halleluya
Eşcinsellik ile ilgili çeşitli görüşlerin olduğu bir tartışma
EŞCİNSELLİK
Hayır kardeşler...
Kutsal kitap, eşcinsellikten söz etmektedir.
Kelime anlamı aynı olmasada, özü aynıdır.
Yar.19: 4-5 Onlar yatmadan, kentin erkekleri -Sodom'un her mahallesinden genç yaşlı bütün erkekler- evi sardı. Lut'a seslenerek, «Bu gece sana gelen adamlar nerede?» diye sordular, «Getir onları da yatalım.»
Sadom kentinde Lut’a gelen iki konuğu oranın halkı neden istemekteydi?
Neden onlarla yatma arzusu içerisindelerdi?
Bu eylem hemcins arzusu, yani eşcinsellik degilmidir?
Rom.1: 24-27 Bu yüzden Tanrı, birbirlerinin bedenlerini aşağılasınlar diye, onları yüreklerinin tutkuları içinde ahlaksızlığa teslim etti.
Tanrı'yla ilgili gerçeğin yerine yalanı koydular. Yaradan'ın yerine yaratığa tapıp kulluk ettiler. Oysa Tanrı sonsuza dek övülmeye layıktır! Amin.
İşte böylece Tanrı onları utanç verici tutkulara teslim etti. Kadınları bile doğal ilişki yerine doğal olmayanı yeğlediler.
Aynı şekilde erkekler de kadınla doğal ilişkilerini bırakıp birbirleri için şehvetle yanıp tutuştular. Erkekler erkeklerle utanç verici ilişkilere girdiler ve kendi bedenlerinde sapıklıklarına yaraşan karşılığı aldılar.
Kadınlar doğal olmayanı yeğlediler denilmekte,
Erkekler erkeklerle ilişkilere girdiler denilmekte.
Bu anlatımlar eşcinsellik degilmidir.
O kişiler bu adımları atarlarken, severek yapmamışlarmıdır?
Yaradanın yerine, Tantının yarattığı yaratığa tapmamışlarmıdır?
Bu eşcinsellik terimiyle aynı degilmidir?
İlla eşcinsel mi yazması gerekmektedir Kutsal Kitap’ta.
Bu tür ilişkilerin doğal olmadıgından söz ediyor Tanrı.
Ahlaksızlık olduğunu, kendi yüreklerinin tutkusu olduğunu anlatıyor.
Yürek tütkusu benliktir kardeşler.
Kişinin kendi aldığı kararlardır.
Ruhtan yoksun, dünyasal memnuniyetlerin ardında koşma kararlarıdır.
Bu kişiler aslında acı çekmektedirler, kendi düşüncelerini ve eylemlerini insanlara haklı çıkarmak için çırpınmaktadırlar.
Kendilerinden ve çevrelerinden örnekler sunmaktadırlar.
İsyan etmektedirler aslında, haykırmaktadırlar.
Yürekelrindeki sızı, onlara biryerlerde hatalar yaptıklarını söylemektedir çünkü.
Ne derece duyabilmekte ve işitebilmektedirler ki acaba.
Yaşamlarının her anında, o sızı var olacaktır.
Yapılnası gereken tek şey ise, TÖVBE dir.
1.Ko.6: 9-10 Günahkârların, Tanrı Egemenliği'ni miras almayacağını bilmiyormusunuz? Aldanmayın! Ne fuhuş yapanlar Tanrı'nın Egemenliği'ni miras alacaktır, ne puta tapanlar, ne zina edenler, ne oğlanlar, ne oğlancılar, ne hırsızlar, ne açgözlüler, ne ayyaşlar, ne sövücüler, ne de soyguncular.
Dikkat edin ne diyor Tanrı.
Günahkarlardan bahsediyor. Oğlanlar, oglancılar...
Bu sözü görmemezlikten gelemeyiz.
Eşcinsel eğilimi olan kişilerden sözediyor burada.
Bu kişilerin göksel egemenlikte yeri olmadığından sözediyor.
Bu kişiler, ben şöyle yapıyorum, şuraya gidiyorum, bu etkinliğe katılıyorum, seviyorum, sadece bir eşim bulunmakta gibi sözlerle kendisini aldatmaktadır.
O kişiye tavsiyem...
İnsanı ikna etmeye uğraşarak zamanını yitirmesin.
Tanrı ile yüzleşsin.
Unutmasın ki, Tanrı hepimizi çok sevmekte. Ayrım yapmadan. Fark gözetmeksizin.
O’na kulak versin sadece, bizlere anlatacağına O’na anlatsın bu sorununu.
Yardım dilensin. Tövbe etsin lekeli yaşamından. Yeterki istesin, yanıt alacaktır.
1.Ko.6: 11 Bazılarınız böyleydiniz; ama yıkandınız, kutsal kılındınız, Rab İsa Mesih adıyla ve Tanrımız'ın Ruhu aracılığıyla aklandınız.
Tanrı bilmekte bizlerin ne kadar günahlı olduğumuzu.
İsa Mesih biz günahkarları kurtarmak için Çarmıh’ta bedel ödedi.
Kanını akıttı, bedenini sundu.
Günahı görüp te, yok saymak ve yola devam etmek o günahla,
Tanrı’ya yüz çevirmek demektir.
Günahı görüp aklanmaksa, Tövbe ile mümkündür.
2.Ko.5: 17 Bir kimse Mesih'teyse, yeni yaratıktır; eski şeyler geçmiş, her şey yeni olmuştur.
Günahın büyüğü küçüğü yoktur kardeşler.
Yeterki günahımızı görüp tövbe edebilelim.
Mesih’te kalabilelim. Yeni bir yaşama kavuşabilelim.
Geçmiş her zaman karanlıktır.
Mesih dünyaya ışık olmuştur.
O ışıgın ardından gidebilelim ve bizlerde o ışığı yansıtabilelim.
Yasanın tekrarın da Tanrı bizlere ne demek istiyor.
Dikkatli okuyunuz lütfen
Yas.14: 1 "Siz Tanrınız RAB'bin çocuklarısınız. Ölülere ağıt yakmak için bedenlerinizi yaralamayacaksınız. İki kaş arasındaki tüyleri almayacaksınız.
Ben Tanrı nın çocuğuyum demek, O benim Baba’mdır demekle eşdegerdedir.
Çocuklar her zaman babalarını örnek alırlar.
Babalarına benzemeye çalışırlar.
Örnek alabiliyormuyuz?
Bedenlerimizden bahsedilmekte burada.
Bedenlerimiz üzerinde herhengi bir değişimin olmaması gerektiği bizlere ögretilmekte.
Yaralamayacaksın denilmekte,
İki kaş arasındaki şekil bozukluğunun bile uygun olmadığı anımsatılmakta.
Bir tüy nolacak dememeliyiz.
Tanrı bizi var ettiği, yarattığı gibi benimsemekte ve sevmekte.
Ama bizler O’nun bu sözlerini yok saymakta,
Geçersiz kılmak için, elimizden gelen her tür ikna yöntemini kullanabilmekteyiz.
Neden peki?
Kendi mutlulugumuz için.
Aldığımız bu kişisel kararı, bir başkasının onayına sunup, kendimizi ikna etmeye çalışıyoruz.
Bırakın bir tüyüüüü.
Tüm bedenimizin uzuvlarını operasyonlarla değiştiriyoruz.
Sizce verimli olabiliyormuyuz bu operasyon neticelerinden.
Kemik yapımızı değiştirebiliyormuyuz?
Vücutlarımızda doğal oluşan kıllardan arınabiliyormuyuz?
Ses tenumuzu değişime ugratabiliyormuyuz?
El kol hareketlerimizdeki o dogallığı, konuşmalardaki mimikleri, gözlerdeki albeniyi, o hormonal kokuyu, çekiciliği verebiliyormuyuz?
Üretken olarak bebek doğurabiliyormuyuz?
Cinsel etkenliğimizde, o doğallığı, rahatı, akışkanlığı, sürekliliği yakalayabiliyormuyuz?
Kendimizi kandırıyoruz sadece.
Çevremizide iknaya çalışıyoruz. Ne üzücüüüü
Ef.1: 23 Kilise O'nun bedenidir, her yönden her şeyi dolduranın doluluğudur.
Ef.5: 27 Öyle ki, kiliseyi üzerinde leke, buruşukluk ya da buna benzer bir şey olmadan, görkemli biçimde kendine sunabilsin. Amacı kilisenin kutsal ve kusursuz olmasıdır.
Kilise deyince ne anlıyoruz acaba?
Dört duvar mı yoksa bedenlerimiz mi?
İmanlıyım diyebiliyorsak eger, bilmeliyiz ki...
Tanrı’nın denetimindeyiz. O’nun dolulugunu yaşıyoruz. O’na benzemeye çalışıyoruz.
Bizler Tanrı’nın kiliseleriyiz kardeşler.
Yaşamlarımızda, bedenlerimize lekeler sürmemeliyiz. Kirletmemeliyiz.
Değiştirmeye çalışmamalıyız.
Kutsal lık yolunda, Rab’bi izlemeliyiz.
Kutsal ve Kusursuz olmalıyız.
Kendimizi görkemli bir şekilde O’na sunmalıyız.
Sevgiyleeeeee
[COLOR=sienna][B][I]''Tanrı'da yaşıyorum''[/I] diyen, Mesih'in yürüdüğü yolda yürümelidir.[/B] (1.yu.2:6)[/COLOR]