PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : MİSAFİRPERVERLİK!


mekener
23-02-08, 21:49
İbr.13: 2 Konuksever olmaktan geri kalmayın. Çünkü bu sayede bazıları bilmeden melekleri konuk ettiler.<?xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /><o:p></o:p>
<o:p> </o:p>
Aslında çok güzel bir duygu misafir ağırlamak.Gerçek bir misafirperver için tam bir şölen. Neler yapmayız misafir için değil mi? Hele gelecek olan önemli ve sevdiğimiz bir misafir ise??? Evi derler toplar pırıl pırıl yaparız.Misafirin sevdiği yemeklerin en iyisini yapmaya çalışırız. Çocukluğumda hatırlıyorum da misafir geleceği gün arakladığım yemeklerden dolayı bir araba sopa yemişimdir. J Annem o yemeklerin tadına bile baktırmazdı.Misafirden arta kalırsa o enfes şeyleri tadabilirdik.Misafir için yeni yemek takımlarını çıkarırız. “ Misafir Odası” sadece Türklere özel bir ev odasıdır. Hele yatıya gelmişse olaya bakın siz.En yeni ve mis kokan çarşaflar,kabarık yastıklar misafire çıkar. Hazırlananların misafirlerle paylaşılması çok güzeldir. Ortak konuları paylaşmak, aile albümlerini göstermek,uzun uzadıya sohbetler.Bunlar gerçekten çok keyiflidir.Bir de perde arkası var ama değil mi? Misafir gittikten sonra bütün evin toparlanması,çamaşır bulaşık ütü derken insan bayağı yorulur yaniJ<o:p></o:p>
Misafir olan için de çok güzel bir duygudur iyi ağırlanmak. Şimdi bu paylaşımda misafirliğe bakacağız. Misafirlik nedir, nasıl olmalı, kim konuk, kim ev sahibi gibi sorulara değineceğiz.<o:p></o:p>
Kökü Arapça olan musafir den gelen misafir sözcüğü: “sefer eden,yoldan gelen,yolcu” diye tanımlanıyor sözlüklerde. “Bir yere veya birinin evine kısa bir süre kalmak için gelen kimse” bir diğer tanımı.<o:p></o:p>
<o:p> </o:p>
Misafirlikte iki taraf vardır.Birinci taraf ev sahibi, ikinci taraf misafir. Misafirliğin tamamlanması için her iki tarafa da düşen görevler vardır.Bunlar tam yerine getirilirse misafirlik tam ve her iki taraf da mutlu olmuş olur. Bunları size ahlak dersi olsun diye anlatmıyorum.<o:p></o:p>
İsa onlara, ‹‹Siz aşağıdansınız, ben yukarıdanım›› dedi. ‹‹Siz bu dünyadansınız, ben bu dünyadan değilim. Diyor Yuhanna 8:23 de.<o:p></o:p>
Yani Tanrı bu dünyaya misafir olarak geldi ve gelmeye devam ediyor.<o:p></o:p>
Tanrı ile aramızda değişik bir misafirlik söz konusudur. Çünkü iki taraf vardır.Rab ve bizler. Misafir ve ev sahibi. Bu öyle bir ilişkidir ki ev sahipliği ve misafirlik iç içe geçmiştir. Tanrı alçakgönüllülüğü ile yukarıdan olduğu halde dünyaya konuk gelmiştir. Kutsal ruh her çağrıldığında konuk olarak gelir ve biz istediğimiz sürece kalır. Aynı zamanda bizler O’nun yarattığı yaratıklar olarak yine O’nun yarattığı dünyada gelip geçiciyiz.Yani misafiriz.Buraya bizi ev sahibimiz çağırdı misafir olarak. O zaman hem misafir hem de ev sahibi olarak misafirliği çok iyi öğrenmeli ve gerçek bir misafirperver olmalıyız. Çünkü Rab misafir olarak ev sahipliğimizi,ev sahibi olarak da misafirliğimizi yargılama gücüne sahiptir.<o:p></o:p>
Bizim ev sahibimiz ve aynı zamanda misafirimiz olan Rab’bin mükemmelliği tartışmasızdır.O halde biz nasıl bir ev sahibi ve nasıl bir misafiriz diye kendimize sormalıyız. Ev sahipliği ve misafirliğin tanımlarıyla başlamak en doğrusu diye düşündüm. <o:p></o:p>
<o:p> </o:p>
Önce ev sahipliğimize bakalım.Biz hem bize lütfedilmiş ve bizim için yaratılmış bu dünyanın hem de kendi bedenimizin ve ruhumuzun ev sahibiyiz. O zaman dünyaya ve bu bedene çok iyi bakmalıyız.Demin anlattığım şekilde misafiri her an beklemeye hazır olmalıyız. <o:p></o:p>
<o:p> </o:p>
Gerçi önemli olan bir konu daha var.Bu dünyanın bir sahibi daha var. Kutsal Kitap’ta “Bu çağın egemeni” “Bu çağın ilahı” diyerek iblisi tanıtıyor. O zaman anlıyoruz ki biz ev sahibi değil,aslında kiracılarız bu dünyada. Yine de bu dünyaya iyi bakmalıyız.Çünkü İblis için değil bizim için yaratıldı bu dünya. Aslında gerçek evimiz yukarılarda Rab’bin yanındadır.<o:p></o:p>
<o:p></o:p>
2. Korintlilere Mektup 5:1 “Biliyoruz ki, içinde yaşadığımız bu dünyasal çadır<SUP></SUP> yıkılırsa, göklerde Tanrı'nın bize sağladığı bir konut, elle yapılmamış ve sonsuza dek kalacak evimiz vardır.”
<o:p></o:p>
Gerçek evimiz yukarılarda Tanrı’nın yanındadır hamdolsun. O zamana dek bu dünyaya çok iyi bakmalıyız.Dünyaya nasıl iyi bakılması gerektiğini öğrendik sanırım.Özellikle son günlerde yaşanan Küresel Isınmadan dolayı medya organları doğaya nasıl bakmamız gerektiğini bize sık sık hatırlatıyorlarJ Yaşadığımız alanı temiz tutup diğer insanlara saygılı davranarak başlayabiliriz işe.<o:p></o:p>
<o:p></o:p>
Diğer ev sahipliği yaptığımız yer ise bedenimiz ve ruhumuz. Çünkü bu bedene ve bu ruha bir çok misafir alıyoruz.Eğer misafirimiz Rab’bin Kutsal Ruhu ise bir sorun yok hamdolsun. Ama diğer davetsiz misafirlerden sakınmalıyız. Bu davetsiz misafirler sürekli kapımızın önündedirler.Siz kapıdan kovarsınız onlar bacadan girer. Kimdir bu davetsiz istenmeyen misafirler:<o:p></o:p>
<o:p></o:p>
Galatyalılar 5:19-21 Bunlar cinsel ahlaksızlık, pislik, sefahat, putperestlik, büyücülük, düşmanlık, çekişme, kıskançlık, öfke, bencil tutkular, ayrılıklar, bölünmeler, çekememezlik, sarhoşluk, çılgınca eğlenceler ve benzeri şeylerdir. Yani benliğin işleri…
<o:p></o:p>
Aman dikkat edin bunları misafir olarak almayın içeri. Ama gerçek misafirimiz olan Kutsal Ruh için her zaman hazırlıklı olmalıyız.Hazırlık için neler yapmalıyız?<o:p></o:p>
<o:p></o:p>
Önce temizlik… Gelecek bu misafir çok titiz.Misafir olacağı yer olan Ruhumuzu ve bedenimizi çok temiz tutmalıyız.Misafir gelecekken evi nasıl temizliyorsak daha da özenerek temizlemeliyiz her yeri.Temizleyemediğimiz yerler kalırsa O kendisi temizler.Ama bu bize acı verebilir.Her birimiz çok acı veren denenmelerden geçip kötü misafirlerimizi tanımışızdır.O çıkmayan kirlerden lekelerden nasıl acılarla, gözyaşlarıyla kurtulduğumuzu hatırlarız.O yüzden temizliği baştan yapmalıyız. İçimizde misafire ait ve layık olmayan ne varsa her şeyi temizlemeliyiz. En iyi temizleme nasıl yapılır? Tövbeyle yapılır. Davetsiz istenmeyen misafirlerden tövbe yoluyla temizlenebiliriz. <o:p></o:p>
<o:p></o:p>
Vahiy 2:16 “Onun için tövbe et! Yoksa senin yanına tez gelir, ağzımdaki kılıçla onlara karşı savaşırım”<o:p></o:p>
<o:p></o:p>
Temizliğin devamı ise yalvarış ve duayla mümkündür.<o:p></o:p>
<o:p></o:p>
Efesliler 6:18 “Her türlü dua ve yalvarışla, her zaman Ruh'un yönetiminde dua edin.”<o:p></o:p>
<o:p></o:p>
Hazırlığın ikinci aşaması yemeklerin hazırlanmasıdır. Misafirimizin hoşlanacağı yiyecekler yine Ruh’un meyveleridir.Peki nedir bu meyveler?<o:p></o:p>
<o:p></o:p>
Galatyalılar 5:22-23 “Ruh'un meyvesi ise sevgi, sevinç, esenlik, sabır, şefkat, iyilik, bağlılık, yumuşak huyluluk ve özdenetimdir.” <o:p></o:p>
<o:p> </o:p>
Bu meyvelerden hoşlanmayacak bir misafir tanıyor musunuz? Ben İblis ten başkasını tanımıyorumJ O halde Ruhumuza her zaman misafir olmasını istediğimiz Kutsal Ruh için bu meyveleri yiyecek olarak hazırlamaya özen gösterin.<o:p></o:p>
<o:p> </o:p>
Bir sonraki aşama misafirimizle sohbettir. Aynı şeyleri tekrar tekrar söylememiz, O’nun hoşlanmadığı şeylerden söz etmemiz,hep bizim konuşmamız dinlemememiz O’nu sıkar ve gitmesine neden olur. Peki O’nunla sohbet nasıl olur? Tabi ki duayla. Nasıl dua etmemizin en iyi örneğini İsa Mesih <o:p></o:p>
Matta 6:9-13 te öğretmiştir. Rab’bin duasını bilmeyeniniz yok sanırımJ<o:p></o:p>
<o:p> </o:p>
<o:p> </o:p>
Geldik ev sahipliğinin son aşamasına: Gece yatısı. Misafiri çok seversek ve uzun bir yoldan gelmişse onun gece de bizimle kalmasını isteriz öyle değil mi? Bize sonsuz bir sevinç veren,her türlü hastalığımızı, acılığımızı kaldıran Kutsal Ruh’u da her zaman gece-gündüz yanımızda isteriz değil mi? O zaman O’na kalacağı iyi bir yatak sunmalıyız. Bu yatak bizim Ruhumuz ve kalbimizdir. Vicdanımızda kuştüyü bir yastık olmalıdır O’nun için. Demek ki kalbimizi,ruhumuzu (ki o zaten Tanrı’ya aittir.) ve vicdanımızı her zaman temiz tutmalıyız.Temiz ve misafire hazır bir durumda bulundurmalıyız. Bu arada çok önemli bir notu da unutmamak gerekir.Asıl misafir en sonunda gelecek.Ve bu o anda hemen hazırlık yapabileceğimiz bir misafir olmayacaktır.<o:p></o:p>
<o:p></o:p>
1.Selanikliler 4:16 “Rab'bin kendisi, bir emir çağrısıyla, baş meleğin seslenmesiyle ve Tanrı'nın borazanıyla gökten inecek.”
<o:p></o:p>
O’nun geliş zamanını O’ndan başka kimse bilmiyor. Bir hırsız gibi beklenmedik zamanda gelecek.<o:p></o:p>
<o:p></o:p>
Matta 24: 42-44 «Bunun için uyanık kalın. Çünkü Rabbinizin geleceği günü bilemezsiniz. Ama şunu bilin ki, ev sahibi, hırsızın gece hangi saatte geleceğini bilse, uyanık durur, evinin soyulmasına fırsat vermez. Bunun için siz de hazır olun! Çünkü İnsanoğlu, ummadığınız bir saatte gelecektir.<o:p></o:p>
<o:p> </o:p>
Demek ki sadece haberli misafire değil habersiz geleceğe de hazırlıklı olmalıyız.Yani her zaman her durumda ve her koşulda hazır olmalıyız. Misafirperver olmalıyız. Biliyorsunuz, Kutsal Kitap kilise önderleri ve görevlilerinin tanımını yaparken,sayılan özellikler içinde mutlaka konukseverliği de hatırlatır. Örneğin :<o:p></o:p>
<o:p></o:p>
Titus 1: 7-8 “Gözetmen, Tanrı evinin kâhyası olduğuna göre, eleştirilecek yönü olmamalı. Dik başlı, tez öfkelenen, şarap düşkünü, zorba, haksız kazanç peşinde koşan biri olmamalı. Tersine, konuksever, iyiliksever, sağduyulu, adil, pak ve kendini denetleyebilen biri olmalı.”<o:p></o:p>
<o:p> </o:p>
Ev sahipliğini biraz inceledik sanırım.Şimdi bir de misafir olma durumuna bakalım ve nasıl iyi bir misafir olunur ona bakalım.<o:p></o:p>
Başında dediğim gibi aslında Rab’bin kendisi mükemmel bir ev sahibi ve misafirdir. O’nu örnek alarak biz de o mükemmelliğe doğru yaklaşabiliriz.Hem iyi bir ev sahibi hem de iyi bir misafir olabiliriz. Biz bu dünyada misafiriz biliyorsunuz.<o:p></o:p>
“Çünkü Mesih nasıl ise, biz de bu dünyada öyleyiz.” Diyor 1. Yuhanna 4 : 17 de<o:p></o:p>
<o:p></o:p>
Mesih bu dünyada beden olarak gelip geçici bir konuktu.Biz de Mesih’in bizler için hazırladığı gerçek evimize gidene kadar beden olarak bu dünyada konuğuz. Ama dikkat edelim başta da dediğim gibi burada bizi ağırlamak isteyen biri daha var: İblis. Yanlış kapıdan girip yanlış evlere konuk olmayınız:<o:p></o:p>
<o:p></o:p>
Özd.9: 18 Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.<o:p></o:p>
<o:p> </o:p>
Biliyorsunuz İsa Mesih’i bile kendinde konuk etmek için neler verdi.Aman onun oyunlarına kapılmayın.Onun evi hoş görünüşlü ve aldatıcıdır. Siz dendiği gibi dar kapıdan girin.Orada sevgi dolu bir yürekle ağırlanacağınızdan emin olun.<o:p></o:p>
<o:p></o:p>
1.Petrus 2: 11 “Sevgili kardeşler, size yalvarırım, cana karşı savaşan bedensel tutkulardan kaçının. Çünkü bu dünyada yabancılar ve konuklarsınız.”
<o:p></o:p>
O zaman dendiği gibi konuklar ve yabancılar gibi yaşayalım. Konuklar ev sahiplerine ve diğer konuklara karşı saygılı ve sevgili olmalıdırlar. Ev sahibi nasıl temizse konuklar olarak bizler de temiz olmalıyız.Temizliği sağlayacak unsurumuz neydi? Evet, tövbe ve dua. Sürekli tövbe, yalvarış ve duada kalmalıyız.Misafirliğe gider gibi, eli boş değil,armağanlarla gitmeliyiz.Bu armağanlar Ruh’un meyveleridir. Nelerdi onlar : <o:p></o:p>
<o:p></o:p>
Galatyalılar 5:22-23 “Ruh'un meyvesi ise sevgi, sevinç, esenlik, sabır, şefkat, iyilik, bağlılık, yumuşak huyluluk ve özdenetimdir.”
<o:p></o:p>
Şimdi de ayağa kalkalım ve Rab’bimize, gösterdiği ev sahipliğinden ve misafirliğinden dolayı şükredelim.<o:p></o:p>

sonsuzdiren
23-02-08, 22:17
Sevgili mekener kardeşim kutsal Tanrı Sözü ayetler ile taçladığınız değerli paylaşımınız için teşekkür ederim.

Yalnız konuya yabancı olanların yanlış anlamasını önlemek için bir düzeltme yapma gereğini duydum. Tanrı seçilmiş kutsallarına Lütfu ile serptiği Kutsal Ruh biz istediğimiz sürece kalmaz. Tanrı'nın Ruh'u bizde yaşamaya başladıktan sonra Ruh'umuzun misafiri değil evsahibi yani efendisi olur ve içimizde işleyerek bizi yönlendirir. Kutsal Ruh imanlı'nın yüreğini değiştirmeye başladığı andan itibaren bir daha asla terketmez; sonsuza kadar kalacaktır.

Rab'bin lütfu sizinle olsun.