fevzi_90
Ayartılma sürecine giriş – belirtiler
ğer bir kişi ayartmaya girmeyi önlemek istiyorsa, bu gibi bir deneyimin belirtilerinin ne olduğunu bilmelidir.
1)Artık çok geç olduğu ve günah
işlendiği zaman.
Bu zaten bariz olanı tekrar söylemek gibi gözükebilir ancak yeniden belirtilmelidir. Her ne zaman bir kişi günaha düşerse, bu günaha, ayartmaya girme yoluyla geldiğinden emin olabilir. Tüm günahlar ayartmadan kaynaklanır. Ayartma olmadan günah olamaz.[60] Çoğu kimse günaha yenildiğinde tövbe eder ancak ayartmanın bu günahın sebebi olduğunu anlamakta başarısız olurlar. Eğer günahı yenmek istiyorsanız, sizi o günaha çeken ya da ayartan şeyin ne olduğunu belirleyip, o ayartmadan uzak durmayı amaçlamanız gerekmektedir. Ayartma köktür ve günah ise ayartmanın acı meyvesidir. Çoğu kimse günahlarının bilincinde olmalarına rağmen bunların kökündeki ayartmaların farkında değildirler. Bu gibi insanlar acı günah meyvesinden hoşlanmazlar fakat zehirli ayartma kökünden uzak durmak için de hiçbir önlem almazlar. Hiç kimse ilk önce ayartmaya girmeden, aniden günaha düşmez.
Bazı kimselerin arkadaşlıkları neredeyse kesinlikle günahlı düşüncelere, sözlere ya da davranışlara yol açabilir,[61] ancak bu kişilerin beraberliğinde hoş vakit geçirerek zevk duyup, daha sonra bu beraberlikten doğan günah konusunda pişmanlık duyup, üzülmek de mümkündür. Belirli amaçlar ya da arzular da[62] aynı etkiyi yaratabilir. Fakat insanlar aynı zamanda bunlardan doğan günahlar konusunda hiçbir üzüntü duymadan bu amaç ve arzuların ardınca gidebilirle de.
2)Ayartmanın gücü
Birinci bölümde de söylediğimiz gibi ayartmaların çeşitli seviyeleri bulunmaktadır. Ayartma vahşileştiğinde, ya da canı rahat bırakmaksızın sürekli tekrarlandığında, ayartmaya girdiğimizden emin olabiliriz. Bir kimsenin günahlı arzuları, dışsal bir ayartma olmaksızın o kimseyi günah işlemeye yönlendirebilir[63] ancak bu olay, ayartmaya girmek ile aynı şey değildir.
Günahlı arzular, denize akan ırmaklara benzer ve ayartma ise bu ırmakların üzerinde esen güçlü bir rüzgar gibidir. Bunun gibi bir ırmak ve bu ırmağın sularına bırakılan boş bir kayık düşünün. Er ya da geç, ırmağın yönüne ve akış hızına göre bu kayık denize ulaşacaktır. Aynı şekilde bir kişinin günahlı arzuları er ya da geç (Tanrı’nın kurtarıcı lütfundan ayrı olarak) bu kişiyi yok oluşunun ebedi denizine taşıyacaktır. Örneğimize geri dönelim. Irmaktaki kayık üzerine güçlü rüzgarların estiğini varsayalım. Bu kayık sonunda parçalanıp deniz tarafından yutulana dek ırmağın her iki kıyısına ve her kayaya durmadan vahşice çarpacaktır.
Bu örnek bizlere günahlı insana ilişkin iki örnek vermektedir. Birincisi, günahlı arzularının ırmağında kendi ebedi yok oluşunun denizine yavaş yavaş sürüklenen bir adamdır. İkincisi ise ayartmanın güçlü rüzgarlarının içinde bulunan bir kişiyi simgeler. Rüzgar, kişiyi bir günah diğerine savurarak, paramparça olmuş bir halde yok oluşunun ebedi denizine ulaştırır.
Bu örneğin doğruluğu ebedi mahvoluştan korunan ancak ayartmaya girip, büyük bir utançla düşen kutsalların yaşamlarından da görülebilir. Hizkiya’nın içinde sürekli bir gurur kökü bulunmaktaydı (Tanrı’nın lütfu olmasaydı bu günahlı arzu onun lanetlenmesine neden olacaktı). Ancak bu gururu, Babil kralının elçilerinin gelmesine kadar Hizkiya’nın tüm hazinelerini ortaya koyup gösteriş yapmasını sağlayamadı.[64] Bu aynı günahlı gurur kökü Davut’ta da görülebilir. Yıllar boyu halkını sayma arzusuna karşı direnmişti fakat Şeytan kalkıp bunu yapması için onu kışkırttığında bu günahlı arzuya yenik düştü.[65] Benzer örnekler İbrahim, Yunus ve Petrus gibilerinin yaşamlarında da görülebilir. Yahuda İskaryot, hiçbir zaman kutsallardan biri olmayan bir kişinin çok ürkütücü bir örneğidir. Yahuda baştan beri açgözlüydü[66] ancak Şeytan onun içine girene dek efendisini ele vererek bu günahlı arzusunu tatmin etmeye çalışmadı.
Hepimizin günahlı arzuları bulunmaktadır. Bazen bunların tatmin olması için gerekli fırsatlar orataya çıkar. Bu olduğunda, ayartmaya girmiş bulunuruz.
3)İçinde bulunduğumuz ayartmaya
karşı tavrımız
Kişi, her hangi bir günah arzunun uyandırıldığını fark etmeden ayartmaya girebilir. Kişinin yüreğinin gizlice bir ayartmayı sevmeye başlaması, bunu beslemesi ve farklı yollarla büyümesi için fırsatlar sunması fakat tüm bunları yaparken bariz olan günahı işlememesi buna örnek olarak gösterilebilir.
Bu çok sinsi bir ayartmadır. Bir örnek bunu anlamamıza yardımcı olacaktır. Bir adam tanrısallığı, bilgeliği ve öğrenme yeteneği, vb. kendi içlerinde iyi olan özellikleriyle çevresinde tanınmaya başlıyor. İnsanlar bu adamı övmeye başlıyor ve o da bundan hoşlanmaya başlıyor. Gururu ve arzuları bundan etkileniyor ve artık armağanlarını ve kendisine verilen lütufları geliştirmek amacıyla büyük çabalar sarf ediyor. Ancak bunları yapmaktaki motivasyonu, ya da amacı hatalıdır; kendi imajını ve konumunu geliştirmeye çalışmaktadır. Ayartmaya girmektedir. Eğer bunun farkına varıp, gerektiği şekilde davranmazsa, bu sinsi ayartma çok geçmeden onu iyi bir ün ve imaj peşinden koşma gibi günahlı bir arzunun kölesi yapacaktır.
Yehu, bu gibi bir kişi için Eski Antlaşma’da geçen iyi bir örnektir. Yehu, gayretiyle tanınmaya başladığını fark etmiştir. İyi ve kutsal bir adam olan Yonadab, Yehu ile tanışır. “Sahip olduğum ünü daha da fazlalaştırmak için çok iyi bir fırsat bu” diye düşünür Yehu. Böylece Yonadab’ı çağırır ve büyük bir gayretle çalışmaya koyulur. Yehu’nun yaptıkları, kendi içlerinde iyi şeylerdi ancak amacı iyi değildi. Kendi arzularının peşinden gidiyordu. Denenmeye girmişti.
Özellikle Rab’bin hizmetinde olanlar ve müjdeyi vaaz edenler bu tür sinsi bir ayartmaya açık kimselerdir. Bu tür bir hizmet, iyi bir ün ve insanların saygısını kazanmak için harcanan çabaya kolayca dönüşebilir. Kişinin genel yeteneği, sadeliği, sadakati, cesareti, başarısı, vb. şeylerin hepsi sahip olduğu imajı geliştirmeye yönelik kullanılabilir. Gizliden gizliye ayartmadan hoşlanmaya mı başlıyoruz? Bazı iyi şeyleri bazı yanlış amaçlarla mı yapmaya başladık? Öyleyse ayartmaya girmekteyiz.
4)Kişinin günahlı arzuları ile ayartma
bir araya geldiğinde
Bir kimse her ne zaman, günahlı arzularının tatmin edilmesi için kendisini uygun bir durumun içinde buluyor ve kendisinin de bu fırsatı olabildiğince iyi bir şekilde değerlendirmeye teşvik edildiğini hissediyorsa ayartmaya girmiş demektir. Kişinin tuzağa düşüp sıkışmaksızın, günahlı arzularına en uygun fırsatların sağlanması imkansızdır. Babil kralının elçileri ziyaret etmeye geldiğinde Hizkiya’nın gururu onu ayartmaya düşürmüştü. Hazael de Suriye kralı olduğunda[67] acımasızlığı ve arzuları İsrail’e karşı büyük bir öfkeyle yanıp tutuşmasına neden oldu. Kahinler gümüş paralarıyla geldiklerinde, Yahuda’nın açgözlülüğü efendisini satmasını sağlamak üzere hemen uyanmaya başlamıştı.[68]
Yanıcı maddeler ateşten uzak tutulmalıdır. Aynı şekilde günahlı arzularımızı uyandıracak şeylerden uzak durmamız gerekmektedir. Bazı insanlar yılanlarla oynayıp sokulmayacaklarını, ıslak boyaya dokunup ellerinin boya olmayacağını, ateşle oynayıp yanmayacaklarını zannederler. Çalıştığınız işiniz, yaşam tarzınız ya da çalıştığınız işyeri günahlı arzularınızı tatmin etmenizi sağlayacak fırsatlar sağlıyor mu? Öyleyse, ayartmaya girdiniz. Nasıl çıkacağınızı yalnız Allah bilir!
5)Kişinin canının zayıflığı, kişinin
ayartmaya girdiğini gösterir
Fiziksel sağlığı zayıf olan bir kimse nasıl daha çabuk hastalanabilirse, ruhsal sağlığı zayıf olan bir kişinin de ayartma karşısında düşme olasılığı daha fazladır. Daha kesin konuşmak gerekirse, bir kimsenin ruhsal yaşantısı zayıfladığında, o kimse ayartmaya girmiştir. Girdiği ayartmanın tam olarak ne olduğu konusunda tamamen bilgisiz olabilir. Ancak, sonunda çekeceği acı ve üzüntülerle bunun ne olduğunu anlaması uzun sürmeyecektir. Ayartmaya bu tür girişleri önceden fark edebilmemiz için kişinin ruhsal yaşamının ne şekillerle zayıfladığını göz önüne almamız gerekmektedir. Hıristiyan sorumluluklarını ya görmezden gelmek ya da kişisel olarak yerine getirmeyi ihmal etmek ruhsal yaşantının zayıflamasına yol açar. Bir kimse bu sorumlulukları umursamadığında yahut bunları baştan sağma, dikkatsizce ve ruhsuz bir şekilde[69] yapmakla yetindiği zaman, bu kişi ruhsal olarak güçsüzleşmeye başlamıştır.
Şu çok kesin bir kuraldır: Eğer bir Hıristiyan, Rab’be soğuk, ihmalkar yahut kuralcı bir yürekle tapınmaya başlarsa, o kişinin yüreğinde belirli bir tür ayartma işlemeye başlamıştır. Dünya sevgisi, ya da gurur, ya da kirlilik, ya da bencillik, ya da iftira ve kıskançlık, veya başka bir şey bu kişinin ruhu üzerinde hükmetmektedir. Hoşea’nın sözlerini kullanmak gerekirse, “saçına da ak düştü, ve o bilmiyor”.[70] Bir Hıristiyanın, Hıristiyan tapınmasının dua, Söz’ün okunması ve vaaz edilmesi gibi uygulamalarının hepsini en azından vicdanını rahatlatmak için yapıp, yine de soğuk ve etkilenmemiş bir yüreği olmasının mümkün olduğunu anlamak önemlidir. Gerçek yaşam, bu sorumlulukların yerine getirilmesinde yatmaz. Sart’daki kilise bu gibi sorumlulukların yerine getiren bir kiliseydi. Bu nedenle, yaşayan topluluk olarak ün yapmıştı ancak Rab esas hükmün ne olduğunu çok daha iyi biliyordu: “Ama ölüsün!” ya da “ölmek üzeresin”.[71]
Yeni doğa ile Tanrı’ya tapınmaya ilişkin sorumluluklar birbirlerine öylesine bir yakınlık içindedirler ki[72] herhangi bir gizli ayartma canı sağlıksız kılmadığı sürece birbirlerinden ayrı şekilde bulunamazlar. Bir Hıristiyan kendisini dürüst bir şekilde değerlendirip ruhsal nabzının olması gerektiği gibi olmadığını görürse yani, Tanrı’ya ilişkin şeylere az değer veriyor ya da bunları az arzuluyorsa ne olduğu o ana dek açık olarak ortada olmasa bile, ayartmaya girdiği sonucuna varmalıdır. Böyle bir Hıristiyan tehlikeli bir konumdadır. Eğer ruhsal zayıflığının nedenini bulup gerekenleri yapmazsa, günah işlemek için zorlu bir ayartmadan kaçabilmesi büyük ölçüde imkansız olacaktır. Tanrı, yüce merhametiyle tabi ki bunu önleyebilir. Ancak aynı zamanda da o Hıristiyan kişiden Kendi varlığının bilincini esirgeme yoluyla o kişiyi terbiye edebilir.[73]
John Owen
[60] Yakup 1:14,15; Galatyalılar 6:1
[61] 1. Korintliler 15:33
[62] Örn. 1. Timoteyus 6:9
[63] Yakup 1.14
[64] 2. Krallar 20:1219; 2. Tarihler 32:2431
[65] 2. Samuel 24:110; 1. Tarihler 21:18
[66] Yuhanna 12:6
[67] 2. Krallar 8:715; 13:3,22
[68] Luka 22:36
[69] Bir zamanlar olduğu gibi bunları yaparken duyduğu sevinç, coşku ve tatmin duygusundan yoksun olarak.
[70] Hoşea 7:9
[71] Esinleme 3:1,2
[72] Bu yakınlık 119. Mezmur’da harika bir şekilde örneklenmiştir.
[73] Bak. Neşideler Neşidesi 5:2,6
Ayartılma sürecine giriş – belirtiler
GÜNLÜK BÜLTEN EMAİL ABONELİĞİ

Email adresinizi yukarıdaki kutucuğa yazıp "abone ol" tuşuna basınız, açılan pencerede göreceğiniz harfleri yazıp onaylayınız. Daha sonra email adresinize gelecek emaildeki linke tıklayınız
Türkçe olarak, Türkiye Hristiyanlık İncil Yahşuah YHVH Tanrı Allah Üçlü Birlik Kuran Muhammed İslamiyet RAB İsa Mesih Hristiyan Katoliklik Ortodoksluk Protestanlık Kutsal Kitap Meryem Ana Kilise Baba Oğul Kutsal Ruh, Türkler, Kürtler, Süryaniler, Asuriler, Keldaniler, Rumlar, Ermeniler, Hristiyanlık ile ilgilenenler için bilgiler

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.