Barnabas İncili'ni Koruma Çabaları

hristiyanlık incil isa mesih tevrat zebur | HRİSTİYAN FORUM  > Temel Kavramlar > Barnabas İncili : Barnabas İncili'ni Koruma Çabaları


HRİSTİYAN FORUM'A ÜYE OLUN! Hristiyan üyelerle sohbet etmek, etkinlik duyurularından haberdar olmak, forumda yazışabilmek için sitemize üye olmanız gerekmektedir.



HRİSTİYAN FORUM GİRİŞ
(Kullanıcı adınız)
(Şifreniz)





Bu konuya cevap yazmak için buraya tıklayınız
 
 

hristiyanlık
Theophilos

Barnabas İncili'ni Koruma Çabaları


Türkiye'de bazı İslamcı gruplar Barnabas İncili'ni Müslüman kitlelere ulaştırabilmek için web siteleri kurmuşlardır ve bu sitelerde Barnabas İncili'nin tam metninin Türkçe çevirisi verilmektedir. Aynı sitede Barnabas İncili'nin tarihselliği ve yapısı hakkında derleme olduğu söylenen bir sunuş metni de bulunmaktadır. Tamamen iftira ve yalanlar üzerine kurulu bu anlatım ayrıca Barnabas İncili'ndeki bariz hataları ve tutarsızlıkları örtbas etme mücadelesi vermektedir. Genelde mantık hataları üzerine kurulu olan bu "Barnabas İncili'ni kurtarma ve koruma" girişimleri gerçekler konusunda bilgi sahibi olmayan veya Hristiyanlığa şüpheyle yaklaşan bazı kişileri kolaylıkla etkilemektedir. Bu tür yanlış bilgilendirmelerin ortaya çıkarılması ve Barnabas İncili'ni koruyup kurtarmanın imkansızlığı gösterilmelidir. Bunun için bu tür yayın yapan bir sitedeki bazı iddiaları alıntılayıp değerlendireceğim.

İDDİA 1- BARNABAS İNCİLİ HATASIZDIR ve DİĞER İNCİLLERDEN DAHA TUTARLIDIR:

Bu incilin 2000 sene önceki gerçek incilin tam olarak aynısı olduğunu da iddia edemeyiz. Çünkü, Kanonik kabul edilen diğer 4 incil gibi bu incil de Hz. İsa'nin dili olan aramice değildir, belki en azından birkaç kere tercüme edilmiş bir metindir; örneğin, Aramiceden önce grekçeye sonra latinceye daha sonra italyancaya çevrilmiş olabilir. Türkçe çeviriye kaynaklık eden ingilizce metin ise halen Viyana Hofbibliothek'te bulunan italyanca nüshadan bu yüzyılın başında tercüme edilmiştir. Bu tercümeler esnasında mütercimlerin yetkinlik derecelerinin ya da bilgisel yetersizliklerinin; kasıtsız-teknik kelime yanlışlıklarının roller oynadığı pekala düşünülebilir.
Bu incil vasıtasıyla sezilen ve tarihsel süreciyle varılan sonuç "asıl incil'den" güçlü esintileri yansıtmasıdır.
Çelişki olarak iddia edilenler metinde yer alan temel konu doğrultularında değildir, tam tersine, Barnabas İncili'ni diğer incillerden ayıracak en açıklayıcı kelime "baştan sona tutarlılık" olacakdır.

Bu sitenin sahipleri “Barnabas İncili’nin 2000 sene önceki gerçek İncil’in tam olarak aynısı olduğunu iddia edemeyiz” diyerek aslında Barnabas İncili’ni yazan kişiye ihanet etmektedirler. Müslümanların bu düşüncelerinin tersine sözde Barnabas, yazdığı İncil’in tek gerçek İncil olduğunu ve bizzat İsa’nın emriyle yazdırıldığını söylemektedir. Müslümanlar başka hayali bir İncil’in varlığına inanmaları sonucunda Barnabas İncil’inin tek gerçek İncil olma iddiasını kabul etmediklerine göre, Müslümanların da Barnabas İncil’inin gerçekliğinden şüphe duydukları söylenebilir. Aksi takdirde, hem bu İncil’de yazılanların gerçek olduğuna inanmak hem de bu İncil’in 2000 sene önce var olduğu iddia edilen İncil’den ayrı bir kitap olduğunu söylemek çok büyük bir tutarsızlık ve tereddüde işaret eder.

Sitenin sahipleri, Barnabas İncili'nin tarihsel hatalarla olduğu iddialarını çürütmekten aciz oldukları için mevcut metnin diline odaklanmakta ve bir takım varsayımlar üretmekten öteye geçememektedirler. Bu kişilere göre Barnabas İncili'ndeki (olası) hatalar çeviri bazlı olup kitabın orijinal dilinin Aramice olma olasılığından kaynaklanmaktadır. Bir takım varsayımları gerçek gibi göstererek bir iddiayı başka bir iddia ile kanıtlamanın bilimsel ve mantıksal bir tarafı yoktur. Barnabas İncili'ni savunan kişiler metindeki bariz hataların çeviri kaynaklı olduğunu kanıtlamak istiyorlarsa önce bu İncil’in Aramice yazıldığını kanıtlamalıdırlar. Bunu yapamadıkları halde bu İncil’in varlığı kanıtlanamayan ve tamamen varsayımsal bir versiyonunun olduğunu ve o kitapta da hata bulunmadığını savunmak, bu tür varsayımların aslında Barnabas İncili'ndeki hataların yadsınamaz olmasından kaynaklandığını göstermektedir.

Aslında bu dil konusu Barnabas İncili’nin ortaçağda yaşamış batılı bir kişi tarafından yazılmış olduğunu kanıtlamaktadır; zira bu İncil’in diğer kanonik İnciller gibi klasik Grekçe’de yazılmış olması gerekirdi. Mesih sonrası ilk yüzyılda Helenistik kültürün etkisiyle Grekçe dünyanın evrensel dili haline gelmişti. Havarilerin ve diğer Mesih inanlılarının evrensel kurtuluş Müjdesini yazıya geçirirken dünyadan izole edilmiş bir dil olan Aramice yerine evrensel bir dil olan Grekçe’yi kullanmaları son derece doğaldı.

Bu noktada dikkat çekilmesi gereken diğer bir husus da Müslümanların “İncillerin Aramice yazılmış olmaları gerektiği” yolundaki argümanı hem kanonik İncil metinlerinin tarihselliğinin ve gerçekliğinin inkarında hem de Barnabas İncili’ndeki hataların metin dışındaki etkenler sonucu oluştuğu iddiasının desteklenmesinde kullanmalarıdır. Bu argümanın özdeşliği Barnabas İncili’ni seven kişilerin İncil düşmanlığını ve Hristiyanlık inancına karşı tek taraflı ve ön yargılı tutumlarını da gözler önüne sermektedir.

Site sahiplerinin veya bu sunuş metnini yazan kişilerin “Bu incil vasıtasıyla sezilen ve tarihsel süreciyle varılan sonuç "asıl incil'den" güçlü esintileri yansıtmasıdır”ifadesi de orijinal olduğu söylenen varsayımsal İncil’in bulunmasının ve sonuçta Barnabas İncili ile kıyaslanmasının imkansızlığı nedeniyle büyük bir mantık hatasına sebebiyet vermektedir. Asıl İncil denen kitabı bulmadan Barnabas İncili’nin o kitapta yazılı olduğu varsayılan şeylerin güçlü bir esintisi olduğunu iddia etmek son derece gülünçtür. Dahası, Barnabas İncili’nde yazılı olanlar ile Kur’an arasında yazılı olanların kıyaslanması bizi Kur’an’da İsa hakkında verilen bilgilerin büyük bir bölümünün Barnabas İncili’ndeki öğretilerin eksik ve hatalı biçimi olduğu sonucuna ulaştırmaktadır.

Sunuş metninin yazarları çelişki iddialarına yanıt verebilmek için de Barnabas İncili ile kanonik İncilleri yanlış ve üstünkörü bir şekilde kıyaslama hatasına düşmektedirler. Kanonik İncillerin hatalı ya da çelişkili olduğu iddiası Müslümanlar tarafından sıklıkla dile getirilmektedir; ancak bu varsayımsal çelişkilerin Barnabas İncili’ndeki çelişki iddialarını çürüteceğini savunmak akla ve mantığa aykırıdır. Kanonik İnciller arasındaki farklar ya da bunların Müslümanlar tarafından çelişki olarak tanımlanması Barnabas İncili’nin kendi içindeki tutarsızlıklarını ne ortadan kaldırır ne de örtbas eder.

İddia edilenin aksine, Barnabas İncili’nde pek çok tutarsızlık bulmak mümkündür ve daha ilginci bu tutarsızlıkların sözde Barnabas’ın kitabını yazarken kanonik İncilleri şablon olarak kullanması sonucunda ortaya çıktığı gerçeğidir. Sözde Barnabas, bazı durumlarda kanonik İncil metinlerini değiştirme amacıyla kopyalarken kendi kitabı ile kanonik İnciller arasındaki farklılıkları tamamen unutmuştur. Örneğin, sözde Barnabas, Mesih’in yerine Yahuda İskariyot’un çarmıha gerilerek öldürüldüğü savını desteklemek ve okuyucuyu söylediklerinin doğruluğuna inandırabilmek için Yahuda’ya İsa ile yer değiştirttikten sonra kanonik İncillerdeki çarmıha gerilme anlatımlarını bire bir kopyalamıştır. Bu değiştirme ve kopyalama sürecinde özellikle Luka İncili’nden yararlanan sözde Barnabas aşağıdaki cümleyi de Luka’dan kopyalayıp Mesih’in peygamberlik görevinin Galile’de başladığı yolundaki kanonik İncil öğretisini onaylamıştır:

Başkâhin karşılık verdi: «Ey sapık fitneci, akidenle ve sahte mucizelerinle Galile'den başlayarak, buraya, Kudüs'e kadar tüm İsrail'i aldattın » (Barnabas İncili bap 217)

Ama onlar üstelediler: «Yahudiye'nin her tarafında öğretisini yayarak halkı kışkırtıyor; Celile'den başlayıp ta buraya kadar geldi» dediler. (Luka 23:5)

Oysa sözde Barnabas, kanonik İncil yazarlarından farklı olarak Yeshua’nın ilk mucizesini Kudüs’de yaptığını ve ilk vaazını Tapınakta (Kudüs’de) verdiğini iddia etmiştir (Barnabas İncili 10-12. bap) Bu açık tutarsızlığın sebebi sözde Barnabas’ın zayıf hafızası ve sahte İncilini yazarken kanonik İncillerdeki anlatımları gereğinden fazla kopyalamasıdır. Bu tek örnek bile Barnabas İncili’nin kendi içinde tutarlı olduğu yolundaki Müslüman iddialarını kolaylıkla çürütmektedir.







Barnabas İncili'ni Koruma Çabaları


hristiyanlık
Theophilos

Barnabas İncili'ni Koruma Çabaları


İDDİA 2- BARNABAS İNCİLİ'NDE COĞRAFİ HATA YOKTUR

"Nasıraya doğru gemiyle yola çıkmak"

En çok çelişki iddiasının vurgulandığı yer, 20'inci bölümde, Galile denizi üzerinden "Nasıra'ya doğru gemiyle yola çıkılması"dır. "Nasıra'ya gemiyle gidildi" şeklinde bir cümle kurulmamıştır. 16'ıncı bölümde Hz. İsa'nın şakirdlerini çağırarak bir dağa çıktığı ifade edilmektedir. Bu bölümden sonra bir yolculuktan bahseden ilk bölüm 20'inci bölümdür. Dolayısıyla "Nasıra'ya doğru nereden hareket edildiği" belirgin değildir, ancak bilinmeyen bir yerden başlayan yolculuğun bir kısmının Galile Gölü'nün geçilerek yapılması pekala mümkündür.

Hristiyanlık karşıtı İslam misyonerleri, Barnabas İncili’ni belirgin hatalardan kurtarmak için bir takım kelime oyunlarına başvurmak zorunda kalmışlardır. Her şeyden önce vurgulanması gereken şey Barnabas İncili’nde birkaç kez geçen “Nasıra’ya gemiyle gitmek” ifadesinin metnin içindeki bilgilerle çelişkili olmamasına rağmen yazarın en basit coğrafya bilgisinden bile yoksun olduğunu kanıtlamasıdır. Bu tür bir ifade coğrafi gerçeklerle açıkça çelişmektedir ve Barnabas İncili’ni eleştirenler tarafından bu nedenle çok büyük bir hata örneği olarak sunulmaktadır.

Barnabas İncili’ndeki bu inkar edilmez hatadan rahatsız olan Müslümanlar ilk olarak kitapta “Nasıra’ya doğru gemiyle gidildi” şeklinde kesin bir cümlenin olmadığını savunmaktadırlar. Oysa kitabı okuyan akıl ve mantık sahibi herkes bu bölümdeki anlatım ve Barnabas İncili’ndeki konusal bütünlük aracılığıyla “Nasıra’ya doğru gemiyle yola çıkıldı” cümlesinin “Nasıra’ya gemiyle gidildi” çıkarımını gerektirdiğini anlayabilir. Bu tür çıkarımlarda bulunmak hiç de zor değildir.

İlk olarak, Barnabas İncili’nin diğer kanonik İncillerden daha tutarlı ve anlaşılır olduğunu savunan Müslümanlar, sözde Barnabas’ın, Yeshua’nın yolculuklarından ve yer değişimlerinden mutlaka bahsettiğini görmezden gelmektedirler. Sözde Barnabas, 20. bölüme kadarki anlatımlarında Yeshua’nın yer değişimlerini mutlaka aktarmıştır.

10. bölümün başında Yeshua’nın Kudüs’teki Zeytin dağına çıktığı yazılmıştır.
11. bölümün başında Yeshua’nın dağdan inip Kudüs’e girdiği yazılmıştır.
13. bölümde Yeshua’nın yeniden Zeytin Dağı’na çıktığı söylenmiştir.
14. bölüme göre Yeshua Ürdün nehrinin ötesine geçmiştir ve sonra yine Kudüs’e dönmüştür.

15-19. bölümlerde Yeshua’nın bir düğüne gittiği ve daha sonra dağa çıkarak öğrencilerine vaaz verdiği söylenmiştir. Bu beş bölümde Kudüs’e giriş veya çıkış yapıldığı belirtilmediği için Yeshua’nın bu süre zarfında Kudüs’te kaldığını ve oradaki bir düğüne gittiğini, sonrasında da Kudüs’teki bir dağda vaaz verdiğini düşünmek doğru olacaktır.

20. bölüme göre ise Yeshua önce Galile Denizine gitmiş ve oradan bindiği bir gemiyle Nasıra’ya hareket etmiştir. Sözde Barnabas’a göre bu Nasıra’ya gemi yolculuğu esnasında bir fırtına çıkmıştır. Yeshua bu fırtınayı dindirerek büyük bir mucize gerçekleştirmiştir. Dahası, sözde Barnabas’a göre bu yolculuk Nasıra’da sona ermiştir:

İsa Galile denizine gitti ve bir gemiye binerek Nasıra'ya doğru yola çıktı. Bu sırada denizde büyük bir fırtına başladı. O kadar ki, gemi nerede ise batacaktı. Ve îsa geminin pruvasında uyuyordu. Havariler yanına yaklaşarak uyardılar. «Ey muallim, kurtar kendini, helak oluyoruz!» Ters taraftan esen kuvvetli rüzgâr ve denizin kükremesi nedeniyle büyük bir korkuya kapılmışlardı. îsa uyandı ve gözlerini gök yüzüne dikerek dedi: «Ey Elohim Sabao, kullarına merhamet et.» İsa bunu demişti ki, birden rüzgâr durdu ve deniz sakinleşti. Bunun üzerine denizciler korkuya kapılarak dediler: «Kimdir bu, deniz ve rüzgâr kendisine itaat ediyor?» Nasıra kentine gelince denizciler, İsa ne yaptıysa hepsini yaydılar. (Barnabas İncili 20. bap)

Görüldüğü gibi, Barnabas İncili’ni büyük bir hatadan kurtarmaya çabalayan kimi Müslümanlar bu sahte İncil metnini tahrif etmekten çekinmemişlerdir. Sözde Barnabas, Yeshua’nın Nasıra’ya doğru nereden hareket ettiğini belirttiği için sitedeki sunuş metninde geçen “"Nasıra'ya doğru nereden hareket edildiği belirgin değildir” cümlesinin gerçeklerle bağdaşmadığı açıktır. Bu Müslümanların göz göre göre söyledikleri yalan bizzat savundukları sözde Barnabas tarafından açığa çıkarılmıştır. Tüm bunlara rağmen yalanlar aracılığıyla desteklenen Barnabas İncili’nin hatalarını örtbas etme çalışmaları tam gaz devam etmektedir:

20'inci bölümde; "Nasıra kentine gemiyle yanaşıldığı" da yer almaz, sadece, "Nasıra kentine gelince" denir. Yolculuğa başladıkları yerden Nasıra'ya yol alırken Hz. İsa ve şakirtlerinin yolculuğun bir kısmını Galile gölü üzerinden yaptıkları yargısı metne uygun olacaktır.
Öte yandan gerçek-dışına çıkılarak, Barnabas İncili metninde güya "Nasıra Limanı'ndan" bahsedildiği, güya "Kudüs'ten Nasıra'ya gemiyle gidildiği" ekleniyor ki, Barnabas'ta bu şekilde ya da aynı anlama gelecek ifadeler kesinlikle yer almıyor.

Yukarıdaki alıntıda da gördüğümüz gibi, Barnabas İncili’nin yazarına göre Yeshua, Galile Denizi’nden gemiye binmiş ve Nasıra’ya hareket etmiştir. Bu yolculuk Nasıra’da son bulmuştur. Tüm bu kanıtlara rağmen bu sitenin sahiplerine göre metinde “Nasıra’ya gemiyle yanaşıldı” cümlesi bulunmadığı için Nasıra’ya gemiyle gidildiği” iddiası dikkate alınmamalı ve başka çözüm yolları aranmalıdır; zira bu iddia Barnabas İncili’nin hatalı olduğunu doğrulamaktadır. Demek ki bu Müslüman yorumculara göre yolculuğa çıkarken hizmetkarına “su küplerini de almayı unutma” diyen bir kişi mutlaka “su küplerine su doldurmayı unutma” diye de eklemelidir. Hizmetkar sadece su küplerini alıp da onlara su doldurmazsa, efendisinin hizmetkara kızma hakkı yoktur. Bu gülünç örnek bize bazı Müslüman yorumcuların mantık dersi almaları ve dilbilim derslerinde işlenen çıkarım stratejileri hakkında bilgi sahibi olmaları gerektiğini hatırlatmaktadır.

Barnabas İncili’nde Kudüs’e gemiyle gidildiğinin çok büyük bir netlikle yazılmış olmadığı doğrudur; ancak kitapta Yeshua’nın yolculuklarıyla ilgili verilen kesin bilgiler okuyucuyu Yeshua’nın Nasıra’dan Kudüs'e gemiyle gittiği çıkarımına ulaştırmaktadır. Bu yolculukları sıralayacak olursak:

127. bölümde Yeshua’nın çölden ayrılıp Kudüs’e gittiği yazılıdır.
129. bölüme göre Yeshua Tapınakta dua etmiştir; bu Yeshua’nın Kudüs’ten ayrılmadığını gösterir.
132. bölümde Yeshua’nın Galile nehrinin kıyısında yürüdüğü yazılıdır. Yeshua daha sonra öğrencileriyle Nain’e gitmiştir.
138. bölüme kadar Nain’de kaldığı anlaşılan Yeshua 15 gün boyunca kayıplara karışmıştır.
139. bölümde Yeshua’nın Şam’da saklandığı belirtilmiştir.
143. bölümde Yeshua’nın Şam’dan dönüp Nasıra’ya gittiği yazılıdır.
147. bölümde Yeshua Yahudiye’ye dönme isteğini belirtmiştir.
151. bölümde Yahudiye’ye gitmeye karar veren Yeshua’nın bir gemiye bindiği yazılıdır.
152. bölümde Yeshua’nın Kudüs’e ulaştığı yazılmıştır.

Yeshua’nın gemiye bindiği bölüm ile Kudüs’e ulaştığı bölüm arasında hiçbir ayrı yolculuktan bahsetmeyen sözde Barnabas’ın bu tür bir yazım tarzıyla nesnel okuyucuları gerçekten Kudüs’te bir liman bulunduğu çıkarımına yönlendirdiği söylenebilir. Bunun daha önce açık bir şekilde belirtilen Nasıra’da liman bulunduğu iddiasıyla (20. bölümde Yeshua’nın Galile denizinden Nasıra’ya gitmek için gemiye bindiğini ve deniz yolculuğunun Nasıra’da tamamlandığını hatırlayalım) birleşmesi sonucunda sözde Barnabas’ın İncili’nde Nasıra limanı kadar Kudüs limanından da bahsedildiğini söylemek abartılı ya da yanlış olmayacaktır. Sonuçta bazı Müslümanların Barnabas İncili'ni koruma ve türlü oyun ve yalanlarla hatasız ilan etme çabalarının boşa gittiği görülmektedir.




Barnabas İncili'ni Koruma Çabaları


hristiyanlık
Theophilos

Barnabas İncili'ni Koruma Çabaları


İDDİA 3- BARNABAS İNCİLİ'NDE TARİHSEL HATA YOKTUR

Barnabas İncili’nin ortaçağda yaşayıp tarihsel bilgiden yoksun biri tarafından yazıldığını savunan kişilerin bu iddiaları için çok sayıda geçerli sebebi mevcuttur. Havari Barnabas’ın adını kullanarak İslam inanç ve geleneklerine uygun bir İncil uydurmaya çalışan kişi sahte İncilini yazarken doğal olarak pek çok tarih hatasına imza atmıştır. Bunların başında da Barnabas İncili’nde Roma valisi Pontius Pilatus hakkında yazılanlarla tarihsel gerçeklerin örtüşmemesi gelir. Gerek dinsel gerekse din dışı tarihsel belgelere (örneğin, Yahudi tarihçi Josephus’un yazdıkları) göre vali Pontius Pilatus M.S. 26-27 senesinde göreve getirilmiştir; oysa sözde Barnabas’ın 3. baptaki anlatımına göre Pontius Pilatus, Yeshua’nın doğumu esnasında valilik görevinde bulunmaktadır.

Diğer çelişki iddiası Romalı iki valinin (Plate=pilatus=pilotus) isimleri hakkında dile getiriliyor ki, iki ayrı dönemde gelen iki valinin isimlerinin aynı olması mümkündür.

Barnabas İncili’ne sevdalanmış Müslüman misyonerlerin bu sahte İncil’deki belirgin tarihsel hataları inkar etme çabaları açıkça görülmektedir. Pontius Pilatus’un görev süresinin başlamasıyla ilgili sözde Barnabas’ın yazdıklarının hatalı olduğunu kabul etmek yerine hem inkara başvurmuşlar hem de bu hatanın savunulması için son derece saçma ve zayıf bir argüman üretmişlerdir. Oysa Barnabas İncili’ndeki bu tarihsel hata öylesine büyüktür ki; bu kadar basit ve kısa - üstelik de bir o kadar saçma – bir bahaneyle geçiştirilemez.

Barnabas İncili’ni tarihsel yanlışlardan kurtarma gayretinde olan Müslümanlara göre aynı dönemde yaşamış iki valinin isimlerinin aynı olması mümkündür. İlk olarak söylenmesi gereken şey Müslümanların savunma argümanı hazırlarken bir kez daha olasılıklarla gerçekleri ayırt edemedikleri gerçeğidir. İki, üç ya da daha fazla kişinin aynı isme sahip olma olasılığı her zaman vardır; ancak bunun sonuçta bir olasılık olduğu ve kanıtlanması gerektiği unutulmamalıdır. Aynı yüzyılda yaşamış iki valinin aynı ismi taşımış olma ihtimali sonuçta Barnabas İncili’ni korumaya çalışan Müslümanların ortaya attığı bir hipotezdir ve bu hipotez kanıtlanıncaya kadar eldeki mevcut tarihsel belgelere ve kanıtlara göre hareket edilmelidir. Bu belgeler de Yeshua döneminde tek bir Pontius Pilatus’dan bahsettiğine ve bu kişinin göreve geldiği tarihin M.S. 26 olduğunu belirttiğine göre, Barnabas İncili’ndeki söz konusu tarihsel hatanın inkarı mümkün görünmemektedir.

Bu varsayımla ilgili olarak dikkat edilmesi gereken diğer bir nokta da aynı yüzyıl içinde yaşamış, aynı görevde bulunmuş ve aynı isme sahip kişilerin oluşabilecek karışıklıklara karşı önlem almalarının ve ayrıştırıcı unvan kullanmalarının doğallığıdır. Osmanlı sultanlarından aynı isme sahip olanlar bile tarihte mutlaka ismin başına eklenen bir sayı aracılığıyla (IV. Murat, III. Selim, vb) ayrıştırılmışlardır. Oysa aynı şeyi Roma valisi Pilatus için söylemek mümkün değildir; zira tarihsel kayıtlara göre I. ya da II. Pilatus yoktur.

Üçüncü olarak vurgulanması gereken nokta ise, sözde Barnabas’ın bir birinden farklı iki Pilatus olduğu yolundaki tarih dışı yeni Müslüman savını desteklemediği gerçeğidir. Sözde Barnabas’a göre tek bir Pontius Pilatus vardır; o da Yeshua’nın doğumu esnasında görevdedir ve aynı görevi Yeshua’nın göğe çıktığı zaman da sürdürmüştür.

Peki sözde Barnabas nasıl böyle büyük bir hata yapmıştır veya daha başka bir deyişle sözde Barnabas’ı tehlikeli sularda yüzmeye kalkıştıran gerekçe nedir? Barnabas İncili’nin yazarı niçin Romalı vali Pontius Pilatus’un Yeshua’nın 30 yaşına geldiği dönemde valilik yaptığı gerçeği ile yetinmemiş ve böyle büyük bir tarihsel hata batağına saplanmıştır? Tüm bu benzer soruların yanıtı ortaktır: Sözde Barnabas kanonik İncilleri kullanıp değiştirmeyi ve kanonik İncillerdeki farklı bölümleri dikkatsizce birleştirmeyi alışkanlık haline getirdiği için bu kadar hatalı bir İncil metni yaratmıştır. Başka bir deyişle, sözde Barnabas sahte bir kitap yazarken sürekli ateşle oynamış ve sonuçta kendini yakmıştır.

Önce Barnabas İncili’nde Pontius Pilatus’un göreve başlama süresiyle ilgili tarihsel hata içeren bölümü okuyalım ve inceleyelim:
Bu sıralar, Kayser Avgustos'un buyruğuyla, Yahudiye'de Hirodes hüküm sürüyor ve *Arma ve Sayfa şehirlerinde* de Pilotus vali bulunuyordu. Bütün dünya kütüklere kayıt yaptırmakta olduğundan, herkes kendi memleketine gidiyor ve kayıt için kendi kabileleriyle kendilerini takdim ediyorlardı. Bu nedenle Yusuf Sezar'ın buyruğuna göre kayıt yaptırmak için, Beytlehem'e (burası, Davut soyundan gelme olduğundan kendi kentiydi) gitmek üzere kadını hamile Meryem'le birlikte Galile'nin bir kenti olan Nasıra'dan ayrıldı(Barnabas İncili 3. bap)
Barnabas İncili’ni Türkçe’ye çeviren kişilerin bu işin uzmanı olmadıklarını gösteren en güzel örneklerden biri İngilizce metinde din başkanlığı yapan kişilerin adlarının Türkçe çeviride Yahudiye’de bulunduğu iddia edilen meçhul yer isimlerine dönüştürülmesidir. Yukarıdaki çeviriyi Barnabas İncili’nin tanınmış bir web sitesindeki İngilizce çevirisiyle karşılaştıralım:
There reigned at that time in Judea Herod, by decree of Caesar Augustus, and Pilate was governor in the priesthood of Annas and Caiaphas. (Gospel of Barnabas 3.1)
Barnabas İncili üzerinde araştırmalar yapan akademisyen R. Blackhirst’ün sitesindeki bu çeviride Annas ve Caiphas sözcüklerinin Pilatus’un valilik yaptığı Yahudiye şehirlerinin adları olmayıp o dönemdeki din başkanlarının isimleri olduğu görülmektedir. Bu isimlerin Türkçe’ye çevrilmiş biçimi ise Hanna ve Kayafa olmalıdır:
O'nu önce, o yıl başkâhin olan Kayafa'nın kayınbabası Hanna'ya götürdüler. (Yuhanna İncili 18:13)
Barnabas İncili’ni Türkçe’ye çeviren kişilerin din görevlilerine ait özel kişi adlarını niçin meçhul şehir isimlerine dönüştürdükleri merak konusudur. Daha da ilginci, Yahudiye’de Arma ve Sayfa adında iki şehir bulunduğu yolunda yanlış bir coğrafi bilgiye sebebiyet veren bu garip isim değişikliği, Barnabas İncili’nde Pontius Pilatus hakkındaki tarihsel hatanın bulunduğu ayetin çevirisi esnasında oluşmuştur. Bunların basit bir tesadüf olduğunu varsayıp ilgili ayetin doğru çevirisini yazalım:
Bu sıralar, Kayser Avgustos'un buyruğuyla, Yahudiye'de Hirodes hüküm sürüyor ve Hanna ve Kayafa din başkanlığı ederken Pilatus da valilik yapıyordu. (Barnabas İncili 3. bap)
Bu düzgün çeviriyi okuyan ve Luka İncili’ni bilen hemen herkes Barnabas İncili’ndeki ayetin Luka İncili’nde farklı bölümlerde verilen bilgilerin tek bir cümlede toplanmasıyla oluştuğunu anlayacaktır. Müjdeyi kaleme alırken tarihsel detaylara değinen ve Yeshua’nın doğumu ve peygamberlik görevi esnasındaki politik ve dini yapı konusunda bilgi veren İncil yazarı Luka’nın, kitabının ayrı bölümlerinde verdiği bilgileri alt alta sıralayalım:

  • 1-Yahudiye kralı Hirodes zamanında, Abiya bölüğünden Zekeriya adında bir kâhin vardı. Harun'un soyundan olan karısının adı ise Elizabet'ti. (Luka 1:5)
  • 2-O günlerde Sezar Avgustus tüm Roma dünyasında bir nüfus sayımının yapılması için ferman çıkardı.Bu ilk sayım, Kirinyus'un Suriye valiliği zamanında yapıldı. (Luka 2:1-2)
  • 3-Sezar Tiberyus'un egemenliğinin on beşinci yılıydı. Yahudiye'de Pontiyus Pilatus'un valiliği sürüyordu. Celile'de Hirodes, İtureya ve Trahonitis bölgesinde Hirodes'in kardeşi Filipus, Abilini'de de Lisanyas yönetimin başındaydı.Hanna ile Kayafa başkâhinlik ediyorlardı. Bu sırada Tanrı, sözünü çölde bulunan Zekeriya oğlu Yahya'ya duyurdu.(Luka 3:1-2)

Yukarıdaki alıntılarda kalınlaştırılmış kısımların tek bir cümlede toplanması, bizi Barnabas İncili’nin 3. bölümündeki ayete ulaştırmaktadır! Sözde Barnabas, Yeshua’nın doğumu esnasındaki politik ve dini yapı hakkında bilgi verirken Luka’nın yazdıklarını son derece garip bir şekilde birleştirmiştir. Tarihsel bir hataya sebebiyet veren bu garip derleme eylemi aşağıdaki kıyaslama aracılığıyla daha kolay görülebilecektir:

Luka İncili
Yahudiye Kralı Hirodes (Vaftizci Yahya’nın doğumu)
Sezar Avgustus’un nüfus sayımı fermanı (Yeshua’nın doğumu)
Yahudiye valisi Pontius Pilatus (Yeshua’nın 30’lu yaşları ve vaftiz dönemi)
Din başkanları Hanna ve Kayafa (Yeshua’nın 30’lu yaşları ve vaftiz dönemi)

Barnabas İncili:
Yahudiye kralı Hirodes (Yeshua’nın doğumu)
Sezar Avgustus’un yönetimi (Yeshua’nın doğumu)
Yahudiye valisi Pontius Pilatus (Yeshua’nın doğumu)
Din başkanları Hanna ve Kayafa (Yeshua’nın doğumu)

Sözde Barnabas, Luka İncili’nin 1., 2. ve 3. bölümündeki bilgileri tek bir döneme (Yeshua’nın doğumu) aktarması sonucunda yaklaşık 30 yıllık tarih aralığını görmezden gelmiş ve Pilatus’un görev süresini Yeshua’nın doğum ve çocukluk dönemine transfer etmiştir. Bu tarihsel hatanın kaynağının zaman dilimlerindeki sapma olduğu kesindir. Peki sözde Barnabas böylesine büyük bir tarihsel sapma ve yanılgıya yol açan bu farklı dönemleri birleştirme eylemini niçin gerçekleştirmiştir? Niçin Luka’da Yeshua’nın vaftiz dönemine ilişkin olarak verilen bilgiler sözde Barnabas tarafından özellikle Yeshua’nın doğumuyla aynı döneme aktarılmıştır? Bu soruların yanıtı bellidir: Sözde Barnabas, beklenen Mesih’in Yeshua yerine Muhammed olduğu yolundaki hatalı ve gülünç dinsel öğretinin savunucusudur ve bu iddiaya gerçeklik kazandırmak için kasıtlı olarak Yeshua’ya Vaftizci Yahya peygamberin rolünü vermiştir. Yazar, aynı gerekçeyle Vaftizci Yahya peygamberi yok saymış ve doğal olarak Yahya’nın doğumundan ve peygamberlik döneminden hiç bahsetmemiştir.

Yeshua’nın aslında Mesih olmayıp onun yolunu hazırlayan bir peygamber olduğunu kanıtlamaya çalışan sözde Barnabas, amacına ulaşmak için kanonik İnciller üzerinde köklü değişiklikler yapmaktan kaçınmamıştır. Barnabas İncili 42. bölümde yazılanların Yuhanna İncili 1. bölüm 19-23. ayetlerde yazılanlarla kıyaslanması, sözde Barnabas’ın kanonik İncilleri çarpıtma boyutunu gözler önüne serecektir. Dahası, sözde Barnabas aynı değişiklik oyununu Yeshua’nın doğum ve çocukluk dönemini anlattığı bölümde de tekrarlamıştır. Bu nedenle Luka İncili’nde meleğin Vaftizci Yahya ile ilgili kehaneti Barnabas İncili’nde ufak tefek değişikliklerle Yeshua’ya uyarlanmıştır. Kıyaslamak gerekirse:
Melek ona, «Korkma, Zekeriya» dedi, «duan kabul edildi. Karın Elizabet sana bir oğul doğuracak, onun adını Yahya koyacaksın. Sevinip coşacaksın. Birçokları da onun doğumuna sevinecek. O, Rab'bin gözünde büyük olacak. Hiç şarap ve içki içmeyecek; daha annesinin rahmindeyken Kutsal Ruh'la dolacak. İsrail oğullarından birçoğunu, Tanrıları olan Rab'be döndürecek. Babaların yüreklerini çocuklarına döndürmek, söz dinlemeyenleri doğru kişilerin anlayışına yöneltmek ve Rab için hazırlanmış bir halk yetiştirmek üzere, İlyas'ın ruhu ve gücüyle Rab'bin önünden gidecektir.» (Luka İncili 1: 13-17)

Dindar bir adam olan Yusuf Meryem'in hamile olduğunu anlayınca, Allah'tan korkup, ondan ayrılmayı düşündü. Bak ki, uyurken, «ey Yusuf, neden kadının Meryem'i bırakmayı düşünüyorsun?» diye Allah'ın meleği tarafından uyarıldı (ve şöyle denildi.) : «Bil ki, ona ne olmuşsa, hepsi Allah'ın iradesiyle olmuştur. Bakire, bir çocuk dünyaya getirecek, adını îsa koyacaksın; şaraptan, kuvvetli içkiden ve her türlü temiz olmayan etten onu uzak tutacaksın, çünkü o, annesinin rahminden Allah'ın kutsal bir (kuludur). O, - Juda'yı (Yehuda) kalbine döndürsün İsrail kavmi Musa'nın Kanunu'nda yazılı olduğu gibi, Rabb'in kanunu yolunda yürüsün diye İsrail halkına gönderilen Allah'ın bir peygamberidir. O, Allah'ın kendine vereceği büyük güçle gelecek, büyük mucizeler gösterecek ve bu sayede pek çok insanlar kurtulacaktır.» (Barnabas İncili 2. bap)
Bu alıntılar arasındaki benzerlikler ve farklılıklar aracılığıyla da görüldüğü gibi, sözde Barnabas, Yeshua’yı Yahya’nın yerine koymaya çabalamış ve bu rol değişikliğinin çalışmalarına Yeshua’nın doğumunun anlatıldığı bölümde başlamıştır. Luka İncili’nde (3.bölüm) Pontius Pilatus’un görev süresinin Vaftizci Yahya peygamberin misyonuyla bağlantılı olarak anlatıldığını gören sözde Barnabas, bu durumdan rahatsız olduğu için Yahya’nın peygamberlik görevi kapsamında sunulan tarihsel verileri son derece dikkatsiz bir biçimde Yeshua’nın doğumuyla ilişkilendirmiştir. Sonuç ise büyük bir tarihsel sapma olmuştur. Bu örnek bize Barnabas İncili’nin kanonik İnciller üzerindeki değişiklikler ve saptırmalar sonucunda üretilmiş ve bu nedenle pek çok hata içeren tutarsız bir sahte İncil olduğunu bir kez daha kanıtlamaktadır.

BAŞKA BİR HATA ÖRNEĞİ ve MÜSLÜMAN YANITI

İsa Peygamberin 119'uncu bölümde şekerle ilgili verdiği bir örnek söz konusu ediliyor. Barnabas İncilindeki metin anlatımından o dönemde şekerin çok değerli olduğu anlaşılıyor. İsa döneminde şekerin bilinmediğini savunan bazı itirazcılar, şeker pancarından şeker üretimi bilgisinin 7'inci yüzyıldan önce bölgeye ulaşmadığını iddia ediyor. Öyle bile olsa, herhalde durdukça şekerlenen bal ve pekmez gibi tatlı besinlerden de şeker elde edilebileceği gözardı ediliyor.

Barnabas İncili’ni korumaya ve kurtarmaya çalışan Müslüman misyonerler bu İncil’deki pek çok belirgin tarihsel hata dururken son derece ilginç bir şekilde şeker üretiminin tarihiyle ilgili hataya odaklanmışlardır. Eleştirmenlere göre Barnabas İncili’nin M.S. 1. yüzyılda yazılmış olamayacağını gösteren kanıtlardan bir tanesi de bu İncil’de Yeshua’nın şeker kelimesine gönderme yapmasıdır:
Eğer insan gübreyi altına ve çamuru şekere çevirebilecek olsa, ne yapar?» Sonra, İsa sustu, havariler cevap verdiler: «Kimse, altın ve şeker yapmaktan başka bir işe kendini koşmaz.» (Barnabas İncili 119. bap)
Müslümanlar yorumcuların yukarıdaki argümanlarından da anlaşılacağı üzere, tarihçiler şeker üretiminin M.S. 7. yüzyılda öğrenildiği gerçeğiyle paralel olarak Yeshua’nın benzetmelerinde şekerden bahsetmesini büyük bir tarihsel hata olarak değerlendirmektedirler. Müslüman misyonerler, bu gerçeği inkar edemediklerinden olsa gerek, metni savunurken bir takım gülünç kelime oyunlarına başvurmakta ve mantıksızlık örneği sergilemektedirler. Temelsiz ve çocuksu bu argümana göre Yeshua’nın şeker diyerek aslında bal ve pekmez gibi gıdalardan elde edilen tatlı kısmı kastetmiş olması muhtemeldir(!) Oysa yukarıdaki alıntıda da açıkça görüldüğü gibi, sözde Barnabas’a göre Yeshua “pekmez ve bal gibi gıdaların tatlı kısmından” değil de apaçık şekerden bahsetmiştir. Üstelik aynı ayetlerde şeker yapımından söz edilmektedir. Bu tür zayıf bir argüman getiren Müslüman yorumcuların benzer hata durumlarında ne tür tepkiler vereceklerini kestirmek zor değildir. Barnabas İncili’nde vergi görevlisi zengin Zakay’ın evinde laminat parke olduğu yazılı olsa, laminant parkenin tahtadan yapıldığı söylenecek ve bu sayede bu tür büyük bir yanlış bile inkar edilecektir.




Barnabas İncili'ni Koruma Çabaları


hristiyanlık
Galadriel

Barnabas İncili'ni Koruma Çabaları


Rab sizi bereketlendirsin harika bir çalışma.Barnaba İncili okumuş biri olarak çelişkileri kendi gözlerimle gördüm.Ki basan yayın evi islami bir yayın evi.
Saygılar


13İşte böylece, kalıcı olan üç şey vardır: iman, ümit ve sevgi. Bunlardan en üstün olanı da sevgidir.(1. Korintliler 13:13)



Barnabas İncili'ni Koruma Çabaları


hristiyanlık
Theophilos

Barnabas İncili'ni Koruma Çabaları


Teşekkürler Galadriel kardeş. Rabbin adı kutlu olsun.

Ne yazık ki, Türkiye'de bazı çevreler tüm kanıtlara rağmen Barnabas İncili'nin sahte bir İncil metni olduğunu kabullenmek istemiyorlar. Benim bu çalışmayı yapmamın amacı, Barnabas İncili'ndeki çeşitli hataları tespit eden eleştirmen ve tarihçilere karşı oluşturulan zayıf ve gülünç İslamcı savunma argümanlarını gözler önüne sermekti. Yakında son bir iddiayı daha değerlendirip bu çalışmayı tamamlayacağım.

Barnabas İncili denen "saçmalığı" defalarca ve farklı dillerde okumuş biri olarak, bu kitabı kitlelere ulaştırmakta sakınca görmeyen Müslüman yayın evlerinin metin üzerinde tahrifat çalışması yaptıklarını ve çeviri aracılığıyla metindeki hataları örtmeye çalıştıklarını fark ettim. Uzun vadedeki planım, Barnabas İncili'ndeki tüm hataların oluşma sebeplerini anlatacağım bir tür "şifre kırma" çalışması yapıp bunu kitap haline getirmek. Gerçekten de bu sahte İncil üzerinde yaptığım detaylı araştırma ve metnin dilbilimsel analizi sayesinde bir kitap yazmaya yetecek sayıda ilginç sonuçlar edindim. Şifre açıklamanın moda olduğu bu günlerde "Barnabas İncili'nin şifreleri kırıldı" adında bir kitap basıp bu İncil'in yazarının ipliğini pazara çıkarmak çok iyi bir fikir gibi görünüyor. Rabbin isteği olsun ve ben O'nun kutsal adını yüceltip bana verdiği güç ve bilgiyle O'nun gerçeğine tanıklık edebileyim.




Barnabas İncili'ni Koruma Çabaları

Bu konuya cevap yazmak için buraya tıklayınız
 
 



Barnabas İncili'ni Koruma Çabaları konusuna benzer konular;

BDP'nin Kürt Kilisesi Çabaları Sürüyor BDP’nin Kürt Kilisesi Cabaları Sürüyor BDP’nin Kürt Kilisesi Cabaları Sürüyor Kürtlerin Hıristiyanlaştırılmasının kendilerine olumlu yansıyacağını düşünen İslam karşıtı duruşu ile bilinen terör örgütü ve BDP, bu amaçla ilgili çalışmalarını sürdürüyor Bu plan üzerine misyonerlerle birlikte Doğu ve Güneydoğu’da Kürt kiliseleri kurulması için BDP’nin gençlik merkezinde misyonerlere yer bile tahsis edildiği ifade ediliyor. Terör örgütü ve BDP’nin misyonerlerle birlikte Doğu ve Güneydoğu’da Kürt Kilisesi kurmayı planladığı öğrenildi. Kürtlerin Hıristiyanlaştırılmasının kendilerine olumlu yanlarının olacağını uman İHD gibi bazı dernekler de BDP’nin bu girişimlerine destek veriyor. 16-19 Şubat 2011 tarihlerinde İstanbul...


Çocuklarınızı internetin zararlarına karşı koruma yolları Günümüzde internetin birçok faydası bulunmasının yanında özellikle interneti tam olarak tanımayan çocuklar için ise zararları var. Özellikle sosyal paylaşım sitelerinde çocukların sayfalarına yazdıkları notlardan dolayı birçok sapkın kişilik bu çocuklara internet ortamında yaklaşabiliyor. Reader's Digest dergisinde yer alan habere göre, internet delikanlılığı (internet, cep telefonu gibi iletişim araçlarını kullanarak, yazılı mesaj ya da resim paylaşmak yolu ile diğer insanları aşağılamak. 13-19 yaş grubu gençler içinde bu tur şeylere oldukça sık rastlanıyor) bugünün gençleri arasında büyüyen bir problem olurken, anne-baba olarak çocuklarınızı internetteki zararlı şeylerden korumak için yapabileceğiniz bazı şeyler var.


Barnabas İncili Öncelikle şunu belirteyim yanlış bölüme yazdığım için kusura bakmayın.Bilmiyordum çünkü. Barnabas ın Hz. İsa nın havarilerinden olduğu kesin.Yalnız onun incilinden bahsediliyor ve yayınlanıyor.Hatta orjinalinin gizlenmes için vatikanın gayret gösterdiğinden de basediyolar.Bu incil inzik toplantılarınada katılmış, Matta,Markos,Luka ve Yuhanna'nın incilleri kabul örmüş o görmemiş.Yani Hz Muhammet sav. Öncesinde onun geleceğinden bahseden bir incil. Bu konuda açıklamanız nedir. Yönetim Notu: Öncelikle Barnabas'ın Hz. İsa'nın havarilerinden olduğu kesin ifadeniz yanlıştır. Tam tersi yönde Barnabas İncili adı altında sunulan kitabın yazarının ve bunu Türkiye'de medyaya servis edenlerin birer yalancı olduğu kesindir. İnsanlar...


Barnabas İncili'nin sırrı çözülüyor Barnabas İncili hakkında çalışmalar yapan Profesör Rod Blackhirst, metnin İspanyolca çevirisine eklenmiş olan önsözü incelemesi sonucunda aşağıdaki sonuçlara ulaşmıştır: 1- Elimizdeki biçimiyle (iki dilde ve bir önsözle) Barnabas İncili, Kilise yasalarının savunucusu (avukat) ve Engizisyon üyesi olan Sanseverina piskoposu kardinal Giulio Santorio tarafından hazırlanmıştır. Yine de, metni tamamen kendisinin hazırlamadığı, ancak daha eski tarihe dayalı ve yanlış öğreti içeren bir metni kendi çıkarlarına uyarladığı anlaşılmaktadır. 2- Santorio'nun Barnabas İncili'ni oluşturma sebebi, 1592 senesindeki papalık seçimi sonrasında kardinal Marcantonio ve Ascanio Colonna'yı suçlamaktır. Bu seçim esnasında Santorio, Marcantonio ile birlik...



Şu anda bulunduğunuz sayfa: hristiyanlık incil isa mesih tevrat zebur | HRİSTİYAN FORUM  > Temel Kavramlar > Barnabas İncili : Barnabas İncili'ni Koruma Çabaları




Click "Give Now", then choose "Turkey"

(Tax-Deductible for US Citizens)





Türkçe olarak, Türkiye Hristiyanlık İncil Yahşuah YHVH Tanrı Allah Üçlü Birlik Kuran Muhammed İslamiyet RAB İsa Mesih Hristiyan Katoliklik Ortodoksluk Protestanlık Kutsal Kitap Meryem Ana Kilise Baba Oğul Kutsal Ruh, Türkler, Kürtler, Süryaniler, Asuriler, Keldaniler, Rumlar, Ermeniler, Hristiyanlık ile ilgilenenler için bilgiler

| HRİSTİYANLIK ARAMA MOTORU | İNCİL | İNCİL .TV | HRİSTİYAN GAZETE | HRİSTİYAN OLMAK | HRİSTİYAN CHAT | HRİSTİYAN FORUM FACEBOOK | HRİSTİYAN FORUM TWITTER | HRİSTİYAN FORUM YOUTUBE | BEDAVA İNCİL |



GÜNLÜK BÜLTEN EMAİL ABONELİĞİ
hristiyanlık Email adresinizi yukarıdaki kutucuğa yazıp "abone ol" tuşuna basınız, açılan pencerede göreceğiniz harfleri yazıp onaylayınız. Daha sonra email adresinize gelecek emaildeki linke tıklayınız


Türkçe olarak, Türkiye Hristiyanlık İncil Yahşuah YHVH Tanrı Allah Üçlü Birlik Kuran Muhammed İslamiyet RAB İsa Mesih Hristiyan Katoliklik Ortodoksluk Protestanlık Kutsal Kitap Meryem Ana Kilise Baba Oğul Kutsal Ruh, Türkler, Kürtler, Süryaniler, Asuriler, Keldaniler, Rumlar, Ermeniler, Hristiyanlık ile ilgilenenler için bilgiler

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.