| moderator5 |
|
İncil Romalılar 14. bölüm Zayıf iman, güçlü iman 1İmanı zayıf olanı kabul edin, ama düşünceleri üzerinde onunla tartışmaya girmeyin. 2Biri her şeyi yiyebileceğine inanır; öte yandan, imanı zayıf olan yalnız sebze yer. 3Her şeyi yiyen, yemeyeni hor görmesin. Her şeyi yemeyen, yiyeni yargılamasın. Çünkü Tanrı onu kabul etmiştir. 4Sen kimsin ki, başkasının kulunu yargılıyorsun? Kulu haklı çıkaran da, suçlu çıkaran da kendi efendisidir. Kul haklı çıkacaktır. Çünkü Rab'bin onu haklı çıkarmaya gücü vardır. 5Kimi bir günü başka bir günden üstün sayar, kimi her günü bir sayar. Herkesin kendi görüşüne tam güveni olsun. 6Günü kutlayan, Rab için kutlar. Her şeyi yiyen, Tanrı'ya şükrederek bunu Rab için yer. Bazı şeyleri yemeyen de Rab için yemez ve Tanrı'ya şükreder. 7Hiçbirimiz kendimiz için yaşamayız, hiçbirimiz de kendimiz için ölmeyiz. 8Yaşarsak, Rab için yaşarız; ölürsek, Rab için ölürüz. Böylece yaşasak da, ölsek de Rabbin'iz. 9Mesih, hem ölülerin hem de yaşayanların Rabbi olmak üzere ölüp dirildi. 10Öyleyse sen, kardeşini neden yargılıyorsun? Ya sen, kardeşini neden hor görüyorsun? Tanrı'nın yargı kürsüsü önüne hepimiz çıkacağız. 11Yazılmış olduğu gibi: «Rab şöyle diyor: `Varlığım hakkı için her diz önümde çökecek ve her dil Tanrı olduğumu açıkça söyleyecek.'» 12Böylece her birimiz kendi adına Tanrı'ya hesap verecektir. 13Bunun için, artık birbirimizi yargılamayalım. Tam tersine, herhangi bir kardeşin yoluna sürçme ya da tökezleme taşı koymamaya kararlı olun. |
| KANTOR |
|
İHTİŞAM İÇİNDE SADELİK Tapınma mekânlarında, yani ibadethanelerde, yani kiliselerde sistem sorunu özellikle Protestanlarda gözlenmektedir. Sistem sorunu içerisine mimari de girmektedir, tapınma da, tapınma yönetici-görevlilerinin giysileri de..Oysa ençok açılım içinde bulunmayı arzulayan ise yine Protestanlardır. Bir Protestan olarak vurguluyorum, lütfen Protestan kardeşlerim alınmasınlar; "düğün salonu" benzeri kiliseler, sonuna değin açılmış hoparlörler, elektro gitarlar ve hatta vurma çalgılar ve detone vokal ses.. Benim bizzat tanık olduğum ayin sırasında yerlere konulmuş kahve fincanları, sandalyelere ve hatta yerlere bırakılmış Kutsal Kitaplar. Bu tanık olunanlar tam da bir özensizliğin, deyim yerinde ise "vurdumduymazlığın" uzantıları. Oysa imanlı ibadete gelmeden olanağı var ise en azından bir duş alabilmelidir. Bu İslamiyette olduğu gibi bir "abdest" uygulaması değil; ilkin RAB'be, ardından diğer imanlılara karşı gösterilen bir saygıdır. Bu özenin ardından Kilise olan mekânın bakım ve temizliği gelecektir. Özensizlik ve devamı olan tembelliğe teolojik kılıf aramamalıyız... |