Eskatolojiye Giriş-[b]-X

hristiyanlık incil isa mesih tevrat zebur | HRİSTİYAN FORUM  > Temel Kavramlar > Eskatoloji : Eskatolojiye Giriş-[b]-X


HRİSTİYAN FORUM'A ÜYE OLUN! Hristiyan üyelerle sohbet etmek, etkinlik duyurularından haberdar olmak, forumda yazışabilmek için sitemize üye olmanız gerekmektedir.



HRİSTİYAN FORUM GİRİŞ
(Kullanıcı adınız)
(Şifreniz)





Bu konu kapatılmıştır
 
 

hristiyanlık
teoforos

Eskatolojiye Giriş-[b]-X


Müjde Nedir?
Protestanlar olarak şunu deriz: “Müjde, imanla aklanmadır, Müjde’yi vaaz etmek, imanla aklanmayı vaaz etmektir”

Aklanma öğretisi doğrudur. Kutsal Kitap’a da uygundur. Yani imanla aklanma yoluyla, Tanrı’nın önünde yeni bir konuma ulaştığımız bilgisi, aslında çok yüce bir lütuftan kaynaklanmaktadır. Fakat Müjde’nin imanla aklanma olduğunu söylemek, biraz sorunlu bir ifade biçimi olacaktır. Çünkü:
1- Tüm Müjde’nin mahiyeti yerine; bir kısmının ortaya konulması gibi anlaşılabilir. Çünkü biz Müjde’nin sadece bir kısmını vaaz edersek; böyle yapmakla aslında kurtuluşumuzu küçültmüş oluruz. Kurtuluşumuzu sadece kişisel, dini bir deneyime kadar küçülterek adeta şunu söylemiş oluyoruz: “Müjde, ben öldükten sonra, cennette yaşamamla ilgili bir şey”

Daha önce İsa Mesih’in İkinci Adem olarak yaptıklarından bahsetmiştik. Ve gördüğümüz şey; İkinci Adem’in kurtarış işinin kapsamı yalnızca Müjde’nin kalplerimizde yarattığı ama görünmeyen bir değişimden fazla bir şey olduğuydu.

2- Kutsal Kitab’ın hiçbir yerinde “aklanma, imanla olur’ ifadesi Müjde’dir” demiyor. Bu noktayı açıklığa kavuşturacak birkaç bölüme bakalım:
İşaya 52: 7 Dağları aşıp gelen müjdecinin ayakları ne güzeldir!
O müjdeci ki, esenlik duyuruyor.
İyilik müjdesi getiriyor, kurtuluş haberi veriyor.
Siyon halkına, "Tanrınız egemenlik sürüyor!" diye ilan ediyor.

Bu ayette “İyi Haber” müjdecilerinden, yani Müjde’nin habercilerinden bahsediyor. Burada, bu kişilerin getirdiği mesajın ne olduğu bizlere açıkça belirtiliyor. Bu sadık müjdeciler Sion’a diyorlar ki: “Tanrınız Siona Krallık ediyor!”

Şimdi de Yeni Ahit ile arasındaki bağı görmek için dikkatli olmamız gereken bir noktaya geliyoruz. Çünkü Müjde’nin merkezinde, İsa Mesih’in Göklerin Egemenliğinin gelişini açıklayışı vardır. İsa Mesih’in Sion’a gidip: “Tanrı Hükümdarlık ediyor!” demesi var...

Fark ettiğimiz şey, bu mesajın eskatolojik bir mesaj olduğudur. Bu bildiri, eskatolojiktir [tarihe girmiş Tanrı Egemenliğidir]... Tanrı’nın bir Kral Olarak Tarihe Müdale Etmesidir.

Mezmur 96:3 Görkemini uluslara,
Harikalarını bütün halklara anlatın!
Bu ayetlerde İsrail’in, Tanrı’nın bütün şaşılacak işlerini bütün kavmlar arasında ilan etmeye çağırılmasıyla karılaşıyoruz. Peki İsrail bu yüceliği, diğer uluslar arasında nasıl bildirecek? Bunun cevabı çok açık bir şekilde verilmiş.

Mezmur 96:10 Uluslara, "RAB egemenlik sürüyor" deyin.
Dünya sağlam kurulmuş, sarsılmaz.
O halkları adaletle yargılar.
Milletler arasında “RAB saltanat sürüyor!” demeye çağırıldılar. Mezmurcunun, İsrail’e yapmış olduğu bu eskatolojik çağrının İşaya’nın Kitabında yapmış olduğu çağrı ile aynı olduğuna dikkat edin!

Markos 1:14 Yahya'nın tutuklanmasından sonra İsa, Tanrı'nın müjdesini duyura duyura Celile'ye gitti.
15 «Zaman doldu» diyordu, «Tanrı'nın Egemenliği yaklaştı. Tövbe edin, Müjde'ye inanın!»
Bu ayetlerde İsa Mesih’in, Müjde’nin ne olduğu konusunda yaptığı çok açık bir ifadesi mevcut. İsa Celile’ye gidip Tanrı’nın Müjdesini duyuruyor bildirinin içeriğine dikkat edin! Bu yine eskatolojik bir mesajdır: “Zaman doldu, zaman geldi! Tanrı’nın Egemenliği yaklaştı. Tövbe edin ve Müjde’ye inanın!”

İsa Mesih’in burada yaptığı şey Tanrı’nın en son zamandaki hükümdarlığının, şimdi insanlık üzerine doğmaya başladığını bildiriyor olmasıdır. Bu durumda mümkün olan tek cevap vardır: bu da tövbe etmek ve Müjde’ye inanmaktır...

Matta 10:7 Gittiğiniz her yerde Göklerin Egemenliğinin yaklaştığını duyurun.
İsa Mesih havarileri göreve yollarken onlara Kendi vaaz ettiği bildirinin aynısını vaaz etmelerini söylüyor. Onlara da Göklerin Egemenliğini duyurmalarını buyuruyor. Onları Krallık Müjdesini duyurmaları için görevlendiriyor.

Belki şunu düşünebiliriz: “Ama İsa bu öğrencileri, kayıp olan İsrail’i bulmaya gönderiyor. Diğer uluslara gönderdiğinde, belki farklı mesajlar verecek !” İsa’nın dirilişten sonra, Baba’nın yanına çıkmak üzereyken verdiği mesaja bakın:
Elçilerin İşleri 1:3 İsa, ölüm acısını çektikten sonra birçok inandırıcı kanıtlarla elçilere dirilmiş olduğunu gösterdi. Kırk gün süreyle onlara görünerek Tanrı'nın Egemenliğine dair konuştu.

Kırk gün süreyle Havarilere görünen İsa, onlara eskatolojik [Tanrı’nın Egemenliğine dair] bilgiler veriyor. Böylece Pentekost gününden sonra Kutsal Ruh’la güçlendirilmiş olan havarilerin vaaz etmeye başladığını görüyoruz.

Elçilerin İşleri 2:16-21 ayetler arasında Petrus, Yoel peygamberden alıntı yapıyor. Bunu yapmakla aslında vereceği bildirinin doğasını ve tabanını oluşturuyor. Yoel 2. bölümden yaptığı bu alıntıyı gördüğümüzde bizler hemen bu bildirinin eskatolojik bir bildiri olduğunu anlıyoruz. Yoel peygamberin sözlerinden olan alıntısına “Son günlerde” ifadesi ile başlıyor. Peki son günlerde ne olacak? Tanrı, Ruhunu tüm yaratılış üzerine dökecek.

Elçilerin İşleri 2:16-17 Bu gördüğünüz, Yoel peygamber aracılığıyla önceden bildirilen olaydır: `Son günlerde, diyor Tanrı, tüm insanların üzerine Ruhumdan dökeceğim. Oğullarınız ve kızlarınız peygamberlik edecekler. Gençleriniz görümler, yaşlılarınız da düşler görecek.
Gerçekten de anlaşılması güç olan bu olayı, Pentekost’u anlatabilmek için Petrus, Yoel peygamberden alıntı yapıyor. Yani “Son Günlerin” yaklaşmasıyla Kutsal Ruh Çağının, Mesihsel Çağın başlangıcını gösteriyor. Petrus, Kutsal Ruh’un insanlara verilmesine işaret ederek diyor ki, “Eski Ahit’te peygamberlerin beklediği ve hakkında peygamberlik ettikleri bu ‘Son Günler’ artık başlamıştır”.

Bu büyük eskatolojik çağın başladığını belirterek vaaz İsa Mesih’in Müjde’sini bildirmeye geçmektedir:
Elçilerin İşleri 2:22 «Ey İsrailliler, şu sözleri dinleyin: bildiğiniz gibi Nasıralı İsa, Tanrı'nın, kendisi aracılığıyla aranızda yaptığı mucizeler, harikalar ve belirtilerle kimliği kanıtlanmış bir kişidir.
23 Tanrı'nın önceden belirlenmiş amacı ve önbilgisi uyarınca elinize teslim edilen bu adamı, yasa tanımaz kişilerin eliyle çarmıha çivileyip öldürdünüz.
24 Tanrı ise, ölüm acılarına son vererek O'nu diriltti. Çünkü O'nun ölüme tutsak kalması olanaksızdı.

24. ayette “İsa ölümden dirildi” diyor. Yani İsa’nın dirilişi, O’nun meshedilmesi, yüceltilmesiydi. Çünkü o çarmıhta ölen, bir suçlu değildi. İsa’nın dirilişi O’nun, İsrail’in Mesih’i ve dirilişin RAB’Bİ olduğu gerçeğini kanıtlıyordu. Ve aynı İsa, Tanrı’nın sağına yüceltilmiş olandır. İsa göğe çıkmış ve artık tahtına oturmuştur.

Elçilerin İşleri 2:36 «Böylelikle tüm İsrail halkı şunu kesinlikle bilsin: Tanrı, sizin çarmıha gerdiğiniz bu İsa'yı hem Rab hem Mesih yapmıştır.»
Petrus’un bizlere vermiş olduğu bildiri, Göklerin Egemenliğinin duyurusudur: İSA MESİH RAB’DİR –diri[ilmiş] Rab’dir.

37. ayette bütün kalabalık diyor ki: “Kardeşler ne yapmalıyız?” 38. ayette Petrus ‘Tövbe edin, her biriniz İsa Mesih’in adıyla vaftiz olsun. Böylece günahlarınız bağışlanacak ve Kutsal Ruh armağanını alacaksınız” diyor ve yine “İSA RABDİR” diye ekliyor. Dikkat ederseniz Petrus burada Tanrı’nın Krallığını bildiriyor. Bu vaaz Müjde’ci bir vaaz olmaktan öte, tam bir Krallık vaazıdır. Bu vaaz eskatolojik bir vaazdır. Çünkü bu vaazın özü Tanrı’nın Egemenliği hakkındadır.

Elçilerin İşleri 28:31 Hiçbir engelle karşılaşmadan Tanrı’nın Egemenliğini tam bir cesaretle duyuruyor, Rab İsa Mesih’le ilgili gerçekleri öğretiyordu.
Pavlus cesaretle Tanrı’nın Egemenliğini duyuruyor. Dikkat ederseniz bu cümlenin son kısmı ilk kısmını güçlendiriyor: Tanrı’nın Egemenliğini duyuruyor ve Rab İsa Mesih ile ilgili gerçekleri öğretiyor... Kral’dan, O’nun Krallığı hakkında bahsederek öğretiyor. Yani krallığı hakkında hiçbir şey bahsetmeden bir kral hakkında konuşamazsınız. Aynı şekilde, kraldan bahsetmeden de krallığı da ortaya koyamazsınız.

Aslında bu ayette karşımıza çıkan şey, gerçek bir yetkili ağızdan elçisel bir Müjde özetidir. Pavlus’un Müjdesi’nin özetidir. Şimdi Romalılar bölümünde Pavlus’un, bu Müjde’yi nasıl özetlediğine bakalım: Burada aklımızda tutmamız gereken şey, Pavlus’un düşüncelerinin İşaya 52. bölüm üzerine odaklandığıdır. Ayet “güzel ayakları olan kişiler” dediğinde bu, Sion’a “Tanrı Egemenlik sürüyor” diyen kişilerin ayaklarıdır. Bu nedenle Pavlus’un Müjde konusundaki özetinin ne olduğuna bakalım:
Romalılar 10:9 İsa'nın Rab olduğunu ağzınla açıkça söyler ve Tanrı'nın O'nu ölümden dirilttiğine yürekten iman edersen, kurtulacaksın.

Burada sadece “İsa Mesih’in Rab” olduğu öğretmiyor. Çünkü gerçek İsrail’li ve İkinci Adem olarak, İsa Mesih’in yapmış olduğu tüm hizmetler bizleri kurtarmaktan çok daha geniş kapsamlı bir iştir. Krallığın Müjdesine ilişkin bir mesaj ile bütünlük içinde olarak “İsa ölümden dirilmiştir” diyor. Peki neden Tanrı’nın O’nu dirilttiğine inanmamız gerekiyor? Çünkü İsa Mesih’in dirilişi, yalnızca ve yalnızca O’nun Kral olduğu konusundaki bir yüceltmedir.

Galatyalılar 3:8 Kutsal Yazı, Tanrı'nın diğer ulusları imanlarına göre aklayacağını önceden görerek İbrahim'e, «Bütün uluslar senin aracılığınla kutsanacaktır» müjdesini önceden verdi.
9 Böylece iman edenler, iman etmiş olan İbrahim'le birlikte kutsanırlar.
Pavlus burada Müjde’yi tanımlıyor. Bu Müjde daha önceden İbrahim’e bildiriliyor. Peki bu Müjde nedir? Tekvin 12:3ayetinden alıntı yaparak “Bütün uluslar İbrahim aracılığınla kutsanacaktır” diyor. İlk bakışta bu Krallık Müjde’si gibi gözükmeyebilir. Fakat Tekvin 12. bölümün kökünde yatan şey 2. Mezmurdur.Çünkü Tanrı Kralını, Sion Dağın’da oturtmuştur. Sion Dağındaki Kral, Tanrı’nın Tek ve Biricik Oğlu İsa’dır... Ve Tanrı yemin etmiştir ki, Oğlu olan Kral’a sahip olduğu mirası verecektir. Bu miras da dünyanın tüm uluslarıdır.

Bu yüzden Mezmur (2:12) “Oğul’u öpün. Öyle ki, kızmasın!” diyor. Çünkü bu Oğul olan Kral, demir bir çomakla hükmetmektedir. Yani tüm uluslar İbrahim aracılığıyla meshedilecek, bereketlenecek, öyle ki, bu Kral kendisinin olan mirası alabilsin. Bu nedenle, Galatyalılar bölümündeki Müjde de bir Krallık Müjde’sidir. Bundan ötürü de Müjde, eskatolojik bir mesajdır.

Zaman çizgisi, yaratılıştan sonsuzluğa doğru uzanıyor. Tarihin ortasında ise Mesih’in çarmıhı vardır. Zaman dolduğunda Tanrı Oğlu’nu göndermiştir. Mesih’in Kişi’si ve hizmeti, Kendisinden sonraki tüm zamanları tamamlıyor. Bu yüzden Petrus’un söylediği “İsa Mesih’ten sonra gelen tüm vakitler” son günler olarak adlandırılır. Fakat Müjde’nin “İyi Haberi” şudur: SONSUZLUK... Müjde’nin getirdiği İyi Haber, eskatolojik bir mesajdır; yani SONSUZLUĞUN tarihe giriş mesajıdır. İyi Haber yalnızca yeniden doğmuş kişiler hakkında değil; ama yenilenmiş bir yaratılış hakındadır.

Bu durumda anlaşılacağı gibi aslında bizler gelmekte olan çağa şu anda girdik bile... Bizler şu anda Kutsal Ruh’un yüce eskatolojik çağında yaşamaktayız. İşte bizler şu anda Tanrı’nın büyük eskatolojik halkıyız. İyi Haber; Müjde, Tanrı Egemenliğinin insanlara gelmiş ve yaklaşmış olduğudur: “İsa Mesih Rab’dir, tövbe edin ve Müjde’ye inanın”.

Yani sonsuzluk, İsa Mesih’in Kişi’sinde tarihe ve zamana girmiştir. Ve bundan sonra gelecek olan yenilenme öylesine güçlüdür ki, artık yok olmakta olan her şey, yenilenmektedir. İnsanlık için artık yeni bir çağ başlamıştır. Yeni bir düzen gelmiştir. Yani var oluşumuzun tüm kapsamı, eskatolojik olarak yeniden tanımlanmıştır. Bu çağ, peygamberler tarafından öngörülen Kutsal Ruh’un çağıdır.

İşte bu nedenle Müjde, hiçbir zaman birisine giderek: “İsa Mesih’i kalbine çağırmak ister misin?” şeklinde kişisel bir dinsel bir deneyim vaat etmek değildir. Müjde, Tanrı hakkında bir bildiridir, Müjde, Tanrı’nın İsa Mesih aracılığı ile tarihe müdahale etmesinin bir bildirisidir; bu yüzde de Müjde, Mesih merkezlidir ve bu yüzden de Tanrısal Krallıkla[1] ilgilidir. Bu yüzden de kilise, İsa Mesih’in Rab olduğuna iman ile bunu ilan ediyor ve insanları tövbe edip vaftiz olmaya çağırıyor. Belki Calvin’den sonra en büyük Reform teoloğu olan Apraham Kayper şöyle diyor: “Calvinizmin başı çeken başlıca prensibi imanla aklanmadır. Calvinizm’in en bariz vurgusu, Üç Kişi’de Bir olan Tanrı’nın (Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’ta), tüm evren üzerindeki kudretli Egemenliğidir. Bu Egemenlik, görünen ve görünmeyen tüm dünya ve krallıklar içindir”.

İnanışımızın Kutsal Kitap’a uygun olabilmesi için, eskatolojimizin hem yeri; hem de göğü kapsaması gerekir. Bu denge Kristoloji ve eskatoloji arasındaki dengeyi sağlar. Bu ikisi arasındaki denge, Müjde ile ilgili anlayışımızı da etkiler. Müjde’miz, “Göklerin Egemenliğine” dair bir Müjde olmalıdır.

Kutsal Kitap bizlere, Tanrı benzeyişinde yaratılmış yaratıklar olarak hem ruhsal hem de fiziksel bir doğamız olduğunu öğretir. Hem bedenden, hem de candan oluşmaktayız. Normal gerçeklere baktığımızda bu gerçeklerin hem fiziksel, hem de ruhsal tarafları olduğunu görüyoruz. Atom bir gerçektir. Ama bunun yanında melekler de gerçektir. Fiziksel bir dünya mevcut ama aynı zamanda Tanrı da vardır. Hristiyanlar olarak bizlere, inanmayan bir kişi gelip: “madde her şeydir sadece görünen şeyler vardır” dediğinde az önce verdiğim bu “ikiliği” fiziksel ve ruhsal doğayı söyleyebiliriz.

Kilisede tarihi boyunca her zaman “ruhsal olan şeylerin iyi, fakat maddenin bir anlamda kötü ya da şüpheli olduğunu” öne sürenler olmuştur. İşte bu nedenle kilisenin ilk çağlarında İsa Mesih’in gerçek bir insan ya da maddi [fiziksel] bir bedene sahip olmadığını öne süren öğretiler ortaya çıkmıştır. Onlara göre Tanrı’nın maddeyle bir teması olamazdı.

Augustin ilk kilise çağlarında en ünlü teologlardan bir tanesiydi. Fakat Augustin’in cinsellik konusunda çok olumsuz görüşleri vardı. Bu görüşlere sahip olmasının nedeni ise SADECE ruhsal olan şeylerin iyi olduğu görüşten etkilenmiş olmasındandı.

Günümüz modern Müjdeciliğinin sahip olduğu eskatolojik görüşü de aslında bu yanlış “ikiliği” bir anlamda kendisinde bulundurmaktadır. Çünkü çoğunlukla günümüz Müjdeci eskatolojide dünyanın sonunda Tanrı’nın yedi yıl boyunca tüm öfkesini dökeceği ve daha sonra da dünyayı yok edeceği inanışı mevcuttur. Bu nedenle insanlar yalnızca “gökyüzü ya da cennet önemlidir” diyen bir anlayışı temel alarak vaaz edemeyiz. Çünkü Tanrı ile günahkar insan arasında yapılmış bir antlaşma vardır. Sadece böyle bir antlaşmanın olması bile Tanrı’nın maddi bir varlığa müdahalesini ve ilgisini öğretmeye yeterlidir. Eğer “Tanrı’nın maddi dünya ile bir temasının olmayacağı” yönündeki bir görüş eskatolojimizin temelini oluşturursa, böyle günahkar kişilerin kalbinde yapılmış bir işlem olarak Müjde’yi vaaz edemeyiz. Veya Müjde’yi sadece “Ölümden sonra bir canın cennetteki yaşantısı” olarak da duyurabiliriz?. Çünkü Müjde beden ve canın kurtuluşu üzerinedir; bu da bütün yaratılışı kapsar.

Daha önce de söylediğimiz gibi uygun bir Müjde; Tanrı’nın tüm evren üzerindeki Egemenliğini bildiren bir öğretiyi kapsamalıdır. Yeryüzü ve cennet birbirlerinden, adeta uzunluk birimi cinsinden ölçülebilecek bir uzaklıkla ayrılmış kavramlar değildir. Yer ve cennet tek bir gerçekliğin iki farklı boyutudur.

Yine Kristoloji ve eskatoloji arasındaki ilişki bunun üzerine ışık tutmaya yardımcı olacaktır. Zira Kristoloji, bu yanlış ikiliğe karşı savaşmamızda bizlere yardımcı olur. Beden alma olayında gerçekleşen şey neydi? Ebedi ya da Logos dediğimiz Sonsuz Söz, beden alarak yalnızca bizlerin doğasını değil; fizikselliğini de üzerine giyindi. Yuhanna Müjdesinde yazıldığı gibi “Söz, Beden aldı”.

[Mesih’in Doğuşu] Logos dediğimiz Sonsuz Söz’ün beden alarak dünyaya gelmesidir. Mesih’in beden alma işinde aslında cennet ve yeryüzü İsa Mesih Kişi’sinde birleştirilmiştir. Bu Beden alma olayı da bizlere şunu kanıtlar: Madde inanıldığı gibi kötü değil, hatta Tanrı’nın gözünde iyi bir yere sahiptir. Bu da bizi şaşırtmasın zira maddeyi yaratan Tanrı’dır.

[Mesih’in Dirilişi] İsa’nın mezardan sadece ruhsal bir varlık olarak çıkmadığını gösteriyor. Çünkü bu diriliş aslında maddenin ya da fiziksel doğanın (gerçeğin) gücünden kurtuluş anlamında ruhsal bir diriliş değil; bedensel bir dirilişti Yani fizikselliğin kısıtlamalarından bir kurtulma değil, kendi sahip olduğu bedenle dirilmekti. Daha önce de değindiğimiz gibi İsa aslında, değiştirilmiş ya da yüceltilmiş olarak, yine kendi bedeniyle dirildi.

[Mesih’in Göğe Yükselişi] Mesih açık ve görünür kanıtlarla göğe yükselerek Baba’nın yanına çıktı. Mesih göğe çıktığında bizlerin fiziksel doğası dahil olmak üzere –çünkü onu üzerine almıştı- bu yüceltilmiş insan doğasıyla Baba’ya çıktı. Şu anda bizlerin insanlığı, İsa Mesih içerisinde Baba’nın sağ tarafında yüceltilmiş olarak bulunmaktadır.

Aslında Kristoloji öğretisinin içinde eskatolojinin anlamına ilişkin birçok ipucu elde etmekteyiz. İşte bu gerçekle, kilisenin sahip olduğu bu görkemli ümide ilişkin yeni ve derin bir bakış açısı edinmekteyiz. Çünkü kurtuluş bizlerin bir gün melekler gibi ruhça pak ya da ruhsal varlıklar olacağımız anlamına gelmez. İsa geri döndüğünde, o gün O’nu göreceğiz ve O’na benzer kılınacağız! İsa, insanlıkta yüceltilmiş olarak, o gün geldiğinde bizleri de kendi insanlığımızda yüceltecektir. Kendisi mezardan ölümsüz olarak çıkmış olan İsa, bizleri de mezardan aynı şekilde çağıracaktır. Bizler de hem beden, hem can olarak; O’nun ölümsüzlüğüne paydaş olacağız.

Fakat şu noktada fiziksel doğamızın kökünü unutmamalıyız. Bunun için de Kutsal Kitab’ın en başına dönmemiz gerekir. Şu çarpıcı olayı hatırlayın: Tanrı, dünyanın toprağına elini uzatarak ondan alıyor ve Adem’i yaratmak üzere şekillendiriyordu. Ve şekillendirdiği biçime hayat nefesini üflüyordu. Bunun sonucunda da Adem yaşayan bir varlık olmuştu. Burada dikkat edilmesi gereken şey; bizlerin yaratılışla çok yakın bir bağımız olduğudur. Fiziksel doğamızda bizler aslında tüm “kosmos’un” (evrenin) yapı taşı olan maddelerden yaratıldık. Bizler bu fiziksel doğadan geldiğimize göre değiştirilmemiz, bir anlamda içinden geldiğimiz bu yaratılışın da değiştirileceğinin teminatıdır.

İşte bu nedenle Müjde, kişinin kendi kalbinde deneyimleyebileceği kişisel bir çağrı, saf ruhsal bir gerçeklik ya da saf bir ruhsal çağrı değildir. Fakat Müjde, yaratılışın kaderi hakkında tüm insanlığa yapılan bir çağrıdır. İsa Mesih’in tüm yaratılış üzerinde Rab olduğunu söyleyen bildiren bir duyurudur bu... Mesih’in Rabliği ruhsallığı kapsadığı kadar fizikselliği de kapsamaktadır.

Her ne kadar dünya şu anda, gelecekte olacağı halde değilse de Tanrı, gelecekte olan planlarının yüce açıklanışı için, dünyayı hazırlamak üzere çalışmaktadır. Peki bu gelecek için sahip olduğumuz umudu şimdiki zamana nasıl uyarlayabiliriz? Tabi ki, bunu doğruluk sözleri içerisinde yapmalıyız. Müjde her zaman ve tüm zamanlar için bir duyurudur. Fakat aynı zamanda da bu ümidi, şimdiki zamana eylemlerimizle (iyileştirme, özgür kılma, merhamet ve adalet) uygularız. Müjde’nin bir bildiri olduğunu ve bunu bildirilmesi gerektiğini biliyoruz. Ama Müjde aynı zamanda bir gösterimdir de.

Luka 4:16-17 İsa, büyümüş olduğu yer olan Nasıra'ya geldiğinde her zaman yaptığı gibi Sept günü havraya gitti. Kutsal Yazılardan okumak üzere ayağa kalkınca O'na Yeşaya peygamberin kitabı verildi. Kitabı açarak şu sözlerin yazılı olduğu yeri buldu:
18-19 «Rab'bin Ruhu benim üzerimdedir. Çünkü O beni, müjdeyi yoksullara iletmek için meshetti. Tutsaklara serbest bırakılacaklarını, körlere gözlerinin açılacağını duyurmak için, ezilenleri özgürlüğe kavuşturmak ve Rab'bin lütuf yılını ilan etmek için beni gönderdi.»
Dikkat ederseniz İsa Mesih, Nasıradaki bir sinagogda iken İşaya peygamberden bir alıntı yaptı. Tabi ki bu yüzden de birçok insanı kızdırdı. Çünkü şunu söyledi: “Dinlediğiniz bu yazı, bugün yerine gelmiştir”.

İnsanları kızdıran bu sözün anlamı, İsa’nın, Ruh’un üzerine indiği kişinin Kendisinin olduğunu söylemesiydi. Sinagogtaki kişiler bunun, Tanrı’ya bir küfür olduğunu düşündüler. Aslında O’na o kadar kızmışlardı ki, uçurumdan aşağıya atıp öldürmek istemişlerdi.

Ama İsa bu sözleri söylediğinde yalnızca kendisinin kim olduğunu değil; ne tür bir Müjde’yi vaaz etmeye geldiğini de açıkladı. 18. ayette“Müjde’yi iletmek için Ruh tarafından meshedildiğini” söyledi. Yani buradaki özne aslında Müjde’dir. Bu, “Göklerin Egemenliği” Müjde’sidir. 19. ayettedediği gibi: “Rab’bin lütuf yılını ilan etmek için” İsa geldi. “Göklerin Egemenliği” artık insanlar için ufuktan doğmuştur.
Fakat bunun ne tür Müjde olduğuna dikkat edin!

Bu Müjde bildirilmesinin yanında,başka bir şeyin de olması gereken bir Müjde’dir. Zira bu Müjde aynı zamanda da gösterilmesi, uygulanması gereken bir Müjde’dir. Şunu diyor: “yoksullara bu Müjde’yi iletmek geldim”.

Yani bir fakire gidip: “sen İsa Mesih’te sevin! bu acıların bitip, öldüğünde İsa Mesih’le birlikte olacaksın!” demek, o fakire Müjde’yi vermek demek midir? Bu Müjde, kölelerin serbest bırakılacaklarını açıklamak, körlere gözlerinin açılacağını bildirmek ve ezilenleri özgürlüğe kavuşturmak veya adaletsizliğe uğramış kişilere adalet getirmek üzere gelen bir Müjde’dir.

Fakat dünya merkezli olan kimseler bu ayeti alıyor ve ters çeviriyor. Böylece Müjde, sadece bir “Bildiri” Müjde’sine dönüşüyor. Ve bu Müjde birden “ruhça fakir olanlara” günah tarafından “tutsak edilmişlere” özgürlüğü vaat eden bir Müjde oluyor. Bu Müjde aniden “ruhsal bakımdan kör olanlara” göreceklerini gösteren bir Müjde oluyor. Bu Müjde birden suçlu bir vicdanın baskısı altında “ezilenleri” özgürlüğe kavuşturma Müjdesi oluyor.

Ama bu ayetleri yukarda belirtildiği gibi yorumlamak; Müjde’yi küçültmek ve bu Müjde’yi yaratılıştan soyutlamaktır. Çünkü İsa da diyor ki: “Müjde yalnızca canların kurtulmasıyla ilgili değildir”. Bu Müjde, tüm yaratılış çerçevesinde tüm doğanın ve doğamızın değiştirileceği Müjde’sidir. Bu yüzden de kilise Müjde’yi sadece ilan etmez, insanlara Mesih’in merhametini ve sevgisini götürwererk Müjde’yi gösterir.

Eski Ahit’te peygamberlerin yazdığı sözlerle, İsa Mesih’in vaaz ettiği “Göklerin Egemenliği” Müjde’sinin, İşaya’nın İsrail’e bildirdiği Müjde ile kadar uyumlu olduğuna bakalım:
İşaya 1: 10 Ey Sodom yöneticileri,
RAB'bin söylediklerini dinleyin;
Ey Gomora halkı,
Tanrımız'ın yasasına kulak verin.
11 "Kurbanlarınızın sayısı çokmuş,
Bana ne?" diyor RAB,
"Yakmalık koç sunularına,
Besili hayvanların yağına doydum.
Boğa, kuzu, teke kanı değil istediğim.
12 Huzuruma geldiğinizde
Avlularımı çiğnemenizi mi istedim sizden?
13 Anlamsız sunular getirmeyin artık.
Buhurdan iğreniyorum.
Kötülük dolu törenlere,
Yeni Ay, Şabat Günü kutlamalarına
Ve düzenlediğiniz toplantılara dayanamıyorum.
14 Yeni Ay törenlerinizden, bayramlarınızdan nefret ediyorum.
Bunlar bana yük oldu,
Onları taşımaktan yoruldum.
15 "Ellerinizi açıp bana yakardığınızda
Gözlerimi sizden kaçıracağım.
Ne kadar çok dua ederseniz edin dinlemeyeceğim.
Elleriniz kan dolu.
16 Yıkanıp temizlenin,
Kötülük yaptığınızı gözüm görmesin,
Kötülük etmekten vazgeçin.
17 İyilik etmeyi öğrenin,
Adaleti gözetin, zorbayı yola getirin,
Öksüzün hakkını verin,
Dul kadını savunun."
18 RAB diyor ki:
"Gelin, şimdi davamızı görelim.
Günahlarınız sizi kana boyamış bile olsa
Kar gibi akpak olacaksınız.
Elleriniz kırmız böceği gibi kızıl olsa da
Yapağı gibi bembeyaz olacak.
19 İstekli olur, söz dinlerseniz,
Ülkenin en iyi ürünlerini yiyeceksiniz.
20 Ama direnip başkaldırırsanız,
Kılıç sizi yiyip bitirecek."
Çünkü bu sözler RAB'bin ağzından çıktı.
21 RAB'be sadık olan kent nasıl da fahişe oldu!
Adaletle doluydu, doğruluğun barınağıydı,
Şimdiyse katillerle doldu.
22 Gümüşü cüruf oldu,
Şarabına su katıldı.
23 Yöneticileri asilerle hırsızların işbirlikçisi;
Hepsi rüşveti seviyor, armağan peşine düşmüş.
Öksüzün hakkını vermiyor,
Dul kadının davasını görmüyorlar.

Burada İsrail’in karakterinde sırf ruhsal olan bir Müjde’ye sahip oluşuna dikkat edelim. Şöyle diyor: “İşte ben, Yehova’yı kalbime çağırdım, aldım. O’na kurbanlar sunuyorum. 13. ayette “O’na takdimeler getiriyorum” 14. ayette: “Bütün bayramlarda, ziyafetlerde, O’na her şeyi sunuyorum” 15. ayette: “Ellerimi açıp, her zaman O’na dua ediyorum”

Yani şöyle demek istiyor: “Bakın, benim kilise hayatım ne güzel! Benim ruhsal hayatıma bakın!” Fakat Tanrı 15. ayette diyor ki: “Elleriniz kanla dolu, Gözümün önünden işlerinizin kötülüğünü atın! Kötülük ve yanlış yapmaktan vazgeçin!” 17. ayette Tanrı’nın onları ne yapmaya çağırdığına bakın: “Adalet arayın Ezilmiş olana doğruluk edin. Öksüzün hakkını koruyun ve dul kadının davasına bakın!”

Burada dikkatlice bakıp anlarsak; Tanrı bütün İsrail’i gösterilmesi gereken bir Egemenlik Müjde’sine çağırıyor. Aynı problemin varlığına 23. ayette de rastlıyoruz: “Öksüzün hakkını vermiyorlar ve dul kadının davası onların önüne gelmiyor” diyor.

İşaya 3: 13 RAB davasını görmek için yerini aldı,
Halkları yargılamak için ayağa kalkıyor.
14-15 RAB halkının ileri gelenleri ve önderleriyle davasını görecek.
Rab, Her Şeye Egemen Yahve onlara diyor ki:
"Bağları yiyip bitiren sizsiniz,
Evleriniz yoksullardan zorla aldığınız malla dolu.
Ne hakla halkımı eziyor,
Yoksulu sömürüyorsunuz?
Dikkat ettinizse İsrail burada çok zor koşullar altındadır. Çünkü davayı yürüten savcı burada Tanrı’nın kendisidir; aynı zamanda da hakim de kendisidir. 14. ayette görüldüğü gibi Tanrı, Kendi halkına karşı bir yargıya giriyor. Peki bunu neden yapıyor? Bunu yapmasının sebebi, fakirleri kendi evlerinde soyuyorlar, kavmı eziyorlar ve yoksulları soyuyorlardı.

İşaya 5:5 Şimdi bağıma ne yapacağımı size söyleyeyim: Çitini söküp atacağım, varsın yiyip bitirsinler; duvarını yıkacağım, varsın çiğnesinler.
6 Viraneye çevireceğim onu; budanmayacak, çapalanmayacak; dikenli çalılar bitecek her yanında. Üzerine yağmur yağdırmasınlar diye bulutlara buyruk vereceğim."
7 Her Şeye Egemen RAB'bin bağı İsrail halkı,
Hoşlandığı fidan da Yahuda halkıdır.
RAB adalet bekledi,
Zorbalık gördü;
Doğruluk bekledi,
Feryatlar duydu.
8 Evlerine ev, tarlalarına tarla katanların vay haline!
Oturacak yer kalmadı,
Ülkede bir tek siz oturuyorsunuz.
9 Her Şeye Egemen RAB'bin şöyle ant içtiğini duydum:
"Büyük ve gösterişli çok sayıda ev ıssız kalacak,
İçinde oturan olmayacak.
7. ayete dikkat ederseniz Müjde adalet demektir. Fakat Tanrı diyor ki: “Tek gördüğüm şey kan dökmektir”. Müjde doğruluk gerektirmektedir. Fakat Tanrı acı çektirenleri görüyor ve mazlumların iniltilerini duymaktadır. Anlamamız gerekiyor ki; adalet yalnızca vaaz edilemez. Aynı zamanda uygulanmalıdır da...

Amos 8:1 Rab Yahve bana şunu gösterdi: Baktım bir sepet olgun meyve.
2 Bana, "Ne görüyorsun, Amos?" diye sordu. "Bir sepet olgun meyve" diye yanıtladım. Bunun üzerine RAB, "Halkım İsrail'in sonu geldi" dedi, "Bir daha onları esirgemeyeceğim.
3 O gün saraydaki türküler yas çığlıklarına dönecek." Rab Yahve, "Her yer atılmış cesetlerle dolacak, sessizlik hüküm sürecek" diyor.
4 Dinleyin bunu, ey yoksulu çiğneyenler,
Ülkedeki mazlumları yok edenler!
5 Diyorsunuz ki,
"Yeni Ay Töreni geçse de tahılımızı satsak,
Şabat Günü geçse de buğdayımızı satışa çıkarsak.
Ölçeği küçültüp fiyatı yükseltsek,
Hileli tartı kullanıp
6 Yoksulları gümüş,
Mazlumları bir çift çarık karşılığında satın alsak.
Buğday yerine süprüntüsünü satsak."
7 Yakup soyunun gurur duyduğu RAB kendi başı üstüne ant içti:
"Onların yaptıklarının hiçbirini asla unutmayacağım.
3. ayete dikkat edin: yalnızca bir “bildir” niteliği taşıyan Müjde’ye karşı Tanrı’nın ne kadar öfkeli olduğunu görebiliyor musunuz? Gerçekten de Tanrı’nın öfkesi çok büyüktür. Dikkat edin İsrail tapınağa girerek şöyle diyor: “Rab Yehova! biz seni çok seviyoruz, seni yüreğimize çağırdık” Herkes ilahi söylemekle meşgul fakat Tanrı diyor ki: “Sarayın türküleri ulumalara dönecek! Leşler çok olacak ve her yerde onları sessizce dışarı atacaklar.”

Peki neden? Çünkü yoksulu ayaklar altına alıp fakirleri yok ediyorlar. Tanrı 7. ayette diyor ki: “Sizlerin bu yaptıklarınızı sonsuza dek unutmayacağım!”. Yani bir arka plan olarak bunca ayeti okuduktan sonra, İsa’nın: “Ben fakirlere İyi Haber getirmeye geldim!” sözünün gerçek anlamda fakirlere İyi Haber getirdiğini söylemek istediğini anlıyorsunuz.

Luka 6:20 İsa, gözlerini öğrencilerine çevirerek şöyle dedi: «Ey yoksul olanlar, ne mutlu size, Tanrı'nın Egemenliği sizindir!
21 Şimdi açlık çekenler, ne mutlu size, siz doyurulacaksınız! Şimdi ağlayanlar, ne mutlu size, siz güleceksiniz!
22 İnsanoğlu'na olan bağlılığınızdan ötürü insanlar sizden nefret ettikleri, sizi toplum dışı edip aşağıladıkları ve adınızı kötüleyip sizi reddettikleri zaman size ne mutlu!
23 O gün sevinin, coşkuyla zıplayın! Çünkü gökteki ödülünüz büyüktür. Nitekim onların ataları da peygamberlere böyle davrandılar.
24 Ama vay halinize, ey zenginler, tesellinizi almış bulunuyorsunuz!
25 Şimdi karnı tok olan sizler, vay halinize, açlık çekeceksiniz! Ey şimdi gülenler, vay halinize, yas tutup ağlayacaksınız!
26 Tüm insanlar sizin için iyi sözler söyledikleri zaman, vay halinize! Çünkü onların ataları da sahte peygamberlere böyle davrandılar.»
Okuduğumuz dağdaki vaazın, İşaya ve Amos’taki ayetlere ne kadar benzediğine dikkat edin. Burada İsa, Egemenlik Müjde’sini duyururken; Eski Ahit’ten nasıl temalar aldığına dikkat edelim. Bu temalar aslında elçisel öğretiye de uygundur.
Yakup Mektubu (1:27) bu yüzden şöyle diyor: “Gerçek din yoksullara ve öksüzlere bakmaktır”.

Bu ayetlerde tekrar ve tekrar karşımıza çıkan şey şudur: Tanrı’nın bildiri Müjdesi olduğu kadar aynı zamanda da beraberinde bir uygulama Müjdesinin var olması gerektiğidir. Bununla ilgili olarak konuşulması gereken bir diğer şey de İsa’nın yaptığı mucizelerdir. Zira diğer dünya merkezli bir Müjde içerisinde İsa’nın bu körleri, sakatları, hastaları ve cinli insanları neden iyileştirdiğinin mantıklı bir açıklaması bulunamaz. Birisi çıkıp “Tabi ki gösterebilir. Çünkü yaptığı bu mucizeler, O’nun Tanrı olduğunu kanıtlar” diyebilir. Bu mucizeler tabi ki İsa’nın Tanrı olduğunu kanıtlar ama O, kendisinin Tanrı olduğunu kanıtlamak için başka şeyler de yapabilirdi.

Ruhsal olarak kör olan kişilerin bu mucizeleri anlama yetenekleri yoktur. İsa cinli adamdan cinleri çıkardığında Ferisilerin İsa’ya Tanrı diye tapındığını görebildik mi? Hayır!... Ferisiler İsa için: “Bu, şeytanın kendisidir” dediler. Ya da Pentekost mucizesini gördüklerinde etrafta olanlar Müjde’ye inandılar mı? Hayır!... “Bunların hepsi sarhoş olmuşlar” dediler. Bunlardan anladığımız şey şudur, eğer mucizeler İsa Mesih’in Tanrısallığını kanıtlaması açısından önemli ise yeniden doğmadıkça bunlar pek işe yaramazlar.

Çünkü Göklerin Egemenliğinin İyi Haberi; hem Müjde’nin, hem de değişimin bildirisidir. Müjde, kişinin tamamını kucaklar. Müjde, hem fiziksel, hem de ruhsal doğamızı kapsar. Yani Müjde hem yersel hem göksel anlamdadır.

Sizler Müjde’yi bu şekilde sözde ve eylemde topluma götürdüğünüzde Mesih’in zamanında olanlar ile son zamanda olacak olan şeyler arasında köprü kurmuş olursunuz. Şimdiki zamanda ortaya konan adalet, merhamet ve umut işleri hem geçmişe hem de geleceğe yönelik işaretlerdir. Yani geçmişe işaret etmeleri açısından bu ümidin temeline işaret ederler ki, bu da Mesih’in çarmıhı ve dirilişidir. Aynı zamanda da Tanrı’nın belirlemiş olduğu geleceğe İsa Mesih’in nihai gelişine ve Mesih’in her şeyi yenileyeceğine dair verdiği vaade işaret ederler.

Sizler bu Müjde’yi dünyanın dört bucağında uluslara taşıdığınızda dünyasal gibi görünen bir olayı alıp, eskatolojik bir manada ümit olarak insanlara sunmuş oluyorsunuz.

İsa Tanrı’nın Egemenliğini bir düğün şölenine benzetiyor. Ortadoğu’da bir düğün şöleninin ne kadar büyük olduğunu bilirsiniz. İsa’nın döneminde bir düğün kutlaması 4-5 gün, hatta bir hafta bile sürdüğü olurdu. İsa bizlerin tüm beklentilerini kırarak bu düğün şölenlerinden bir tanesine gidiyor. Bu şölen o kadar uzun zamandır devam ediyordu ki, şarapları bitmişti. İsa şöyle diyor: “Tanrı’nın Egemenliği bir Düğün Şöleni gibidir” ve o zamana kadar yapılmış bütün şaraplardan daha iyi bir şarap yapıyor.

İşte bunlar Müjde’nin, fiziksel doğayla ilişkili olduğunu anlatan İsa’nın yaptıkları, mucizeleriydi. Bizler Göklerin Egemenliğinin işareti olarak, suyu şaraba çeviren bir Mesih İsa’ya sahibiz. İsa bu şölene katılmaları için herkesi davet ediyor. Peki bizler Göklerin Egemenliği Müjdesi ile neler yapıyoruz?

Çarmıhtan sonra gelen tüm zamanlar, son günlerin kapsamı içerisindedir. Göklerin Egemenliğinin Müjdesi, sonsuzluğun zaman içersine girdiğini anlatıyor. Tanrı’nın Egemenliği insanların üzerine doğuyor. Peki bu sonsuz Krallığı karakterize eden şey nedir? Kutsal Kitap’taki “Şalom” kavramı “bütün olma” kavramını içerir. Bu da bizleri Tekvin 3. bölüme geri götürür. Günah, yaratılışa giriyor. Böylelikle yalnız insan yüreği değil, yaratılışın tümü bozuluyor. Yaratılışın tümü artık yozlaşmaya, yabancılaşmaya başlıyor. Artık bu bütünlük yok oluyor. Ve böylece Sonsuz Egemenlik tüm yaratılış için bir yenilenme ve bütünleşme anlamını taşıyor.

Eğer Krallık zaman içersine giriyorsa, bu Krallığın ‘Şalom’u da Krallığın içerisinde olmalıdır. Ve bizler de Tanrı’nın eskatolojik halkı olarak Krallığın bütünlüğünün (Şalomunun) tüm dünyaya sunulmasındaki aracılar oluyoruz. İşte İsa’nın mucizeleri de bunu yapıyordu. Bunlar yalnızca O’nun Tanrısallığının kanıtları, Krallığın gösterimlerinin merhameti değildi. Ama bunlar yeni bir eskatolojik gerçeğin doğuşunun işaretiydi. Mucizeler, Krallığın bir ön tadını (turfandasını) taşıyorlardı. Yani İsa bu mucizelerle bizlere Krallığı önceden tattırıyordu. Bu Krallık “Şalom’unun” küçük tatlarını İsa mucizelerle önce fakirlere, körlere, hastalara, açlara, kimsesizlere özetle muhtaç kimselere sunuyordu.

Kilise merhamet hizmeti yaptığında Krallığın Şalomunu zaman içersine koyuyor ve Tanrı, Ruh’u aracılığıyla sizlerle çalışarak bunu gerçekleştirmenize yardım ediyor. Böyle uluslara hizmet götürmekle yalnız Müjde’yi bildirmiş değil, aynı zamanda da Müjde’yi uygulamış oluyoruz. Böylece Kutsal Kitap’ta kullanılan eskatolojik dille bizlere açıklanmakta olan umudu insanlara bu eylemlerle göstermiş oluyoruz.

Eskatoloji’yi Yeni Ahit bağlamında anlarsak; o zaman her şey gerçekten de eskatolojik olmaya başlıyor. Bu durumda eskatoloji, ‘gelecekte olacak bir şeyden bahsediyor’ diye düşünmek yanlış olacaktır. Fakat Göklerin Egemenliği, insan ırkına çarmıh noktasında gelmiştir. Çarmıhtan sonraki tüm tarih eskatolojidir.

Farklı Eskatolojik Görüşlere Bakış
Farklı birçok görüş olmakla birlikte bütün görüşlerin ortak noktaları da vardır:
1-) İsa’nın görülebilir ve beden almış hali ile dönecek olması
2-) Her yaştaki insanların dirilişi
3-) Herkesin yargıdan geçmesi

Rapture
“Rapture” kelime anlamı olarak “Göğe alınma” demektir. Mesih’in ikinci gelişinde ölülerin dirilişinde yaşayan imanlıların göğe yükseltilmesi anlamına gelmektedir.

I.Selanikliler 4:17 Ondan sonra biz yaşamakta olanlar, diri kalmış olanlar, onlarla birlikte Rab'bi havada karşılamak üzere bulutlar içinde alınıp götürüleceğiz. Böylece sonsuza dek Rab'le birlikte olacağız.
Bu ayet “göğe alınma görüşünün” çıkış ayetidir. Burada geçen “götürülmek” kelimesi Grekçe “rapture” kelimesidir. Bu görüşten Preterizm, Futurizm gibi birçok farklı görüşler çıkmıştır.

Preterizm:
Bu görüşe göre 60 yılında başlayan zulümler, tapınağın yıkılışı gibi olaylar Vahiy bölümünde bahsedilen olaylardır. Buna dayanarak da bütün eskatolojik olayların ilk yüzyıllarda yaşanıp bittiğine inanmaktadırlar. Bu görüşe inanların İsa’nın ikinci gelişi dışında başka bir eskatolojik beklentileri yoktur. Bu görüşte İsa’nın ikinci gelişinde bütün insanlar aynı zamanda diriltiliyor ve genel yargı hemen oluyor.

Futurizm:
Bu görüş bütün teolojiyi İsrail üzerine kurmaktadır. İsa gelmeden önce fiziksel olarak tapınağın yeniden kurulacağına ve İsrail’in fiziksel bir krallık olarak egemenlik süreceğine inanmaktadırlar. Bu görüş aslında politik açıdan tehlikelidir. Çünkü bu görüşe inanan bazı kişiler İsa’nın gelişini hızlandırmak için bugünkü İsrail devletini ve tapınağın yeniden inşasını desteklemektedirler.


[1] [Matta 6:9-10] Göklerdeki Babamız, adın kutsal kılınsın, EGEMENLİĞİN (Krallığın) GELSİN...




Eskatolojiye Giriş-[b]-X

Bu konu kapatılmıştır
 
 



Eskatolojiye Giriş-[b]-X konusuna benzer konular;

Eskatolojiye Giriş-[b]-XIV Tarihsel Pre-Milenyum:<?xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /><o:p></o:p> Bu Görüş Özetle Şöyledir:<o:p></o:p> Tarihi Pre-Milenyum görüşünün ilk savunucularından biri kilise babalarından İreneus (M.S. 115-200) dünyanın 6000 yıl kalacağını düşündü –çünkü Tanrı dünyayı 6 günde yaratmıştı . <o:p></o:p> <o:p></o:p> Bu 6000 yılın sonuna doğru yaklaşırken kötülük çoğalacak ve Mesih karşıtının gelmesiyle kötülük en doruk noktasına çıkacak. Böylece tarihin en son büyük sıkıntısı 7 yıl sürecek. Bu sürenin sonunda görkemli ve fiziksel olarak İsa Mesih gelecek.<o:p></o:p> <o:p></o:p> Ancak Mesih gelmeden önce bütün uluslara Müjde duyurulmuş olacak ve çok sayıda iman eden kimse olacak. Mesih gelince İsrail...


Eskatolojiye Giriş-[b]-XII Bin Yıllık Egemenlik <?xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /><o:p></o:p> Aslında bu “bin yıl” sorusu, çok önemlidir. Çünkü herhangi bir milenyum olup olmayacağı eskatolojimizin geri kalanını şekillendirecektir. <o:p></o:p> <o:p> </o:p> Vahiy 20:1 Elinde dipsiz derinliklerin anahtarı ve büyük bir zincir olan bir meleğin gökten indiğini gördüm. <o:p></o:p> 2 Melek ejderhayı, yani İblis ya da Şeytan denen o eski yılanı tutup bin yıl için bağladı. <o:p></o:p> 3 Bin yıl tamamlanıncaya dek ulusları bir daha saptırmasın diye onu dipsiz derinliklere attı, oraya kapayıp girişi mühürledi. Bin yıl geçtikten sonra kısa bir süre için serbest bırakılması gerekir.<o:p></o:p> 4 Bazı tahtlar ve bunların üzerinde...


Eskatolojiye Giriş-[b]-XI Milenyum: Bin Yıl<?xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /><o:p></o:p> I.Yuhanna 2:18 Çocuklar, bu son saattir. Mesih-karşıtının geleceğini duydunuz. Nitekim daha şimdiden çok sayıda Mesih-karşıtı türemiş bulunuyor. Son saat olduğunu bundan biliyoruz.<o:p></o:p> Ayet 2000 yıl önce dünyanın eskatolojik çağ içinde olduğunu söylüyor. <o:p></o:p> <o:p> </o:p> Matta 24: 1 İsa tapınaktan çıkıp giderken, öğrencileri, tapınağın binalarını O'na göstermek için yanına geldiler. <o:p></o:p> 2 İsa onlara, «Bütün bunları görüyor musunuz?» dedi. «Size doğrusunu söyleyeyim, burada taş üstünde taş kalmayacak, hepsi yıkılacak!»<o:p></o:p> 3 İsa, Zeytin dağında otururken öğrencileri yalnız olarak yanına geldiler....


Eskatolojiye Giriş-[b]-IX Eskatoloji ve Mesih Bilim:<?xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /><o:p></o:p> İsa Mesih bize nasıl dua etmemiz gerektiğini şöyle öğretmişti. Bu da eskatoloji ve Mesih Bilim (kristoloji) arasındaki ilişkiyi anlayabilmemiz için ayrı bir yoldur: <o:p></o:p> Göklerdeki Babamız, <o:p></o:p> Adın kutsal kılınsın “adını yücelt”] <o:p></o:p> Egemenliğin gelsin. <o:p></o:p> Gökte olduğu gibi, <o:p></o:p> yeryüzünde de senin istediğin olsun.<o:p></o:p> <o:p> </o:p> Bundan ötürü Kutsal Kitap’ta karşımıza çıkan dünya, yani yer ve gökyüzü arasındaki uygun öğreti dengesini de; öğretilerimizde korumamız ve uygulamamız gerekir. <o:p></o:p> <o:p> </o:p>


Eskatolojiye Giriş-[b]-VII Tarih Hakkında Farklı Görüş Açıları:<?xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /><o:p></o:p> <o:p></o:p> Kutsal Kitap Bakış Açısı:<o:p></o:p> <o:p></o:p> <?xml:namespace prefix = v ns = "urn:schemas-microsoft-com:vml" /><v:shapetype id=_x0000_t75 stroked="f" filled="f" path="m@4@5l@4@11@9@11@9@5xe" o:preferrelative="t" o:spt="75" coordsize="21600,21600"><v:stroke joinstyle="miter"></v:stroke><v:formulas><v:f eqn="if lineDrawn pixelLineWidth 0"></v:f><v:f eqn="sum @0 1 0"></v:f><v:f eqn="sum 0 0 @1"></v:f><v:f eqn="prod @2 1 2"></v:f><v:f eqn="prod @3 21600 pixelWidth"></v:f><v:f eqn="prod @3 21600 pixelHeight"></v:f><v:f eqn="sum @0 0 1"></v:f><v:f eqn="prod @6 1 2"></v:f><v:f eqn="prod @7 21600...



Şu anda bulunduğunuz sayfa: hristiyanlık incil isa mesih tevrat zebur | HRİSTİYAN FORUM  > Temel Kavramlar > Eskatoloji : Eskatolojiye Giriş-[b]-X





Türkçe olarak, Türkiye Hristiyanlık İncil Yahşuah YHVH Tanrı Allah Üçlü Birlik Kuran Muhammed İslamiyet RAB İsa Mesih Hristiyan Katoliklik Ortodoksluk Protestanlık Kutsal Kitap Meryem Ana Kilise Baba Oğul Kutsal Ruh, Türkler, Kürtler, Süryaniler, Asuriler, Keldaniler, Rumlar, Ermeniler, Hristiyanlık ile ilgilenenler için bilgiler

| HRİSTİYANLIK ARAMA MOTORU | İNCİL | İNCİL .TV | HRİSTİYAN GAZETE | HRİSTİYAN OLMAK | HRİSTİYAN CHAT | HRİSTİYAN FORUM FACEBOOK | HRİSTİYAN FORUM TWITTER | HRİSTİYAN FORUM YOUTUBE | BEDAVA İNCİL |



GÜNLÜK BÜLTEN EMAİL ABONELİĞİ
hristiyanlık Email adresinizi yukarıdaki kutucuğa yazıp "abone ol" tuşuna basınız, açılan pencerede göreceğiniz harfleri yazıp onaylayınız. Daha sonra email adresinize gelecek emaildeki linke tıklayınız


Türkçe olarak, Türkiye Hristiyanlık İncil Yahşuah YHVH Tanrı Allah Üçlü Birlik Kuran Muhammed İslamiyet RAB İsa Mesih Hristiyan Katoliklik Ortodoksluk Protestanlık Kutsal Kitap Meryem Ana Kilise Baba Oğul Kutsal Ruh, Türkler, Kürtler, Süryaniler, Asuriler, Keldaniler, Rumlar, Ermeniler, Hristiyanlık ile ilgilenenler için bilgiler

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.