vix
Apokrifal
Bence böyle şeylerin gündeme gelmesi daha iyi oluyor. Konu hristiyanlığa getirilmiş oluyor. İnsanların dikkati bu konuya çekiliyor. Şahsen bu tür konular gündeme gelince çevremden gözlemlediğim kadarıyla İncil isteyenler veya araştıranların sayısı artıyor. Dolayısıyla bırakalım bir süre daha bu konuda medyada bu tür haberler yer alsın.
Sonuç olarak Barnabas İncili konusu müslümanlar için daha kafa karıştırıcı ve zararlı bir konu. Tüm tartışmaların sonucunda konu müslümanların aleyhine dönmekte. Bir arkadaşım bu konuda 3-4 kaynak inceledi, biri de bu sitedeki cevaptı. Ben kendisine hiç bir yönlendirme yapmadım, kendisine sadece hristiyanların verdiği cevapların linkini verdim. Zaten kendisi bu konuyu önce medyadan duymuş, sonrasında İslami kökenli bir siteden incelemiş, İslami forumlara üye olup bu konudaki yazıları okumuş, bir iki ilahiyatçıya email atmış. Özellikle ilahiyat fakültesinde okuyan arkadaşları ilk başta bu konuda hristiyan aleyhinde birşeyler söylemişler, basitçe kısa cevaplar vermişler, daha sonra ise bu konuya girmemesini ifade etmişler, bu konudaki her iki yöndeki çelişkileri ifade etmişler. Tarih ve din bilgisi konusunda da kendisini geliştirmesi gerektiğini ifade etmişler. Tabi kendisini araştırmaktan alıkoyamamış. Başka İncil iddialarını da okumuş. Şimdi müslüman değil. Bir İncil edindi, arada sırada okuyor, bana sorular soruyor. Yani sonuçta bu tür konuların gündeme gelmesi iyi oluyor.
Aynı şey Yahuda İncili ve Da Vinci konuları gündeme geldiğinde de olmuştu. O dönem de ilgi artmıştı, soru soranlar, İncil isteyenler artmıştı. Ayrıca diğer güzel bir şey de sadece sorulara veya iddialara cevap vermekle sınırlı kalmıyor muhabbetler, insanlara temel öğretilerimizi öğretebilme imkanı oluyor.
İstanbul'dan başka bir tanıdığım Da Vinci, Yahuda İncili veya Barnaba İncili gibi çok bilinen konulardan değil ama genel olarak hristiyanlık aleyhindeki yazılardan etkilenip araştırmaya başlamıştı ve şimdi bir hristiyan olarak kiliseye gitmekte. Neden diye sorduğumda hristiyanların söylediği sözlere delil sunmaları, ama saldıranların ise delil veya ispat kaygısında değil de saldırma, nefret, hedef gösterme derdinde olduklarından bahsetmişti.
Bizler sakince, sevgiyle, saygıyla, tarafsız, araştırmacı, ispatlı şekilde bilgiler sunup cevaplar verdikçe bu tür anti çalışmalar sonunda bizim lehimize dönmekte.
"Suskunluğum asaletimdendir
Her lafa verilecek bir cevabım var
Lakin;
Bir lafa bakarım laf mı diye,
Bir de söyleyene bakarım adam mı diye?"