İSLAM ÖNCESİ DÖNEMDE "KIZ ÇOCUKLARININ DİRİ DİRİ GÖMÜLDÜĞÜ" YALANI

İSLAM ÖNCESİ DÖNEMDE "KIZ ÇOCUKLARININ DİRİ DİRİ GÖMÜLDÜĞÜ" YALANI hristiyanlık incil isa mesih tevrat zebur | HRİSTİYAN FORUM  > Hristiyanlık İnancında Temel Kavramlar > İslam : İSLAM ÖNCESİ DÖNEMDE "KIZ ÇOCUKLARININ DİRİ DİRİ GÖMÜLDÜĞÜ" YALANI konusu 564 kez okundu, 0 kez cevaplandı. En son mesaj cengiz33 tarafından gönderildi. İSLAM ÖNCESİ DÖNEMDE "KIZ ÇOCUKLARININ DİRİ DİRİ GÖMÜLDÜĞÜ" YALANI Tekvîr Suresinin 8. ve 9. ayetlerinde bir değinme. Bu ayetleri, Hamdi Yazır, biraz duygusal olarak, dilimize şöyle çevirir: — "Ve o diri gömülen, hangi günahla öldürüldü? Sorulduğu va* kit." (Bkz. Yazır, Hak Dini Kur'an Dili, 1962, 8/5593.) Diyanet'in resmi çevirisinde de ayetlerin anlamı şöyle: —"Kız çocuğun, hangi suçtan öldürüldüğü kendisine sorulduğu zaman." islam'ın "kadın"a nasıl "üstün yer ve değer verdiği"ni anlatan is*lamcılar, ikide bir de şöyle derler: — "Cahiliyet (islam öncesi) döneminde, kadına değer verilmedi* ği için, kız çocukları diri diri gömülürdü, islam gelince, kadına üstün yerini verdi ve kız çocuklarını diri diri gömme geleneğini de ortadan kaldırdı..." Bir kez islam... İSLAM ÖNCESİ DÖNEMDE "KIZ ÇOCUKLARININ DİRİ DİRİ GÖMÜLDÜĞÜ" YALANI

Geçersiz email adresi kullanan üyelikler, forum sistemi tarafından, otomatik olarak iptal edilir. Üyelik hesabı iptal edilmiş veya şifresini unutmuş üyeler buradan iletişime geçebilirler.

HRİSTİYAN FORUM GİRİŞ
(Kullanıcı adınız)
(Şifreniz)



HEMEN ÜYE OLUN! Üyelerle sohbet etmek, etkinlik duyurularından haberdar olmak, forumda yazışabilmek için sitemize üye olmanız gerekmektedir.


İSLAM ÖNCESİ DÖNEMDE "KIZ ÇOCUKLARININ DİRİ DİRİ GÖMÜLDÜĞÜ" YALANI konusu 564 kez okundu, 0 kez cevaplandı. En son mesaj cengiz33 tarafından gönderildi.

İSLAM ÖNCESİ DÖNEMDE "KIZ ÇOCUKLARININ DİRİ DİRİ GÖMÜLDÜĞÜ" YALANI konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olunuz.


İSLAM ÖNCESİ DÖNEMDE "KIZ ÇOCUKLARININ DİRİ DİRİ GÖMÜLDÜĞÜ" YALANI hristiyanlık incil isa tevrat zebur30-07-11, 01:44
İSLAM ÖNCESİ DÖNEMDE "KIZ ÇOCUKLARININ DİRİ DİRİ GÖMÜLDÜĞÜ" YALANI
cengiz33


Tekvîr Suresinin 8. ve 9. ayetlerinde bir değinme. Bu ayetleri, Hamdi Yazır, biraz duygusal olarak, dilimize şöyle çevirir:
— "Ve o diri gömülen, hangi günahla öldürüldü? Sorulduğu va*
kit." (Bkz. Yazır, Hak Dini Kur'an Dili, 1962, 8/5593.)
Diyanet'in resmi çevirisinde de ayetlerin anlamı şöyle:
—"Kız çocuğun, hangi suçtan öldürüldüğü kendisine sorulduğu
zaman."
islam'ın "kadın"a nasıl "üstün yer ve değer verdiği"ni anlatan is*lamcılar, ikide bir de şöyle derler:
— "Cahiliyet (islam öncesi) döneminde, kadına değer verilmedi*
ği için, kız çocukları diri diri gömülürdü, islam gelince, kadına üstün
yerini verdi ve kız çocuklarını diri diri gömme geleneğini de ortadan
kaldırdı..."
Bir kez islam Şeriati, "kadına üstün yeri verdiği"nden, "kadın haklan"ndan sözedemez. Edemez çünkü:
1- Kur'an'ındaki "kadın"la ilgili ayetler, hep kadının zararına, ka*dını küçültücü doğrultudadır, örnek:
— Bakara Suresinin 228. ayetinde: "Erkeklerin, kadınların zara*rına, onlardan üstünlüğü (derece) vardır." deniyor.
— Kur'an'ın "Tann"sı, hep "eril" sözcüklerle ("huvella- hu..." gi*bi) anlatılır. Sözcükler, bu "TanrTnın "erkekliği"ni anlatır niteliktedir. Onun için de "erkek"lerin "üstün" ve "kadın"lann "aşağı (dahası aşağı*lık)" görülmesi doğaldır.
— "Erkek"lerin "derece'lerinin, "kadınların zararına" olacak bi*çimde "üstün" olduğunu anlatan "ayet"le ne demek istendiğine ilişkin "tefsir"lerin, "fıkıh"lann yazdıkları, gerçeği çarpıcı biçimde sergiler:
örneğin Fâhruddîn Râzî şöyle der: "Erkeklerin derece üstünlük*leri. Erkeklerin kadınlara karşı birçok üstünlükleri vardır: Birincisi: Erkek, akıl yönünden üstündür, ikincisi: Diyette (öldürme olayındaki kurtulmalıkta) erkeğin.üstünlüğü vardır. (Kadın için ödenecek diyet,
240

erkek için ödenecek diyetin yarısı kadardır.) Üçüncüsü: Miras konula*rında erkeğin üstünlüğü vardır. Dördüncüsü: Devlet başkanı ve kadı (yargıç) olmaya elverişlilikte ve tanıklıkta erkeğin üstünlüğü vardır. Beşincisi: Erkek, kadının (karısının) üstüne evlenebilir, cariye alabilir*ken kadının böyle bir hakkı yoktur. Kocasının üstüne evlenemez, ko*canın cariye alıp kullanması türünden köle alıp kullanamaz. Altıncısı: Kocanın mirastaki payı, kadının mirastaki payından çoktur. Yedincisi: Koca, karısını boşayabilir, boşadıktan sonra da dönüş yapabilir. Koca*sının bu eylemi, kadın istemese de gerçekleşir. Kadınsa, kocasını bo-şayamaz. Boşandıktan sonra da, dönüş yapamaz... Sekizincisi: Gani*mette, erkeğin payı, kadının payından çoktur. Erkeğin kadına karşı üstünlüğü böylece ortaya çıkınca, kadın, erkeğin elinde güçsüz bir tut*sak gibidir..."(Bkz. F. Râzî, e't, Tefsiru'l-Kebîr, 6195.)
öteki tefsirlerde de benzer açıklamalar yer alır ve kiminde, kadı*na karşı erkeğin daha başka ayrıcalıkları sıralanır. (Bkz. Taberî, Câmi-u'l-Beyân, 2/275-276; İbn Kesir, 1/271; Şevkâni, Fethu'l-Kadir, II 237; Kasımi, Mehasinu't-te'vMl, 3/585; Tefsiru'l-Merâğî, 2/167. Ayrı*ca bkz. Dr. Kâmil Mûsâ, Kâmusu'l-Mer'e Derece, Beyrut, 1987, s.
15-26.)
— Hiçbir hukuk sisteminde, ilkel hukuklarda bile olmayan bir şey var: Nisa Suresinin 34. ayetinde, kanlarının kendilerine başkaldı*racaklarına ilişkin kuşkuya, kaygıya düşen kocalara şu yol gösteril*mekte: "O kadınları dövün!" Ortada "suç" olmadan "ceza" verilmesi, hangi hukuk sisteminde bulunabilir? "Onları dövün!" deki ilkellik de ayrı...
Kur'an'daki "kadın" ların zararına olan "hüküm"leri sıralamaya buradaki yerimiz el vermez. Mirasta oğlana 2, kıza 1 pay verilmesi eleştirilirken, islamcılar, islam öncesi dönemde, "kadın"a bu kadar da pay verilmediğini, kadının, mirasta hemen hiçbir hakkı olmadığını ile*ri sürerler. Bunun, "gerçek"le hiçbir ilgisi yoktur. Kur'an'da, hadisler de, "kadın'a "yeni hak"lar vermek şöyle dursun, islam öncesi hakları*nın birçoğunu da elinden almıştır kadının. Bu, ayrı bir yazı konusu olabilir.
1- "Hadis"lerde, "kadın" son derece aşağılanır. Hor görülen şey*lerle bir tutulur, uğursuz görülür. Bu konudaki hadisleri genişçe gör*mek için, her bir kitabıyla karanlığın belini kıran ve aydınlara, bilim
241
adamlarına örnek olan Prof. Dr. ilhan Arsel'in "Kadın ve Şeriat" adlı kitap mutlaka okunmalıdır. Bu kitapta, kaynaklar da açık seçik göste*rilmiştir. Kitabm sonunda bir de "indeks" vardır ve konular, kitapta kolaylıkla bulunabilir.
Kız çocukları ve İslam öncesi dönem
Şimdi gelelim "kız çocuklarını, islam öncesi dönemde diri diri gömüldijkleri" yalanına:
Böyle bir şey gerçek olamaz, çünkü:
1- Kız çocuklarının neden "diri diri gömüldükleri", Kur'an yo*
rumlarında, hadislerde anlatılırken değişik ve çelişkili "neden"ler ileri
sürülüyor:
— Kız çocukları, "yoksulluk yüzünden diri diri gömülüyordu."
— Kız çocukları, "ailelerine leke sayıldığı için diri diri gömülü*yordu."
— Kız çocukları, "meleklere katılsınlar diye diri diri gömülüyor*du. Çünkü Melekler de Tann'nın kızları diye niteleniyordu."
"Tefsirlerde yer alan "neden"ler böyle. (Bkz.. Râzî, 31169.) Sonuncu nedenin komikliği ortada. Çelişkiside. Düşünün "Me-lek"lere "Tann'nın kızlan" diye inanılıyor olacak, hem de kız çocuğu, "ailesi için leke" sayılacak. "Melek" son derece "kutsal bir varlık" gö*rüldüğüne göre, kız çocuğu ailesi için "leke, utanç verici" olamaz. Ter*sine, son derece "övünç kaynağı" sayılması gerekir "kız"ın. Ayrıca, "meleklere katılsınlar" diye diri diri gömmeye niye gerek görülsün? Bunun için "ölmek" ille de gerekli görülüyorduysa "diri diri toprağa gömmek" niye? "ölme"nin başka türlüsü yok muydu? Tüyler ürpertici cinayet niçindi?
2- ileri sürülen "neden'leri "gerçek" olduğu varsayılmış olsa,
"kız çocuğu diri diri gömme" geleneğinin çok yaygın olduğunu düşün*
mek gerekir. "Kız"ın ailesi yoksulsa, "yoksulluk"tan; zenginse "âr (le*
ke, kınama konusu)" olmasından; ayrıca "meleklere katılsın" diye; ya*
ni her durumda uğrayacağı sonuç aynı: Diri diri gömülmek. Bu
242

"gerçek" olsaydı, Araplarda "kız" kalır mıydı? Ve "kadın" olurmuydu? Oysa belgeler ortaya koyuyor ki, Araplarda "kadın çokluğu" var*dı.
3- "Kız çocuklarının diri diri nasıl gömüldükleri"ni de tefsirler
değişik biçimde anlatmakta:
— "... Kız çocuğu 6 yaşına gelince, adam karısına: 'haydi bunu temizle, süsle, hısımlanna gezmeye götüreceğim.' derdi. Oysa çölde bir kuyu kazmıştır onun için. Kızı alıp oraya götürür; 'bak şunun içi*ne!' der; sonra da arkasından iterek çocuğu o çukura düşürür ve-üzeri-ne toprağı döküp yığardı."
— " Ya da gebe karısının doğum günü yaklaştığında, koca bir kuyu kazardı. Ağrısı tutunca kadın o kuyunun basma giderdi, kız do*ğurursa içine atardı kuyunun." (Bkz. Tefsirler, örneğin Arapçalardan F. Râzî, 31/69; Türkçelerden Hamdi Yazır, Hak Dini Kur'an Dili, 81 5603, 5604.)
Araplarda, hem de "yaygın biçimde" yaşandığı ileri sürülen bu olaylann olduğu apaçık yalan. Ne bir baba, ne de bir anne burada ileri sürüleni yapar. Bu tür şeyin olması, insan doğasına aykın olduğu gibi, hayvanlarda bile görülmez, ilkellerde, "çocuklann Tannlara kurban edildikleri"ni biliyoruz. Ama, Araplar, o sıralarda, "ilkellik" dönemini çoktan gerilerde bırakmışlardı, islam döneminden daha ileri bir uygar*lığa sahiptiler. Bunun tersine, yalanlar uydurulmuş olsa da... Kaldı ki burada sözkonusu olan "Tann'ya kurban" da değil. Aktarmalarda da bu ileri sürülmüyor. Yani "kız çocuklannın, Tannlara kurban etmek için diri diri gömüldükleri"nden sözedilmiyor. Böyle bir şey, yani "ço*cuğu Tann'ya kurban etme" de hangi dönemde ve nerede yaşanmış olursa olsun; "çok yaygın" değil, tek tük olurdu. "Tann'ya kurban et*me" durumu da sözkonusu olmayınca, işin mantığı büsbütün ortadan kalkıyor. "Kız çocuklannın yoksulluk için, ya da leke sayıldığı için... diri diri gömüldüklerini" ileri sürmek ve bunu kabul etmek, "annelik, babalık" ne demek; bilmemektir. Aynca "insan"ı, insanın doğasını ta*nımamaktır, insanlar, ileri sürülen türden şeyi yapmış olsalardı, türle*rini sürdüremezlerdi.
Araplarda, "kız çacuklannı diri diri gömme" geleneği bulun*
saydı, islam öncesinin Arap şairlerinin şiirlerinde de dile getirilirdi.
Hem de yaygın olarak yer alırdı şiirlerde, oysa bu yok.
243
Tefsirler, Ferezdak'ın iki dizesi üzerinde durur. Ne var ki, tefsir*lerde bu iki dizi de hep aynı sözcüklerden oluşmuyor, iki dizi de deği*şik biçimde yer alıyor. (Karşılaştırarakbkz.Arapç alardanTaberi.Câ-miu'l-Beyân, 30/46; F. Râzî, 31169; Türkçelerden Hamdi Yazır, Hak Dini Kur'an Dili, 815604.)
Dizelerin değişik olması gözönünde tutulursa, sonradan uydurul*duğu bile düşünülebilir. Kaldı ki, Ferezdak'ın olduğu ileri sürülen bu iki dize, bize "kız çocuklarının diri diri gömüldüklerini" açık açık an*latıyor. Kimi tefsirde yer alan biçiminde dizeler şu anlamda:
— "Bizden öyle kimse çıkmıştır ki VÂÎDAT'ı önlemiş ve VEÎD'i
diriltmiştir de artık kimse VEÎD olmamıştır." (Bkz. F. Râzî ve Hamdi
Yazır.)
Hamdi Yazır, "VÂÎDAT'a, "çocuklarını gömen vaideler (anne*ler)" anlamını veriyor. Sözcüğün kökü olan "ve'd" eğer "gömme"yse, "nasıl bir gömme"dir; belirtilmiyor. H. Yazır da yalnızca "gömme" an*lamını veriyor; "diri diri gömme" demiyor. Varsayalım ki buradaki "gömme", tefsirlerde anlatılan türden "diri diri gömme"dir; o zaman dizelerdeki "VÂİDAT" niye? Bu sözcük, "çocuklarını diri diri gömen anneler" demekse, tefsirlerde anlatılana uymuyor. Çünkü tefsirlerde, "kız çocuklarını diri diri gömen"in "anneler" değil; "babalar" olduğu anlatılıyor. Bir başka terslik de şu: Tüm tefsirlerdeki biçimlerinde, di*zelerde "gömülen"i anlatmak için "veîd" sözcüğü yer alıyor. "Veîd"se eril (erkeğe ait) bir sözcüktür, anlatılan eğer "kız çocuğun diri diri gö-mülmesi"yse niye dişili olan "veîde" ya ayetteki gibi "me'ûde" yer al*mıyor? Yani şiirde, "gömülen"in "dişi" değil; "erkek" olduğu anlatılı*yor. Bundan, "kız çocuklarının diri diri gömüldükleri" anlamı çıkarılabilir mi? Elbette ki hayır.
Muhammed'in şöyle bir hadisi var:
— 'Vâid de, mev'ûde de cehenemdedir." (Bkz. Ebu Davud, Sü*
nen, Kitabu's-Sünne/18, hadis no: 4717.)
Sözcükleri, İslam dünyasındaki anlamıyla diümize çevirelim:
— "Kız çocuğunu diri diri gömende, diri diri gömülen kız çocu*ğu da cehennemdedir." "Adalet anlayışı"na bakın siz!
— "Kız çocuğunu diri diri gömen kimsenin CEHENNEME git*mesini anladık, ama o zavallı kız çocuğunun cehennem de işi ne, o ni*ye cezalandırılıyor?" diye sorabilirisiniz, "kız çocuğunun, zulme uğra-

244
mış olanın ve de kadının hakkı. İslam'da böyle mi korunuyor?" diye de ekleyebilirsiziniz. Ama bu alanda kafa yormaya gerek yok. Nasıl olsa hepsi bir "yalan" üstüne kurulu.


Turan Dursun

İSLAM ÖNCESİ DÖNEMDE "KIZ ÇOCUKLARININ DİRİ DİRİ GÖMÜLDÜĞÜ" YALANI

katoliklik ortodoksluk protestanlık kilise barnabas türkler türkiyeRomalılar 10. Bölüm - 16
Ne var ki, herkes Müjde'ye uymadı. Yeşaya'nın dediği gibi: «Rab, verdiğimiz habere kim inandı?»
mesih peygamber tanrı rab allah kuran yhvh islam muhammed



İSLAM ÖNCESİ DÖNEMDE "KIZ ÇOCUKLARININ DİRİ DİRİ GÖMÜLDÜĞÜ" YALANI

FORUMA ÜYE OLUN! / HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM / İSLAM ÖNCESİ DÖNEMDE "KIZ ÇOCUKLARININ DİRİ DİRİ GÖMÜLDÜĞÜ" YALANI

İSLAM ÖNCESİ DÖNEMDE "KIZ ÇOCUKLARININ DİRİ DİRİ GÖMÜLDÜĞÜ" YALANI konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olunuz.

 






İSLAM ÖNCESİ DÖNEMDE "KIZ ÇOCUKLARININ DİRİ DİRİ GÖMÜLDÜĞÜ" YALANI konusuna benzer konular;

DİRİ TAŞLARIZ DİRİ TAŞLARIZ İnsanlarca reddedilmiş, ama Tanrı'ya göre seçkin ve değerli olan diri taşa, Rab'be gelin. O sizi diri taşlar olarak ruhsal bir tapınağın yapımında kullansın. Böylelikle, İsa Mesih aracılığıyla Tanrı'nın beğenisini kazanan ruhsal kurbanlar sunmak üzere kutsal bir kâhinler topluluğu olursunuz. Çünkü Kutsal Yazı'da şöyle deniyor: "İşte, Siyon'a bir taş, Seçkin, değerli bir köşe taşı koyuyorum. O'na iman eden hiç utandırılmayacak." İman eden sizler için bu taş değerlidir. Ama imansızlar için, "Yapıcıların reddettiği taş Köşenin baş taşı,"


DİRİ SU IRMAKLARIYIZ, PINARLARIZ DİRİ SU IRMAKLARIYIZ, PINARLARIZ Bayramın son ve en önemli günü İsa ayağa kalktı, yüksek sesle şöyle dedi: "Bir kimse susamışsa bana gelsin, içsin. Kutsal Yazı'da dendiği gibi, bana iman edenin 'içinden diri su ırmakları akacaktır.'" Yu.7: 37-38 Oysa benim vereceğim sudan içen sonsuza dek susamaz. Benim vereceğim su, içende sonsuz yaşam için fışkıran bir pınar olacak." Yu.4: 14 Övgü ve sövgü aynı ağızdan çıkar.


Berlusconi: "Batıda cami yapılması İslam ülkelerinde kilise yapımına izin verilmesine bağlı" Berlusconi: “Batıda cami yapılması İslam ülkelerinde kilise yapımına izin verilmesine bağlı” Berlusconi: “Batıda cami yapılması İslam ülkelerinde kilise yapımına izin verilmesine bağlı” İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi, batıda Müslümanların cami yapma hakkının var olduğunu fakat bu hakkın İslam ülkelerinde kilise yapımına izin verilmesine bağlı olduğunu söyledi. Berlusconi, İtalya’nın Milano kentinde yaptığı konuşmada, İslam ülkelerinin kilise yapımına izin vermesi ve saygı duyması durumunda Batılı ülkelerin de Müslümanların Cami yapmalarına izin vereceğini belirtti. Berlusconi, göçmen sorunu konusunda da sola yüklendi ve göç sorununun gündeme getirilmesinin solun bir seçim stratejisi olduğunu ifade etti. DÜNYA BÜLTENİ .NET Tags: avrupa, cami,...


Reform Öncesi Dönemde "Mezhepsiz Hristiyan"lar Kafama takılan bir soru var, bu konuya sevgili KAPKAN bir mesajında değinmişti. Aslında daha önce de benzer bir soru sormuştum. 1500'lü yıllardan önce, Katolik, Anglikan veya Ortodoks Kilisesi'ne bağlı olmayan, aynı zamanda Hristiyanlık dışı da olmayan, teolojileri bugünkü Protestan kiliselerinin teolojilerine benzeyen kiliseler var mıydı? Örnek veya araştırmam için önerebileceğiniz kaynaklar var mıdır?


Kur'an'da peygamberliği müjdelenen "Ahmed" acaba gerçekten İslam peygamberine mi işaret etmektedir? Sayın ates_49, Ben de son zamanlarda yaptığım bir çalışmayı sizinle paylaşmak isterim. Umarım siz benim araştırmamı da nette bulduğunuzu söyleyip Müslümanlar ile paylaşırsınız. İncil'de "Ahmed" isminin geçip geçmediği sorusundan önce sorulması gereken çok daha önemli bir soru var: Kur'an'da peygamberliği müjdelenen "Ahmed" acaba gerçekten İslam peygamberine mi işaret etmektedir? Bu sorunun tek geçerli yanıtı "HAYIR" olmalıdır; çünkü "Ahmed" isminin geçtiği ayet İsrail halkı ile bağlantılıdır, Araplarla değil! Ayetin bağlamını görelim:Hani, Meryem oğlu İsa, “Ey İsrailoğulları! Şüphesiz ben, Allah’ın size, benden önce gelen Tevrat’ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek, Ahmed adında bir peygamberi müjdeleyici (olarak gönderdiği) peygamberiyim” demişti. Fakat (İsa) onlara...








HRİSTİYANFORUM @ YOUTUBE
Altyazılı videolarda Türkçe altyazıyı görebilmek için videonun alt satırındaki CC tuşuna basınız





HRİSTİYAN OLMAK
nasıl hristiyan olunur Nasıl Hristiyan Olunur? Hristiyan olmak için neler yapmalısınız? sorularına cevaplar için...

HRİSTİYAN GAZETE
hristiyanlık Tüm mezheplerden, tüm etnik kökenlerden, tüm teolojilerden hristiyanlar için haberler, tanıtımlar, duyurular ve arşiv.

HRİSTİYANLIK ARAMA MOTORU
hristiyanlık Tüm mezheplerden, tüm teolojilerden hristiyanlık hakkında makaleler, kitaplar içinde araştırmalar için arama motoru...

İNCİL
incil Tüm Türkçe İncil çevirilerini dipnotlarıyla beraber okuyabilmek ve dinleyebilmek için...

İNCİL .TV
incil Tüm mezheplerden, tüm kiliselerden filmler izlemek için...

Türkçe olarak, Türkiye Hristiyanlık İncil Yahşuah YHVH Tanrı Allah Üçlü Birlik Kuran Muhammed İslamiyet RAB İsa Mesih Hristiyan Katoliklik Ortodoksluk Protestanlık Kutsal Kitap Meryem Ana Kilise Baba Oğul Kutsal Ruh vaftiz iman dua ibadet inanç ruhsal papaz rahip peder papa patrik pastör presbiter katolik ortodoks protestan anglikan luteryen presbiteryen Hristiyan olmak, Türkler, Kürtler, Süryaniler, Asuriler, Keldaniler, Rumlar, Ermeniler, Hristiyanlık ve İncil ile ilgilenenler için bilgiler, chat, sohbet, bedava incil

hristiyan forumincilrab isa mesihhristiyan türkhristiyanlık ve islamiyethristiyanlık ve islamiyethristiyan forumhıristiyanlıkhristiyanlıkincilrab isa mesihhristiyan forumturkish christiansturkish christiansturkish christiansturkish christiansincilhıristiyanlıkrab isa mesih

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
K A P K A N