"Bana
Tanrı'nın varlığını kanıtlayamazsın" derler ya hep...
Kanıtlarım!
Kanıtlar o kadar çok ki.
Fakat üzülerek fark ettiğim bir şey var ki, bazı insanlar mantıken kabul edip
iman etmiyorlar. Şaka gibi. =D
Eski Ahit'i incelemiş ve kanıtları görmüş bir kişinin
iman etmemek için hiç bir bahan
esinin olamayacağını düşünüyordum.
Eski Ahit'te
Üçlü Birlik,
Mesih'in ne olduğu,
Mesih'in niye geleceği,
Mesih'in ne yapacağı,
Mesih'in iki kere geleceği,
Mesih'in ilk gelişinin tarihi (HEM DE ÇOK AÇIK VE NET OLARAK),
Yahudiler'in başına gelecek olan şeyler düzgün bir şekilde yazıyor. Yorum değil. Resmen doğrudan yazıyor neyin ne olduğu.
Anlatıldığında bazıları "Hmm... Çok ilginç. Evet doğru olabilir." diyorlar. İnsan duyunca ilk başta seviniyor bu tepkiyi aldığında.
Ama ardından
"Ama şimdilik deist kalayım" gibi bir cevap aldığında ağlayası geliyor insanın...
Kardeşlerim demek istediğim şey şu ki,
imanın kanıtlara dayanılarak olacağını düşündüğümde yanılmışım.
İman,
Tanrı'ya kalbini açmakla olur.
Tanrı Sözü'nü duymakla olur.
"Anlatma kafam karışıyor ikna edersin diye korkuyorum" gibi bir tepkiyle bile karşılaştım. Buna yorum bile yapmak istemiyorum.
Hata bende. Bundan sonra nadir durumlar hariç Müjdeleme yapmayacağım çünkü ben bu armağana sahip olmadığımı düşünüyorum ve insanları yargıda bırakmak istemiyorum.
Ben
iman ederken kanıta ihtiyaç duymamıştım. Hatta "yazın araştırırım yaa" falan derken bir bakmışım kısa bir süre sonra
iman etmişim =D
Kanıt falan umrumda değildi. İddialar ve iftiralar umrumda değildi. Yüceler Yücesi Sonsuzluklara Dek Övgüye Layık Olan Her Şeye Egemen
Rab İsa Mesih'in
sevgisi beni mutluluktan uçurmaya yetiyordu.
İncil'i okumayı bile bitirmeden, yürekten gelen bir şekilde
iman etmiştim, buradaki çoğu kişinin de benimkine benzer şekilde
iman ettiğini düşünüyorum.
Dediğim gibi bundan sonra bana gelip sorulmadıkça veya özel durumlar olmadıkça bu şekilde müjdeleme yapmayacağım. Ve müjdeleme armağanı olmayan kardeşlerime de yapmamalarını öneriyorum.