Facebook, MSN, Twitter 'ın Psikolojik/Ruhsal Zararları

hristiyanlık incil isa mesih tevrat zebur | HRİSTİYAN FORUM  > Temel Kavramlar > Facebook : Facebook, MSN, Twitter 'ın Psikolojik/Ruhsal Zararları


HRİSTİYAN FORUM'A ÜYE OLUN! Hristiyan üyelerle sohbet etmek, etkinlik duyurularından haberdar olmak, forumda yazışabilmek için sitemize üye olmanız gerekmektedir.



HRİSTİYAN FORUM GİRİŞ
(Kullanıcı adınız)
(Şifreniz)





Bu konuya cevap yazmak için buraya tıklayınız
 
 

hristiyanlık
admin1 Ken Block

Facebook, MSN, Twitter 'ın Psikolojik/Ruhsal Zararları


Sınıf arkadaşı, okul arkadaşı, mahalle arkadaşı, ev arkadaşı, asker arkadaşı... Bu arkadaşlıkların listesini eskiden uzatmak mümkündü. Ama artık değil, çünkü gençler şimdi yüz yüze iletişim kurmaktan kaçıyor. Sanal alemdeki arkadaşlıklar daha çok tercih ediliyor. Facebook, MSN, Twitter ve Myspace arkadaşlığı ya da kardeşliği aldı başını gidiyor. Ancak uzmanlar, bu durumun gençleri yalnızlaştırdığını, ekran bağımlısı yaptığını ve ruhsal hastalıklara daha açık hale getirdiğini söylüyor.

'Çocuğum, tanımadığın kişilerle konuşma!'

'Yine spora gitmek zorundayım, 'Anneme çok kızgınım', 'Kola içiyorum ama size yok', 'Tatilde çok sıkıldım, nette olmayı özledim', 'Ayağım şişti, evde yatıyorum', 'Yarın 14'te nette buluşalım mı?' vs... Anlaşıldığı üzere çocuklar ve gençler artık yüz yüze iletişim kurmaktan kaçıyor. Ekrandan ekrana yazışarak, hiç tanımadığı kişileri listelerine ekleyerek dertlerini paylaşıyorlar. Hatta tanımadıkları insanların fotoğraflarına bakmaktan ve video altında sohbet etmekten fazlaca hoşlanıyorlar. Teknoloji sosyal ilişkileri hızla değiştiriyor. Artık çocukların ne mahalle arkadaşı ne okul arkadaşı ne de takım arkadaşı kaldı, gençler asker arkadaşlarını bile tanımıyor. Her ne kadar anneler hâlâ 'Çocuğum, tanımadığın kişiyle konuşma!' dese de bu uyarı bilgisayar başında geçerli sayılmıyor. Bütün zamanını sanal arkadaşları ile geçiren gençler arasında bir facebook, twitter ve myspace kardeşliği aldı başını gidiyor.
'Sosyalleşme' adı altında hayatımıza girmeye çalışan bu sitelerde, üyeler kendi profillerini oluşturup, kişisel ve özel bilgilerini bu platformdan paylaşma imkanı buluyor. Profilinizde sadece kişisel bilgilerinizi paylaşmıyorsunuz. Diğer üyelerle ilişkilerinizi şekillendiren asıl unsur beğeni ve düşünceleriniz. Birbirinizi tanımamış olmanız ise bir avantaj sanki. Bir araya gelerek sevinçlerin, dertlerin, düşüncelerin paylaşıldığı uzun sohbetler, bilgisayar aracılığıyla kurulan cansız diyaloglara dönüşmüş durumda.
Psikologlara göre bu durum çocuk ve gençlerin yalnızlaşmasına, ekran bağımlılığı yapmasına ve ruhsal hastalıklara daha açık hale gelmesine neden oluyor. Üstelik facebook ve twitter gibi sitelerde hiç tanımadıkları, hatta yazışmadıkları kişileri arkadaş listelerine ekleyip 'benim arkadaşım çok' algısı sanki bir üstünlük göstergesi gibi sunuluyor. Diğer yandan ise çocukların fiziksel ve ahlakî gelişimi için insanlarla iç içe olması gerekiyor. Aksi halde dışarı çıktığında kendini ifade etmekte zorlanıyor ve kimsenin kendini anlamadığını düşünüyor. Hayata açılan tek penceresi bilgisayar monitörü olan genç, 'gerçek' insan yüzlerine karşı yabanileşiyor, çünkü sanal arkadaşlıklar sahici ilişkiler kurmaktan çok uzak. Kişi listesi ne kadar kabarık olursa olsun o insanların hiçbiriyle yüz yüze iletişim kurmadığı için sıkıntılı anında dertleşecek kimse bulamıyor. Sonuçları depresyona kadar gidiyor.
Yalan söylemek cazip geliyor
Peki bu kadar olumsuz yanı olan arkadaşlık siteleri gençlere neden cazip geliyor? Sanal ortamda sohbetin en belirgin özelliği 'yalan söylemek'. Gençler kendilerini karşılarındaki kişiye olduğundan daha farklı gösterme ihtiyacı hissediyor. Hangi yaşta, cinsiyette ya da meslekte olmak istiyorsa kendisini o şekilde tanıtabiliyor. Kendisinden yaşça büyük biriyle sohbet edecekse yaşını büyütebiliyor ya da tam tersi şekilde küçültebiliyor. Karşınızdaki kişi de aynı şekilde kendisini nasıl tanıtmak istiyorsa öyle tanıtıyor. Ayrıca 'beni görün, benden haberdar olun' duygusu ile fark edilmek ve ilgi görmek istiyorlar.
İnternet, çocuğu suça teşvik eder
Çocuklar ve gençler insan ilişkilerinde yeterince tecrübeye sahip olmadıkları için çok kolay kandırılabiliyorlar. 'Arkadaşımın arkadaşı benim de arkadaşımdır.' mantığı ile hareket eden gençler uyuşturucu, fuhuş, cinayet, kişilik haklarına tecavüz gibi suçlara internetle bulaşabiliyor. Bunlar direkt internet üzerinden gerçekleşmese de bir buluşma neticesinde güven telkin edilerek gencecik beyinler suça yönelebiliyor.
Çocuğu internetten nasıl uzaklaştırmalı?
Çocukları internet arkadaşlığından uzaklaştırmada en büyük iş yine ailelere düşüyor. Bir anne ve baba en az çocuğu kadar bilgisayar kullanmasını bilmeli ki, çocuğunu bilgisayar ortamında nelerin beklediğinin farkında olması gerekiyor. Bilgisayarlar çocukların yatak odalarına değil herkesin kullanımına açık salon gibi mekanlara konulmalı. Ayrıca aileler internet arkadaşlığı yerine çocuklarına daha güzel aktiviteler vaat etmeli. Çocuğu takip etmek her an mümkün olmadığı için de bilgisayarlara aile koruma filtrelerinin muhakkak yüklenmesi gerekiyor.
İnternette dikkat edilmesi gerekenler
- Bilinmeyen kişiler arkadaş olarak kabul edilmemeli.
- Tanımadığınız kişi durduk yerde tuhaf isteklerde bulunur ya da sözü döndürüp dolaştırıp belli bir amaca getirirse şüphelenmek gerekir.
- Msn veya kameralı sohbette video görüntüsü vermeyin, şantaj olarak kullanılabiliyor.
- Yazışırken hiçbir şekilde küfür ve hakaret içeren sözcükler yazmayın, aleyhinize açılan bir davada delil olarak kullanılabilir.
- Girdiğiniz sitenin domain adının kime ait olduğu ve ödemesini kimin yaptığının bilinmesi gerekir. Gizli veyahut kime ait olduğu belli olmayan siteler tehlike oluşturur.

Çocuklar ve gençler kolay kandırılıyor

Av. Kemal Şener (Bilişim suçları avukatı): Sanal âlemde profil olarak gösterdiğiniz bilgilerin doğruluk payı yüksek değil. Gençler yeterli tecrübeye sahip olmadıkları için kolay kandırılabiliyor. Fuhuşa teşvik ve kötü yönde istismar yapılabiliyor. Uyuşturucu direkt internetten pazarlanmıyor ama bu siteler buna zemin hazırlıyor. Sanal âlemde en çok kişilik haklarına tecavüz suçları işleniyor. Kişilerin resimleri fotomontajlanarak özel bilgileri yayılıyor ve kişilerin sanal âlemdeki saygınlığı azaltılıyor. Bütün bunlar bilişim suçlarına giriyor. Bu suçu işleyenler IP denilen internet bağlantı numarası ve protokol numarası ile bulunabiliyor. Fakat internet kafeden bağlandıysa veya yurt dışındaki bir sitenin üzerinden internete girildiyse bu kişileri bulmak zor.
Ekranı kapat, hayatı aç

Prof. Dr. Kemal Sayar (Psikiyatrist): İnternet âleminde gençler olmak istedikleri, hayallerindeki kişilere bürünüyor. Dolayısıyla buradan yapılan muhabbetin büyük bir kısmı yalan üzerine kurulu. Buradaki bağlar sahici olmuyor ama incittiği zaman da çok incitebiliyor. Bir hastam, sanal bir topluluk kendisiyle 'ezik' diye dalga geçtiği için intihar girişiminde bulunmuştu. Bütün bilgisayar teknolojileri ve televizyonun insanları yalnızlaştırdığı, sosyal bağları kopardığı ve ruhsal hastalıklara daha açık bir hale getirdiği birçok bilimsel araştırma ile ispatlanmış durumda. Ben bütün hastalarıma 'ekranı kapat, hayatı aç' önerisinde bulunuyorum.
Toplumla iç içe olmak şart

Orhan Güneş (Psikolog): Her şeyi ihmal edecek kadar sanal arkadaşlıklara yönelmişsek internet artık bize zarar verici hale gelmiştir. Çocuğun fiziksel ve ahlaksal gelişimi için insanlarla iç içe olması gerekiyor. Ama çocuk bu gelişimi bilgisayar karşısında geçirirse dışarı çıktığında kendini kimseye anlatamadığından şikayet eder. Kişiler tüm arkadaşlık ilişkilerini sanal ortama göre şekillendirebilir ve karşısındakine de kendini istediği gibi yansıtır. Ortaya güvenli olmayan bir ortam çıkar. Konuştuğumuz her kişinin yalan söylediğini düşünür. Çünkü o da yalan söylüyordur




http://www.suheylatokyay.com/?/mahalle-arkadasligi-bitti-facebook-arkadasligi-basladi/




Facebook, MSN, Twitter 'ın Psikolojik/Ruhsal Zararları

Bu konuya cevap yazmak için buraya tıklayınız
 
 



Facebook, MSN, Twitter 'ın Psikolojik/Ruhsal Zararları konusuna benzer konular;

Facebook'un yetişkinlere psikolojik zararları Bir başka Facebook konulu akademik çalışmayla daha karşısınızdayız. Daha önceler de bir çok Facebook’un insan psikolojisi üzerindeki etkilerini konu alan araştırmayı sizlerle paylaşmıştık. Bu seferki çalışma gençleri kapsıyor. Kaliforniya Üniversitesi’nde Psikoloji profesörü Larry Rosen gençlerin psikolojisinin sosyal ağlardan nasıl etkilendiğini araştırmış: ‘Poke Me: How Social Networks Can Both Help and Harm Our Kids’ isimli araştırmaya 1000 ergen katılmış. İşte Rosen’in çalışmasından bazı satır başları: - Facebook’u sıklıkla kullanan ergenlerde narsistik belirtiler görülmüş.


Twitter yasak Facebook serbest Twitter yasak Facebook serbest http://www.hristiyangazete.com/wp-content/uploads/2011/05/twitter-yasak-facebook-serbest.jpg Twitter yasak Facebook serbest Portsmouth Manastırı’ndaki Benedikten keşişleri yaşlanıyor (beşi seksenli yaşlarında, en genci ellisine merdiven dayamış) ve sayıları 12′ye düşmüş durumda. En kalabalık oldukları 1969 yılında bu sayı 24′tü. Bu yüzden, asırlardır dış etkilerden uzakta yaşayan keşişler, videoların, bir blogun, hatta arka plan müziği olarak Gregoryen bir dini şarkının bulunduğu özenle hazırlanmış bir reklam kampanyası eşliğinde internete el attı. 2007′den beri manastırın başında olan Başkeşiş Caedmon Holmes, “Genç kuşakların bilgi arama ve iletişim kurma şekli buysa, o zaman...


Chat... Facebook... Twitter... Ve de Wikileaks! Arkadaşlar ben çok davet almama rağmen bu sitelerden hiçbirine kayıt olmadaım. Yadırgayabilirsiniz ama kurtlar vadisinide toplasanız reklamlarla 15 dakikayı geçmez izleme oranım. “ABD’de yapılan bir araştırma, ülkedeki boşanmaların beşte birinin sebebinin sosyal paylaşım ağı Facebook olduğunu ortaya koydu. Amerikan Boşanma Avukatları Akademisi tarafından yapılan araştırmaya göre, flört içeren mesajlar ve fotoğraflar Facebook yüzünden boşanmaların nedenlerinin başında geliyor. Araştırmada ayrıca Facebook yüzünden boşanmaların çoğuna, yıllardır görüşülmeyen eski sevgililerle temasa geçmenin de yol açtığı belirtildi. Avukatlar, boşanma davalarında Facebook’un kanıt için en büyük kaynak olduğunu, bunu MySpace ve Twitter’ın takip...


Internet, Facebook ve Oyunların Beyne Zararları Oxford Üniversitesi'nin saygın nörologlarından Susan Greenfield tehlikye dikkat çekti. İngiltere'nin en önemeli nörologlarından Susan Greenfield internet kullanımının beyin üzerindeki etkileri üzerine çok ilginç açıklamalarda bulundu. İnternetin, sosyal ağların ve bilgisayar oyunlarının en az küresel ısınma kadar ciddiye alınması gereken tehlikeler barındırdığına dikkat çekti. Bilişim teknolojilerinin ilerlemesinin pek çok yararı olduğunu söyleyen Greenfield, önemli olanın bu faydaları elde ederken ödemek zorunda kaldığımız bedel olduğunun altını çizdi. Greenfield, Facebook benzeri sosyal paylaşım sitelerinde takıntı derecesinde fazla vakit geçirmenin beynimizin çalışma şeklinde değişikliklere yol açabileceğine dikkat çekti. En...


Facebook, Twitter, MSN gibi sitelerin Sağlığa Zararları Bir İngiliz uzman, internetteki sosyal ağların bireylerin ruh sağlığı açısından zararlı olabileceği uyarısında bulundu. Dr. Aric Sigman, aslında Facebook gibi sitelerin insanların sosyal yaşamının zenginleştirilmesi ve insanların birbirlerine yaklaştırılması amacıyla yola çıktığını belirterek, "Ancak bu sitelerde sosyalleşmeye alışan insanların gerçek sosyal ilişkilerinden ve yüz yüze iletişimden uzak kalmaları çeşitli biyolojik etkiler yaratabilir" ifadesini kullandı. Yapılan çalışmaların, bilgisayar önünde oturarak sosyalleşmenin genlerin çalışma biçimini değiştirebileceğini, bağışıklık sisteminin tepkilerini etkileyebileceğini, hormon seviyelerini değiştirebileceğini, damar sisteminin fonksiyonlarını bozabileceğini ve...



Şu anda bulunduğunuz sayfa: hristiyanlık incil isa mesih tevrat zebur | HRİSTİYAN FORUM  > Temel Kavramlar > Facebook : Facebook, MSN, Twitter 'ın Psikolojik/Ruhsal Zararları





Türkçe olarak, Türkiye Hristiyanlık İncil Yahşuah YHVH Tanrı Allah Üçlü Birlik Kuran Muhammed İslamiyet RAB İsa Mesih Hristiyan Katoliklik Ortodoksluk Protestanlık Kutsal Kitap Meryem Ana Kilise Baba Oğul Kutsal Ruh, Türkler, Kürtler, Süryaniler, Asuriler, Keldaniler, Rumlar, Ermeniler, Hristiyanlık ile ilgilenenler için bilgiler

| HRİSTİYANLIK ARAMA MOTORU | İNCİL | İNCİL .TV | HRİSTİYAN GAZETE | HRİSTİYAN OLMAK | HRİSTİYAN CHAT | HRİSTİYAN FORUM FACEBOOK | HRİSTİYAN FORUM TWITTER | HRİSTİYAN FORUM YOUTUBE | BEDAVA İNCİL |



GÜNLÜK BÜLTEN EMAİL ABONELİĞİ
hristiyanlık Email adresinizi yukarıdaki kutucuğa yazıp "abone ol" tuşuna basınız, açılan pencerede göreceğiniz harfleri yazıp onaylayınız. Daha sonra email adresinize gelecek emaildeki linke tıklayınız


Türkçe olarak, Türkiye Hristiyanlık İncil Yahşuah YHVH Tanrı Allah Üçlü Birlik Kuran Muhammed İslamiyet RAB İsa Mesih Hristiyan Katoliklik Ortodoksluk Protestanlık Kutsal Kitap Meryem Ana Kilise Baba Oğul Kutsal Ruh, Türkler, Kürtler, Süryaniler, Asuriler, Keldaniler, Rumlar, Ermeniler, Hristiyanlık ile ilgilenenler için bilgiler

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.