İSA HAKKINDA Kİ PUTPEREST VE YAHUDİ METİNLERİ
Kilise’nin başlangıcında Hıristiyanlar Yahudilerle karşılaşır. Diğer insanlarca dışlanmazlar ve Romalılar özellikle onlara dikkat etmezler. Ayrıca İsa’nın etrafında toplanan ilk cemaatin Yahudi olduğunu unutmayalım. İsa’ya gelince kendisinin de 30 lu yıllarda Latin metinlerde hiçbir izi yok. Bu o kadar çabuk ve o kadar uzak zamanda olur ki!
PUTPERESTLERİN TANIKLIKLARI
Hıristiyanlar üzerine olan ilk putperest tanıklıkları ikinci çağın başındaki üç Latin yazarların kalemi altında bulduk; Tacite Suetone ve Pline Tacite
Bir tarihçidir. Roma daki yangından sonra ;64 yıllarında kendisi de ateşe verildiği zaman İmparator Neron’un Roma şehrinde Hıristiyanlar ‘ı nasıl yaktığını anlatır. Tacite yeterince bilgi edinmiştir ama Hıristiyanlara karşı hiçbir sempati hissetmez.
"Bu isim Tiber hükümdarlığı altında ,Pilatus Pontus tarafından idam edilen İsa’dan gelir ve bir süre için susturulmuş olan bu nefret ettirici boş inanç ,yeniden canlandı. Sadece kötülüğün merkezi olan Yahudiye de değil, tüm dünyanın utanç verici, iğrenç bulduğu her şey izleyicilerini ve yerini bulur.
İşte bu yıllarda, 60 lı yıllarda Petrus ve Pavlus Roma’da büyük acı çekerler. Kilise’ nin kurulması için daha otuz sene var.
SUETON
120 yıllarına doğru Romalı imparator Claudius un geldiği zaman ,Sueton İsa’yı ima eder. İmparator, der, Sueton İsa’nın etkisiyle büyük bir kargaşa çıkarmaktaydılar. Elçilerin İşlerinde de anlattığı gibi ,o dönemde çoktan İsa "Mesih" olarak ,öğrencileri de "Mesihçiler" olarak atanmıştı. O imparatorluğu sırasında Kilise’nin var oluşu yirmi seneyi geçmişti. Tacite ve sueton’un yazdığı metinler yeni olsa bile hemen hemen başlangıcın başlarındayız.
Plin, imparatorluk eyaletinde yaşayan Romalı bir devlet memurudur-şimdilik Türkiye- Hıristiyanlara nasıl muamele etmeleri gerektiği konusunda imparator ile bağlantı içindedir. Diğer ikisi gibi, o da Hıristiyanlara yapılan işkenceden bahseder.
"Bana Hıristiyan olarak sevk edilenler hakkında izlediğim kural şudur. İşkence tehdidi ederek onlara Hıristiyan olup olmadıklarını sordum, sebat edenleri idam ettirdim. İmparatorun yortusu, ve Tanrıların resimleri önünde saygıyla eğilenleri, İsa’ya hakaret edenleri de bırakmamız gerektiğini düşündüm."
Bir Hıristiyan tapınmasını betimlettiği zaman şunları söyler:
"Güneş doğmadan önce, tarihi kararlaştırılmış bir günde toplanmaları, bir Tanrıya ilahi söylermiş gibi, Mesih’e ilahi söylemeleri, ne hırsızlık, ne soygunculuk, ne de zina etmeyeceklerine dair bir yeminle başlamaları...gibi bir alışkanlıkları vardı. Gerçekleştirdikleri bu törenlerde yiyeceklerini almak için bir araya gelme gibi bir adetleri vardı.
Özetleyelim...
Bu Romalı yazarlar, İsa’yı kişisel olarak tanımladılar. Sadece Hıristiyanları tanıdılar ama bu insanların "Mesih" diye adlandırdıkları belli bir kişiyi izlediklerini çok iyi biliyorlardı.
Kuşkusuz, bu putperestler için Mesih ölmüştü ve dirilmemişti, çünkü Mesih’in öğrencileri, imparatora tapmıyorlardı ve sadece ortalığı karıştıran birisinin söz konusu olduğunu düşünüyorlardı.
Yahudi tanıdıkları.....
Filavyus Yusuf:
Birinci asrın tarihini iyi bilen bir Yahudi yazar. Adı Filavyus Yusuf’tur. Kendisi de bir Yahudi idi, ama Kudüs’ün düşüşünden hemen önce Goli yıllarının sonlarına doğru Romalıların tarafına geçmek için kendi halkını terk etmişti. Yani yeterince şüpheli bir yazardır; ama İsa’nın döneminde, kutsal toprakları tanımaya çok önem verirdi .Filavyus Yusuf vaftizci Yahya’nın adını anar. "Mirodes’in ölüme terk ettiği, iyi adam. Bu vaftizle birleşmek için birbirlerine karşı doğruluk içinde ve Tanrıya karşı dindarlık içinde olmaları için onları zorluyordu."
İsa’dan eşit olarak bahseder:
"Bu çağda yaşamış İsa, olağanüstü şeyler gerçekleştirdiğinden dolayı istisnai bir kişidir...Yahudiler arasından ve Melenistlere kadar çok insan kazandı. İleri gelen kişilerimizin ihbarı üzerine, Pilatus onu çarmıha mahkûm ettiği zaman, başından beri onu sevenler onu sevmekten vazgeçmediler, çünkü ilahi peygamberlerin söylediği gibi, tekrardan canlanmış bir biçimde, üçüncü gün onlara göründü. Günümüzde, hala O’ndan dolayı Hıristiyan adını verdiğimiz soy kurumamıştır.
Ama bu ifade İsa için o kadar uygun ki bir Hıristiyan tarafından güzelleştirilmiştir.
Talmud....
Yahudi geleneklerini anlatan bir kitabında da İsa’ya yapılan birkaç araştırmaya rastlarız. Dört ilke şunu;
"Nasıra Yeşu’su taşlanacak, çünkü büyücülük yaptı ve İsrail’i aldatıp, yanlış yola saptırdı. Onu korumak için bir şey bilen kim ise gelsin ve onu savunsun. Ama onu savunacak hiç bir şey bulamadılar ve Paskalyadan bir gün önce onu astılar."
Bu ifade İsa’nın asılışını doğrulamak ister: bir büyücü ve bir yalancı peygamber gibi davranmış olurdu.
Sonuçta, kutsal kitap dışında, İsa hakkında az şeyler biliyoruz, yaşadığından başka, öğrencilerinin olduğunu ve bir mahkûm gibi öldüğünü biliyoruz.
Kutsal kitapta, bize ondan bahsedenler onu izleyenlerdir: iyi ki çok sayıdalar!