Hristiyanlara Cin girebilir mi? konusu
2134 kez okundu,
1 kez cevaplandı. En son mesaj
admin1 Ken Block tarafından gönderildi.
Hristiyanlara Cin girebilir mi? konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız
Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz
buraya tıklayarak hemen üye olunuz.

20-11-06, 03:21
evangelion
İnanlılarda Cin var mıdır veya yok mudur?
Hristiyan.NET olarak bu soruyu şu şekilde değiştirdik:
İnanlılarda Cin olabilir mi?
İnanlılarda Cin var mıdır veya yok mudur? sorusu bana daima karışık gelmiştir. Kendime hep sordum "İçine" derken nereyi kastediyoruz? İç demek ne demek? Ruh, Can veya Beden'de cin nereye girmektedir ki biz buna İÇ diyoruz?
Öğrendiklerimin tamamının Kutsal Kitap'tan yanıtları olduğuna inanıyorum. Beni asıl tatmin eden de MANTIKSAL'dan yorumlardan ziyade Kutsal Kitap'ın verdiği cevaplar olmasıdır.
Kutsal Kitap'ta İnsan doğasına yönelik çalışmalar sonucu iki farklı insan doğasıyla karşılaşılmıştır. Diachonomy (okunuşu daykonomi) ve Trichotomy(okunuşu traykotomi) Diachonomy insan doğasının Ruh ve Beden veya Can ve Beden olarak Kutsal Kitap'ta kullanıldığını anlatır. Yani insan doğası iki farklı doğaya sahiptir. Trichotomy ise insan doğasının Ruh, Can ve Beden'den oluştuğunu savunur. Bütün teologlar Kutsal Kitap'ta Diachonomy'nin Grekçe kullanımının Trichotomy'den fazla olduğu bilir.
Tüm cin-sel olaylarda genellikle Ruh, Can ve Beden olarak bir ayrım yapılır. Ancak Kutsal Kitap'ta bir çok yerde Ruh ve Can birbirleri yerlerine eş anlamlı olarak kullanılır. Yani Ruh'un olduğu yerde Can veya Can'ın olduğu yerde Ruh kelimeleri kullanılmıştır. Örneğin Matta 10:28 'Bedeni öldüren, ama canı öldürmeye gücü yetmeyenlerden korkmayın' dedi Rabbimiz. Burada İsa Mesih'in yaptığı ayrım iki farklı şeyi ayırmaktır. İki farklı varlığın birbirleriyle olan ilişkisini betimledi.1
Diğer bir örnek 1.Korintliler 7:34 'Evli olmayan kadın ya da kız hem bedence hem de ruhça kutsal olmak amacıyla...' der. Burada yine açıkça görülüyor ki, iki varlık arasında ayrım yapılmakta ve aslında insan bütünlüğünün bedende ve ruhta kutsallaşma olduğu söyler. Bütün insanın kutsal olması demek hem beden de hem de ruhta kutsal olmasını demektir. Bu aynı zamanda Pavlus'un Galatyalılar için söylediği şu sözlerle çok güzel uyuşmaktadır: 'Buna göre önceki yaşayışınıza ait olup aldatıcı tutkularla yozlaşan eski yaradılışı üzerinizden atın ve düşünüşünüzün ruhunda yenilenin'2
O zaman tüm insanlar için Kutsal Kitap'a göre Beden ve Can VEYA Ruh olarak açıklama yapmanın daha doğru olacağına inanıyorum.3 Mesih'in çarmıhtaki ölümünün amacı ASIL Şeytan'ı yenmek değil GÜNAH'I elimine etmek yani yok etmekti (Rom. 8:3). Şeytan'ın ve cinlerin yenilgilerinin asıl nedenlerinden biri Şeytan ve cinlerin bile günahın kölesi olmalarıdır. Şeytan ve cinler günahın kölesidirler. İnanlıları günah işletmeye böylece Tanrı'nın planını engellemeye çalışmaktadırlar. Kendilerinin Tanrı'dan sonra güçleri yetmediği tek bir şey vardır ki bu da günahtır. İsa Mesih çarmıhta günahı yendiğinde zaten Şeytan'da yenilmiştir (İbr. 2:14-15).
Asıl odaklanmamız gereken nokta Şeytan değil günahtır. İsa Mesih'te bunu açıkça söylemektedir: Eğer sağ gözün seni günaha sokarsa, onu çıkar, at. Çünkü vücudunun bir üyesinin yok olması, tüm vücudunun cehenneme atılmasından iyidir.
Mat 5:30 Eğer sağ elin seni günaha sokarsa, onu kes, at. Çünkü vücudunun bir üyesinin yok olması, tüm vücudunun cehenneme gitmesinden iyidir.
Rom 8:1 Bu nedenle, Mesih İsa'ya ait olanlara karşı artık hiçbir mahkûmiyet yoktur.
Rom 8:2 Çünkü yaşam veren Ruh'un yasası, Mesih İsa sayesinde beni günahın ve ölümün yasasından özgür kıldı.
ÖZGÜR KILINMAK NEDİR?
Mesihîn bizi tamamen özgür kıldığını görüyoruz. Asıl sorun günah sorunudur cin sorunu değil. Bizim Aden bahçesinden atılmamızın nedeni kendi seçimimizle günahı seçmemizdir. Adem ve Havva gibi "Şeytan bana bunu yaptırdı" diyerek hiçbir sonuca ve yargıya ulaşamayız. Zira bu bizi başka sonuçlara ulaştırır. Hayatımızda Şeytan'ın konumu gittikçe artan ölçüde kabul ederiz. Artık "Ben günah işlemeden duramıyorum çünkü içimdeki günahı Şeytan kullanarak beni buna zorluyor" veya "İçimde öylesine zorluklar çekiyorum ki günah işlememeye dayanamıyorum Şeytan'ın beni günah ile bağlamış" , "Ruhsal Kale oluştu içimde", " Şu şu günahı yaptığım için içimde bir kale oluştu ve artık bu çok daha büyük bir şey yapmakta fayda var." gibi cümleleri söylemeye başlarız.
Tanrı'nın herşeye olan hakimiyetine gözlerimizi kapatır ve Şeytan'ın hayatımızdaki ne kadar üstün olan gücüne hayretle bakarız. Kardeşlerim şu ayetin ne söylediğini iyi anlamalıyız : Rom 8:9 Ne var ki, Tanrı'nın Ruhu içinizde yaşıyorsa, siz benliğin değil, Ruh'un denetimindesiniz. Ama bir kişide Mesih'in Ruhu yoksa, o kişi Mesih'in değildir.
İsa Mesih'e iman ettiğinizde içinize neyin girdiğine inanıyorsunuz? Cinlerin mi yoksa Kutsal Ruh'un mu? Eğer içinize Kutsal Ruh girdiyse o zaman siz artık Mesih'insiniz. Mesih sizi tamamen günah ve ölümden özgür kılmıştır (Romalılar 8:2). Ama hala günah işlemektesiniz bunun nedenini araştırıyorsunuz benim gibi.
Önümüzde iki seçenek var: Ya Kutsal Kitap yalan söylüyor veya siz yanıldınız. Eğer Kutsal Kitap yalan söylüyorsa o zaman siz bir yalan ile kurtuldunuz ve gerçekte kurtulmadınız. Hiçbir zaman iman etmemişsiniz.
Eğer Kutsal Kitap doğru söylorsa, o zaman siz yanlış düşünüyordunuz ve aklınızın yenilenmeye ihtiyacı var (Romalılar 12:1-2).
Sürekli günah işlememinizin birkaç nedeni olabilir:
Aklınızda Mesih'in sizi gerçekten ÖZGÜR kıldığını kabul edemiyorsunuz.
Bunun için günahınıza geri dönüyorsunuz.
Hala BENLİKTE YÜRÜMEYE ve bedeninizin işlerini yapmaya devam ediyorsunuz.
Herşeyi açıklayamıyorum. Geçmişteki bazı olayların psikolojik etkileri muhakkak vardır. Ruhsal Danışmanın yardımına kesinlikle ihtiyaç vardır. Ancak gelmek istediğim nokta olayın psikojik olduğudur. Yani akıldadır. Savaşımız akıldadır. Bunun için gerçekleri gördükten sonra aklımızdaki zafer bizi değiştirecektir.
Pavlus'un Galatyalılara söylediği şu sözler çok önemlidir :"Sizi Mesih'in lütfuyla çağıranı bırakıp değişik bir müjdeye böylesine çabuk dönmenize şaşıyorum.
Aslında başka bir müjde yoktur. Ancak aklınızı karıştıran ve Mesih'in müjdesini çarpıtmak isteyen kimseler vardır" (Gal 1:6-7).
Şeytan'ın en büyük taktiği gerçeği çarpıtmasıdır. İsa Mesih dedi ki : "Eğer benim sözüme bağlı kalırsanız, gerçekten öğrencilerim olursunuz. Gerçeği bileceksiniz ve gerçek sizi özgür kılacak".
Gerçek, Mesih'in sizi günah ve ölüm yasasından tamamen özgür kılmış olmasıdır. Bu gerçeği gören herkes aslında ÖZGÜR olduğunu ve günahı SEÇMEME kapasitesine sahip olduğunu görecektir.
Eğer ruhta özgür kılınıyorsak demek ki aynı zamanda beden de de özgür kılınmışızdır. Çünkü bedenimiz ruhumuzun kararlarını izler ve boyun eğer.
Bunun için özgür kılınmak ruhta olduğu için biz gerçekten de tamamen özgürüz.
Bundan sonra hala bedenimizde sürekli bir günaha devam ediyorsak bunun nedeninin ruhsal, psikolojik olduğuna inanıyorum. Söylediğim gibi herşeye burada bir yargı getirmek istemiyorum. Sürekli devam eden günahların kökenlerine inmeden bir çözüm sağlamanın sağlıklı olmayacağına inanıyorum.
BEDENİN KAPASİTESİ
Mat 26:41 "Uyanık durup dua edin ki, ayartılmayasınız. Ruh isteklidir, ama beden güçsüzdür."
İnsan bedeninde kendiliğinden bir günah işleme veya günahı sürdürme kapasitesi yoktur. Ancak bedenimizin zayıf olduğunu biliyoruz.
İbr. 4:15 "Çünkü zayıflıklarımızda bize yakınlık duyamayan değil, tersine, her alanda bizim gibi sınanmış, yine de günah işlememiş bir başkâhinimiz vardır."
İbr 5:2 Bilgisizlere ve yoldan sapanlara yumuşak davranabilir. Çünkü kendisi de zayıflıklarla kuşatılmıştır.
Bedenimiz ruhumuzun bir aracısı veya kölesidir. Eğer ruhumuz Mesih aracılığı ile günah'tan özgür kılınmasaydı o zaman bedenimiz daima günahın yasasına itaat etmeye devam edecekti. Ancak Mesih bizi özgür kıldı ve artık ruhumuz kurtuluşa kavuştu. Günahtan özgür kılındık. O zaman artık bizim bedenimizin işlerinde Ruh'un işleri görünmeli ve günahın işleri kaybolmalıdır.
Mesih'le birlikte çarmıha gerildim. Artık ben yaşamıyorum, Mesih bende yaşıyor. Şimdi bedende sürdürdüğüm yaşamı, beni seven ve uğruma kendini feda eden Tanrı Oğluna imanla sürdürüyorum.
Bedeninizde hala günahın işlerini görüyorsanız bu ruhsal bir olaydır bedensel değildir. Çünkü bedenin kendiliğinden bir seçim yapma iradesi veya iradeyi sürdürme kapasitesi yoktur. Ancak günahlı olduğumuzdan içimizde bedenimizinde ayartmasıyla daima günaha meyilli ruhsal yapımız vardır. Beden günahlı değildir. Günahı taşımaz ama zayıftır. Eğer beden kendiliğinden günahlı olsaydı o zaman Mesih günahkardır ve günahlarımız uğruna çarmıhta gerilemezdi. Mesih'te bizim gibi zayıflıkla kuşanmıştır. İbr. 5:2 " çünkü kendisi de zayıflıklarla kuşatılmıştır."
İÇ NE DEMEKTİR?
Cinlerin içimizde olması demek bizim adımıza kararlar verebilmesi ve yönlendirebilmesi anlamına gelmektedir. O zaman ruhumuzun cinlerin tutsaklığında olduğu demektir. Yani bu kendini sesimizin değişmesi, kendi kendimize kararlar veremememiz anlamına gelmektedir. İrademiz, duygularımız ve/veya isteklerimizin onların elinde olduğunu gösterir.
Ancak Mesih'in özgür kılmasıyla özgür kılındığımıza göre hala neden cinlerle uğraşıyoruz?
Bedenimiz hala zayıftır, tabii ki ruhumuzda günah işmeye hala meyillidir. Yani biz her ne kadar günahtan özgür kılınsak ta bedensel olarak kurtuluşumuz gereklidir. Bu da İsa Mesih'in 2. gelişiyle olacaktır.
Ruh'ta yürümek yerine bedende yürümeyi seçiyoruz.
Galatyalılar 5:16 "Şunu diyorum: Kutsal Ruh'un yönetiminde yaşayın. O zaman benliğin arzularını asla yerine getirmezsiniz."
Bizim Ruh'un veya Bedenin yolunda yürümeyi seçme özgürlüğümüz hala var. İman etmeden önce Ruh'ta yürüme seçeneğimiz yoktu ama iman edince bu hakka sahip olduk. Biz doğar doğmaz Ruh'ta değil bedende yürümeyi öğreniyoruz. Ruh'ta yürümek bizim doğamıza aykırıdır. Bunun için herkes Ruh'ta yürümeyi öğrenmek zorundadır. Kimse doğuştan Ruh'ta yürümeyi bilmiyor. Dolayısıyla cesaretli olun ve teşvik alın, herkes aynı konumdan geçmek zorundadır.
CİNLER İNANLILARIN İÇİNE GİREBİLİR Mİ?
Hayır! Cinlerin inanlılar üzerinde baskı yaratabileceğini biliyoruz. Ancak içlerine girme gibi bir durum söz konusu olamaz. Nedenlerine gelince:
Mesih bizi özgür kıldı ve içimize Kutsal Ruh güvencesini verdi. (Yu. 8:36,Ro. 6:7;6:18;6:12;7:6; 2. Kor. 3:17; Ga. 5:1; 1. Pe.2:16; Luka 4:18-19; Efes. 1:13)
Biz yeni bir yaratığız ve Kutsal Ruh'un tapınağıyız (2. Kor. 5:17; 1. Kor. 3:16,17,23 ).
Ruhsal Savaş akıldadır, beden de değil. Savaş sahası bedenlerimizde değil aklımızdadır. Bunun için Şeytan DAİMA önce aklımızı önce yalanlarıyla çarpıtır ve sonra çarpıtılmış düşünce ile hayatlarımıza dolaylı olarak hükmetmeye veya bizi yönlendirmeye çalışır. Ruhsal bir baskı yaratır. (2.Kor. 10:5)
SONUÇ
Mesih bizi tamamen özgür kıldı ve Şeytan veya cinlerin içimizde bulunması kavramı söz konusu olamaz. Ancak onların üzerlerimizde baskı yaratma ve ruhsal etkileri mümkündür. (Bkz. Eyüb, 2. Kor. 12:7-9)
Bu konuda yazacak eminm çok şey var. Bu konuda yazacak eminm çok şey var. Tanrı'yla birlikte çalışmalıyız. Tanrı bizi oturan değil ancak Ruh ile yürüyen çocukları olmamız için zamanın başlangıcından önce belirledi (Efesliler 1:4-5).
Gal 5:24 "Mesih İsa'ya ait olanlar, doğal benliği, tutku ve arzularıyla birlikte çarmıha germişlerdir."
Gal 5:25 "Ruh sayesinde yaşıyorsak, Ruh'un izinde yürüyelim."
--------------------------------------------------------------------------------
1.Collected Writings of John Murray,Volume 2, sayfa 19
2. Daha fazla ncelemek isteyenler için bazı ayetler: 1.Selanikliler 5:23;Yakup 2:26;Matta 27:50;Luka 23:46;İbraniler 12:23;1.Petrus 3:19;Luka 9:30,31;Luka 16:19-31;Luka 23:43;2.Korintliler 5:1-10;Filipililer 1:22,23)
3. CAN için
http://bible.crosswalk.com/Dictionar...gi?number=T661 adresine ve Ruh için
http://bible.crosswalk.com/Dictionar...gi?number=T663 adresine bakabilirsiniz.
Amazon.Com'dan satın almanızı tavsiye ettiğim kitaplar:
1. Charismatic Chaos
2. Christianity in Crisis
3. Counterfeit Revival
Hristiyanlara Cin girebilir mi?
FORUMA ÜYE OLUN! /
HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM /
Hristiyanlara Cin girebilir mi?

15-03-12, 19:56
admin1 Ken Block
Soru: Bir
Hristiyan cine tutulabilir mi? Bir
Hristiyan cinlenebilir mi?
Yanıt: Kutsal Kitap, bir
Hristiyan’ın cine tutulamayacağını açık bir şekilde bildirmediği halde, bunlarla bağlantılı Kutsal Kitap gerçekleri,
Hristiyanlar’ın cine tutulamayacağını iyice açıklığa kavuşturur. Bir insanın cine tutulmasıyla, bir cinin baskısı altında olması ya da onun tarafından etkilemesi arasında kesin bir ayrılık vardır. Kişinin cine tutulması, bir cinin o kişinin düşünceleri ve/veya hareketleri üzerinde doğrudan/tam yönetim sahibi olması anlamına gelir (Matta 17:14-18; Luka 4:33-35; 8:27-33). Bir cinin baskı yapması ya da etkilemesi, bir cinin ya da cinlerin bir kişiye ruhsal bakımdan saldırması ve/veya onu günahlı davranışlara teşvik etmesi demektir. Ruhsal savaştan söz eden bütün Yeni Antlaşma ayetlerinde bir inanlıdan bir cin kovmakla ilgili hiçbir talimat olmadığına dikkat edin (Efesliler 6:10-18). İnanlılara İblis’i kovmaları değil, ona karşı direnmeleri söylenmiştir (Yakup 4:7; 1 Petrus 5:8-9).
Hristiyanlar’ın içinde Kutsal Ruh yaşar (Romalılar 8:9-11; 1 Korintliler 3:16; 6:19). Kutsal Ruh’un içinde yaşadığı bir insana bir cinin sahip olmasına izin vermeyeceği kesindir. Tanrı’nın Mesih’in kanıyla satın alıp (1 Petrus 1:18-19) yeni bir yaratılış haline getirdiği çocuklarından birine (2 Korintliler 5:17) bir cinin sahip olup onu yönetmesine izin vermesi düşünülemez bir şeydir. Evet, inanlılar olarak bizler, İblis ve cinlerine karşı savaşırız ama bunu kendi içimizde olanlarla yapmayız. Elçi Yuhanna şöyle bildirir: “Yavrularım, siz Tanrı`dansınız ve sahte peygamberleri yendiniz. Çünkü sizde olan, dünyadakinden üstündür” (1 Yuhanna 4:4). Bizde Olan kimdir? Kutsal Ruh’tur. Dünyada olan kimdir? İblis ve cinleridir. Bu yüzden, inanlı cinlerle dolu bir dünyayı yenmiştir ve Kutsal Kitap’a dayanarak bir inanlıya cinlerin sahip olabileceği düşüncesi savunulamaz. v Bir
Hristiyan’ın cine tutulamayacağı konusunda kuvvetli Kutsal Kitapsal kanıt olduğundan, bazı Kutsal Kitap öğretmenleri, bir cinin bir
Hristiyan üzerinde yönetim sahibi olmasından söz etmek için “cinlenme” terimini kullanır. Bazıları, bir
Hristiyan cine tutulamayacağı halde,
Hristiyan’ın cinlenebileceğini iddia eder. Tipik olarak, cinlenme tanımı, bir
Hristiyan’ın cine tutulması tanımıyla resmen aynıdır. Sonuç olarak ortada yine aynı konu vardır. Terminolojiyi değiştirmek, cinlerin bir
Hristiyan’ın içinde yaşayamayacağı ya da onun üzerinde tam bir yönetim sahibi olamayacağı gerçeğini değiştirmez. Cinlerin etkisi ve baskısının
Hristiyanlar için bir sorun olduğu kesindir ama bir
Hristiyan’ın cine tutulabileceğini ya da onu şeytanlaştırabileceğini söylemek Kutsal Kitap’a tamamen aykırıdır.
Cinlenme kavramının arkasındaki mantık büyük ölçüde, “kesinlikle”
Hristiyan olan birisinin hayatında bir cin tarafından yönetildiği doğrultusunda kanıt sergilediğini gören birisinin kişisel deneyimidir. Ancak, kişisel deneyimin Kutsal Yazılar’ı yorumumuzu etkilemesine izin vermemek çok önemlidir. Bunun yerine, kişisel deneyimlerimizi Kutsal Yazılar’ın gerçeğinin süzgecinden geçirmeliyiz (2 Timoteos 3:16-17).
Hristiyan olduğunu düşündüğümüz birisinin cinlenmiş gibi davrandığını görmek, onun imanının gerçekliğini sorgulamamıza yol açmalıdır. Bu durum, bir
Hristiyan’ın cine tutulup tutulamayacağı ya da bir
Hristiyan’ın cinlenip cinlenemeyeceği konusundaki görüşümüzü değiştirmemize neden olmamalıdır. Belki de söz konusu kişi gerçekten
Hristiyan’dır ama cinlerden şiddetli baskı görüyordur ya da ciddi psikolojik sorunlar yaşıyordur. Ama yine de, deneyimlerimizin Kutsal Yazılar’ın sınavından geçmesi gerektir, bunun başka bir yolu yoktur.
Hristiyanlara Cin girebilir mi?
BU ÜYELİK; Hristiyan Forum SİTE YÖNETİMİ ORTAK KULLANIM HESABIdır.
UYARI: Email adresleri çalışmayan üyelikler OTOMATİK olarak, forum sistemi tarafından, BOUNCE kullanıcı grubuna taşınırlar. Bu durumda olan üyeler hristiyannet@gmail.com adresine email atmalıdırlar.
Sınav için dua isteği (26 Mayıs)
Facebook profilimiz
FORUMA ÜYE OLUN! /
HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM /
Hristiyanlara Cin girebilir mi?
Hristiyanlara Cin girebilir mi? konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz
buraya tıklayarak hemen üye olunuz.