Evrimcilerden RNA Dünyası Tezi'nin İmkansızlığı İtirafı konusu
432 kez okundu,
0 kez cevaplandı. En son mesaj
yaratilisci tarafından gönderildi.
Evrimcilerden RNA Dünyası Tezi'nin İmkansızlığı İtirafı konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız
Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz
buraya tıklayarak hemen üye olunuz.

25-08-10, 15:02
yaratilisci
Evrimcilerden RNA Dünyası Tezi'nin İmkansızlığı İtirafı
70'li yıllarda, ilkel dünya atmosferinin gerçekte içerdiği gazların aminoasit sentezini imkansız kıldığının anlaşılması moleküler evrim teorisi için büyük bir darbe oldu. Miller, Fox ve Ponnamperuma gibi evrimcilerin "ilkel atmosfer deneyleri"nin tümünün geçersiz olduğu anlaşıldı. Bu nedenle 80'li yıllarda başka evrimci arayışlar gelişti. Bunun sonucunda ilk önce proteinlerin değil, proteinlerin bilgisini taşıyan RNA molekülünün oluştuğunu öne süren "RNA Dünyası" senaryosu ortaya atıldı.
1986 yılında kimyacı Walter Gilbert tarafından ortaya atılan bu senaryoya göre, bundan milyarlarca yıl önce, her nasılsa kendi kendisini kopyalayabilen bir RNA molekülü tesadüfen kendiliğinden oluşmuştu. Sonra bu RNA molekülü çevre şartlarının etkisiyle birdenbire proteinler üretmeye başlamıştı. Daha sonra bilgileri ikinci bir molekülde saklamak ihtiyacı doğmuş ve her nasılsa DNA molekülü ortaya çıkmıştı.
Her aşaması ayrı bir imkansızlık zinciri olan bu hayal etmesi bile güç senaryo hayatın başlangıcına açıklama getirmek yerine, sorunu daha da büyütmüş, pek çok içinden çıkılmaz soruyu gündeme getirmiştir. Daha RNA'yı oluşturan nükleotidlerin tek birinin bile oluşması kesinlikle rastlantılarla açıklanamazken, acaba hayali nükleotidler nasıl uygun bir dizilimle biraraya gelerek RNA'yı oluşturacaklardır?
Tesadüfen oluştuğunu farz etsek bile, yalnızca bir nükleotid zincirinden ibaret olan bu RNA hangi bilinçle kendisini kopyalamaya karar verecek ve ne tür bir mekanizmayla bu kopyalamayı başaracaktır? Kendisini kopyalarken kullanacağı nükleotidleri nereden bulacaktır?
Tüm bunların bütün imkansızlıklara rağmen oluştuklarını farz etsek bile bu durum yine de tek bir protein molekülünün oluşması için yeterli değildir. Çünkü RNA sadece proteinin yapısı ile ilgili bilgidir. Aminoasitler ise hammaddedir. Ancak ortada proteini üretecek mekanizma yoktur. RNA'nın varlığını protein üretimi için yeterli saymak, bir arabanın kağıt üzerine çizilmiş tasarımını o arabayı oluşturacak binlerce parçanın üzerine atıp sonra arabanın kendi kendine montajlanıp ortaya çıkmasını beklemekle aynı derecede saçmadır.
Ortada fabrika ve işçiler yoktur ki, bir üretim gerçekleşsin. Nitekim evrimin fanatik savunucularından Nobel ödüllü Jacques Monod bile protein üretiminin yalnızca nükleik asitlerdeki bilgiye indirgenmesinin mümkün olmadığını şu şekilde açıklamaktadır:
Jacques Monod (Nobel ödüllü Fransız zoolog):
Şifre (DNA ya da RNA'daki bilgi), aktarılmadıkça anlamsızdır. Günümüz hücresindeki şifre aktarma mekanizması en az 50 makromoleküler parçadan oluşmaktadır ki, bunların kendileri de DNA'da kodludurlar. Şifre bu birimler olmadan aktarılamaz. Bu döngünün kapanması ne zaman ve nasıl gerçekleşti? Bunun hayali bile aşırı derecede zordur.138
Evrimcilerin RNA dünyasının imkansızlığı ile ilgili diğer itirafları ise şöyledir:
Gerald Joyce ve Dr. Leslie Orgel (Evrimci mikrobiyologlar):
Tartışma, içinden çıkılmaz bir noktada odaklaşıyor: Karmakarışık bir polinükleotid çorbasından çıkıp, birdenbire kendini kopyalayabilen o hayali RNA'nın efsanesi... Bu kavram, yalnızca bugünkü prebiotik kimya anlayışımıza göre gerçek dışı olmakla kalmamakta, aynı zamanda RNA'nın kendini kopyalayabilen bir molekül olduğu şeklindeki aşırı iyimser düşünceyi de yıkmaktadır.139
Dr. Leslie Orgel:
Bu senaryonun oluşabilmesi için, ilkel dünyadaki RNA'nın bugün mevcut olmayan iki özelliğinin olmuş olması gerekmektedir: Proteinlerin yardımı olmaksızın kendini kopyalayabilme özelliği ve protein sentezinin her aşamasını gerçekleştirebilme özelliği.140
Manfred Eigen:
Doğru özelliklere ve doğru bir çekirdeğe sahip ilk ilkel RNA tek başına kendi kendini kopyalayabilme özelliğine sahip olmalıydı. Peki önce hangisi vardı? Bilgi mi, işlev mi? Birazdan da göstereceğimiz gibi her ikisi de bir diğerinden önce oluşamaz. Her ikisinin de aynı anda var olması gerekir.141
John Horgan (Scientific American dergisi bilim yazarı):
Araştırmacılar RNA dünyası kavramını detaylı biçimde inceledikçe giderek daha fazla sorun ortaya çıkıyor. RNA ilk olarak nasıl oluştu? RNA ve onun parçalarının laboratuvarda en iyi şartlarda sentezlenmesi bile son derece zor iken, bunun prebiyotik (yaşam öncesi) ortamda gerçekleşmesi nasıl olmuştur?142
Netcevap.org
137. Pierre P. Grassé, The Evolution of Living Organisms, 1977, s. 168
138. Jacques Monod, Chance and Necessity, New York, 1971, s.143
139. G.F. Joyce, L. E. Orgel, "Prospects for Understanding the Origin of the RNA World", In the RNA World, New York, Cold Spring Harbor Laboratory Press, 1993, s. 13
140. Leslie E. Orgel, "The Origin of Life on the Earth", Scientific American, Ekim 1994, c. 271, s. 78
141. Manfred Eigen, William Gardiner, Peter Schuster ve Ruthild Winkler-Oswatitsch, "The Origin of Genetic Information," Scientific American, vol. 244, (Nisan 1981), s. 91
142. John Horgan, "In the Beginning", Scientific American, Cilt 264, Şubat 1991, s. 119
Evrimcilerden RNA Dünyası Tezi'nin İmkansızlığı İtirafı
FORUMA ÜYE OLUN! /
HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM /
Evrimcilerden RNA Dünyası Tezi'nin İmkansızlığı İtirafı
Evrimcilerden RNA Dünyası Tezi'nin İmkansızlığı İtirafı konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz
buraya tıklayarak hemen üye olunuz.