Nişanlılık Öncesi Sormanız Gereken 5 Soru

Nişanlılık Öncesi Sormanız Gereken 5 Soru

Share to Facebook Share to Twitter Share to MySpace google translate Email it Print it Favorite it
 





Oyunlar Resimler Gruplar Forum Üyeleri En aktif üyeler



Bedava kitap, konserlerden, film gösterimlerinden email yoluyla haberdar olmak, hristiyanlarla sohbet etmek için;
< < < SİTEMİZE HEMEN ÜYE OLUN! > > >




incil
incil
.TV
Tüm hristiyan radyo ve
televizyonlar
1 Ağustos'ta Şan ve Org Konseri
(İSTANBUL)
Hristiyan Gazete hristiyan hristiyan
Son gönderilen konu ve mesajlar için hemen
gruplarımıza üye olun
Nasıl Hristiyan Olunur? incil
incil
.biz


Rab için, İngilizce'den Türkçe'ye kısa çeviriler yapabilecek gönüllüler aranıyor...



Nişanlılık Öncesi Sormanız Gereken 5 Soru



Bu konuya yeni cevap göndermek için buraya tıklayınız.

Bu konunun bulunduğu bölümde yeni konu açmak için buraya tıklayınız.

 
  #1  

Nişanlılık Öncesi Sormanız Gereken 5 Soru

28-10-06, 00:05

evangelion
Ziyaretçi


Nişanlılık Öncesi Sormanız Gereken 5 Soru

NİŞANLILIK ÖNCESİ KENDİNİZE SORMANIZ GEREKEN 5 SORU




David Powlison
ve
John Yenchko




Birkaç yıl önce TV’de çıkan Fram araba yağı filtresi reklamını hatırlar mısınız? Tamirci iki arabanın arasında durur. Arabalardan biri normal kontrol ve yağ değişimi için gelmiş olup diğeri yağ yakan, ömrünün sonu gelmiş olan bir arabadır. Tamirci: " Arabanızın çalışmasını kolay ve zor bir yolla sağlarsınız... Ya bana şimdi ödersiniz ya da daha sonra mecburen ödersiniz. Şu anki masrafınız sadece filtre ücretidir. Daha sonraki masraf çok daha fazla olacaktır; koruyucu önlem almadığınız için motorun baştan sona gözden geçirilmesi gerekecektir." der.

Evlenmeyi düşündüğünüzde önceden yağ filtresini değiştirmiş olan adam gibi, aynı bilgelik ve ileri görüşle bu konuya yaklaşmalısınız.

Bu romantizme ve iki kişi arasındaki o özel "çekiciliğe" yer olmadığı anlamına gelmez. Fakat evlenmeyi seçmeden önce, kendinize bazı basit soruları sormanız gerekir. Bunlar "mahvolan motor" gibi kötü duruma düşmemeniz için gerekli olan, "önlem alma bakımı"dır. Her şeyden önce, motor güzel bir şekilde çalışırsa, arabayla giderken saçınızdaki rüzgarı hissedebilirsiniz.

Kendiniz ve müstakbel nişanlınızın tek başına cevaplaması ve sonra bunları birlikte konuşmanız için size sorular vereceğiz. Bu sorulara cevap vermeniz, "evlenmeli miyiz?" sorusuna sağlam bir cevap vermenize yardımcı olur. Bu sorulara, birbirinize evlenme sözü vermeden önce şimdi cevap vermeniz, daha sonra ortaya çıkabilecek önemli sorunlara engel olur.

1. Her ikiniz de inanlı mısınız?

Evlilik "arkadaşlık antlaşması"dır. İki kişi aynı at arabasını çeker. Eğer iki kişi hayatlarını Tanrı'yı en yüksek dereceye koyuyorlarsa, şöyle cevap verebilmeliler: "Evet, her ikimiz de İsa'nın Rab olduğuna inanıyoruz ve O'nu Rab olarak izliyoruz."

Mesih'in Rabliğinin koruması altında yolunuza çıkabilecek engelleri güvenlikle aşabilirsiniz. Sizin yerinize ölen, ölümden dirilerek size Kutsal Ruh'u ve yeni yaşam veren, kendisiyle birlikte size sonsuz yaşam veren, Baba Tanrı'nın biricik Oğlu İsa'ya inandınız mı?

Mesih inanlısı demek bu gerçeklerin yüreklerinizde parlayarak Tanrı'yı tanımanız ve O'nun sevgisini almanızdır. Mesih inanlısı olmak sözle İsa Mesih'e inandığınızı söylemekten çok daha ileriye gider. Bu bir yaşam tarzıdır. Bunun anlamı, pratikte İsa'yı eşinizden daha çok sevmeniz ve O'na güvenmenizdir. Bir inanlı olarak yaşıyor musunuz? Ya da evlilik sizin için İsa'dan daha mı önemlidir? Kendiniz ve müstakbel eşiniz için, "İsa gerçekten Rab midir? diye sorun. İsa hayatınızdaki en önemli kişi midir? Kulak verdiğiniz efendi midir? Herkesten veya her şeyden daha çok güvendiğiniz kişi midir?

Evlenip evlenmeme kararını vermeden önce, hayatınızda İsa'nın Rabliğine ödün verilip verilmediğini anlamanın dört yolu vardır.

İlki, evliliğe sizi mutlu edecek veya sizi tamamlayacak, size bir kimlik kazandıracak ya da hayatınıza amaç verecek bir şey olarak mı bakıyorsunuz? Eğer cevabınız evetse, bu hayatınızda pratik olarak Mesih'in Rabbiniz olmadığını gösterir.

Evlilik Tanrı'dan gelen harika bir armağandır; fakat Tanrı'nın yerini alamaz. Evliliğin hayatınıza bir anlam getireceğine mi inanıyorsunuz? Sizin için yol gösterici, güvence verici, kendinize saygı veren bir şey midir? Evliliğin sizdeki umutsuzluk, yetersizlik, başarısızlık, acılık ya da yalnızlık hislerini yok edeceğini mi umuyorsunuz? Kendi kendinize, "Eğer bir koca bulursam mutlu olacağım." ya da "Eğer aşkımı, kabul edilmeyi ve güvenceyi bulursam evleneceğim." veya "eğer evlenmezsem hayatım başarısızlıkla sonuçlanacak." diye mi düşünüyorsunuz? Eğer öyleyse, evlilikten çok şey bekliyorsunuz.

İnsanların genelde evliliğe karşı gerçek dışı yaklaşımları vardır. Evlilik yaşamınızı birçok şekilde etkiler ve yöneltir; fakat evliliğin sadece
İsa'nın yapabileceklerini yapabileceğini sanmayın. Eşiniz sizi hayal kırıklığına uğrattığında gerçekdışı ve çarpık evlilik anlayışları hayal kırıklıklarına, can sıkıntısına, kızgınlığa ve umutsuzluğa yol açarak yanıldığınızı kanıtlar.

Evliliğin hayatınızda sevinç ve mutluluk kaynağı olacağına mı inanıyorsunuz? Yaşamınızı tamamlayacağına mı inanıyorsunuz? Evliliğin bir bereket olduğuna hiç kuşkum yoktur. Evlilik, insanın yaşayabileceği en zengin ve yakın olabileceği ilişkidir. İyi bir evlilikte muhtemelen iyi birçok şey elde edebilir. Bunlara örnek olarak, çok yakın bir arkadaşlık, teşvik edilme, cinsel sevgi, beraberliğin verdiği tatmin, çocuklar ve tamamen içli dışlı olarak biri tarafından tanınarak kabul edilme, verilebilir.

Fakat eşiniz kişisel problemlerinizi çözemez veya her arzunuzu yerine getiremez. Her ne kadar zor bile olsa, evlilik ilk olarak nasıl bereket verileceğini öğrenme yeri olmalıdır. Eğer yaşamınızı İsa Mesih'in Tanrı'da olan vaatlerine göre kurarsınız, hayatınızdaki fırtınalardan geçerken, bu fırtınalar esnasında, daha olgunlaşırsınız ve sevginiz artar.

Kendinizle samimi olun. Yüreğinizin derinliklerinde evlilikten neler elde edeceğinizi mi umuyorsunuz?

Ya da Tanrı'dan gerçek ihtiyaçlarınızı elde ettiğiniz için verme durumuna zorunlu olduğunuzun farkında mısınız? "İnsanların size nasıl davranmasını istiyorsanız, siz de öyle davranın." (Matta 7:12). Tabii ki, iyi bir evliliğin bereketlerini istiyorsanız, yaşamınızı İsa'da kurarak bu bereketleri eşinize vermek istemez misiniz? Bu yaşam tarzı sadece "kaya üzerine kurulu ev"de olup hayal kırıklıkları olduğunda ayakta kalır. Şu geleneksel söz bunu çok iyi anlatır: "İyilikte ve kötülükte, zenginlikte ve fakirlikte, hastalıkta ve sağlıkta, severek ve koruyarak, ölüm ayırana kadar....."

İkincisi, inanlı olmayan biriyle mi evlenmeyi düşünüyorsunuz?

Kutsal Kitap inanlıların açıkça, "aynı boyunduruğa girmemesini" (2. Kor. 6:14-16) öğretiyor.

Bu konuda saçma konuşan insanlarla karşılaştık. İsa'nın Rabliğine karşı çıkan mazeretler öne sürerek, Mesih'e olan bağlılıkları hakkında kafalarda soru işaretleri yaratırlar. 2. Kor. 6:14-16 ayetlerindeki doğruluk ve kötülük, ışık ve karanlık, Mesih ve şeytan, inanç ve inançsızlık, Tanrı ve zina konularını göz ardı etmek çok zordur.

Eğer Mesih'e karşı gelerek evlenmeyi tercih ederseniz, romantizm, hayran olma, evlenme arzularınız ya da evlenmeme korkusu hayatınızın kontrolünü ele aldı demektir. Bu zina demektir. Burada Mesih'e inandığını iddia eden kişi 2. Kor. 6 bölümüne göre "karanlığı" seçmesi demektir. Sizin için en kötü olduğunu düşündüğünüz bu durum en iyisidir(evlenmemek).

Bu durumun daha hafif versiyonu olan sorun, imanı şüpheli olan biriyle evlenmeye kalktığınızda yaşanır. Genellikle Mesih'i sevmeyen bir adamın inanlı bir kadınla evlenmeye kalktığı durumları görürüz. İlişkileri süresince, bu kadının sadece bir inanlıyla evleneceğini fark edince, şöyle düşünür: "O zaman ben de onunla gider, kilisesine katılırım."

Burada olan şey nedir? Bu kişinin asıl niyeti bu kadını elde etmek olup hayatını Rabbe vermek değildir. Yine bu çiftin eşit olmayan bir şekilde yük aldığını görüyoruz. İsa Mesih'in evlilik ya da diğer kişiden çok daha önemli olduğu gerçeği kabul edilmelidir. Bunun amacı, hayatınızdaki sevince engel olmak olmayıp, size yaşamda daha büyük sevinç vermek ve acılara engel olunmasını sağlamaktır.

Üçüncüsü, ikinizden birinin geçmişteki evlilik veya ilişkilerden kalan engeller var mı?

"Haydan gelen huya gider." felsefesinin hüküm sürdüğü bir toplumda yaşıyoruz. Evlilik, eşcinsellik ve çocuklarla ilgili konulara Rabbin baktığı şekilde bakılmıyor. Eğer Mesih hayatınızın Rabbiyse, O'nun sözüne göre evlenmenize bir engel olmadığı sözünü O'ndan almanız gerekiyor.

"Resmi" boşanmaların bazılarını İsa kabul etmiyor (Matta 19:1-9). Rab bazı durumlarda tekrardan evlenme yerine barışmamızı emrediyor (1. Kor. 7:10-11). Bazı durumlarda ise evlilik, Tanrı tarafından sona erdirilmiş görülüyor ve kişi bu durumda yeniden evlenme özgürlüğüne sahiptir (Matta 5:31-32; Rom. 7:2-3; 1. Kor. 7:12-16, 39). Bu soruların ince detayları konumuzun dışına çıkar. Fakat daha önceden süregelen engelleriniz varsa (önceki bir evlilik, evlilik dışı çocuklar vs.), Rabbin size neler söylediğini düşünmeniz gerekiyor. Kutsal Kitap ayetlerini ciddiye alan kişilere akıl danışabilirsiniz. İdealde kilise, kişinin evlenmesi konusunda bir engel olup olmadığını ilan etmelidir.

Dördüncüsü, Tanrı size bekar kalma armağanı vermiş midir?

Tanrı bazen insanları bekar olarak meyve veren bir hayatta hizmete çağırıyor. Bu konu çok iyi tanınan iki bekar kişi olan, İsa ve Pavlus tarafından belirtilmiştir (Bkz. Matta 19:11-12; 1. Kor. 7:1-9, 17-40).

Evlenmemiş kişiler bir eşin ve çocukların sorumluluğu olmadan kendilerini Tanrı'nın Krallığı'na adayabilirler. Pavlus'un da burada belirttiği gibi evliliğin bir maliyeti vardır, "Ama evlenirsen, günah islemiş olmazsın. Bir kız da evlenirse, günah işlemiş olmaz. Ne var ki, evlenenlerin bu yaşamda sıkıntıları olacaktır. Ben sizi bu sıkıntılardan esirgemek istiyorum. " (1. Kor. 7:28).

Bekar kişinin bekarlığını kullanarak evli birinin yapmayı düşünemeyeceği şeyleri yapma fırsatı vardır. Unutmayın ki, kiliselerde bin yılı aşkın bir süre "ideal" inanlı bekardı. Belki de bekarlık görüşü ortaçağ kiliselerinde evliliğin küçük görülmesine yol açtı. Fakat toplumumuzda kilise genelde diğer kutba kayıyor. Günümüz kiliselerinde en çok meyve veren hizmet bekarlığın verdiği özgürlükle sağlanabiliyor.

Yerel kiliselerde, bekarlar zor olan ruhsal öğüt ihtiyacını karşılayabilir, gençlerle zaman geçirebilir, fakir veya mültecilerle zaman geçirebilir, başkalarına taşınırken veya ev boyası yaparken veya çocuk bakarken yardım edebilirler.

Bekar biri yerel hastanede, huzurevinde ya da politik aktivitelerde zaman geçirebilir. İşi iyi olan bekarlar ailelerin hissettiği maddi baskılardan uzakta olup cömertlik konusunda özgürdürler. Tanıdığımız bekar biri, küçük bir vakıf kurup maaşının büyük bir kısmını oraya bağışlıyor.

Belki de evlilik armağanınız var. Bu durumda en iyisi bir aile kurarak gelişmenizdir. Fakat bekarlık armağanınızın olup olmadığı konusunda oturup düşünün. Ne tür hizmet armağanlarınız ve elinizde fırsatlar var? Cinsel dürtüleriniz ne kadar güçlü ve onları ne derede kontrol altında tutabiliyorsunuz? Çocuklar sizin için ne derece önemlidir ve onlarla en iyi şekilde ne yapabilirsiniz? Evlenmenin veya bekar kalmanın avantajları ve dezavantajları nelerdir? Evlenmenin ne gibi "maliyeti" ve faydaları olacaktır?

Evlilik büyük bir armağandır. Fakat en büyük armağan olmayıp ne de çok derin ve tam emin olacağımız huzuru bize kazandırır. En büyük armağan İsa'dır. Her ikinizin yaşamında da O'nun ilk seviyede olduğuna emin olun. O, hayatınızın temeli olduğunda Rab'deki kadın veya erkek kardeşlerinizle uzun süren ilişkiniz kurulur.

Tartışma Konuları:

1. İsa Mesih, "Kurtarıcı" ve "Rab" olarak adlandırılır. Bunlar sizin yaşamınızda böyle midir?
2. Evlilik için nasıl dua ediyorsunuz? "Rab bana bir eş ver ondan sonra mutlu olurum." diye mi, yoksa, "Rab daha iyi bir insan olarak evliliğe daha layık biri olayım." diye mi dua ediyorsunuz?
3. Bir eş bulmak için Mesih inanlısı olarak mı davranıyorsunuz?
4. Kutsal Kitap'a dayalı bir kilisede topluluk huzurunda inancınızı açıkladınız mı?
5. Geçmiş evlilik veya ilişkilerinizden kaynaklanan engelleriniz var mı?
6. İkinizden birinin bekarlık armağanı var mı? Evlilik Rab'de kullanılmanız için yardımcı veya engel mi olur?

2. Kutsal Kitap'a dayanarak sorunları çözme tecrübeniz var mı?

Her ilişkide sorunlar ortaya çıkar. Bunları nasıl çözebiliriz? Hepimiz sorunu olan günahkarlar olduğumuz için, hiçbirimiz mükemmel değiliz. Eğer içtenlikle bu soruya cevap vermek isterseniz, cevabınız "bazen" ya da "hayır " olacaktır. Fakat burada kilit nokta mükemmellik değildir. "Hayır" cevabınız, "bazen" cevabına ve "bazen" cevabınız, "daha çok sefer" cevabına mı dönüşüyor? Cevaplarınız "evet"e mi dönüşüyor? Burada odak noktamız olgunluktur. Evlilik için olgun olup olmadığınız sorusu 3 bölümden oluşur:

1. Kutsal Kitap'a dayanarak sorunları nasıl çözeceğinizi biliyor musunuz?
2. Bunları uyguluyor musunuz?
3. Cevabınız hayırsa, değişmeniz ve büyümeniz mi gerekiyor?

Matta 7:24-27'de İsa şöyle diyor: " İşte bu sözlerimi duyup uygulayan herkes, evini kaya üzerinde kuran akıllı adama benzer. Yağmur yağmış, seller yükselmiş, yeller esmiş ve eve saldırmış; ama ev yıkılmamış. Çünkü kaya üzerine kurulmuştu. Bu sözlerimi duyup da uygulamayan herkes, evini kum üzerinde kuran budala adama benzer. Yağmur yaşmış, seller yükselmiş, yeller esmiş ve eve yüklenmiş. Ve ev çökmüş; çöküşü de korkunç olmuş." İsa burada sözlerini, yani Kutsal Kitap'ı bilerek konuşuyordu. Fakat bu, tabii ki, yeterli değildir. İsa bunları uygulamaya koymaktan bahsediyordu. Sorunlarımız haliyle olacak, fakat onlara İsa'nın yaklaşımıyla yaklaşırsak, vaatleri bizlerde gerçekleşecektir.

İlkönce, Kutsal Kitap'a dayanarak sorunları nasıl çözmeyi biliyor musunuz?

Nişanlanmadan önceki durumda olan bu çift her problemi haliyle önceden göremez. Fakat Kutsal Kitap'ın hayatın önemli olan şu konularında - sadakat, iletişim, birbirini affetme, denemelere dayanma, cinsel ilişki, çocuk yetiştirme, finans konuları vb. - pratikte onlara nasıl seslendiğini biliyor musunuz?

Kutsal Kitap bu konulardan bahsediyor! Kutsal Kitap'ın nelerden bahsettiğini bilmeli ve daha fazlasını öğrenmeye istekli olmalısınız.

On beş yıllık evli olan inanlı bir çift çok ciddi evlilik sorunları olduğu için ruhsal danışma için geldiler. Birkaç seanstan sonra, bayan çok saf bir şekilde Kutsal Kitap'ın kocasına hayatında öncelik vermesi gerektiğini öğrettiğini bilmediğini itiraf etti. Birçok senenin verdiği acı, yalnızlık ve yanlış anlama, eğer evliliklerine Rabbin yolunda başlasalardı, bu sorunlar engellenebilirdi.

İkincisi, Kutsal Kitap'ın dediklerini uyguluyor musunuz?

Bu sizi teori çemberinden çıkarıp gerçekten ne yaptığınızı görmenizi sağlar. Problemleri genelde ele alırken nasıl bir yol izlersiniz? Problemleri Kutsal Kitap'a göre çözmemem birçok şekilde belli olur. İnsanlarla alay eden biri misiniz? İnsanları yönetmeye çalışan biri misiniz? Problemlerden kaçan biri misiniz? Planları akışına bırakarak unutmaya çalışan biri misiniz? Her şeyi hafiften alırken normal görünmeye mi çalışan birisiniz? Kızgınlık biriktiren biri misiniz? Somurtkan biri misiniz? Başkalarını suçlayan ve özür yaratarak sorunu diğer kişilere veya durumlara atan biri misiniz? Kutsal Kitap yanlış olduğunu belirttiği şeyleri tekrarlayan biri misiniz?

Yoksa temel olarak problem çözme becerisini öğrendiniz mi? Sorunları ortaya çıkarıp bunlardan bahseder misiniz? Yardım için Mesih'e gider misiniz? Zaman alarak yapılması doğru olan şeyler hakkında düşünür müsünüz? Karşıdaki kişi ne yaparsa yapsın, kendinizden dolayı af diliyor musunuz? Affetmeye çalışıyor musunuz? Birlikte dua ediyor musunuz? Affettikten sonra olanları unutup tekrardan birbirinize sevgi gösteriyor musunuz? Sorunların oluşmasını engellemek için iletişim hattını açık tutuyor musunuz? Evlilikteki bereketleri yaşayabilmek için problemleri çözme, dürüst olma ve güvenme becerilerine ihtiyacınız var.

Üçüncüsü, nerede değişmeniz ve daha bilge bir kişi olarak büyümeniz gerekiyor?

Eğer problemlerinizi geçmişte Kutsal Kitap'a göre çözmemişseniz, bu arkadaşlığı sona erdirmeniz anlamına gelmez. Bunun anlamı, çok dikkatli olmanız gerektiğidir ve birlikte nişanlılık öncesi ruhsal danışmayla problemi olduğunuz yerleri görmeye çalışmalısınız demektir.

Biz bu konuda çok ciddiyiz. Hayatınızda günahın tekrarı var mı? Birbirinizi cinsel olarak ayartıyor musunuz? Birbirinize karşı eleştirici ya da söz veya fiziksel olarak sert mi davranıyorsunuz? Yalan söyler misiniz? Yüzünüze maske takarak geçmişteki veya yaşadığınız sorunları saldırıyor musunuz? Paranızı çarçur eder misiniz? Anne ve babanıza karşı içinizde acılık var mı? Aşırı korkularınız var mı? Kısacası, günahlarınızla başa çıkıp başkalarının size karşı olan günah sorununu çözdünüz mü?

Kendinizle ve müstakbel eşinizle açık olun ve bu hayatınızdaki alanlara İsa Mesih'in af ve merhameti ışığında yaklaşın. Böylelikle bu alanlarda büyürsünüz. Eğer büyüme olmayıp problemler çözülmemiş olarak sizde veya karşı tarafta devam ediyorsa, o zaman evlenmemelisiniz. Biz mükemmel olmaktan bahsetmiyoruz - öyle olsaydı, kim evlenebilirdi ki?! - fakat anlamlı, doğru yolda ilerlemeden bahsediyoruz.

Neden bu konularla bu kadar ilgileniyoruz?

Sorunlu alanlar evlenince ortadan kaybolmaz. Fakat sorunlar büyürler ve bunların acı dolu olan sonuçları çoğalırlar. Örnek olarak, öfke problemi olan bekar biri, zaman zaman arkadaşlarına karşı can sıkıcı ve rahatsız edici olabilir. Fakat bu kişi eşine ve çocuklarına karşı korkutucu ve tehlikeli olur. Eğer öfke sorunu nişanlılıktan önce halledilirse, acı ve kalp kırıklıkları giderilmiş olur. İsteklerinin Tanrı'nın istekleri olmadığını öğrenen, dürüst olmayı öğrenen, günahlarını kabullenen ve özdenetimi artan biri evlenilebilecek bir koca haline gelir.

Şu ana kadar karanlık tarafa baktık. Fakat doğru bir şekilde verilen "evet" cevabı güzel bir tarafı sergiler şu soruya: "sorunları Kutsal Kitap'a göre çözer misiniz?"

Olumlu davranışlar evlendiğinde devam ederler. Aranızda bazı küçük engellerle karşılaştığında doğrulukla, anlayışla, yumuşak huylulukla, sabırla davranırsanız, aranızdaki güvence artar; böylece Tanrı'nın Ruhu'nun meyvelerinin hayatınızda devamını umabilirsiniz.

Mesih inanlısının olgunluğunun artmasında etken olan değer iki olguya değinmemiz gerekiyor. Birincisi, dua Tanrı'ya olan bağlılığın en derin ifadesidir. Her ikinizin birlikte ve ayrı ayrı dua hayatı nasıldır? Dua edilmiyor mu? O zaman bağlılık yoktur, bencilce edilen dualar mı? Tanrı bu durumda hizmetkar gibi görüyorsunuz. Gerçek dua nasıl mıdır? "Ne mutlu ruhta yoksul olanlara! Çünkü Göklerin Egemenliği olanlardır." (Matta 5:3). Birlikte Tanrı'nın yüzünü aramayı öğrendiniz mi? Tanrı'ya krallığının hayatınızın merkezinde yer almasını istediniz mi? Evlilikle sonuçlansın veya sonuçlanmasın, Tanrı'dan bu ilişkiyi bereketlemesini isteyin. Tanrı'dan evlenip evlenmemeye karar verme konusunda bilgelik ve lütuf vermesini isteyin.

Diğer önemli bir nokta ise, bekar kişilerin cinsel ahlakıdır. Çıkan çiftler genelde birbirlerine karşı cinsel günah işlerler. "Günah işlemeden nereye kadar ileri gidebiliriz?" sorusu sık sık sorulur, fakat verilecek cevap hiç de zor değildir. Kendi kız ya da erkek kardeşinize gösterebileceğiniz sevgi ifadesi nelerdir? Tanrı'nın gözünde erkekler ve kadınlar arasında iki temel sevgi ilişkisi vardır. Genelde karşı cinstekilerin hepsi "aileniz" olarak algılanmalı ve ailedeki gibi sevilmelidir; yani cinsel anlamda sevilmelidir. Sadece bir kişi kocanız ya da karınız diğer kategori olan "eş" durumdadır. Tanrı, bu kişiyle sizi normal olan tek-beden ilişkisiyle -yani cinsel ilişki- sevmemizden zevk alır. Hatta buna emreder (Sül. Öz. 5:18)!

Diğer bir tabirle, eşiniz haricinde olan bütün bayanlar; anne, büyükanne, kız kardeş, kız evlat durumundadır. Her şeyden önce kız arkadaşınız veya nişanlınız, "kız kardeş" durumunda olup onlara öyle davranmalıdır. Kocanız haricindeki her erkek; baba, büyükbaba, erkek kardeş, erkek evlat konumundadır. Erkek arkadaşınız veya nişanlınız evlenene kadar sizin "erkek kardeşinizdir. Bu tür herhangi bir ailevi ilişkiye cinselliğin girmesi sevginin çiğnenmesi demektir.

"Günah işlemeden nereye kadar ileri gidebiliriz?" sorusunu sormak aslında yanlıştır. Bunun yerine şu soruyu görmelisiniz: "Birbirimizi nasıl onurlandırır, saygı gösterir ve her ikimizin de saflığını destekleyebiliriz; öyle ki, birbirimizi günaha teşvik etmeyiz?" Evlenmeden önce birbirinizi bu alanlarda sevebilirsiniz, sevgi dolu olan evlilikte birbirine güvenilen cinsel ilişki güçlü olur ve evlilikte zaman zaman gerçekleşen, birbirinden uzak kalmalara hazır olursunuz.

Hiç kimsenin sorunsuz evliliği yoktur. Fakat Kutsal Kitap'a dayanarak problemleri çözen bir çiftin hayatlarında İsa Mesih'in aktif olduğu güvencesi vardır. O'nun sesine hayatın asıl meselelerinde kulak verdiklerinde, Tanrı'nın merhametiyle birbirine olan bağlılıkları sürmesinde gerekli olan ihtiyaçlarının sağlandığını ve problemlerin çözülmesinde O'ndan yardım aldıklarını bilirler.

Tartışma Konuları:

1. Geçmişte yaşadığınız üç problemi veya anlaşmazlıkları listeleyin. Bunlarla nasıl başa çıktığınızı tartışın.
2. Şu an karşılaştığınız üç problemi listeleyin ve bunları Kutsal Kitap'a dayalı olarak nasıl çözmeyi düşündüğünüzü tartışın.
3. Beraber Gal. 5:13-6:10 arasındaki ayetleri çalısın. Hayatlarınızın hangi alanlarında günah eğilimlerini görüyorsunuz? Nerede sevgi buluyorsunuz?
4. Dua yaşamınızı ve Rable geçirdiğiniz zamanı konuşun. Tek başına olduğunuzda bu alanlar nasıldır? Beraber olduğunuzda bu alanlar nasıldır?
5. Cinsel olarak birbirinize nasıl davrandığınızı tartışın. 1. Tim. 5:1-2'yi okuyun ve evlilik dışı olan ilişkiler için ailevi terimler kullandığına dikkat edin. Özellikle bekar bilgi olan Timoteyus'a genç bayanları "kız kardeşin gibi, saflık içinde" davranmaya teşvik edildiğine dikkat edin. Birbirinizden af dileyerek aranızdaki sınırları arzu yerine sevgiyle yeniden çizmeniz gerekiyor mu?

3. Yaşamda aynı hedefe doğru mu ilerliyorsunuz?

Kutsal Kitap evlilikten bahsederken, dört kez "ayrılıp yapışmaktan" söz eder. Burada ayrılmak kelimesi artık anne ve babanızın ve bekar yaşam tarafından yönlendirilmeye bağlı olmadığınız anlamına gelir. Yapışma kavramı ise eşinizle aynı yöne doğru ilerlediğiniz anlamına gelir.

Doğal olarak, hiçbir zaman tam bir anlaşma ve aynı şekilde düşünme olamaz. Sonuçta kendinizle evlenmiyor olup sizi tamamlayan biriyle evleniyorsunuz! Burada "uyum" kavramının ikinci anlamı konusunda tartışmıyoruz, her ikinizde yerlerinizi bırakıp aynı mayanın parçaları oldunuz. İki farklı kişi harika bir evlilik yaşayabilir. Fakat bir adamın ve kadının anlaşması gereken temel ilkeler vardır; öyle ki, sonuçta birbirlerine yapışabilsinler.

Bu sizin benzer taraflarınız ve farklılıklarınızın gerçekçi bir analizini yapmaya ve bunun sonucunda gelecek için gerçekçi kararlar vermeye ve planlar yapmaya yönlendirir. İsa, kararlarımızın sonuçlarına katlanmamız gerektiğini belirtir (Luka 14:28-29). Evlenmeyi düşünen bir çift, "ayrılıp yapışma" sorularını kendilerine sormalıdırlar. Her iki soruyu da gerçekçi ve objektif olarak incelemelidirler.

Ayrılık Soruları:

Anne babanızla duygusal bir ayrılığa istekli misiniz?

Bunu yapamama şöyle bir probleme yol açar. Koca, her gün eve karısına gitmeden önce annesini ziyaret eder; anne ve babasının eleştirilerine karşı savunmayı; kadın bütün tatillerin anne ve babasıyla birlikte olması gerektiğinde ısrar eder; kadın "eve, annesine" ziyarete gider. Bu ziyaretler telefonla veya fiziksel olarak yapılır. Bunlar karşılaşılan zorlukların ilk işaretleridir. Anne ve babanızdan ayrılmak demek, yeni bir aile birimi kurmak demektir.

Maddi açıdan ayrılmaya istekli misiniz? Kendi kendine bakabilme sorumluluğu ve masrafları üstlenmeye hazır mısınız?

Arkadaşlarınızdan ve bekar yaşamdan ayrılmaya hazır mısınız? Koca, haftada üç gece arkadaşlarıyla dışarı çıkamaz. Kadın en iyi arkadaşını bütün duygusal ve ruhsal tatmin kaynağı yapamaz.

İş saatlerinizde değişiklik yapmaya hazır mısınız? Kariyerin kişileri yönlendirdiği bir dünyada eşinizin işinizden önce geldiğini anlıyor musunuz? Ayrıca eşinizi, işiniz ya da okulunuz için ihmal edemezsiniz.

Bekar kişinin yapmak zorunda olduğu bağımsız kararlardan, kendi kafalarına göre yaşamaktan, istediği gibi gidip gelmekten ve seçtikleri gibi yalnızlık derecesinden, bunların hepsinden vazgeçmeye istekli misiniz? Burada "ayrılma" seçimi, başka biriyle "bir beden" olmayı seçmektir. Yaşamınızı açığa sunuyorsunuz. Ortak kararlar alıyorsunuz. 1.Korintliler 7. bölümün de öğrettiği gibi verilen bir bedel var ve bu da bireysel özgürlüğün kaybolmasıdır. Bunu yerine, yakınlık ve evlilik ortaklığı alıyor.

Haliyle zor olan bu soruların her biri dengeli olarak ele alınmalıdır. Her soruda "ayrılma" kavramını kesinkes anlamına getirmek istemiyoruz. Bunun yerine, temelden önceliklerinizi değerlerinizi ve bağlılıklarınızı eşiniz merkez olarak gözden geçirmeniz gerekir. Anne ve babanızı doğal olarak seveceksiniz; onlar size uygun bir şekilde yardım edebilirler, arkadaşlarınızı göz ardı etmeyeceksiniz, işe gideceksiniz, bir birey olarak kalacaksınız. Fakat bunların her birinde hayatınızda yeniden tanımlanmaları gerekiyor.

Yapışma Soruları:

Yaşamınızda nereye gidiyorsunuz? Armağanlarınız ve hizmet ilgi alanlarınız nelerdir? Yaşamınızda Rabbe hizmet etmek için neler yapıyorsunuz? Sevinçle yan yana yürüyebilir misiniz? Nasıl bir işiniz var veya neler yapabilirsiniz?

Temelde yaşam tarzınız nasıldır? İş saatleriniz ve alışkanlıklarınız nelerdir? Boş zamanlarınızı ve eğlence vakitlerinizi nasıl değerlendirirsiniz? Cumartesi günlerini nasıl geçirirsiniz? Ne zaman uyur ve uyanırsınız? Ne kadar TV seyredersiniz - haftada bir saat veya her gece dört saat mi? Ne tür yemek yersiniz - sağlık delisi veya abur cubur yiyen biri misiniz? Rabbin gününü nasıl değerlendireceksiniz (Bu zaman Tanrıyla geçireceğiniz hayatınızın yedide biridir.)? Birlikte yapmaktan hoşlandığınız şeyler nelerdir?

Ne tür finansal ve maddi beklentileriniz var? Parayı nasıl kullanıyorsunuz? Paranızın yüzde kaçını Rabbe veriyorsunuz? Ne tür bir mahallede yaşıyorsunuz - şehir merkezi veya şehir dışı bir evde mi? Coğrafi konumunuz nasıldır - Uganda, Vermont veya New York'ta mı yaşıyorsunuz?

Ne derece ve ne tür kilise faaliyetlerine katılmayı arzuluyorsunuz? Haftada bir sefer mi, yoksa haftada dört gece mi kilise faaliyetlerine katılmayı düşünüyorsunuz? Tanrı'yla ne kadar zaman harcıyorsunuz?

Her ikiniz de teoloji konusunda anlaşıyor musunuz? Kutsal Kitap'ın yetkisi, Calvinizm, karizmatik hareket, vaftiz, dünyanın sonu, vb. konularındaki görüşleriniz nelerdir?

Erkeğin ve kadının, karı ve kocanın rolleri hakkında görüş ve yaklaşımınız nasıldır? Karı ve kocanın çalışmasını mı istersiniz? Kararlar nasıl verilmelidir?

Kaç çocuk istersiniz? Hiç mi? İki tane mi? Yoksa çok daha fazla mı? Sizce çocuklar nasıl sevilmeli ve kollanmalıdır? Nasıl terbiye edilmelidirler? "Disipline edilmesi gereken" kabahatler nelerdir? Size göre kim çocuklarla ne yapabilir?

Anne ve babanızı ne kadar sık ziyaret edeceksiniz? Boş zaman ve tatillerinizi nerede geçireceksiniz? Her ikinizin haricinde arkadaşlarınızla ne kadar zaman harcayacaksınız?

Buna benzer soruların evliliğe hazırlanan çiftlerin kendilerine sormaları gerektiğine inanıyoruz. Belki de başka sorular aklınıza gelebilir.

Tekrardan bahsetmek istiyorum: Yaşamlarınızda aynı yöne doğru mu ilerliyorsunuz? Bazen genç bir çiftin buna benzer şeyleri ciddi olarak sorması zordur. Şöyle demek kolaydır: "Tamam, tamam, aynı yönde ilerliyoruz, her şey yolunda gidecek." Fakat şu an ilerlediğiniz yön, geleceğinizin habercisidir.

Oturup kendinize iyi ve gerçekçi şekilde bir bakın. Yaşamınızda veya diğer kişilerle çözülmemiş, size uyarı ışığı verir gibi görünen, bazı sorunlarınız var mı? Bu soruları umursamama denemesine karşı dikkatli olun. Diğer yandan, her ikinizin de aynı yöne doğru ilerlediğini gösteren iyiye doğru olan belirtiler var mı? Eğer cevabınız olumluysa, bu iyiye işarettir. Evlilik sözü, her ikiniz de kendisine emin bir şekilde hayatlarınızın sonunda dek verilecek olan "ayrılma" ve birbirine "yapışma" kararı sevinç içinde verilebilir.

Tartışma Konusu:

Bu sorular hakkında tartışın.


4. Sizi iyi tanıyanlar ilişkiniz hakkında ne düşünüyorlar?

Başkalarının bizi gördüğü kadar genelde kendimizi iyi göremiyoruz. Bazen o kadar kör oluyoruz ki, bütün resmi açıkça göremiyoruz.

Kararlarımızı başkaları yerine bizim almamıza rağmen, Kutsal Kitap açıkça bilgelik için kendimize güvenmememiz gerektiğini belirtir. Bunu Süleyman’ın Özdeyişleri 15:22 şöyle belirtir: "Karşılıklı danışılmazsa tasarılar boşa çıkar. Danışmanların çokluğuyla başarıya ulaşılır." Romalılar 15:14 Tanrı hakkında bilgimizin arttıkça başkalarına, "öğüt verebilecek derecede yetkin" olabileceğimizi belirtir.

Başkalarının öğütlerine ihtiyacımızın olmasına rağmen, son kararı yine de kendimiz vermek zorunda olmamıza karşın, burada dengeyi bulmak kolay değildir. Bu konuda üç farklı insan tipi olduğunu görüyoruz.

Birinci tip, çok fazla bağımsız olan ve başkalarından fikir veya öğüt almayı reddeden "yanız kovboy" tipini görüyoruz. Bu kişiler, "ben kendi kararımı yalnız kendim veririm" derler.

İkinci tip, başkalarına "diğerlerinin fikrine köle" olan, kendisi için kararları onların vermesini bekleyen kişiyi görüyoruz. Böyle biri diğerlerinin farklı farklı olan fikirlerinden etkilenerek kararlar vermek korkarlar.

Üçüncü tip ise, "Kutsal Kitap'a göre özgür" insan olup verilen öğütleri iyi şekilde kullanırlar. Son kararın kendilerine ait olduğunun bilincinde olduğunu bilmelerine rağmen, kendilerinin limitli ve hata yapabilecek olduklarını kabul etmişlerdir. Mesih'e ve başkalarına ihtiyaçları olduklarını bilirler. Bu yüzden, böylece bir karar verebilmek için özgür bir şekilde herhangi birine ve herkese akıl danışırlar.

Kime akıl danışmalıyım?

İlkönce sizi tanıyan insanlardan başlayın. Sizi tanıyan ve sizin müstakbel eşinizi birlikte görmüş olan kişiler yardım edici şekilde gözlemde bulunabilirler.

İkincisi, evliliğin yürümesi için neler gerekli olduğunun bunu bilenlere sorun. Düşüncelerine ve bilgeliklerine saygı duyduğunuz, tecrübesi olan, sizden "daha yaşlı ve bilge" kişileri seçin. Hatta inanlı olmayan anne ve babanız, akrabalarınız, aile dostlarınız, okul arkadaşınız, iş arkadaşınız veya patronunuzun ciddi bir şekilde göze alınabilecek gözlemleri olabilir.

Üçüncüsü, Mesih inancına göre evliliğe bakmanıza yardım edecek kişilere sorun. Evlilikte nelerin gerçekleştiğini Kutsal Kitap'a göre anlamanız için pastorünüze, kilisenizden bir yaşlıya, tapınma liderine ve bilgeli inanlı arkadaşlarınıza sorun. Resmi olsun olmasın, özellikle nişanlılık öncesi alınan Kutsal Kitap'a göre olan ruhsal öğütler çok ama çok önemlidir.

Dördüncüsü, anne ve babanıza sorun. Onlar sizi tanıyor. Sizden daha uzun yaşadılar. Hayatınızda olup bitenler hakkında sizin için kaygılanırlar.

Anne ve babanızla konuşma konusunda bir söz daha söylemeliyiz. Birçok genç yetişkinin anne ve babasıyla olan ilişkisi sorunludur. Belki de çocuklukta veya gençken onların öğüt veya fikirlerini umursamama veya onları küçük görmeye başladınız. Veya onlardan biri veya her ikisi size karşı eleştiriyle, sizi döverek, boşanmayla veya diğer Tanrısızca davranışlarla size karşı günah işlediler, Bunun sonucunda, onlarla sizin arasında bir uzaklık oluştu. Hayatınızın bu evlenmeye yakın olan aşamasında, onlarla bu yaraları iyileştirmek için elinizde mükemmel bir fırsat var. Şimdi onlarla derinden konuşmaya çalışma, onların fikirlerini dinleme, onlara saygı gösterme ve onları ciddiye alma zamanıdır.

Geçmişinizde çözülmemiş olan sorunların üstesinden gelirseniz, evliliğinize "duygusal yükleri" getirmezsiniz. Ailenizle barışmanız eşinizin ailenize girmesini kolaylaştırır. Böylece eşiniz geçmişinizden kaynaklanan gerilim ve zorluklarla uğraşmaz.

Bazı durumlarda barışmak mümkün olamayabilir, fakat bu durum içtenlikle edilen dua ve samimi konuşmayla kolaylaştırılabilir. Genellikle bu durumun zıttını görürüz. Anne, baba ve çocuk arasında yeni bir yetişkinden yetişkine olan bir yakınlık doğar. Her iki taraftaki güvensizlik duvarları ve acılar, yeni sevgi ve anlayışla erir gider. Evlilik "geline bir hediye" haline gelerek sevinç getirir. Anne ve babanıza alçakgönüllülükle gidin. Tanrı'nın çocukları için birçok çeşit armağanı vardır ve "nesil boşluğu"nu iyileştirmek bunlardan biridir.

Aldığınız öğütleri nasıl değerlendirirsiniz? Alabileceğiniz en iyi öğütler direkt olarak nasihat olarak gelmeyip, durumu anlamanızı sağlayıp açıklık getirir. Gördüklerinizi, çekincelerinizi, ve amaçlarınızı anlamanızı sağlar. Başkalarına akıl danışma Gallup anketi gibi değildir, yani "12 kişiden 7'si Sue ile evlenmemi söylüyor, öyleyse evleneyim." anlamına gelmez. Bunun yerine, bilgece karar verebilmek için vereceğiniz karar için başkalarının fikirlerini alabilirsiniz.

Bazen başkaları uygun olmayan sorular sorabilir ya da itirazda bulunabilir, ya da evliliğin bir an önce gerçekleşmesi için size baskı yapabilir. Size sorulan sorular adilce olmayabilir; fikirler dar görüşlü olabilir; kötü sebeplerden dolayı hızlı veya geriye doğru karar verme baskısı olabilir. Sizin aynı görüşte olmadığınız kişiler tarafından sorulan sorulara sizi tatmin edecek şekilde cevap verebilmelisiniz.

Etrafta bayağı kötü görüşler var. Şu kötü sebeplerden dolayı hızlı hareket etmeniz istenebilir: "kız çekicidir", "zengin bir adam olacaktır", "Rab, bana onunla evlenmeni söyledi." Evlenmemeniz için de şu kötü sebepler sunulabilir: "Bekar hayatın sona erecek ve eve bağlanacaksın.", "Kız senin gibi Litvanyalı değil.", "Bu konuda içim rahat değil." Size verilen en iyi öğütleri değerlendirmelisiniz.

Ayrıca iyi öğütler de vardır. İyi öğüt size dikkatli ve duayla kararı düşünmeye sevk eder. Evliliğin bencilce sebeplerden mi yoksa bir başkasına sevginizi vermeyi bildiğinizi gösterir. İyi öğüt, problem yaratabilecek alanları anlamanızı sağlar ve sonucun kötü olmaması için bu alanlarda yoğunlaşmanızı sağlar.

İyi bir öğüt, sorunları Kutsal Kitap'a dayalı olarak çözmeye ve zorluklarla karşılaşma konusunda yardım eder. Her ikinizin de aynı yönde gidip gitmediğini anlamaya yardım eder. İyi bir öğüt, güçlü yanlarınızı ve Mesih'in gücünü görmenizi sağlayarak, evliliğe sevinç ve iyimser olarak başlamanıza yardım eder.

"Ahmağın yolu kendi gözünde doğrudur, bilge kişiyse öğüde kulak verir." (Sül. Özd. 12:15). Sizi çok iyi tanıyanlar bu ilişki hakkında ne düşünüyorlar? Sizin olgunluğunuz hakkında ne düşünüyorlar? Planlarınız ve amaçlarınız hakkındaki görüşleri nelerdir? Yardım istemek için çok gururlu veya çekingen olmayın.

Tartışma Konusu:

1. Bize kimin verdiği öğütler yardımcı olur? Bir liste yapın.
2. Bu insanlarla ne zaman bir araya gelebiliriz?

5. Bu kişiyle evlenmek istiyor musunuz? Birbirinizi olduğunuz gibi kabul etmeye hazır mısınız?

Kutsal Kitap evlilik kararını bizlerin verdiğini belirtir. Kendinize sormanız gereken en son sorular şunlar olmalıdır: "Bu kişiyle evlenmek istiyor muyum?" ve "Bu kişi benimle evlenmek istiyor mu?"

İnsanlar bazen bu gibi soruların ruhsal olmadığını, Tanrı'nın mucizevi ve mistik bir şekilde evlenip evlenmemizi ve kiminle evleneceğimizi belirttiğine inanırlar. Evlilik başlı başına bir mucizedir! Ayrıca Tanrı halkını yönlendirir! Fakat bizi bilgelik ve kendi kararlarımızı kendimiz vermekle yönlendirir. Evlenmek sizin isteğinizdir. Evlenirken verilen "Evet" sözünü verecek olan sizsiniz ve hiçbir "ileti" sizi zorlayamaz veya bu sözleri söylemeye ikna edemez.

Aynı şekilde, diğer kişinin sizin hakkında vereceği karara ve bu hakka saygı duymalısınız. Bizler robot değiliz, birbirimizin veya hatta Kutsal Ruh'un bile kuklası değiliz. Bizler imanla yaşayan, sevecen ve kişisel çobanımız ve Baba'sı Tanrı olan kişileriz. Kararlarımızı Kutsal Kitap'ın bilgeliğine göre veririz. Şimdiye kadar sorduğumuz sorular sizin en son kararı verecek kişi olduğu kanısına göreydi.

Burada kişisel seçim faktörünün üzerine çok varmamızın sebebi, çok kafası karışmış ve başkaları tarafından şu sözlerle hazır olmadıkları, evliliklere girmeleri sebebindendir: "Tanrı'nın şu şu kişiyle evlenmeni istediğini biliyorum." ya da anne ve babanız veya bir başkası tarafından baskıyla evlendiniz. Bir de bazı özel işaret olarak evlenip evlenmemelerinin doğrulandığı konusunda kararsızlıktan felç durumuna gelmiş insanları gördüler. İlk dört soruda sadece istediğiniz için evlenmeye acele etmemeniz içindi. Fakat bir an "istiyor muyum?" sorusunu sormanızın zamanı gelir.

1. Kor. 7:25-40 ayetleri detaylı olarak kişinin evlenmeye nasıl karar vermesi gerektiğini açıklayan bir kutsal yazıdır. Şöyle yazılar bulunur: "... istediğini yapsın, günah işlemiş olmaz; evlensin." (ayet 36), "Ama zorunluluk altında bulunmayan, yüreği kararlı, istediğini yapabilecek durumdaki kişi, nişanlısıyla evlenmemeye yüreğinde karar vermişse, iyi eder." (ayet 37), "Kadın, kocası yaşadıkça kocasına bağlıdır. Kocası ölürse, dilediği kimseyle evlenmekte özgürdür; yeter ki, o kişi Rabbe ait biri olsun." (ayet 39)

Bundan daha açık ne olabilir? Tanrı bir karar vermenizi istiyor ve Tanrı sizi bereketleyeceğini vaat ediyor ve kararınıza göre isteğini hayatınızda uygulayacaktır.

İlk dört soru üzerinde zaman harcayan ve bütün sürecin "iyi hızda gittiği" çiftleri gördük. Fakat beşinci soruya gelince, tek başına, uzun ince düşüncelerden sonra biri, "şu an gerçekten evlenmek istemiyorum." dedi. Şu ana kadar sürecin iyi gitmesinin sebebi ise, "Annem gerçekten evlenmemi istiyor." veya "Erkek arkadaşım bunun doğru olduğu konusunda beni ikna etti." ya da "Birlikte olduk ve şimdiden evlenmişiz gibi kendimi suçlu ve mecbur hissettim." veya "Herkes çok yakıştığımızı ve birbirimiz için yaratıldığımızı söylüyor; fakat..." veya "Bu şansı elimden kaçırırsam, elime tekrar bir fırsat geçmeyeceğine korkuyorum." örneklerindeki gibidir.

Korku, suçluluk duygusu, sosyal baskı veya yerinde olmayan kader inancı, evlenmek için bir sebep olamaz. Yüreğinizde olan endişeleri yüzüstüne çıkarmalısınız. Bazen bu endişeler giderilebilir ve böylece bütün kalbinizden "evet" sözünü söyleyebilirsiniz. Bazen bu endişeler "hayır" diyebilmek için vardır. Şu ana "hayır" demek, yirmi yıllık evlilikten sonra şöyle demekten çok daha iyidir: "Evlenirken içimde gizli şüpheler vardı ve senelerdir pişman olarak yaşadım."

Gizli şüpheleri korumak yerine, içtenlikle "evet" demeyi istemelisiniz. İsa şöyle diyor: " 'Evet'iniz evet, 'hayır'ınız hayır olsun." (Matta 5:37)

Evlenip evlenmemeye karar verme aşaması, nişanlanmadan önce olmalıdır. Biz bu beş soruyu nişanlılık öncesinde ve arkadaş olan bir erkek ve kadının ruhsal danışması ve evliliği düşünmeleri üzerine yazdık. Kültürümüzde sık sık nişanlılık, "daha karar vermedim" der gibi, bir deneme süreci olarak görülür.

Nişanlılık evlendiğiniz veya artık geri dönülmeyen bir safha demek değildir. Fakat nişanlılığı bir deneme süreci olarak görmek saçmadır. Birçok çift eğer içtenlikle bu soruları kendilerine sorsalardı, atılmış nişanlılık utancından uzak olurlardı. Nişanlılık sürecinde bu sürecin büyüyen bir sevinç ve içtenlikle dört gözle beklenen bir şey olması için birlikte karar vermeli ve bu kararları verirken planları yapmalısınız.

Sadece şüpheler su üzerine çıkarılmamalıdır. "Fantastik bir kadın"a değil de bir insana "evet" diyorsunuz veya "umarım şöyle bir adam olur" beklentisi de olmamalıdır. Kendinize, "Bu kişiyi olduğu gibi kabul etmeye hazır mıyım? Bu kişiyle evlenmek istiyor muyum?" diye sorun. Evliliğe gizli planlarla yaklaşmayın, evlendiğinizde diğer kişiyi değiştireceğinizi ummayın. Zayıflıklarının yanında güçlü yanları, günahlarının yanında armağanları olan gerçek bir kişiye mi "evet" diyorsunuz?

"Evet" demek özgür kılar ve bunda samimiyiz. Bu yüzden, zaman alıp kalbinizi aramanızı ve Rabbe dua etmemizi yürekten istiyoruz. "Rab'de her zaman sevinin.... Hiç kaygılanmayın; her konudaki dileklerinizi, Tanrı'ya dua edip yalvararak şükranla bildirin." (Filipililer 4:4, 6). Bu zamanı Rab'den zevk almak için kullanın. Güdülerinizi temizleyin ve Rabbi hayatınızda ilk safhaya koyun. O'nun önünde sessiz kalarak, O'ndan bilgelik dileyiniz. Yüreğinizi O'na dökün. O'nun bereketlerini isteyin.

Belki de normal olan zamanınızın yanında oruç tutup özellikle bu konuda dua etmek için gün ayırın. Düşünün. Kendinize sorular sorun. Kararınızın anlamı hakkında derinden düşünün.

Rabbin çocuklarına olan iyiliği temelinde, O'na güvenerek kararınızı verin. " 'Çünkü sizin için düşündüğüm tasarıları biliyorum' diyor RAB." (Yeremya 29:11)


Sonuç

Evlilik Tanrı'nın insanlılığa olan en büyük armağanlarındır biridir. Gelin ve damat arasındaki birlik, sevincin en büyük örneklerinden biridir. Tanrı'dan bir çoğunuzun bu tecrübeyi yaşaması için duacıyız.

Bu sorular üzerinde derin düşünmeniz ve bunlar üzerinde konuşmanız, sizin için çok yararlı geçen bir zaman olacaktır. Bu tamamlanacak olan bir "alışveriş listesi"nden daha da ötedir. Bu diğer kişiyi daha da tanıyarak, ona karşı olan sevginizin büyümesine yardımcı olacaktır. Böyle yapmakla gelecekteki huzurunuz için zaman biriktirmiş oluyorsunuz. Kutsal Kitap şöyle diyor: "Bedeni eğitmenin biraz yararı var; ama şimdiki ve gelecek yaşamın vaadini içeren Tanrı yolunda yürümek her yönden yararlıdır." (1. Tim. 4:8) Her bir soru "tanrısallıkta" büyümenize, buna göre düşünmenize ve becerikli bir şekilde yaşamanıza yardımcı olur. Böylece düşüncelerinizin merkezinde, size eşiniz olması için Biricik Oğlu'nu vermiş olan, yaşayan Tanrı'yla evlenme konusunu düşüneceksiniz.

Bir gün ölüm sizi eşinizden ayıracak. Fakat buna hazır olacaksınız. Gelecekteki yaşam için hazırlanacaksınız. Esenliğiniz sağlam bir şekilde gelecek hayat için olacak. Eğer Mesih, şu an yaşamınızın ve evliliğinizin merkeziyse, sonra evlilik yaşam amacınız olmayacaktır. Zorluklarda, hatta ölümde bile, umut, kuvvet ve teselli kaynağınız olacaktır.

Kendi eşinizden daha fazla başka birini sevebileceğinizi düşünebiliyor musunuz? İsa şöyle dedi: "Biri bana gelip de babasını, annesini, karısını, çocuklarını, kardeşlerini, hatta kendi canını bile gözden çıkarmazsa, öğrencim olamaz." (Luka 14:26)

Belki de bu evlenip evlenmemeye karar vermeniz için ilginç bir yoldur! Fakat İsa'ya kulak verin. İsa, gelinini akıl ermeyecek derinlikte ve yoğunlukta seviyor (bkz. Efes. 5:2, 25 ve Esin. 19:6-9). İsa'nın bir öğrencisi, aynı şekilde sevmeyi öğrenen biridir. Eğer İsa Mesih'i eşinizden daha fazla seviyorsanız, eşinizi güçle ve derin bir şekilde sevmeyi öğreneceksiniz. Bu kutsal yazı gerçeğinin harika olan bulmacalarından biridir. Eğer eşinizi sever ve onu her şeyden çok isterseniz, bencil, korku dolu, acılık dolu ve gerçeklerden uzak biri olacaksınız. Eğer İsa'yı her şeyden daha çok severseniz, eşinizi gerçekten sevmiş ve onunla sevinir olacaksınız. Evlenmeye layık biri olacaksınız! Ve bu, her şeyden sonra, soruların en büyüğüdür. Başkalarına sevinç kaynağı olmak ister misiniz? İsa'nın yardımıyla - EVET!





David Powlison, Pennsylvania, Glenside'da Hıristiyan Ruhsal Danışma ve Eğitim Vakfı fakülte üyesi ve orada bir ruhsal danışmandır.


John Yenchko, Pennsylvania, Glenside'da Yeni Yaşam Presbiteryen Kilisesi'nin pastorüdür.

http://www.ccef.org/home.htm

Kaynak: http://www.hristiyan.org ‘dur, diğer materyalleri olduğu gibi kaynak vermeden kopyalamayınız








Alıntı ile Cevapla



  #2  

Nişanlılık Öncesi Sormanız Gereken 5 Soru

28-07-08, 23:36

gakkos gakkos Çevrimdışı
Kayıtlı Kullanıcılar

YAHşuah (İsa Mesih): Rabbim değildir!
İnanç: Müslüman
Kilise: yok
Şehir: istanbul

Nişanlılık Öncesi Sormanız Gereken 5 Soru

tesekkürler boyle ciddi bir konuda bilgilendirdiğin için onlemi onceden alma konusu tamamen dogru

Alıntı ile Cevapla



  #3  

Nişanlılık Öncesi Sormanız Gereken 5 Soru

27-07-09, 14:16

Holy Mountain Holy Mountain Çevrimdışı
Forumdan atılmış üyelik

YAHşuah (İsa Mesih): Tek Rabbimdir! O'nun dışındaki her şeyi reddederim!
İnanç: Mezhepsiz Hristiyan
Kilise: Surp Krikor Lusavoric
Şehir: KayseriyE

Nişanlılık Öncesi Sormanız Gereken 5 Soru

Gerçekten harika bir konu,hazırlayanın emeğine sağlık,Saygılar.

Alıntı ile Cevapla



  #4  

Nişanlılık Öncesi Sormanız Gereken 5 Soru

27-07-09, 17:42

bursa16 bursa16 Çevrimdışı
Özel üye

YAHşuah (İsa Mesih): Bilmiyorum!
İnanç: Araştırıyorum
Kilise: yok
Şehir: bursa

Nişanlılık Öncesi Sormanız Gereken 5 Soru

Gerçekten çok güzel bir çalışma olmuş. Böyle önemli bir konuda böyle önemli bir çalışma paylaştığınız için teşekkür ederim. Esen kalmanız dileğiyle...

Alıntı ile Cevapla



Bu konuya yeni cevap göndermek için buraya tıklayınız.

Bu konunun bulunduğu bölümde yeni konu açmak için buraya tıklayınız.



Nişanlılık Öncesi Sormanız Gereken 5 Soru konusuna benzer konular;



Konu ile alakalı kelimeler
Yok






Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.


Nefret üzerine sevgi inşaa edilemez