Kimsenin O`na bir şey söylemesine gerek yoktu

Kimsenin O`na bir şey söylemesine gerek yoktu :  Kimsenin O`na bir şey söylemesine gerek yoktu | HRİSTİYAN FORUM  > Temel Kavramlar > Dua


Facebook | Twitter | Youtube

HRİSTİYAN FORUM'A ÜYE OLUN! Hristiyan üyelerle sohbet etmek, etkinlik duyurularından haberdar olmak, forumda yazışabilmek için sitemize üye olmanız gerekmektedir.



HRİSTİYAN FORUM GİRİŞ
(Kullanıcı adınız)
(Şifreniz)




Kimsenin O`na bir şey söylemesine gerek yoktu sayfasını paylaşmak için adres:

 

Kimsenin O`na bir şey söylemesine gerek yoktu
 

 Kimsenin O`na bir şey söylemesine gerek yoktu
vix

Kimsenin O`na bir şey söylemesine gerek yoktu


http://www.kutsalkitap.com/kkitap/?b=42&c=18

Luka 18

Alıntı:
9-10 Kendi doğruluklarına güvenip başkalarına tepeden bakan bazı kişilere İsa şu benzetmeyi anlattı: “Biri Ferisi*, öbürü vergi görevlisi* iki kişi dua etmek üzere tapınağa çıktı.
11 Ferisi ayakta kendi kendine şöyle dua etti: `Tanrım, öbür insanlara -soygunculara, hak yiyenlere, zina edenlere- ya da şu vergi görevlisine benzemediğim için sana şükrederim.
12 Haftada iki gün oruç tutuyor, bütün kazancımın ondalığını veriyorum.`
13 Vergi görevlisi ise uzakta durdu, gözlerini göğe kaldırmak bile istemiyordu, ancak göğsünü döverek, `Tanrım, ben günahkâra merhamet et` diyordu.
14 Size şunu söyleyeyim, Ferisi değil, bu adam aklanmış olarak evine döndü. Çünkü kendini yücelten herkes alçaltılacak, kendini alçaltan ise yüceltilecektir.
Bazen bizlerin de duaları yukarıdaki örnekte yeralan Ferisi'nin duasına benzemekte.

Başkaları gibi olmamak, başkalarından başarılı olmak, başkalarının yapamadığını yapmak, başkalarından üstün olmak, eylemlerimizle tatmin olmak, konumumuz aracılığıyla tatmin olmak üzerine kurulu bir dua, düşünce ve yaşayış tarzı kişiyi aklamaz. Tersine bu tür insanlar Tanrı önünde alçaltılacaklardır.

Dikkatimi çeken bir nokta da Ferisi'nin düşünce tarzının ve duasının "öbür insanlara" endeksli olduğu. Kendisini "öbür insanlarla" karşılaştırmakta. Dünyasal verilere, eylemlere göre değerlendirme yapmakta. Yani dünyasal düşünmekte. Hatta haline şükretmekte, yani halinden memnun bir durumda, yaptıklarını sanki "yeterli" görmekte.

Oysaki Vergi Görevlisi bu şekilde davranmıyor, başka insanlardan bahsetmiyor, başka insanlarla kendisini karşılaştırmıyor. Her ne kadar bu pasajda yazılmamış olsa da, bence Vergi Görevlisi kendisini Tanrı ile karşılaştırmakta. Kendisini Tanrı ile karşılaştırdığı için de yardıma, merhamete muhtaç olduğunu düşünmekte. Oysaki Ferisi ise sanki halini "yeterli" görürcesine şükretmekte. Elbetteki Tanrı'nın bize verdikleri için şükretmek güzel ama bunu doğru bir düşünce tarzı ve yürek ile yapmak gerek. Başkaları ile karşılaştırıp, kendimizi yücelterek değil.

Tanrı önünde insanların düşüncelerine, ölçütlerine, eylemlerine veya dünyasal eylemlere göre kendimizi değerlendirmemeliyiz. "Öbür insanlardan" iyi veya kötü durumda olalım, Tanrı önünde hepimiz alçalmalıyız.

http://www.kutsalkitap.com/kkitap/?b=43&c=2

Yuhanna 2

Alıntı:
25 İnsan hakkında kimsenin O`na bir şey söylemesine gerek yoktu. Çünkü kendisi insanın içinden geçenleri biliyordu.
Yuhanna 2. bölümdeki bu ayet aslında birçok şeyi açıklıyor. Tanrı zaten insanların düşüncelerini ve yüreklerini biliyor, bunları tekrar O'na anlatmamızın bir anlamı ve yararı yok. Kaldı ki bunu yapmak, uzun vadede Ferisi gibi bir yüreğe, Ferisi gibi bir dua tarzına sahip olmamıza neden bile olabilir.

Tanrı sanki herkes kendi işine baksın, herkes kendine baksın, herkes kendinden sorumlu, herkes benim önümde alçalsın der gibi geliyor bana.

Şimdilik yüreğimden çıkan kelimeler bunlar.

Sevgiler.


"Suskunluğum asaletimdendir
Her lafa verilecek bir cevabım var
Lakin;
Bir lafa bakarım laf mı diye,
Bir de söyleyene bakarım adam mı diye?"



Kimsenin O`na bir şey söylemesine gerek yoktu


 Kimsenin O`na bir şey söylemesine gerek yoktu
xxakadir

Kimsenin O`na bir şey söylemesine gerek yoktu


Güzel bir çalışma ellerinize sağlık..




Kimsenin O`na bir şey söylemesine gerek yoktu


 Kimsenin O`na bir şey söylemesine gerek yoktu
Hardal

Kimsenin O`na bir şey söylemesine gerek yoktu



Söylediklerin, « talep duaları »nı da kapsıyor mu Vix kardeş ?
Kapsıyor olsa gerek zira Mesih, “Göklerdeki Babamız” duasını öğretmeden once, tekrarlamalı, lâf kalabalıklı putperest dualarından bahsediyor, onlar gibi yapmayın diye öğütlüyor: “Babanız neye ihtiyacınız olduğunu bilir.”

Pekiyi, ben dua ederken kendim, eşim, sevdiklerim, iki buçuk akrabam, forumdaki kardeşler, sevenleri, sevdikleri.., bazen hiç tanımadığım veya pek az tanıdığım fakat ihtiyaçları olduğunu bildiğim kişiler için ismen.., insan grupları (ölümü bekleyenler, hastalar, çocuklar, savaş, terör kurbanları, mazlumlar, mağdurlar... şefkat ve teselli bekleyenler...) için talepte bunuyorum : huzur, sağlık, şifa, rızk, yuva... için.
Neticede, “bütün evlâtlarına, herkese ve hepimize...” diyorum.

Kendim için de forumdaki kardeşlerden dua rica ettim (daha da etmeyi düşünüyorum zira 28 Ocakta tekrar küçük bir müdahale geçirmem gerektiğini bugün öğrendim).

Oysa Baba, gerek bizim, gerekse kendileri için dua ettiğimiz kişilerin neye ihtiyaçları olduğunu bizden ve onlardan da daha iyi biliyor.

Birbirimiz için dua etmemiz, şifa dilememiz gerektiğini, bunun değerli olduğunu da biliyoruz.

Kayboldum biraz.
Biraz demeyeyim, hayatta hiç bilemedim... dua kapsamını zaman zaman genişlettim.
O zaman kendime “sana mı düştü, sen kimsin ki” dedim.
Daraltmak istedim. Pek daraltamadım.

Nedir doğrusu?
“Babamız” ve “Günahkâr kuluna acı ve lûtfeyle” ile yetinmek mi?






Kimsenin O`na bir şey söylemesine gerek yoktu


 Kimsenin O`na bir şey söylemesine gerek yoktu
vix

Kimsenin O`na bir şey söylemesine gerek yoktu


Sevgili Hardal abi;

Geç cevap verdiğim için özür dilerim, lakin gözümden kaçırmışım buradaki mesajını. Bu geç cevap süresi boyunca aklını karıştırmana sabep olduysam da özür dilerim, beni affet.

Mesajına gelince; ben galiba anlatmak istediğimi iyi bir şekilde anlatamamışım. Benim orada bahsettiğim hikaye ve de anlatmak istediğim dualarında başkaları ile kendilerini kıyaslayıp, üstün görmek, başkalarının zayıflıklarından dolayı belki gururlanmak, belki haz duymak ya da pratik uygulama olarak ifade edeyim; örneğin İstanbul'da bir kilise olsun, yıllar önce iki kavgalı kişi aynı cemaat içinde sesli şekilde dua ediyor olsun. Biri dua ederken diğeri hakkında birşey söylüyor, daha sonra diğeri dua etmeye başlıyor, o da duasında bu söylenenlere cevap veriyor. Daha sonra ilk dua eden tekrar dua etmeye başlıyor, daha sonra diğeri yine dua etmeye başlıyor. Karşılıklı olarak konuşmayan kişiler duaları birbirlerine mesaj göndermek için kullanıyorlar. Tabi bu uç bir örnek ve iki tarafın da olduğu ve de sesli olan bir örnek.

Sonuç olarak benim kast ettiğim kitle başkalarını dualarında kötüleyen, onların zayıflıkları sayesinde yükseldiğini zanneden, kendini yüceltenlerle ilgiliydi.

Bu şekilde olmayan, sevdiğimiz kardeşlerimizle ilgili iyi, onların zayıflıklarından dolayı kendimizi yücelten değil de onlar için Rab'den yardım için edilen dualar elbetteki ilk yazımda tarif etmeye çalıştığım dualar içine girmiyor.

Umarım açıklayıcı olabilmişimdir.


"Suskunluğum asaletimdendir
Her lafa verilecek bir cevabım var
Lakin;
Bir lafa bakarım laf mı diye,
Bir de söyleyene bakarım adam mı diye?"



Kimsenin O`na bir şey söylemesine gerek yoktu


 Kimsenin O`na bir şey söylemesine gerek yoktu
Hardal

Kimsenin O`na bir şey söylemesine gerek yoktu



Çok teşekkür ederim Vix kardeşim.
Konu, uzun zamandan beri aklımdaydı, senin yazın sadece vesile oldu.
Farzet ki sorumu sen yazmadan yahut senin yazını okumadan sordum.
Kişisel “talep dualarında”, gerek kendimiz gerekse başkaları için olsun, ne yapmalıyız?
Tanrı zaten bizden iyi ve iyisini biliyor diye düşünerek asgaride mi tutmak..?
İçimizden her ne geliyorsa hepsini kelimelere mi dökmek..?
Taleplerimiz sadece iyilik istemek için olacak elbette.






Kimsenin O`na bir şey söylemesine gerek yoktu


 Kimsenin O`na bir şey söylemesine gerek yoktu
barnabas

Kimsenin O`na bir şey söylemesine gerek yoktu


Hardal
Çok teşekkür ederim Vix kardeşim.
Konu, uzun zamandan beri aklımdaydı, senin yazın sadece vesile oldu.
Farzet ki sorumu sen yazmadan yahut senin yazını okumadan sordum.
Kişisel “talep dualarında”, gerek kendimiz gerekse başkaları için olsun, ne yapmalıyız?
Tanrı zaten bizden iyi ve iyisini biliyor diye düşünerek asgaride mi tutmak..?
İçimizden her ne geliyorsa hepsini kelimelere mi dökmek..?
Taleplerimiz sadece iyilik istemek için olacak elbette.

Esenlikler Hardal kardeş sizin için dua ederken bunları yazmak geldi içimden, Davud okumuşsunuzdur mutlaka bakın aşağıdaki Mezmur'u Davud zina ettikten, Rab'e karşı suç işledikten ve insanların ölmesine neden olduktan sonra yazıyor...

Mezmur 51

1 Ey Tanrı, lütfet bana, Sevgin uğruna; Sil isyanlarımı, Sınırsız merhametin uğruna. 2 Tümüyle yıka beni suçumdan, Arıt beni günahımdan. 3 Çünkü biliyorum isyanlarımı, Günahım sürekli karşımda. 4 Sana karşı, yalnız sana karşı günah işledim, Senin gözünde kötü olanı yaptım. Öyle ki, konuşurken haklı, Yargılarken adil olasın. 5 Nitekim suç içinde doğdum ben, Günah içinde annem bana hamile kaldı. 6 Madem sen gönülde sadakat istiyorsun, Bilgelik öğret bana yüreğimin derinliklerinde. 7 Beni mercanköşkotuyla arıt, paklanayım, Yıka beni, kardan beyaz olayım. 8 Neşe, sevinç sesini duyur bana, Bayram etsin ezdiğin kemikler. 9 Bakma günahlarıma, Sil bütün suçlarımı. 10 Ey Tanrı, temiz bir yürek yarat, Yeniden kararlı bir ruh var et içimde. 11 Beni huzurundan atma, Kutsal Ruhun'u benden alma. 12 Geri ver bana sağladığın kurtuluş sevincini, Bana destek ol, istekli bir ruh ver. 13 Başkaldıranlara senin yollarını öğreteyim, Günahkârlar geri dönsün sana. 14 Kurtar beni kan dökme suçundan, Ey Tanrı, beni kurtaran Tanrı, Dilim senin kurtarışını ilahilerle övsün. 15 Ya Rab, aç dudaklarımı, Ağzım senin övgülerini duyursun. 16 Çünkü sen kurbandan hoşlanmazsın, Yoksa sunardım sana, Yakmalık sunudan hoşnut kalmazsın. 17 Senin kabul ettiğin kurban alçakgönüllü bir ruhtur, Alçakgönüllü ve pişman bir yüreği hor görmezsin, ey Tanrı.


şüphesiz ki Davud Tanrı'yı tanıyan bir Tanrı adamıydı ve Davud çok büyük günahlar işlemesine rağmen sadece affedilmeyi değil aynı zamanda Rab'e eskisi gibi hizmet edebilmeyi istedi, duayı okursak eğer ne kadar kararlı, ne kadar samimi olduğunu görüyoruz, Kutsal Kitap Davud'un bütün yüreğiyle Rab'e döndüğü konusunda tanıklık eder, bütün yüreğimizle Rab'e yönelirsek eğer, O bizi geri çevirmeyecektir asla...

zayıf olabiliriz, hasta olabiliriz, düşmüş durumda olabiliriz ki zaten öyleyiz ama Tanrı'nın bir sözünü asla unutmamamız gerekiyor;

‹‹Lütfum sana yeter. Çünkü gücüm, güçsüzlükte tamamlanır››

eğer kendi güçsüzlüğümüz ve Rab'in gücünün farkına varırsak güçsüzlüğümüzü dua yoluyla Rab'le bir ilişki kurarak O'nun gücüyle tamamlayabiliriz... Önemli olan bizim gücümüz kuvvetimiz değil içimizdeki Ruh'tur... Lütfen Ruh'un sizi yönlendirdiği gibi dua edin...
Esenlikler dilerim...

‹Güçle kuvvetle değil, ancak benim Ruhum'la başaracaksın›
Zekeriya 4:6




Kimsenin O`na bir şey söylemesine gerek yoktu

Bu konuya cevap yazmak için buraya tıklayınız
 
 
Kimsenin O`na bir şey söylemesine gerek yoktu sayfasını paylaşmak için adres:


Kimsenin O`na bir şey söylemesine gerek yoktu konusuna benzer konular;

Libya'daki Müdahaleye Neden Karşı Çıkmak Gerek (İhsan Özbek) Libya’daki Müdahaleye Neden Karşı Çıkmak Gerek (İhsan Özbek) http://www.hristiyangazete.com/wp-content/uploads/2011/03/ihsanozbek.jpg Libya’daki Müdahaleye Neden Karşı Çıkmak Gerek (İhsan Özbek) Yaşam hakkı Hıristiyanlar tarafından...


Kimsenin O`na bir şey söylemesine gerek yoktu
Kimsenin O`na bir şey söylemesine gerek yoktu :  Kimsenin O`na bir şey söylemesine gerek yoktu | HRİSTİYAN FORUM  > Temel Kavramlar > Dua


Kimsenin O`na bir şey söylemesine gerek yoktu



| Hristiyanlık | Hıristiyanlık | İncil | İncil | Hıristiyan Olmak | Bedava İncil | Hristiyan Sohbet Chat | Türkçe Tevrat, Zebur, İncil Arama Motoru | Hristiyan Türk |
Türkçe olarak, Türkiye Hristiyanlık İncil Yahşuah YHVH Tanrı Allah Üçlü Birlik Kuran Muhammed İslamiyet RAB İsa Mesih Hristiyan Katoliklik Ortodoksluk Protestanlık Kutsal Kitap Meryem Ana Kilise Baba Oğul Kutsal Ruh, Türkler, Kürtler, Süryaniler, Asuriler, Keldaniler, Rumlar, Ermeniler, Hristiyanlık ile ilgilenenler için bilgiler



GÜNLÜK BÜLTEN EMAİL ABONELİĞİ
hristiyanlık Email adresinizi yukarıdaki kutucuğa yazıp "abone ol" tuşuna basınız, açılan pencerede göreceğiniz harfleri yazıp onaylayınız. Daha sonra email adresinize gelecek emaildeki linke tıklayınız


Türkçe olarak, Türkiye Hristiyanlık İncil Yahşuah YHVH Tanrı Allah Üçlü Birlik Kuran Muhammed İslamiyet RAB İsa Mesih Hristiyan Katoliklik Ortodoksluk Protestanlık Kutsal Kitap Meryem Ana Kilise Baba Oğul Kutsal Ruh, Türkler, Kürtler, Süryaniler, Asuriler, Keldaniler, Rumlar, Ermeniler, Hristiyanlık ile ilgilenenler için bilgiler

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.

Kimsenin O`na bir şey söylemesine gerek yoktu