http://www.protestan.org/images/spc.gif
Kurtaran İman
Birçok Hristiyanın Hristiyan olmayanlar için kullandığı bir terim var: ‘İmansız’. Yani Hristiyan imanına sahip olmayanlar için sıkça kullanılan bu terim birçok yönden özellikle Müslümanların tepkisini çekmektedir. Sanki Müslümanların hiçbir çeşit imana sahip olmadığı fikrini uyandırmaktadır. Kutsal Kitap’ta anlatılan iman ile Hristiyan olmayanların imanları arasında bir fark olduğu kesindir. Peki bu iman hangi türde bir imandır?
Kutsal Kitap’ta İbraniler 13:1’de,
“İman, umut edilenlere güvenmek, görünmeyen şeylerin varlığından emin olmaktır ” der. Şu açık ki, burada imana ilişkinmiş gibi görünen genel tanımını görüyoruz. Diğer inançtaki birçok kişi bu tür imana sahip olduğuna inanmaktadır. Aslında buradaki iman daha çok
genel imandan ziyade özel imanı yani sadece Hristiyanların sahip olduğu imanı kastetmektedir. Bunu nereden anlıyoruz?
“İman olmadan Tanrı'yı hoşnut etmek olanaksızdır. Tanrı'ya yaklaşan, O'nun var olduğuna ve kendisini arayanları ödüllendireceğine iman etmelidir.” (İbraniler 11:6)
İslamiyet ile Hristiyanların inandıkları tek Tanrının doğası ve kişilikleri farklı olduğu için doğal olarak farklı Tanrı’ya inanmaktadırlar (bkz.
‘Evet, Kitabı Mukaddes Tanrı Sözüdür). Bundan dolayı Hristiyan olmayan bir insanın sahip olduğu iman ile Hristiyanların Tanrısını hoşnut etmesi olanaksızdır. O kişinin Hristiyanların inandığı şekilde farklı doğaya ve insanların doğal olarak sahip olmadıkları
iman çeşidine sahip olması gerekir.
Kurtaran İman
Bir Hristiyanın imanının kaynağı Kutsal Ruh’tur. İmanı Tanrı’nın hediyesidir, kendi gücüyle yaratttığı ve beslediği bir iman değildir. Bunun için kişi kendisinin Hristiyan olmasıyla övünemez ve böbürlenemez (Romalılar 11:6,20).
İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrı'nın armağanıdır.
Kimsenin övünmemesi için iyi işlerin ödülü değildir. (Efesliler 2:7-9)
Bu ayetin Grekçesindeki
‘Bu’ kelimesi burada hem lütuf hem de aynı zamanda imanı işaret etmektedir. Yani hem iman hem de kurtuluş lütfu tamamen Tanrı’dan gelmektedir. Bu anlamda iman kişisel olarak yaratılabilecek içsel bir güvenme, telkin, pozitif cesaretlendirme değil; tamamen Tanrı kaynaklı, Tanrı’nın yüceliğine odaklı, insan tarafından beslenemeyecek çeşitte bir doğaya sahiptir. İmanı Tanrı verdiğine göre sadece yine
Tanrı tarafından beslenebilir ve geliştirilebilir. Bunun için örneğin Pavlus
“Mesih'le birlikte çarmıha gerildim. Artık ben yaşamıyorum, Mesih bende yaşıyor. Şimdi bedende sürdürdüğüm yaşamı, beni seven ve benim için kendini feda eden Tanrı Oğlu'na imanla sürdürüyorum.” (Galatyalılar 2:20).
Şimdi eğer bir insanın imanı Tanrı tarafından geliyorsa, o zaman şu açıktır ki, kişi kendi aklıyla, gücüyle, Tanrı’nın doğuştan verdiği iman ile kurtulamayacaktır. Hristiyanlar ‘kurtaran iman’ ile ‘iman’ arasında ayrım yapmaktadırlar. Hristiyanın ‘gerçeğe’ iman etmesine neden olan imanın kendisi, doğrudan Tanrı tarafından yaratıldığı için bu iman o kişiyi Mesih’e iman etmesinden dolayı Cennete sokacaktır. Bundan dolayı o kişinin imanı onu kurtarmaktadır. Bu nedenle biz Tanrı’nın verdiği bu imana
Kurtaran iman demekteyiz. Bu anlamda her insanın imanı varolmasına rağmen, Hristiyanlar Kurtaran İmana sahiptirler (Romalılar 11:6). Bu anlamda herhangi biri Müslüman’larda dahil olmak üzere,
‘Benim imanım seninkinden güçlü’ iddiasının hiçbir anlamı yoktur. Çünkü sahip olduğumuz imanlarımız, elma ile armutu karşılaştırmaya benzer. Nasıl elmanın tadı, görünüşü, içindeki çekirdeği, kokusu ile armutun tadı, kokusu, görünüşü, rengi, gekirdeği farklıysa, aynı şekilde Hristiyanların sahip olduğu ‘Kurtaran İman’ ile diğer insanların sahip olduğu iman farklıdır. Bunun için ‘iman karşılaştırması’ mantıken yanlış ve karşılaştırmayı yapan kişinin kendisini kandırması anlamına gelir ki bunun o kişiye faydası yoktur.