Apokrif Çocukluk İncilleri Nelerdir?

Apokrif Çocukluk İncilleri Nelerdir? hristiyanlık incil isa mesih tevrat zebur | HRİSTİYAN FORUM  > Hristiyanlık İnancında Temel Kavramlar > İncil : Apokrif Çocukluk İncilleri Nelerdir? konusu 1904 kez okundu, 7 kez cevaplandı. En son mesaj Theophilos tarafından gönderildi. Apokrif Çocukluk İncilleri Nelerdir? Çalışmalarınızın devamını bekliyoruz. Aklıma takılan bu kutsal kitap sayılmayan eserler kaç tanedir. Tam olarak listesini verebilir misiniz? Yönetim Notu: Sevgili kardeşimiz Karayılan; lütfen her sorunuz için ayrı konu açınız. Öyleki forumumuzdaki konular dağılmasın, forum teolojik bilgi çöplüğüne dönmesin. Apokrif Çocukluk İncilleri Nelerdir?

Geçersiz email adresi kullanan üyelikler, forum sistemi tarafından, otomatik olarak iptal edilir. Üyelik hesabı iptal edilmiş veya şifresini unutmuş üyeler buradan iletişime geçebilirler.

HRİSTİYAN FORUM GİRİŞ
(Kullanıcı adınız)
(Şifreniz)



HEMEN ÜYE OLUN! Üyelerle sohbet etmek, etkinlik duyurularından haberdar olmak, forumda yazışabilmek için sitemize üye olmanız gerekmektedir.


Apokrif Çocukluk İncilleri Nelerdir? konusu 1904 kez okundu, 7 kez cevaplandı. En son mesaj Theophilos tarafından gönderildi.

Apokrif Çocukluk İncilleri Nelerdir? konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olunuz.

Bu konunun diğer sayfaları: 1 2 >

Apokrif Çocukluk İncilleri Nelerdir? hristiyanlık incil isa tevrat zebur10-10-09, 17:51
Apokrif Çocukluk İncilleri Nelerdir?
KaraYilan


Theophilos
KUR'AN'DAKİ İNCİL AYETLERİ ve ÖYKÜLERİ

Kur'an'daki bazı ayetler ilginç bir şekilde kanonik İncil metinlerinde yazılı olan öğretilerle benzerlik taşımaktadır. Örneğin, Mesih'in kullandığı "hardal tanesi" benzetmesi Kur'an'a geçmiştir. Karşılaştırmalı olarak incelemek gerekirse:
İsa onlara bir benzetme daha anlattı: "Göklerin Egemenliği, bir adamın tarlasına ektiği hardal tanesine benzer" dedi. "Hardal tohumların en küçüğü olduğu halde, gelişince bahçe bitkilerinin boyunu aşar, ağaç olur. Böylece kuşlar gelip dallarında barınır." (Matta 13:31-32)
Rab şöyle dedi: "Bir hardal tanesi kadar imanınız olsa, şu dut ağacına, 'Kökünden sökül ve denizin içine dikil' dersiniz, o da sözünüzü dinler. (Luka 17:6)

“Yavrum! Şüphesiz yapılan iş bir hardal tanesi ağırlığında olsa ve bir kayanın içinde, yahut göklerde ya da yerin içinde bile olsa, Allah onu çıkarır getirir. Çünkü Allah en gizli şeyleri bilendir, (herşeyden) hakkıyla haberdar olandır.” (Sure 31:16)
Her ne kadar hardal tanesi benzetmesinin Kur'an'daki bağlamı İncil metinlerindekinden farklı olsa da, herhangi bir kavramın en küçüğüne gönderme yapılırken hardal tanesinden yararlanılması Kur'an yazarları tarafından da benimsenmiştir. Üstelik bazı İslamcı yazarlar Hristiyanlık ve İncil karşıtı ateistlerin etkisiyle hardal tanesinin bilimsel olarak en küçük tane olmadığını ileri sürüp İncil'deki benzetmelerde hata aramaya çalışırlar; oysa görüldüğü gibi kendi kitaplarında bile aynı benzetme kullanılmıştır. Mesih'in benzetmesi hatalı ise, bu hatalı benzetmenin bilimsel mucizelerle dolu olduğu her fırsatta iddia edilen Kur'an'da tekrarlanması son derece manidardır.

Aşağıdaki kıyaslamalı ayetler aracılığıyla İncil'de Mesih tarafından kullanılan bir başka benzetmenin Kur'an'a geçtiğini ve Allah'a atfedildiğini görüyoruz:
"Devenin iğne deliğinden geçmesi, zenginin Tanrı Egemenliği'ne girmesinden daha kolaydır." (Markos 10:25)

Ayetlerimizi yalanlayanlar ve o âyetlere uymayı kibirlerine yediremeyenler var ya, onlara göklerin kapıları açılmaz. Onlar, deve iğne deliğinden geçinceye kadar cennete de giremezler! Biz suçluları işte böyle cezalandırırız. (Sure 7:40)
Mesih, bazı kişilerin Tanrı'nın egemenliğine girmesinin ne kadar zor olduğunu anlatmak için devenin iğne deliğinden geçmesi benzetmesini kullanmıştır; Kur'an yazarları ise aynı benzetmeyi Kur'an'a inanmayanların cennete gitmelerinin imkansızlığını vurgulamak amacıyla kullanmışlardır. Benzerlikler ve bağlantılar inkar edilemeyecek kadar büyüktür. Abdullah oğlu Muhammed'in, bu ifadeleri kervan ticareti yaparken karşılaştığı Hristiyanlardan duyup öğrenmiş olma ihtimali yüksektir. Diğer bir olasılık ise, Muhammed'in yazıcılarının bu benzetmeleri sözlü veya yazılı kaynaklar aracılığıyla öğrenmiş ve Kur'an'a eklemiş olmalarıdır.

Abdullah oğlu'nun ve yazıcılarının Kur'an'ı yazarken hiçbir kaynaktan yararlanmadıkları iddiası gerçek dışıdır. Kur'an'da Yahudiler ve Yahudilik hakkındaki bilgilerin büyük bir çoğunluğunun Eski Antlaşma metinleri yerine Yahudi masal ve halk öykülerinden geldiği anlaşılmaktadır. Yahudi toplumunun popüler anlatılarını Yahudi kutsal yazılarından ayrıştıramayan Muhammed, Tanrı sözü olarak kabul edilmeyen hikayeleri ve yazıları Tevrat'ın bir parçası olarak kabul etmiş ve Kur'an'a kopyalamıştır. Hristiyanlar ve Hristiyanlık söz konusu olduğunda da Muhammed ve yazıcıları aynı tavrı benimsemişler ve Hristiyan çevrelerde ağızdan ağza dolaşan halk öykülerini yanlışlıkla İncil'in bölümleri sanmışlardır. Bu da bize Kur'an'da Hristiyanlık ile bağlantılı olarak sunulan anlatımların niçin kanonik İncil metinleriyle uyuşmadığı sorusunun yanıtını verir.

İslam öncesi dönemde, özellikle Muhammed'in yaşadığı çevredeki insanların evrensel Kilise tarafından yetkili kabul edilen dört İncil hakkında fazla bilgi sahibi olmadıkları ve M.S. ikinci yüzyıldan itibaren yazılmış bir takım sahte İncil metinlerindeki anlatımlara popülerlik kazandırdıkları bilinmektedir. Genelde Mesih'in doğum ve çocukluk dönemini kapsayan bu sahte İnciller, Kilise tarafından apokrifa (Kutsal Kitap listesine alınmayan) olarak görülseler de temel Hristiyan öğretileriyle çelişmemişlerdir. Bu doğum ve çocukluk İncillerinde yazılanlar Kutsal Üçleme ve Mesih'in gerçek Tanrı ve gerçek insan olması konularında yanlış ve aykırı bir öğreti sunmadıkları ve Mesih'in doğumundan önce yaşananlar, Meryem'in hayatı ve Yusuf ile evliliği hakkında detaylı bilgi sundukları için kısa sürede ün kazanmışlardır. Herkesin dilinde olan bu halk öykülerinin gerçek İncil'e ait kutsal yazılar olduğunu sanan Muhammed'in yazıcıları, Hristiyanlık ile ilgili eleştirilerde bulunurken ve Mesih'in öğretisini liderleri Muhammed'in ideolojisine göre yeniden şekillendirmeye çalışırken işte bu halk öykülerini esas almışlardır.

Kur'an'da bulunduğu ve Hristiyanlık ile bağlantılı olarak sunulduğu halde kanonik İncil metinlerinde yer almayan hikaye ve öğretileri sıralayıp bunların orijinal kaynağını gösterelim:

1) Kutsal Meryem'in doğumu ve ailesi tarafından tapınağa adanması:

Kur'an'ın üçüncü Suresi'nde yazılanlara göre, Meryem daha doğumundan önce tapınak hizmetine adanmıştır.
Hani, İmran’ın karısı, “Rabbim! Karnımdaki çocuğu sırf sana hizmet etmek üzere adadım. Benden kabul et. Şüphesiz sen hakkıyla işitensin, hakkıyla bilensin” demişti. Onu doğurunca, “Rabbim!” dedi, “Onu kız doğurdum.” -Oysa Allah onun ne doğurduğunu daha iyi bilir- “Erkek, kız gibi değildir. Ona Meryem adını verdim. Onu ve soyunu kovulmuş şeytandan senin korumana bırakıyorum.” (Sure 3:35-36)
Bu hikayenin kaynağı ise M.S. ikinci yüzyılda yazılan Yakup'un İncili isimli apokrifal metindir. Orijinal metindeki anlatım elbette Kur'an'dakinden daha anlaşılır ve detaylıdır. Muhammed'in yazıcıları bu hikayeyi kopyalarken özetleyerek kısaltma yoluna gitmişlerdir. Esas anlatımda Meryem'in annesi (Anna) kısır bir kadındır ve Tanrı'dan bir çocuk dileğinde bulunur. Rabbin bir meleği Anna'ya görünerek mucizevi bir şekilde çocuk sahibi olacağını müjdeler. Anna, cinsiyet ayrımı gözetmeksizin, doğacak çocuğunu tapınak hizmetine adamaya yemin eder:
Ve işte, Rabbin bir meleği ona görünüp şöyle dedi: "Anna, Anna, Tanrı senin yakarmalarını duydu. Hamile kalıp çocuk doğuracaksın ve tüm dünya senin soyundan övgüyle bahsedecek. Anna yanıt verip dedi: "Rabbim olan Tanrı şahidimdir ki, doğurduğum erkek de olsa kız da olsa, onu Rabbime adayacağım ve çocuk tüm yaşamı boyunca Rabbe hizmet edecek". (Yakup İncili IV:1)

Hamilelik dönemi tamamlanınca Anna dokuzuncu ayda doğum yaptı. Ebeye sordu: "Ne doğurdum?" Ebe "bir kız bebek" dedi. Anna: "Ruhum bugün yüceltildi" dedi ve yatağa geri uzandı. Zamanı gelince Anna (Kutsal Yasa'daki buyruk uyarınca) arındı ve bebeğine süt verdi. Bebeğin adını Meryem koydu. (Yakup İncili V.2)
2) Meryem'in tapınaktaki günleri ve Zekeriya'nın kahinliği:

Kur'an birkaç cümle ile Meryem'in tapınaktaki günlerinden söz eder ve bu dönemde Zekeriya'nın kahinlik yaptığını öğretir. Meryem tapınaktaki bir odada kalırken mucizevi bir biçimde gökten yemek almaktadır:
Bunun üzerine Rabbi onu güzel bir şekilde kabul buyurdu ve onu güzel bir şekilde yetiştirdi. Zekeriya’yı da onun bakımıyla görevlendirdi. Zekeriya, onun bulunduğu bölmeye her girişinde yanında bir yiyecek bulurdu. “Meryem, Bu sana nereden geldi?” derdi. O da “Bu, Allah katından” diye cevap verirdi. Zira Allah, dilediğine hesapsız rızık verir. (Sure 3:37)
Bu alıntının kaynağı ve orijinali:
Tapınaktaki kahin Meryem'i aldı, öptü ve kutsadı. "Tanrı tüm kuşaklar arasında senin ismini yüceltti ve O, kurtuluşu İsrail oğullarına yakında senin aracılığınla ilan edecektir" dedi. Kahin, çocuğu altarın üçüncü basamağına oturttu. Rab Tanrı, çocuğa lütuf verdi ve o sevinçle ayaklarını oynattı. Tüm İsrail evinin sevgisi onunlaydı. (Yakup İncili VII.2)

Ve Meryem bakılıp büyütülen bir güvercin gibi Rabbin evindeydi ve meleğin eliyle beslendi. (VIII.1)
Başkahin dinsel kıyafetini ve on iki zili alıp kutsallar kutsalı denen bölmeye girdi ve Meryem hakkında dua etti. Rabbin meleği ona görünüp şöyle dedi: "Zekeriya, Zekeriya,...." (VIII.3)
3) Meryem'in tapınaktan ayrılması ve kur'a aracılığıyla belirlenen bir erkeğin himayesine verilmesi:
(Ey Muhammed!) Bunlar sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Meryem’i kim himayesine alıp koruyacak diye kalemlerini (kur’a için) atarlarken sen yanlarında değildin. (Bu konuda) tartışırlarken de yanlarında değildin. (Sure 3:44)
Bu üstü kapalı ayetlerin anlaşılması için metnin orijinalinin okunması zorunludur:
Rabbin meleği şöyle dedi: "Zekeriya, zekeriya, tapınaktan çık ve halkın dul erkeklerini bir araya topla. Her erkek bir dal parçası getirsin. Rab kime işaret verirse, Meryem o kişinin eşi olacak". Bu çağrı tüm Yahudiye bölgesine ilan edildi; Rabbin borusu çalındı ve tüm erkekler tapınağa koştular. (Yakup İncili VIII.3)

Son dal parçasını Yusuf aldı ve işte bu dal parçasından bir güvercin çıkıp Yusuf'un başının üzerinde uçtu. Kahin Yusuf'a: "Bakireyi tapınaktan alıp himaye etmek görevi sana verilmiştir" dedi. Yusuf ise buna karşı çıkıp şöyle dedi: "Benim çocuklarım var ve yaşlı bir adamım, o ise bir bakire! Onu alıp kendimi İsrail halkına güldüremem". Kahin şöyle yanıt verdi:"Yusuf, Rabbin olan Tanrı'dan kork ve O'nun Dathan, Abiram ve Korah'a ne yaptığını hatırla, yer yarılıp itaatsiz bu kişileri yutuvermişti. Aynı şey senin başına da gelmesin". O zaman Yusuf korktu ve Meryem'i himayesine almayı kabul etti. (Yakup İncili IX.1)
4) Meleklerin Meryem'e müjdesi ve Mesih'in Tanrı Sözü (Logos) olduğunun ilanı:
Hani melekler, “Ey Meryem! Allah seni seçti. Seni tertemiz yaptı ve seni dünya kadınlarına üstün kıldı.” (Sure 3:42)

Hani melekler şöyle demişti: “Ey Meryem! Allah seni kendi tarafından bir kelime ile müjdeliyor ki, adı Meryemoğlu İsa Mesih’dir. Dünyada da, ahirette de itibarlı ve Allah’a çok yakın olanlardandır.” (Sure 3:45)
Orijinal metin:
Meryem, maşrapayı alıp su doldurmaya gitti. Bir ses ona şöyle dedi: "Selam ey Tanrı'nın bolca lütuf verdiği! Rab seninledir. Tüm kadınlar arasında kutsalsın". (Yakup İncili XI.1)

İşte Rabbin meleği Meryem'e görünüp şöyle dedi: "Korkma Meryem, sen her şeyin Rabbi huzurunda lütuf buldun. O'nun Sözünden hamile kalacaksın. (XI.2)
5) Meryem'in kendine perde çekmesi ve Rabbin meleğinin ona insan şeklinde görünmesi:

Kur'an'da Mesih'in doğumu ilk olarak Mekke dönemine ait Meryem isimli 19. Sure'de anlatılmıştır. Bu Sure'yi hazırlayan kişiler Yakup'un İncili yerine başka bir popüler apokrifal çocukluk İncili olan Sahte Matta'nın İncili'ni kullanmışlardır; bu yüzden (iki farklı İncil metni kullanıldığı için) Meryem Suresi'nde yazılanlarla Al-i İmran Suresi'nde yazılanlar bir birini tutmaz.
(Ey Muhammed!) Kitapta (Kur’an’da) Meryem’i de an. Hani ailesinden ayrılarak doğu tarafında bir yere çekilmiş ve (kendini onlardan uzak tutmak için) onlarla arasında bir perde germişti. Biz, ona Cebrail’i* göndermiştik de ona tam bir insan şeklinde görünmüştü. Meryem, “Senden, Rahmân’a sığınırım. Eğer Allah’tan çekinen biri isen (bana kötülük etme)” dedi. (Sure 19:16-18)
(*) Arapça metinde "Cebrail" kelimesi geçmez, "RUH" kelimesi geçer. ( faarsalna ilayha roohana fatamaththala laha basharan sawiyyan) Diyanet İşleri Başkanlığı ise, çeviride orijinal Arapça metne bağlı kalmak yerine RUH sözcüğünü Cebrail ile değiştirmeyi ve bu sayede Kur'an'ın özgünlüğüne zarar vermeyi (tahrifat) tercih etmiştir!

Kur'an'daki bu anlatımda, meleğin insan biçiminde göründüğü ve Meryem'in de bundan korktuğu iddiası Sahte Matta'nın İncili'nden alınmıştır. Meleğin müjdesinden önce Meryem'in perde çektiğinin söylenmesi ise yine Sahte Matta'nın İncili'ndeki anlatımın tam olarak anlaşılmamasından kaynaklanmıştır. Sahte Matta'ya göre, Meryem tapınağın perdesini dikme görevini yerine getirirken melek tarafından ziyaret edilmiştir:
Meryem ve diğer bakireler dikiş konusunda kur'a çektiler ve Tapınağın perdesini dikme görevi Meryem'e verildi. (Sahte Matta bölüm 8)

Üçüncü gün Meryem, mor kumaş elinde çalışırken odasına kelimelerle anlatılamayacak güzellikte bir erkek girdi. Meryem onu görünce aşırı derecede korkup titremeye başladı. (bölüm 9)
6) Meryem'in mucizevi olarak taze hurma yemesi ve ansızın oluşan bir ırmak aracılığıyla susuzluğunu gidermesi:

Kur'an'ın 19. Suresi'ne göre, Meryem hamile kalır kalmaz uzak bir diyara gitmiş ve orada (?) doğum sancılarına yakalanmıştır. Bir hurma kütüğüne yaslanan ve acı çeken Meryem, mucizevi bir biçimde Tanrı tarafından beslenerek teselli edilmiştir:
Böylece Meryem çocuğa gebe kaldı ve onunla uzak bir yere çekildi. Doğum sancısı onu bir hurma ağacına yöneltti. “Keşke bundan önce ölseydim de unutulup gitmiş olsaydım!” dedi. Bunun üzerine (Cebrail)* ağacın altından ona şöyle seslendi: “Üzülme, Rabbin senin alt tarafında bir dere akıttı.” Hurma ağacını kendine doğru silkele ki sana taze hurma dökülsün.” "Ye, iç, gözün aydın olsun. İnsanlardan birini görecek olursan, “Şüphesiz ben Rahmân’a susmayı adadım. Bugün hiçbir insan ile konuşmayacağım” de. (Sure 19:22-26)
(*) Diyanet'in çevirisinde bu kez daha hassas davranılmış ve görüldüğü gibi yorum parantez aracılığıyla orijinal metinden ayrılmış. Yine de, Arapça metinde Meryem'e "aşağıdan" seslenen kişi belli değildir; sadece meçhul bir sesin Meryem'e konuştuğu yazılıdır. Diyanet ise klasik bir tavırla Kur'an ayetlerindeki belirsizlikleri giderme ve bu sayede eleştirileri ortadan kaldırma mücadelesi vermektedir.

Meryem'in mucizevi bir şekilde hurma yediği ve ırmak aracılığıyla susuzluğunu giderip bayram ettiği yolundaki öykü Sahte Matta'nın İncili'nden alınmıştır:
Ve yolculuklarının üçüncü gününde yola devam ederlerken çölün kavurucu sıcağından rahatsız olan Kutsal Meryem bir hurma ağacı gördü ve Yusuf'a: "Şu ağacın gölgesinde biraz dinleneyim" dedi. Bunun üzerine Yusuf acele ile Meryem'i ağacın altına götürüp hayvanından indirdi. Kutsal Meryem orada otururken ağacın yapraklarına bakıp meyvelerle yüklü olduğunu gördü ve Yusuf'a şöyle dedi: "Keşke bu ağacın meyvelerini yemek mümkün olsaydı". Yusuf ise şöyle karşılık verdi:"Ağacın dallarının ne kadar yüksek olduğunu gördüğün halde bu şekilde konuşmana ve ağacın meyvelerinden yemek istemene şaşırıyorum. Ben suyun yokluğu konusunda daha çok endişeleniyorum; çünkü tüm tulumlar şu anda boş ve kendimizi ve hayvanlarımızı serinletmek için nerden su bulacağımızı bilmiyorum". O anda sevinçli bir yüz ifadesiyle annesinin kucağında oturan çocuk Yeshua ağaca şöyle dedi: "Ey ağaç, dallarını eğ ve annemi meyvelerinle sevindir". Bu emir üzerine ağaç derhal dallarını tepeden aşağıya eğerek meyvelerini Kutsal Meryem'in ayakları dibine serdi. Meyveleri toplayıp açlıklarını giderdiler. Meyvelerin toplanmasından sonra bile ağaç eğik durumda kalıp doğrulmak için çocuk Yeshua'nın ikinci emrini bekledi. Sonra çocuk Yeshua ona şöyle seslendi: "Doğrult kendini, ey hurma ağacı, ve güçlü ol, Babamın cennetinde bulunan ağaçlarla dost ol. Yeraltındaki sulara köklerinden bir damar aç da sular aksın ve biz suya doyalım". Ağaç derhal doğruldu ve onun köklerinden son derece serin, berrak ve ışıl ışıl bir su pınarı fışkırdı. Suyu görünce çok büyük sevinç duydular ve kana kana içtiler; hayvanlarına da su verdiler. Tanrı'ya şükürler sundular. (Sahte Matta bölüm 20)
Kur'andaki anlatımın, bu sahte İncil'den alındığı açıktır; ancak Muhammed'in yazıcıları olayların kronolojik sırasını değiştirdikleri için orijinal kaynakta Mısır'a yolculuk esnasında gerçekleşen bu mucizevi olayı, Yeshua'nın doğduğu anda gerçekleşmiş gibi göstermişlerdir. Bu nedenle Meryem'in hurma ağacına yaslanıp dinlenme isteği Sahte Matta'da çöl sıcağına Kur'an'da ise Meryem'in doğum sancılarına bağlanmıştır. Öykünün orijinalinin üstünlüğü ortadadır. Üstelik, bu orijinal metin Meryem'in mucize eseri meyve yemesi için kimin seslendiğini de bildirmektedir. Kur'an'a göre bile, ses aşağıdan gelmiştir; ancak sesin sahibi Müslümanlar tarafından Cebrail olarak yorumlanmaktadır. Oysa bu sesin Meryem'in kucağında bulunan çocuk Yeshua'ya ait olduğu kesindir. Cebrail niçin Meryem'in aşağısından veya ağacın altına girerek seslensin ki?!? Müslümanların yorumları Kur'an'ın anlaşılmasını daha da zorlaştırmakta ve onu gülünç duruma düşürmektedir. Muhammed'in yazıcıları sesin çocuk Yeshua'dan geldiğini bilmişlerdir; ancak anlatımda izledikleri farklı kronoloji, çocuğun doğmadan önce konuşmasını imkansız kıldığı için, söz konusu konuşmanın meçhul birisi tarafından yapıldığını söylemek zorunda kalmışlardır.

7) Meryem'in hamileliğinden dolayı halkı tarafından cinsel ahlaksızlık ile suçlanması:

Kur'an'ın 19. Suresi'ne göre, Meryem, mucizevi hamileleğinden dolayı halkının eleştiri ve ithamlarına maruz kalmıştır:
Kucağında çocuğu ile halkının yanına geldi. Onlar şöyle dediler: “Ey Meryem! Çok çirkin bir şey yaptın!” Ey Hârûn’un* kız kardeşi! Senin baban kötü bir kimse değildi. Annen de iffetsiz değildi.” (Sure 19:27-28)
(*) Muhammed'in yazıcıları, Yeshua'nın annesi Meryem'în Eski Antlaşma'daki İmran'ın (Amram) kızı ve Harun'un kızkardeşi Meryem ile aynı kişi olduğunu söylemişlerdir.

Meryem'in halkı tarafından suçlandığı iddiası Sahte Matta İncili'nden alınmıştır:
Bu olaylardan sonra Meryem'in hamile olduğu duyuldu. Tapınak görevlileri Yusuf'u yakalayıp Meryem ile birlikte başkahinin huzuruna çıkardılar. (Sahte Matta bölüm 12)

Kaç kişiden oluştuğu belirlenemeyecek kadar büyük bir kalabalık toplandı ve Meryem tapınağa getirildi. Kahinler, Meryem'in akrabaları ve anne-babası ağlayıp ona şöyle dediler: "Günahını kahine itiraf et; sen ki Rabbin Tapınağında güvercin gibiydin ve meleğin ellerinden yiyecek almıştın". (Sahte Matta bölüm 12)
Bu iki anlatım arasındaki tek fark yine olayların kronolojik sırasıyla ilgilidir: Meryem'in halkı tarafından suçlanması Sahte Matta'da Meryem'in hamileliği esnasında yaşanmışken, Kur'an'da Yeshua'nın doğumundan sonra yaşanmış gibi gösterilmiştir. Bunun sebebi ise Muhammed'in yazıcılarının Sahte Matta'da Meryem'in hamileliği için kullanılan ifadeyi yanlışlıkla harfiyen yorumlamalarıdır. Sahte Matta, Meryem'in hamile olduğunun anlaşıldığını söylerken "Meryem'in çocuk taşıdığını" belirtmiştir; ancak bu Meryem'in "rahminde" bir çocuk taşıdığını anlatmaya yöneliktir. Muhammed'in yazıcıları ise bu söz ile Meryem'in çocuk Yeshua'yı "kucağında" taşıdığının anlatılmak istendiğini sanarak hata yapmışlardır.

8) Bebek Yeshua'nın beşikte konuşması:

Kur'an'da 19. Sure'de bebek Yeshua'nın beşikte iken konuştuğu ve kimliğini açıkladığı yazılıdır:
Bunun üzerine (Meryem, çocukla konuşun diye) ona işaret etti. “Beşikteki bir bebekle nasıl konuşuruz?” dediler. Bebek şöyle konuştu: “Şüphesiz ben Allah’ın kuluyum. Bana kitabı (İncil’i) verdi ve beni bir peygamber yaptı.” (Sure 19:29-30)
Yeshua'nın daha bebekken ve beşikteyken konuşarak kimliğini açıkladığı yolundaki öğreti Arapça Çocukluk İncili isimli bir apokrifal metinden alınmıştır:
Aşağıdaki alıntıyı Mesih ile aynı dönemde yaşayan başkahin Yusuf'un - bazıları onun Kayafa olduğunu söyler - kitabında yazılı buluyoruz. O dedi ki: "Yeshua konuştu ve gerçekten beşiğindeyken annesi Meryem'e şöyle dedi: 'Ben Yesua'yım, Cebrail'in müjdesi uyarınca doğurduğun Tanrı'nın Oğlu ve Logos'um (Söz). Babam beni dünyanın kurtuluşu için gönderdi'". (Kurtarıcının Arapça Çocukluk İncili bölüm 1)
Görüldüğü gibi, Muhammed'in yazıcıları Mesih'in beşikteyken konuşma mucizesini Kur'an'a kopyalarken orijinal metinde yazılı olan ifadeleri tamamen değiştirmişlerdir.
Tanrı'nın Oğlu: Tanrı'nın kulu
Logos (Kelam): Kitap (!)
Kurtarıcı: Peygamber
Muhammed'in yazıcıları asıl kaynakta geçen Logos sözcüğünün "kelime" anlamına geldiğini öğrenmişler; ancak Mesih'in kendisini niçin "Logos" olarak tanımladığını anlayamamışlardır. Bunun için de, Tanrı Sözü ile Kutsal Kitap kavramları arasında bağlantı kurup Yeshua'nın doğum anında bile İncil isimli bir kitaba sahip olduğunu iddia etmek zorunda kalmışlardır.

9) Yeshua'nın çamurdan yaptığı kuşları canlandırması:

Kur'an'ın Medine dönemindeki iki Suresine göre, Yeshua çamura kuş şekli vermiş ve daha sonra üfleyerek bu kuşların canlanmasını sağlamıştır. Kur'an bu yaratma mucizesini onaylar; ancak Mesih'in Tanrı'nın isteği ve emri ile yarattığını iddia eder. Kısacası, Muhammed'e göre Mesih, Allah'ın yarattığı ve kendine eş tuttuğu bir ilahtır:
Allah onu İsrailoğullarına bir Peygamber olarak gönderecek (ve o da onlara şöyle diyecek): “Şüphesiz ben size Rabbinizden bir mucize getirdim. Ben çamurdan kuş şeklinde bir şey yapar, ona üflerim. O da Allah’ın izniyle hemen kuş oluverir. (Sure 3:49)

Hani iznimle çamurdan kuş şekline benzer bir şey yapıyordun da içine üflüyordun, benim iznimle hemen bir kuş oluyordu. (Sure 5:110)
Mesih'in çamurdan kuş yarattığı öğretisi Arapça Çocukluk İncili'ndeki bir öyküden alınarak tek bir cümleye indirgenmiştir. Orijinal anlatı:
Ve yine bir gün Rab Yeshua diğer erkek çocuklarla birlikte su kaynağının yanında oynamaktaydı ve diğer çocuklar çamurdan yine balık havuzu yapmışlardı. Rab Yeshua ise on iki adet serçe yapıp onları kendi balık havuzunun çevresine üçerli sıra halinde dizmişti. O gün Şabat günüydü. Bir Yahudi, Hanan'ın oğlu, gelip de onların bu şekilde oynadıklarını görünce büyük bir öfke ve hiddet ile şunları söyledi: "Şabat gününde çamurdan şekiller mi yapıyorsunuz?" Hemen koşup diğer çocukların yaptığı balık havuzlarını bozdu. Mesih ise yaptığı on iki serçe şekli üzerinde ellerini çırpınca, bu kuşlar (canlanıp) uçmaya ve ötmeye başladılar. (Kurtarıcının Arapça Çocukluk İncili bölüm 46)
Mesih'in çamurdan kuş yapma mucizesinin Kur'an'da Mesih'in İsrail oğullarını hedef alan açıklamaları ve mucizeleri ile ilişkilendirilmesi bir tesadüf değildir; Muhammed'in yazıcıları bu hikayeyi duyunca Şabat gününden dolayı bu olayın Mesih ile İsrail arasındaki ayrımlaşmaya işaret ettiğini anlamışlardır. Ancak bu hikayeyi özetledikleri için söz konusu önemli bağlantının anlaşılmasını neredeyse imkansızlaştırmışlardır. Yani bir kez daha istemeden de olsa Kur'an'da yazılanların anlaşılması için apokrifal metinlerin okunmasını zorunlu kılmışlardır.

SONUÇ
Kur'an'da bulunan ve Müslümanlar tarafından "orijinal" olduğu söylenen Meryem ve Yeshua hakkındaki ayetlerin neredeyse tamamı apokrifal Çocukluk İncillerinden alıntılanmıştır. Bu hikayelerle Kur'an'daki versiyonlar arasındaki farklılıklar ise Muhammed'in yazıcılarının kasıtlı tahrifat çalışmalarından ve orijinal kaynakta yazılanları yanlış anlamalarından kaynaklanmaktadır.

NOT: Kanon dışı İncil metinlerinin Türkçe çevirisi tarafıma aittir. Kur'an alıntılarının tamamı ise Diyanet'in meal çalışmasından alınmıştır.

THEOPHILOS
Çalışmalarınızın devamını bekliyoruz. Aklıma takılan bu kutsal kitap sayılmayan eserler kaç tanedir. Tam olarak listesini verebilir misiniz?

Yönetim Notu: Sevgili kardeşimiz Karayılan; lütfen her sorunuz için ayrı konu açınız. Öyleki forumumuzdaki konular dağılmasın, forum teolojik bilgi çöplüğüne dönmesin.

Apokrif Çocukluk İncilleri Nelerdir?

Apokrif Çocukluk İncilleri Nelerdir?

FORUMA ÜYE OLUN! / HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM / Apokrif Çocukluk İncilleri Nelerdir?

Apokrif Çocukluk İncilleri Nelerdir? hristiyanlık incil isa tevrat zebur11-10-09, 00:01
Apokrif Çocukluk İncilleri Nelerdir?
KaraYilan


KaraYilan
Theophilos
KUR'AN'DAKİ İNCİL AYETLERİ ve ÖYKÜLERİ

Kur'an'daki bazı ayetler ilginç bir şekilde kanonik İncil metinlerinde yazılı olan öğretilerle benzerlik taşımaktadır. Örneğin, Mesih'in kullandığı "hardal tanesi" benzetmesi Kur'an'a geçmiştir. Karşılaştırmalı olarak incelemek gerekirse:
İsa onlara bir benzetme daha anlattı: "Göklerin Egemenliği, bir adamın tarlasına ektiği hardal tanesine benzer" dedi. "Hardal tohumların en küçüğü olduğu halde, gelişince bahçe bitkilerinin boyunu aşar, ağaç olur. Böylece kuşlar gelip dallarında barınır." (Matta 13:31-32)
Rab şöyle dedi: "Bir hardal tanesi kadar imanınız olsa, şu dut ağacına, 'Kökünden sökül ve denizin içine dikil' dersiniz, o da sözünüzü dinler. (Luka 17:6)

“Yavrum! Şüphesiz yapılan iş bir hardal tanesi ağırlığında olsa ve bir kayanın içinde, yahut göklerde ya da yerin içinde bile olsa, Allah onu çıkarır getirir. Çünkü Allah en gizli şeyleri bilendir, (herşeyden) hakkıyla haberdar olandır.” (Sure 31:16)
Her ne kadar hardal tanesi benzetmesinin Kur'an'daki bağlamı İncil metinlerindekinden farklı olsa da, herhangi bir kavramın en küçüğüne gönderme yapılırken hardal tanesinden yararlanılması Kur'an yazarları tarafından da benimsenmiştir. Üstelik bazı İslamcı yazarlar Hristiyanlık ve İncil karşıtı ateistlerin etkisiyle hardal tanesinin bilimsel olarak en küçük tane olmadığını ileri sürüp İncil'deki benzetmelerde hata aramaya çalışırlar; oysa görüldüğü gibi kendi kitaplarında bile aynı benzetme kullanılmıştır. Mesih'in benzetmesi hatalı ise, bu hatalı benzetmenin bilimsel mucizelerle dolu olduğu her fırsatta iddia edilen Kur'an'da tekrarlanması son derece manidardır.

Aşağıdaki kıyaslamalı ayetler aracılığıyla İncil'de Mesih tarafından kullanılan bir başka benzetmenin Kur'an'a geçtiğini ve Allah'a atfedildiğini görüyoruz:
"Devenin iğne deliğinden geçmesi, zenginin Tanrı Egemenliği'ne girmesinden daha kolaydır." (Markos 10:25)

Ayetlerimizi yalanlayanlar ve o âyetlere uymayı kibirlerine yediremeyenler var ya, onlara göklerin kapıları açılmaz. Onlar, deve iğne deliğinden geçinceye kadar cennete de giremezler! Biz suçluları işte böyle cezalandırırız. (Sure 7:40)
Mesih, bazı kişilerin Tanrı'nın egemenliğine girmesinin ne kadar zor olduğunu anlatmak için devenin iğne deliğinden geçmesi benzetmesini kullanmıştır; Kur'an yazarları ise aynı benzetmeyi Kur'an'a inanmayanların cennete gitmelerinin imkansızlığını vurgulamak amacıyla kullanmışlardır. Benzerlikler ve bağlantılar inkar edilemeyecek kadar büyüktür. Abdullah oğlu Muhammed'in, bu ifadeleri kervan ticareti yaparken karşılaştığı Hristiyanlardan duyup öğrenmiş olma ihtimali yüksektir. Diğer bir olasılık ise, Muhammed'in yazıcılarının bu benzetmeleri sözlü veya yazılı kaynaklar aracılığıyla öğrenmiş ve Kur'an'a eklemiş olmalarıdır.

Abdullah oğlu'nun ve yazıcılarının Kur'an'ı yazarken hiçbir kaynaktan yararlanmadıkları iddiası gerçek dışıdır. Kur'an'da Yahudiler ve Yahudilik hakkındaki bilgilerin büyük bir çoğunluğunun Eski Antlaşma metinleri yerine Yahudi masal ve halk öykülerinden geldiği anlaşılmaktadır. Yahudi toplumunun popüler anlatılarını Yahudi kutsal yazılarından ayrıştıramayan Muhammed, Tanrı sözü olarak kabul edilmeyen hikayeleri ve yazıları Tevrat'ın bir parçası olarak kabul etmiş ve Kur'an'a kopyalamıştır. Hristiyanlar ve Hristiyanlık söz konusu olduğunda da Muhammed ve yazıcıları aynı tavrı benimsemişler ve Hristiyan çevrelerde ağızdan ağza dolaşan halk öykülerini yanlışlıkla İncil'in bölümleri sanmışlardır. Bu da bize Kur'an'da Hristiyanlık ile bağlantılı olarak sunulan anlatımların niçin kanonik İncil metinleriyle uyuşmadığı sorusunun yanıtını verir.

İslam öncesi dönemde, özellikle Muhammed'in yaşadığı çevredeki insanların evrensel Kilise tarafından yetkili kabul edilen dört İncil hakkında fazla bilgi sahibi olmadıkları ve M.S. ikinci yüzyıldan itibaren yazılmış bir takım sahte İncil metinlerindeki anlatımlara popülerlik kazandırdıkları bilinmektedir. Genelde Mesih'in doğum ve çocukluk dönemini kapsayan bu sahte İnciller, Kilise tarafından apokrifa (Kutsal Kitap listesine alınmayan) olarak görülseler de temel Hristiyan öğretileriyle çelişmemişlerdir. Bu doğum ve çocukluk İncillerinde yazılanlar Kutsal Üçleme ve Mesih'in gerçek Tanrı ve gerçek insan olması konularında yanlış ve aykırı bir öğreti sunmadıkları ve Mesih'in doğumundan önce yaşananlar, Meryem'in hayatı ve Yusuf ile evliliği hakkında detaylı bilgi sundukları için kısa sürede ün kazanmışlardır. Herkesin dilinde olan bu halk öykülerinin gerçek İncil'e ait kutsal yazılar olduğunu sanan Muhammed'in yazıcıları, Hristiyanlık ile ilgili eleştirilerde bulunurken ve Mesih'in öğretisini liderleri Muhammed'in ideolojisine göre yeniden şekillendirmeye çalışırken işte bu halk öykülerini esas almışlardır.

Kur'an'da bulunduğu ve Hristiyanlık ile bağlantılı olarak sunulduğu halde kanonik İncil metinlerinde yer almayan hikaye ve öğretileri sıralayıp bunların orijinal kaynağını gösterelim:

1) Kutsal Meryem'in doğumu ve ailesi tarafından tapınağa adanması:

Kur'an'ın üçüncü Suresi'nde yazılanlara göre, Meryem daha doğumundan önce tapınak hizmetine adanmıştır.
Hani, İmran’ın karısı, “Rabbim! Karnımdaki çocuğu sırf sana hizmet etmek üzere adadım. Benden kabul et. Şüphesiz sen hakkıyla işitensin, hakkıyla bilensin” demişti. Onu doğurunca, “Rabbim!” dedi, “Onu kız doğurdum.” -Oysa Allah onun ne doğurduğunu daha iyi bilir- “Erkek, kız gibi değildir. Ona Meryem adını verdim. Onu ve soyunu kovulmuş şeytandan senin korumana bırakıyorum.” (Sure 3:35-36)
Bu hikayenin kaynağı ise M.S. ikinci yüzyılda yazılan Yakup'un İncili isimli apokrifal metindir. Orijinal metindeki anlatım elbette Kur'an'dakinden daha anlaşılır ve detaylıdır. Muhammed'in yazıcıları bu hikayeyi kopyalarken özetleyerek kısaltma yoluna gitmişlerdir. Esas anlatımda Meryem'in annesi (Anna) kısır bir kadındır ve Tanrı'dan bir çocuk dileğinde bulunur. Rabbin bir meleği Anna'ya görünerek mucizevi bir şekilde çocuk sahibi olacağını müjdeler. Anna, cinsiyet ayrımı gözetmeksizin, doğacak çocuğunu tapınak hizmetine adamaya yemin eder:
Ve işte, Rabbin bir meleği ona görünüp şöyle dedi: "Anna, Anna, Tanrı senin yakarmalarını duydu. Hamile kalıp çocuk doğuracaksın ve tüm dünya senin soyundan övgüyle bahsedecek. Anna yanıt verip dedi: "Rabbim olan Tanrı şahidimdir ki, doğurduğum erkek de olsa kız da olsa, onu Rabbime adayacağım ve çocuk tüm yaşamı boyunca Rabbe hizmet edecek". (Yakup İncili IV:1)

Hamilelik dönemi tamamlanınca Anna dokuzuncu ayda doğum yaptı. Ebeye sordu: "Ne doğurdum?" Ebe "bir kız bebek" dedi. Anna: "Ruhum bugün yüceltildi" dedi ve yatağa geri uzandı. Zamanı gelince Anna (Kutsal Yasa'daki buyruk uyarınca) arındı ve bebeğine süt verdi. Bebeğin adını Meryem koydu. (Yakup İncili V.2)
2) Meryem'in tapınaktaki günleri ve Zekeriya'nın kahinliği:

Kur'an birkaç cümle ile Meryem'in tapınaktaki günlerinden söz eder ve bu dönemde Zekeriya'nın kahinlik yaptığını öğretir. Meryem tapınaktaki bir odada kalırken mucizevi bir biçimde gökten yemek almaktadır:
Bunun üzerine Rabbi onu güzel bir şekilde kabul buyurdu ve onu güzel bir şekilde yetiştirdi. Zekeriya’yı da onun bakımıyla görevlendirdi. Zekeriya, onun bulunduğu bölmeye her girişinde yanında bir yiyecek bulurdu. “Meryem, Bu sana nereden geldi?” derdi. O da “Bu, Allah katından” diye cevap verirdi. Zira Allah, dilediğine hesapsız rızık verir. (Sure 3:37)
Bu alıntının kaynağı ve orijinali:
Tapınaktaki kahin Meryem'i aldı, öptü ve kutsadı. "Tanrı tüm kuşaklar arasında senin ismini yüceltti ve O, kurtuluşu İsrail oğullarına yakında senin aracılığınla ilan edecektir" dedi. Kahin, çocuğu altarın üçüncü basamağına oturttu. Rab Tanrı, çocuğa lütuf verdi ve o sevinçle ayaklarını oynattı. Tüm İsrail evinin sevgisi onunlaydı. (Yakup İncili VII.2)

Ve Meryem bakılıp büyütülen bir güvercin gibi Rabbin evindeydi ve meleğin eliyle beslendi. (VIII.1)
Başkahin dinsel kıyafetini ve on iki zili alıp kutsallar kutsalı denen bölmeye girdi ve Meryem hakkında dua etti. Rabbin meleği ona görünüp şöyle dedi: "Zekeriya, Zekeriya,...." (VIII.3)
3) Meryem'in tapınaktan ayrılması ve kur'a aracılığıyla belirlenen bir erkeğin himayesine verilmesi:
(Ey Muhammed!) Bunlar sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Meryem’i kim himayesine alıp koruyacak diye kalemlerini (kur’a için) atarlarken sen yanlarında değildin. (Bu konuda) tartışırlarken de yanlarında değildin. (Sure 3:44)
Bu üstü kapalı ayetlerin anlaşılması için metnin orijinalinin okunması zorunludur:
Rabbin meleği şöyle dedi: "Zekeriya, zekeriya, tapınaktan çık ve halkın dul erkeklerini bir araya topla. Her erkek bir dal parçası getirsin. Rab kime işaret verirse, Meryem o kişinin eşi olacak". Bu çağrı tüm Yahudiye bölgesine ilan edildi; Rabbin borusu çalındı ve tüm erkekler tapınağa koştular. (Yakup İncili VIII.3)

Son dal parçasını Yusuf aldı ve işte bu dal parçasından bir güvercin çıkıp Yusuf'un başının üzerinde uçtu. Kahin Yusuf'a: "Bakireyi tapınaktan alıp himaye etmek görevi sana verilmiştir" dedi. Yusuf ise buna karşı çıkıp şöyle dedi: "Benim çocuklarım var ve yaşlı bir adamım, o ise bir bakire! Onu alıp kendimi İsrail halkına güldüremem". Kahin şöyle yanıt verdi:"Yusuf, Rabbin olan Tanrı'dan kork ve O'nun Dathan, Abiram ve Korah'a ne yaptığını hatırla, yer yarılıp itaatsiz bu kişileri yutuvermişti. Aynı şey senin başına da gelmesin". O zaman Yusuf korktu ve Meryem'i himayesine almayı kabul etti. (Yakup İncili IX.1)
4) Meleklerin Meryem'e müjdesi ve Mesih'in Tanrı Sözü (Logos) olduğunun ilanı:
Hani melekler, “Ey Meryem! Allah seni seçti. Seni tertemiz yaptı ve seni dünya kadınlarına üstün kıldı.” (Sure 3:42)

Hani melekler şöyle demişti: “Ey Meryem! Allah seni kendi tarafından bir kelime ile müjdeliyor ki, adı Meryemoğlu İsa Mesih’dir. Dünyada da, ahirette de itibarlı ve Allah’a çok yakın olanlardandır.” (Sure 3:45)
Orijinal metin:
Meryem, maşrapayı alıp su doldurmaya gitti. Bir ses ona şöyle dedi: "Selam ey Tanrı'nın bolca lütuf verdiği! Rab seninledir. Tüm kadınlar arasında kutsalsın". (Yakup İncili XI.1)

İşte Rabbin meleği Meryem'e görünüp şöyle dedi: "Korkma Meryem, sen her şeyin Rabbi huzurunda lütuf buldun. O'nun Sözünden hamile kalacaksın. (XI.2)
5) Meryem'in kendine perde çekmesi ve Rabbin meleğinin ona insan şeklinde görünmesi:

Kur'an'da Mesih'in doğumu ilk olarak Mekke dönemine ait Meryem isimli 19. Sure'de anlatılmıştır. Bu Sure'yi hazırlayan kişiler Yakup'un İncili yerine başka bir popüler apokrifal çocukluk İncili olan Sahte Matta'nın İncili'ni kullanmışlardır; bu yüzden (iki farklı İncil metni kullanıldığı için) Meryem Suresi'nde yazılanlarla Al-i İmran Suresi'nde yazılanlar bir birini tutmaz.
(Ey Muhammed!) Kitapta (Kur’an’da) Meryem’i de an. Hani ailesinden ayrılarak doğu tarafında bir yere çekilmiş ve (kendini onlardan uzak tutmak için) onlarla arasında bir perde germişti. Biz, ona Cebrail’i* göndermiştik de ona tam bir insan şeklinde görünmüştü. Meryem, “Senden, Rahmân’a sığınırım. Eğer Allah’tan çekinen biri isen (bana kötülük etme)” dedi. (Sure 19:16-18)
(*) Arapça metinde "Cebrail" kelimesi geçmez, "RUH" kelimesi geçer. ( faarsalna ilayha roohana fatamaththala laha basharan sawiyyan) Diyanet İşleri Başkanlığı ise, çeviride orijinal Arapça metne bağlı kalmak yerine RUH sözcüğünü Cebrail ile değiştirmeyi ve bu sayede Kur'an'ın özgünlüğüne zarar vermeyi (tahrifat) tercih etmiştir!

Kur'an'daki bu anlatımda, meleğin insan biçiminde göründüğü ve Meryem'in de bundan korktuğu iddiası Sahte Matta'nın İncili'nden alınmıştır. Meleğin müjdesinden önce Meryem'in perde çektiğinin söylenmesi ise yine Sahte Matta'nın İncili'ndeki anlatımın tam olarak anlaşılmamasından kaynaklanmıştır. Sahte Matta'ya göre, Meryem tapınağın perdesini dikme görevini yerine getirirken melek tarafından ziyaret edilmiştir:
Meryem ve diğer bakireler dikiş konusunda kur'a çektiler ve Tapınağın perdesini dikme görevi Meryem'e verildi. (Sahte Matta bölüm 8)

Üçüncü gün Meryem, mor kumaş elinde çalışırken odasına kelimelerle anlatılamayacak güzellikte bir erkek girdi. Meryem onu görünce aşırı derecede korkup titremeye başladı. (bölüm 9)
6) Meryem'in mucizevi olarak taze hurma yemesi ve ansızın oluşan bir ırmak aracılığıyla susuzluğunu gidermesi:

Kur'an'ın 19. Suresi'ne göre, Meryem hamile kalır kalmaz uzak bir diyara gitmiş ve orada (?) doğum sancılarına yakalanmıştır. Bir hurma kütüğüne yaslanan ve acı çeken Meryem, mucizevi bir biçimde Tanrı tarafından beslenerek teselli edilmiştir:
Böylece Meryem çocuğa gebe kaldı ve onunla uzak bir yere çekildi. Doğum sancısı onu bir hurma ağacına yöneltti. “Keşke bundan önce ölseydim de unutulup gitmiş olsaydım!” dedi. Bunun üzerine (Cebrail)* ağacın altından ona şöyle seslendi: “Üzülme, Rabbin senin alt tarafında bir dere akıttı.” Hurma ağacını kendine doğru silkele ki sana taze hurma dökülsün.” "Ye, iç, gözün aydın olsun. İnsanlardan birini görecek olursan, “Şüphesiz ben Rahmân’a susmayı adadım. Bugün hiçbir insan ile konuşmayacağım” de. (Sure 19:22-26)
(*) Diyanet'in çevirisinde bu kez daha hassas davranılmış ve görüldüğü gibi yorum parantez aracılığıyla orijinal metinden ayrılmış. Yine de, Arapça metinde Meryem'e "aşağıdan" seslenen kişi belli değildir; sadece meçhul bir sesin Meryem'e konuştuğu yazılıdır. Diyanet ise klasik bir tavırla Kur'an ayetlerindeki belirsizlikleri giderme ve bu sayede eleştirileri ortadan kaldırma mücadelesi vermektedir.

Meryem'in mucizevi bir şekilde hurma yediği ve ırmak aracılığıyla susuzluğunu giderip bayram ettiği yolundaki öykü Sahte Matta'nın İncili'nden alınmıştır:
Ve yolculuklarının üçüncü gününde yola devam ederlerken çölün kavurucu sıcağından rahatsız olan Kutsal Meryem bir hurma ağacı gördü ve Yusuf'a: "Şu ağacın gölgesinde biraz dinleneyim" dedi. Bunun üzerine Yusuf acele ile Meryem'i ağacın altına götürüp hayvanından indirdi. Kutsal Meryem orada otururken ağacın yapraklarına bakıp meyvelerle yüklü olduğunu gördü ve Yusuf'a şöyle dedi: "Keşke bu ağacın meyvelerini yemek mümkün olsaydı". Yusuf ise şöyle karşılık verdi:"Ağacın dallarının ne kadar yüksek olduğunu gördüğün halde bu şekilde konuşmana ve ağacın meyvelerinden yemek istemene şaşırıyorum. Ben suyun yokluğu konusunda daha çok endişeleniyorum; çünkü tüm tulumlar şu anda boş ve kendimizi ve hayvanlarımızı serinletmek için nerden su bulacağımızı bilmiyorum". O anda sevinçli bir yüz ifadesiyle annesinin kucağında oturan çocuk Yeshua ağaca şöyle dedi: "Ey ağaç, dallarını eğ ve annemi meyvelerinle sevindir". Bu emir üzerine ağaç derhal dallarını tepeden aşağıya eğerek meyvelerini Kutsal Meryem'in ayakları dibine serdi. Meyveleri toplayıp açlıklarını giderdiler. Meyvelerin toplanmasından sonra bile ağaç eğik durumda kalıp doğrulmak için çocuk Yeshua'nın ikinci emrini bekledi. Sonra çocuk Yeshua ona şöyle seslendi: "Doğrult kendini, ey hurma ağacı, ve güçlü ol, Babamın cennetinde bulunan ağaçlarla dost ol. Yeraltındaki sulara köklerinden bir damar aç da sular aksın ve biz suya doyalım". Ağaç derhal doğruldu ve onun köklerinden son derece serin, berrak ve ışıl ışıl bir su pınarı fışkırdı. Suyu görünce çok büyük sevinç duydular ve kana kana içtiler; hayvanlarına da su verdiler. Tanrı'ya şükürler sundular. (Sahte Matta bölüm 20)
Kur'andaki anlatımın, bu sahte İncil'den alındığı açıktır; ancak Muhammed'in yazıcıları olayların kronolojik sırasını değiştirdikleri için orijinal kaynakta Mısır'a yolculuk esnasında gerçekleşen bu mucizevi olayı, Yeshua'nın doğduğu anda gerçekleşmiş gibi göstermişlerdir. Bu nedenle Meryem'in hurma ağacına yaslanıp dinlenme isteği Sahte Matta'da çöl sıcağına Kur'an'da ise Meryem'in doğum sancılarına bağlanmıştır. Öykünün orijinalinin üstünlüğü ortadadır. Üstelik, bu orijinal metin Meryem'in mucize eseri meyve yemesi için kimin seslendiğini de bildirmektedir. Kur'an'a göre bile, ses aşağıdan gelmiştir; ancak sesin sahibi Müslümanlar tarafından Cebrail olarak yorumlanmaktadır. Oysa bu sesin Meryem'in kucağında bulunan çocuk Yeshua'ya ait olduğu kesindir. Cebrail niçin Meryem'in aşağısından veya ağacın altına girerek seslensin ki?!? Müslümanların yorumları Kur'an'ın anlaşılmasını daha da zorlaştırmakta ve onu gülünç duruma düşürmektedir. Muhammed'in yazıcıları sesin çocuk Yeshua'dan geldiğini bilmişlerdir; ancak anlatımda izledikleri farklı kronoloji, çocuğun doğmadan önce konuşmasını imkansız kıldığı için, söz konusu konuşmanın meçhul birisi tarafından yapıldığını söylemek zorunda kalmışlardır.

7) Meryem'in hamileliğinden dolayı halkı tarafından cinsel ahlaksızlık ile suçlanması:

Kur'an'ın 19. Suresi'ne göre, Meryem, mucizevi hamileleğinden dolayı halkının eleştiri ve ithamlarına maruz kalmıştır:
Kucağında çocuğu ile halkının yanına geldi. Onlar şöyle dediler: “Ey Meryem! Çok çirkin bir şey yaptın!” Ey Hârûn’un* kız kardeşi! Senin baban kötü bir kimse değildi. Annen de iffetsiz değildi.” (Sure 19:27-28)
(*) Muhammed'in yazıcıları, Yeshua'nın annesi Meryem'în Eski Antlaşma'daki İmran'ın (Amram) kızı ve Harun'un kızkardeşi Meryem ile aynı kişi olduğunu söylemişlerdir.

Meryem'in halkı tarafından suçlandığı iddiası Sahte Matta İncili'nden alınmıştır:
Bu olaylardan sonra Meryem'in hamile olduğu duyuldu. Tapınak görevlileri Yusuf'u yakalayıp Meryem ile birlikte başkahinin huzuruna çıkardılar. (Sahte Matta bölüm 12)

Kaç kişiden oluştuğu belirlenemeyecek kadar büyük bir kalabalık toplandı ve Meryem tapınağa getirildi. Kahinler, Meryem'in akrabaları ve anne-babası ağlayıp ona şöyle dediler: "Günahını kahine itiraf et; sen ki Rabbin Tapınağında güvercin gibiydin ve meleğin ellerinden yiyecek almıştın". (Sahte Matta bölüm 12)
Bu iki anlatım arasındaki tek fark yine olayların kronolojik sırasıyla ilgilidir: Meryem'in halkı tarafından suçlanması Sahte Matta'da Meryem'in hamileliği esnasında yaşanmışken, Kur'an'da Yeshua'nın doğumundan sonra yaşanmış gibi gösterilmiştir. Bunun sebebi ise Muhammed'in yazıcılarının Sahte Matta'da Meryem'in hamileliği için kullanılan ifadeyi yanlışlıkla harfiyen yorumlamalarıdır. Sahte Matta, Meryem'in hamile olduğunun anlaşıldığını söylerken "Meryem'in çocuk taşıdığını" belirtmiştir; ancak bu Meryem'in "rahminde" bir çocuk taşıdığını anlatmaya yöneliktir. Muhammed'in yazıcıları ise bu söz ile Meryem'in çocuk Yeshua'yı "kucağında" taşıdığının anlatılmak istendiğini sanarak hata yapmışlardır.

8) Bebek Yeshua'nın beşikte konuşması:

Kur'an'da 19. Sure'de bebek Yeshua'nın beşikte iken konuştuğu ve kimliğini açıkladığı yazılıdır:
Bunun üzerine (Meryem, çocukla konuşun diye) ona işaret etti. “Beşikteki bir bebekle nasıl konuşuruz?” dediler. Bebek şöyle konuştu: “Şüphesiz ben Allah’ın kuluyum. Bana kitabı (İncil’i) verdi ve beni bir peygamber yaptı.” (Sure 19:29-30)
Yeshua'nın daha bebekken ve beşikteyken konuşarak kimliğini açıkladığı yolundaki öğreti Arapça Çocukluk İncili isimli bir apokrifal metinden alınmıştır:
Aşağıdaki alıntıyı Mesih ile aynı dönemde yaşayan başkahin Yusuf'un - bazıları onun Kayafa olduğunu söyler - kitabında yazılı buluyoruz. O dedi ki: "Yeshua konuştu ve gerçekten beşiğindeyken annesi Meryem'e şöyle dedi: 'Ben Yesua'yım, Cebrail'in müjdesi uyarınca doğurduğun Tanrı'nın Oğlu ve Logos'um (Söz). Babam beni dünyanın kurtuluşu için gönderdi'". (Kurtarıcının Arapça Çocukluk İncili bölüm 1)
Görüldüğü gibi, Muhammed'in yazıcıları Mesih'in beşikteyken konuşma mucizesini Kur'an'a kopyalarken orijinal metinde yazılı olan ifadeleri tamamen değiştirmişlerdir.
Tanrı'nın Oğlu: Tanrı'nın kulu
Logos (Kelam): Kitap (!)
Kurtarıcı: Peygamber
Muhammed'in yazıcıları asıl kaynakta geçen Logos sözcüğünün "kelime" anlamına geldiğini öğrenmişler; ancak Mesih'in kendisini niçin "Logos" olarak tanımladığını anlayamamışlardır. Bunun için de, Tanrı Sözü ile Kutsal Kitap kavramları arasında bağlantı kurup Yeshua'nın doğum anında bile İncil isimli bir kitaba sahip olduğunu iddia etmek zorunda kalmışlardır.

9) Yeshua'nın çamurdan yaptığı kuşları canlandırması:

Kur'an'ın Medine dönemindeki iki Suresine göre, Yeshua çamura kuş şekli vermiş ve daha sonra üfleyerek bu kuşların canlanmasını sağlamıştır. Kur'an bu yaratma mucizesini onaylar; ancak Mesih'in Tanrı'nın isteği ve emri ile yarattığını iddia eder. Kısacası, Muhammed'e göre Mesih, Allah'ın yarattığı ve kendine eş tuttuğu bir ilahtır:
Allah onu İsrailoğullarına bir Peygamber olarak gönderecek (ve o da onlara şöyle diyecek): “Şüphesiz ben size Rabbinizden bir mucize getirdim. Ben çamurdan kuş şeklinde bir şey yapar, ona üflerim. O da Allah’ın izniyle hemen kuş oluverir. (Sure 3:49)

Hani iznimle çamurdan kuş şekline benzer bir şey yapıyordun da içine üflüyordun, benim iznimle hemen bir kuş oluyordu. (Sure 5:110)
Mesih'in çamurdan kuş yarattığı öğretisi Arapça Çocukluk İncili'ndeki bir öyküden alınarak tek bir cümleye indirgenmiştir. Orijinal anlatı:
Ve yine bir gün Rab Yeshua diğer erkek çocuklarla birlikte su kaynağının yanında oynamaktaydı ve diğer çocuklar çamurdan yine balık havuzu yapmışlardı. Rab Yeshua ise on iki adet serçe yapıp onları kendi balık havuzunun çevresine üçerli sıra halinde dizmişti. O gün Şabat günüydü. Bir Yahudi, Hanan'ın oğlu, gelip de onların bu şekilde oynadıklarını görünce büyük bir öfke ve hiddet ile şunları söyledi: "Şabat gününde çamurdan şekiller mi yapıyorsunuz?" Hemen koşup diğer çocukların yaptığı balık havuzlarını bozdu. Mesih ise yaptığı on iki serçe şekli üzerinde ellerini çırpınca, bu kuşlar (canlanıp) uçmaya ve ötmeye başladılar. (Kurtarıcının Arapça Çocukluk İncili bölüm 46)
Mesih'in çamurdan kuş yapma mucizesinin Kur'an'da Mesih'in İsrail oğullarını hedef alan açıklamaları ve mucizeleri ile ilişkilendirilmesi bir tesadüf değildir; Muhammed'in yazıcıları bu hikayeyi duyunca Şabat gününden dolayı bu olayın Mesih ile İsrail arasındaki ayrımlaşmaya işaret ettiğini anlamışlardır. Ancak bu hikayeyi özetledikleri için söz konusu önemli bağlantının anlaşılmasını neredeyse imkansızlaştırmışlardır. Yani bir kez daha istemeden de olsa Kur'an'da yazılanların anlaşılması için apokrifal metinlerin okunmasını zorunlu kılmışlardır.

SONUÇ
Kur'an'da bulunan ve Müslümanlar tarafından "orijinal" olduğu söylenen Meryem ve Yeshua hakkındaki ayetlerin neredeyse tamamı apokrifal Çocukluk İncillerinden alıntılanmıştır. Bu hikayelerle Kur'an'daki versiyonlar arasındaki farklılıklar ise Muhammed'in yazıcılarının kasıtlı tahrifat çalışmalarından ve orijinal kaynakta yazılanları yanlış anlamalarından kaynaklanmaktadır.

NOT: Kanon dışı İncil metinlerinin Türkçe çevirisi tarafıma aittir. Kur'an alıntılarının tamamı ise Diyanet'in meal çalışmasından alınmıştır.

THEOPHILOS
Çalışmalarınızın devamını bekliyoruz. Aklıma takılan bu kutsal kitap sayılmayan eserler kaç tanedir. Tam olarak listesini verebilir misiniz?

Yönetim Notu: Sevgili kardeşimiz Karayılan; lütfen her sorunuz için ayrı konu açınız. Öyleki forumumuzdaki konular dağılmasın, forum teolojik bilgi çöplüğüne dönmesin.
Abi özürdilerim. Aklıma attıktan sonra geldi. İsterseniz sorumu kaldırabilirsiniz. Sevgiler.

Apokrif Çocukluk İncilleri Nelerdir?

Apokrif Çocukluk İncilleri Nelerdir?

FORUMA ÜYE OLUN! / HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM / Apokrif Çocukluk İncilleri Nelerdir?

Apokrif Çocukluk İncilleri Nelerdir? hristiyanlık incil isa tevrat zebur11-10-09, 01:31
Apokrif Çocukluk İncilleri Nelerdir?
Theophilos


Madem bu mesajınız da yayınlandı; o halde sorunuza bu başlık altında yanıt vereyim.

Kilise tarafından Kutsal Kitap listesine dahil edilmeyen (kanon dışı, apokrif) çocukluk İncillerinin sayısı azdır ve bu kitapların yazarları genelde bir birlerinden esinlendikleri için öyküler de temelde büyük benzerlikler içerir. Eksiksiz bir biçimde günümüze ulaşan ve yazıldıkları dönemde büyük popülerlik kazanmış olan bu kanon-dışı İnciller:


1) Sahte Matta'nın (Çocukluk) İncili
2) Yakup'un (Çocukluk) İncili (Protoevangelium olarak da bilinir)
3) Kurtarıcının Arapça Çocukluk İncili
4) Tomas'ın Çocukluk İncili (Tomas'ın İncili olarak bilinen gnostik kitap ile karıştırılmamalıdır)
5) Meryem'in Doğumunun İncili

Apokrif Çocukluk İncilleri Nelerdir?

Apokrif Çocukluk İncilleri Nelerdir?

FORUMA ÜYE OLUN! / HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM / Apokrif Çocukluk İncilleri Nelerdir?

Apokrif Çocukluk İncilleri Nelerdir? hristiyanlık incil isa tevrat zebur11-10-09, 16:47
Apokrif Çocukluk İncilleri Nelerdir?
Theophilos


İngilizce bilen üyelerimiz bu kanon-dışı çocukluk İncillerinin tam metinlerini aşağıdaki linkler aracılığıyla okuyabilirler:

1) Sahte Matta'nın (Çocukluk) İncili:
http://www.newadvent.org/fathers/0848.htm

2) Yakup'un (Çocukluk) İncili (Protoevangelium):
http://www.newadvent.org/fathers/0847.htm

3) Kurtarıcının Arapça Çocukluk İncili:
http://www.newadvent.org/fathers/0806.htm

4) Tomas'ın Çocukluk İncili:
http://www.newadvent.org/fathers/0846.htm

5) Meryem'in Doğumunun İncili:
http://www.newadvent.org/fathers/0849.htm

Apokrif Çocukluk İncilleri Nelerdir?

Apokrif Çocukluk İncilleri Nelerdir?

FORUMA ÜYE OLUN! / HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM / Apokrif Çocukluk İncilleri Nelerdir?

Apokrif Çocukluk İncilleri Nelerdir? hristiyanlık incil isa tevrat zebur11-10-09, 20:26
Apokrif Çocukluk İncilleri Nelerdir?
KaraYilan


Theophilos
İngilizce bilen üyelerimiz bu kanon-dışı çocukluk İncillerinin tam metinlerini aşağıdaki linkler aracılığıyla okuyabilirler:

1) Sahte Matta'nın (Çocukluk) İncili:
http://www.newadvent.org/fathers/0848.htm

2) Yakup'un (Çocukluk) İncili (Protoevangelium):
http://www.newadvent.org/fathers/0847.htm

3) Kurtarıcının Arapça Çocukluk İncili:
http://www.newadvent.org/fathers/0806.htm

4) Tomas'ın Çocukluk İncili:
http://www.newadvent.org/fathers/0846.htm

5) Meryem'in Doğumunun İncili:
http://www.newadvent.org/fathers/0849.htm
Öncelikte böyle bir durumdan ötürü sitedeki büyüklerimden özürdiler, başlıca bir mesaj olarak yayınladığınız içinde teşekkür ederim.

Sayın abicim, diğer tarafta verdiğiniz örnekleri daha önce bir filmde izlemiştim. Aklıma takılmıştı o zaman Meryem Ana'nın anne babasının çocuğunu neden tapınağa adıyorlar? neden Yusuf dul? Bu olasılıkların kaynağı nedir diye kendime sordum. Siz bu diğer tarafta örnekleri verince aklıma geldi. Soruyum dedim. Galiba acele ettim bir az. Bu yüzden ki kuralları aklıma getirmemişim. Site yönetiminde bulunan abilerimden tekrardan özürdiliyorum. Yeni mesaj olarakda yayınlandığı için teşekkür ederim. Rab çalışmalarınızı desteklesin. Yeni çalışmalarınızın devamını bekleriz.

Apokrif Çocukluk İncilleri Nelerdir?

Apokrif Çocukluk İncilleri Nelerdir?

FORUMA ÜYE OLUN! / HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM / Apokrif Çocukluk İncilleri Nelerdir?

Apokrif Çocukluk İncilleri Nelerdir? konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olunuz.

Bu konunun diğer sayfaları: 1 2 >  






Apokrif Çocukluk İncilleri Nelerdir? konusuna benzer konular;

Deuterokanonik (Apokrif) Kitaplar Deuterokanonik (Apokrif) Kitaplar hakkında araştırma yaptım gerekli açıklamaları okudum,değerli ve faydalı kitaplar.Kutsal sayılabilir fakat Tanrı sözüyse neden 1500'lere kadar kutsal sayılmadı?Benim sorum bu kitaplar Tanrı sözümü değilmi? Bu kitaplar peygamberlerin ağzındanmı yazıldı?


Hristiyanlığın ve Apokrif Kitapların Kuran'ın Oluşumuna Etkisi Muhammet ortaya çıktığında Hıristiyanlığın, Arapların üzerinde büyük bir etkisi yoktu. “Hıristiyanlık müjdesinden beş yüzyıl sonra, şurada burada birkaç kişinin Hıristiyanlığa döndüğüne işaret edebiliriz: Necran'da Beni Haris, Yemame’de Beni Hanife ve Taima’da Beni Tai kabileleri. Bunlardan başka da pek yoktu. 1” Muhammet’in, gençliğinde Necran Piskoposu Quss’un vaazını dinlediği, peygamberlik taslamadan önce tüccar olarak Suriye’ye gittiğinde, Hıristiyan olduğunu ikrar eden çok kişiyi gördüğü anlatılmaktadır. Ama Kilise hakkında duydukları ve gördükleri onda kalıcı bir etki bırakmamıştır. Buna şaşırmamalıyız. Isaac Taylor 2, daha geç bir dönemden söz ederken, ‘Muhammet ve halifeleri, kılıçlarının kendilerine her yerde bir yol açtığını görmüşlerdir” demiştir. Ancak Muhammet’in ilk...


Alisilmis ruhlar nelerdir? Alisilmis ruhlar terimi kolelik konusu ile ilgilidir. Eski Ahitte alisilmis ruhlar hakkinda birden fazla bahsedilmistir; Levi 19:31, 20:6, 20:27, Yasanin Tekrari 18:9-14, 1 Samuel 28:7-9, 2 Krallar 21:6, 23:24, 1 Tarihler 10:13-14, 2 Tarihler 33:6, Yeseya 8:19, 19:3, 29:4. Oyle ise alisilmis ruh bir cinin kendisini bir baska kisi gibi gostermesidir. Buna benzer cin-insan iliskisini Yeni Ahit'de de gorebiliriz; Matta 9:32, 12:43-45, 15:22, 17:15-18; Markos 5:1-20, 9:17-26; Habercilerin Isleri 16:16-18, 19:15-16; 1 Timotiye 4:1. Yukarida bahsi gecen ayetlerde Kelam alisilmis ruhlar hakkinda gayet acik konusmaktadir. Bunlar kotu ruhlardir ve kendi efendilerinin yani seytanin mesajinin propagandasini yapmayi amaclarlar. Onlar Tanri Hukumdarligini devirmek amaci ile yalanlari, aldatisi...


Deuterokanonik (Apokrif) Kitaplar DEUTEROKANONİK (Apokrif) KİTAPLARIN İÇERİĞİ Apokrif (apocrypha) sözcüğü, Grekçe "saklı kitaplar" anla*mına gelen '"apocryphos" sözcüğünden gelmiştir. Orijinal metin Grekçe yazılmıştır Bu kitaplar İ.Ö. 3. yüzyılda 70 kişilik bir ekip tarafından çevirisi yapılan Septuaginta'da bu*lunmaktadır. Apokrif Kitapları, Mesih İsa'dan önceki yüzyıllarda yaşa*yan Yahudiler'in tarihi, yaşamı, düşüncesi, ibadeti ve dinsel gelenekleri konusunda değerli bilgiler vermek açısından çok önemlidir. Böylece Mesih İsa'nın hangi tarihsel ve kültürel ortamda yaşamını ve öğretisini sürdürdüğünü daha iyi anla*yabiliriz. Eski Antlaşma dönemiyle ilgili apokrif kitapların çoğunluğu İbranice ya da Aramice yazılmış olmalarına karşın, yalnızca Grekçe biçimleriyle elimize ulaşmışlardır. Bu da metinlerin Eski...


Gog ve Magog nelerdir? Yapilan peygamberlige gore Gog dunyanin sonu geldiginde Israil topraklarina saldiracak olan buyuk ordunun lideridir. Gog, kuzeyde "Magog yoresi" denilen gelen "Rosh'un prensi, Mesek ve Tuval" dir ""İnsanoğlu, yüzünü Magog ülkesinden Roş'un, Meşek'in, Tuval'ın önderi Gog'a çevir, ona karşı peygamberlik et. De ki, 'Egemen RAB şöyle diyor: Ey Roş'un, Meşek'in, Tuval'ın önderi Gog, sana karşıyım." (Hezekiel 38:2-3). Hezekiel peygamber kitabin 38-39 bolumlerinde Gog'un Israil topraklarina buyuk bir guc ile saldiracagini anlatir. Hezekeil'in peygamberligine gore Gog Israil daglarinda Tanri'nin Kendisi tarafindan yenilgiye ugratilacaktir. Savasta olenler o kadar cok olacaktir ki oluleri gommek yedi ayi alacaktir. "İsrail halkı ülkeyi arındırmak için onları gömecek. Bu yedi ay...








HRİSTİYANFORUM @ YOUTUBE
Altyazılı videolarda Türkçe altyazıyı görebilmek için videonun alt satırındaki CC tuşuna basınız





HRİSTİYAN OLMAK
nasıl hristiyan olunur Nasıl Hristiyan Olunur? Hristiyan olmak için neler yapmalısınız? sorularına cevaplar için...

HRİSTİYAN GAZETE
hristiyanlık Tüm mezheplerden, tüm etnik kökenlerden, tüm teolojilerden hristiyanlar için haberler, tanıtımlar, duyurular ve arşiv.

HRİSTİYANLIK ARAMA MOTORU
hristiyanlık Tüm mezheplerden, tüm teolojilerden hristiyanlık hakkında makaleler, kitaplar içinde araştırmalar için arama motoru...

İNCİL
incil Tüm Türkçe İncil çevirilerini dipnotlarıyla beraber okuyabilmek ve dinleyebilmek için...

İNCİL .TV
incil Tüm mezheplerden, tüm kiliselerden filmler izlemek için...

Türkçe olarak, Türkiye Hristiyanlık İncil Yahşuah YHVH Tanrı Allah Üçlü Birlik Kuran Muhammed İslamiyet RAB İsa Mesih Hristiyan Katoliklik Ortodoksluk Protestanlık Kutsal Kitap Meryem Ana Kilise Baba Oğul Kutsal Ruh vaftiz iman dua ibadet inanç ruhsal papaz rahip peder papa patrik pastör presbiter katolik ortodoks protestan anglikan luteryen presbiteryen Hristiyan olmak, Türkler, Kürtler, Süryaniler, Asuriler, Keldaniler, Rumlar, Ermeniler, Hristiyanlık ve İncil ile ilgilenenler için bilgiler, chat, sohbet, bedava incil

hristiyan forumincilrab isa mesihhristiyan türkhristiyanlık ve islamiyethristiyanlık ve islamiyethristiyan forumhıristiyanlıkhristiyanlıkincilrab isa mesihhristiyan forumturkish christiansturkish christiansturkish christiansturkish christiansincilhıristiyanlıkrab isa mesih

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
K A P K A N