Katolikmoderator
"İnsanlar arasında Allah’ın varlığının 'işareti' olmak" üzerine bir yazı..
2009 yılının son ayına ait 'Hayat Sözü'nü Fokolare'den paylaşmak istiyorum sizlerle..
“Sizin ışığınız insanların önünde öyle parlasın ki, iyi işlerinizi görerek göklerdeki Babanız'ı yüceltsinler!" (Matta 5, 16).
Işık “İyi işlerle” ortaya çıkar. Hıristiyanların yaptığı iyi işler aracılığıyla parlar.
İyi işler yapanlar sadece Hıristiyanlar değil diyebilirsin. Başkaları da evler inşa ederek, adalet için çalışarak toplumun gelişmesine katkıda bulunuyor.
Haklısın. Şüphesiz Hıristiyanlar bütün bunları yapıyor ve yapmalı da, ama özellikleri sadece bunları yapmak değildir. Onlar iyi işleri yepyeni bir ruhla yapmalı. Bu öyle bir ruh ki, onlarda kendileri değil Mesih yaşıyor.
İncil yazarı Matta, sadece ayrı ayrı yapılan iyi hareketleri düşünmüyor (hapiste olanları ziyaret etmek, çıplak olanları giydirmek ya da günümüz ihtiyaçlarının gerektirdiği merhamet işleri gibi) ama Hıristiyan’ın yaşamının tamamıyla Allah’ın isteğine uyum sağlamasını ve hayatının tümüyle iyi bir eser yaratmasını düşünüyor.
Eğer bir Hıristiyan bunu yaparsa, tam anlamıyla “şeffaf” olur ve yaptıkları için aldığı övgü kendisine değil, kendisinde mevcut olan Mesih’e yönelecektir ve Allah, onun aracılığıyla, dünyada var olacaktır. Hıristiyan’ın görevi, kendi içinde olan ışığın yansımasına izin vererek insanlar arasında Allah’ın varlığının “işareti” olmaktır.
“Sizin ışığınız insanların önünde öyle parlasın ki, iyi işlerinizi görerek göklerdeki Babanız'ı yüceltsinler!"
Eğer imanlı bir bireyin iyi işleri bu özelliği taşıyorsa, dünyadaki Hıristiyan cemaati de aynı özellikteki işleve sahip olmalıdır: Yaşamı aracılığıyla, O’nun adına bir araya gelen iki veya üç kişinin arasında, Allah’ın varlığını açınlamak. Bu sonsuza dek Kiliseye verilmiş olan vaattir.
İlk zamanlardaki Kilise İsa’nın bu sözlerine çok önem veriyordu. Özellikle zor anlarda, Hıristiyanlara iftira edildiğinde, Kilise onları şiddetle cevap vermemeye çağırıyordu. Kendi haklarında söylenen kötü iddiaları tavırlarıyla çürütmeleri gerekiyordu.
Titus’un mektubunda şunu okuyoruz: “Gençleri de sağduyulu olmaya özendir. İyi olanı yaparak her konuda onlara örnek ol. Öğretişinde dürüst ve ağırbaşlı ol, kimsenin kınayamayacağı doğru sözler söyle. Öyle ki bize karşı gelen, hakkımızda söyleyecek kötü bir söz bulamayıp utansın” (Titus 2, 6-8).
“Sizin ışığınız insanların önünde öyle parlasın ki, iyi işlerinizi görerek göklerdeki Babanız'ı yüceltsinler!"
Günümüzde de yaşanan Hıristiyan hayatı insanları Allah’a götürecek ışıktır.
Sana kısa bir olay anlatacağım.
Antonietta Sardunya adasındandır, iş dolayısıyla, Fransa’nın Grenoble şehrinde bulunmaktadır. Çalıştığı büroda kimsenin çalışma isteği yoktur. Hıristiyan olduğu ve her kişide İsa’ya hizmet etmeyi bildiği için herkese yardım eder, her zaman sakin ve güler yüzlüdür. Aralarından biri öfkeyle sesini yükselterek: “Madem o denli çalışma isteğin var, benim işimi de al ve daktiloda yaz” diye onunla alay eder.
O susar ve işine devam eder. Kötü olmadıklarını bilir. Muhtemelen her birinin birçok sorunu vardır.
Bir gün diğer çalışanlar yokken ofis sorumlusu ona “Nasıl olur da siz daima sabırlı ve güler yüzlü olabiliyorsunuz” der. O ise “Sakin olmaya ve olaylara olumlu yönden bakmaya çalışıyorum” diye yanıt verir.
Bu sözler üzerine, ofis sorumlusunun masanın üzerine yumruğunu indirmesiyle “Hayır mümkün değil! Bu işin içinde şüphesiz Tanrı var! Oysa ben O’na inanmıyordum!” diye haykırması bir olur.
Birkaç gün sonra Antonietta idareye çağrılır ve başka bir büroya tayin edildiğini öğrenir. Müdür kendisine bulunduğu yerde yapmış olduğu değişimi yeni ofiste de yapmaya devam etmesini temenni ettiğini söyler.
“Sizin ışığınız insanların önünde öyle parlasın ki, iyi işlerinizi görerek göklerdeki Babanız'ı yüceltsinler!"
Chiara Lubich
"Kulak ver, ey İsrail! SHEMA ISRAEL
Yahve Tanrımız'dır, O tektir.
Tanrınız Yahve'yi bütün yüreğinizle, bütün canınızla, bütün gücünüzle seveceksiniz."