AZİZ JUSTİNUS

hristiyanlık incil isa mesih tevrat zebur | HRİSTİYAN FORUM  > Temel Kavramlar > Azizler, Azizeler : AZİZ JUSTİNUS


HRİSTİYAN FORUM'A ÜYE OLUN! Hristiyan üyelerle sohbet etmek, etkinlik duyurularından haberdar olmak, forumda yazışabilmek için sitemize üye olmanız gerekmektedir.



HRİSTİYAN FORUM GİRİŞ
(Kullanıcı adınız)
(Şifreniz)





Bu konuya cevap yazmak için buraya tıklayınız
 
 

hristiyanlık
Katolikmoderator

AZİZ JUSTİNUS


APOLOJİSTİK BABALAR
(161-193)

Apolojistik (Dini Savunan) Babalar Kimlerdir?
Apolojistler (savunucular) adlarını savunma anlamında olan Yunanca Aлoλoγiα sözcüğünden aldılar: Yeni Hıristiyan dinini civar putperest toplumlardan gelen suçlama ve saldırılardan korumak amacıyla yazarlığı üstlendiler ve çoğunlukla putperestlikten gelmiş olduklarından bunu büyük bir uzmanlıkla yaptılar. Hıristiyanlığa geçmiş putperest aydınlar olan Savunucular ait oldukları yeni dini savunduklarında kendilerine ve başkalarına dinsel seçimlerini haklı çıkarmak ve ahlaksal seçim ile felsefi araştırma düzeylerinde uygun ve kanıtlanmış nedenleri inanmak istediler. Ancak şöyle bir soru sorulabilir: Hıristiyanlığın savunulması neden ve hangi özel suçlamalardan dolayı ve neden gerekli görüldü?

Hıristiyanlığa yöneltilen suçlamalar

Birçok yerden Hıristiyan dinini izleyenlere karşı yöneltilen suçlamalar çeşitli türdendi. İyi bilinmeyen ve gereği ile anlaşılamayan yeniliklere karşı her zaman kuşkulu davranan önyargılı halk, kaba ve sonuçta yüzeysel iftiralardan hoşlanıyordu: Ya Hıristiyanlar una batırılmış bir çocuğun eti ile beslendiklerinden - Efkaristiya öğretisi bu tarzda şekilsizleştirilip yanlış anlaşılıyordu - yamyam olarak tanıtılırdı, ya da kardeşler ve kız kardeşler arasındaki sevgiyi hedefleyen öğreti yüzünden, "ensest" (yakın akraba arası cinsel ilişki) yapmakla bilinir, veya geleneksel putperest inancının tanrılarına karşı ilgisiz kaldıklarından "tanrıtanımaz" sayılırlardı. Modern anlayışa bir "paradoks" (herkesin fikrine aykırı olan düşünce) gibi görülen tanrıtanımazlık suçlamasına siyasal karşı koyma ve genelde ahlaksızlık suçları da eklenirdi. Kısacası genel düşüncenin gözünde Hıristiyanlık ve Hıristiyanlar toplumsal açıdan yıkıcı, geleneksel dini ve İmparatorluğun siyasal ve ekonomik refahını tehlikeye sokan unsurlardı. işlerinin kötü gittiğini gören kasaplar, putlara kurban edilen hayvan etlerini yemeyi kabul etmeyen iyi Hıristiyanlara karşı kim bilir nasıl bir nefret besliyorlardı!

Bu tür durumlarda her zaman olduğu gibi kuşkuya ve cehalete korku da eklenir ve korku baskıyı ve saf dışı bırakılmayı harekete getiren nefreti doğurur.

Putperestlere Karşı Polemik
Bu mahşeri çemberi kırmak için Apolojistler nesnel açıdan Hıristiyanlığın gerçek özünü tanıtmak ve böylece etrafını saran tehlikeli önyargıları kırmak amacıyla ortaya çıkarlar. Nedir ki putperestlere karşı yürütülen polemik sokaktaki adamın kaba iftiraları ve ağır imaları ile mücadele etmekle yetinmiyor: daha inceltilmiş, bu yüzden daha tehlikeli, aydın ve felsefi eleştirilere yanıt vermek istediğinde daha üst bir düzeyde hareket ediyor.
Rejime bağlı bir aydın olan felsefeci Celsus, 178 yılına doğru, Hıristiyanlığa karşı bir dizi itiraz oluşturuyor ve bu saldırı 270 yılında Felsefeci Porfirius ve 4. yüzyılda İmparator Mürted (apostat) Julianus tarafından daha ağır şekilde sürdürülüyor. Hıristiyanlığa karşı "putperest tepki" diye tanımlanan bu durum, başlangıcını 2. yüzyılda bulan zengin bir savunma edebiyatına yol açmıştır.

JUSTİNUS

(100-165)
Justinus’ la çağımızın ikinci yüzyılına giriyoruz ve başlangıç Kili*se’sinden ayrılıyoruz. Bu devirde Hıristiyanların büyük kısmı paganizm*den gelmektedir. Hıristiyanlık Greko-Romen dünyada yaşamaktadır. Kilisede de çok yaygın olan, Marcion herezisi dönemidir. Bu herezi, Eski Ahit’in Allah’ı ile Yeni Ahit’in Allah’ı arasında kesin bir ayırım yapmaktadır. Biri öç alıcı ve kıskanç bir Allah’tır, diğeri sevgi Allah’ıdır. Bugün Justinus’ un yazılı eserleri olarak elimizde şunlar kalmıştır: Birin*ci Apoloji: Hıristiyanların ve Hıristiyanlığın savunulması, 150 yılına doğru imparator Antoninus’ a hitap eder. Tryphon’ la Diyalog: 160 yılına doğru Efes’te bir Hıristiyan’la bir Yahudi arasındaki diyalog. Gerçekte bu, Eski Ahdin Hıristiyanlık açısından okunmasıdır.
Justinus Filistin kökenlidir, Naplusa’ da (eski Sichem), Samiriye’ de doğmuştur. Ataları Yunanlı muhacirlerdir. Bu durum, bir Grek formasyonuna sahip olmasını açıklamaktadır. Justinus, Allah1la ilgili gerçeğin peşinde koşan kaygılı bir dindar ruha sahiptir. Büyük filozoflara başvuracaktır. Kentten kente bir çok yolculuk yapmıştır. 135 yılına doğru, Efes’te yaşlı bir Hıristiyan filozofa rastlaması Justinus’ a yeni bir yol açar. Bu gizemli ihtiyar ona şöyle demişti: "Her şeyden önce, aydınlık kapılarının sana açılması için dua et. Çünkü, eğer Allah ve Mesih ona anlamayı bahşetmemişse, kimse göremez ve de anlayamaz" Bunun üzerine Justinus, tereddüt etmeksizin, Hıristiyan imanını benimser ve tinsel buluşunu Yahudiler’ e ve paganlara da nakletmek ister. İhtida etmiş bir filozof olan Justinus bütün yaşamı boyunca filozof olarak kalacaktır. Justinus’ la Kilise içinde yeni bir görev, laik bir Hıristiyan filozof görevi doğar.
Justinus Roma’ya yerleşir. 165 yılında, imparator Marcus Aurelius zamanında Justinus, öğrencilerinden altısı ile birlikte tutuklanır. Hıristiyan olduğu için öldürülür.
Justinus bir optimist’tir. Çok açık kafalıdır ve bu durum ona, felsefe ve akıl düzeyinde her türlü karşılaştırmayı serinkanlılıkla kabul etmek imkanını vermektedir. Justinus bir tarih teolojisinin temellerini atmaktadır. Fakat Justinus’ un en kişisel teolojik özelliği, kuşkusuz onun, Allah’ın Kelam’ı üzerindeki öğretisidir. Justinus’ a göre, Allah’ın Kelam’ı bilginin kaynağıdır. Fakat Allah’ın Kelamı aynı zamanda bilginin konusudur. Çünkü Allah’ı açıklayan, Allah’ın Kelam’ıdır.

(Justinus. 1.Apoloji.66-67)
Paskalya Devresi, 3. Pazar
Bende kalın, ben de sizde kalayım. Ben asmayım, siz çubuklarsınız.

Öğrettiğimiz şeylerin gerçek olduğuna inanandan, günahların affı ve yeniden doğuş için tayin edilen vaftizle arınmayandan ve sonradan Mesih’in öğrettiği şekilde yaşayandan başkası Kutsal Ekmek gizini paylaşmaya hak iddia edemez.
Nitekim biz Kurtarıcımız Isa Mesih’in, Tanrı Söz’ünün aracılığı ile insan olduğuna inanıyoruz. Kurtuluşumuz için etten ve kandan bir insan oldu. Aynı şekilde inanıyoruz ki, O’nun söylediği aynı sözcüklerle, lütuf kazanan ve değişime uğrayıp, bedenlerimizi ve kanımızı besleyen o gıda, insan olan İsa’nın eti ve kanıdır.
Havariler, bize bıraktıkları ve İncil adını alan anılarında, İsa’nın öyle buyurduğunu bildirdiler: Ekmeği alıp şükrettikten sonra şöyle dedi: "Bunu beni anarak yapın. Bu bedenimdir." Aynı şekilde kaseyi aldı, şükretti ve dedi ki: "bu benim kanımdır" ve yalnızca onlara verdi.
O zamandan beri toplantılarımızda, daima o olayı anımsıyoruz. Herhangi bir şeye sahip olan birimiz, muhtaç olanlara yardımda bulunur ve daima birlikte oluruz. Beslendiğimiz her şey için, Oğlu İsa’nın ve Kutsal Ruh’un aracılığı ile evrenin Yaratıcısını kutsuyo*ruz.
Güneş adını alan günde toplantı yapılır. Kentte ya da köyde yaşayanlar aynı yerde bir araya gelirler ve Havarilerin anılan, veya zaman yeterli ise, Peygamberlerin metinleri okunur.
Sonra ise okur okumasını bitirdiğinde toplantıyı yöneten, bu denli güzel davranışları izlemeyi öneren ve yüreklendiren bir konuşma yapar.
Bundan sonra hepimiz ayağa kalkıp dua ederiz ve dualar sona erdiğinde, ekmek, şarap ve su getirilir. 0 zaman, toplantıyı yöneten tüm coşkunluğu ile övgü ve şükran duasını okur ve halk "Amin!" diye seslenir. Nihayet şükran konusu olan öğeler hazır bulunanlar arasında dağıtılıp paylaşılır ve diyakozların eli ile katılamayanlara gönderilir.
Sonunda ise, imkanı olanlar, istedikleri halde, istedikleri miktarda bağışta bulunurlar. Toplanılanlar yönetene teslim edilir ve o öksüzlere, dullara, hastalıktan veya başka nedenden dolayı muhtaç olanlara ve hapiste yatanlara ve başka yerden gelen hacılara yardım eder. Özetle, tüm muhtaç olanlarla ilgilenir.
Güneşin gününde bir arada toplanırız; çünkü bu Tanrı’nın, karanlıkları ve kaos’u koyarak, dünyayı kurduğu ilk gündür ve aynı günde Kurtarıcımız Isa Mesih ölülerin arasından dirilmiştir. Nitekim Satürn gününden bir gün önce O’nu çarmıha çektiler. O, aynı günün ertesinde, yani Güneş gününde, Havarilere ve öğrencilere göründüğünde size, ciddi şekilde göz önüne almanız için, ilettiğimiz şeyleri öğretti.

(Justinus, I. Apoloji, 61)
Paskalya Devresi, 3. Çarşamba
Hiç kimse yeni şarabı eski tulumlara doldurmaz; yeni şarap yeni tulumlara doldurulur.

Mesih’in aracılığı ile yenilenen bizlerin, kendimizi Tanrı’ya nasıl adadığımızı anlatacağız. Kesinliğe varmış olup, tarafımızdan öğretilen ve beyan edilen gerçeklere inananlar ve bunlara uygun şekilde yaşamaya söz vermiş olanlar, dua etmeye ve Tanrı’dan günahlarının affını dilemeye yönlendirirler. Biz onlara, dualarla birlikte, oruç tutmayı da öğretiyoruz; fakat biz de, onlarla tam bir birlik içinde, dua edip oruç tutuyoruz.
Sonra ise onları suyun kaynağına götürüyoruz; Çünkü orada, bizim de yeniden doğduğumuz gibi, yeniden doğarlar. Çünkü o zaman, Yaratıcı ve her şeyin Rabbi Tanrı’nın, Kurtarıcımız Isa Mesih’in ve Kutsal Ruh’un adına, su ile arınırlar.
Nitekim İsa şöyle demiştin "Yeniden doğmazsanız, göklerin egemenliğine giremezsiniz" (Mt. 18, 3). Açıktır ki sorun yeniden anne bağrına dönmek değildir, çünkü sözünü ettiğimiz doğuş tinseldir.
Peygamber İşaya, günah işleyip tövbe edenlerin günahlarından nasıl kurtulduklarını açıklamıştır: "Yıkanın, arının, kötülüğü ruhlarınızdan çıkartın. İyilik yapmayı öğrenin, öksüzün hakkını verin, dulun hakkını savunun. Hadi, gelin tartışalım" der Rab. "Günahlarınız kızıl renkte olsa bile ben onları kar gibi beyazlata*cağım. Oysa kulak asmazsanız, kılıç sizi yiyip bitirecek, çünkü Rabbin ağzı konuştu" (İşaya 1,16-20).
Bu öğretiyi Havarilerden aldık. İlk doğuşumuzda, doğal bir içgüdü ve bilinçsiz bir şekilde, anne babalarımız tarafından dünyaya getirildik. Artık basit doğanın ve cehaletin değil de, bilinçli bir seçimin çocukları olmak istiyoruz. Bunun içindir ki, yeniden doğmak isteyen ve günahlarından tövbe edenin üzerinde dünyanın Yaratıcısı ve Rabbi olan Tanrı’nın adı okunur. Vaftiz edilmek üzere suya getirilenin üzerinde yalnızca bu adı çağırıyoruz.
Arınmaya aydınlatma deniliyor, çünkü anımsatılan gerçekleri öğrenenler akıllarında aydınlanırlar. Aydınlanmış olan aynı zaman*da arınmış olur. Pontius Pilatus’ un yönetiminde çarmıha çekilen İsa Mesih adına aydınlatılmış ve arındırmış olur. Peygamberlerin aracılığı ile Isa ile ilgili her şeyi önceden bildiren Kutsal Ruh adına aydınlatılmış ve arındırmış olur.


"Kulak ver, ey İsrail! SHEMA ISRAEL

Yahve Tanrımız'dır, O tektir.
Tanrınız Yahve'yi bütün yüreğinizle, bütün canınızla, bütün gücünüzle seveceksiniz."



AZİZ JUSTİNUS

Bu konuya cevap yazmak için buraya tıklayınız
 
 



AZİZ JUSTİNUS konusuna benzer konular;

AZİZ ANTUAN AZİZ ANTUAN'IN HAYATI Çocukluğu ve Gençliği Aziz Antuan, 1195 yılında Lizbon'da doğdu. Görkemli ve zengin bir ailenin ilk oğluydu. Vaftiz olduğunda O'na Fernando adı verildi. O zamanlar, okuyanların oranı çok az olmasına karşın, okula gönderildi. Ailesi onun avukat olmasını istiyordu. Böylece övünecek daha fazla şeyleri olacaktı. Fakat Fernando, bu düşüncelerle ilgilenmiyor, daha mütevazi bir hayat yaşamayı seviyordu. Tanrı onu kendi yoluna çağırıyor, o da sevinçle bu yolda yürümek istiyordu. Çocuk olmasına karşın, dua etmeyi çok seviyordu. http://www.sentantuan.com/aziz_antuan.jpgBir efsaneye göre, Lizbon Katedrali'nde, şeytanın varlığını hissedip yere bir haç çizerek onu kovmuştu. On beş yaşına girdiğinde ailesinin üzülüp...


AZİZ FRANSUA DUASI Rab, beni kendi barışın için, alet olarak kullan. Nefret olan yerde, ben seveyim. Hakaret edildiğinde, af edeyim. Geçimsizliğin olduğu yerde, aracılık yapayım. Yanılgı olan yerde, gerçeği söyliyeyim. Şüphe olan yere ,inanç getireyim. Umutsuzluğun olduğu yerde, ümit vereyim. Karanlığın hakim olduğu yerde, sevgi ateşini yakayım. Ruhsal acıların olduğu yere, sevinç getireyim.


AZİZ BARNABA BARNABA (Barnaba’ ya Atfedilen Mektup) (II. yüzyılın sonu) Son derece sertleşen ve İncil’in bazı bölümlerine yakın olan Yahudi karşıtı polemik "Barnaba’ nın Mektubu"nun konusunu teşkil etmektedir. I. yüzyıl sonlarına veya 2. yüzyıl başlarına ait, yazarı bilinmeyen bu metin, bir olasılıkla "iki yolun öğretisi"ni "Didake" ile paylaştığından Suriye kökenlidir. Ancak Pavlus’ un yoldaşı Barnaba’ ya ait sayılmamalıdır. Eski Ahit’in Hıristiyan’ca kullanımı (yorumu) üzerinde uzun bir vaaz olan bu mektupta yazar, Yahudileri, Eski Ahit’teki Mesih’in gelişine ait kehanetleri doğru şekilde anlamamakla ve bu yüzden Mesih İsa’nın öğretisini bir tüm olarak reddetmekle suçluyor. Barnaba’ ya göre Eski Ahit’i okumanın (yorumlamanın) tek doğru...


AZİZ ONUFRİOS ÖN SÖZ Mısır’lı Aziz Onufrios’un hayatı, “İsa Mesih’e göre hayat”ımıza bol ışık saçmaktadır. Gökyüzüne has ışık kaynamakta, Tanrι ile Hıristiyanlar arasındaki gerçek ilişkiyi ortaya çıkarmakta olan bir ışık. Baba ile çocuklar arasındaki ilişki. Bu “evlât” ilişkisi, sadece, yürekten tümüyle kendilerini Tanrι’ya teslim etmiş olanlar arasında hissedilmektedir. Bahtiyar Aziz Onufrios gibi, ki “meleklerin hayatlarını taklit ederek” O da öyle oldu. İlâhî yazarının yazdığı gibi: “Mısır’ın güzeli ve çok verimli palmiye ağacı”. Dördüncü asırda, önce Mısır’ın Hermupoli-Thiva’ya yakın bir manastırda, daha sonra da ilâhî aşka gark olmuş bir durumda, susamış bir geyik gibi “su kaynakları üzerinde”, ünlü Mısır çölünü baştan başa geçti. İnsan...


PİŞMANLIK/AZİZ KİRİLLOS SAMANDAĞ RUM ORTODOKS KİLİSESİNDEN ALINTIDIR! PİŞMANLIK (NEDAMET) KUDÜS’LÜ AZİZ KİRİLLOS ÖNSÖZ



Şu anda bulunduğunuz sayfa: hristiyanlık incil isa mesih tevrat zebur | HRİSTİYAN FORUM  > Temel Kavramlar > Azizler, Azizeler : AZİZ JUSTİNUS





Türkçe olarak, Türkiye Hristiyanlık İncil Yahşuah YHVH Tanrı Allah Üçlü Birlik Kuran Muhammed İslamiyet RAB İsa Mesih Hristiyan Katoliklik Ortodoksluk Protestanlık Kutsal Kitap Meryem Ana Kilise Baba Oğul Kutsal Ruh, Türkler, Kürtler, Süryaniler, Asuriler, Keldaniler, Rumlar, Ermeniler, Hristiyanlık ile ilgilenenler için bilgiler

| HRİSTİYANLIK ARAMA MOTORU | İNCİL | İNCİL .TV | HRİSTİYAN GAZETE | HRİSTİYAN OLMAK | HRİSTİYAN CHAT | HRİSTİYAN FORUM FACEBOOK | HRİSTİYAN FORUM TWITTER | HRİSTİYAN FORUM YOUTUBE | BEDAVA İNCİL |



GÜNLÜK BÜLTEN EMAİL ABONELİĞİ
hristiyanlık Email adresinizi yukarıdaki kutucuğa yazıp "abone ol" tuşuna basınız, açılan pencerede göreceğiniz harfleri yazıp onaylayınız. Daha sonra email adresinize gelecek emaildeki linke tıklayınız


Türkçe olarak, Türkiye Hristiyanlık İncil Yahşuah YHVH Tanrı Allah Üçlü Birlik Kuran Muhammed İslamiyet RAB İsa Mesih Hristiyan Katoliklik Ortodoksluk Protestanlık Kutsal Kitap Meryem Ana Kilise Baba Oğul Kutsal Ruh, Türkler, Kürtler, Süryaniler, Asuriler, Keldaniler, Rumlar, Ermeniler, Hristiyanlık ile ilgilenenler için bilgiler

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.