|
Alıntı:
|
Kayıp İncil'in Büyük Sırrı 23 Ocak 2009 13:13 Ergenekonda dalgalar sürerken hem İslam dünyasını hem Hristiyan alemini sarsacak bomba bir iddia gündemde. Konu "Kayıp Barnabas İncili" ve konunun merkezi de Türkiye Türkiye gündemi o kadar garip bir hal aldıki inanın yetişmek mümkün değil. İlk olarak Ergenekon soruşturması normal seyrinde sürerken İsrail’in fosfor bombalarıyla Gazze’de insan kasaplığına soyunmasını tüm dünya gözleri fal taşı gibi açık ama ağızları kapalı şekilde izledi. Kısmen bazı devletlerin toplumları vicdanı tepkilerini çeşitli gösterilerle ortaya koydu. Tam bu sırada Türkiye Ergenekon’un 10. dalgasıyla sarsıldı ve şimdide 11. Dalga ile Art televizyonu başta olmak üzere aramalarla birlikte yine Art televizyonu sahibi sayın Mustafa Özbek gözaltına alındı. Zaten daha önceki “Ergenekon Medyası” isimli yazımızda yakında Mustafa Özbek’in göz altına alınıp Art’nin aranacağı sinyallerini vermiştik ve dediğimizde oldu. Velhasılı kelam gündem bu kadar meşgulken birileride boş durmuyor Türkiye’nin son 50 yılındaki tüm karanlık yada bir şekilde üstü kapalı kalmış olaylarını Ergenekon tutuklularına maal etme çabasını veriyorlar. Mesela bunlardan bir taneside son günlerin popüler konularından bir tanesi olan “Barnabas İncili” meselesi. İddiaya göre Ergenekon soruşturması kapsamında göz altına alınan Veli Küçük Barnabas İncil’inin peşine düşmüş ve bu incili tercüme edilmesi için Hazma Hocagil’e verilmesinden sonra sayın Hocagil’i çok uzun süre alıkoymuşlar ve söz konusu İncil’i Hocagil’in elinden zorla almışlar. Bununla da kalmamışlar yine muhtemelen Veli Küçük’ün emriyle Kıbrıs’ta aziz Barnabas’ın mezarını Jitem’de görevli kişiler soyar. Üstelik aramca yazılmış olan bu Barnabas incil’inin tercümesini yapmak üzere görevlendirilen Aremce uzmanı sayın Hamza Hocagil’e de tek kuruş para ödememişler. Peki nedir bu Barnabas İncili’nin serüveni şimdi ona bir göz atalım. Bu serüveni anlamak için önce Barnabas’ın ne olduğunu yada daha doğrusu kim olduğunu bilmek gerekir. Aziz Barnabas Kıbrıs doğumlu elçilerinin kendisine Barnaba yani “Cesaret Verici” olarak adlandırdıkları Yusuf isminde bir zat-ı muhteremdir. Ancak bu zat-ı muhterem daha sonra bir şekilde Kıbrıs’tan göç ediyor ve Hz.İsa ile tanışıyor İsa’nın dini hareketinin feyzinden feyizleniyor ve katkıda bulunmak ve bu yeni dini hareketi yaymak adına Kıbrıs’a dönüp tarlasını satıyor. Unutmadan belirtelim Barnabas isimli şahıs aynı zamanda iddialara göre Hz.İsa’nın 12 havarisinden bir tanesidir. 1981 yılında Şırnak Uludere’de avdan dönen bir takım köy sakinleri köpekleri kaybolunca onu aramaya koyuluyor ve ararken köpeğin düştüğü yerdeki kuyuda bir lahit (mezar) buluyorlar. Kitabı bulan kişi Korucu başı Hamza Babat’ın babası olan Ferhat Babat. Hatırlatmakta fayda var Babat aşireti bölgenin güçlü aşiretlerinden bir tanesidir ve uzun yıllar Pkk’ya karşı etkin mücadele vermişlerdir. Bu arada birkaç kez el değiştiren bu yazma o dönemin Malatya Milletvekili Hakkı Şengüler’e ulaşıyor ve onun vasıtasıyla papazlar’a tercüme etmeleri için veriliyor ancak aremce yazıldığı iddia edilen bu yazmayı dil uzmanı prof. Hamza Hocagil’e götürüyorlar ve sayın Hocagil bu yazmanın ilk sayfasını tercüme etmeyi başarıyor. İşte asıl macera bu saatten sonra başlıyor. Hamza Hocagil’in iddiasına göre söz konusu Barnabas İncil’inin ilk sayfasında şöyle yazıyor ‘Ben Kıbrıslı Barnabius. Tespihe layık alemlerin rabbinden bir bütün olarak, Ruhu’l Kudüs’le Meşaha’ya vahyolunan tıpkı İsa’dan duyduğum gibi, sadakatle, 48 gök yılları sonunda, dördüncü nüsha olarak aynen yazıyorum!’ Fakat enteresan bir durumdurki bugünkü gün yüzüne çıkmış olan Barnabas İncili’nde böyle bir açıklamaya rast gelinmiyor. Daha sonra sayın Hocagil bunun Barnabas İncili olduğuna kanaat getiriyor ve 1986 yılında Turgut Özal’a bir ziyaret yaparak konuyu aktarıyor. Rahmetli Turgut bey’de onu Özel harpçi Orgeneral Sami Karamısır’a havale ediyor. Hamza Hocagil önce bir güzel sorguya çekiliyor. Fakat hatırlatmakta fayda var Hamza Hocagil ilk olarak İncil’i tercümeye başladığı sıralarda Jandarma gelip İncil’e el koyuyor. Daha sonra Turgut Özal’a müraacatının ardından Özel Harp Dairesi Jandarma’nın elinden bu İncil’i alıyor. Nihayet 1987 yılında yine Hocagil’in girişimleriyle Hayri Ündül ve Sami Karamısır paşaların özel izinleriyle başlıyor Barnabas İncili’ni çevirmeye fakat ne hazindir ki sayın Hocagil sadece İncil’in 19 sayfasını tercüme ediyor. Hamza Hocagil’in iddiasına göre söz konusu İncil 4 nüsha yazılmış ve tercümenin bir bölümünde Aziz Barnabas bu kayıp İncillerin diğer nüshalarının İsrail, Arabistan yarım adası ve sonuncusununda Kuzey ırak’ta Zaho bölgesi taraflarında olduğunu söylüyor. Bununla birlikte yine Hocagil Hz. Davut’un kendi eliyle yazmış olduğu Arapça Zebur ve Hazreti Harun’un bakır levhalara yazdığı On emir’in de yerinin nerde olduğunu gösterir bilgilerin varlığınıda haber veriyor. Ve Cinayetler! Barnabas İncili’nin peşine kim düşmüşse iddia oki öldürülmüş yada sindirilmiştir. Örneğin ilk olarak Barıştepe Köyü Moriyakup Kilisesi Rahibi Edip Gabriyel Savcı yakın bir tarihte kaçırılmış ardından fidye istenmiş fakat serbest bırakılmıştı çok gariptir ki rahip Edip Gabriyel bu kişilerden asla şikayetçi olmadı. Daha sonra Aziz Barnabas’ın Kıbrıs’taki mezarı soyutlu talan edildi hatta bir yazarın iddiasına göre Aziz Barnabas’ın mezarının soyulduğu günlerde Abdullah Çatlı ve arkadaşlarıda Kıbrıs’ta gezinmekteydiler ve mezarı onlar soymuş olabilirdi. (Yahu adamı mezarında bile rahat bırakmıyorlar) Mezarın soyulmasının ardından bu olayın peşine düşen Kıbrıs’lı gazeteci Kutlu Adalı olayı açığa çıkartmak üzereyken önce tehditler gelmeye başlar fakat inadını sürdürünce hakkın rahmetine kavuşur yani öldürülür. Kutlu Adalı’nın eşi Uluslar Arası İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurur ve mahkeme Türkiye’nin bu cinayeti araştırmada kusurlu olduğuna karar verir. (zaten hiç Türkiye’nin lehine bir karar çıktığını gören olmadı) Daha sonra aremce uzmanı sayın Hocagil Victoria Rabin ile Barnabas İncili’nin kayıp nüshalarını aramak için İsrail’e gider ve diğer nüshayı ele geçirirler nüshayı okuyan Victoria orada iman eder kelime-i şahadet getirir ve Müslüman olur fakat daha sonra oda elim bir şekilde öldürülür. Barnabas İncil’i bir şekilde Veli Küçük’ün adamı olduğu iddia edilen Adem Taşdemir tarafından Hocagil’den zorla alıkonularak Yunanistan’da bir yayın evine satılmak istenir. Bu yayın evine satılmasına aracı olan kişi ise Kardinal Mario isimli birisidir fakat Kardinal Mario’da bilinmeyen bir nedenden ötürü öldürülür. Kardinal Mario ‘nun Yunanistan’daki yayın evine vereceği İncil sırra kadem basar. Yunanistan’daki yayın eviyse şuanki bilinen adıyla Markos Yayıncılıktır. Fakat bir yazarın ve yine konuyu en iyi bilenlerden bir tanesi olan Hamza Hocagil’in iddiasına göre Barnabas İncil’i halen Türk Genel Kurmay’ında saklanmaktadır. İyide Genel Kurmay’ın ne işine yarasın İncil? Hadi diyelim bir şekilde korunması amacıyla ellerine geçti daha sonra normal prosedür uygulanır ve ya müzeye yada ilgili kuruma gönderilir. Niye elinde saklasın ? İddiaya göre bu Barnabas İncili ortaya çıkarsa ortalığı fena halde karıştırır bu yüzden Vatikan bu İncil’in peşine düşmüştür ve bir servet ödemeye hazırdır çünkü bu İncil ortaya çıkarsa her şey yerle bir olacaktır. Yıllardır süregeldikleri inanışları ve dolayısıyla dinler tarihi tamamiyle değişecektir. Bence çok komik çünkü bugün Vatikan’da çeşitli dostlar vasıtasıyla görüştüğümüz bir kardinal “İsa gökten inip sizin İncil’iniz yanlış doğrusu bu dese bile sizce papa bunu kabul eder mi ? Hatta çok zorda kalırlarsa İsa’yı dahi ortadan kaldırmanın yollarını ararlar” gibi bir açıklamada bulundu. Peki Hristiyan alemi bu konuya ne diyor ? Birde ona bakalım ; “Son yıllarda birçok Müslümanın iddia ettiği şey şudur: “Kur’ân’da bugünkü Hıristiyanlarca kullanılan İncîl’den değil Barnabas İncîl’inden söz ediliyor”. Halbuki, Müslümanların iddia ettiği Barnabas İncîl’i, kendisinin Tanrı’nın Sözü olduğunu iddia etmiyor; tam tersine bir ayrım yapıyor. Sahte Barnabas ise 366 sayfa ve 222 Bölüm’den oluşan bir kitaptır.3 Bu ikinci ortaya atılan Barnabas İncîli orta çağa ait tamamen sahte bir üründür.4 Barnabas İncîli adı ile basılmış olan bu kitap incelenirse, yazarının İsâ Mesih’in havarisi değil, İsrail’i hiç görmemiş birisi olduğu ortaya çıkar. Büyük bir olasılıkla keşiş Fra Marino olarak yetiştirilmişti.5 Barnabas İncîl’ini yazan kişi, kendini “Mesih denilen Nasıralı İsâ’nın havarisi Barnabas” olarak tanıtıyor.6 Ancak İsâ Mesih’in 12 havarisi arasında “Barnabas” adında biri yoktur. (Bkz: Matta 10:2-4; Markos 3:16-19; Luka 6:14-16; Elçilerin İşleri 1:12-13 & 26) “Barnaba İncîl’i”, İncîl’deki bahsedilen Barnaba tarafından değil, orta çağda Hıristiyanlığı bırakıp Müslüman olan ve Müslümanlığın doğruluğunu kanıtlamaya çalışan biri tarafından yazılmıştır. “Barnaba İncîl’i”nde kullanılan sözcükler ve terimleri incelemiş olan dil uzmanları, bu eserin M.S. 15 yüzyıla ait olduğunu kanıtlamışlardır. İsâ Mesih’ten 15. yüzyıl sonra yazılan “Barnabas İncîl’i”nin tamamen sahte ve tarihsel açıdan değersiz olduğu anlaşılmıştır. Barnabas İncîli’nin elimizde bulunan en eski nüshası İtalyanca’dır. 1709 yılında Hollanda’nın Amsterdam şehrinde bulunan bu nüsha, J.F. Cramer adında bir bilginin eline geçti. 1550-1590 yıllarını gösteren yalnız bir tek İtalyanca el yazması olup, 1713’den beri Viyana, Avusturya “Hofbibliothek” Kütüphanesinde muhafaza edilmektedir. Bu İncîl’in İspanyolca yazılmış bir nüsha daha var. Bu nüshanın ilk sayfasında İtalyanca’dan çevrildiği belirtiliyor. İtalyanca el yazma, Bay Lonsdale ve Bayan Ragg tarafından İngilizce’ye çevirilerek, 1907 Oxford Üniversitesi Basımevi tarafından basılıp yayınlandı. Daha sonra Mehmet Yıldız tarafından İngilizceden Türkçe’ye çevirildi.7 Bu kitap aslında 15. yüzyılda İtalya’da yazılmıştır ve yazarının İslâmiyete geçmiş birisi olduğu bilinmektedir. Barnabas İncîli, Hıristiyanlığı kötülemek ve Müslümanlığı yüceltmek için M.S. 15. yüzyılda yazılan sahte bir eserdir. 17. yüzyıla kadar, Hıristiyan olsun Müslüman olsun, hiçbir yazar bu eserden aktarma yapmamış, adından bile söz etmemiştir! Bu eserin sahteliği inkâr edilmeyecek şekilde ispatlanmıştır.” (hristiyan.net) Hristiyan aleminin aydınları da böyle söylüyorlar ve Barnabas İncili’nin aslında sonradan Müslüman olmuş bir kişi tarafından yazılmış olduğunu söylüyorlar. Barnabas İncili sahtemidir gerçekmidir bilmiyoruz ama umarız Genel Kurmay’ın bu konuyla ilgili bir açıklaması olur ve kamuoyu da o bakımdan rahatlar. En azından işin en ilginç taraflarından biride bu işe Veli Küçük ve Ergenekon operasyonun karıştırılmasıdır ki bu gerçekten de önemli bir husustur. Umarız tüm gerçekler gün yüzüne çıkarda bizlerde “BARNABAS’IN SIRRI” ‘na muvaffak oluruz. Saygılarımla KURSAD BERKKAN |
|
Alıntı:
|
|
Barnabas İncili Merhaba Alli Bey...182 Blog yazdım. Çoğu da araştırmaya dayalı. Doktora tezimi de yazarken yüzlerce kitap karıştırdım. Bunların hiçbirinde İnternet araştırması yapmadım. Çünkü internetin bilgi kirliliği yarattığına inananlardanım. Tez çalışmalarında ve savunmalarında internet bilgileri kabul edilmez; hatta gazete bilgileri bile...Söylediğiniz gibi "Barnabas İncili"yazarak internete girdim. Birbirini tutmayan çok farklı şeyler gördüm. Bir tanesi şöyle "Barnabas İncili, MS.15. yüzyılda Hıristiyanlığı kötülemek için yazılan sahte bir eserdir" şeklinde(www.Hristiyan.net)...Bir başkası da sizin yazdıklarınızı yazıyor. Yani farklı şeyler yazılıyor.Hangisine inanayım, işime gelene mi? Ben ikisine de inanmıyorum. Selamlar. |
