Sosyal Paylaşım ağları eylemsizleştiriyor

Sosyal Paylaşım ağları eylemsizleştiriyor hristiyanlık incil isa mesih tevrat zebur | HRİSTİYAN FORUM  > Hristiyanlık İnancında Temel Kavramlar > Facebook : Sosyal Paylaşım ağları eylemsizleştiriyor konusu 989 kez okundu, 0 kez cevaplandı. En son mesaj admin1 Ken Block tarafından gönderildi. Sosyal Paylaşım ağları eylemsizleştiriyor 'Sosyal medya eylemsizliği teşvik ediyor' Faik Uyanık BBC Türkçe Prof. Kevin Robins'e göre genel olarak internet, özelde de sosyal medya, insanları sosyalleştirmek ve örgütlemekten ziyade 'eylemsizleştiriyor.' Londra Üniversitesi Goldsmiths College'da ve İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde görevli. İstanbul'da yaşıyor. Ulusötesi Kültür alanında araştırmaları var. İngiltere'deki Türk toplumu ve göç olgusu üzerine araştırmaları ile de tanınıyor. Kevin Robins'e öncelikle göçmenlerin internet ile ilişkilerini, ardından da sosyal medyanın toplumlara genel etkisini soruyorum. BBC Türkçe: Sosyal medya göçmen azınlıkların içinde bulundukları toplumla bütünleşmelerine yardımcı oluyor mu yoksa onları kendi toplumları ile mi yakınlaştırıyor? KR: Göçmenler ve onların medyayı kullanım biçimlerine dair... Sosyal Paylaşım ağları eylemsizleştiriyor

Geçersiz email adresi kullanan üyelikler, forum sistemi tarafından, otomatik olarak iptal edilir. Üyelik hesabı iptal edilmiş veya şifresini unutmuş üyeler buradan iletişime geçebilirler.

HRİSTİYAN FORUM GİRİŞ
(Kullanıcı adınız)
(Şifreniz)



HEMEN ÜYE OLUN! Üyelerle sohbet etmek, etkinlik duyurularından haberdar olmak, forumda yazışabilmek için sitemize üye olmanız gerekmektedir.


Sosyal Paylaşım ağları eylemsizleştiriyor konusu 989 kez okundu, 0 kez cevaplandı. En son mesaj admin1 Ken Block tarafından gönderildi.

Sosyal Paylaşım ağları eylemsizleştiriyor konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olunuz.


Sosyal Paylaşım ağları eylemsizleştiriyor hristiyanlık incil isa tevrat zebur07-10-10, 13:39
Sosyal Paylaşım ağları eylemsizleştiriyor
admin1 Ken Block


'Sosyal medya eylemsizliği teşvik ediyor'

Faik Uyanık
BBC Türkçe




Prof. Kevin Robins'e göre genel olarak internet, özelde de sosyal medya, insanları sosyalleştirmek ve örgütlemekten ziyade 'eylemsizleştiriyor.'



Londra Üniversitesi Goldsmiths College'da ve İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde görevli. İstanbul'da yaşıyor. Ulusötesi Kültür alanında araştırmaları var. İngiltere'deki Türk toplumu ve göç olgusu üzerine araştırmaları ile de tanınıyor.
Kevin Robins'e öncelikle göçmenlerin internet ile ilişkilerini, ardından da sosyal medyanın toplumlara genel etkisini soruyorum.
BBC Türkçe: Sosyal medya göçmen azınlıkların içinde bulundukları toplumla bütünleşmelerine yardımcı oluyor mu yoksa onları kendi toplumları ile mi yakınlaştırıyor?

KR: Göçmenler ve onların medyayı kullanım biçimlerine dair pek çok söylence bulabilirsiniz. Birincisi, -ki bu Londra'da yaptığım bir çalışmaya dayanıyor- göçmenler tarafından kullanılan başlıca medya televizyon. Çok merkezi bir yeri var televizyonun. İnternet kullanımı ise belki daha genç nesiller arasında yaygın. Ancak burada egemen ve olması imkansız bir söylence de var. Bu da medyanın göçmenler ile onların vatanları arasında bir köprü oluşturması. Bu insanlar bir şekilde diaspora oluşturuyorlar ve vatanlarından uzakta yaşıyorlar. Başlıca referans noktaları ise geldikleri yerler. Benim incelediğim vaka özelinde de Türkiye. Bu insanlar uydu televizyonları ile medyaya erişiyorlar. Londra'da yaşıyorlar ama İngiliz toplumuyla entegre olmayı hedeflemiyorlar. Ama kendi toplumları ile de aralarında bir mesafe bırakmayı tercih ediyorlar. Bu durumda da uluslar üstü bir varlık oluşturuyorlar. Çoğunlukla da Türkiye kaynaklı medya ve İngiltere kaynaklı medyanın kullanımı arasında gidip geliyorlar. Ait oldukları ve içine girdikleri kültürlere, Avrupa kültürel dinamiğine dair daha karmaşık bir tavır inşa ediyorlar. Bu anlamda Avrupa halklarının Türklerin deneyiminden öğrenecek çok şeyleri var. Ama öyle olmuyor çünkü kendi ülkelerinin medyaları tarafından esir alınmış insanlar diye bir mitoloji uyduruyorlar.
BBC Türkçe: Peki internetin yükselişi göçmenlerin davranışlarını değiştiriyor mu?

KR: İnternet o kadar da dramatik bir değişikliği getirmiyor bu anlamda. Ama böyle bir potansiyel var. Çünkü internet artık önde gelen ulusüstü medya olmuş durumda. Nasıl kullanıldığına da dikkatli bakmak lazım. Temel varsayım göçmenlerin kendi vatanları ile bir bağlantı kurmak için kullandıkları. Ama aslında göçmenler şimdi eskiye göre hem Türkiye hem de Avrupa'nın diğer yerleri ile çok daha karmaşık iletişim ağlarına sahipler. İş bağlantıları, aile ve dost ilişkileri çok daha karmaşık bir yapıya sahip. Buradaki tehlike göçmenler konusuna, üzerinde hiç düşünmeden hemen bazı yargılarla yaklaşmak. Tembel bir şekilde bazı önyargılar harekete geçiriliyor.
BBC Türkçe: Siz sosyal medyayı kullanıyor musunuz?

KR: Ben sosyal medyayı kullanmıyorum. Benim için aslında bu terim de çok yeni. Bu medya türü konusunda söylenenlere karşı da eleştirel bir tavır almayı tercih ediyorum. Bu konuda öne sürülen bazı söylenceler var.

Mesela göçmenlerin davranışlarının medya tarafından belirlendiği bir söylentiden ibarettir. Teknoloji için de aynı şey geçerli. İletişim için de aynı durum var. İletişimin kolaylaşmasının insanların faydasına olduğu söyleniyor. Sosyal Medya denen medya türüne baktığımda, çoğu yerde havadan sudan şeylerle karşılaşıyorum. Ben tabii farklı bir kuşaktan geliyorum. Yeni medya türleri ve sosyal medya gençlere ait bir yer gibi görülüyor. Daha yaşlılara göre değil. Bu medyayı ilk kez Sosyal Medya konulu konferansa katılmadan önce inceledim. Örneğin Twitter bana göre son derece baside indirgenmiş bir iletişim türü. Buradaki ikilem ise şu: Bu teknolojiden söz ederken düzgün ve dengeli bir söylem oluşturamayabiliriz. Bu geleceğe ait birşey. Eğer yeterince genç değilsen bundan birşey anlamayacaksın demek oluyor bu. Yani burada bir kuşak bölünmesi de oluşturulmuş durumda.
BBC Türkçe: Teknolojiler arkalarındaki ideolojilere hizmet ederler denir. Peki sosyal medya kime hizmet ediyor, insanlara mı yoksa büyük biradere mi?

KR: Herşeyden önce Büyük Birader'e hizmet etme konusunda büyük bir potansiyeli var. Ama çok da totaliter görünmeyen bir şekilde var bu potansiyel. Basitçe tanımlamak gerekirse iki ayrı dinamik var burada. Bir taraftan bir bilgi toparlama dinamiği var. Buna karşılıklı iletişime dayalı bilgi toparlama da diyebiliriz. Teknolojinin her kullanıcısı tarafından yürütülen karşılıklı iletişim kaydediliyor. Örneğin Google internette neler yaptığımızı çok iyi biliyor. Bunun tabii uzun bir tarihi var. Bunun mutlaka teknoloji tarihi olması da gerekmiyor. Piyasa araştırmalarının uzun tarihi diyebiliriz. Hedef kitleyi reklamlar yoluyla daha belirgin bir şekilde yakalayabilmek amacıyla insanların medyayı kullanma biçimlerinin araştırılması... Sonuçta bu teknoloji ile çok da ilgili olmayan bir gelişme. Piyasa araştırmasının çok daha rafine bir yolu diyebiliriz buna. Ticari nedenlerle kullanılıyor. Sonuçta Büyük Birader değil ama bu potansiyel var. Otomatik para çekme makinesinde kartımı kullandığımda da aynı teknoloji ile karşı karşıyayım. Tabii benimle ilgili herşey orada da kayda geçiyor. Kartı hangi amaçla kullandığım. Nerede olduğum. Benimle ilgili geniş bir profil oluşturulabilir bu sayede. Yani bir yandan da elinizde böyle birşey var. Buna Büyük Birader diyemeyiz belki ama kapitalist bir dinamik olduğu kesin. Öbür yandan da tüm bunların sosyal yönden ne kadar faydalı şeyler olduğuna dair bir ilüzyon oluşturuluyor. Telefonun icadından Twitter'a kadar bu hep böyle olmuştur. Haberleşme boyutu öne çıkarılıyor hep. İnsanlar daha fazla iletişim kurarsa birbirlerini daha iyi anlayacaklar deniyor. Haberleşme mitolojisi göklere çıkarılıyor daima.
BBC Türkçe: Moldova ya da İran gibi ülkelerde bulunan muhalif gruplar ile batıdaki küreselleşme karşıtı grupların aynı anda aynı teknolojiyi kullanmaları biraz kafa karıştırıcı değil mi?

KR: Evet bu konuda haklısınız. Yeni medyanın gelişmesi, yaygınlaşması gerçekten çok taraflı bir süreç. Ancak geçmişte telefon örneğinde olduğu gibi bu teknolojileri başka amaçlar için de kullanmak mümkün. Durum hep böyle olmuştur. Sivil toplum kuruluşları ya da siyasi hareketler gibi grupların da teknolojinin alternatif yönlerini kullanıyorlar. Elbette teknoloji işe yarayabiliyor. Ama burada merkezde duran, teknoloji ya da teknolojik ivmenin kendisi değil, siyasi projelerdir. Ulus ötesi bağlantılar kurmak isteyen sivil örgütlere telefon ya da faks da yardımcı olabilirdi. Yani Twitter ve diğerleri çok da büyük bir dönüşüm getirmiyor bu anlamda. Mobil telefon mesela tek başına çok önemli bir teknolojidir. Ama İnternet, Facebook, Twitter ve diğerleri kadar büyük bir potansiyel olarak gösterilmemiştir bu anlamda.
BBC Türkçe: Twitter'a baktığınızda şu anda kahvaltı ediyorum, hava bugün muhteşem gibi mesajlar da görüyorsunuz. Ve bu mesajları yazan kişileri takip eden insanlar var. Tüm bu faaliyetin insanların kendi hayatlarını teşhir etmek ve diğerlerini gözetlemek gibi bazı güdülerine hizmet ettiğini düşünüyor musunuz?

KR: Evet, teknolojiyi insan psikolojisi ve insanın toplumsal boyutu ile de ilişkilendirmek gerekir. Teknolojinin davranışlarımızı gözetleme, bir anlamda son derece rutin bir şekilde dikizleme imkanı sunduğunu biliyoruz. Elektronik kartlar ya da elektronik iletişim yoluyla yaptığımız bazı işlemler bunu getiriyor. Ama öbür yandan bu bana biraz "keşfedilmesi gereken" ve hiç araştırılmamış bir alan gibi geliyor. İnsanların Facebook'ta yaptıkları mesela. Bana göre açık bir şekilde bir narsizm yani kendine hayran olma durumu var burada. Kendinizi bir birey olarak sergilemek ve kendi varlığınızı arkadaşlarınızla paylaşmak... Gülen yüzler dünyası bu. Herkesin çok rahat ve bireyci göründüğü bir dünya. Açıkçası sosyal medyanın üretken ve yapıcı amaçlar için kullanılmasından çok uzaktayız. Bir teşhir dünyası burası. Hello benzeri magazin/dedikodu dergileri ile de benzerlikleri var. Teknolojinin önemli bir yan etkisi diyebiliriz buna.
BBC Türkçe: Bu durumda medyanın hangi açıdan daha güçlü olduğunu düşünüyorsunuz? Diyaloğu desteklemede mi yoksa nefreti ve ayrımcılığı körüklemede mi daha başarılı bu araçlar?

KR: Nefreti ve ayrımcılığı körüklediğini düşünmüyorum. Daha çok kayıtsızlığı ve pasifliği körüklüyor. İnsanlar var olan retorikten bir parça kapmaya çok hevesliler. Teknolojinin bir şekilde üretken olan bir tarafı var. İnsanlar bu sayede daha interaktif olabiliyorlar. Ama buradan çıkan sonuç nefretin körüklenmesinden ziyade bayağılığın körüklenmesidir. İnsanlar buralarda çok fazla zaman harcıyorlar. Bu anlamda video izlemekten, veya meyve işaretli kumar makinelerinde vakit harcamaktan farkı yok. Buradaki ikilem ise şu: Toplumlarımızda bunun makul bir şekilde tartışılması da kolay değil. Çünkü tartışmanın doğası bir şekilde teknolojiye olumlu bakan kişilere göre konumlanmış durumda. Tarihsel olarak da aslında yeni teknolojilerin iletişimi, sosyal etkileşimi kuvvetlendirdiğine dair büyük bir inanç vardır. Telefon, telgraf, televizyon, faks makinesi vesairre. Hepsi için aynı şeye inanılmıştır. Ama bunlar geçmişte asla toplumları tek başına dönüştürmemişlerdir. Bununla beraber bir sonraki teknolojinin artık bunu başaracağına dair çok güçlü bir inanç da vardır. Sanıyorum teknoloji retoriği karşısındaki teslimiyetimiz, koşulsuz inancımız hakkında daha fazla kafa yormamız gerekiyor.

BBC Türkçe: Türkiye'de yaşayan bir akademisyen olarak Youtube yasağını nasıl karşılıyorsunuz?

KR: Youtube'un çok büyük bir hayranı olduğumu söyleyemem aslında. Bunun toplumsal anlamda dönüştürücülüğü olan bir teknolojik deneyim olduğunu düşünmüyorum. Duman konserinde veya başka bir yerde cep telefonu ile çekilmiş görüntüleri izlemek bana göre banal bir aktivite. Youtube, muhteşem birşey değil bana göre. Gerçi zaman zaman Youtube üzerinde yurttaş gazeteciliğinin örnekleri, ya da geleneksel medyanın yakalayamadığı önemli bazı olaylara dair kayıtlar da yer alabiliyor. Ama bana göre bunlar Youtube'u muhteşem yapmıyor.

Bununla birlikte Türkiye'deki Youtube yasağının ilginç bir yönü var. O da bu yasağın ne kadar tuhaf birşey olduğu. Böyle birşeyi yasaklamak kötü niyetli bir eyleme benziyor. Yani kendi yurttaşlarınıza güvenmiyorsunuz. Öbür yandan Türkiye başbakanı çıkıp "Sorun yok ki ben Youtube'u kullanabiliyorum" diyor. Evet, benim kızım da pek çok kişi gibi Youtube'a erişmenin bir yolunu buluyor. Teknoloji bir anlamda by-pass edilebiliyor. Bu durumda da yasaklama ile by-pass etmeyi bilenler arasında var olan bir özgürleşme ve açılım arasında tuhaf ve karmaşık bir durumla karşı karşıyayız. Tabii Türkiye'deki yetkililerin böyle bir durumun oluşmasına meydan vermeleri de iyi niyetli bir görünüm vermiyor açıkçası.

Türkiye bu durumda, diğer toplumlardan ister istemez geçmişte kalmış türden bir sansürü desteklediği yönünde yüklü miktarda eleştiri ile karşı karşıya kalma riskini de üzerine almış oluyor. Sonuçta bir devekuşu kafasını kumun altında uzun süre tutacak olursa, düşüp ölecektir en nihayetinde...



http://www.bbc.co.uk/turkce/ozeldosyalar/2010/03/100306_superguc_kevinrobi ns.shtml

Sosyal Paylaşım ağları eylemsizleştiriyor

katoliklik ortodoksluk protestanlık kilise barnabas türkler türkiyeBU ÜYELİK; Hristiyan Forum SİTE YÖNETİMİ ORTAK KULLANIM HESABIdır.

UYARI: Email adresleri çalışmayan üyelikler OTOMATİK olarak, forum sistemi tarafından, BOUNCE kullanıcı grubuna taşınırlar. Bu durumda olan üyeler hristiyannet@gmail.com adresine email atmalıdırlar.

Sınav için dua isteği (26 Mayıs)

Facebook profilimizmesih peygamber tanrı rab allah kuran yhvh islam muhammed



Sosyal Paylaşım ağları eylemsizleştiriyor

FORUMA ÜYE OLUN! / HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM / Sosyal Paylaşım ağları eylemsizleştiriyor

Sosyal Paylaşım ağları eylemsizleştiriyor konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olunuz.

 






Sosyal Paylaşım ağları eylemsizleştiriyor konusuna benzer konular;

Serdar Kuzuloğlu: "Sıradan insanlar, sosyal paylaşım ağlarında sıradan olmadıklarını anlatıyor" Serdar Kuzuloğlu: "Sıradan insanlar, sosyal medyada sıradan olmadıklarını anlatıyor" 'Sıradan insanlar, sosyal paylaşım ağlarında sıradan olmadıklarını anlatıyor' Faik Uyanık BBC Türkçe


Facebook, Twitter ve sosyal paylaşım ağlarının yaşamlarımıza etkisi üzerine uzmanlardan analizler Program dizisi: Sosyal Medya ve Siz BBC Türkçe'den Faik Uyanık'ın hazırladığı Sosyal Medya ve Siz adlı program dizisinde, Facebook, Twitter, Youtube ve buna benzer diğer sosyal paylaşım ortamlarının hayatlarımıza etkisini ele alıyoruz. Sıradan insanlar birkaç yıldır aralıksız olarak, Twitter ve Facebook gibi sitelerde günlük hayatlarına dair fotoğrafları, notları, birbirlerine olan mesajlarını internet ortamında yayınlıyor, başkalarının resimlerine, mesajlarına bakıyor, milyonlarca kişi "şu anda ne yapıyorsun" sorusuna aralıksız olarak yanıt veriyor.


Facebook: Duygusal Paylaşım ve Mesaj Sorunsalı Facebook: Duygusal Paylaşım ve Mesaj Sorunsalı Araştırmaların %78’i (…..) kendini ifade etme zorluğu çeken insanların, daha iyi yazabildiğini söyler. Doğrudur da. Duygusal yoğunluk yaşadığımız zamanlarda kaleme sarılmanın, şiirlerle eksikliği ya da fazlalığı anlatmanın en iyi yoludur yazmak. Edebiyat belki de ifade marazından gelişmiş, güzelleşmiştir. Bir diğer ifadeyle; lâl ise dilimiz, lezzetlidir kalemimiz. Ancak son birkaç yıldır kendini ifade etmenin en yaygın yolu “ Facebook “ adlı sosyal paylaşım sitesi. Aslında sosyal bir paylaşım var mı gerçekten, yoksa duygusal eksikliklerden mi yola çıkmıştır bilinmez. Bu konuyla ilgili araştırma yaparken görüştüğüm herkes, ilk olarak eski arkadaşlarını bulmak için böyle bir yola başvurduğunu belirtmiştir. Ancak eski...


Twitter, Facebook, Myspace, MSN.. sosyal paylaşım ağları üzerine ilginç bir yazı Güle Güle Twitter ve FriendFeed 24.02.2009 --> Nedense ben bu süreçten çok fazla geçiyorum, her şey IRC ile başladı, daha sonra ICQ' ya geçti, sonra MSN, skype oldu vs. Ondan sonra IM olayından tamamen koptum. Bu süreç içerisinde forum kavramı bir dönem hayatımda oldu. Bu basit dönemlerde internette sosyalleşme de basitti. Daha sonra Facebook ve MySpace gibi delilikler başladı ki Allah' a şükür Orkut' un ilk dönemlerinden dersimi almış olduğumdan onlara hiç bulaşmadan sıyrıldım. İnsanların okul arkadaşları ile, eski dostları ile diyalogunu bu tip bir platform üzerinden sürdürebilmesi her ne kadar kulağa çok güzel gelse de, o kişi okulda arkamdaki sırada otururken bile kendisi ile görüşmediğimden, bugün kendisini bir daha bulup neden...


Sosyal Paylaşım Ağları Facebook, Twitter ve Bağımlılık Sosyal Paylaşım Ağları Facebook, Twitter ve Bağımlılık Psikolog Nilüfer Şişman Sosyal Paylaşım Ağları Facebook, Twitter ve Bağımlılık Sosyal medya aracılığıyla birçok kişiye ulaşabiliyorsunuz. Eski arkadaşlarınızla hasret giderebiliyor, bazen de yardıma ihtiyacı olan birisi için örgütlenebiliyorsunuz. Ancak bunu bağımlılığa dönüştürmemek gerekiyor. Kullanım oranınız konusunda dikkatli olmalısınız. Eğer gerçekten kendinizi kontrol edemediğinizi düşünüyorsanız mutlaka bir uzmandan yardım almanız gerekmektedir. Çocukların kullanımı








HRİSTİYANFORUM @ YOUTUBE
Altyazılı videolarda Türkçe altyazıyı görebilmek için videonun alt satırındaki CC tuşuna basınız





HRİSTİYAN OLMAK
nasıl hristiyan olunur Nasıl Hristiyan Olunur? Hristiyan olmak için neler yapmalısınız? sorularına cevaplar için...

HRİSTİYAN GAZETE
hristiyanlık Tüm mezheplerden, tüm etnik kökenlerden, tüm teolojilerden hristiyanlar için haberler, tanıtımlar, duyurular ve arşiv.

HRİSTİYANLIK ARAMA MOTORU
hristiyanlık Tüm mezheplerden, tüm teolojilerden hristiyanlık hakkında makaleler, kitaplar içinde araştırmalar için arama motoru...

İNCİL
incil Tüm Türkçe İncil çevirilerini dipnotlarıyla beraber okuyabilmek ve dinleyebilmek için...

İNCİL .TV
incil Tüm mezheplerden, tüm kiliselerden filmler izlemek için...

Türkçe olarak, Türkiye Hristiyanlık İncil Yahşuah YHVH Tanrı Allah Üçlü Birlik Kuran Muhammed İslamiyet RAB İsa Mesih Hristiyan Katoliklik Ortodoksluk Protestanlık Kutsal Kitap Meryem Ana Kilise Baba Oğul Kutsal Ruh vaftiz iman dua ibadet inanç ruhsal papaz rahip peder papa patrik pastör presbiter katolik ortodoks protestan anglikan luteryen presbiteryen Hristiyan olmak, Türkler, Kürtler, Süryaniler, Asuriler, Keldaniler, Rumlar, Ermeniler, Hristiyanlık ve İncil ile ilgilenenler için bilgiler, chat, sohbet, bedava incil

hristiyan forumincilrab isa mesihhristiyan türkhristiyanlık ve islamiyethristiyanlık ve islamiyethristiyan forumhıristiyanlıkhristiyanlıkincilrab isa mesihhristiyan forumturkish christiansturkish christiansturkish christiansturkish christiansincilhıristiyanlıkrab isa mesih

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
K A P K A N