve Yeruşalim'de tapınağı inşa edeceği sıkıntı dönemi arasında bir geçiş zamanı olacaktır.." ( William MacDonald )

Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.