Bir İslami akademisyenin hristiyanlığa dair suçlamalarına cevap konusu
1039 kez okundu,
2 kez cevaplandı. En son mesaj
admin1 Ken Block tarafından gönderildi.
Bir İslami akademisyenin hristiyanlığa dair suçlamalarına cevap konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız
Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz
buraya tıklayarak hemen üye olunuz.

07-02-09, 06:27
alicenab
Öncelikle mail gönderdiğiniz için teşekkür ederim. Gönderdiğiniz maili okudum. Ancak hz İsa (as)'ın kim olduğunu anlayamadım. Hatta sanırım O'nun kim olduğu konusunda sizinde kafanız bir hayli karışık. Çünkü bir yerde "evreni yarattığı kendi Oğlu'yla" ve "Sen benim Oğlumsun" diyerek hz İsa' (as) ın (haşa) Allah'ın oğlu olduğunu yazmış başka bir yerde de "Hz.İsa Mesih başlangıcı olmayandır. Ta ezelden var olandır O. Evet, belli bir zamanda, Tanrı'nın ta ezelden atamış olduğu belli bir dönemde, sonsuz olan İsa Mesih bir insan bedenine bürünüp dünyamıza geldi ve insanlar arasında yaşadı." demişsiniz. Bu ise Yazınızın en baş bölümünde de Tanrının kim olduğuna bakalım derken saydığınız tanrısal özelliklerin aynısıdır. Yani buradan benim anladığım hem oğuldur, hem tanrının kendisidir. Çünkü hem ezeli hemde sonsuzdur demişsiniz. Buradaki inanışı anlayamadım. Oğul mudur, tanrının kendisi midir, yoksa her ikiside midir. Bide cinsi münasebet neticesinde doğmadığı için günahsız olduğunu yazmışsınız. Burdan anlaşılan cinsi münasebeti günah sayıyorsunuz. Bunun günah olduğunu nerden iddia ediyorsunuz. Hz Adem ise bırakın cinsi münasebeti hiç ana rahmi bile görmedi. O niye insanlık için kurban olmadı.
Tanrı insanlığın günahını bağışlamak için kendini yada oğlunu insanlığa feda etti. İnsanlığın günahının bedelini onunla ödedi diyorsunuz. Peki o zaman İsa'dan önceki dönemleri tanrı esmi geçti. Onların günahını önemsemedi mi. Onların bedeli neyle ödendi. Onların hepsi kendilerinin günahlarının bedeli ödenmedi diye cehennemlik mi? İsa dan önceki topluluklar İsa yı tanımıyordu. Hatta yahudiler onu tanıdıkları halde ona iman etmediler. Haşa zina mahsulü dediler, çarmıha gerdirmek, öldürtmek istediler. Onlardan daha evvelki toplumlar İsa as'ı hiç tanımadılar. Tanrı bu insanları hiç düşünmedi mi. Onlara neden kendisini ya da oğlunu göndermedi bedel ödemek için?
"İsa'yla birlikte, biri sağında öbürü solunda olmak üzere iki haydut da çarmıh a gerildi.- Oradan geçenler başlarını sallayıp İsa'ya sövüyor, "Hani sen tapınağı yıkıp üç günde yeniden kuracaktın? Haydi, kurtar kendini! Tanrı'nın Oğlu'ysan çarmıh tan in!" diyorlardı.-Saat üçte İsa yüksek sesle, "Elohi , Elohi , lema şevaktani" yani, "Tanrım, Tanrım, beni neden terk ettin?" diye bağırdı." Burada dikkati çeken şöyle bir husus var. Eğer incil ilahi/mesihi bir vahiy ise İsa as çarmıha gerildikten sonra vahiy nasıl devam etmiştir. Çünkü dışardan hz İSa'nın gözlemlenen hali anlatılıyor hatta bazı yerlerde öldükten sonraki zamanlar dahi anlatılıyor. Vahiy onunla bitmiyor mu ? Derseniz ki incil yazarlarının da böyle bir yetkisi var (incil yazabilme) bilindiği üzere yazılmış 4 ten fazla incil var o zaman hristiyanlar o incilleri (en azından birini bile) reddederek küfre girmiş olmazlar mı? Onlar yanlıştır diyorsanız yanlış olabilecek olanın doğru olabilmesi de mümkün değil midir? Ayrıca ordan geçenlerin İsaya Tanrının oğluysan çarmıhtan in demelerine karşılık onun tanrım beni neden terk ettin demesi, birincisi kendisinin tanrı olmadığını, ikincisi sizin dediğiniz gibi kendisini insanlığın kurtuluşu için bile bile feda etmediğini oaraya zorla çıkarıldığını göstermez mi ? Çünkü burdaki sızlanış acı çektiğini ve bu acıyı çekmek istemediğini ifade etmektedir. Oysaki tanrı ya da tanrının oğlu olan olağanüstü güçlere sahip birinin bunları söylememesi icap eder. Eğer sizin dediğiniz gibi İsanın kendi tanrı ise insanlardan güçsüz, acı çeken, aciz bir tanrı, yok eğer oğlu ise oğlunu insanların elinden korumayan tanrı karşımıza çıkmaz mı?
Bir de siz tevratı da esas alıyorsunuz. Eski ahid diye iki kitabı birden referans alıyorsunuz. Oysa benim bildiğim kadarıyla onlar hz isa yı bırakın üç uknumdan biri olduğunu kabul etmeyi, peygamber olduğunu dahi kabul etmiyorlar. Sizin hz muhammed sav i (haşa) yalancı saydığınız gibi yahudiler de hz isa'yı yalancı sayıyor elinizdeki kitabı kabul etmiyorlar. Kabul etseler sizin gibi iman edip
hristiyan olmaları gerekir. Onlar sizi kafir sayıyor, Siz onları buna rağmen iman etmiş kabul ediyor musunuz ?
Ve son bir soru daha. Çok tartışma konusu olan bir konu var. Hz Muhammed sav'in
incilde müjdelendiğine dair. Yuhanna
incilinde geçen kısım. Siz daha iyi bilirsiniz.
"Ben de Baba'dan dileyeceğim. O sonsuza dek sizinle birlikte olsun diye size başka bir Yardımcı*, Gerçeğin Ruhu'nu verecek. Dünya O'nu kabul edemez. Çünkü O'nu ne görür, ne de tanır. Siz O'nu tanıyorsunuz", "Ama Baba'nın benim adımla göndereceği Yardımcı, size her şeyi öğretecek, bütün söylediklerimi size hatırlatacak", "
Baba'dan size göndereceğim Yardımcı*, yani Baba'dan çıkan Gerçeğin Ruhu geldiği zaman, bana tanıklık edecek",
Size gerçeği söylüyorum, benim gidişim sizin yararınızadır. Gitmezsem, Yardımcı* size gelmez. Ama gidersem, O'nu size gönderirim.
O gelince günah, doğruluk ve gelecek yargı konusunda dünyayı suçlu olduğuna ikna edecektir:Günah konusunda, çünkü bana iman etmezler;
doğruluk konusunda, çünkü Baba'ya gidiyorum, artık beni görmeyeceksiniz;yargı konusunda, çünkü bu dünyanın egemeni yargılanmış bulunuyor.
Size daha çok söyleyeceklerim var, ama şimdi bunlara dayanamazsınız.Ne var ki O, yani Gerçeğin Ruhu gelince, sizi tüm gerçeğe yöneltecek. Çünkü kendiliğinden konuşmayacak, yalnız duyduklarını söyleyecek ve gelecekte olacakları size bildirecek.O beni yüceltecek. Çünkü benim olandan alıp size bildirecek." diye ifadeler var. Şimdi burda geçen yardımcı kelimesinin yunanca aslının parakletos olduğu ifade ediliyor. Bununda teselli edici anlamı taşıdığı. Müslümanlar ise bunun periklutos/övülmüş/Ahmed olduğunu iddia ediyorlar. Varsayalım ki hristiyanların dediği doğru olsun. Bu dahi sizde hiç şüphe uyandırmıyor mu. Hz İsa kendisinden sonra gelecek bir peygamberi müjdelemiş diye. "O sonsuza dek sizinle birlikte olsun diye" Bu ifade hz İsa kendisinden sonra birşey geleceğini ve sonsuza kadar sizinle birlikte olacak diyor, biz bunu dünya için kıyamete kadar anlayabiliriz. Derseniz ki Hz Muhammed yaşamıyor şeriatı yaşıyor ve kıyamete kadar devam edecek. Eldeki incil nüshalarının en eski orjinal nüshaları yunanca ve 4-5. yüzyıllara ait. Oysaki hz isa'nın yaşadığı bölgede konuşulan dil aramice, ibranice. Demek ki sonradan bu dile tercüme edilmiş. Sizin şu an iman ettiğiniz incil orjinalinden 4-5 asır sonra tercüme yoluyla yazılmış. Bu arada kelimeler değişime uğramış olabilirler. Ancak bunu boşverelim. Az önce yazdığım gibi varsayalım ki tesellici manasındadır. Kendisinden sonra bir şeyin daha geleceğini müjdeliyor. Siz buna diyorsunuz ki bu kutsal ruhtur. İyi de kutsal ruh hz isa varken yok muydu da O gittikten sonra gelsin. Ayrıca kutsal ruh nedir,siz onu tanıyormusunuz. Hayır tanımıyorsunuz. Ama tabiki tanıyoruz, tanımak için hristiyan olmak gerekir diyeceksiniz. Ama insan psikolojisi gereği bu sadece inanç savunmasından başka birşey olmaz. Bu kutsal ruh ya tanrıdır diyeceksiniz ya isa mesihdir diyecekseniz yada bunlardan başka birşey. Ama ne olduğunu sizde bilmiyorsunuz. Aşırı derecede bulandırılmış bir inanç sistemi, Henüz yaratıcının ne/nasıl olduğuna karar verilememiş anlaşılamamış. Hem sizin dediğiniz gibi kutsal ruh olduğu kabul edilebilecek olsa bile bu zan ifade eder ve bir ihitimaldir. Kutsal ruhun ihtimal olması gibi bunun insan bir peygamber olması da aynı kutsal ruh kadar kuvvetli bir ihtimaldir.Aynı zamanda Ahmed adına çok yakın bir kelime ile teleffuzu ise ihtimali bir o kadar daha kuvvetlendirmez mi ? Yahudilerin hz İsa yı kabul etmedikleri gibi, nasranilerin de muhammed sav i kabul etmemesi her peygamberin başına gelmiş bir durumdur. Yahudilerin hz isa yı kabul etmemesi sizinde hz muhammed'i kabul etmemeniz dahi en azından islam hak mıdır diye düşünmeye sevketmez mi? Ayrıca kur'an "Kendilerine kitap verdiklerimiz, onu öz oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar" diyor. Yukarda yazdığımız bölümde de "Siz O'nu tanıyorsunuz" diyor incil. Onun içindir ki hangi din hak'tır, iyice düşünmek lazım. Çünkü işin sonunda cehenneme gitmek var. Ebediyyen oradan çıkamamak var. Bu akide üzerine ölürseniz kesinlikle kurtulamazsınız.
Bu yazdıklarımıza karşılık bize şunu demeyiniz. Hem incile inanmıyorsunuz, hem incilden delil getiriyorsunuz. Böylelikle kendi kendini yalanlamış oluyorsunuz. Birincisi bu yöntemi hristiyanlar da uygulayıp kur'an daki tevrat ve incil ile ilgili ayeti tevrat ve incilin doğruluğuna delil getiriyorlar. Aynı şeyi ben de bunu söyleyenler için söylerim. İnanmadıkları kitaptan delil getiriyorlar derim. Kaldı ki onlar kur'an a hiç mi hiç inanmıyorlar. İkincisi; biz tevratın ve incilin var olduğuna inanmıyor değiliz. Bilakis tevrat ve incil vardır ancak tahrif edilmişlerdir. Tahrif yani harfleri değişikliğe uğratılmıştır. Aynı parakletos - periklutos 'ta olduğu gibi. Burda ne var harflerde değişiklik var.
Hristiyanlığa ait kitaplardan ve hristiyanlık sitelerindeki akidevi yazılardan makalelerden ve kişisel görüşler üzerinden yaptığım araştırmaya göre hristiyanlık alemi henüz hz isa as hakkında neye inanacağına tam olarak karar verememiş. Kafaları çok karışık. Birbirine uymayan bir inanç egemen. Hz İsa; tanrının kendisi, tanrının oğlu, hem tanrının kendisi hem tanrının oğlu, insan oğlu, tanrı ve peygamber, yarı tanrı yarı insan gibi birbiriyle tamamen alakasız vasıflara sahip. Ayrıca ne olduğu belli olmayan bir de kutsal ruh var, O da tanrı mı başka bir şey mi siz de bilmiyorsunuz. En son işin içinden çıkamayıp bu üç özelliğe sahip tek tanrı diyenler de olmuş. Üç ayrı karaktere bölünmüş. Süpermen filminde vardı. Kötü süpermenin içinden iyi süpermen çıkıyordu. Onun gibi bir şey. Hasılı hristiyanların işi çok zor. Üç tanrı icat etmişler sonra onu nasıl izah ederiz diye kafaları çok karışmış öyle görünüyor.
İddialarıma cevap verir hristiyanlık hakkındaki düşüncelerimi doğru bir şekilde değiştirebilirseniz çok sevinirim.
Bir İslami akademisyenin hristiyanlığa dair suçlamalarına cevap
FORUMA ÜYE OLUN! /
HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM /
Bir İslami akademisyenin hristiyanlığa dair suçlamalarına cevap

07-02-09, 17:25
netzah
Sn.Alicenab,
Öncelikle sizden saygılı olmanızı rica ediyorum.Bizim icat ettiğimiz bir Tanrı yoktur.Tanrı zaten başlangıçtan beri vardır.Hristiyanların kafası karışık demişsiniz fakat sizin sorduğunuzun bütün soruların cevapları forumda mevcut.Sanırım sorularınızın aynısı çoğu kez soruluyor.Lütfen bu soruları sormadan önce forumu incelemenizi rica ediyorum......Lütfen verdiğim linkleri dikkatlice inceleyiniz...
Teslis
http://www.hristiyanforum.com/forum/uclu-birlik-f34
Muhammed'in Kutsal Kitap'ta geçtiğine dair iddialara cevap:
http://www.hristiyanforum.com/forum/islamiyet-f176
Ayrıca musevilerin Mesih İsa'ya inanıp inanmamaları ile bizim Tevrat ve Zebur'u referans alıp inanmamızla ne alakası var anlayamadım?Mesih İsa'nın İncil'de nerede geçiyor kendisinden önceki kitapları geçersiz kıldığı?
Kutsal Yasa`yı* ya da peygamberlerin sözlerini geçersiz kılmak için geldiğimi sanmayın. Ben geçersiz kılmaya değil, tamamlamaya geldim.
Matta 5:17
Mesih İsa'nn günahlarımızın bedelini ödemesi ile ilgili sorunuzun cevabı:
http://www.hristiyan.net/heidelberg/16.htm
Mesih İsa'ya hristiyanlar oğul demiş değildir.Bizzat Tanrı'nın kendisi Mesih'e oğlum der ayrıca Mesih İsa'da kendisinin oğul olduğunu vurgular.
Sevgili Oğlum budur; O'ndan hoşnudum! (Matta 3:17).
Başkahin O'na yeniden, “Yüce olanın Oğlu Mesih sen misin?” diye sordu. İsa, “Ben'im” dedi (Markos 14:61, 62).
Bizim ya da sizin kimseyi kafir sayma ya da saymama gibi bir hakkımız yoktur.Buna ancak gerçeğin Tek kaynağı olan Tanrı karar verebilir.Bizim bırakın insanlara kafir demeyi insanları herhangi bir konuda yargılama hakkımız bile bulunmamaktadır.Soruların ızın cevabını verdiğimizi düşünüyorum.Zaten sorduğunuz sorularla yeni karşılaşmamakla birlikte bu sorular defalarca sorulmuş ve defalarca cevap verilmiştir.Kafamızın karışık olması sorularınızın cevaplarının havada kalması anlamına gelir.Ama sizin de gördüğünüz gibi cevapları bizzat kendi şahsım olarak değil forumda bulunan kaynaklardan yararlanarak cevaplamaya çalıştım.Lütfen soru sormadan önce forumu inceleyiniz.Esenkalınız.. ..
Bir İslami akademisyenin hristiyanlığa dair suçlamalarına cevap
FORUMA ÜYE OLUN! /
HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM /
Bir İslami akademisyenin hristiyanlığa dair suçlamalarına cevap

07-02-09, 18:12
admin1 Ken Block
|
|
alicenab
|
|
Öncelikle mail gönderdiğiniz için teşekkür ederim. Gönderdiğiniz maili okudum.
|
Size kim email gönderdi bunu bilmiyorum, tam olarak neden bahsettiğinizi pek anlayamadım. Biz size bir email göndermedik, eğer bu konuya abone olmuşsanız sistem size otomatik olarak cevaplarda haber veriyor olabilir, ancak bunun dışında her hangi bir email göndermedik size.
|
|
alicenab
|
|
Ancak hz İsa (as)'ın kim olduğunu anlayamadım.
|
Hz. İsa (a.s.) DEĞİLDİR bahsettiğimiz kişi. Hz. İsa (a.s.) dünyada hiç yaşamamış, var olmamış, Kuran'a kadar dünya tarihinde, hristiyan ve hristiyan olmayan kaynaklarda ismi geçmemiş bir kişidir. İsmi ve kişiliği İslami kaynağın iddiasıdır, uydurmasıdır.
|
|
alicenab
|
|
Hatta sanırım O'nun kim olduğu konusunda sizinde kafanız bir hayli karışık.
|
Burada ufak hesaplar yaptığınızı görüyoruz. Direkt olarak hangi üyeye hitap ettiğinizi bilmiyorum, "siz" hitabınızın kibarlıktan mı yoksa genel anlamda herkesi kast etmek için mi kullanıldığını bilmiyoruz. Kişisel ve çevremdekiler adına cevaplamam gerekirse O'nun kim olduğu konusunda gayet huzurlu, gayet net, gayet emin durumdayız. Bu tabiki Eski ve Yeni Antlaşma'dan edindiğimiz bilgilerden kaynaklanmakta.
O; YHVH'dir, YHVH Oğlu'dur, yaratıcıdır, kahindir, aracıdır, insandır, peygamberdir, İsrail'in kralıdır, İnsanoğlu'dur, Mesih'tir, "Gelecek Olan"dır, "Yüce Olan"dır, "Başlangıç ve Son Olan"dır, yılanın başını ezendir, "Seçilmiş Olan"dır, "Meshedilmiş Olan"dır, Kurtarıcı'dır. Daha başka sıfatları da var, sadece şimdilik aklıma gelenleri ifade ettim.
|
|
alicenab
|
|
Çünkü bir yerde "evreni yarattığı kendi Oğlu'yla" ve "Sen benim Oğlumsun" diyerek hz İsa' (as) ın (haşa) Allah'ın oğlu olduğunu yazmış başka bir yerde de "Hz.İsa Mesih başlangıcı olmayandır. Ta ezelden var olandır O.
|
Bu aynen bizim ifade ettiğimiz şeydir, bu bizim kafa karışıklığımız değil, Kutsal olan kitaplardaki ayetlerdeki tariflerdir.
http://www.hristiyanforum.com/forum/...olmasina-t2988
Tekrar bir düzeltme yapalım, genel bir sohbet yapmayıp açıkça derin konular üzerinde hristiyan olmayan bir kişi ile konuştuğumdan dolayı direkt ifade ediyorum; Hz. İsa (a.s.) diye bir varlık yoktur, bizim için hiç var olmamıştır. Var olmayan, var olduğu iddia edilen bir kişiliktir. Allah da bizim için bir putun ismidir. Yeri göğü yaratan ilahın özel ismi değildir, siz müslüman olduğunuz için allah kelimesini spesifik olarak Kuran, İslam'daki peygamber olduğunu öne süren kişinin ilahı olarak görmektesiniz. Biz bunun böyle olmadığını biliyor ve de söylüyoruz. Dolayısıyla Hz. İsa (a.s.)'ın Allah'ın Oğlu olduğunu SÖYLEMİYORUZ. Mesih Yahşuah'ın YHVH'nin Oğlu olduğunu söylüyoruz, bunu da biz değil, Kutsal Kitap'taki ayetler söylemekte. Dolayısıyla başlangıcı ve sonu olmayan Hz. İsa (a.s.) DEĞİL, YHVH Oğlu Yahşuah Mesih'tir.
Bu paragrafınıza son olarak yapacağım ekleme ise araya sıkıştırdığınız "haşa" sözüne yöneliktir. Kendi zekanız itibariyle araya bu tür kelimeler koyarak küçük hesaplar, küçük iğnelemeler yapmaktasınız. Biz bunu görmekteyiz. Böyle durumlarda hristiyan olan kişi size cevap vermek zorunda değildir. Samimi kişileri muhatap alıp, cevap veririz. Ancak cevaplarımı burada kesmeyeceğim fakat size değil, okuyan diğer kardeşlerimize cevap yazacağım bundan sonra yazdıklarımı. Çünkü araya kattığınız bu şeyi bize bir saygısızlık olarak addediyoruz. Soru sormaya, öğrenmeye, bilgilenmeye gelen kişiler gibi değil yaptığınız şey.
|
|
alicenab
|
|
Evet, belli bir zamanda, Tanrı'nın ta ezelden atamış olduğu belli bir dönemde, sonsuz olan İsa Mesih bir insan bedenine bürünüp dünyamıza geldi ve insanlar arasında yaşadı." demişsiniz. Bu ise Yazınızın en baş bölümünde de Tanrının kim olduğuna bakalım derken saydığınız tanrısal özelliklerin aynısıdır. Yani buradan benim anladığım hem oğuldur, hem tanrının kendisidir.
|
Evet doğrudur, aynen böyle Kutsal Kitalar'da.
|
|
alicenab
|
|
Çünkü hem ezeli hemde sonsuzdur demişsiniz. Buradaki inanışı anlayamadım.
|
Anlayamamanız doğaldır. Biz ve bugüne dek yaşamış tüm hristiyanlar, yahudiler, yeri göğü yaratan YHVH'nin tam olarak idrak edilemeyeceği ifade etmişlerdir. Bizim size "kavratma" gibi bir görevimiz, iddiamız yoktur. Kutsal Kitaplar'daki ayetleri size gösterir, elimizden geldiğinde tarif ederiz, başka yapabileceğimiz yoktur. Bunu da yani başka yapabileceğimizin olmadığını ve YHVH'i tam olarak kavrayamayacağımızı da Kutsal Kitaplar'daki ayetler söyler bizlere.
|
|
alicenab
|
|
Oğul mudur, tanrının kendisi midir, yoksa her ikiside midir.
|
Bir hristiyan bu soruya Evet veya Hayır diye cevap veremez, ancak Hem Oğul hem Tanrı'dır diye cevap verebilir. Örneğin bir kişi düşünün; işyerinde Patron, evinde bir Baba ve bir kocadır. Yahşuah'ın da sıfatları benzer şekildedir.
|
|
alicenab
|
|
Bide cinsi münasebet neticesinde doğmadığı için günahsız olduğunu yazmışsınız. Burdan anlaşılan cinsi münasebeti günah sayıyorsunuz. Bunun günah olduğunu nerden iddia ediyorsunuz. Hz Adem ise bırakın cinsi münasebeti hiç ana rahmi bile görmedi. O niye insanlık için kurban olmadı.
|
Burada o şekilde bahseden kim bilmiyorum, bahsettiğiniz kişi ne demiş bilmiyorum. Ancak bize göre evlilik dışı ilişki günahtır, cinsellik günah değildir. Yahşuah Mesih'in günahsızlığı da cinsi münasebet neticesinde doğmadığı için değildir, bunu ifade eden bir ayet Kutsal Kitaplar'da yer almamaktadır. Dolayısıyla devamındaki cümlelerinizi cevaplamama gerek yoktur, bahsettiğiniz kişi cevaplamalıdır. Kurban olmak ise bambaşka bir konudur.
|
|
alicenab
|
|
Tanrı insanlığın günahını bağışlamak için kendini yada oğlunu insanlığa feda etti. İnsanlığın günahının bedelini onunla ödedi diyorsunuz. Peki o zaman İsa'dan önceki dönemleri tanrı esmi geçti. Onların günahını önemsemedi mi. Onların bedeli neyle ödendi. Onların hepsi kendilerinin günahlarının bedeli ödenmedi diye cehennemlik mi? İsa dan önceki topluluklar İsa yı tanımıyordu.
|
http://www.hristiyanforum.com/forum/...tuldui-t318071
Tüm peygamberler Mesih'i müjdelemişlerdir, örneğin Yahya diye bilinen gerçek ismi Yuhanna olan vaftizci Yuhanna yani John the Baptist'in doğumunda yapılan peygamberlik bunu ifade eder;
|
|
Alıntı:
|
LUKA 1
Zekeriya'nın şükran ilahisi
67Çocuğun babası Zekeriya, Kutsal Ruh'la dolarak şu peygamberlikte bulundu: 68«İsrail'in Tanrısı olan Rab'be övgüler olsun!
Çünkü halkının yardımına gelip onları fidyeyle kurtardı.
69-71Eski çağlardan beri
kutsal peygamberlerinin ağzından bildirdiği gibi,
kulu Davut'un soyundan
bizim için güçlü bir kurtarıcı[b] çıkardı;
düşmanlarımızdan,
bizden nefret edenlerin hepsinin elinden
kurtuluşumuzu sağladı.
72Böylece atalarımıza merhamet ederek
kutsal antlaşmasını anmış oldu.
73-75Nitekim bizi düşmanlarımızın elinden kurtaracağına
ve ömrümüz boyunca
kendi önünde kutsallık ve doğruluk içinde,
korkusuzca kendisine tapınmamızı sağlayacağına dair
atamız İbrahim'e ant içerek söz vermişti.
76-77Sen de, ey çocuk,
en yüce Olan'ın peygamberi diye anılacaksın.
Rab'bin yollarını hazırlamak üzere önünden gidecek
ve O'nun halkına,
günahlarının bağışlanmasıyla kurtulacaklarını bildireceksin.
78Çünkü Tanrımızın yüreği merhamet doludur.
79O'nun merhameti sayesinde,
yücelerden doğan Güneş[c],
karanlıkta ve ölümün gölgesinde yaşayanlara ışık saçmak
ve ayaklarımızı esenlik yoluna yöneltmek üzere
yardımımıza gelecektir.»
80Çocuk büyüyor, ruhsal yönden güçleniyordu. İsrail halkına görüneceği güne dek ıssız yerlerde yaşadı.
|
Bu örnek bir ayettir, ilk aklıma gelendir, bunun gibi eski peygamberlerin Mesih' müjdelediğini, O'nu ve dünyaya geliş gününü görüp sevindiklerini belirten İncil ayetleri de Eski Antlaşma ayetleri de mevcuttur.
|
|
alicenab
|
|
Hatta yahudiler onu tanıdıkları halde ona iman etmediler.
|
Söylediğiniz doğru değildir, genelleme yaparak konuştuğunuz için doğru değildir çünkü sizin cümlenizin doğru olabilmesi için tüm yahudilerin O'nu reddetmesi gerekir, oysaki Yahşuah'a ilk iman edenler yahudilerdir, ilk kilise nerdeyse tamamen yahudilerden oluşmaktaydı. Dolayısıyla verdiğiniz bilgi yanlıştır. Yahudilerden reddeden de, kabul eden de olmuştur, doğrusu budur.
|
|
alicenab
|
|
Haşa zina mahsulü dediler,
|
Bu sözü hatırlayamadım, hatırlatır mısınız? Nerede böyle söyleniyor?
|
|
alicenab
|
çarmıha gerdirmek, öldürtmek istediler.
Onlardan daha evvelki toplumlar İsa as'ı hiç tanımadılar. Tanrı bu insanları hiç düşünmedi mi. Onlara neden kendisini ya da oğlunu göndermedi bedel ödemek için?
|
http://www.hristiyanforum.com/forum/...tuldui-t318071 adresinde bu konuda bilgi mevcuttur.
|
|
Alıntı:
|
İsa Tomas'a görünüyor
24Onikilerden biri, İkiz[ğğ] diye anılan Tomas, İsa geldiğinde onlarla birlikte değildi. 25Öbür öğrenciler ona, «Biz Rab'bi gördük!» dediler.
Tomas ise, «O'nun ellerinde çivilerin izini görmedikçe, çivilerin izine parmağımla dokunmadıkça ve elimi böğrüne sokmadıkça inanmam» dedi.
26Sekiz gün sonra İsa'nın öğrencileri yine evdeydiler. Tomas da onlarla birlikteydi. Kapılar kapalıyken İsa gelip ortalarında durdu, «Size esenlik olsun!» dedi. 27Sonra Tomas'a, «Parmağını uzat» dedi, «ellerime bak, elini uzat, böğrüme koy. İmansız olma, imanlı ol!»
28Tomas O'na, «Rabbim ve Tanrım!» diye cevap verdi.
29İsa ona, «Beni gördüğün için mi iman ettin?» dedi. «Görmeden iman edenlere ne mutlu!»
30İsa, öğrencilerinin önünde, bu kitapta yazılı olmayan başka birçok mucizeler yaptı. 31Ne var ki yazılanlar, İsa'nın, Tanrı'nın Oğlu Mesih olduğuna iman edesiniz ve iman ederek O'nun adıyla yaşama kavuşasınız diye yazılmıştır.
|
|
|
Alıntı:
|
|
Matta 13:17Size doğrusunu söyleyeyim, nice peygamberler, nice doğru kişiler sizin gördüklerinizi görmek istediler, ama göremediler. Sizin işittiklerinizi işitmek istediler, ama işitemediler.
|
Yahşuah'ı tanımak demek illa O'nu görmek demek değildir, O'na iman etmek için illa fiziksel gözlerle görmek gerekmez. Ne Mutlu görmeden iman edenlere!
|
|
alicenab
|
|
"İsa'yla birlikte, biri sağında öbürü solunda olmak üzere iki haydut da çarmıh a gerildi.- Oradan geçenler başlarını sallayıp İsa'ya sövüyor, "Hani sen tapınağı yıkıp üç günde yeniden kuracaktın? Haydi, kurtar kendini! Tanrı'nın Oğlu'ysan çarmıh tan in!" diyorlardı.-Saat üçte İsa yüksek sesle, "Elohi , Elohi , lema şevaktani" yani, "Tanrım, Tanrım, beni neden terk ettin?" diye bağırdı." Burada dikkati çeken şöyle bir husus var. Eğer incil ilahi/mesihi bir vahiy ise İsa as çarmıha gerildikten sonra vahiy nasıl devam etmiştir. Çünkü dışardan hz İSa'nın gözlemlenen hali anlatılıyor hatta bazı yerlerde öldükten sonraki zamanlar dahi anlatılıyor.
|
Bu soruyu sormanız bizim inancımıza İslami gözlük, İslami terminoloji ile baktığınızı gösteriyor. Sizin aklınızdaki vahiy ile gerçeğin, yani Yahudi - Hristiyan inancının alakası yoktur. Ben ne kadar oradaki durumu açıklasam da siz yanlış bir vahiy kavramı ile düşünmekte olduğunuzdan aslında zor olmayan birşeyi kavrayamayacaksınız. Bu yüzden öncelikle
http://www.hristiyanforum.com/forum/...iriler-t317500 adresindeki yazıyı okumanızı öneriyorum. Yine de kısaca cevap veriyorum; vahiyin amacı Tanrı'nın isteğinin iletilmesidir. Bunun için hristiyan olmayan kişiler bile, örneğin Mesih'in çarmıha gerilmesi konusunda hareket eden bir yahudi bile "bilmeden" Tanrı'nın peygamberliğini yapabilir;
|
|
Alıntı:
|
Yuhanna11:49İçlerinden biri, o yıl başkâhin olan Kayafa, «Hiçbir şey bilmiyorsunuz» dedi. 50«Bütün ulus yok olacağına, halk uğruna bir tek adamın ölmesi sizin için daha uygun. Bunu anlamıyor musunuz?»
51-52Bunu kendiliğinden söylemiyordu. O yılın başkâhini olarak İsa'nın, ulusun uğruna, ve yalnız ulusun uğruna değil, Tanrı'nın dağılmış çocuklarını toplayıp birleştirmek için de öleceğine ilişkin peygamberlikte bulunuyordu. 53Böylece o günden itibaren İsa'yı öldürmek için düzen kurmaya başladılar.
|
Kısacası vermiş olduğum
http://www.hristiyanforum.com/forum/...iriler-t317500 linkini okumanızı öneriyorum, benim yazabileceğimden daha geniş bir şekilde ifade edilmiş orada.
|
|
alicenab
|
|
Vahiy onunla bitmiyor mu ? Derseniz ki incil yazarlarının da böyle bir yetkisi var (incil yazabilme) bilindiği üzere yazılmış 4 ten fazla incil var o zaman hristiyanlar o incilleri (en azından birini bile) reddederek küfre girmiş olmazlar mı?
|
"İncil yazabilme" diye bir kavram yoktur. Vahiy O'nunla bitmiyor, hatta ve hatta 1. Korintliler 12. bölümü okursanız kilise içinde Kutsal Ruh'un armağanları olarak kiliseye veriliyor, bunlar Esinleme bölümünde yani ilk 4. kitap değilde 27. kitabın sonundaki peygamberliklerin bittiği mühürüne kadar devam ediyor.
Bilindiği üzere 4'ten fazla yazılmış İncil var diyorsunuz, öncelikle burada bir yanlış anlaşılma var. İncil = evangelion = iyi haber demektir. Ancak bu konuda 2 tane kelime vardır İngilizcede; Gospel ve Bible. Gospel, müjde diye çevrilir, 4 tanedir, İncil'in ilk 4 kitabından her birine denir. Dolayısıyla 4 İncil değil 4 Müjde vardır, bunların her biri de İncil'in alt bölümleri olan ayrı kitaplardır. İncil ise Bible olarak geçiyor, Holy Book, Holy Bible ise tüm Kutsal Kitap için kullanılabilmekte. Bunlar duruma göre değişebiliyor.
Diğer taraftan 4 müjde henüz eline ulaşmamış kişilerin görmedikleri, bilmedikleri bir şeyi reddedebilmek imkanları mümkün olmadığından sorun yoktur. Ayrıca 4 İncil aynı şeyi anlatmaktadır, YHVH beden alıp dünyaya geldi ve O'na iman eden kurtulacak. Kurtuluş doktrini budur.
|
|
alicenab
|
|
Onlar yanlıştır diyorsanız yanlış olabilecek olanın doğru olabilmesi de mümkün değil midir?
|
Özür dilerim dilerim ama tam olarak ne demek istediğinizi, neyi sorduğunuzu, neye ulaşmaya çalıştığınızı anlayamadım. Anladığım kadarıyla cevap vereyim, mümkünlülük konusu değildir konumuz, o günlerin durumu bellidir, Yahudiler ilk hristiyanlara sürekli baskı yapmakta, sürekli olarak Yahşuah'ın öğreti vermeye başladığı 30 yaşından itibaren bu inancın öğretilerini kelime kelime araştırıp, bir araya gelip, açık yakalamaya çalışmaktaydılar. Dolayısıyla, hristiyanları yalanlayan, hristiyanlar içinden çıkan, Yahşuah'ı anlatan şeyler yazan başka kişiler olsaydı, bunları ilk kullanacak olanlar zaten Yahudiler olacaktı. Hatta hristiyanların hatalarını aramayı bırakın, işkence ile öldürebilmekteydiler, daha sonra İncil'in birçok bölümünü yazan Saul yani Pavlus böyle birisiydi. Süleyman'ın mabedinin yıkılışı olan 70 yılına kadar Yahudiler o bölgede en baskın, egemen unsurdu Roma askeri gücünden sonra. 70 yılına kadar böyle bir başka İncil, başka kaynak yazılmadığını biliyoruz, bunu arkeoloji ve tarih bilimi söylüyor. 70 yılından öncesine ait ise arkeolojik belge niteliğinde olarak bahsettiğiniz şekilde veya şu anda Türkiye medyasında iddia edilen şekilde bir belge yok, yani belge var ama 70 yılından öncesine ait değil. Yahudiler tarafından bu tür belgelerden de bahsedilmiyor 70 yılına kadar. Kısacası 70 yılına kadar Yahudilerin orada egemen unsur olması hristiyan inancının ve kutsal metinlerinin tarihsel güvenilirliğinin bir çeşit sigortası oluyor.
|
|
alicenab
|
|
Ayrıca ordan geçenlerin İsaya Tanrının oğluysan çarmıhtan in demelerine karşılık onun tanrım beni neden terk ettin demesi, birincisi kendisinin tanrı olmadığını, ikincisi sizin dediğiniz gibi kendisini insanlığın kurtuluşu için bile bile feda etmediğini oaraya zorla çıkarıldığını göstermez mi ?
|
Eğer sadece o ayetlere bakıp konuşuyorsak gösterir, ama tüm Kutsal Kitaplardan bahsediyorsak göstermez, neden? Çünkü Mesih'in bu sözleri söyleyeceği birebir olarak önceden zaten belirtilmiştir Eski Antlaşma'da Davut'un ağzından;
|
|
Alıntı:
|
ZEBUR 22
1 Tanrım, Tanrım, neden beni terk ettin?
Niçin bana yardım etmekten,
Haykırışıma kulak vermekten uzak duruyorsun?
7 Beni gören herkes alay ediyor,
Sırıtıp baş sallayarak diyorlar ki:
8 "Sırtını RAB'be dayadı, kurtarsın bakalım onu,
Madem onu seviyor, yardım etsin!"
9 Oysa beni ana rahminden çıkaran,
Ana kucağındayken sana güvenmeyi öğreten sensin.
10 Doğuşumdan beri sana teslim edildim,
Ana rahminden beri Tanrım sensin!
11 Benden uzak durma! Çünkü sıkıntı yanıbaşımda,
Yardım edecek kimse yok.
12 Boğalar kuşatıyor beni,
Azgın Başan boğaları sarıyor çevremi.
13 Kükreyerek avını parçalayan aslanlar gibi
Ağızlarını açıyorlar bana.
14 Su gibi dökülüyorum,
Bütün kemiklerim oynaklarından çıkıyor;
Yüreğim balmumu gibi içimde eriyor.
15 Gücüm çömlek parçası gibi kurudu,
Dilim damağıma yapışıyor;
Beni ölüm toprağına yatırdın.
16 Köpekler kuşatıyor beni,
Kötüler sürüsü çevremi sarıyor,
Ellerimi, ayaklarımı deliyorlar.
17 Bütün kemiklerimi sayar oldum,
Gözlerini dikmiş, bana bakıyorlar.
18 Giysilerimi aralarında paylaşıyor,
Mintanım için kur'a çekiyorlar.
19 Ama sen, ya RAB, uzak durma;
Ey gücüm benim, yardımıma koş!
20 Canımı kılıçtan,
Biricik hayatımı köpeğin pençesinden kurtar!
21 Kurtar beni aslanın ağzından,
Yaban öküzlerinin boynuzundan.
Yanıt ver bana!
22 Adını kardeşlerime duyurayım,
Topluluk ortasında sana övgüler sunayım:
23 Ey sizler, RAB'den korkanlar, O'na övgüler sunun!
Ey Yakup soyu, O'nu yüceltin!
Ey İsrail soyu, O'na saygı gösterin!
24 Çünkü O mazlumun çektiği sıkıntıyı hafife almadı,
Ondan tiksinmedi, yüz çevirmedi;
Kendisini yardıma çağırdığında ona kulak verdi.
25 Övgü konum sen olacaksın büyük toplulukta,
Senden korkanların önünde sunacağım adaklarımı.
26 Yoksullar yiyip doyacak,
RAB'be yönelenler O'na övgü sunacak.
Sonsuza dek ömrünüz tükenmesin!
27 Yeryüzünün dört bucağı anımsayıp RAB'be dönecek,
Ulusların bütün soyları O'nun önünde yere kapanacak.
28 Çünkü egemenlik RAB'bindir,
Ulusları O yönetir.
29 Yeryüzündeki bütün zenginler doyacak
Ve O'nun önünde yere kapanacak,
Toprağa gidenler,
Ölümlerine engel olamayanlar,
Eğilecekler O'nun önünde.
30 Gelecek kuşaklar O'na kulluk edecek,
Rab yeni kuşaklara anlatılacak.
31 O'nun doğruluğunu,
"Rab yaptı bunları" diyerek,
Henüz doğmamış bir halka duyuracaklar.
|
RAB = YHVH
Rab = Elohim
http://www.hristiyanforum.com/forum/...ktin-i-t318073 adresinde zaten yazılmış oradan alıntılayarak ben de tekrar edeyim, Mezmur 22 içindeki 7-8 ayette anlatılanlar Davut'un başına gelmemiştir, bunlar geleceğe dair peygamberliklerdir
Yahşuah'ın sadece Tanrı'm, Tanrı'm beni neden terk ettin demesi değil, çevresini saranlar, O'nunla alay edenler, "Tanrı'nın Oğlu'ysan söyle de Tanrı'n seni kurtarsın" diyenler, elbisesi üzerine kura çekilmesi, ellerinin ve ayaklarının delinmesi, damağının kuruması (susaması), kemiklerinin sayılması (hiç birinin kırılmaması), doğumundan itibaren Tanrı'nın Ruhu altında olması, yalnız kalması, diğer uluslara kurtuluş yolunun açılması, her ulustan O'na inananların O'nun önünde eğilmesi. İşte bunlar sadece bu 22. mezmurdan çıkan şeylerdir.
Diğer taraftan bahsettiğiniz şekilde bir anlam olsaydı bu ayetlerden sonra anlatılanlar gerçekleşmezdi, bu gerçekleşen şeyleri anlatan bir İncil olmazdı, bunları anlatan, O'na iman eden elçiler kalmazdı, bu elçiler O'na inandıkları için öldürülmeyi göze almazlardı. Hatırlatırım ki bu ayetleri yazanlar sizin söylediğiniz gibi bir anlam çıkarmamışlar ki 10 tanesi inandıkları Mesih'in Tanrılığı yüzünden öldürüldüler, inkar etme şansı verildi ama reddetmediler, bir de Pavlus...
Dolayısıyla bu ayet hristiyan inancını ve Yahşuah'ı inkar eden değil doğrulayan bir ayettir. Kaldı ki bahsettiğiniz şekilde bir durum veya anlam olsaydı, bu sözleri ilk olarak Yahudiler hristiyanlara karşı kullanırdı, daha sonrasında da bu ayetleri okuduklarında kullanırlardı. Kullanmadılar çünkü onlar da bekledikleri Mesih'te bu ayetlerin yerine gelmesi gerektiğine inanıyorlar yani bu ayetleri Mesih peygamberliklerinin gerçekleşmesi olarak görüyorlar.
|
|
alicenab
|
|
Çünkü burdaki sızlanış acı çektiğini ve bu acıyı çekmek istemediğini ifade etmektedir. Oysaki tanrı ya da tanrının oğlu olan olağanüstü güçlere sahip birinin bunları söylememesi icap eder. Eğer sizin dediğiniz gibi İsanın kendi tanrı ise insanlardan güçsüz, acı çeken, aciz bir tanrı, yok eğer oğlu ise oğlunu insanların elinden korumayan tanrı karşımıza çıkmaz mı?
|
Öncelikle buradaki "
Oysaki tanrı ya da tanrının oğlu olan olağanüstü güçlere sahip birinin bunları söylememesi icap eder" tanımınız doğru değildir. Biz olağanüstü güçlere sahip birisi olarak görmemekteyiz. Sizin ve diğer tüm müslümanların olaya bakış açısı Yahşuah'ın yaptığı her hareketi tek tek cımbızlayıp, çekip "Eğer Tanrı'ysa.... neden?, Eğer Tanrı'ysa ....olmalı" şeklinde sorular sormaktır.
Eğer gerçekten samimi iseniz, kavramak istiyorsanız, normal bir zeka, normal bir okuduğunu anlama melekelerine sahipseniz bilirsiniz ki bir ayeti bir paragrafı, bir kitabı içinde bulunduğu bütünden koparırsanız bambaşka bir anlam çıkabilr. Örneğin Ali İmran 54'ün Süleyman Ateş çevirisi şöyle der;
|
|
Alıntı:
|
Süleyman Ateş
Tuzak kurdular, Allâh da onların tuzaklarına karşılık verdi; çünkü Allâh, en iyi tuzak kurandır.
|
Başkaları başka çevirebilmektedir, bunu yaparken birçok şeyi dikkate alırlar. Ama eğer ben bunları bilmiyor, ve de dikkate almıyorsam, sadece tek bir noktaya, tek bir söze odaklanıyorsam, ben de derim ki Allah hilekarların en hilekarıdır, Allah tuzak kurar, oyun yapar, hilecidir. Oysaki sizler nasıl ilgili kelimenin arapçasına, içinde bulunulan duruma, ilgili hadislere başvuruyorsanız meal yaparken, biz de benzer şekilde davranıyoruz. Bu ilke direkt olarak dini bir konu değildir, okuduğuna bir bütün olarak bakma olayıdır. Eski Genelkurmay Başkanımız, Yaşar Büyükanıt da bir röportajında bir kişiye dair "iyi çocuktur" demiştir. Ancak röportajdan sadece bir tane kelime çıkarılıp manşet yapılmış ve kendisi sıkıntı çekmiştir. Oysaki ilgili cümlesinin içinde bulunduğu paragraf okununca daha farklı bir durum olduğu ortaya çıkmaktadır. Demek istediğim bir şeyi cımbuzlayarak çekersek her metinden her tür şey çıkar.
Sonuç olarak bahsettiğiniz ayete, bölüme dönersek, o ayette Yahşuah, insanlık için zamanın başlangıcından önce hazırlanmış bir işi yerine getirmeye gitmektedir. Eğer Tanrı Oğlu ise bunu yapmak ve de böyle olmak ZORUNDADIR, eğer Tanrı Oğlu değilse bunu yapamayacaktır. Dolayısıyla siz tek bir ayete bakarak, o ayette olan durumu dikkate almadan çok basit bir denklem kuruyorsunuz "Eğer Tanrı ise şöyle...şöyle olması gerek". Oysaki Yahşuah'ın tüm yaşamı, tüm Yahudi kutsal kitaplarına bakarak O'nun Mesih olduğunu, ne yapmaya geldiğini, ne yapması gerektiğini görüyoruz. Dünyaya gelip "Ben Tanrı'yım" deyip sürekli mucizeler yapmasını zaten beklemiyoruz. Belki siz böyle bir şey bekliyorsunuz ancak bunu yapacak olan sahte Mesihler ve şeytandır, dünyaya gelip "Ben Tanrı'yım, Ben Mesih'im" diyecektir, çok büyük mucizeler yapacaktır.
Dolayısıyla bunları belirttikten sonra olaya bakış açısı değişir, resim farklı görünür.
Her zaman hatırlatmak isteriz ki cımbızlama ile her kitaptan herşeyi çıkarabiliriz, başkaları da Kuran'a karşı böyle davranmıyor mu?
|
|
alicenab
|
|
Bir de siz tevratı da esas alıyorsunuz. Eski ahid diye iki kitabı birden referans alıyorsunuz. Oysa benim bildiğim kadarıyla onlar hz isa yı bırakın üç uknumdan biri olduğunu kabul etmeyi, peygamber olduğunu dahi kabul etmiyorlar.
|
Yahudileri DEĞİL, Tevrat'ı esas alıyoruz.
Yahudiler kabul etmiyor sözünüzün tamamen doğru olması için tüm Yahudilerin reddediyor olması gerekir, oysaki şu anda İsrail'de Yahşuah'a iman eden yahudiler de vardır, ilk hristiyanların neredeyse hepsi de yahudidir. Dolayısıyla Yahudiler kabul etmiyor gibi bir iddianız pek doğru değildir. Yahudiler için de çeşit çeşit mezhepler de bulunmaktadır.
Bizim Yahudilerle Mesih, Yasa, Eski Antlaşma konusunda bir farklılığımız, uyumsuzluğumuz yoktur kavramsal açıdan. Uygulama açısından farklılık vardır. Onların inandığı Mesih kavramına biz de inanmaktayız birebir ve aynı olarak, aradaki fark kişiliktir. Onlar bu beklenilen Mesih Yahşuah değildir diyorken, biz Yahşuah'tır diyoruz. Üç uknum ifadesi şeklinde yani teslis şeklinde gidip bir Yahudi inancına sahip Yahudiye sorarsanız elbetteki kabul etmiyorum der ancak YHVH'nin Ruhu'nu kabul ediyor musunuz? Böyle bir kavram var mıdır? diye sorarsanız evet kabul ediyorum der. YHVH'nin Sözü'nü kabul ediyor musunuz? Böyle bir kavram var mıdır? diye sorarsanız evet kabul ediyorum der. YHVH'nin Oğlu'nu kabul ediyor musunuz? Böyle bir kavram var mıdır? diye sorarsanız evet kabul ediyorum der. ELOHIM kelimesi "Eloah"ın çoğulu mudur, teklik içindeki çoğulluk anlamını içeren "Tanrı, Egemen" kelimesi midir derseniz evet derler. Kutsal Kitap'ın ilk cümlelerinde bu çoğulluk içeren ELOHIM var mı? derseniz, evet derler, Kutsal Kitap'ın ilk paragraflarından itibaren ELOHIM kendisi için "biz" diyor mu? diye sorarsanız evet derler. "Üç uknum", "teslis", "üçlü birlik" hristiyanlar tarafından ayetlerden çıkan anlama verilmiş teolojik tanımlamanın ismidir, bunun gibi örnek kelimeler "sakrament, apofetizm, orthodoxy" kelimeler de örnek gösterilebilir. Elohim'in coğulluğu ile ilgili bazı bilgiler şu yazıda bulunuyor:
http://www.hristiyanforum.com/forum/...olmasina-t2988
Yahudileri geçtikten sonra, demiştik ki; Yahudileri değil, Eski Ahit'i esas alıyoruz:
http://www.hristiyanforum.com/forum/...r-uclu-t318076
|
|
alicenab
|
|
Sizin hz muhammed sav i (haşa) yalancı saydığınız gibi yahudiler de hz isa'yı yalancı sayıyor elinizdeki kitabı kabul etmiyorlar. Kabul etseler sizin gibi iman edip hristiyan olmaları gerekir. Onlar sizi kafir sayıyor, Siz onları buna rağmen iman etmiş kabul ediyor musunuz ?
|
Bizim Muhammed'i yalancı saymamız ile onların Yahşuah'ı Mesih kabul etmemeleri farklı şeydir. Onlar diyorlar ki "tamam Yahşuah Mesih'in yaşamında gelecek olan Mesih'te olması gereken şeyler var ama hepsi yok, bize göre işte şu şu şu ayetlerdeki peygamberlikler de gerçekleşmelidir" diyorlar. Biz de tüm bu peygamberliklerin ilk geliş ile tamamlanmadığını, ikinci geliş ile tamamlanacağını söylüyoruz. Dolayısıyla Muhammed ile Yahşuah'ın durumları aynı değildir. Muhammed ise hem Yahudi hem hristiyanların inancına göre bir sahte peygamberdir, YHVH'den gelmemektedir.
Biz onların doğru tanrıya yöneldiklerini ama yüreklerinin yönelmediğini söylüyoruz. İçlerinden özel olarak yürekleri nasırlaştırılmışlar hariç kurtulamayacaklarını çünkü Mesih Yahşuah'a iman etmediklerini söylüyorum.
Daha önce yukarıda 2-3 kez ifade ettiğim gibi Yahudiler yalancı sayıyor sözünüzün doğru olabilmesi için tüm yahudilerin yalancı sayması gerekir, oysaki ilk hristiyanlar yahudilerdi, o günden bugüne tüm dünyada iman edenler arasında yahudiler de vardı, hatta Anadolu'daki sinagoglardan bile birçok yahudi iman etti, elçiler ilk olarak sinagoglara gittiler bir şehire vardıklarında. Günümüzde de İsrail'de hristiyan olmuş yahudiler vardır.
|
|
alicenab
|
Ve son bir soru daha. Çok tartışma konusu olan bir konu var. Hz Muhammed sav'in incilde müjdelendiğine dair. Yuhanna incilinde geçen kısım. Siz daha iyi bilirsiniz. "Ben de Baba'dan dileyeceğim. O sonsuza dek sizinle birlikte olsun diye size başka bir Yardımcı*, Gerçeğin Ruhu'nu verecek. Dünya O'nu kabul edemez. Çünkü O'nu ne görür, ne de tanır. Siz O'nu tanıyorsunuz", "Ama Baba'nın benim adımla göndereceği Yardımcı, size her şeyi öğretecek, bütün söylediklerimi size hatırlatacak", "
Baba'dan size göndereceğim Yardımcı*, yani Baba'dan çıkan Gerçeğin Ruhu geldiği zaman, bana tanıklık edecek",
Size gerçeği söylüyorum, benim gidişim sizin yararınızadır. Gitmezsem, Yardımcı* size gelmez. Ama gidersem, O'nu size gönderirim.
O gelince günah, doğruluk ve gelecek yargı konusunda dünyayı suçlu olduğuna ikna edecektir:Günah konusunda, çünkü bana iman etmezler;
doğruluk konusunda, çünkü Baba'ya gidiyorum, artık beni görmeyeceksiniz;yargı konusunda, çünkü bu dünyanın egemeni yargılanmış bulunuyor.
Size daha çok söyleyeceklerim var, ama şimdi bunlara dayanamazsınız.Ne var ki O, yani Gerçeğin Ruhu gelince, sizi tüm gerçeğe yöneltecek. Çünkü kendiliğinden konuşmayacak, yalnız duyduklarını söyleyecek ve gelecekte olacakları size bildirecek.O beni yüceltecek. Çünkü benim olandan alıp size bildirecek." diye ifadeler var. Şimdi burda geçen yardımcı kelimesinin yunanca aslının parakletos olduğu ifade ediliyor. Bununda teselli edici anlamı taşıdığı. Müslümanlar ise bunun periklutos/övülmüş/Ahmed olduğunu iddia ediyorlar.
Varsayalım ki hristiyanların dediği doğru olsun. Bu dahi sizde hiç şüphe uyandırmıyor mu. Hz İsa kendisinden sonra gelecek bir peygamberi müjdelemiş diye. "O sonsuza dek sizinle birlikte olsun diye" Bu ifade hz İsa kendisinden sonra birşey geleceğini ve sonsuza kadar sizinle birlikte olacak diyor, biz bunu dünya için kıyamete kadar anlayabiliriz. Derseniz ki Hz Muhammed yaşamıyor şeriatı yaşıyor ve kıyamete kadar devam edecek
|
Öncelikle "müslümanlar böyle iddia ediyor" dediğiniz için şaşırdığımı belirtmek isterim, çünkü genelde iddia ediyorlar denmez "böyledir, şöyledir, siz yanlış biliyorsunuz" derler. Takdir ettiğimi ifade etmek isterim.
Öncelikle alıntıladığınız ayetler özel gizli anlamlar içermiyor, belli oranda açık şeylerdir. Muhammed'e uymayan bir çok şey yazmaktadır o ayetlerde. Bunları ifade eden yazı:
http://www.hristiyanforum.com/forum/...ina-cevap-t168 bu yazıya ekleyebileceğim bir şey yoktur metin analizi olarak.
Bizde şüphe uyanıyor mu? konusuna gelince; eğer İncil o ayetlerde bitiyor olsaydı uyanabilirdi. Ancak bahsedilen varlığın Kutsal Ruh olduğu ve müslüman ilahiyatçıların zorlama yorumları gibi var olmayan kelimenin ikincil anlamlarının Muhammed'in ikincil isimlerinden birisi ile aynı anlama gelmesi gibi DEĞİL, tam olarak bu alıntıladığınız ayetlerdeki söylenenleri yerine getirmesi ile anlaşılabilmektedir.
Gel gelelim ki İncil değişmiştir diyen müslümanların Muhammed'in, Kuran'ın, Allah'ın, İslamiyet'in ilahiliğini "değiştirilmiş" olduğunu iddia ettikleri bir metne dayandırmaları mantık hatasıdır, çelişkidir. Eğer bir mahkemede olsaydınız, bu duruma insanlar gülerdi, hakim de sizi azarlar, tanıklığınızı doğru saymaz, delilinizi geçerli saymaz, "önce deliliniz üzerinde karar verin" derdi.
Dolayısıyla aslında bizim cevap vermemizden önce müslümanların delilleri üzerinde bir karara varmaları gerekir. Kabul ediyor musunuz? Kabul etmiyor musunuz? Kabul etmiyorsanız neden delil olarak sunuyorsunuz? Yoksa siz kabul etmediği şeyleri delil olarak sunanlardan mısınız? Kabul ediyorsanız niye hristiyan olmuyorsunuz? Niye Tanrı Sözleri'ni inkar ediyorsunuz? Kabul ediyorsanız neden alıntı yaptığınız bölümdeki diğer ayetleri okumuyorsunuz? Neden alıntı yaparken belirli ayetleri cımbızla çekip 14. bölümün bazı ayetlerini alıp, atlayıp, 16. bölüme geçiyorsunuz. Niye o paragraflarda geçen, Yahşuah'a "
Rab" diye hitap edilmesini atlıyorsunuz? Bu yapılana cambazlık denir, sinsilik denir, kelime oyunu denir, gerçeğin çarpıtılması denir.
http://www.hristiyanforum.com/forum/...ina-cevap-t168 bölümünde açıklanan şeyler yeterlidir. Diğer bir nokta da alıntıladığınız ayetler topluluğa değil öğrencilerine söylemiştir, eğer Muhammed olsa bu elçilerin "gelecek olan" teselli edici Muhammed'i görebilmeleri için 632 sene daha yaşamaları gerekirdi. Elçilerin hiç biri Muhammed'i görmemiş, Muhammed zamanında yaşamamış, Muhammed zamanına kadar yaşamamıştır. Dolayısıyla bu ayetlerde bahsedilen Muhammed olduğu iddia edilirse otomatikman o yorum kendiliğinden çöker, geçerliliğini yitirir. Yani kısaca derler ya "ağzınızla kuş tutsanız olmaz". Mantıksal, tarihsel, yorumsal engeller vardır. Diğer taraftan referans gösterilmesi müslümanlar için bir hatadır.
|
|
alicenab
|
|
Eldeki incil nüshalarının en eski orjinal nüshaları yunanca ve 4-5. yüzyıllara ait. Oysaki hz isa'nın yaşadığı bölgede konuşulan dil aramice, ibranice. Demek ki sonradan bu dile tercüme edilmiş. Sizin şu an iman ettiğiniz incil orjinalinden 4-5 asır sonra tercüme yoluyla yazılmış. Bu arada kelimeler değişime uğramış olabilirler. Ancak bunu boşverelim. Az önce yazdığım gibi varsayalım ki tesellici manasındadır.
|
Öncelikle belirtiriz ki size o bilgiyi veren kişi ya konu hakkında bilgisizdir, ya yanlış bilgilendirilmiştir, ya da yalancıdır. 4.-5. yüzyıllardan daha eski tarihlere ait, herkesin gidip ziyaret edebileceği, gerekli izinleri aldıktan sonra inceleme yapabileceği bu nüshalar dünya üzerinde British Museum ve Shrine of the Book müzeleri başta olmak üzere bir çok yerde listelenmektedir. Biz bu belgelerin tarihsel literatürdeki kod isimlerine, bulundukları yer, bulundukları zaman, karbon testi sonuçları, bulan kişi ve de sergilendikleri yerlere kadar açıkça belirtmekteyiz. En eski orjinal nüshalar konusuna girip, tarih verebilecek kadar araştırma yapabilen veyahutta araştırma yapmayıp iddia edebilen bir kişinin bu verileri görmemesi için sebep yoktur.
İkincil olarak belirli İslami kesimler tarafından iddia edilen, aslında çeşitli hristiyanlık karşıtı yahudi grupların iddiası olan yeni bir oyun Aramice dil olayıdır. Bu iddiayı hristiyan olmayan tarihsel kaynaklar yalanlar. Roma İmparatorluğu kayıtları, İskenderiye Kütüphanesi kayıtlarına göre o bölgede konuşulan dil Aramice değil, grekçedir. Hatta ve hatta ünlü Grekçe Eski Antlaşma çevirisi bunun Yahudi kaynaklar üzerinden ispatıdır. Tarihsel kaynaklara göre bu çeviri İsa'dan önceki 3. yy ile 1. yy arasında yapılmıştır. Yahudi tarihçilerin referansı, Roma İmparatorluğu kayıtları bölgenin o tarihteki dilini Grekçe olarak belirler. Bakın bunlar hristiyan olmayan kaynaklar. İlk hristiyan kaynakların grekçeyi kullanmalarından ise hiç bahsetmiyoruz.
Hristiyan olmayan kaynaklarda Grekçe'den hakim dil olarak bahsedilmesi bile onların bu iddialarını yalanlamaktadır.
Düşünün ki Yahudiler bile kendi kutsal kitaplarını grekçe olarak kullanıyorlardı, İncil'deki Eski Antlaşma alıntıları bile bu Septuagint çevirisindendi. Hatta bu kullanım çeşitli yahudiler tarafından Helenistik Kültür'e kayış olarak eleştirilmiştir bile (
Jennifer M. Dines, The Septuagint, Michael A. Knibb, Ed., London: T&T Clark, 2004) Ünlü Yahudi tarihçiler Philo ve Josephus yazılarında bu kaynaklara olan güvenlerini Yahudi Kutsal Kitapları'nı anlatırken göstermişlerdir. Hatta Ölü Deniz yazmalarındaki alıntılar bile LXX Septuagint'e daha yakındır daha eski ibranice eski antlaşma metinlerine oranla. (
William Priestly, "The Dead Sea Scrolls." — A detailed explanation with scholarly apparatus. -
Timothy McLay, The Use of the Septuagint in New Testament Research ISBN 0-8028-6091-5. — The current standard introduction on the NT & LXX. - V.S. Herrell, The History of the Bible, "Qumran: Dead Sea Scrolls.")
Yahudilerin Aramice'ye dönüşü Roma İmparatorluğu'nun 70 yılında Yeruşalim'i yıkmalarından sonra olmuştur. O tarihe kadar bir İbrani dini eser görülmemektedir, ancak 70'ten sonra; Targum manuscriptlerinde Rabbi Yonathan ben Uziel ve Onkelos aramice kullanmıştır. (
Greek-speaking Judaism survived, however, on a smaller scale into the medieval period. Cf. Natalio Fernández Marcos, The Septuagint in Context: Introduction to the Greek Bible, Leiden: Brill, 2000.)
Türkiye'deki İslami ilahiyatçılar ise bu iddiayı kendileri türetmemiş, Yahudilerden hristiyan karşıtı olan grupların Aramice iddiasını esas almışlardır. Oynanan oyun budur.
Tabi diğer bir tarihsel-coğrafik ispat ise çeşitli topluluklara gönderilmiş olan mektupların birleşimi olan İncil'in gönderildiği tüm toplulukların Grekçe konuşuyor olmasıdır.
O bölgedeki dil kullanım oranı 76% Greekçe, 23% Latince, and only 5% İbranice'dir (
Jona Lendering, The Jewish Diaspora: Rome) Üstelik bu oran dillerde, mektuplarda kullanılan isimlere dayandırılarak yapılmıştır, yani dilden dile geçen isimler kontrol edilerek.
|
|
alicenab
|
|
Kendisinden sonra bir şeyin daha geleceğini müjdeliyor. Siz buna diyorsunuz ki bu kutsal ruhtur. İyi de kutsal ruh hz isa varken yok muydu da O gittikten sonra gelsin. Ayrıca kutsal ruh nedir,siz onu tanıyormusunuz. Hayır tanımıyorsunuz. Ama tabiki tanıyoruz, tanımak için hristiyan olmak gerekir diyeceksiniz. Ama insan psikolojisi gereği bu sadece inanç savunmasından başka birşey olmaz. Bu kutsal ruh ya tanrıdır diyeceksiniz ya isa mesihdir diyecekseniz yada bunlardan başka birşey. Ama ne olduğunu sizde bilmiyorsunuz.
|
Pardon da siz sorularınıza cevap mı arıyorsunuz yoksa hristiyanların iç dünyasını bile bileceğini iddia ederek hristiyanları yargılayan bir müslüman mısınız? İncil'i okumuş olsaydınız, 5. kitap Elçilerin İşleri'nde Kutsal Ruh'un kim olduğunu görürdünüz.
Biz DEĞİL, normal zekaya sahip, okuduğunu anlayabilen her kişinin İncil'den çıkarabileceği sonuçlar söylüyor. Kutsal Ruh'un kim veya ne olduğu tarif ediliyor, gelince ne yapacağı belirtiliyor ama bunları görmezden gelip hem içimizde şüphe olduğunu hem de tanımadığımızı iddia ediyorsunuz.
Kendi ilahi olmayan peygamberinizin ilahiliğini kabul etmediğiniz bir kaynaktan ispat etmek için çırpınırken insanların yüreklerine, ruhlarının derinliklerine dair bilgisiz yorumlarınız, hakaretvari basite indirgemeleriniz hiç hoş değil. Biz de 18 yaşından küçüklerle cinsel ilişki suç sayılan ülkemizde Muhammed'in 9 yaşında bir kızla cinsel ilişkiye girmesini, birçok eşinin olmasını, bunların her biriyle cinsel ilişkiye girme sırasının olmasını, bu sıralar yüzünden eşleri arasında kavga çıktığını, bu cinsel ilişki olayını örtbas etmek için İslami ilahiyatçıların Muhammed'in onları "koruması" altına almak ve yardım etmek için evlendiğini belirtmesi, ama bunun zaten evli olan, kölesinin eşi ile evlenmesini veya 9 yaşındaki bir kızla gerdeğe girerek nasıl bir "koruma" ve "yardım" sağlabileceğini tam olarak açıklayamadığını söyleyebiliriz, bunun gibi yorumlar yapabiliriz ama YAPMIYORUZ.
Kutsal Ruh'un özellikleri ve gelince ne yapacağı çok açık şekilde belirtilmiştir. Eğer
http://www.hristiyanforum.com/forum/...ina-cevap-t168 adresindeki yazıyı anlayamıyorsanız size "idrak gücü" transfer edemem. Ancak şunu belirteyim üniversite birinci sınıftaki bir müslümana bu yazıyı gösterdim, ister inan ister inanma beni ilgilendirmez ancak bu konudaki cevabımızı anladın mı dedim, kendisi anladığını ifade etti. Daha küçük yaştaki insanlar da bunu kavrayabilirler. Daha fazla birşey söylemeye gerek görmüyorum. İlgili ayetlerin öncesi, sonrası okunursa her şey açığa çıkıyor. Kutsal Ruh'un gelişi için de Elçilerin İşleri 1.-2.-3. bölümler okunabilir.
Zaten daha önce de belirttiğimiz gibi Kutsal Ruh "Elçilere" gelmeliydi, elçiler Kutsal Ruh'u görmeliydi, çünkü ilgili ayetler elçilere, öğrencilere söylenmiştir, Yahudi halkına ve açık bir şekilde herkese söylenmemiştir.
Kişisel olarak Kutsal Ruh'u zaten biliyoruz. Bunun haricinde fiziksel olarak Kutsal Ruh'un armağanlarının İncil'de, tarihte bahsedilmiş olmasından, meydana gelen "armağan" olaylarından, günümüzdeki olaylardan dolayı biliyoruz. Görmek isteyene çok...
Ayrıca birşeyi tanımayan bir insan, o şeyi tanıyan insanların, o şeyi tanımadıklarını iddia edemez. Mantıken de saçma oluyor.
|
|
alicenab
|
|
Aşırı derecede bulandırılmış bir inanç sistemi, Henüz yaratıcının ne/nasıl olduğuna karar verilememiş anlaşılamamış. Hem sizin dediğiniz gibi kutsal ruh olduğu kabul edilebilecek olsa bile bu zan ifade eder ve bir ihitimaldir.
|
Yaratıcının ne ve nasıl olduğunu tam olarak tarif edip anlayabilseydim zaten ben o vakit en az yaratıcının kendisi seviyesinde bir idrak kapasitesine sahip olmuş olurdum. Yaratıcıyı tam olarak tarif edeceğini iddia eden bir öğreti zaten insan ürünüdür. Aşkın Olan'ın kavramının da aşkın olması doğaldır. Kaldı ki bizler ve Kutsal Kitap Tanrı'nın tam olarak kavranılamayacağını öğretir. Bu yetersizlik İslamiyet'te de vardır, hangi müslüman çıkıp allahını tam olarak tarif ettiğini iddia edebilir?
Eski Antlaşma Yeşaya 55:
|
|
Alıntı:
|
8 "Çünkü benim düşüncelerim
Sizin düşünceleriniz değil,
Sizin yollarınız benim yollarım değil" diyor YHVH.
9 "Çünkü gökler nasıl yeryüzünden yüksekse,
Yollarım da sizin yollarınızdan,
Düşüncelerim düşüncelerinizden yüksektir.
|
Ayrıca sizin gibi bir kişi zaten bu inancı değerlendirme hakkına sahip değildir, zan ve şüphe iddialarınız sizin iddianızdır.
Yahudi ve Hristiyan kaynaklarında hiç bir referansı olmayan Muhammed'in ilahi olduğunu ispat için gösterdiğiniz çırpınmalarınızı takdir ediyoruz. Ama açık ayetler Muhammed'i ve sizi yalanlamaktadır.
|
|
alicenab
|
|
Kutsal ruhun ihtimal olması gibi bunun insan bir peygamber olması da aynı kutsal ruh kadar kuvvetli bir ihtimaldir
|
Ya dalga geçiyorsunuz, ya okuduğunuzu anlamıyorsunuz, ya da bilerek yapıyorsunuz. Sizin vermiş olduğunuz kırmız ayetlerde Kutsal Ruh'un bir ruh olacağı, insan olmasının mümkün olmadığı yazıyor, acaba görmeden mi alıntılıyorsunuz? Farkında değil misiniz böyle bir şey söylemekle ne kadar saçma ve zayıf konuştuğunuzun? Komik duruma düştüğünüzü görmüyor musunuz?
|
|
alicenab
|
|
Aynı zamanda Ahmed adına çok yakın bir kelime ile teleffuzu ise ihtimali bir o kadar daha kuvvetlendirmez mi ?
|
Yukarıda zaten insan olamayacağını açıklamıştık. Gelelim Muhammed'in ilahiliğine; Muhammed'in ilahiliği için öncelikle müslümanların hristiyan ve yahudi kutsal kitaplarını kabul etmesini, değişmediğini söylemeleri gerektirir. Bunun tersi iddia sahibini komik duruma düşürür. Diyelim ki bazı müslümanlar gibi bu metinlerin değişmediği kabul edilsin, bu durumda ilgili metinlerde bahsedilen şeylerin Muhammed olduğu ispat edilmesi gerekir. Diğer tüm bölümlerle de uyumlu olması gerekir üçüncü olarak da.
Ne yazıkki müslümanların tüm çabalarına rağmen bu mümkün değildir, normal zekaya sahip bir kişi ilgili metinleri yanında bir hristiyan olmadan okuduğunda zaten olamayacağını anlayabilir.
Muhammed'in ilahiği şuna bağlıdır;
Değiştirildiği iddia edilen İncil >> İncil'in Yuhanna kitabının 14. ve 16. bölümleri >> orada geçen bir kelime >> O kelimenin benzerinin arapçadaki karşılığı >> bu arapça kelimenin Muhammed'in isimlerinden bir tanesi olması.
Mesih'in yukarıdaki gibi ığdının dığdısı olmayan, açık ve net yüzlerce gerçekleştirmiş olduğu peygamberlik vardır. Sadece Zebur'un bölümlerinden 1 tanesinde bile 7-8 tane peygamberlik vardır.
Yeri geldiğinde böyle ığdının dığdığı zorlama yorumlarla tehlikede olan Muhammed'in ilahiliğini kurtarmaya çalışanlar nedense referans olarak kullandıkları Yuhanna'daki diğer açık peygamberlikleri görmezler.
Alıntı yaptıkları Yuhanna kitabının ilk cümleleri açıkça Yahşuah Mesih'e Tanrı, Tanrı Sözü demektedir.
|
|
Alıntı:
|
|
Başlangıçta Söz vardı. Söz Tanrı'yla birlikteydi[a] ve Söz Tanrı'ydı. 2Başlangıçta O, Tanrı'yla birlikteydi[b]. 3Her şey O'nun aracılığıyla var oldu, var olan hiçbir şey O'nsuz olmadı. 4Yaşam O'ndaydı ve yaşam insanların ışığıydı. 5Işık karanlıkta parlar ve karanlık onu alt edememiştir.[c]
|
Ya Tevrat'ın ilk ayetleri nasıldı?
|
|
Alıntı:
|
1 Başlangıçta Tanrı göğü ve yeri yarattı.
2 Yer boştu, yeryüzü şekilleri yoktu; engin karanlıklarla kaplıydı. Tanrı'nın Ruhu suların üzerinde dalgalanıyordu.
26 Tanrı, "İnsanı kendi suretimizde, kendimize benzer yaratalım" dedi, "Denizdeki balıklara, gökteki kuşlara, evcil hayvanlara, sürüngenlere, yeryüzünün tümüne egemen olsun."
|
Demezlermi o zaman "behey kardeşim kör müsün" diye?
|
|
alicenab
|
|
Yahudilerin hz İsa yı kabul etmedikleri gibi, nasranilerin de muhammed sav i kabul etmemesi her peygamberin başına gelmiş bir durumdur. Yahudilerin hz isa yı kabul etmemesi sizinde hz muhammed'i kabul etmemeniz dahi en azından islam hak mıdır diye düşünmeye sevketmez mi? Ayrıca kur'an "Kendilerine kitap verdiklerimiz, onu öz oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar" diyor. Yukarda yazdığımız bölümde de "Siz O'nu tanıyorsunuz" diyor incil. Onun içindir ki hangi din hak'tır, iyice düşünmek lazım. Çünkü işin sonunda cehenneme gitmek var. Ebediyyen oradan çıkamamak var. Bu akide üzerine ölürseniz kesinlikle kurtulamazsınız.
|
Bizim ismimiz Nasrani değildir, bizi ve bize ait hiç bir şeyi kendi terminolojiniz ile değerlendirip isimlendirmeyiniz, sürçme taşına çarpmış gibi olursunuz. Daha önceki paragraflarda da açıklamıştım, bıkmadan tekrar alıntılıyorum;
|
|
Alıntı:
|
|
|
alicenab
|
|
Hatta yahudiler onu tanıdıkları halde ona iman etmediler.
|
Söylediğiniz doğru değildir, genelleme yaparak konuştuğunuz için doğru değildir çünkü sizin cümlenizin doğru olabilmesi için tüm yahudilerin O'nu reddetmesi gerekir, oysaki Yahşuah'a ilk iman edenler yahudilerdir, ilk kilise nerdeyse tamamen yahudilerden oluşmaktaydı. Dolayısıyla verdiğiniz bilgi yanlıştır. Yahudilerden reddeden de, kabul eden de olmuştur, doğrusu budur.
|
Daha önce de yazdığım gibi Yahudilerin bir kısmı kabul etmiş, bir kısmı etmemiştir, halen daha öyledir. Mesih'in reddedilmesi ile Muhammed'in reddedilmesi aynı şey değildir dolayısıyla. Diğer bir nokta da Muhammed'in gerçek bir peygamber olmamasıdır, reddedilebilmesi için gerçek bir peygamber olması gerekir. Muhammed'in müslümanların tüm zorlamalarına rağmen kutsal olan kitaplardan referanslı ilahiliği yani bir ilahiliği yoktur.
Dolayısıyla iki durumun aynı olmaması bizim düşünmemize bile neden gerek kalmadığını gösterir. Düşünülecek değerde bir durum bile söz konusu değildir.
Kuran'dan ayet yazmışsınız, (güya merak edip soru soran biriydiniz) Kuran bizim için her hangi bir insan yazması metinden farklı değildir dini anlamda. O yüzden verdiğiniz ayetin bir anlamı yoktur. Biz tanıyoruz, evet biz Baba'yı da, Oğul'u da Kutsal Ruh'u da tanıyoruz.
Diğer taraftan "hak" mıdır değil midir diye soru bile sormuyoruz, buna gerek dahi görmüyoruz. Mesela birşeyi sorgulayacak olsak İslamiyet zaten listede olmaz, yani "acaba" desek gidip İslamiyet'i değil, doğu dinlerini, ateizmi araştırırız.
Siz hristiyan - müslüman varmış gibi konuşuyorsunuz, bizim için İslamiyet her hangi bir dindir, bir özelliği yoktur, sanki özel olarak İslamiyet'i reddediyormuşuz gibi zannediliyor, böyle bir şey yok, biz Yahudi - Hristiyan inancı dışındaki her dini, her inancı, her ilahi olduğunu iddia eden kitabı, varlığı, insanı reddediyoruz. İslamiyet sadece bunlardan birisidir.
Güya soru sormaya, öğrenmeye, araştırmaya gelen birisi olarak yazınızın sonunda aklısıra bizleri aptal yerine koyup İslamiyet tebliği yapıyorsunuz. Madem öyle biz de size İslamiyet Gerçekleri'ni hatırlatalım biraz. İslamiyet öncesi arabistan mitolojisini hatırlatalım, al-ilah putunu, şeytan ayetlerini, 9 yaşındaki çocukla cinsel ilişkinin "koruma" ve "yardım" amaçlı yönünü, ölmüş bir peygamberin (haşa yalnızca size göre) öldükten sonra eşleriyle kimsenin evlenmemesine yönelik olan bir ayetin ilahi bir kitapta (haşa yalnızca size göre) olmasını, cihad kavramının İslami ilahiyatçılar tarafından savaş olmadığı iddiasına rağmen Muhammed'in yaptığı savaşları, "bilmiyorsanız gidin kitap ehline sorun" yani kitap sahiplerine sorun demesini, Kuran'ın orjinallerinin yakılmış olması ve bunun sebebinin kopyalar arasındaki farklılıkları yok etmek olduğuna dair olan hadisleri, Kuran'daki matematik hatalarını, ..
|
|
alicenab
|
|
Bu yazdıklarımıza karşılık bize şunu demeyiniz. Hem incile inanmıyorsunuz, hem incilden delil getiriyorsunuz. Böylelikle kendi kendini yalanlamış oluyorsunuz. Birincisi bu yöntemi hristiyanlar da uygulayıp kur'an daki tevrat ve incil ile ilgili ayeti tevrat ve incilin doğruluğuna delil getiriyorlar. Aynı şeyi ben de bunu söyleyenler için söylerim. İnanmadıkları kitaptan delil getiriyorlar derim. Kaldı ki onlar kur'an a hiç mi hiç inanmıyorlar. İkincisi; biz tevratın ve incilin var olduğuna inanmıyor değiliz. Bilakis tevrat ve incil vardır ancak tahrif edilmişlerdir. Tahrif yani harfleri değişikliğe uğratılmıştır. Aynı parakletos - periklutos 'ta olduğu gibi. Burda ne var harflerde değişiklik var.
|
Pardon da ne diyip ne demeyeceğimize de mi karar vermeye başladınız? Kendimizi nerede yalanlıyor muşuz? Bahsettiğiniz hristiyanlar kimlerdir? Delil? Belge? İspat?
Tevrat ve İncil'in doğruluğu o kadar düştü mü, o kadar zayıfladı mı ki Kuran gibi bir kaynağa ihtiyaç duysun?
Hristiyanlar öyle bir şey yapmazlar. Bence sizin bahsetmeye çalıştığınız şey müslüman ilahiyatçıların en çok korktuğu kitap olan " Daniel Wickwire - Yahudi, Hristiyan ve İslam kaynaklarına göre Kutsal Kitap'ın Değişmezliği" kitabıdır. İlgili kitap çok güzel ve akıllı bir dil ile yazılmıştır, ancak müslümanlara yazılmıştır, spesifik bir hedef kitlesi olan bir kitaptır. Dikkatli okursanız Kuran'ı referans almaz İncil'i doğrulamak için, yaptığı şey müslümanlara, kendi inandıklarını söyledikleri kitabı kullanarak hem müjdeyi vermek hem de Kutsal Kitap'ın değişmediğini göstermektir. Genel bir inanç savunması kitabı değildir her bölümü. Yani hristiyanlar Kutsal Kitap'ın değişmediğine dair dünyaya bir makale yayınladıklarında bu referansları kullanmazlar, ama Türkiye gibi bir ülkede müslümanlara hitap ediyorken bu kitabı kullanırlar.
Sizler sadece "iddia" edebilirsiniz, değiştiğini, nerede, ne zaman, kim tarafından olduğunu ispat edemezsiniz, çünkü bugüne dek buna dair delil bulamadınız.
Bir de grekçe kelimelerden bahsediyorsunuz. İşte Muhammed'e ilahilik sağlayabilmek için bu kadar derine inip zorlamalar yapabiliyorsunuz ama o bahsettiğiniz kelimenin geçtiği İncil'i geçtim, kitabı geçtim, paragrın 3 ayet sonrasında yazan Rab kelimesini göremiyorsunuz. İnsan da biraz asalet olmalı yahu!
Değiştirildiği iddia edilen İncil >> İncil'in Yuhanna kitabının 14. ve 16. bölümleri >> orada geçen bir kelime >> O kelimenin benzerinin arapçadaki karşılığı >> bu arapça kelimenin Muhammed'in isimlerinden bir tanesi olması.
İşte bu sizin inancınızın dayandığı ilahi kökendir!
Bu yorumsal tutarsızlık ve zorlamalar aynı zamanda sizlerin ve ilahiyatçılarınızın karakterleri hakkında da bilgi vermektedir. Demekki bu tür şeyler yapılabiliyor, dikkatli olmamız gerek...
|
|
alicenab
|
Hristiyanlığa ait kitaplardan ve hristiyanlık sitelerindeki akidevi yazılardan makalelerden ve kişisel görüşler üzerinden yaptığım araştırmaya göre hristiyanlık alemi henüz hz isa as hakkında neye inanacağına tam olarak karar verememiş. Kafaları çok karışık. Birbirine uymayan bir inanç egemen. Hz İsa; tanrının kendisi, tanrının oğlu, hem tanrının kendisi hem tanrının oğlu, insan oğlu, tanrı ve peygamber, yarı tanrı yarı insan gibi birbiriyle tamamen alakasız vasıflara sahip. Ayrıca ne olduğu belli olmayan bir de kutsal ruh var, O da tanrı mı başka bir şey mi siz de bilmiyorsunuz. En son işin içinden çıkamayıp bu üç özelliğe sahip tek tanrı diyenler de olmuş. Üç ayrı karaktere bölünmüş. Süpermen filminde vardı. Kötü süpermenin içinden iyi süpermen çıkıyordu. Onun gibi bir şey. Hasılı hristiyanların işi çok zor. Üç tanrı icat etmişler sonra onu nasıl izah ederiz diye kafaları çok karışmış öyle görünüyor.
İddialarıma cevap verir hristiyanlık hakkındaki düşüncelerimi doğru bir şekilde değiştirebilirseniz çok sevinirim.
|
Öncelikle her iddianıza cevap vermeyeceğiz, çünkü her ifadeniz muhatap alınacak seviyede değil. Sizin yorum tarzınızın bir benzerini ateistler İslamiyet'e yapıyorlar, ondan sonra o kişiler sokak ortasında öldürülüyor Turan Dursun gibi...
Ne tür bir araştırmacıymışsınız ki böyle Süpermenden bahseden seviyede bir sonuca ulaşmışsınız.
Hristiyanlık alemi neye inanacağını ve neye inandığını bir çok kere söylemiştir. Sadece bu websitedeki Temel Öğretileri okuyan anlayabilen, normal zeka seviyesindeki insanlar bile bunu görebilirler. Kafamız karışık değil, bu sizin iddianız, kendi inancınızın ilahi kökensizliğinden midir bilinmez kendi kendinize hristiyanlığa çamur atabilmek için çırpınmanızın, yırtınmanızın sonucu olan cümleler.
Çok basit bir örnek verelim, bir insan evinde eşine koca, oğluna baba, işyerinde de bir patrondur. Şimdi burada 3 kişi mi vardır? Hiç kimse çıkıp böyle bir şey sormaz dünyada özürlü veya hristiyanlara hakaret etme niyetindeki bir müslüman olmadıkça...
Yazdığınız cümlelerde inancımızı bilmediğiniz, yanlış bildiğiniz ortaya çıkıyor. Çünkü demişsiniz ki "yarı tanrı yarı insan gibi birbiriyle tamamen alakasız vasıflara sahip", "üç tanrı icat etmişler" Evet eğer bu şekilde biliyorsanız tamamen alakasız olur, yanlış olur. Araştırmanız o kadar derinmiş ki sadece bu sitede bile TEMEL ÖĞRETİLER bölümünde bulunan Athanasian İman Açıklaması'nde bile "yarı tanrı, yarı insan olmadığı" yazıldır. Dolayısıyla araştırma derinliğiniz, değerlendirme kapasitenizi de dolaylı yoldan öğrenmiş olmaktayız.
Iğdının dığdısı zorlama bir yorumla Muhammed'e ilahilik kazandırmakta başarısız olan bir inanç akla yatkın, doğru, hak vs olabiliyorken, düpe düz ap açık şekilde belirtilen, yüzlerce yıl öncesinde birden fazla peygamber tarafından yüzlerce ön bildiri ile geleceği ve yapacağı şeyler söylenen Yahşuah Mesih inancı karışık oluyor.
Lütfen komik olmayın, herkes görüyor sizin Muhammed'e ilahilik kazandırmak için nasıl kıvrandığınızı.
Değiştirildiği iddia edilen İncil >> İncil'in Yuhanna kitabının 14. ve 16. bölümleri >> orada geçen bir kelime >> O kelimenin benzerinin arapçadaki karşılığı >> bu arapça kelimenin Muhammed'in isimlerinden bir tanesi olması.
Son olarak şunu ifade ederiz ki biz sizin gibi insanları muhatap almayız. Öğrenmeye, soru sormaya, araştırmaya gelmiş ama niyeti başka olanları muhatap almayız. Ayrıca özellikle son yazdıklarınız sizin ve de İslamiyet'in sizdeki terbiyesini göstermekte. Profilinize akademisyenim yazmışsınız ama terbiyeden yoksun kalmışsınız. Sanki bir kahvede konuşur gibi dünyanın en önemli konusu üzerinde yorum yapmaktasınız.
Çok basit bir şekilde şunu söylemek isterim insanlar birşeyler yaratıyorsa ne diye anlayamayacakları birşey yaratmak için uğraşsınlar? Ne diye kendilerine taraftar kaybedecekleri bir şey yaratmak için uğraşsınlar, ne diye bu uğurda ölsünler? Ne diye yeni birşey ortaya çıkarıp Yahudilerin baskısına maruz kalsınlar? Bunu yapıp ellerine ne geçti? İşkence? Ölüm? bunlardan hangisi yarar getirdi onlara?
Biz size cevap yazmıyoruz, sizi muhatap almıyoruz, bazı şeyleri tekrar cevaplamış olmak ve başkalarını bilgilendirmek için yazıyoruz.
Bir İslami akademisyenin hristiyanlığa dair suçlamalarına cevap
FORUMA ÜYE OLUN! /
HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM /
Bir İslami akademisyenin hristiyanlığa dair suçlamalarına cevap
Bir İslami akademisyenin hristiyanlığa dair suçlamalarına cevap konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz
buraya tıklayarak hemen üye olunuz.