Esenlikler dilerim,
İnancımızın temeli Rab'imiz Mesih İsa'nın çarmıhta bütün günahları kaldırdığıdır ve O'nun çarmıhta günahları bağışlattığına, O'nun günahsız Tanrı kuzusu olduğuna iman eden ve O'nu Rab'i ve kurtarıcısı olarak kabul eden hiç kimse yargılanmayacaktır...
Peki şimdi sorabilirsiniz günahlarımı neden itiraf etmek zorundayım o halde, bizler insanız doğal olarak günah işliyoruz büyük ya da küçük bir günah diye düşünülmemesi gerekli bunun, günah işlemek Tanrı buyruğuna itaat etmemek demektir ve büyüğü ya da küçüğü olmaz... Peki Mesih'in çarmıhına iman ettim ve aklanmış sayıldım sonra tekrar günah işledim o halde ne yapmalıyım? Aklanmamış mı sayılırım? Günahımdan dolayı Tanrı beni cezalandırır mı? Kutsal Kitap buna kesinlikle cevap verir "Hayır"... Mesih'in çarmıhına iman eden (yürekten bir imandan bahsediyorum) ve O'nun sağladığı kurtuluşa gönenen kişi kesinlikle yargılanmayacaktır...
Yuhanna 3,18 O'na iman eden
yargılanmaz, iman etmeyen ise zaten yargılanmıştır. Çünkü Tanrı'nın biricik Oğlu'nun adına iman etmemiştir.
1.Yuhanna 2,1 Yavrularım, bunları size günah işlemeyesiniz diye yazıyorum. Ama içimizden biri günah işlerse, adil olan İsa Mesih bizi Baba'nın önünde savunur.
Ayetler oldukça kesindir...
Eee peki o zaman nedir bu günahları itiraf etme? Neden itiraf edeyim ki günahlarımı? Nasılsa İsa Mesih beni savunacaksa neden böyle bir eziyete katlanayım? diye düşünülebilir...
Ancak Rab'in söylediği gibi karanlıkta olup da açığa çıkarılmayacak hiç birşey yoktur... Günah işler ve tövbe etmezsek bunun esiri oluruz ve günahın içerisinde boğulmaya başlarız bu da Rab'de sahip olduğumuz esenliğimizi kaybetmemize neden olabilir... Bu yüzden bir imanlı günah işlerse bu günahtan özgür olabilmek için günahını itiraf etmeli günahlı olduğunu kabul etmelidir... Bunu ilk insanlarda görüyoruz...
Bana sorarsanız eğer Tanrı onları basit bir meyveyi yedikleri için kovmadı, peki ya neden kovdu? Kutsal metinleri incelerseniz eğer herşeyi bilen Tanrı Adem'e soru soruyor "Meyvesini yeme dediğim ağaçtan mı yedin?" Adem "Evet yedim buyruğuna karşı geldim beni bağışla" demesi gerekirken, suçu bir başkasının üzerine yıkmaya çalışıyor, Havva'da da durum aynı hepsi de dolayısı ile Tanrı'yı suçluyorlar... Şunu kesinlikle söyleyebilirim ki günahlarını itiraf etmeyen bir kişi işlediği günahtan özgür olamaz ve aynı günahı tekrar tekrar tekrar işlemeye devam eder...
‹‹Eğer kardeşin sana karşı günah işlerse, ona git, suçunu kendisine göster. Her şey yalnız ikinizin arasında kalsın. Kardeşin seni dinlerse, onu kazanmış olursun. Ama dinlemezse, yanına bir ya da iki kişi daha al ki, söylenen her şey iki ya da üç tanığın sözüyle doğrulansın. Onları da dinlemezse, durumu inanlılar topluluğuna bildir. Topluluğu da dinlemezse, onu putperest ya da vergi görevlisi say. ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, yeryüzünde bağlayacağınız her şey gökte de bağlanmış olacak. Yeryüzünde çözeceğiniz her şey gökte de çözülmüş olacak. Yine size şunu söyleyeyim, yeryüzünde aranızdan iki kişi, dileyecekleri herhangi bir şey için anlaşırlarsa, göklerdeki Babam dileklerini yerine getirir.
Nerede iki ya da üç kişi benim adımla toplanırsa, ben de orada, aralarındayım.›› Bunun üzerine Petrus İsa'ya gelip, ‹‹Ya Rab›› dedi,
‹‹Kardeşim bana karşı kaç kez günah işlerse onu bağışlamalıyım? Yedi kez mi?›› İsa, ‹‹Yedi kez değil›› dedi. ‹‹Yetmiş kere yedi kez derim sana. Şöyle ki, Göklerin Egemenliği, köleleriyle hesaplaşmak isteyen bir krala benzer. Kral hesap görmeye başladığında kendisine, borcu on bin talantı bulan bir köle getirildi. Kölenin ödeme gücü olmadığından efendisi onun, karısının, çocuklarının ve bütün malının satılıp borcun ödenmesini buyurdu. Köle yere kapanıp efendisine, ‹Ne olur, sabret! Bütün borcumu ödeyeceğim› dedi. Efendisi köleye acıdı, borcunu bağışlayıp onu salıverdi. ‹‹Ama köle çıkıp gitti, kendisine yüz dinar borcu olan başka bir köleye rastladı. Onu yakalayıp, ‹Borcunu öde› diyerek boğazına sarıldı. Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı. Ama ilk köle bunu reddetti. Gitti, borcunu ödeyinceye dek adamı zindana kapattı. Öteki köleler, olanları görünce çok üzüldüler. Efendilerine gidip bütün olup bitenleri anlattılar. ‹‹Bunun üzerine efendisi köleyi yanına çağırdı. ‹Ey kötü köle!› dedi. ‹Bana yalvardığın için bütün borcunu bağışladım. Benim sana acıdığım gibi, senin de köle arkadaşına acıman gerekmez miydi?› Bu öfkeyle efendisi, bütün borcunu ödeyinceye dek onu işkencecilere teslim etti.
‹‹Eğer her biriniz kardeşini gönülden bağışlamazsa, göksel Babam da size öyle davranacaktır.››
Matta 18,15;38
Rahibe anlatılmasının nedeni katolik kardeşlerde güvenilir birisine anlatılması düşünüldüğünden olabilir sonuçta herkes herkese açık yüreklilikle konuşamaz...
Ben kısıtlı zamanımda ancak bu kadar yardımcı olabiliyorum ama diğer kardeşler de farklı cevaplar vereceklerdir...
Rab araştırmalarınızı bereketlesin ve ışığı üzerinizde parlasın dilerim...
Esenlik içinde kalınız