Serdar Kuzuloğlu: "Sıradan insanlar, sosyal paylaşım ağlarında sıradan olmadıklarını anlatıyor"

Serdar Kuzuloğlu: "Sıradan insanlar, sosyal paylaşım ağlarında sıradan olmadıklarını anlatıyor" hristiyanlık incil isa mesih tevrat zebur | HRİSTİYAN FORUM  > Hristiyanlık İnancında Temel Kavramlar > Facebook : Serdar Kuzuloğlu: "Sıradan insanlar, sosyal paylaşım ağlarında sıradan olmadıklarını anlatıyor" konusu 866 kez okundu, 0 kez cevaplandı. En son mesaj admin1 Ken Block tarafından gönderildi. Serdar Kuzuloğlu: "Sıradan insanlar, sosyal paylaşım ağlarında sıradan olmadıklarını anlatıyor" Serdar Kuzuloğlu: "Sıradan insanlar, sosyal medyada sıradan olmadıklarını anlatıyor" 'Sıradan insanlar, sosyal paylaşım ağlarında sıradan olmadıklarını anlatıyor' Faik Uyanık BBC Türkçe Teknoloji yazarı ve internet içeriği üreten MYK Medya şirketinin kurucusu Serdar Kuzuloğlu, sosyal medyanın bireysel kullanıcılara, 'sıradan olmadıklarını' anlatma imkanı verdiğini söylüyor. BBC Türkçe: Sosyal medyanın internet kullanıcılarına getirdiği en büyük değişim nedir? Serdar Kuzuloğlu: Twitter olmasaydı belki milyonlarca kişi mikroblog ile tanışmayacaktı. Twitter ve benzerlerinin yaptığı mikroblogdur. 140 karakterlik kısa kısa blog girişleri. Bugün şarkıcısından gazetecisine kadar, şu ana kadar internette belki iki üç cümleyi bir araya getirip birşey yapmamış insanlar bir içerik hazırlıyorlar. Ve... Serdar Kuzuloğlu: "Sıradan insanlar, sosyal paylaşım ağlarında sıradan olmadıklarını anlatıyor"

Geçersiz email adresi kullanan üyelikler, forum sistemi tarafından, otomatik olarak iptal edilir. Üyelik hesabı iptal edilmiş veya şifresini unutmuş üyeler buradan iletişime geçebilirler.

HRİSTİYAN FORUM GİRİŞ
(Kullanıcı adınız)
(Şifreniz)



HEMEN ÜYE OLUN! Üyelerle sohbet etmek, etkinlik duyurularından haberdar olmak, forumda yazışabilmek için sitemize üye olmanız gerekmektedir.


Serdar Kuzuloğlu: "Sıradan insanlar, sosyal paylaşım ağlarında sıradan olmadıklarını anlatıyor" konusu 866 kez okundu, 0 kez cevaplandı. En son mesaj admin1 Ken Block tarafından gönderildi.

Serdar Kuzuloğlu: "Sıradan insanlar, sosyal paylaşım ağlarında sıradan olmadıklarını anlatıyor" konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olunuz.


Serdar Kuzuloğlu: "Sıradan insanlar, sosyal paylaşım ağlarında sıradan olmadıklarını anlatıyor" hristiyanlık incil isa tevrat zebur07-10-10, 13:47
Serdar Kuzuloğlu: "Sıradan insanlar, sosyal paylaşım ağlarında sıradan olmadıklarını anlatıyor"
admin1 Ken Block


Serdar Kuzuloğlu: "Sıradan insanlar, sosyal medyada sıradan olmadıklarını anlatıyor"

'Sıradan insanlar, sosyal paylaşım ağlarında sıradan olmadıklarını anlatıyor'

Faik Uyanık
BBC Türkçe




Teknoloji yazarı ve internet içeriği üreten MYK Medya şirketinin kurucusu Serdar Kuzuloğlu, sosyal medyanın bireysel kullanıcılara, 'sıradan olmadıklarını' anlatma imkanı verdiğini söylüyor.




BBC Türkçe: Sosyal medyanın internet kullanıcılarına getirdiği en büyük değişim nedir?

Serdar Kuzuloğlu: Twitter olmasaydı belki milyonlarca kişi mikroblog ile tanışmayacaktı. Twitter ve benzerlerinin yaptığı mikroblogdur. 140 karakterlik kısa kısa blog girişleri. Bugün şarkıcısından gazetecisine kadar, şu ana kadar internette belki iki üç cümleyi bir araya getirip birşey yapmamış insanlar bir içerik hazırlıyorlar. Ve bunu binlerce, kimi durumlarda on binlerce, yüz binlerce kişi takip ediyor.
Bunu sıradan insanlar da yapıyor. Ve bu insanlar yani Twitter'da kimse kimseden bir kat daha üstün değil. Kimsenin avatar resminin yanında ''Bu bir celebrity'dir'', ''Bu bir gazetecidir'' yazmıyor. Dolayısıyla orada herkes birbiriyle eşit ve herkes herkesle konuşma hakkına sahip. İnsanlar bir birini bloke etmediği sürece.
İnternetin eski dönemlerinde çok yaygın olan anonimliğin de kalkmasıyla birlikte, sanal dünya dediğimiz kavram giderek bizim kendi dünyamızla birleşiyor. Eskiden kimse internette ismini kullanmazdı. Hatta çok acayip bir şeymiş gibi görünürdü: ''İnternette kimseye ismini verme, cismini verme, fotoğrafını koyma.'' denirdi. Bu gün herkes bar bar bağırıyor, ''Ben şuyum, fotoğrafım bu, evim bu, işte sakalımı kestim, burnum kanadı, bilmem ne oldu, bu köpeğim, bu sevgilim, buraya hastayım, bak pilav yiyorum çok lezzetli...'' İnsanlar artık bir ifade ishali misali her şeylerini yayma derdindeler.

BBC Türkçe: Bazen insanlar şunu söylüyorlar: Facebook ve diğerleri aslında aşırı milliyetçiliğin, hatta bazen faşizmin yayılmasına veya pompalanmasına hizmet ediyor. Böyle bir tehlike var mı gerçekten?
SK: Bugün Türkçe internetteki topluluklara baktığımızda ciddi bir fanatizm görüyoruz. Sol, sağ, İslami vesaire, yani her alanda çok ciddi uçlar var. Mesela bilgisayar korsanları bile, aşırı derecede politik Türk hacker grupları. İnanılmaz faşist kolları var. İşte İslami kolları var. Bunların hepsinin kendine görev bellediği noktalar var. Onlara yönelik şey yapıyorlar. Ben biraz şey görüyorum, kendini siyasi yelpazede ifade edemeyen ya da kendini mevcut politik düzende temsil edilmiyor varsayan insanların burada birazcık o anonimliğin de getirdiği şeyle kin kusması olarak görüyorum.
Bunun aslında çok daha ciddi bir tezahürü de Youtube ve benzeri video paylaşım sitelerindeki yorumlarda kendini gösteriyor. Bugün bakın ben hatta yabancı video kliplerde bile görüyorum. Bir anda altta Kürt-Türk çatışması başlıyor. İstisnasız bugün istediğiniz videoya girelim. Eline bağlamayı alan türkü söyleyen bir ozan, rap yapan bir genç, tek tekerini havaya kaldırıp bisiklete binen çocuk, ne olursa olsun altında bir Türk-Kürt kavgası göreceğiz yorumlarda.
Bu çok tehlikeli bir şey. Üstünde çok konuşulmayan, gazetede televizyonda görmediğimiz ama halkta giderek yayılan yarı şaka yarı ciddi kimilerinin dalgasına topa girdiği ama çok ciddi sinyaller veren bir sosyal kıpırdanmalar var. Bunun uçlarını da yine sosyal medyada görmek mümkün.


BBC Türkçe: Bir yanda anonimliğin kolaylaştırdığı iftira ve karalamalar, karşılıklı çatışmalar, diğer yandan da Youtube yasağı gibi uç önlemler. Bunların ortasını bulmak çok zaman alacak mı Türkiye'de?
Şimdi Türkiye'deki sorun şu: Biz offline olarak çok özgürlükçü bir ülke olmadığımızdan , online dünyada da bunu sağlayamıyoruz. Alışmadık donun durmaması misali bizim geleneksel reflekslerimiz aynen internete de tezahür ediyor.
Biz giderek küçülen bir çember içerisinde giderek yükselen duvarlar arkasında bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Bir yandan da şu var: Youtube Türkiye'de sansürlü. İnternetteki istatistik raporlarına bakıyorsunuz, Türkiye’nin ilk beş sitesi arasında en çok ziyaret edilen.
Bugün sokakta sorsanız ''Youtube'a girebiliyor musun'' diye? Eminim beş kişiden üçü dördü ''Girebiliyorum'' diyecektir. Sansürün kendisinin de işlevsel bir faydası yok. Ülkenin başbakanı bile gazetecilere ''Ben girebiliyorum, siz de girin'' diyebiliyor.
Başbakan giriyor, sokaktaki insan giriyor, daha bu niye sansürlü? Biz Youtube'u, içinde Atatürk’e hakaret videoları barındıran bir site olarak etiketledik. Youtube bugün dünyanın en büyük üniversitelerinden bir tanesi, mesela niye bunu hiç kimse konuşmuyor?
Yani bugün oradan buradan taklalar atarak ulaşabiliyor olabiliriz, bu sevinmemiz gereken bir şey değil asla. Çünkü yarın bir gün Çin'de Ortadoğu'da olduğu gibi bu yöntem de yasaklanabilir, o zaman ne yapacağız?


BBC Türkçe: İdeolojik olarak baktığımızda, acaba bütün bu sistem kime hizmet ediyor? İnternette büyük birader mi, kullanıcılar mı kârda?
Kimin ne yaptığı, nerede olduğu, ne yediği, ne içtiği, nereye gittiği, kiminle arkadaş olduğu, kiminle yazıştığı, ne yazıştığı, kimi aradığı, kim tarafından arandığı, kitapçıdan hangi kitabı satın aldığı. Her şeyin bir veri tabanında kayıtlı olduğu bir durumdayız.
Şimdi mesela insanlara bunların hepsi dağınık bilgi ambarları gibi geliyor ama Google, Social Search diye bir hizmetini tanıttı geçtiğimiz günlerde. İşin özünde bütün sosyal mecralarda bıraktığımız bilgi artıklarını bizim ismimizle eşleştiren ve tek bir noktada toplayan ve arayabilen bir sistem.
Yani şu meşhur polisiye filmlerde bilgisayarın başına geçip birinin adını yazıp yedi şeceresini birden dökme olayı, aslında bugün herkesin ulaşabildiği bir koz haline geliyor.
Ama bütün bu kullandığımız ağların birçoğunun Amerika merkezli olması bence ileride rüzgârın farklı taraftan estiği durumlarda hiç aklımıza hayalimize gelmeyen şeylerin olmasına da yol açabilir diye düşünüyorum.


BBC Türkçe: Bireysel kullanıcılar için sosyal medyada yer alma isteği, kendilerini gösterme veya insanlardan ilgi görme ihtiyacının bir yansıması mıdır?
Bireysel kullanıcılar için düşündüğümüzde, tamamen sıradan insanların ''Ya ben o kadar sıradan birisi değilim, kendime has çok enteresan bir hayatım var ve bunu sizle paylaşmak istiyorum.'' derdi.
Tabii bunu aslında geleneksel medyanın şu anki ana akımlarıyla da örtüştürmek lazım. Bugün bütün dünyadaki televizyon yapımlarında ciddi anlamda bir ifşa, teşhir ve faş etme duygusunu görüyoruz.
Yeni akım bu. İşte kameralı evler, kendi hayatını teşhir eden insanlar. Kendi özel hayatlarındaki problemleri televizyon programlarında çözmeye çalışan insanlar. Ki bu yatak odası dertlerine kadar inmiş durumda. Bütün dünyada böyle bir süreci görüyoruz.
Bu internette de aynı şekilde yansıyor. Bir anlamda ve şunu unutmayalım insani olarak çok teşne olduğumuz bir şey takip ediliyor olmak, insanların bizim ne dediğimizi dinliyor olması, tepki veriyor olması. Çok doğal olarak hepimizi bir anlamda mutlu ediyor ve buna bağımlı kılıyor.


BBC Türkçe: Tüketime mi hizmet ediyor sosyal medya?
SK: Tabii bu teşhir tüketimle de ilintili bir şey. Yani teşhir ettiğimiz şey evimizde ördüğümüz kazak falan değil. Satın aldığımız şeyler, gidip yediğimiz içtiğimiz şeyler, gördüğümüz ülkeler, yeni keşfettiğimiz mekânlar vs. bunun tüketimden çok bağımsız bir şey olduğunu düşünmek çok doğru olmayabilir.





http://www.bbc.co.uk/turkce/ozeldosyalar/2010/03/100306_superguc_kuzuloglu .shtml

Serdar Kuzuloğlu: "Sıradan insanlar, sosyal paylaşım ağlarında sıradan olmadıklarını anlatıyor"

katoliklik ortodoksluk protestanlık kilise barnabas türkler türkiyeBU ÜYELİK; Hristiyan Forum SİTE YÖNETİMİ ORTAK KULLANIM HESABIdır.

UYARI: Email adresleri çalışmayan üyelikler OTOMATİK olarak, forum sistemi tarafından, BOUNCE kullanıcı grubuna taşınırlar. Bu durumda olan üyeler hristiyannet@gmail.com adresine email atmalıdırlar.

Sınav için dua isteği (26 Mayıs)

Facebook profilimizmesih peygamber tanrı rab allah kuran yhvh islam muhammed



Serdar Kuzuloğlu: "Sıradan insanlar, sosyal paylaşım ağlarında sıradan olmadıklarını anlatıyor"

FORUMA ÜYE OLUN! / HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM / Serdar Kuzuloğlu: "Sıradan insanlar, sosyal paylaşım ağlarında sıradan olmadıklarını anlatıyor"

Serdar Kuzuloğlu: "Sıradan insanlar, sosyal paylaşım ağlarında sıradan olmadıklarını anlatıyor" konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olunuz.

 






Serdar Kuzuloğlu: "Sıradan insanlar, sosyal paylaşım ağlarında sıradan olmadıklarını anlatıyor" konusuna benzer konular;

İslami medyada "haç" ve "T" harfi üzerinden misyonerlik propagandası suçlamaları Milliyet Gazetesinin internet sitesi olan www.milliyet.com.tr haber sitesinin spor sayfasında “Sakatlık” işareti karşılığına Kızılhaç işareti konulmuş. Milliyet Hıristiyan bir ülkede mi yayın yapıyor, Milliyet’in okuyucu kitlesi Hıristiyan mı? Türkiye’de sağlık hizmetlerinin işareti KIZILAY’DIR. Ülkemizde yayın yapan bütün kurum ve kuruluşlar sağlık hizmetlerini gösteren amblem yerinde Kızılay logosunu kullanmaktadır. Milliyet internet sitesinde de doğal olarak “KIZILAY” olması gerekirken hangi mantık ile Milliyet yayınlarında Kızılhaç kullanılmaktadır merak ediyoruz. Milliyet gazetesinin internet sitesi olan milliyet.com.tr.’de misyonerlik mi yapılıyor? Milliyet gazetesinin yetkililerinin bu olaydan haberleri yok mu? Haberleri yoksa bu daha da büyük sorun. Şayet haberleri var olduğu...


Sosyal Paylaşım ağları eylemsizleştiriyor 'Sosyal medya eylemsizliği teşvik ediyor' Faik Uyanık BBC Türkçe Prof. Kevin Robins'e göre genel olarak internet, özelde de sosyal medya, insanları sosyalleştirmek ve örgütlemekten ziyade 'eylemsizleştiriyor.'


"İtici güç" demek, ne büyük "ayıpmış"! - Yiğit Bulut "İtici güç" demek, ne büyük "ayıpmış"! (3 Haziran 2009) - Yiğit Bulut - Vatan Gazetesi "Evrim-yaratıcı zeka" yazılarımı bitirdim ama sağolsunlar "köşe yazarı arkadaşlarım ve mail grupları" devam ettiriyorlar. Bazı dostlarım yazmışlar "milliyetçi bir çizgi, okyanus ötesinde icat edilen Darwin karşıtı bir çizgi ile nasıl uyuşur"! Bazıları daha da ileri gitmişler ve beni "kara gömlekli" olmakla suçlamışlar! Neyse "kara cüppeli" dememişler! Bu "karşılaştırmalara", yine o yazıları yazanlardan biri olan dostumun cümlesi ile "aklım şaştı"! Türkiye'yi "sevmek" Darwin'i desteklemekle mi başlıyor? Veya Darwin'in teorilerini tatminkar bulmayıp "dahasını" arayanlar, Türkiye'yi sevmiyorlar mı? Sevgili dostlar, "saçmalık" tam olarak burada başlıyor! Vay "itici güç" dedi, vay...


Sosyal Paylaşım Ağları Facebook, Twitter ve Bağımlılık Sosyal Paylaşım Ağları Facebook, Twitter ve Bağımlılık Psikolog Nilüfer Şişman Sosyal Paylaşım Ağları Facebook, Twitter ve Bağımlılık Sosyal medya aracılığıyla birçok kişiye ulaşabiliyorsunuz. Eski arkadaşlarınızla hasret giderebiliyor, bazen de yardıma ihtiyacı olan birisi için örgütlenebiliyorsunuz. Ancak bunu bağımlılığa dönüştürmemek gerekiyor. Kullanım oranınız konusunda dikkatli olmalısınız. Eğer gerçekten kendinizi kontrol edemediğinizi düşünüyorsanız mutlaka bir uzmandan yardım almanız gerekmektedir. Çocukların kullanımı


Katolik Piskopos Vincent Nichols: "Facebook sosyal hayatı zedeliyor" http://zaman.com.tr/haber.do?haberno=876098&title=facebook-sosyal-hayati-zedeliyor 'Facebook sosyal hayatı zedeliyor' İngiltere ve Galler Katolik Klisesi Başpiskoposu Vincent Nichols, Facebook ve MySpace gibi sosyal paylaşım siteleri başta olmak üzere sürekli internet üzerinden mesajlaşma şeklinde kurulan iletişimin sosyal hayatı zedelediğini söyledi. Özellikle gençleri uyaran Başpiskopos Vincent Nichols, bu tür bir hayat tarzına bağımlı olan gençler arasında niceliğin (kemmiyet) nitelikten (keyfiyet) daha fazla değer gördüğe dikkat çekti. "ARKADAŞLIKLARIN KAYBOLMASI İNTİHAR OLAYLARINA YOL AÇIYOR"








HRİSTİYANFORUM @ YOUTUBE
Altyazılı videolarda Türkçe altyazıyı görebilmek için videonun alt satırındaki CC tuşuna basınız





HRİSTİYAN OLMAK
nasıl hristiyan olunur Nasıl Hristiyan Olunur? Hristiyan olmak için neler yapmalısınız? sorularına cevaplar için...

HRİSTİYAN GAZETE
hristiyanlık Tüm mezheplerden, tüm etnik kökenlerden, tüm teolojilerden hristiyanlar için haberler, tanıtımlar, duyurular ve arşiv.

HRİSTİYANLIK ARAMA MOTORU
hristiyanlık Tüm mezheplerden, tüm teolojilerden hristiyanlık hakkında makaleler, kitaplar içinde araştırmalar için arama motoru...

İNCİL
incil Tüm Türkçe İncil çevirilerini dipnotlarıyla beraber okuyabilmek ve dinleyebilmek için...

İNCİL .TV
incil Tüm mezheplerden, tüm kiliselerden filmler izlemek için...

Türkçe olarak, Türkiye Hristiyanlık İncil Yahşuah YHVH Tanrı Allah Üçlü Birlik Kuran Muhammed İslamiyet RAB İsa Mesih Hristiyan Katoliklik Ortodoksluk Protestanlık Kutsal Kitap Meryem Ana Kilise Baba Oğul Kutsal Ruh vaftiz iman dua ibadet inanç ruhsal papaz rahip peder papa patrik pastör presbiter katolik ortodoks protestan anglikan luteryen presbiteryen Hristiyan olmak, Türkler, Kürtler, Süryaniler, Asuriler, Keldaniler, Rumlar, Ermeniler, Hristiyanlık ve İncil ile ilgilenenler için bilgiler, chat, sohbet, bedava incil

hristiyan forumincilrab isa mesihhristiyan türkhristiyanlık ve islamiyethristiyanlık ve islamiyethristiyan forumhıristiyanlıkhristiyanlıkincilrab isa mesihhristiyan forumturkish christiansturkish christiansturkish christiansturkish christiansincilhıristiyanlıkrab isa mesih

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
K A P K A N