|
Kitty
|
Sevgili Vesper;
Durumu şöyle açıklayabiliriz. Cinsellik tabiki Tanrı tarafından insanlara verilen bir armağandır. Lütfen bunun kutsallığı bozduğunu düşünmeyiniz. Tabiiki her bayan Tanrı tarafından verilmiş olan doğruganlık özelliğini kullanmalı anne olma duygusunu yaşamalıdır. Çünkü bu bayana verilmiş en güzel vasıflardan biridir. Erkeğe ise bu bağlamda mecburdur. Kendine uygun bir eş bulduğu zaman tabiiki soyunu devam ettirmek ister. Çocuklar bizi ve genlerimizi ölümsüzleştiren varlıklardır. Yani öldüğümüz zaman bizi yaşatacak olan en güzel eserlerimizdir. Fakat bu armağanı Tanrı'nın istediği gibi değerlendirmek te bizim görevimizdir. Yani cinselliği Tanrı'nın istediği koşullarda evlilik bağı içerisinde yaşamak bize şart koşulmuştur. Oysa ki sonsuz yaşamda soylarımızı devam ettirmemizi gerektiren bir durum sözkonusu değildir. Çünkü biz Tanrı'nın çocukları olarak sonsuzluğa layık görülmüş olacağız. Bizim soyumuzdan gelenler de eğer onlara iyi birer örnek olabilmişsek sonsuzluğa layık görülmüş olacaklar. Bu durumda soyun devam etmesini gerektirebilecek bir neden varmıdır acaba? Bu soruyu sormamız gerekir. Sorunun cevabı da gayet açıktır. Tabiiki buna gerek yoktur. Umarım kendi bakışaçım ve fikrimle biraz olsun aydınlatabilmişimdir sizi.
Rabbin esenlikleri üzerinizde olsun.
|
Aslında soy yürümesi bakımından haklısınız. ama cinsellik yalnızca soyun yürümesi demek midir? (Aslında konu biraz açılmaya başladı cinsellik falan derken, kusura bakmayın) ama gerçekten aklıma takıldı cinsellik soy yürümesinin dışında da yaşanıyor günümüzde. Demek istediğimi anladınız, bu Tanrı tarafından bize verilmişse neden geri alınıyor? Yoksa aslında cinsellik yalnızca soy yürütme için kullanılmalı da günümüz de mi yanlış anlaşılıyor. Öldüğümüzde aşk, sevgi, arzu gibi duygularımız olmayacak mı? Mesela diyelim ben evlendim ölümsüz hayatta eşimle durumum ne olur? Artık bunları hissedemeyecek duruma mı geliriz? Evlilik olmayacak derken ne olacağız biz eşimle?
Sevgiyle kalın...