HRİSTİYAN FORUM'A ÜYE OLUN! Hristiyan üyelerle sohbet etmek, etkinlik duyurularından haberdar olmak, forumda yazışabilmek için sitemize üye olmanız gerekmektedir.
Amilenyumcular, Kutsal Yazı’da, Mesih dönmeden önce dünya tarihinde ne altın çağ yaşanacağının ne de Mesih’in dönüşünden sonraki son yargıdan önce böyle çağın olacağının bildirildiğine inanmaktadırlar. Şunlara inanırlar: İyilerin ve kötülerin güçleri giderek olgunlaşacaktır (Mat. 13:24-30, 37-43, 47-50). Bazıları büyük bir sıkıntının olacağına ve bu çağ boyunca çok fazla (ya da büyük ölçüde) dinden sapmaların yaşanacağına inanırlar. Bazılarıysa dinden sapmanın Mesih’in dönüşünden hemen önceki dönemde yoğunlaşan bir olay olacağına inanırlar. Diğerleri de, (zaman içinde yoğunlaşarak) büyük ölçüde dinden sapılacağına, Yahudilerin (kitleler halinde) Tanrı’ya döneceklerine, yeryüzündeki bütün ulusların İbrahim’in (Mesih’in) tohumu olarak kutsanmış olduğundan söz edilebilecek bir olayın olacağına inanırlar. Mesih dönecek ve herkesi aynı anda diriltecektir. Bunu genel yargı izleyecektir. Sonsuza kadar sürecek yeni gök ve yeni yeryüzü bütün güzelliği ve görkemiyle görünecektir.
Post-milenyumcularla amilenyumcuların, Vahiy 20:2-3’de bugün var olan bir gerçeğin anlatıldığı ve İsa’nın burada anlatılan dönem sona ermeden önce dönmeyeceği konusunda aynı görüşte olmalarına dikkat etmek önemlidir. Başka bir deyişle, daha kesin konuşursak bu görüşlerin ikisi de şu anlamda post-milenyumcudur: Yuhanna’nın yazdığı milenyumdan sonra Mesih’in döneceği kabul edilmektedir. Bu durumda fark, aslında iyimserlik derecesi meselesidir. Bu, şimdiki ve yine de gelecekteki kilise tarihinin açıklanmasına bakış sorunudur. Bu çalışmanın yazarı kendisine iyimser bir amilenyumcu denmesine aldırmamaktadır. Ne de kendisine ütopyacı olmayan bir post-milenyumcu denmesine aldırmaktadır. Olaylar sırası - Amilenyumculuk
Eski Antlaşma Krallığı
Mesih’in 2. gelişi
Pentakost
Büyük sıkıntı
Kötülük
İyilik
Dinden sapma
Mesih’in 2. gelişi
Genel diriliş
Genel yargılanma
Sonsuza kadar sürecek krallık Bu farklı görüşlere sahip olanlara nasıl bakacağız? Hangisi tercih edeceğimize nasıl karar vereceğiz?
Birinci soruya yanıt olarak, Mesih’in bedende görülür şekilde döneceğine, bütün insanların genel olarak dirileceğine genel olarak bütün insanların yargılanacağına inananların Hıristiyan inancına sahip olduklarının kabul edilmesine inanıyoruz.
İkinci soruya gelince, bu gerçeklere sıkıca sarılırsak ciddi bir yanlışı önleyebileceğimize inanarak, aşağıdaki görüşleri öne sürüyoruz: Birincisi, Kutsal Yazı, hiç kimsenin bunun zamanını ya da mevsimini bilmediği konusunda bizi uyarmaktadır (Elç. 1:7; Mat. 24:36-44; 1Se. 5:1). Geleceğin kronolojisini (Grekçe khronos kelimesi bu anlama gelmektedir) ya da Tanrı’nın planının göz önüne serildiğini belirtecek kesin olayları (ya da olayların zamanlamasını, kairos) hiç kimse bilemez. Bu nedenle, gerçeğe inanan ve bilenler böyle bir bilgiyi iddia eden (çok-antlaşmacılarınki gibi) bir şemayı kabul edemezler.
İkincisi, Kutsal Yazı’da Mesih’in krallığının zaten var olduğu (Mat. 4:17; 5:3; 16:19; Mar. 9:1), dünyasal ve maddesel değil, ruhsal ve görünmez olduğu (Luk. 17:20; Yu. 3:3-8; 18:36; 1Se. 2:12; Kol. 1:13), sadece milenyumla ilgili olmadığını (Dan. 2:44; 2Pe.1:11), İsrail ulusunun mülkiyetinde olmadığını, ondan alınıp bütün uluslara verildiğini (Luk. 12:32; Va. 11:15), şimdiki aracı yönetimlerin sonunun geleceğini öğretmektedir. Ancak, “Bundan sonra Mesih her yönetimi, her hükümranlığı, her gücü ortadan kaldırıp egemenliği Baba Tanrı’ya teslim ettiği zaman son gelmiş olacak. Çünkü Tanrı bütün düşmanlarını ayakları altına serinceye dek O’nun egemenlik sürmesi gerekir… Her şey Oğul’a bağımlı kılınınca, Oğul da her şeyi kendisine bağımlı kılan Tanrı’ya bağımlı olacaktır. Öyle ki, Tanrı her şeyde her şey olsun” (1Ko. 15:24-28). Sonra krallık son şekliyle gelecektir (2Ti. 4:1; Mat. 26:29) ama bu krallık şimdiki krallığın devamı olacaktır.
Üçüncüsü, Kutsal Kitap Mesih’in döneceğine dair uyarı (yani belirtiler) olmayacağını belirtmektedir (Mat. 24:36-39, 42-44). Bu, Nuh’un zamanında hiçbir belirti olmadan tufan aniden gelinceye kadar yaşamın “her zamanki gibi” devam etmesiyle karşılaştırılabilir. Tek uyarı Nuh’un vaazıydı ama bu, Mesih’in gelişinin tek uyarısı olan bugünkü vaazdan farklı değildi. Mesih de bu gerçeği açıklarken, hiçbir uyarı belirtisi vermeden gelen hırsız ve hiçbir uyarıda bulunmadan doğuda çakıp batıdan görülen şimşek örneğinden yararlanmıştır. Mesih geldiğinde bütün insanları, dirilsinler diye mezarlarından çağıracaktır (Yu. 6:28-29; Elç. 24:15). o gün bizim bildiğimiz gök ve yeryüzü “ortadan kalkacaktır”, çünkü “maddesel öğeler yanarak yok olacaktır” (2Pe. 3:10-11).
Dördüncüsü, Kutsal Kitap bunun insanlık tarihinin son dönemi olduğunu söylemektedir (İbr. 1:2; Yu. 6:39; 11:24; 12:49; Elç. 2:17, 2Ti. 3:1; 2Pe. 3:3; 1Yu. 2:18). Elçi Pavlus’un dediği gibi, bizler “çağların sonuna ulaşmış olanlarız” (1Ko. 10:11). Bu sadece, kurutuluş tarihinin son çağında yaşadığımız anlamına gelebilir.
Beşincisi, dinden büyük sapış, elçinin bakış açısıyla uzak gelecekteki bir şey olamayabilir, çünkü dinden sapmaya yol açan “yasa tanımazlığın gizli gücü[nün] şu anda bile etkin” olduğunu söylemiştir (2Se. 2:7-9; bk. 1Yu. 2:18, 22 ve 4:3).
Altıncısı, bu çağın sonundan önce “kötülerin olmadığı iyiler” döneminin ya da doğru insanların kötülerden ayrılacaklarının öngörüldüğü hiçbir düşünce doğru olamaz, çünkü İsa, “Bu çağın sonunda…İnsanoğlu meleklerini gönderecek, onlar da insanları günaha düşüren her şeyi, kötülük yapan herkesi O’nun egemenliğinden toplayacaklar” demiştir (Mat. 13: 40-41, 49).
Son olarak da, Mesih’in şimdiki egemenliğinin, “Tanrı bütün düşmanlarını O‘nun ayakları altına sermeden” önce sona ereceğinin öngörüldüğü hiçbir düşünce doğru olamaz. “Çünkü Tanrı bütün düşmanlarını ayakları altına serinceye dek O’nun egemenlik sürmesi gerekir” (1Ko. 15:25) ve “ortadan kaldırılacak son düşman ölümdür” Bundan, tüm zaferin ve genel dirilişle ölümün yenilmesinin aynı zamanda olacağı sonucu çıkar. Dünya tarihi sona erinceye kadar Mesih’in krallığının zaferi tamamlanmış olmayacaktır.
Sadece post-milenyumcuların ya da iyimser amilenyumcuların Hıristiyan adını hak ettiklerini öne sürmek doğru değil tabiki. Ne var ki, pre-milenyumcu görüşün Kutsal Kitap’ın ve Açıklama’nın net öğretişiyle uyum sağlamasının güç olduğuda bir gerçek. Pre-milenyumculuk Post-milenyumculuk
Türkçe olarak, Türkiye Hristiyanlık İncil Yahşuah YHVH Tanrı Allah Üçlü Birlik Kuran Muhammed İslamiyet RAB İsa Mesih Hristiyan Katoliklik Ortodoksluk Protestanlık Kutsal Kitap Meryem Ana Kilise Baba Oğul Kutsal Ruh, Türkler, Kürtler, Süryaniler, Asuriler, Keldaniler, Rumlar, Ermeniler, Hristiyanlık ile ilgilenenler için bilgiler