Köken Modelleri'nin okullarda Evrim Teorisi ile beraber okutulmasının yararlarının analizi

Köken Modelleri'nin okullarda Evrim Teorisi ile beraber okutulmasının yararlarının analizi hristiyanlık incil isa mesih tevrat zebur | HRİSTİYAN FORUM  > Hristiyanlık İnancında Temel Kavramlar > Evrim Teorisi : Köken Modelleri'nin okullarda Evrim Teorisi ile beraber okutulmasının yararlarının analizi konusu 2424 kez okundu, 0 kez cevaplandı. En son mesaj evangelion tarafından gönderildi. Köken Modelleri'nin okullarda Evrim Teorisi ile beraber okutulmasının yararlarının analizi KÖKEN MODELLERİ A. Evrim modeli Evrim sistemi, her şeyin kökenini, gelişimini ve anlamını, geçmişte olduğu gibi bugün de işleyen doğal yasa ve oluşumlarla açıklar. Yaratıcı gibi bir dış faktörün özel etkinliğini tanımaz. Evren her yönüyle kendisini, yapısındaki özellikleriyle, daha yüksek seviyede bir düzene (parçacıklardan insanlara) evrimleştirir. Evrim modelinin özünü göstermek için, çeşitli otoritelerin kendi evrim kavramlarını ortaya koyan sözlerini aktaracağız. “Bugün aydın kişilerin çoğu, mucizevi maddelerden insanoğluna kadar, evrendeki her şeyin evrim olayıyla geliştiğini ve gelişmeyi sürdürdüğünü bir gerçek olarak kabul etmektedirler.”<sup>1</sup> <sup></sup> “Evrim, evrendeki gelişmelerin her aşamasını kapsamaktadır: Kozmik, biyolojik, insana ya da kültüre ait gelişmeler...... Köken Modelleri'nin okullarda Evrim Teorisi ile beraber okutulmasının yararlarının analizi

Geçersiz email adresi kullanan üyelikler, forum sistemi tarafından, otomatik olarak iptal edilir. Üyelik hesabı iptal edilmiş veya şifresini unutmuş üyeler buradan iletişime geçebilirler.

HRİSTİYAN FORUM GİRİŞ
(Kullanıcı adınız)
(Şifreniz)



HEMEN ÜYE OLUN! Üyelerle sohbet etmek, etkinlik duyurularından haberdar olmak, forumda yazışabilmek için sitemize üye olmanız gerekmektedir.


Köken Modelleri'nin okullarda Evrim Teorisi ile beraber okutulmasının yararlarının analizi konusu 2424 kez okundu, 0 kez cevaplandı. En son mesaj evangelion tarafından gönderildi.

Köken Modelleri'nin okullarda Evrim Teorisi ile beraber okutulmasının yararlarının analizi konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olunuz.


Köken Modelleri'nin okullarda Evrim Teorisi ile beraber okutulmasının yararlarının analizi hristiyanlık incil isa tevrat zebur02-01-07, 13:28
Köken Modelleri'nin okullarda Evrim Teorisi ile beraber okutulmasının yararlarının analizi
evangelion


KÖKEN MODELLERİ
A. Evrim modeli

Evrim sistemi, her şeyin kökenini, gelişimini ve anlamını, geçmişte olduğu gibi bugün de işleyen doğal yasa ve oluşumlarla açıklar. Yaratıcı gibi bir dış faktörün özel etkinliğini tanımaz. Evren her yönüyle kendisini, yapısındaki özellikleriyle, daha yüksek seviyede bir düzene (parçacıklardan insanlara) evrimleştirir.

Evrim modelinin özünü göstermek için, çeşitli otoritelerin kendi evrim kavramlarını ortaya koyan sözlerini aktaracağız.

“Bugün aydın kişilerin çoğu, mucizevi maddelerden insanoğluna kadar, evrendeki her şeyin evrim olayıyla geliştiğini ve gelişmeyi sürdürdüğünü bir gerçek olarak kabul etmektedirler.”1

“Evrim, evrendeki gelişmelerin her aşamasını kapsamaktadır: Kozmik, biyolojik, insana ya da kültüre ait gelişmeler... Yaşam, cansız doğanın evriminin bir ürünüdür ve insan da yaşamın evrimleşmesinin bir ürünüdür.”2

“Evrim, temelde dönüşümsüz ve yönlendirici bir olay olarak tanımlanır. Evrim sonucu ortaya çıkan ürünler, daha fazla çeşitlilik ve gittikçe artan yüksek bir organizasyona sahiptirler. Bugünkü bilgimiz bizi, gerçeğin evrim yani, kendi kendine dönüşüm olduğu görüşüne zorlamaktadır.”3

“Organizmaların ortaya çıkışı, bir yaratıcıya ya da yönetici gibi bir etmene gerek duyulmaksızın, biyolojik evrimle açıklanabilir. Herhangi bir yaşam verici gücün ya da her yerde hazır bulunan bir enerjinin evrim olayını canlıların oluşumuna doğru yönlendirdiğine dair hiçbir kanıt yoktur.”4

Böylece evrim, evreni, içerdiği yasalarla her şeyi daha yüksek seviyelerdeki düzenli yapılara dönüştürebilen, kendi kendine yeterli bir sistem olarak kabul etmektedir. Parçacıklar elementlere, elementler karmaşık kimyasal maddelere, bunlar da basit canlı sistemlere, basit canlı sistemler karmaşık bir canlıya ve karmaşık canlı organizması da insana dönüşmüştür.

Özetle evrim: (1) doğal bir olaydır, (2) kendi kendini yönetir, (3) amaçsızdır, (4) yönlendiricidir, (5) dönüşümsüzdür, (6) evrenseldir ve (7) devamlıdır.

B. Yaratılış Modeli

Yaratılış modeli evrimin tersine, (1) doğaüstü, (2) dıştan yönetilen, (3) bir amaca yönelik ve (4) tamamlanmış bir özel yaratılma olayını içerir. Evrim modeli gibi o da bütün evrende geçerlidir ve dönüşümsüzdür, ama yönü daha karmaşık olan yukarıya doğru değil, daha az karmaşık olana aşağıya doğrudur. Tamamlanmış olan ilk yaratılış mükemmeldi. O zamandan sonra mükemmelliğini yitirmeye başlamıştır.

Yaratılış modeli, başlangıçta özel bir yaratılma süresi varsayar ve bu süreçte insanın ve belirli hayvan ve bitki çeşitlerinin yanı sıra bütün doğa yasalarının o andan sonra bir daha oluşmayan yaratıcı ve tamamlayıcı oluşumlarla ortaya çıktığını kabul eder. Yaratılış tamamlandıktan sonra, yaratılış işlemi yerini, Yaratıcı’nın yarattığı temel sistemlerin devam etmesi ve korunması için düzenlediği korunma yasalarına bırakmıştır.

Tamamlanmış yaratılış kavramına ek olarak, yaratılış modeli tarafından, doğada işlemekte olan bir bozulma yasası da ileri sürmektedir (çünkü her şeyi mükemmel olan bir ilk yaratılışta oluşan önemli bir değişme, mükemmelliği bozucu yönde olur).

Aşağıdaki tablodan yararlanarak, iki modeli kolayca karşılaştırabiliriz:

Evrim Modeli
Yaratılış Modeli
Hâlâ devam eden doğal köken
Tamamlanmış doğaüstü köken
Gittikçe artan karmaşıklık
Gittikçe azalan karmaşıklık

Yaratılışın tarihi (yaşlı mı genç mi?) ve yaratılıştan sonraki dünyasal süreçlerin doğası (genellikle olağan ve sabit mi, felâketsel mi?) ayrı konulardır.

Bu iki modelden hangisinin verileri tahmin etmekte daha etkili olacağını iyi düşünmeliyiz. Bunu anlamak için, hem evrimcilerin, hem de yaratılışçıların önceden ne çeşit verilerin bulunacağını bilmediklerini varsaymalıyız. Ne bulacaklarını bilmeden, ikisi de kendi modellerine bağlı kalarak cesurca tahminler yapacaklardır.

Aşağıdaki tablo, önemli konularda her iki modelin olası tahminlerini göstermektedir.

Kategori
Evrim Modelinin Dayandırıldığı Temel Tahminler
Yaratılış Modelinin Dayandırıldığı Temel Tahminler
Evrendeki Galaksi Sistemi
Galaksiler Değişmekte
Galaksiler Sabit
Yıldızların Yapısı
Yıldızlar Biçim Değiştirmekte
Yıldızlar Değişmemekte
Diğer Büyük Kütleler
Oluşmakta
Parçalanmakta
Kaya Oluşum Tipleri
Farklı Çağlarda Farklı
Bütün Çağlarda Benzer
Yaşamın Ortaya Çıkışı
Cansızdan Evrimleşerek
Canlı, Yalnız Canlıdan
Canlıların Sıralanışı
Canlıların Sürekli Türemesi
Belirli Canlı Türleri
Canlı Türlerinin Ortaya Çıkışı
Yeni Türler Ortaya Çıkmakta
Yeni Türler Oluşmamakta
Canlılardaki Mutasyonlar
Yararlı
Zararlı
Doğal Seçilim
Yaratıcı Oluşum
Korunma Süreci
Yeryüzünün Yaşı
Çok Eski
Muhtemelen Yeni
Fosil Kayıtları
Sayısız Geçişler
Sistematik Boşluklar
İnsanın Ortaya Çıkışı
Maymun – İnsan Ara Formlarıyla
Maymun - İnsan Ara Formları Yok
İnsanın Doğası
Hayvanlardan Nicelik Açısından Daha Üstün
Nitelik Yönünden Hayvanlardan Farklı
Uygarlığın Başlangıcı
Yavaş ve Aşamalı
İnsanla Birlikte Ortaya Çıkmıştır


Bu tablodaki tahminler, biraz önce anlattığımız modellerin temel kavramlarından kaynaklanan tahminlerdir. Bu temel modeller belirli durumlara uygulanabilmek için ikinci derecedeki varsayımlarla değiştirilebilirler. Örneğin, yararlı mutasyonların yanı sıra zararlı mutasyonlar da evrim modelince kabul edilebilir. Ancak bu, temel evrim kavramının doğal bir tahmini değildir. Yukarıdaki listede yer alan evrimci “tahminlere” doğada gerçekten rastlansaydı, bunlar evrim modelinin güçlü kanıtları olarak büyük bir coşkuyla sergileneceklerdi. Bu gerçek, yukarıdakilerin evrimin temel tahminleri olduğunu doğrulamaktadır.

Yukarıdaki tahminler, iki modeli karşılaştırmada ele alınabilecek konular hakkında yalnızca fikir vermektedirler. Bunlardan bazıları ileride ayrıntılı olarak ele alınacaktır. Şimdilik, yaratılış modelinin tahminlerinin yaratılışçılarca doğada gözlenen olgulara evrim modelininkinden daha iyi uyduğunun benimsendiğini söyleyebiliriz. Evrimciler veriler açıklamak zorundadır, yaratılışçılar ise bu verileri tahmin etmiştir.

Yaratılış Modelinin Öğretilmesinin Yararları

Yaratılış modelinin evrim modeliyle birlikte incelenmesinin hem öğrenci, hem de öğretmen açısından büyük yararları vardır. Böyle akla uygun ve yararlı bir önerinin birçok bilim adamı ve öğretmence kabul edilmemesi şaşırtıcı ve üzücüdür.

Yararların bazıları aşağıda sıralanmıştır:

1. Bu iki önemli modelin karşılaştırılmasıyla, öğrencinin derinlemesine düşünebilmesi sağlanmış olacaktır.
2. Yaratılış modeli, çocuğun doğal düşünceleri ve günlük deneyimleriyle uyum içindedir ve böylece zihinsel sağlığı için yararlı olmaktadır. Çocuk, bir evin bir ustayı, bir saatin de bir saatçiyi gerektirdiğini, gerçeğe dair deneyimlerinden çıkarmaktadır. Örneğin, insan bedeninin ya da bir orman ekolojisinin karmaşık yapısını incelediği zaman, bütün bunların gelişigüzel olaylar ve rastlantıların eseri olduğunun kendisine söylenmesi, ona çok garip gelmektedir.
3. Bilimsel buluşların en zevkli tarafı, doğanın yapısındaki ve oluşumlarındaki güzelliği ve düzenliliği görmektir. Özellikle, Newton ve Kepler gibi büyük bilim adamlarının5 da onayladıkları gibi bilim ancak “Tanrı’nın düşündüklerini düşünür.” Bu da çocukta bilime karşı sevgi ve tutkuyu her şeyden daha fazla geliştirecektir.
4. Sorumluluk duygusunun gelişmesi, azimli olmak, dürüstlük ve başkalarını düşünmek için, hesap verilecek bir Yaratıcının varolduğunu bilmekten daha büyük bir itici güç yoktur. Bu hem öğrenci, hem de öğretmen için geçerlidir.
Devlet okullarında, vergi ödeyenlerin her iki düşünce tarzını da benimsemiş çocukları okuduğundan, hem evrim hem yaratılış olabildiğince eşit biçimde öğretilmelidir. Kimi insanlar sadece evrimin öğretilmesini istiyorlarsa, bu amaçla kendi özel okullarını kurmalıdırlar.

Aynı şekilde, birçok Hıristiyan okulunun esas amacı, kökenlerin gerçek bir öğretisi olarak yaratılışı öğretmektir ve kurulmalarının amacı budur. Ancak bu, böyle okullarda öğrencilere evrimle ilgili eğitim verilmemesi anlamına gelmez. Evrimci felsefenin egemen olduğu bir dünyada yaşadıklarından, evrimsel kavramlarla ve evrimin varsayılan kanıtlarıyla tanıştırılmaları gerekir. Aynı zamanda bu kavramlardaki ve kanıtlardaki yanlışlıklardan ve yaratılışçılığın temelinden de bilgilendirilmeleri gerekir.

Bu hedeflere varmanın herhalde en etkin yolu, kökenlerin bu iki modelini öncelikle tümüyle bilimsel bir yöntemle değerlendirmek ve devlet okulu için önerilen yöntemi Hıristiyan okulunda da uygulamaktır. Özel Hıristiyan okullarındaki öğrencilerin birçoğu, nakilden önce devlet okullarında edindikleri deneyimler nedeniyle, evrimci düşünceyle aşılanmış olacaklardır. Bu öğrencilerin öncelikle evrimin “bilimsel”, yaratılışın “dinsel” olduğu düşüncesinden arındırılmaları gerekir. Bunun en iyi yolu, yaratılış modeli ile evrim modelinin adım adım kıyaslanarak bilimsel yaratılışçılığın yansıtılmasıdır.

Bundan dolayı, bu kitabın bundan sonraki altı bölümü, kökenlerin bu iki modeli üzerinde, Kutsal Kitap ya da başka din kitaplarına başvurmaksızın, tamamen bilimsel olarak duracaktır. Yaratılışçılık modelinin evrim modeline göre her bakımdan üstün olduğu görülecektir.

Kitabın son bölümünde ise, genel yaratılışçılık modeli, Kutsal Kitap anlatımıyla daha açık bir biçimde tanımlanmaktadır. Kökenlerin ve gelişimin bütün soruları bu bölümde Kutsal Kitap ve Tanrıbilim açısından yanıtlanmakta ve öğrenci, Yaratıcısı ve Kurtarıcısı Rab İsa Mesih’te odaklanan anlaşılır, uyumlu ve tatmin edici bir dünya görüşüne yönlendirilmektedir.

Bu sıranın, bilimsel verilerin Kutsal Kitap’ın öğretilerinden daha güvenilir olduğu düşüncesiyle uygulanmadığının vurgulanması gerekir. Aksine, Kutsal Kitap tamamen yetkili ve açık olduğu için, doğru yorumlanan bilimsel olgular Kutsal Kitap’ın tanıklığıyla uyum içindedirler. Bilimsel gerçekleri, yaratılışçı modellerine uydurmak üzere çarpıtanlar yaratılışçılar değildir. Evrime olan inançlarını haklı göstermeye çabalarken, evrimsel yaklaşımın bilimsel yanlışlarını ve çelişkilerini açıklamak için, evrimin temel kavramını devamlı değiştirip genişletenler evrimcilerdir.

Din Olarak Evrim

Evrim bilimsel olarak kanıtlanmadığından ve asla sınanamayacağından sonuçta, bir inanç olarak kabul edilmelidir. Sınanabilir olduğu tahmin edilen mikro evrim denilen şey ya da değişim bile şu ana kadar yukarı doğru bir eğilim gösterememiş ve sınavı geçememiştir. Evrimin işleyişi, hala bir sırdan ibarettir.

Birçok evrimci, yaratılışçılığı (hatta bilimsel yaratılışçılığı), Kutsal Kitap “tutuculuğunun” temel inançlarından biri olması nedeniyle dinsel olarak adlandırmakta oldukça iddialıdır. Elbette ki, Kutsal Kitap’a dayalı dinler (Protestanlık, Katoliklik, Yahudilik ve hatta İslam) tek tanrılı ve dolayısıyla yaratılışçıdır.

Çok tanrılı, hümanist ya da ateist dinlerin bir tür evrim şekline dayanması da bir gerçektir. Dolayısıyla, evrime inananlar sadece ateistler ve hümanistler değildir; Budistler, Konfüçyüsçüler, Taocular, Hindular ve animistler de evrime inanır; Marksistleri, Nazileri ve hatta ismen tektanrılı sayılan liberalleri belirtmeye gerek yoktur.

Hem yaratılışçılık hem de evrimcilik önemli dinsel, ahlaksal ve toplumsal etkilere sahipse de, bilimsel verilerin etkileşmesi ve öngörülmesi amacıyla da kullanılabilirler. Bundan sonraki altı bölüm, bu amacı yaratılış modelinin evrim modelinden daha iyi gerçekleştirdiğini gösterecektir. Sorunlar hala vardır ve bunları çözümlemek için daha fazla araştırma yapılması gerekir, ancak evrim modelinin sorunları çok daha ciddi boyutlardadır.

Bu nedenle, okulda aşılanmış oldukları evrimciliğe ve organize entelektüalizm içersinde karşılaştıkları evrimci gözdağlarına karşın yaratılışçı olan binlerce yetenekli bilim adamı bulunmaktadır. Gerçek şu ki, yaratılışçılık evrimcilikten daha bilimsel, evrimcilik yaratılışçılıktan daha dinseldir.

Dinin Kökeni

Bu bölümde din konusunu dinsel açıdan değil, tamamen bilimsel açıdan tartışmak istiyoruz. Kutsal Kitap’tan ya da dinsel kuramlardan aktarmalar yapmayacağımız gibi, herhangi bir dini de savunmayacağız. Bununla birlikte, insan kökenini yansız olarak saptamak için, insan doğasını olduğu gibi ortaya koymaya çalışacağız.

Şu bir gerçek ki, insanın hayvanlardan farklı olarak; etik,ahlâkî, estetik, idealist ve dinsel kavramları vardır. Bunları ya evrim yoluyla ya da doğrudan yaratılışla kazanmıştır. Bu, fen biliminin ortaya koyması gereken nesnel bir gerçektir. Eğitim süreci de bunu yansıtır. Öğretmenler, öğrencilerine bazı ahlâkî değerleri iletmek isterler. Bu istek, öğrencilerin, ahlâkî yapılarının olduğunu varsayar. Bir öğretmen, öğrencilerinin ahlakı anlayabilme ve yaşamlarına uygulayabilme doğasına sahip oldukları gerçeğini önemsemeden, anlamlı ve uygun değerleri nasıl anlatacaktır?

Din terimini, tüm etikahlâkî değerleri ve temel anlamları içine alan çok geniş bir anlamda kullanıyoruz. Bu açıdan, gerçekte evrim de ateizm de dinsel inanç sistemleridir. Yaratılışçıların, evrimin okullardaki yoğunlaştırılmış eğitimine karşı çıkmalarının temel nedeni, evrimcilerin ahlâk sistemlerini kesin doğrular şeklinde gençlere sunmalarının, onları özel bir din doğrultusunda şartlandırmak anlamına gelmesidir.

Evrimin, temelde bir din olduğu, Amerika Hümanist Derneği tarafından resmi olarak onaylanmıştır.

“Hümanizm, insanın kaderini kendisinin belirlediği bir inançtır. Bu yapıcı bir felsefe, tanrısız bir din ve bir yaşam yoludur... Amerika Hümanist Derneği, 1940’lı yıllarda, İllinois’te, eğitim ve dinsel çabalar için kurulmuş, kar amacı gütmeyen, vergiden muaf bir dernektir.”6

Kitapçıkta, Julian Huxley, H. J. Muller, Hudson Hoagland ve diğer birçok ünlü evrimci, bu derneğin üyesi olarak tanıtılmaktadır. Kurucular listesinde, John Dewey’nin adı geçmektedir. O, halk eğitimiyle ilgili modern felsefeden, herkesten daha çok sorumludur.

Amerika Hümanist Derneği’nin tanıtım kitapçığında Julian Huxley, şöyle demektedir:

“Ben ‘hümanist’ kelimesini, insanın vücudu, aklı ve ruhunun doğaüstü bir güç tarafından yaratılmadığını, bunların, evrimle ortaya çıkmış bir bitki ya da bir hayvan gibi doğal bir varlık olduğunu kabul eden bir kimsenin inancı olarak kullanıyorum. Bu insan, bazı doğaüstü varlık ya da varlıkların denetimi ve koruması altında değildir, kendine ait gücü ve iradesi vardır.”7

Julian Huxley, John Dewey ve başkaları da istiyorlarsa, böyle bir inanca sahip olabilirler. Buna, kimsenin bir diyeceği olamaz, ama, böyle bir inancı, “bilim” adı altında sunarak, gençleri belli bir yönde şartlandırmaya kimsenin hakkı yoktur.Gerçi yaratılış da inanca dayanmaktadır. Ancak yaratılış modeli, bilimsel veriler için en az evrim modeli kadar etkin bir çerçeve sağlar.

Birçok öğretmen, ABD Yüksek Mahkemesinin, halk okullarında yaratılış öğretilmesini yasakladığı biçiminde yanlış bir kanıya sahiptir. Aslında, mahkeme, yaratılış görüşünün tek yanlı olarak sunulmasını yasaklamıştır ve yaratılışçılar bu kuralı içtenlikle desteklerler. Gerçek şu ki, bu kural, yaratılışa uygulandığı biçimde eşit olarak, evrime de uygulanır.

Hakim Abe Fortas’ın konuyu hukuksal açıdan değerlendirişi şöyledir:
“Demokrasimizdeki eyaletsel ve federal hükümet... dinsel teorinin görüşleri karşısında yansız olmalıdır... Bir dinsel teoriyi diğerine karşı koruyucu ve teşvik edici duruma düşmemelidir.”8

Böylece, evrim öğretilecekse, yaratılış da öğretilmelidir. Ayrıca ikisi eşit olarak değerlendirilmelidir. Birisi diğerine karşı desteklenmemelidir. İki modelin, karşılaştırmalı temellere dayanarak, bilimsel kanıtlarla sunulması ve tanımlanmasının en iyi ve en adil yol olduğuna inanıyoruz. Dolayısıyla, böyle hareket edilmesini öneriyoruz. Bu kitap, daha çok, öğretmenlere yaratılış modelini destekleyen kanıtlar vermek için hazırlanmıştır.

Öğretmenlere de, evrim modeli öğretilmiştir. Okul kitaplarında da, evrim büyük ilgi görmektedir. Elinizdeki kitap iki model arasında eşitliği sağlamak amacıyla yazılmıştır.

Dinin bazı ilkelerini tanımak, insan doğasının bir gereğidir (özellikle çocuklarda). Bu dinsel yapının, doğaüstü bir gücün denetiminde olmadığı iddia edilse de, bu böyledir. Karşımıza çıkan soru bu olguyla ilgilidir. İnsanın dinsel doğasının kaynağı nedir?

Bu konuda da yaratılış ve evrim modellerinin konuya bakış açılarını gözler önüne sermeye çalışacağız. Önce evrim modelinin açıklamalarını ele alalım. Evrim, insanın ahlâkî doğasını nasıl açıklayacaktır? Bir evrimci olan Dewey, bu konuda şunları söyler:

“İnsanın kendisinden ve toplum oluşturmasından önce varolan kozmik süreçle, ahlaki süreç arasında büyük bir ayrım bulunduğundan şüphe yoktur. Ancak bildiğim kadarıyla, tüm bu ayrımlar, kozmik süreç ve güçlerin insanda bilinç düzeyine yükseldiği olgusuyla ilgilidir. Yani, hayvandaki değişime yatkınlık, insandaki bilinçli öngörü olmuştur. Hayvandaki deneme ve yanılma yoluyla bilinçsiz uyum ve canlı kalma, insandaki bilinçli düşünce ve deneye dönüşmüştür. Bilinçsizlikten bilince geçişin oldukça önemli olduğu açıktır. Ahlaki olanla olmayan arasındaki fark bu geçişle ilgilidir.”9

Yukarıdaki sözleri okuyan biri, bu parlak ifadelerin etkisi altında kalacaktır.

Ancak ileri sürülen kanıt ve yorumların, varılan sonuçları desteklediği söylenemez. Hayvandaki bilinçsiz içgüdü, insandaki bilinçli öngörü durumuna nasıl dönüşmüştür? “Deneme ve yanılma” yöntemi, bilinçsiz uyumu bilinçli düşünceye nasıl dönüştürmüştür? Bu sorular çözüme kavuşmamıştır.

Burada korkunç bir boşluk vardır ve ileri sürülen nedenlerin, sonuçları ortaya çıkarması olanaksız görünmektedir. Bununla birlikte, bu, Dewey’nin düşüncesi ve üzerine kurulmuş olan eğitim felsefesinin, yarım yüzyıldan daha uzun süredir, devlet okullarında çok derin etkileri olmuştur.Onun yaklaşımı, tümüyle, Darwin teorisinin insanın ahlaki davranışlarına uyarlanması olarak görünmektedir.

“Dewey, Darwin düşüncelerini sistematik olarak ilk kullanan eğitim felsefecisidir.”10

Evrimciler arasındaki diğer bir konu da şudur: Madem evrim, insanda bilincin yanı sıra bütün ahlâkî değerleri ve evrim olayını anlayacak zekâyı ortaya çıkarmıştır, öyleyse biz şimdi, gelecekte gerçekleşecek tüm evrim olaylarını doğru olarak tasarlayıp yönetebiliriz.

Amerika’nın önde gelen evrimci genetikçilerinden H. J. Muller bu konuda şöyle der:

“Ortak kullandığımız ve uyguladığımız eşsiz ileriyi görme yeteneğiyle, durumumuzun güvenceye alınması ve daha iyi hale getirilmesinde, kör doğanın yanlış adımlarından, zalimliklerinden, gittikçe artan bir şekilde korunabilir, kendi doğamızı değiştirebilir ve kendi değerlerimizi daha üst düzeye çıkarabiliriz.”11

Hudson Hoagland da Amerika Bilim ve Sanat Akademisi başkanlığını yaptığı zaman benzer şeyler söylemiştir:

“İnsanın, hayvanlara kıyasla eşsizliği, kendi evrimini denetleme ve yönlendirme yeteneğinden gelmektedir. Bilim de onun, bu yolla elde ettiği en güçlü araçtır. Biz, biyolojik ve kültürel evrimlerin ürünüyüz. Tüm diğer bitki ve hayvanları ortaya çıkaran doğal seçilimin bir sonucuyuz. Evrimin ikinci türü psikososyal ya da kültürel evrimdir. Bu kültürel evrim türü sadece insana özgü olup tarihi çok yenidir. Böyle bir kültür, yaklaşık bir milyon yıl önce bizim araç yapan hominid atamızla başlamıştır.”12

İnsanın, gelecekte evrimini kendisinin denetleyebileceği inancı, evrimin bir din olduğunun diğer bir kanıtıdır. Hattâ genetikçi ve biyokimyacıların, genetik mekanizmaları, böyle şeyleri yapabilecek kadar anlayacaklarını varsaysak bile, bir sonuç elde edilirken, bir sürü ahlaki değerlendirmenin yapılması gerekecektir. Genelde, gelecekte bir bireyin istenen özellikleri ya da evrimin gelecekteki seyri hakkında verilecek her karar, ahlâkî değerlere ait felsefe sistemiyle yakından ilgili olacaktır. Buysa, gerçekte sorunun dinî olarak değerlendirilmesidir.

Ancak rastlantısal ve ahlaki değerlere sahip olmayan bir evrim süreci, böyle tasarımlar ve değerlendirmeler yapabilen, kişisel bilinç ve ilkelere sahip, karmaşık yapıda bir insanı nasıl ortaya çıkaracaktır? Bir doğa bilimci olmaktan çok, bir sosyal bilimci olan Hoagland bu konuda şunları söyler:
“İnsan ve onun davranışları, tümüyle rastlantısal mutasyonlar ve doğal seçilim yoluyla ortaya çıkan evrimin ürünüdürler. Amaçsız doğal seçilim, amaçlı insan davranışlarını yaratmıştır. Bu davranışları edinen insan da, amaçlı bilgisayar işlemlerini ortaya çıkarmıştır.”13

Bazıları buna inanabilir. Ancak, bunun bilimsel olduğunu söyleyebilir mi? Bu, neden - sonuç bağlantısı kurulmuş bir bilim mi, yoksa bir büyücülük inancı mıdır? Bir kimse, atları, arzuların yarattığına inanmak ve gelişigüzel hareket eden parçacıkların zamanla, bilinçli, heyecanlı, istekli, ahlâklı, dindar davranışları ortaya çıkardığını kabul etmek isterse, böyle bir inanış, imanın bir koşulu olarak kabul edilebilir. Ancak hiç kimse, böyle hayalî şeyleri, bilim adı altında gençlere okutmak ve beyinlerini bu görüşlerle yıkamak hakkına sahip değildir.

İnsanın ahlâkî ve dinsel doğası, Hoagland ve Dewey’nin yaptığı gibi anlamsız ve basmakalıp sözlerle açıklanırsa, evrim modeli tam bir karışıklık içinde demektir. Yukarıda görüşleri aktarılan kişiler de, psikososyal evrim alanının önde gelen uzmanlarındandır.

Peki ya yaratılış modeli? Yaratılış modeli, insan da dahil tüm varlıkların, sonsuz güç ve bilim sahibi, kişisel, amaçlı ve ahlaklı bir Yaratıcı tarafından yaratıldığını kabul eder. Evrim modelinden farklı olarak, yaratılış modeli, bilimsel bir yasa olan neden-sonuç yasasına inanır. Yaratıcı İlk Nedendir ve insanı zeki, ahlâklı, amacı ve inanma ihtiyacı olan bir varlık olarak yaratmıştır. Yaratılış modeli, gözlenebilen tüm olgularla tam bir uyum içindedir. Olguları, dolaysızca ve şüphe ya da utanç duymaksızın açıklayabilmektedir....


1Rene Dubos: “Humanistic Biology,” American Scientist, Vol. 53 (March 1965), s. 6.

2Theodosius Dobzhansky, “Changing Man,” Science, Vol. 155 (January 27, 1967), s. 409.

3Julian Huxley, What is Science?’ın 8. bölüm olan “Evolution and Genetics,” Ed. J.R. Newman, (New York: Simon and Schuster, 1955). s. 272.

4Fransisco J. Ayala, “Biology as an Autonomous Science,” American Scientist, Vol. 56 (Sonbahar, 1968), s. 216.

5Modern bilimin kurucularının çoğunun (Newton, Bacon, Kepler, Galileo, Boyle, Pascal, Faraday, Pasteur, Maxwell, Ray Cuvier, Lennaeus, Agassiz vs.) yaşadıkları dönemin evrimsel düşüncelerini bilmelerine rağmen, yaratılış yanlısı olmaları anlamlıdır.

6Membership Brochure (San Jose, California) “What is Humanism?” Humanist Community of San Jose (San Jose, Kaliforniya’daki Hümanist Topluluğunun “Hümanizm Nedir?” adı verilen üyelik broşürü).

7Aynı eser.

8Abe Fortas’ın, Evrime karşı Arkansas’daki bir kanunu iptal ettirirkenki yorumu.

9John Dewey “Evolution and Ethics,” The Monist, Vol. VIII (1897 - 1901), bulunduğu yayın: The Scientific Monthly, Vol. 78 (February, 1954), s. 66.

10Christian O. Weber, Basic Philosophies of Education (New York: Rinehart Publ., 1960), s. 252.

11H. J. Muller, “Human Values in Relation to Evolution,” Science, Vol. 127, (March 21, 1958), s. 629.

12Hudson Hoagland, “Science and the New Humanism,” Science, Vol. 143 (January 10, 1964), s. 111.

13Aynı eser, s. 113.

Köken Modelleri'nin okullarda Evrim Teorisi ile beraber okutulmasının yararlarının analizi

Köken Modelleri'nin okullarda Evrim Teorisi ile beraber okutulmasının yararlarının analizi

FORUMA ÜYE OLUN! / HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM / Köken Modelleri'nin okullarda Evrim Teorisi ile beraber okutulmasının yararlarının analizi

Köken Modelleri'nin okullarda Evrim Teorisi ile beraber okutulmasının yararlarının analizi konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olunuz.

 






Köken Modelleri'nin okullarda Evrim Teorisi ile beraber okutulmasının yararlarının analizi konusuna benzer konular;

Evrim Teorisi ve Hıristiyanlık Sevgili arkadaşlar, evrim teorisi hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce hıristiyanlık ile ne kadar bağdaşmakta veya bağdaşmamaktadır? Bu konuda bilgisi olan bir arkadaş cevap verirse çok sevinirim. Yönetim Notu: TEMEL KAVRAMLAR >> EVRİM TEORİSİ diye bir bölümümüz bulunmaktadır. Oradaki materyalleri inceleyebilirsiniz.


Evrim Teorisi Okullarda Öğretilmeli mi? (Mehmet Yılmaz) Mehmet Yılmaz on Mar 15, 2009 http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/03/20090314_derin_dusunce_org_evrim_teorisi_darwin_okul_egitim_mufredat.jpg Fransa Millet Meclisi’nin Ermeni Soykırımı oylaması yaptığı günlerde fikrimi soran fransız arkadaşlarıma şöyle diyordum: “Yarın da yerçekimini iptal edin ki hepimiz uçalım!” Bilimde de demokrasi olmaz. Bilimsel gerçekler parmak kaldırmak suretiyle değiştirilemez. Evrim yanlısı veya karşıtı insanların azlığı veya çokluğu ne evrimcilik fikrine güç katar ne de onu zayıflatır. Galileo “Dünya yine de dönüyor” derken belki yalnızdı ama haklıydı. GERÇEK var olmak için bilinmeye muhtaç değildir.


Evrim teorisi çöktü mü? Evrim teorisi çöktü mü? Evrim teorisi konusunda yıllardan beri devam eden tartışmalarda dün yeni bir sayfa açıldı. Evrim teorisi konusunda yıllardan beri devam eden tartışmalarda dün yeni bir sayfa açıldı. Dünyaca ünlü bilim adamları son yıllarda fosiller üzerinde yapılan incelemenin teorinin şimdiki halini zayıflattığını açıkladı. Evrim teorisine göre modern insan, 3 aşamadan geçerek günümüze ulaştı. Milyonlarca yıl öncesinde modern insanın ilk atasına Homo Hibilis adı verildi. Ardından Homo Erektus geldi. Ve son olarak insanın şu anki haline ulaştığı Homo Sapiens türü yaşamaya başladı. Ancak bu sıralama dün bilim adamları tarafından yapılan açıklamayla darbe yedi. Amerikalı paleantrolog Maeve Leakey AP ajansına yaptığı açıklamada �Normalde farklı dönemlerde yaşamış olması...


Evrim Teorisi ve Dinazorlar Peki Dinazor ve evrime ne diyeceksiniz? A. Bu konuda ayrıca birkaç kitap okuyabilirsiniz: Evolution The Fossils Say No! Yazar: Duane T. Gish (Creation Life Publishers, San Diego), ve Man's Origin, Man's Destiny Yazar: A. E. Wilder-Smith. Bethany House Publishers, (Minneapolis, Minn.). Bu iki kitapta size çok büyük yardımda bulunacakır. B. Eğer evrim doğruysa (değil ama öyle varsayalım), bu Tanrı’nın olmayacağı anlamına mı gelir? Tanrı’nın evrimi kullanarak bizi bugün ki halimize getirmediğini nereden biliyorsunuz? (Evrimin doğru olduğunu öğretmiyorum, ne de Tanrı’nın evrim ile insanı yarattığını söylemiyorum: Bunun ismine Theistik evrim denir ki ona da inanmıyorum, sadece nedenleri sorguluyorum) Eğer evrime inanırsan, bu senin günahkar olmadığın anlamına mı gelir? Tanrı...


Evrim Teorisi Üzerinde Şüphe Evrim teorisi üzerinde şüphe http://home.planet.nl/%7Egkorthof/images/nationalgeographic_nov2004.jpg Yeni bir uluslararası araştırmanın sonuçları, modern dünyada insanlar dahil tüm memelilerin dinozorların soylarının tükenmesinin hemen ardından ortaya çıktığı yönündeki evrim teorisi üzerinde şüphe doğurdu. BBC TÜRKÇE Güncelleme: 09:56 TSİ 29 Mart 2007 Perşembe LONDRA - Bugüne kadar, yeryüzünde en baskın tür olan memelilerin, bundan 65 milyon yıl önce dinozorların yok olmasının ardından ortaya çıkıp geliştiklerine inanılırdı. Bir anlamda, bir gök cisminin yeryüzüne çarpmasıyla dinozor türünün tükenmesi, memelilerin mağaralardan, çalılardan çıkarak yeryüzünde hâkimiyet kurmasına neden oldu görüşü kabul görmekteydi. Ancak bu yeni çalışma, bugün dünyada yaşamakta olan memelilerin...








HRİSTİYANFORUM @ YOUTUBE
Altyazılı videolarda Türkçe altyazıyı görebilmek için videonun alt satırındaki CC tuşuna basınız





HRİSTİYAN OLMAK
nasıl hristiyan olunur Nasıl Hristiyan Olunur? Hristiyan olmak için neler yapmalısınız? sorularına cevaplar için...

HRİSTİYAN GAZETE
hristiyanlık Tüm mezheplerden, tüm etnik kökenlerden, tüm teolojilerden hristiyanlar için haberler, tanıtımlar, duyurular ve arşiv.

HRİSTİYANLIK ARAMA MOTORU
hristiyanlık Tüm mezheplerden, tüm teolojilerden hristiyanlık hakkında makaleler, kitaplar içinde araştırmalar için arama motoru...

İNCİL
incil Tüm Türkçe İncil çevirilerini dipnotlarıyla beraber okuyabilmek ve dinleyebilmek için...

İNCİL .TV
incil Tüm mezheplerden, tüm kiliselerden filmler izlemek için...

Türkçe olarak, Türkiye Hristiyanlık İncil Yahşuah YHVH Tanrı Allah Üçlü Birlik Kuran Muhammed İslamiyet RAB İsa Mesih Hristiyan Katoliklik Ortodoksluk Protestanlık Kutsal Kitap Meryem Ana Kilise Baba Oğul Kutsal Ruh vaftiz iman dua ibadet inanç ruhsal papaz rahip peder papa patrik pastör presbiter katolik ortodoks protestan anglikan luteryen presbiteryen Hristiyan olmak, Türkler, Kürtler, Süryaniler, Asuriler, Keldaniler, Rumlar, Ermeniler, Hristiyanlık ve İncil ile ilgilenenler için bilgiler, chat, sohbet, bedava incil

hristiyan forumincilrab isa mesihhristiyan türkhristiyanlık ve islamiyethristiyanlık ve islamiyethristiyan forumhıristiyanlıkhristiyanlıkincilrab isa mesihhristiyan forumturkish christiansturkish christiansturkish christiansturkish christiansincilhıristiyanlıkrab isa mesih

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
K A P K A N