ÖTENAZİ
Ötenazi insanlara aslında hakları olmayan bir konuda hakları varmış gibi davranmalarını sağlamaktadır. Hiç kimsenin kendi yaşamlarına son verme hakkı yoktur. Bir doktor bir kişinin ölmesi için yardımda bulu
namaz.
İnanlı Ötenazi'nin karşısında yer almalı ve bu olayı
Tanrı'nın verdiği yaşama karşı bir olay olarak değerlendirmelidir. Aynı zamanda toplum için bir takım problemlerden kolaylıkla sıyrılma yoludur. Ucuz bir çözüm olduğu için toplumu sorunlar karşısında daha sorumsuz olmaya ve doğal olarak daha acımasız davranmaya itmektedir.
Bir inanlı için bütün yaşam
Tanrı'nın armağanıdır. Ötenazi ise
Tanrı'nın yaşam armağanını ve bizim üzerimizdeki karar yetkisini inkâr etmektir. Bazen acı çekmek insan olmanın içinde varlığını koruyan bir gerçektir. Acı çekmek hiç kolay bir durum değildir ama bazen de
büyük tecrübeleri be
raberinde taşır. Sadece yaşamalı, yaşamın
Tanrı armağanı olduğunu bilerek tadına varmaya çalışmalıyız. Bu arada Eyüb'ün şu sözlerini de hiç aklımızdan çıkarmamalıyız:
Anam bağrından çıplak çıktım ve oraya çıplak döneceğim;
Rab verdi ve
Rab aldı;
Rabbin ismi mübarek olsun.
İnsan yaşamını anlamanın en güzel yolu, onun
Tanrı'dan olduğunu anlamaktır. Kendi yaşamlarımızda ve başkalarının yaşamlarına olan davranışlarımızda yalnızca O'na karşı sorumluyuz. Hem kendimize hem de başkalarına yapacaklarımız konusunda özgür değiliz.
Tanrı benzeyişinde yaratılmış olan yaşamımıza ve bütün insanlığa
büyük bir saygı ile yaklaşmak bizi insan olmanın gerçek değerine ulaştırır.