| Cehennem var mı ? |
|
|||||
|
Bedava kitap, konserlerden, film gösterimlerinden email yoluyla haberdar olmak, hristiyanlarla sohbet etmek için; < < < SİTEMİZE HEMEN ÜYE OLUN! > > > |
![]() incil .TV Tüm hristiyan radyo ve televizyonlar |
1 Ağustos'ta Şan ve Org Konseri (İSTANBUL) |
Hristiyan Gazete |
![]() Son gönderilen konu ve mesajlar için hemen gruplarımıza üye olun |
Nasıl Hristiyan Olunur? | ![]() incil .biz |








| Bu konuya yeni cevap göndermek için buraya tıklayınız.
Bu konunun bulunduğu bölümde yeni konu açmak için buraya tıklayınız. |
|
#1
|
|
|
|
|
Cehennemin Varlığı Yaşam süresince, insaoğlu dilediği maddi ve manevi, her şeye sahip olabilir. Sağlık, para, ün, hayattan zevk almak... Peki elde etmeye alıştığımız bu değerlerin ömrü ne kadardır ? Bu bahsettiğimiz maddi ve manevi değerlerin çoğunun ömrü 100 yıldan bile kısadır. Ölüm herkes iin kaınılmazdır. Bu dünyaya, ailenin bir parası olarak geliriz. Oğul olarak dünyaya gelip, baba olur; sonra da büyükbaba... Ancak öldükten sonra, bu neslin gidişatını artık yaşayamayız. Ölüm aslında bize sandığımızdan da yakındır ve bazen hi beklemediğimiz bir anda kapımızı alabilir. İnsan, yaşamını yitirdikten sonra varlığını erede sürdürecek ? Yoksa ölümle birlikte her şey sona mı erecek ? Bu soruların cevabını Kutsal Kitap'ta bulabiliriz. Neden mi Kutsal Kitap ? Kutsal Kitap, dünyada meydana gelmiş, gelen ve gelecek olaylardan yüzyıllar önce haber verir.Bugüne kadar diğer kitapların kehanetleri, Kutsal Kitap kadar yüzde yüz kesin ve doğru olmamıştır. Bugüne kadar Kutsal Kitap'ta yazılı olan 4.000'den fazla kehanet gerçekleşmiştir. Eski Ahit'te yer alan 330 kehanet, İsa'nın ilk gelişiyle ilgilidir ve tümü gerçekleşmiştir. Kutsal Kitap'ta sözü edilen kehanetlerin tümünün zaman içerisinde gerçekleşmesi,Kutsal Kitap'ın Tanrı'nın sözü olduğunu, Tanrı'nın sözlerini içerdiğini bir kez daha kanıtlıyor. Tanrı varlığını, evrende yarattığı, yıldızlar, dağlar, okyanuslar, ağalar, kuşlar ve diğer şeylerle insanoğluna göstermektedir. İncil'de belirtildiği gibi: " Dünyanın yaratılışından beri Tanrı'nın görünmeyen nitelikleri, yani sonsuz gücü ve Tanrılığı, O'nun yaptıklarıyla anlaşılarak aıkca görülüyor. Bu nedenle özürleri yoktur. " ( Rom. 1:20 ) Her ne kadar insanoğlu, Tanrı'nın varlığını, yarattığı mükemmel evrende görse bile, Tanrı'nın niyetini , insanlığın selameti, kurtuluşu için verdiği uğraşı kavrayamamıştır. Bunun içindir ki, İsa Mesih, Tanrı ve Tanrı'nın Oğlu dünyaya geldi. Niyeti Mesih İsa aracılığıyla insanlara varlığını haberdar etmek, Kutsal Kitap ile de varlığını nesiller boyunca insanlığa duyurabilmektir. Evrenin yerekim kuvvetini keşfeden ünlü bilim adamı Isaac Newton, Kutsal Kitap hakkında şunları dedi: " Kutsal Kitap'ta dünyevi tarihten daha fazla güvenilir, kesin işaret var. " Amerika'nın 16. başkanı Abraham Lincoln ise: " Ben, Kutsal Kitap'ın, Tanrı'nın insanoğluna armağan ettiği en güzel hediye olduğuna inannırım. " dedi. Bütün her şey, bize Kutsal Kitap aracılığı ile ulaşmaktadır. Kutsal Kitap, bize Tanrı'nın iyi niyetini, yarattığı cennet ve dünyayı tanıştırır. Kutsal Kitap bize evrenin yaratılışı ile ilgili, ilk insanın varlığı, diğer canlılar ve onların kaderleri hakkında etraflı bilgiler verir. " Başlangıta Allah gökleri ve yeri yarattı. Ve yer ısssız ve boştu, enginin yüzü üzerinde karanlık vardı; ve Allah'ın Ruhu suların üzerinde hareket ediyordu ve Allah dedi: Işık olsun ve ışık oldu. " ( Tekvin 1:1-3 ) " Ve Allah yerin hayvanlarını cinslerine göre ve sığırları cinslerine göre ve topraktan sürünen her şeyi cinsine göre yaptı ve Allah iyi olduğunu gördü. " ( Tekvin 1:25 ) " Ve Rab Allah yerin toprağından adamı yaptı ve onun burnuna hayat nefesini üfledi ve adam yaşayan can oldu. " ( Tekvin 2:7 ) Kutsal Kitap ölümden sonraki hayatı, İbraniler bölümünde şöyle açıklar:" Bir kez ölmek ve ondan sonra yargılanmak nasıl insanların kaderiyse, böylece Mesih de birçoklarının günahlarını yüklenmek için bir kez kurban edildi. " ( İbr. 9:27 ) Kutsal Kitap'ta belirtildiği gibi, herkesin yaşamı bir gün son bulacak ve yargılama günü gelecektir. yargılama günü, yeniden dünyaya gelemeyenler, sonsuza kadar cehennemde kalacaklardır. Yeniden dünyaya gelenler ise cennete gidecekler ve onlar sonsuza kadar Tanrı'nın egemenliğinde yerlerini alacaklardır. " Büyük, beyaz bir taht ve tahtın üzerinde oturanı gördüm. Yer ve gök O'nun önünden kaçtılar ve yok olup gittiler. Tahtın önünde duran büyük küçük, bütün ölüleri gördüm. Sonra bazı kitaplar açıldı. Yaşam kitabı denen bir kitap daha açıldı. Ölüler, kitaplarda yazılanlara bakılarak yaptıklarına göre yargılandı. Deniz kendisinde olan ölüleri, ölüm ve ölüler diyarı da kendilerinde olan ölüleri teslim ettiler. Her biri, yaptıklarına göre yargılandı. Ölüm ve ölüler diyarı, ateş gölüne atıldı. İşte bu ateş gölü, ikinci ölümdür. Adları yaşam kitabında yazılmamış olanların hepsi, ateş gölüne atıldı. " ( Esin. 20:11-15 ) İnsanların çoğu cehennemin varlığına inanmaz; çünkü onlara göre bugüne kadar cehenneme kimse gidip geri dönmemiştir. Eğer bir tahminde bulunmamız gerekirse, diyebiliriz ki; insanların yüzde ellisi cehennemin varlığına inanıyor; yüzde ellisi inanmıyor. Eğer ki, bir insan hayatını hiçbir şeyi umursamadan, kaygısız ve sorumsuzca yaşarsa ve bu yaşam tarzını bu şekilde devam ettirip, cehennemin varlığını inkar ederse;bu onun yanılgıda olduğunu gösterir. Şunu unutmamak gerekir ki, kesinlikle cehennem mevcuttur ve oraya gitmemek bizim elimizdedir. Eğer cehennem olmasaydı kaybedecek bir şeyimiz de olmazdı. ( Dr. Henry C. SYN ) Rab'bin sevgi ve ışığının sarmalında kalınız. |
|
#2
|
|
|
|
|
Bazı paragraflardaki, bazı sözcüklerin yazılımı eksik yazılmıştır. Bunun için özür dilerim: 2. paragraf ; para- parça, iin-için, hi-hiç, 3. paragraf; erede-nerede, 9. Paragraf; yerekim- yerçekim biçiminde olmalıydı. Rab'bin sevgi ve ışığının sarmalında kalınız. |
|
#3
|
|
|
Ben daha önce de Cehennemin olup olmadığına dair başlıklı bir yazıya şimdi aşağıya kopyaladığım yazıyı yazmıştım. Ama ilgi olmadı. Şimdi bu konunun açılması iyi oldu. Sizin görüşlerinizi almak isterim. Sizin vermiş olduğunuz ayette benim aşağıdaki tezimi destekliyor bence. 3 ay önce yazdığım yazı aşağıda: Bu konuda uzunca bir zamandır düşünüyorum. Araştırıyorum. Soruyorum. Okuyorum.. Çok önemli bir konu bu. İlk günceme geldiğinde hadi ben canım. Olur mu öyle şey, tabiki cehennem vardır diye tepki vermiştim. Ama şimdi o kadar emin değilim. Kutsal kitabın hiç bir yerinde sonsuza kadar sürecek bir azabı temsil eden bir cehennem olgusu bulamadım. Cehennem var bu açık. Ancak Cehennem insan canını ve ruhunu tüketip bitiren yani insanın varlığını tamamen yok eden bir yer olarak tarif edilmiş gibi Aşağıdki aytelere bakar mısınız? Bublardaki cehennem tanımında ben sonsuzluklara kadar içinde kalacağımız ve sürekli azap cekeceğimiz bir yer olarak algılamıyorum. Matta 5,22 Ama ben size diyorum ki, kardeşine öfkelenen herkes yargılanacaktır. Kim kardeşine aşağılayıcı bir söz söylerse, Yüksek Kurul'da yargılanacaktır. Kim kardeşine ahmak derse, cehennem ateşini hak edecektir. Matta 5,29 Eğer sağ gözün günah işlemene neden olursa, onu çıkar at. Çünkü vücudunun bir üyesinin yok olması, bütün vücudunun cehenneme atılmasından iyidir. Matta 5,30 Eğer sağ elin günah işlemene neden olursa, onu kes at. Çünkü vücudunun bir üyesinin yok olması, bütün vücudunun cehenneme gitmesinden iyidir. Matta 10,28 Bedeni öldüren, ama canı öldüremeyenlerden korkmayın. Canı da bedeni de cehennemde mahvedebilen Tanrı'dan korkun. Matta 18,9 Eğer gözün günah işlemene neden olursa, onu çıkar at. Tek gözle yaşama kavuşman, iki gözle cehennem ateşine atılmandan iyidir. Matta 23,15 ‹‹Vay halinize ey din bilginleri ve Ferisiler, ikiyüzlüler! Tek bir kişiyi dininize döndürmek için denizleri, kıtaları dolaşırsınız. Dininize döneni de kendinizden iki kat cehennemlik yaparsınız. Matta 23,33 ‹‹Sizi yılanlar, engerekler soyu! Cehennem cezasından nasıl kaçacaksınız? Markos 9,43-44 Eğer elin günah işlemene neden olursa, onu kes. Tek elle yaşama kavuşman, iki elle sönmez ateşe, cehenneme gitmenden iyidir. Markos 9,45-46 Eğer ayağın günah işlemene neden olursa, onu kes. Tek ayakla yaşama kavuşman, iki ayakla cehenneme atılmandan iyidir. Markos 9,47 Eğer gözün günah işlemene neden olursa, onu çıkar at. Tanrı'nın Egemenliği'ne tek gözle girmen, iki gözle cehenneme atılmandan iyidir. Luka 12,5 Kimden korkmanız gerektiğini size açıklayayım: Kişiyi öldürdükten sonra cehenneme atma yetkisine sahip olan Tanrı'dan korkun. Evet, size söylüyorum, O'ndan korkun. Yakup 3,6 Dil de bir ateş, bedenimizin üyeleri arasında bir kötülük dünyasıdır. Bütün varlığımızı kirletir. Cehennemden alevlenmiş olarak yaşamımızın gidişini alevlendirir. 2.Petrus 2,4 Tanrı günah işleyen melekleri esirgemedi; onları cehenneme atıp karanlıkta zincire vurdu. Yargılanıncaya dek orada tutulacaklar. Bir de şu ayete bakalım:
Ruhsal ve bedesne ölümden bahsediliyor. Sonsuzluklara kadar sürecek bir cehennemden değil.. Eski antlaşma yazılarına dikkat ediniz. Günahlar karşısında verilen ceza olarak 'ölüm' dikkat çekicidir. Telojimizde de günahın bedelinin ölüm olduğunu biliyoruz: Romalılar 5,12 Günah bir insan aracılığıyla, ölüm de günah aracılığıyla dünyaya girdi. Böylece ölüm bütün insanlara yayıldı. Çünkü hepsi günah işledi. 1.Korintliler 15,21 Ölüm bir insan aracılığıyla geldiğine göre, ölümden diriliş de bir insan aracılığıyla gelir. Seçilmemişlerin başına gelecek olan sonsuzluklara değin cehennem ateşinde azap çekmek yerine 'Bir yokoluş' olabilir mi? Yani seçilmişlerin sonsuz yaşama kavuşacakları da aslında konuyu bütünlüyor. Yani seçilenler sonsuz yaşama, diğerleri yokoluşa kavuşabilir mi? ne düşünüyorsunuz? Klasik anlamda cehennem gerçekten var mı? |
|
#4
|
|
|
|
|
Sayın huzurlu, yazınızdan anladığım kadarıyla yanıt vermeye çalışayım. Kısa ve öz yanıt : Cehennem vardır. Müjde'de görüyoruz ki; İsa, yaşamı boyunca " cehennem " sözcüğünü " cennet " sözcüğünden daha fazla kullanmıştır. Hatta cehennem konusunda sürekli uyarmıştır. Bunun açılımını, Luka 16:19 - 31 ayetlerinde söz edilen öyküden bahsederek görmek olasıdır. İsa, Müjde'de Lazar adlı, vücudu yaralarla kaplı bir adamla zengin bir adamın öykğsğnden söz etmektedir : Lazar, cennete gider; zengin adam ise cehenneme... Zengin adam, cehennemde, büyük azap çeker, gözlerini kaldırır ve ilerde İbrahim'in kucağında gelmekte olan Lazar'ı görür : " ve feryat edip dedi: Ey babamız İbrahim, acı bana, Lazar'ı gönder de, parmağının ucunu suya batırıp dilimi serinletsin. Bu alevlerin içinde azap çekiyorum. " Bu öyküden şu sonuçları çıkarabiliyoruz: - Cehennem vardır. - İnsanlar, cehennemde, kendilerini nelerin beklediğinin farkındadırlar. - Cehennem, azap ve işkence yeridir. 2. Se. 1:8, 9 ayetlerine bakalım: " Bütün bunlar, Rab İsa alev alev yanan ateş içinde güçlü melekleriyle gökten gelip göründüğü zaman olacak. Rabbimiz İsa, Tanrı'yı tanımayanları ve kendisiyle ilgili müjdeye uymayanları cezalandıracak. Böyleleri O'nun varlığından ve gücünün yüceliğinden uzak kalarak sonsuza dek mahvolma cezasına çarptırılacaklar. " Cehennem kavramının en ürkütücü yanı, azabın sonsuza kadar olmasıdır. Cehennem ateşinden kurtuluş yok. " Bunlar sonsuz azaba uğrayacak, doğrular ise sonsuz yaşama kavuşacaklardır. " ( Mat. 25:46 ) " Çektikleri işkencenin dumanı sonsuzlara dek tütecek. Canavara ve onun putuna tapıp onun adının işaretini kabul edenler gece ve gündüz rahat yüzü görmeyecekler. " ( Esin. 14:11 ) Evet ! Dediğiniz gibi; yazılımlarımız , birbirleriyle örtüşüyor. Yalnız Matta 12:31 ve 32. ayetleri, okuyanlarda bir soru işareti bırakabilir. Burada, Kutsal Ruh'a küfür ve sözle karşı çıkanların asla bağışlanmayacağı ifade ediliyor. Yani en büyük günah ! Bir başka deyişle : Bağışlanamaz günah. Diğer günahlarda, insanların bağışlanacağı ifade ediliyor ki; insanın ölmeden tövbe edip iman etmesi gerekiyor. Eğer imansızlık içinde ölürse, bağışlanmadan kalıyor. Rab'bin sevgi ve ışığının sarmalında kalınız. |
|
#5
|
|
|
|
|
Vermiş Olduğunuz Ayetlerde Allah Geçmektedir,Neden İncilde Allah Deniliyo Deniliyosa Bile Neden Hristiyanlar ``Bizim İçin Allah Yok``Diyolar.Bunu Sitenin Başka Bi Bölümde de Sormuştum Ama Yayınlanmamıştı. Aydınlatırsanız Sevinirim. SİTE YÖNETİMİNİN BU MESAJA NOTU:İlgili üyenin ayet alıntıladığı çeviri "eski çeviri" isimli eski tarihli bir çeviridir, büyük olasılıkla padişahın çevirmeni ali beye aittir. Çeviren kişi müslümandır, kendi kafasına göre oraya allah yazmayı uygun görmüştür. Yine de bahsedilen allah DEĞİL, genel anlamda bir yaratıcı tanımıdır, yeri göğü yaratan varlık kast edilir, Kuran'daki allah DEĞİL. Bizim için allah yoktur. |
|
#6
|
|
|
|
|
Bir söze neden bu kadar takılıyorsunuz? Allah Arapça'da "yaratıcı", "rab", "tanrı" demektir. "İlah" sözcüğünden çekimlenmiş bir sözcüktür. Yani sizin YHVH ile sonuç olarak aynı anlamda değil midir? SİTE YÖNETİMİNİN BU MESAJA NOTU: Size göre "takılmak" olan şey eğer YHVH isimli bölümü ve bu ad ile ilgili ayetleri okumuş olsaydınız görebileceğiniz bir hassasiyet söz konusudur. YHVH "Övgümü putlara bırakmam" demiştir, allah bizim için böyledir, YHVH yerine söz konusu olamaz, hiç bir kelime YHVH yerine kullanılamaz, karşılığı yoktur, çevirisi yoktur. Elohim kelimesi ise genel anlamda yaratıcıyı, tanrıyı, ilahı ifade eder. Ancak allah kelimesi Elohim kelimesini bile tam olarak karşılamaz. Çünkü Elohim kelimesi çoğulluk içerir, teklik içinde çoğulluk içerir, üçlü birliği simgeler. Ama ne Tanrı, ne Allah kelimeleri bu anlamı içermez. Çevirilerde anlam kaybı vardır. YHVH'nin ise çevirisi yoktur. Allah, al-ilah kökünden geliyor denmektedir, al-ilah ortadoğuda öğretilmesi yasak olan İslamiyet öncesi arap mitolojisinde bir putun ismidir. Sonuç olarak ne YHVH, ne ELOHİM ile "aynı" anlamı ifade edememektedir, yeterli gelmemektedir. Kesinlikle inandığımız varlık değildir. |
|
#7
|
|
|
|
|
Beni aydınlattığınız için teşekkür ederim. Fakat şu Allah sözcüğünün etimolojik kökeni bir puttan gelmemiştir aslında. Arapça da artikeller vardır. Aynı fransızcadaki le, la artikelleri gibi. İşte Araplarda "Al" artikelini "ilah" sözcüğüyle birleştirmiş dilbilgisi kurallarından "i" harfi düşmüş "Allah" sözcüğü meydana gelmiştir. SİTE YÖNETİMİNİN BU MESAJA NOTU:Biz bu konu hakkında gerekli bilgilere sahibiz, size google.com arama motorunu kullanarak "İslamiyet öncesi Arabistan'da al-ilah inancı" için arama yapmanızı öneriyoruz. Tarihsel ve arkeolojik veriler, sergilendiği müzelere kadar belirtilmektedir. |
|
#8
|
|
|
|
|
Sayın mertingo ve sayın ilkeli91, alınan ayetlerdeki sözcüklere dokunmadan yazdım. Evet eski çeviriden. Site yönetimi gerekli yanıtları size yazdığı için; ben başka bir konuya değinmek istiyorum. " Tanrı'nın isimleri " bölümünde; YHVH ve Elohim kavramlarının anlamları ve neden kullanıldığı, daha açık ve geniş olarak açıklanmıştır ve de açıklanmaya devam edecektir. Bu bölümü okumanızı öneririm. Sanırım ki; daha açık bir biçimde aradaki farkı anlayacaksınız. Arapça ve İbranice, kardeş diller olmasına ( Sami ) rağmen; Arapça'da YHVH ve Elohim karşılığında, sadece Allah sözcüğünü kullanıyorlar. Zira başka kullanabilecekleri sözcük yok. Son bir sözle yazımı bitiriyorum: Çeviriden ya da bir yazıdan alıntı yaparken; değiştirmeyi uygun bulmadığımdan aynen yazıyorum. Rab, yüreğinizde olsun. |
|
#9
|
|
|
|
|
Aydınlattığınız İçin Teşekkür Ederim. |
|
#10
|
|
Ön yargılı olmak istemediğim için, kendi düşüncemi kutsal kitaptan doğrulatmak peşinde olmadığım için yazınıza hemen cevap vermedim ve yazdıklarınızı pekiştire pekiştire araştırdım. Bu nedenle aradan baya bir zaman geçti. Şimdi izninizle konuya girmek istiyorum: İlk alıntınızda Lazar cennete gider zengin adam cehenneme ve orada ızdırap çeker demişsiniz. Oysa kutsal kitapda zengin adamın cehennemde değil ölüler diyarında ızdırap çektiğini yazar. Bu ızdırap çekilen yerin Cehennem olduğu sizin yorumunuzdur sevgili kardeşim. Bildiğiniz gibi cehennem zamanın sonunda ortaya çıkacak bir yer. Ölenlerden seçilmiş olan imanlılar yeni bedenlerine kavuşana kadar Rabbin yanına, diğerleri de ızdırap çekmek üzere ölüler diyarına giderler. Henüz ortada bir cehennem yoktur!! Nitekim kendi yine sizin verdiğiniz ayet olan 2. Se. 1:8, 9 ayetleri de bu zamanlama konusunda sanırım bu konuda açık gerçeği ortaya koyuyor. Ne zaman olacak sorunun cevabı: " Bütün bunlar, Rab İsa alev alev yanan ateş içinde güçlü melekleriyle gökten gelip göründüğü zaman olacak. Rabbimiz İsa, Tanrı'yı tanımayanları ve kendisiyle ilgili müjdeye uymayanları cezalandıracak. Böyleleri O'nun varlığından ve gücünün yüceliğinden uzak kalarak sonsuza dek mahvolma cezasına çarptırılacaklar. " Sonsuza dek mahfolma cezası ölümü yani nihai yok oluşu simgeler. Çünkü onun varlığı ve gücünün yüceliği olmadan hiçbirşey ''VAR'' olamaz. Mat. 25:46 ayetine gelelim: Bunlar sonsuz azaba uğrayacak, doğrular ise sonsuz yaşama kavuşacaklardır. Kutsal kitap'da azap üzüntü anlamında kullanılır. RAB tarafından yaratılan insan sonsuz bir varoluşa sahipken düşmüş ve ölümlüleşmiştir. 'Sonsuz üzüntü' nedir? Sonsuz yaşamın kaybedilmesi sonsuz bir üzüntünün nedenidir. Esin yani vahiy kitabından verdiğiniz ayet hakkında yorum yapmak istemiyorum. Bu kitap benim teolojik bilgimin çok çok üzerindedir. Simgeler bu ktapda daha deridir. Özet olarak kardeşim benim inancım şudur: RAB insanı yaratmıştır. İnsan sonsuza kadar yaşayacakken işlediği günahla düşmüştür. Tanrı'nın bu konudaki uyarısı ise daha en baştan açıktır: 17 ‹‹Ama iyiyle kötüyü bilme ağacından yeme. Çünkü ondan yediğin gün kesinlikle ölürsün.›› Bakınız bizim anladığımız anlamda ateşlerin olduğu, zebanilerin işkence ettiği ve sonsuza kadar sürecek bir işkencehaneden bahsedilmiyor. Ölümden bahsediliyor. Bilindiği üzere ilk günah işlenmiş, insanlık düşmüş ve günahla birlikte ölüm de dünyaya girmiştir. İnsanoğlu sonsuz yaşam hakkını da bu şekilde kaybetmiştir. Daha sonra RAB'bin muhteşem planı uygulanmaya konmuş, Oğul beden alıp aramızda yaşamış, seçilmişlerin uğruna fidye olarak çarmıha gerilmiş, ÖLMÜŞ, ÖLÜM den dirilmiş ve seçilmişler için sonsuz yaşam hakkını kazanmıştır. Diğerleri ise zamanın sonunda hakketikleri üzere nihai olarak ÖLECEKLER, yani yokolacaklardır. Onları sonsuzlara dek yokedecek yer de işte cehennemdir! Bu perspektiften baktığınızda tüm ayetlerin nasıl da örtüştüğünü, RAB'bin adaletinin daha iyi anlaşıldığını, seçilmişlik kavramını ve bunun gibi birçok teolojik konunun aslında bu duruma işaret ettiğini göreceksiniz. Cehennem sonuçta çok önemli bir olgu. Üzerinde herzaman uzun uzadıya durulması ve irdelenmesi gerekir diye düşünüyorum.. Açıkçası insanın ölümünden sonrası için çok önemli bir yer tutan bu kavramın camiada yanlış anlaşıldığına inanıyorum! Sevgiyle kalınız.. Huzurlu |
| Bu konuya yeni cevap göndermek için buraya tıklayınız.
Bu konunun bulunduğu bölümde yeni konu açmak için buraya tıklayınız. |
| Konu ile alakalı kelimeler |
| Yok |