Evrimcilerden Archaeopteryx Fosilleri İtirafı

Evrimcilerden Archaeopteryx Fosilleri İtirafı hristiyanlık incil isa mesih tevrat zebur | HRİSTİYAN FORUM  > Hristiyanlık İnancında Temel Kavramlar > Evrim Teorisi : Evrimcilerden Archaeopteryx Fosilleri İtirafı konusu 480 kez okundu, 0 kez cevaplandı. En son mesaj yaratilisci tarafından gönderildi. Evrimcilerden Archaeopteryx Fosilleri İtirafı Evrimcilerden Archaeopteryx Fosilleri İtirafı Evrimciler, "tek kanatlı", "yarım kanatlı" fosillerin neden bulunamadığı sorusu karşısında özellikle bir canlıdan söz ederler. Bu, hala ısrarla savundukları az sayıdaki ara-geçiş formu iddialarından en bilineni olan Archaeopteryx isimli fosil kuştur. Evrimcilere göre günümüz kuşlarının atası olan Archaeopteryx, 150 milyon yıl önce yaşamıştı ve bazı sürüngen karakterlerine sahip olan "yarım" bir kuştu. Bu hikaye hemen her evrimci yayında anlatılır. Oysa Archaeopteryx fosilleri üzerinde yapılan son incelemeler bu canlının kesinlikle bir ara-geçiş formu olmadığını, sadece günümüz kuşlarından biraz daha farklı özelliklere sahip, soyu tükenmiş bir kuş türü olduğunu göstermektedir. Archaeopteryx'in sadece soyu tükenmiş bir kuş türü olduğunun ve yarı... Evrimcilerden Archaeopteryx Fosilleri İtirafı

Geçersiz email adresi kullanan üyelikler, forum sistemi tarafından, otomatik olarak iptal edilir. Üyelik hesabı iptal edilmiş veya şifresini unutmuş üyeler buradan iletişime geçebilirler.

HRİSTİYAN FORUM GİRİŞ
(Kullanıcı adınız)
(Şifreniz)



HEMEN ÜYE OLUN! Üyelerle sohbet etmek, etkinlik duyurularından haberdar olmak, forumda yazışabilmek için sitemize üye olmanız gerekmektedir.


Evrimcilerden Archaeopteryx Fosilleri İtirafı konusu 480 kez okundu, 0 kez cevaplandı. En son mesaj yaratilisci tarafından gönderildi.

Evrimcilerden Archaeopteryx Fosilleri İtirafı konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olunuz.


Evrimcilerden Archaeopteryx Fosilleri İtirafı hristiyanlık incil isa tevrat zebur08-09-10, 19:02
Evrimcilerden Archaeopteryx Fosilleri İtirafı
yaratilisci


Evrimcilerden Archaeopteryx Fosilleri İtirafı


Evrimciler, "tek kanatlı", "yarım kanatlı" fosillerin neden bulunamadığı sorusu karşısında özellikle bir canlıdan söz ederler. Bu, hala ısrarla savundukları az sayıdaki ara-geçiş formu iddialarından en bilineni olan Archaeopteryx isimli fosil kuştur.

Evrimcilere göre günümüz kuşlarının atası olan Archaeopteryx, 150 milyon yıl önce yaşamıştı ve bazı sürüngen karakterlerine sahip olan "yarım" bir kuştu. Bu hikaye hemen her evrimci yayında anlatılır. Oysa Archaeopteryx fosilleri üzerinde yapılan son incelemeler bu canlının kesinlikle bir ara-geçiş formu olmadığını, sadece günümüz kuşlarından biraz daha farklı özelliklere sahip, soyu tükenmiş bir kuş türü olduğunu göstermektedir.

Archaeopteryx'in sadece soyu tükenmiş bir kuş türü olduğunun ve yarı dinozor-yarı kuş bir ara-geçiş formu olmadığının delilleri kısaca şöyle sıralanabilir:

1. Bu canlının "sternum"unun yani göğüs kemiğinin uçan kuşlardaki yapıda olmaması canlının uçamayacağının en önemli kanıtı olarak gösterilmekteydi. Ancak 1992 yılında bulunan yedinci Archaeopteryx fosili evrimci çevreler arasında çok büyük bir şaşkınlık uyandırdı. Zira bu son bulunan Archaeopteryx fosilinde evrimcilerin çok uzun zamandır yok saydıkları göğüs kemiği vardı. Nature dergisinde ". göğüs kemiğinin varlığı güçlü uçuş kaslarının olduğunu gösteriyor" 221 deniliyordu.

Bu bulgu Archaeopteryx'in tam uçamayan bir yarı kuş olduğu yönündeki iddiaların en temel dayanağını geçersiz kıldı.

2. Öte yandan, Archaeopteryx'in gerçek anlamda uçabilen bir kuş olduğunun en önemli kanıtlarından bir tanesi de hayvanın tüylerinin yapısı oldu. Archaeopteryx'in günümüz kuşlarından farksız olan asimetrik tüy yapısı, canlının mükemmel olarak uçabildiğini gösteriyordu.

3. Evrimcilerin, Archaeopteryx'i ara-geçiş formu olarak gösterirken dayandıkları en önemli iki nokta ise, bu hayvanın kanatlarının üzerindeki pençeleri ve ağızlarındaki dişleridir. Ancak bu özellikler canlının sürüngenlerle herhangi bir şekilde bir ilgisi olduğunu göstermez. Zira günümüzde yaşayan iki tür kuşta, Taouraco ve Hoatzin'de de dallara tutunmaya yarayan pençeler bulunmaktadır. Ve bu canlılar hiçbir sürüngen özelliği taşımayan, tam birer kuşturlar. Dolayısıyla Archaeopteryx'in kanatlarında pençeleri olduğu ve bu sebeple de bir ara form olduğu yolundaki iddia geçersizdir.


Archaeopteryx fosili

Archaeopteryx'in ağızındaki dişleri de yine canlıyı bir ara form kılmaz. Evrimciler bu dişlerin bir sürüngen özelliği olduğunu söyleyerek kasıtlı bir aldatmaca yapmaktadırlar. Oysa dişler sürüngenlerin tipik bir özelliği değildir. Günümüzde bazı sürüngenlerin dişleri varken bir kısmının yoktur. Daha da önemli olan nokta dişli kuşların da Archaeopteryx ile sınırlı olmamasıdır. Fosil kayıtlarına baktığımızda Archaeopteryx ile aynı dönemde veya Archaeopteryx'ten sonra ve hatta günümüze oldukça yakın tarihlere kadar "dişli kuşlar" olarak isimlendirilebilecek ayrı bir kuş grubunun yaşamını sürdürdüğünü görürüz. Daha da önemlisi Archaeopteryx'in ve diğer dişli kuşların diş yapılarının, bu kuşların sözde evrimsel ataları olan dinozorların diş yapılarından çok farklı olmasıdır.

4. Archaeopteryx ve Diğer Eski Kuş Fosilleri: 1995 yılında Çin'de Omurgalılar Paleontolojisi Enstitüsü'nde araştırmalar yapan Lianhai Hou ve Zhonghe Zhou adlı iki paleontolog, Confuciusornis olarak isimlendirdikleri yeni bir fosil kuş keşfettiler. Archaeopteryx ile aynı yaştaki bu kuşun dişleri yoktu, gagası ve tüyleri ise günümüz kuşları ile aynı özellikleri göstermekteydi. İskelet yapısı da günümüz kuşları ile aynı olan bu kuşun kanatlarında, Archaeopteryx'te olduğu gibi pençeler vardı.


Hoatzin

Çin'de Kasım 1996'da bulunan bir başka fosil ortalığı daha da karıştırdı. 130 milyon yıl yaşındaki Liaoningornis isimli bu kuşun varlığı Hou, Martin ve Alan Feduccia tarafından Science dergisinde yayınlanan bir makale ile duyuruldu. Tüm yönleriyle bu kuş günümüz kuşlarından farksızdı ve Archaeopteryx ile aynı yaştaydı. Tek farkı ise ağzında dişlerinin olmasıydı. Bu durum dişli kuşların hiç de evrimcilerin iddia ettikleri gibi ilkel bir yapıya sahip olmadıklarını gösteriyordu.

Archaeopteryx ile ilgili evrimci iddiaları çürüten bir başka fosil ise Eoalulavis oldu. Archaeopteryx'ten 30 milyon yıl daha genç, yani 120 milyon yaşında olduğu söylenen Eoalulavis'in kanat yapısının aynısı, günümüzde yavaş bir şekilde uçan kuşlarda görülüyor. Bu da 120 milyon yıl önce günümüzdeki kuşlardan birçok yönden farksız canlıların göklerde uçmakta olduklarını ispatlıyordu.

Bu bilgilerin ışığında Archaeopteryx veya ona benzeyen diğer kuşların birer ara-geçiş formu olmadıkları kesin bir biçimde ispatlanmış oldu. Fosiller, farklı kuş türlerinin birbirlerinden evrimleştiklerini göstermiyordu. Aksine günümüz kuşlarının ve Archaeopteryx benzeri bazı özgün kuş türlerinin beraberce yaşadıklarını ispatlıyordu.

Aslında evrimcilerin birçoğu da Archaeopteryx'in bir ara form olamayacağının, sadece soyu tükenmiş bir kuş türü olduğunun farkındadır.

Örneğin bugün evrim teorisinin dünyaca ünlü savunucularından Harvard paleontologları Stephen Jay Gould ve Niles Eldredge de, Archaeopteryx'in farklı özellikleri bünyesinde barındıran bir "mozaik" canlı olduğunu, ama asla bir ara form sayılamayacağını kabul etmektedirler.222

Evrimci Nature dergisinde ise Archaeopteryx'in yeni bulunan fosili ile birlikte, bu kuşun henüz uçamayan yarı sürüngen yarı kuş bir canlı olmadığının, aksine uçabilen bir kuş olduğunun anlaşılması şöyle anlatılıyor:

Son bulunan yedinci Archæopteryx fosili, uzun zamandır varlığından şüphe edilen, ama hiçbir zaman ispatlanamayan bir dikdörtgensel göğüs kemiğinin varlığına işaret ediyor. Bu canlının uzun mesafelerde uçuş yeteneği hala spekülasyona dayalı, ama göğüs kemiğinin varlığı güçlü uçuş kaslarının olduğunu gösteriyor.223

Alan Feduccia:


Archaeopteryx'in sağlam lades kemiği (furculası), iyi gelişmiş bir göğüs kası (pectoralis) için uygun bir çıkış noktası oluşturacaktı... Dolayısıyla Archaeopteryx'in bir kara hayvanı olduğu tezi geçersizleşmiştir. Archaeopteryx'in göğüs kemerinde onun kuvvetli bir uçucu olmasını engelleyecek bir şey yoktur.224

Archaeopteryx'in kanatlarının ve kanat tüylerinin şekli ve genel orantısı aslında modern kuşlar ile aynıdır. Archaeopteryx'in modern uçucu kanat yapısına ve oranlarına sahip olması ve 150 milyon yıldır (Jurassic döneminden beri) bir değişikliğe uğramamış olması ve uçucu kanatlarındaki tüylerin asimetrik özellik taşıması aslında Archaeopteryx'in kanatlarının aerodinamik olarak tasarlandığını ve en azından süzülme imkanı verdiğini göstermektedir. Archaeopteryx'in uçamadığını söyleyen herhangi bir iddia kanat tüylerindeki asimetrik yapıyı, uçuş özelliği olması dışında nasıl açıklayabilir?225

25 sene boyunca kuşların kafataslarını inceledim ve dinozorlarla aralarında hiçbir benzerlik görmüyorum. Kuşların dört ayaklılardan evrimleştiği teorisi paleontoloji alanında 20. yüzyılın en büyük utancı olacaktır.226

John H. Ostrom (Yale Üniversitesi, Jeoloji Kürsüsü profesörü):

Zdenek Burian, kuşlardaki uçuşun evriminde Archaeopteryx öncesi basamağın ki genel olarak Pro-avis (uçuş öncesi) olarak adlandırılır, yeniden düzenlenmesini yapmıştır. Herhangi bir Pro-avis'e ait hiçbir fosil kanıtı yoktur.227

Aktif olarak örnekler üzerinde çalışan Yale Üniversitesi'nden John H. Ostrom uçan kuşların atalarının aranması için bugün artık Archaeopteryx'den daha önceki devirlere bakılması gerektiğinin oldukça açık olduğunu ifade etmiştir.228

Science dergisi:

"Hiçbir dinozorun ayrılmış bir ayak başparmağı yoktur, fakat bütün kuşların vardır, bu onların konmaları gereken ayaklarıdır" diye ekledi. Bütün dinozorlar testere dişlidir, sivri azı dişleri vardır. Confuciusornis'in dişi yoktur. Archaeopteryx'in dişleri olmasına rağmen testere biçiminde değil, çivi benzeri bir şekilde altta sıklaşmaktadır. Bütün dinozorların kafataslarının arkasında iki geniş açılım vardır. Kuşların ise yoktur. En ince detayına kadar aralarında hiçbir bağlantı yoktur.
229

Carl O. Dunbar (Ünlü paleontolog):

Tüylerinden dolayı bu yaratık (Archaeopteryx) tam bir kuş özelliği gösteriyordu.230

Larry Martin:

Kansas Üniversitesi'nde arkaik (eski) kuşlar üzerinde uzman olan Larry Martin de kuşların dinozorlarla aynı soydan geldiği teorisine karşı çıkmaktadır. Doğrusunu söylemek gerekirse, eğer dinozorlarla kuşların aynı kökenden geldiklerini savunuyor olsaydım, bunun hakkında her kalkıp konuşmak zorunda oluşumda utanıyor olacaktım.
231

N. Hotton:


Protoavis gelişmiş bir lades kemiğine, (kuşlarda uçmaya yardımcı olan) göğüs kemiğine, içi boş (böylece hafif) kemiklere ve uzun kanat kemiklerine sahiptir... Kulakları bu kuşların ses çıkararak haberleştiklerini göstermiştir. Çoğu dinozor ise sessizdir.232

Richard L. Deem (Amerikalı biyolog):

Son çalışmaların sonuçları göstermektedir ki, Theropod dinozorların elleri (ön kol kemiklerindeki) birinci, ikinci ve üçüncü hanelerden türemiştir. Ama kuşların kanatları, ikinci, üçüncü ve dördüncü hanelerden türer... 'Kuşlar dinozordur' teorisiyle ilgili başka problemler de vardır. Theropodların ön ayakları Archæopteryx'e kıyasla, vücutlarına göre çok küçüktür. Bu canlıların ağır vücutları da düşünüldüğünde, bir tür "ön-kanat" (proto-wing) geliştirmeleri olası gözükmemektedir. Theropod dinozorların çok büyük bölümü (kuşlarda bulunan) semilunatik bilek kemiğinden yoksundur ve Archæopteryx'te hiçbir benzeri bulunmayan bazı bilek parçalarına sahiptir. Bütün Theropodlarda V1 sinirleri diğer bazı sinirlerle birlikte kafatasını yandan, kuşlarda ise aynı sinirler kafatasını ön taraftan kendilerine ait bir delikten geçerek terk ederler. Bir başka sorun ise, Theropodların çok büyük kısmının Archæopteryx'ten daha sonra ortaya çıkmış olmalarıdır.233



Netcevap.org


221. Nature, cilt 382, 1 Ağustos 1996, s. 401
222. Stephen Jay Gould & Niles Eldredge, Paleobiology, Vol 3, 1977, s.147
223. Nature, cilt 382, 1 Ağustos 1996, s. 401

Evrimcilerden Archaeopteryx Fosilleri İtirafı

Evrimcilerden Archaeopteryx Fosilleri İtirafı

FORUMA ÜYE OLUN! / HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM / Evrimcilerden Archaeopteryx Fosilleri İtirafı

Evrimcilerden Archaeopteryx Fosilleri İtirafı konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olunuz.

 






Evrimcilerden Archaeopteryx Fosilleri İtirafı konusuna benzer konular;

Evrimcilerden Atın Evrimini Açıklayamadıkları İtirafı Evrimcilerden Atın Evrimini Açıklayamadıkları İtirafı Yakın bir zamana kadar, evrim teorisine kanıt olarak gösterilen fosil sıralamalarının en başında, atın sözde evrimine ait olduğu öne sürülen hayali bir sıralama gelmekteydi. Oysa bugün pek çok evrimci, atın evrimi senaryosunun iflas ettiğini açıkça kabul eder. Peki "atın evrimi" senaryosunun dayanağı nedir? Bu senaryo, Hindistan, Güney Amerika, Kuzey Amerika ve Avrupa'da değişik zamanlarda yaşamış, farklı tür canlılara ait fosillerin, evrimcilerin hayal güçleri doğrultusunda küçükten büyüğe doğru dizilmesiyle oluşturulan düzmece şemalarla ortaya atılmıştır. Değişik araştırmacıların öne sürdükleri 20'den fazla değişik atın evrimi şeması vardır. Hepsi de birbirinden farklı olan bu soy ağaçları hakkında evrimciler arasında da görüş...


Evrimcilerden Sineklerin Kökenini Açıklayamadıkları İtirafı Evrimcilerden Sineklerin Kökenini Açıklayamadıkları İtirafı Evrimciler, dinozorların kuşlara dönüştüğünü iddia ederken, sinek avlamak için ön ayaklarını birbirine çırpan bazı dinozorların "kanatlanıp havalandıklarını" öne sürerler. Hiçbir bilimsel dayanağı olmayan, sadece hayal gücünün ürünü olan bu teori, aynı zamanda çok basit bir mantık çelişkisi de içermektedir. Çünkü evrimcilerin burada uçuşun kökenini açıklamak için gösterdiği örnek, yani sinek, zaten mükemmel bir uçma yeteneğine sahiptir. http://www.hristiyanforum.com/images/konuresimleri/385033/90.jpg Evrim senaryolarından bir örnek: Sinek yakalamaya çalışırken aniden kanatlanan dinozorlar. İnsan saniyede 10 kere bile kolunu açıp kapayamazken, bazı sinekler saniyede ortalama 1000 kez kanat çırpma yeteneğine...


Evrimcilerden Fosillerin Taraflı Yorumlandığı İtirafı Evrimcilerden Fosillerin Taraflı Yorumlandığı İtirafı Richard Leakey - Roger Lewin: Farklı gruplardaki kemikler birbirlerine şaşılacak derecede benzemektedir. Çünkü herşeye rağmen aynı aileye, hominidlere aittirler. Gene de her kemik grubu belirgin biçimde farklı bir yaratığı temsil eder. Fosil buluntuları çok yetersiz olduğundan farklı yorumlar yapabilmek için zemin çok müsaittir. Sorunu daha da güçleştiren bir unsur da her hayvan türünde, bir miktar doğal görünüm farklılığının bulunmasıdır. Canlı bir örnek olarak çevremizdeki hemcinslerimiz Homo sapienslere bakmanız yeterlidir. Eğer soyu tükenmiş canlılarda bu tür değişkenlik büyük idiyse, geride bıraktıkları kemiklerdeki fark öylesine büyük olabilir ki, bilim adamları gerçekte ortada tek bir tür varken, birkaç değişik tür...


Evrimcilerden Miller Deneyi'nin Geçersizliği İtirafı Evrimcilerden Miller Deneyi'nin Geçersizliği İtirafı Evrimcilerin hayatın kökeni konusunda en çok önem verdikleri çalışma 1953 yılında Amerikalı araştırmacı Stanley Miller tarafından yapılan Miller deneyi olmuştur. Oysa Miller'in ilkel dünya koşullarında aminoasitlerin kendi kendilerine oluşabileceklerini kanıtlamak amacıyla yaptığı deney birçok yönden tutarsızlık göstermektedir. Günümüzde evrimci bilim adamları arasında tamamen geçerliliğini kaybetmiş olan bu deney, ne yazık ki Türkiye'de evrimci çevreler tarafından hala önemli bir kanıtmış gibi gösterilmektedir. Oysa Miller'in kendisi bile bugün deneyinin yaşamın kökenini açıklama adına bir anlam ifade etmediğinin farkındadır. Bu durumda evrimcilerin böyle geçersizliği açıkça ilan edilen bir deneye dört elle sarılmaları,...


Evrimcilerden RNA Dünyası Tezi'nin İmkansızlığı İtirafı Evrimcilerden RNA Dünyası Tezi'nin İmkansızlığı İtirafı 70'li yıllarda, ilkel dünya atmosferinin gerçekte içerdiği gazların aminoasit sentezini imkansız kıldığının anlaşılması moleküler evrim teorisi için büyük bir darbe oldu. Miller, Fox ve Ponnamperuma gibi evrimcilerin "ilkel atmosfer deneyleri"nin tümünün geçersiz olduğu anlaşıldı. Bu nedenle 80'li yıllarda başka evrimci arayışlar gelişti. Bunun sonucunda ilk önce proteinlerin değil, proteinlerin bilgisini taşıyan RNA molekülünün oluştuğunu öne süren "RNA Dünyası" senaryosu ortaya atıldı. 1986 yılında kimyacı Walter Gilbert tarafından ortaya atılan bu senaryoya göre, bundan milyarlarca yıl önce, her nasılsa kendi kendisini kopyalayabilen bir RNA molekülü tesadüfen kendiliğinden oluşmuştu. Sonra bu RNA molekülü çevre...








HRİSTİYANFORUM @ YOUTUBE
Altyazılı videolarda Türkçe altyazıyı görebilmek için videonun alt satırındaki CC tuşuna basınız





HRİSTİYAN OLMAK
nasıl hristiyan olunur Nasıl Hristiyan Olunur? Hristiyan olmak için neler yapmalısınız? sorularına cevaplar için...

HRİSTİYAN GAZETE
hristiyanlık Tüm mezheplerden, tüm etnik kökenlerden, tüm teolojilerden hristiyanlar için haberler, tanıtımlar, duyurular ve arşiv.

HRİSTİYANLIK ARAMA MOTORU
hristiyanlık Tüm mezheplerden, tüm teolojilerden hristiyanlık hakkında makaleler, kitaplar içinde araştırmalar için arama motoru...

İNCİL
incil Tüm Türkçe İncil çevirilerini dipnotlarıyla beraber okuyabilmek ve dinleyebilmek için...

İNCİL .TV
incil Tüm mezheplerden, tüm kiliselerden filmler izlemek için...

Türkçe olarak, Türkiye Hristiyanlık İncil Yahşuah YHVH Tanrı Allah Üçlü Birlik Kuran Muhammed İslamiyet RAB İsa Mesih Hristiyan Katoliklik Ortodoksluk Protestanlık Kutsal Kitap Meryem Ana Kilise Baba Oğul Kutsal Ruh vaftiz iman dua ibadet inanç ruhsal papaz rahip peder papa patrik pastör presbiter katolik ortodoks protestan anglikan luteryen presbiteryen Hristiyan olmak, Türkler, Kürtler, Süryaniler, Asuriler, Keldaniler, Rumlar, Ermeniler, Hristiyanlık ve İncil ile ilgilenenler için bilgiler, chat, sohbet, bedava incil

hristiyan forumincilrab isa mesihhristiyan türkhristiyanlık ve islamiyethristiyanlık ve islamiyethristiyan forumhıristiyanlıkhristiyanlıkincilrab isa mesihhristiyan forumturkish christiansturkish christiansturkish christiansturkish christiansincilhıristiyanlıkrab isa mesih

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
K A P K A N