admin1 Ken Block
Sosyal Paylaşım Ağları Facebook, Twitter ve Bağımlılık
Sosyal Paylaşım Ağları Facebook, Twitter ve Bağımlılık
Psikolog Nilüfer Şişman
Sosyal Paylaşım Ağları Facebook, Twitter ve Bağımlılık
Sosyal medya aracılığıyla birçok kişiye ulaşabiliyorsunuz. Eski arkadaşlarınızla hasret giderebiliyor, bazen de yardıma ihtiyacı olan birisi için örgütlenebiliyorsunuz. Ancak bunu bağımlılığa dönüştürmemek gerekiyor. Kullanım oranınız konusunda dikkatli olmalısınız. Eğer gerçekten kendinizi kontrol edemediğinizi düşünüyorsanız mutlaka bir uzmandan yardım almanız gerekmektedir.
Çocukların kullanımı
Çocukların, sosyal medyanın yanında, internet kullanımlarına da sınırlama getirmek gerekiyor. Zira 15 yaş altı çocukların sosyal medyayı kullanmalarını kesinlikle önermiyoruz. Çocuklar (kız-erkek) her türlü tehlikeye açıklar ve tehdit altındalar. Özellikle küçük yaştaki çocukların doğru karar verme mekanizması gelişmemiş olduğundan bu durum kötü niyetli kişiler tarafından kullanılabilir.
Bunun yanında okul dönemi çocukları günde 1-2 saati geçmeyecek şekilde ve kontrollü olarak internet kullanmalıdırlar. Her evde aile koruma şifresi olmalı ve çocukların hangi sitelere girdiği kontrol edilmelidir. Bir çok aile çocuğunun aşırı internet kullandığından ve internet üzerinden oyun oynadığından şikayetçidir. Bunun önlemi küçük yaşlarda alınmalıdır zira ergenlik döneminde problemi çözmek biraz daha meşakkat isteyecektir.
İnsanların zamanının az olduğu günümüzde sosyal medya bir yandan da sanal da olsa pek çok insanla iletişim kurmayı artırıyor mu?
Günümüzde insanların zamanı az. İş yükü, evin sorumlulukları... Bir de kişinin kendine ayırması gereken zaman. Sosyal medya sanal bir yöntem. İnsanlarla sanal olarak iletişim kurup, sosyalleşiyorsunuz.
Diğer iletişim kurma yöntemlerinin yanı sıra, bu yöntem insanların biraz daha kolayına gelmekte. Çünkü nerdeyse sınırsız seçeneğiniz var. Aslında seçenek sınırsız olsa da, insanlarla ne amaçla konuştuğunuz ve insanların sizinle ne amaçla konuştuğu önemli. Pek çok kişi var, doğru. Ancak amaç gerçekten iletişim kurmak mı?
İletişim kurmak gerçekten zor süreçlerden birisidir. Belki evde dinlenirken aynı zamanda pek çok kişiyle konuşmak daha pratik gözükebilir zira değerlendirilme-eleştirilme kaygınız yok ve yorulmuyorsunuz, ancak jestlerin, mimiklerin, ifadelerin olmadığı iletişim ne derece tatmin verici ve samimi olabilir, bu da bir soru işareti.
Twitter, Facebook gibi sitelerin aşırı kullanımı gerçekten önemli bir problem. Bu sitelere günde çok defa giriş yapmak ya da her an çevrimiçi kalmakta kişiye zarar veren bir durum. Her yaptığınızı yazmak ve buna bir yorum beklemek, her gittiğiniz her görüştüğünüz kişiyle resimlerinizi koymak bir özgüven problemi, bir nevi kendinizi teşhir etmenizdir. Onay almak adına yapılan şeyler bunlar. İnsan tabi ki doğası gereği onay almak, beğenilmek istenen bir varlık. Bu çok doğal bir şey. Ancak burada yol biraz yanlış. Bu da bize modern dünyanın getirdiği bir şey diyebiliriz, çünkü eleştirilmekten, beğenilmemekten korkuyoruz ve insanları görmeden konuşabileceğimiz bu tür yolları tercih ediyoruz. Aslında sosyal medyanın ortaya çıkış amacı da bu: 'Ötekileştirmek'. Bizim gibi olanları bulup, bize benzemeyenleri elemek, zira seçenek çok…
Sosyal medya kullanımı günümüz dünyasında çok yaygın. Ancak kullanım oranımıza ve amacımıza dikkat etmemiz gerekiyor. Getirileri olsa da bazen de çok riskli hale gelebiliyor. Zira medyanın insanların güvensizliğini biraz daha arttırdığı kanaatindeyim. Birçok ayrılığın sebebi olabiliyor...
İletişim, insanlar arasındaki etkileşimdir. Meyvenin, sebzenin bile doğalını arıyoruz. Peki neden sanal iletişimi tercih ediyoruz?
Jestlerimizin, mimiklerimizin, ifadelerimizin sanal olduğu bir ortamda ne derece doğru bir iletişim kurabilir, karşımızdakine ne derece güvenebiliriz?
Hiç bir şeye ona bağımlı olacak kadar bağlanmayın. Çünkü sağlıklı duyguların ifadesi bağımlılık değil ‘bağlılık’tır.
Zamanın akışı içinde birbirimizle doğru iletişim kurabilmemiz temennisiyle...
Sevgilerimle...
Psikolog Nilüfer Şişman