Aziz Parthenios'un Hayatı

Aziz Parthenios'un Hayatı hristiyanlık incil isa mesih tevrat zebur | HRİSTİYAN FORUM  > Hristiyanlık İnancında Temel Kavramlar > Azizler, Azizeler : Aziz Parthenios'un Hayatı konusu 319 kez okundu, 0 kez cevaplandı. En son mesaj Y U H A N N A tarafından gönderildi. Aziz Parthenios'un Hayatı 1. Genel olarak hayatı hakkında Aziz Parthenios 318 yılında, Büyük Konstantinus zamanında, Küçük Asya’nın Milet şehrinde dünyaya gelmiştir. Babası diyakoz olup adı da Hristodulos idi. Parthenios pek iyi eğitim alma şansına sahip olmamıştı. Onun için de Kutsal İncil’i dikkatle dinliyor ve ilâhî lütfa kavuşarak fakirlere yönelik iyilik dolu iyi işler yapıyordu. Hayırseverliğini gerçekleştirmek için, şehrinin gölünü sıkça ziyaret ederek orada balık tutar ve tuttuğu balıkları kendisi yemez, onları pazarda satar ve o parlarla fakirlere yardım ediyordu. Böylece de herkes tarafından tanındı. Sadece büyük merhametinden dolayı değil de, yaptığı mucizelerle ve de cinler tarafından çarpılmış olan birçok insanlara sık sık yardımlarıyla da tanındı. 2. Parthenios papaz olarak Milet Piskoposu Filitos,... Aziz Parthenios'un Hayatı

Geçersiz email adresi kullanan üyelikler, forum sistemi tarafından, otomatik olarak iptal edilir. Üyelik hesabı iptal edilmiş veya şifresini unutmuş üyeler buradan iletişime geçebilirler.

HRİSTİYAN FORUM GİRİŞ
(Kullanıcı adınız)
(Şifreniz)



HEMEN ÜYE OLUN! Üyelerle sohbet etmek, etkinlik duyurularından haberdar olmak, forumda yazışabilmek için sitemize üye olmanız gerekmektedir.


Aziz Parthenios'un Hayatı konusu 319 kez okundu, 0 kez cevaplandı. En son mesaj Y U H A N N A tarafından gönderildi.

Aziz Parthenios'un Hayatı konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olunuz.


Aziz Parthenios'un Hayatı hristiyanlık incil isa tevrat zebur24-03-09, 16:32
Aziz Parthenios'un Hayatı
Y U H A N N A


1. Genel olarak hayatı hakkında
Aziz Parthenios 318 yılında, Büyük Konstantinus zamanında, Küçük Asya’nın Milet şehrinde dünyaya gelmiştir. Babası diyakoz olup adı da Hristodulos idi. Parthenios pek iyi eğitim alma şansına sahip olmamıştı. Onun için de Kutsal İncil’i dikkatle dinliyor ve ilâhî lütfa kavuşarak fakirlere yönelik iyilik dolu iyi işler yapıyordu.
Hayırseverliğini gerçekleştirmek için, şehrinin gölünü sıkça ziyaret ederek orada balık tutar ve tuttuğu balıkları kendisi yemez, onları pazarda satar ve o parlarla fakirlere yardım ediyordu. Böylece de herkes tarafından tanındı. Sadece büyük merhametinden dolayı değil de, yaptığı mucizelerle ve de cinler tarafından çarpılmış olan birçok insanlara sık sık yardımlarıyla da tanındı.


2. Parthenios papaz olarak
Milet Piskoposu Filitos, Parthenios’un zengin çalışmalarını öğrendiğinde, o mütevazı genci yanına çağırdı ve onun papaz olmasını istedi. Ancak o, papaz olmanın ağırlığını bildiği için papaz olmayı pek istemiyordu. Piskopos çok ısrar ettiğinden ötürü, Parthenios geri yapmak zorunda kaldı.
Artık evli papaz rütbesini alınca, hemen hemen her gün birçok mucizeler yapıyordu. Çünkü Tanrι ona hasta olanları tedavi etme lütfu bahşetmişti.


3. İlk mucizeleri
Tanrι tarafından kendisine, yapması için verilen mucizelerden bazıları da şunlardır:
a) Parthenios’un geçtiği bir yolda, kendisini bir boğanın boynuzları tarafından yaralanmış olan birileri ile karşılaştı. Bu olayın sonucu olarak da, o zavallının gözü çıkmıştı. Çıkan gözünü elleriyle tutuyor ve tesellisiz bir biçimde herkesten ağlayarak yardım diliyordu.
Güzel Parthenios sevgi ile o zavallı insana yaklaştı. Onun acınacak halini görünce, merhametle gözünü sağ eline alarak onu ustalıkla yerine yerleştirdi. Sonra içten gelen bir duyguyla Tanrι’ya yalvardı. Devamında da, kendisine verdiği ayazmada gözünü yıkamasını istedi. Bundan sonra, o hasta kişi, üç günde tamamen iyileşti.
b) Az zaman sonra, Aziz başka bir mucize de yaptı. Hasta bir kadının mahrem yerlerinin içerisinde, iyileşmeyen ve vücudunu yiyen bir kötü çıban meydana gelmişti. Hasta kadın, bu hastalıktan dolayı çok çile çektiği halde, bir doktora gitmeğe de çok utanıyordu.
Bulunduğu bu zor durumda olduğu bir zamanda, iyi kalpli Parthenios’u ziyaret etmeyi düşündü. Göz yaşları dökerek Parthenios’un yanına gitti ve derhal onu tedavi etmesini istedi. O vakit, Parthenios o kadının alnında, sağ eliyle haç işaretini çizdi ve o tümör hemen dağıldı. O bayan da hemen tamamen iyileşti.
c) Günün birinde, Parthenios bir hasta kadını ziyaret etti. İşte o vakit, bağlı olan vahşi bir köpek, kayışını koparıp onu paralamaya hazır bir durumda omuzuna oturdu. Ancak, Aziz Parthenios korkmadı. Canavar köpeğin ağzına üfürdü, sonra da istavroz çιkararak o köpeğin ağzını mühürledi ve o anda köpek ölmüş bir vazıyette yere düştü.


4. Piskopos Parthenios
Parthenios, bu ve bunlardan başka da yaptığı mucizelerden sonra, onun şanı her tarafa yayıldı. Kizikos (muhtemelen bugünkü Bandırma-Erdek- Çeltikçi civarında) Metropoliti Asholios, onu Lapseki Piskoposu yapmayı uygun gördü. Çünkü o, bu şehri putperestlikten kurtarmak istiyordu.
Parthenios, bu yeni makamında gösterdiği üstün başarılı hizmetlerle, şehrin insanlarına yaptığı nasihat, tuttuğu oruç ve yaptığı mucizelerle onları, yalanı bırakmalarını ve hakikati sevmelerine ikna etti.
Ancak Aziz Parthenios bütün bu faaliyetlerinden memnun değildi. Onun gayesi, var olan putperest tapınaklarının hepsini yerle bir edip, onların yerine kısa zamanda İsa Mesih adına görkemli kiliseler yaptırmaktı. Fakat, böyle ciddi bir girişimden önce, şahsen Büyük Konstantinus’den onay almayı uygun görüp ondan onay istedi. Bizans İmparatoru, istediği izni vermekle kalmayıp, her istediğini yapabilmesi için ona bol bol altın verdi. O vakit Kizikos’ta bulunan bütün mabetleri yıkıp, Kadiri Mutlak’ın adına görkemli bir ibadethane yaptırdı.


5. Diğer mucizeleri
a) Kararsız kötü ruh
Zamanın birinde, Aziz Parthenios’un önünden kendisini cinlerin çarptığı bir adam geçer. Bu olayı kendisi bile bilmeyip, Parthenios Tanrι tarafından bilgilerle donanmış olduğundan sadece bunu o anladı. O adam, Parthenios’u selâmladığında, cevap almadı, sanki dilsizdi. İşte o vakit, cin-kötü ruh, mütevazı Aziz Parthenios’a şöyle cevap verdi: «Biz seni yakından görmek istedik ve onun için de yanına gelip şu kısa mesafeden seni selâmladık. Ama sen bize konuşmaya hiç tenezzül etmedin».
Aziz, cevap verdi: «Şimdi beni gördün mü?». Kötü ruh-cin de ona cevap verdi: «Seni gördüm ve anladım». O zaman Aziz ona cevap verir: «Madem ki benim kim olduğumu bildin, öyle ise bu Tanrι’nın yaratığından çıkmanı emrediyorum». Kötü ruh-cin cevap verdi: «Uzun zamandır, çocukluğumdan beri bu insanın içinde kalıyorum. Beni hiç kimse tanımadı, sadece beni sen tanıdın. Eğer sen beni buradan çıkaracak olursan, nereye gideceğimi bilmiyorum».
Aziz cevap verdi: «Eğer sen dilersen, içinde kalman için sana insan verebilirim».
Kötü ruh-cin hemen dışarı çıktı ve verdiği sözü yerine getirmesini istedi. O vakit Aziz ağzını açtı ve ona dedi: «Bak işte sana bir insan, haydi ileri gel ve benim içime girip yerleş».
Kötü ruh-cin, ateşte yanar gibi bir durumda olduğu halde, şöyle bağırarak oradan uzaklaştı: «Vay benim zavallı halime, sadece senin bakışın beni adamakıllı yakıyor, ben senin içine nasıl girebilirim?». Böylece kötü ruh-cin oradan uzaklaşıp kayboldu ve adam da Tanrι’ya şükrederek tamamen sağlığına kavuştu.


b) Araba sürücüsünün ölümü
Aziz Parthenios’un güzel ve hayırlı işlerine, cinler karışmaktan geri durmadılar. Onun için de günün birinde aşağıdaki olay meydana geldi:
Parthenios, Kadiri Mutlak adına yapılan ibadethaneyi yapım işlerini bitirdiğinde, sunak için uygun gördüğü bir yassı taş buldu. Evtihianos adında bir araba sürücüsüne, o yassı taşı yapılan ibadethaneye götürmesini kendisine emretti. Ancak, kurnaz kötü ruh, Parthenios’un bu hayırlı işini kıskandı ve onun plânlarına karşı engel yaratmak istedi. Böylece de, yassı taşın nakli esnasında, öküzleri kızdırdı ve onlar da azmış bir durumda olarak, fakir arabacıyı tekerleklerin arasına attılar. Bunun sonucu olarak da karnı yarıldı, bağırsakları dışarı çıktı ve az sonra öldü.
Parthenios bu acıklı olayı öğrendiğinde şöyle dedi: «Bu kurnazlığının faydasını görmeyesin kötü ruh, seni kurnaz seni, beni bu hayırlı işten vazgeçtiremezsin».
Bunların tümünü söyledikten sonra, ölmüş olan kişinin yanına gitti. Onun yanında diz çöktü ve dua etti: «Ey İsa Mesih, sen ki hayata ve ölüme hükmediyorsun, kötü ruhun kurnazlığını iptal et ve ölmüş olan bu insanı yeniden dirilt, çünkü sen herkesin yeniden dirilişi ve hayatısın, istediklerini yapabilensin, sen ki bizim, her şeye gücü yeten kralımızsın». Bunların tümünü söyledikten sonra, Evtihianos hemen dirildi ve Aziz Parthenios’a teşekkür ettikten sonra, kötü ruha inat olsun diye, o yassı taşı yapılan ibadethaneye nakletti.


c) Doktorlardan daha üstün
Aziz Parthenios’un bazı mucizeleri öğrenilince, insanların tümü yanlarına hastalarını alarak ona koşuyorlardı, çünkü doktorlar onları iyileştirmekten acizdiler. O vakit bütün hastalar, herhangi bir özel tedavi yöntemi veya ilâç kullanmadan iyileşiyorlardı. Lapseki insanları da sevinçliydiler. Çünkü biliyorlardı ki, kendilerine verilen tüm bu yardım ancak Tanrι tarafından olabiliyordu.
Bu durumdan üzülenler sadece doktorlardı. Çünkü artık onlar yaptıkları işten bir şey kazanamıyorlardı. Hastaların tümü ve bilhassa da kendilerine kötü ruh ve cin çarpmış olanların hepsi Aziz Parthenios’a gidiyor ve onları tamamen bedava tedavi ediyordu.
O vakit çok kişi şifaya kavuştu. Nitekim İzmir’den Dionisos’un kızı Dafni ve diğer bir bakire de, Zoila, Persida’nın kızı. Daha başka birçok kişi de tedavi oldu, Aleksandriya, Akakiya, Rufina, Theofili ve Kiryaki gibi. Daha da, kendisine cin-kötü ruh çarpmış olan yaşlı nine Kalyopi de tedavi oldu. Parthenios’un, hastaları tedavi edebilme yeteneğini bilenler, hastayı hayvanın üzerine yükleyerek Aziz Parthenios’un huzuruna çıkardılar. O zaman Parthenios sadece bir sözle hastaya sağlığını verdi. Alamas adında biri, ki kendisine cin çarpmıştı, onu içindeki kötü ruh kendisini kilisenin üzerine binip aşağı itti ve o da öldü. Aziz Parthenios, mucizevî bir müdahale ile onu yeniden diriltmekle kalmayıp içindeki kötü ruhu da çıkardı.


ç) Maksimianos’un dizanterisi
Trakya-Vizii’den bir genç, ciddi bir şekilde dizanteri hastalığından hasta olup, onun mutsuz ebeveyni, hasta olan oğlu Maksimianos’un iyileşmesi için, sığınılacak tek yer olarak Tanrι’yı buldular. Böylece, hasta yatağından oğlunu alıp onu Lapseki’ye getirdiler ve Parthenios’un kilisesinin kapısının önüne koydular. Ancak genç, az bir zaman sonra vefat etti.
Parthenios ailesinin acı ağlayışlarını duyduktan ve ölmüş olan genci gördükten sonra çok üzüldü ve Tanrι’ya da cidden yalvarmasıyla o genci yeniden hayata döndürdü.


d) Dört hastanın tedavisi
Parthenios’un harika mucizeleri, Evharistiya adında hasta bir kadında da sürdüler. O kadın, karın bölgesindeki iç organlarından çok şikâyetçi idi. Çünkü ona bu hastalığı kötü büyücüler yapmışlardı. Böylece de onun kocası olan Magistriyanos, hanımını Aziz Parthenios’un yanına götürünce, Parthenios o kadını sıcak bir dua ile tedavi etti.
Thalasios adında başka bir genç de, ki o da kötü ruhlar tarafından çarpılıyordu, onu da ebeveyni Aziz Parthenios’a götürdüler. Parthenios o hasta ve zavallı genci yedi günde tedavi etti ve Tanrι’ya şükrederek aklı başına geldi.
Aziz Parthenios’un önüne daha iki genç çıktı. Trakya-Herakliya’dan Kallistos ki o felçliydi. Bir de, Midilli adasından cüzamlı biri. Bu iki hasta, Parthenios’tan yardım dilediler ve hemen sağlıklarına kavuştular.


e) Umutsuzluğa düşmüş olan balıkçılar
Bir zamanlar, Parthenios’un önüne bazı balıkçılar çıkıp, birtakım büyücüler tarafından kendilerine büyü yapıldığını ve böylece de onların ağlarına balıkların girmediği yönünde şikâyetlerini dile getirdiler. Denizde balıkların bol olduğu yere ağlarını atıyorlar, fakat balıklar sanki birleri onları kovalarcasına kaçıyorlardı. Sonra balıkçılar da, bunun sebebinin, kötü ruh tarafından ağlarına nazar değdiğine karar kıldılar.
Aziz Parthenios’u çağırdılar. O da denize gidip denizi kutsadı ve içine tuz attı. Aynı anda birçok balık ağlara girdi. O vakit, orada bulunanlardan birçok kişi, Aziz Parthenios tarafından yapılan bu müdahaleye hayran kaldı.


6. Hayatının bazı hadiseleri
a) Hasis Metropolit
Bir zamanlar, Parthenios Trakya-Herakliya’da bulunduğu bir anda, aşağıdaki hadise başına gelmişti.
Şehrin Metropoliti çok ağır hasta idi ve Parthenios’a onu ziyaret etmesi için kendisine rica etti. Parthenios onu görür görmez anladı ki onun hastalığı hasislikten ileri geliyordu. Bu da onu, fakirlere haksızlık yapmasına itiyordu.
O vakit Parthenios ona, hastalığının ruhsal olduğunun altını çizdi. Çünkü o, fakirlere haksızlık yapmıştı ve bundan iyileşmenin tek çaresi de, fakirlere vermesi gereken paraları vermesi lâzımdı. O vakit onun vücudu iyileşecekti. O zaman Metropolit yaptığı günahı itiraf etti ve kâhyasını yanına çağırıp, altın ve gümüş parasını Parthenios’a vermesini emretti. Parthenios o parayı kabul etmedi ve o parayı Metropolitin kendisi tarafından fakirlere verilmesi gerektiğini söyleyip kendisine tavsiyede bulundu.
Metropolit böylece hem ruhen hem de bedenen tamamen tedavi oldu.


b) Herakliya’nın felçlisi
Parthenios Trakya-Herakliya’da bulunduğu zamanda, felçli olan birini gördü. Merhametli bir insan da olduğu için, teselli etmek amacıyla yanına gitti.
Hastanın yanına gidip diz çökmüş bir durumda Tanrι’ya dua etti ve onun hareketsiz uzuvlarını yağla yağladı. O vakit hasta hemen sağlığına kavuştu ve ayağa kalkar kalkmaz evinin yolunu tutup gitti.


c) Verimsiz tarla
Bu ve buna benzer mucizeleri gören kilisesinin Başdiyakozu İpatianos, ağlayarak Aziz Parthenios’un huzuruna çıktı ve ondan verimsiz olan tarlasını ziyaret edip verimli bir hale gelmesi için onu takdis etmesini istedi. Çünkü o, tarlaya ektiği yeşermiyordu.
Güzel Parthenios, gerçekten o tarlaya gitti ve gözlerindeki göz yaşlarıyla Tanrι’ya, o anılan tarlaya gereken rutubeti göndermesi için dua etti. Gökyüzü hemen bulutlandı ve şiddetli bir yağmur yağmağa başladı.
Parthenios o geceyi Başdiyakozun evinde geçirdi. Sabah olduğunda ona, Metropolitin başına gelenler onun da başına gelmemesi için tavsiyede bulundu. Kendisine hasis olmamasını söyledi. Çünkü o gece ona Tanrι, pek yakında onun piskopos olacağını haber verdi. Dolayısıyla fakirlere yardım etmesi gerekecektir. Çünkü sadaka, Tanrι tarafından en çok değer taşıyan bir hayır olarak algılanmaktadır.
İpatianos bunların tümünü dinledikten sonra, verdiği tavsiyeleri tutacağına söz verdi. Ancak, başka bir tarla ve bağı da ziyaret edip orasını da takdis etmesi için kendisinden rica etti.
Parthenios tarlanın ekilmemiş bir durumda olduğunu görünce hayrette kalıp, tarlayı neden ekmediğini ona sordu. Başdiyakoz da, ağlayarak, tarlayı ektiğini fakat günahları yüzünden yeşermesi için yağmur yağmadığını itiraf etti. Buna ek olarak da, güzel bir yıl rastladığında, onun ürünü bin şiniğe çıktığını, oysa şimdi hiçbir şey almadığını söyledi.
Parthenios o vakit ona teselli ve cesaret verdi ve her şeyin olabileceğine dair kendisini temin etti. Çünkü şimdi yine Tanrι ona bol rızk vererek gene bin şinik olacaktı. Fakat, yaz geldiğinde, tarladaki ürünü aldığı zaman ayrı olarak onun harmanını dövsün ve sayarak görecek ki yine bin şinik toplamış olacak.
Sonra da kuraklıktan bağının da tamamen kuru bir durumda olduğunu ziyaretinde gördü. Merhametli olan Tanrι’dan da bağı için bereket geleceğini ve üzülmemesini söyledi.
Az bir zaman sonra, Parthenios Herakliya Metropolitini ziyaret etti ve Tanrι’nın kendisine haber verdiği şeyin olacağını, Başdiyakoz İpatianos’un ölümünden sonra halefi olacağına dair kendisine haber verdi.


7. İpatianos Piskopos
Parthenios Trakya-Herakliya’dan ayrılarak vapurla Lapseki’ye gitti. Bu arada Herakliya Piskoposu vefat edip yerine Başdiyakozu İpatianos atandı. Bu olayı da daha önce Parthenios söylemişti. İpatianos, hasat zamanı geldiğinde, Parthenios’un kendisine söyledikleri aklına geldi. Büyük tarlanın ürününü ayrı olarak topladıktan sonra ve bir de onu harmanda dövdükten sonra gördü ki gerçekten bin şinik almıştı. Bunun yanında da, bağından da çok ürün aldı ki ondan yapılan şarap da çok iyiydi. İyi karakterli olan İpatianos, Parthenios’a olan minnetini ödemek için, bu ürünlerin bir kısmını Aziz Parthenios’a teslim etti. Ancak Parthenios bu nazik davranışını kabul etmeyip bunların tümünü İsa Mesih’e teslim etmesi gerektiğini söyledi, çünkü onlar O’nun teberrularıydı. O vakit İpatianos, Herakliya’ya geri döndü. Parthenios’a vereceği buğday ile şarabı bütün fakirlere dağıttı. Parthenios’un yaptığı bütün bu hayırlı işleri de tüm insanlara anlattı.


8. Parthenios’un sonu
Parthenios, hayatının sonuna kadar faziletli ve merhametli bir insan olarak yaşamış olup 7 Şubatta vefat etti. Birçok Hıristiyan ölümü için üzüldü. Çünkü artık o aralarında olmayacaktı, hele bilhassa İpatianos çok üzüldü. Bunun için bütün kilise meselelerini bıraktı ve vapurla Lapseki’ye vardı. Aynı şeyi Kizikos Piskoposu, Melitupolis Piskoposu, Parios Piskoposu ve daha başka piskoposlar da yaptılar.
Aziz Parthenios’un başının bir kısmı, Eviya’daki Makrimallis Psahnon Kutsal Manastırında bulunmaktadır. Başının diğer bir kısmı da, Aynaroz’daki Esfigmenu Kutsal Manastırında bir gümüş muhafaza içinde bulunmaktadır. Aziz Parthenios’un sağ elinin bir kısmı ise, Andros adasının Aziz Nikolaos Kutsal Manastırında bulunmaktadır. 18. asırdan kalma eski bir ikona da Küçük Asya’nın Kayseri şehrindeki kilisede mevcuttur. Attiki’nin Mati bölgesinde bulunan Agiya Triyada Manastırında Aziz Parthenios’un adına küçük bir kilisecik vardır.


9. Keramet sahibi mezarı
Mucizelerle dolu olan mezarı hakkında, bugün Halkida’nın Nea Lampsakos bölgesine yerleşmiş olan göçmenler çok şaşırtıcı olaylar anlatmaktadırlar.
Diyorlar ki, o zaman Aziz Parthenios’un mezarına tapınmak için ziyaret eden birçok hasta insan, elbiselerini mezarının üzerine koyuyordu. Aziz Parthenios o elbiselerden hastalıkları alır ve onlar da evlerine tam sağlıklı bir biçimde dönüyorlardı.
Daha da diyorlar ki, Aziz Parthenios’un kandilini bir Osmanlı hanımı yakıyormuş. Bazen görevini yerine getirmeyi ihmal ettiği vakit, Aziz Parthenios onu gece azarlarmış. Bunları, yakın geçmişte Lapseki’deki mezarını ziyaret edenler naklediyorlar.
Türkler, Aziz Parthenios için hâlâ büyük sempati duyuyorlar. Onun için de onların hastaları Aziz Parthenios tarafından tedavi ediliyorlar. Ona (Sarı Baba) diyorlar. Çünkü onun yüzü ikonalarda sarıydı.


Aziz Parthenios'un Hayatı

Aziz Parthenios'un Hayatı

FORUMA ÜYE OLUN! / HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM / Aziz Parthenios'un Hayatı

Aziz Parthenios'un Hayatı konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olunuz.

 






Aziz Parthenios'un Hayatı konusuna benzer konular;

Manastır Hayatı Ortodoks ve Katolik manastırları hakkında bilgi almak istiyorum. Buna bağlı olarak Rahip ve Rahibe' lerin nasıl eğitim gördüklerini ve manastırda nasıl bir yaşamın olduğunu, manastırda yaşamak için nelerin olması gerektiğini sormak istedim. Detaylı bir bilgi verirseniz mutlu olurum. (Bağlı olduğum kilisenin yetkililerine de sorucam ama sizden de öğrenmek isterim). Teşekkürler. Esenlikle


Assizili Aziz Fransua'nın hayatı INCIL.TV'de Değerli Hristiyanforum.com üyeleri. Dünyada büyük bir iz bırakmış ve en büyük ruhbanlık ekolü olan Fransiskenliğin kurucusu, Assizili Aziz Fransua'nın hayatını konu alan "Ay ve Güneş Kardeşler" (Orjinal adı "Fratello sole, sorella luna") adlı filmi Türkçe dublajlı olarak www.incil.tv adresinden izleyebilirsiniz. Gelmiş geçmiş en büyük yönetmenlerden olan Franco Zeffirelli'nin bu filmi dönemi ve Aziz Fransua'yı çok iyi anlatıyor. Çok yakında birçok Tükçeleşmiş Hıristiyan filmleri sitemize ekleyeceğiz. Bizi izlemeye devam edin!


aziz mattaya mı yoksa aziz petrusa mı inanalım Elçilerin işleri 1-18 <?xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /><o:p> </o:p> “Bu adam,yaptığı kötülüğün karşılığında aldığı ücretle bir tarla satın aldı.Sonra baş aşağı düştü bedeni yarıldı ve bütün bağırsakları dışarı döküldü.” <o:p> </o:p> Bu ayetlerde Aziz Petrus isaya ihanet eden Yahuda’nın ölümünü bu sözlerle anlatır ve tarlayı satın alanın bizzat Yahuda’nın kendisi olduğunu söyler. <o:p> </o:p> Matta 27(5-7) <o:p> </o:p> Yahuda paraları tapınağın içine fırlatarak oradan ayrıldı,gidip kendini astı. 7. ayette kahinleri kastederek:


Aziz Aleksios'un Hayatı AZİZİN HAYATI Bizans İmparatorluğunda, Kral Arkadios (395-408) ve Kral Onorios (395-423) oldukları zaman, Roma’da, Effimianos adında bir bey vardı. Bu kişi, senatoda birinci olup, çok akıllı, maddiyat bakımından aşırı zengin, fakat, ruhu daha da zengin, faziletli kendisine imrenilecek biriydi. Ancak, bunların içerisinde, en önemlisi olan, kendisinin çok çalışkan oluşu ve de İsa Mesih’in gizli bağında, yani kilisede, yorulmak nedir bilmeyen bir işçiydi. İsa Mesih’in emirlerini tüm detaylarıyla tutmaya özen gösteriyordu. Bilhassa da sadaka vermede eşi benzeri yoktu. Çünkü, her gün, muhtaç olanlara bol bol malından sadaka veriyordu. Aç olanları doyuruyordu. Çıplak-fakir olanları giydiriyordu. Yabancıları kabul eder ve onlara bol bol yardımda bulunuyordu. Genel olarak da, onun mübarek evi,...


Aziz Spiridon'un Hayatı <TABLE borderColor=#0000ff borderColorDark=#808000 cellPadding=10 width="61%" bgColor=#ff0000 borderColorLight=#ffff80 border=1><TBODY><TR><TD align=middle width="88%" bgColor=#ffffff>Aziz Spiridon'un Hayatı </TD></TR></TBODY></TABLE> <CENTER><TABLE borderColor=#0000ff borderColorDark=#808000 cellPadding=10 width="92%" bgColor=#ff0000 borderColorLight=#ffff80 border=1><TBODY><TR><TD align=justify bgColor=#ffffff>http://www.oodegr.com/tourkika/synaksaristis/eikones/spyridwn/spydidon_a.jpgKıbrıs Adasında yaşamış ve orada başpiskoposluk yapmıştır.348 yılında vefat etmiştir. Allahın inayetiyle bir çok mucize yapmıştır ve halada yapmaktadır. Bundan dolayı kendisine Tavmatourgos (mucize yapan kişi) lakabı verilmiştir. Evli ve bir kız çocuğu babası idi. 325 Yılında İznik'e gelip orada vuku...








HRİSTİYANFORUM @ YOUTUBE
Altyazılı videolarda Türkçe altyazıyı görebilmek için videonun alt satırındaki CC tuşuna basınız





HRİSTİYAN OLMAK
nasıl hristiyan olunur Nasıl Hristiyan Olunur? Hristiyan olmak için neler yapmalısınız? sorularına cevaplar için...

HRİSTİYAN GAZETE
hristiyanlık Tüm mezheplerden, tüm etnik kökenlerden, tüm teolojilerden hristiyanlar için haberler, tanıtımlar, duyurular ve arşiv.

HRİSTİYANLIK ARAMA MOTORU
hristiyanlık Tüm mezheplerden, tüm teolojilerden hristiyanlık hakkında makaleler, kitaplar içinde araştırmalar için arama motoru...

İNCİL
incil Tüm Türkçe İncil çevirilerini dipnotlarıyla beraber okuyabilmek ve dinleyebilmek için...

İNCİL .TV
incil Tüm mezheplerden, tüm kiliselerden filmler izlemek için...

Türkçe olarak, Türkiye Hristiyanlık İncil Yahşuah YHVH Tanrı Allah Üçlü Birlik Kuran Muhammed İslamiyet RAB İsa Mesih Hristiyan Katoliklik Ortodoksluk Protestanlık Kutsal Kitap Meryem Ana Kilise Baba Oğul Kutsal Ruh vaftiz iman dua ibadet inanç ruhsal papaz rahip peder papa patrik pastör presbiter katolik ortodoks protestan anglikan luteryen presbiteryen Hristiyan olmak, Türkler, Kürtler, Süryaniler, Asuriler, Keldaniler, Rumlar, Ermeniler, Hristiyanlık ve İncil ile ilgilenenler için bilgiler, chat, sohbet, bedava incil

hristiyan forumincilrab isa mesihhristiyan türkhristiyanlık ve islamiyethristiyanlık ve islamiyethristiyan forumhıristiyanlıkhristiyanlıkincilrab isa mesihhristiyan forumturkish christiansturkish christiansturkish christiansturkish christiansincilhıristiyanlıkrab isa mesih

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
K A P K A N