Katolik İnancı'nda İsa'nın kardeşleri var mıydı?

hristiyanlık incil isa mesih tevrat zebur | HRİSTİYAN FORUM  > Temel Kavramlar > Katoliklik : Katolik İnancı'nda İsa'nın kardeşleri var mıydı?


HRİSTİYAN FORUM'A ÜYE OLUN! Hristiyan üyelerle sohbet etmek, etkinlik duyurularından haberdar olmak, forumda yazışabilmek için sitemize üye olmanız gerekmektedir.



HRİSTİYAN FORUM GİRİŞ
(Kullanıcı adınız)
(Şifreniz)





Bu konuya cevap yazmak için buraya tıklayınız
 
 

hristiyanlık
moderator6

Katolik İnancı'nda İsa'nın kardeşleri var mıydı?


İSA’NIN KARDEŞLERİ VAR MIYDI?

Katolikler “Bakire” Meryem ifadesini kullandığında, O’nun tüm yaşamı boyunca bakire kaldığını anlatmaktadırlar. Ama Protestanlar Meryem’e “bakire” derken sadece, onun İsa’nın doğumuna kadar bakire kaldığını ifade etmektedirler. Ve Kutsal Kitap’ta bulunan “İsa’nın kardeşleri” ifadesinden yola çıkarak da, Yusuf’tan olmak üzere İsa sonrasında Meryem’in çocuk sahibi olduğuna inanırlar. Bu derece farklı inanışların ortaya çıkmasının tek nedeni, Kutsal Kitap’ta kullanılan “kardeş”, “kız kardeş” ve “kardeşleri” sözcüklerinin bulunması ve kullanılmış olmasıdır.


Yeni Ahit’te yaklaşık on yerde İsa’nın “kardeşleri” ve “kız kardeşleri” nin anıldığını görmekteyiz. Bu ayetler şunlardır : (Mt.12:46, Mt.13:55; Mrk.3:31-34, Mrk.6:3; Lk.8:19-20; Yhn.2:12, 7:3, 5, 10: Elç.İşl.1:14; 1. Kor.9:5).



Bu ayetleri doğru şekilde anlayabilmemiz için “kardeş” (Grekçe:adelphos) sözcüğünün Kutsal Kitap’ta geniş bir anlam çerçevesinde kullanıldığını aklımızın kenarına not etmemiz gerekir. Edebi olarak tam birader (erkek kardeş) veya yarı-birader anlamları sınırlandırılmamıştır. Aynı şey “kız kardeş” (adelphe) ve çoğul ifade olan “kardeşler” (adelphoi) için de geçerlidir. Eski Ahit bize şunu gösterir ki, “birader” sözcüğü ; soy birliği içinde bulunduğunuz ;“baba” denen ortak erkek akrabalardan (...babasının babası ve devamı vb. şekilde kullanılan “baba”) “oğul” (u) denen (... oğlunun oğlu ve devamı vb. şekilde kullanılan “oğul” ) ortak erkek akrabalar aracılığıyla akraba sayılan tüm erkek akrabalara kadar, büyük aileden olan kuzen gibi akrabalardan, evlilik yoluyla veya kan bağı ile beraber türkçemizde üvey denilen şekilde sahip olunan akrabalara ve ayrıca hatta dostlar ve daha ötesinde siyasi ittifak yapılmış insanlara (2.Sam.1:26; Amos 1:9) kadar çok geniş bir anlam yelpazesine sahiptir.



Dahası Haran oğulları bile, evinde doğup yetiştiklerinden dolayı (Yrt.14:14) Avram’ın “kardeşi” olarak anılmıştır, Avram’ın kardeşi de (Yrt.11:26-28) aslında Avram’ın erkek yeğenidir. Benzer şekilde Yakup da amcası Laban’ın “kardeşi” olarak geçmektedir (Yrt.29:15). Kiş ve Elezar Mahli’nin çocuklarıdır. Kiş’in kendi oğulları vardır ama Elezar’ın oğlu değil, aslında Kiş’in oğulları olan “kardeşleri” ile evlenen yalnızca kızları vardır. Burada bahsedilen “kardeşleri” aslında onların kuzenleri idi (1 Kor.23:21-22).



“Kardeşler”, “kardeş” ve “kız kardeş” sözcüklerinin yalnızca yakın akrabaları ifade etmez. Kimi zaman, kırk iki “kardeşi” olduğu yazılan Kral Azarya örneğinde gördüğümüz gibi ana aileden olanların da (Yas.Tek.23:7, Neh.5:7, Yer.34:9) bu kelimelerle anıldığını görürüz.



KUZEN KELİMESİNİN YOKLUĞU

Mesih İsa ve Havarileri tarafından konuşulan ne İbranice’de ne de Aramice’de, bildiğimiz anlamda “kuzen” kelimesinin karşılığı olan bir kelime bulunmadığından dolayı bu dilleri kullanan insanlar ya “kardeş” kelimesini kullanmak zorunda kaldılar ya da ifadelerini netleştirmek istediklerin de akrabalık konumunu “babamın kız kardeşinin oğlu” şeklinde uzun bir şekilde açıklayarak söylediler. Ama bu tür uzatmalar biçimsiz olduğundan İsa’da herkes gibi “kardeş” kelimesini kullanmıştır.



Yeni Ahit’in yazarları, diğer başka akrabalar için ve hatta akraba olmayanlar için kullanılsa da genel anlamda aynı babadan olan oğulların (ki buna bu metinde Türkçemizdeki birader kelimesi kullanılacaktır!) ve kuzenlerin Aramicedeki karşılığı olan “kardeş” veya “kardeşler” sözcüğünü doğal olarak kullana geldiler. Grekçe (Yunanca) yazdıklarında, örneğin Septuaginta’yı çevirirken de aynı şeyi yaptılar. (Septuaginta, İbrani Kutsal Kitap’ın Grekçe çevirisi olup, Hellenistik Yahudiler tarafından Mesih’in doğumundan yüz – iki yüzyıl önce çevrilmiş ve Yeni Ahit’te kullanılan Eski Ahit’e ait çoğu alıntının yapıldığı Kutsal Kitap çevirisidir.)



İbranice anlamı hem birader hem de kuzen anlamına karşılık gelen kelime Septuginta’da, Grekçe’de genellikle Türkçemizdeki bildiğimiz dar anlamıyla “birader” (aynı babadan olma erkek kardeş) ile aynı anlamda kullanılan adelpos olarak çevrilmiştir. Aramice ve İbranice’den farklı olarak tıpkı Türkçe’deki gibi Grekçe’de de kuzen kelimesi ayrı bir anlam ifade etmiş; kuzen anlamında anepsios kullanılmıştır ama Septuginta’nın çevirisini yapanlar gerçek kuzenlere karşılık olarak bile adelphos sözcüğünü kullanmışlardır.



Anlayacağınız, Yahudi deyimlerini Grekçe Kutsal Kitap’a taşıyarak; bire bir çeviri yerine edebi çeviri yaptıklarını söyleyebilirsiniz. Yani tekrar özetle; çevirmenler İbranice’deki “birader” kelimesine karşılık gelen kelimeyi kullandılar ancak, anlam olarak ayrı tutup (aynı aileden olma) oğullar sözcüğüne karşılık olarak adelphos kelimesini ve kuzenler sözcüğüne karşılık olarak anepsios kelimesini ayrı ayrı kullanmadılar. Yeni Ahit’teki buna benzer kullanımlar İngilizce ve Türkçe çevirilere dolayısıyla sarkmıştır. Bir ayette kullanılmış olan “kardeş”, “kız kardeş” ve “kardeşler” sözcüğünün anlamını ayırabilmemiz için tüm metinleri gözden geçirmemiz gerekir. Bunu yaparsak, çok karışık gibi görünen bu problemin aslında çözülebildiğini görebilir ve buna göre Meryem’in İsa’dan başka çocukları var mıydı veya yok muydu tartışmasında daha sağlıklı bir karar verebiliriz.



Melek Cebrail Meryem’e görünüp ona bir oğula gebe kalacağını söylediğinde Meryem’in “Bu nasıl olur? Ben erkeğe varmadım ki” (Lk.1:34) şeklinde karşılık verdiğini görürüz. Kilise’nin ilk günlerinden, Kilise Babaları’nın bu bölüme dair yorumları, Meryem’in sorusunun evliliğinde bile sürecek olan ömür boyu bir bakirelik yemini anlamı taşıdığıdır. Eğer bu yemin olmasaydı, Meryem’in sorusu hiçbir anlam ifade etmeyecekti.



Meryem elbette ki bebeklerin nasıl yapıldığını biliyordu (aksi takdirde bu soruyu sormayacaktı). Eğer normal yollardan çocuklar sahibi olmayı bekleyen biri olsaydı ve bakirelik yemini devam etmeseydi, “normal” yollarla bir çocuk sahibi olmayı düşünen yeni evli bir hanım gibi “nasıl” bebek sahibi olacağını soracaktı. Dikkat edecek olursak Meryem’in sorusu, yalnızca eğer ortada bir bakirelik yeminin korunması ve ilahi bir güç olduğu halde meleğin isteğinin kabul edilmesi arasında bir çatışma varsa, bir anlam taşır. Yeni Ahit’e ciddi şekilde göz atıldığında, Meryem bakirelik yemini koruduğu ve İsa’dan başka hiç çocuk sahibi olmadığı görülür.


İsa on iki yaşında Tapınak’ta bulunduğu zaman, konteksden (genel bağlamdan) O’nun Yusuf’un ve Meryem’in biricik oğlu olduğu ortaya çıkar. Ailede daha başka çocuklar bulunduğuna dair en ufak bir ipucu yoktur (Lk.2:41-51). İsa Nasıra’da büyüdü ve Nasıra halkı O’ndan “Meryem’in oğullarından biri” olarak değil “Meryem’in oğlu” olarak söz ediyordu (Mk.6:3). Grekçe ifadeye göre Meryem’in bir tek oğlu vardır. Diğer İncillerde de İsa’nın “kardeşleri” kelimesi geçse bile hiçbir yerde Meryem’in oğulları diye kullanılan hiçbir bir ifade yoktur. Eğer olsalardı ve Meryem’in oğulları olsalardı, ifadenin kullanımı çok tuhaf olacaktı.



“Rab’bin kardeşleri” görüşü, O’nun ağabey veya ağabeyler sahibi olduğu fikrini de doğurmuştur. Eski dönemlerde ve özellikle de Doğu toplumlarında (en basitinden ülkemizi örnek alalım) büyük olan küçüğe nasihat verir ama (çok büyük bir saygısızlık sayılacağından dolayı) küçük olan asla büyük olana nasihat veremez. Ama İsa’nın “kardeşlerinin” O’na, Celile’de yer bulunmadığını ve dolayısıyla Yahudiye’ye gitmesini ve adını duyurmasını (Yhn.7:3-4) salık verdiklerini okumaktayız. Açıktır ki İsa’nın en azından ağabeyi veya ağabeyleri yoktu!



Başka bir zaman kendi iyiliği için O’nunla görüştüler ; “Yakınları bunu duyunca, “Aklını kaçırmış” diyerek O’nu almaya geldiler” (Mk.3:21).



Böyle bir davranışın, eğer eski Yahudi toplumunu da göz önüne alacak olursak, yalnızca eğer İsa’nın ağabeyleri vardı ise İsa’nın karşılaşılabileceği bir davranış olduğu düşüncesini biz de uyandırabilir ama unutmamalıyız ki İsa Meryem’in “ilk-doğan” oğlu (Lk.2:7) olduğudur dolayısıyla biyolojik olarak ağabeyleri olduğu fikrini de silip atabilir bu düşünceyi de bu şekilde eleyebiliriz.



Çarmıhın dibinde neler olduğuna da hesaba katmalıyız çünkü, ölürken, İsa annesini Havari Yuhanna’ya emanet eder (Yhn.19:26-27). İncil bize İsa’nın Yahuda, Simon, Yusuf ve Yakup isimli dört tane “kardeşi” olduğundan söz eder. Bu durumda İsa’nın, eğer vardı ise!, kendisine bakabilecek dört tane oğlu varken annesini bu dört kişiden başka birisine emanet etmesini bir mantığa oturtmak gerçekten zordur.



PROTESTAN TEZLERİ

Protestanlar ısrarla “Rab’bin kardeşleri” ifadesini tam olarak çevrilmiş olduğunu iddia ederler. Genelde Protestanlarla Matta 1:25 de bulunan “...ilk-doğan oğlunu dünyaya getirinceye kadar (Türkçe: kadar Grekçe : heos) Yusuf ona dokunmadı.” ayetindeki iki nokta tartışma konusudur. İlk tartıştıkları nokta ; “kadar” sözcüğünden doğa olarak Meryem ve Yusuf’un doğumdan sonra karı koca ilişkisi yaşadıkları anlamını çıkarmalarıdır. Yoksa İsa nasıl “ilk-doğan” olarak adlandırılabilir ki? Bu kelimenin kullanılmış olması, en azından ikinci, belki de üçüncü, belki de devamı, şeklinde çocuk sahibi olunduğu anlamına gelmez. “Kadar” sözcüğünü Kutsal Kitap’ın yazıldığı dönemdeki anlamıyla değil de, günümüzdeki anlamıyla İngilizce veya Türkçe anlamıyla ele almalarıdır. Kutsal Kitap’taki anlamı, bir şeyin belli bir zamana veya noktaya kadar gerçekleşmediği, olmadığı anlamındadır yoksa günümüz dilindeki gibi daha sonra yapıldı veya gerçekleşti anlamında değil! Bu türden Protestanların yaptığı gibi anlam yanlışlarına düşüldüğünde bir çok abuk ve komik ayetlerle karşı karşıya kalmak zorunda kalırız.



Mesela aynı yaklaşımla şu ayete bir göz atın : “Saul’un kızı Mikal’ın ölene kadar çocuğu olmadı” (2.Sam.6:23). Çok bilen Protestanlara, göre bu kadının öldükten sonra çocuk sahibi olduğuna şüphe yoktur!Böyle komik durumlara düşmeleri doğaldır! 2000 yılık Katolik Kilisesi’nin teolojik ve geleneksel birikimlerine, topu topu 5 yüzyıllık bir zamana dayanarak, 280.000 değişik gruba sahip olan birilerinin bir şeylerde birleşmesinin beklenmesi ve bir şeylerin dolayısıyla birleşip bir birikim teşkil etme imkanı bulamayacağından ve bir birikimden bahsedilmesi söz konusu ne yazık ki olamadığından, teolog olarak tutunabildikleri birkaç yazarın birikimcikleriyle karşı koymaya çalışan Protestanlar yine aynı şekilde; Meryem’in “ilk-doğan” a sahip olduysa ikinci, üçüncü doğan çocuklara da sahip olduğunu sanmaktadırlar. Bunun böyle olduğunu düşünmek Katolik Kilisesi gibi binlerce yıllık bir birikime sahip olamamaktan ve eski Yahudi terminolojisini bilmekten bile aciz olmaktan kaynaklanmaktadır.



Onlara göre ilk dünyaya gelen çocuk rahmi açandır (Çk.13:2; Say.3:12). Musa’nın Yasası’na göre ise “ilk-doğan” oğul kutsaldır (Çk.34:20). İlk dünyaya gelen çocuğa “ilk-doğan” diyebilmek için anne babalar ikincisi doğana kadar beklemek zorunda mı kaldılar?
Düşünmesi zor. Evliliğin ilk dünyaya gelen çocuğu, o evlilikte başka çocuk sahibi olunmasa bile “ilk-doğan”dır.



KUTSAL AİLE

Protestanlar, bekarete adanmışlığı koruyarak, Meryem ve Yusuf’un sahip olduğu bir evliliğin berbat bir şey olacağını söylerler ve onlara göre bu tür evlilikler “suni” anlaşmalardır. Doğru, yaptıkları görülmedik bir olaydı ama aileden birisinin bakire iken doğum yapması veya bir ailenin Tanrı’nın Oğlu’na sahip olması kadar da görülmedik bir olay değildi! Bu iki sebepten dolayı Kutsal Aile normal bir aile değildir ki onlardan normal bir aile üyelerinden beklediğimiz şeyleri yapmalarını bekleyelim.



Şartlar Meryem ve Yusuf’u belli noktalarda yaşamlarından kurban sunmaya zorunlu kılmıştır. Çünkü bu aile Tanrı’nın Oğlu’nu büyütme şerefine nail olduklarından gerçekten özel bir aile idi ve bu özelliği biz Katolikler değil, Oğlu Mesih İsa’yı bize gönderen Tanrı verdi onlara.



Kutsal Yazılar’ın Meryem’in daimi bakireliği konusundaki ifadeler, erken dönem Hristiyan Kilisesi’nin Meryem’in bu konumuna dair, 380 yılı civarında yazılan Helvidius ve Jerome arasında tartışmaya yol açan ifadelerine kaynak oluşturmuştur. Helvidius “Rab’bin kardeşleri” sözünden yola çıkarak Meryem ve Yusuf’un İsa’dan sonra da çocuk sahibi olduklarına dair kanısını dile getirmiştir. Büyük bir Kutsal Kitap bilgini olan Jerome ilk başta Helvidius’un yazdıkları hakkında bir yorum yapmayı reddetmişti çünkü yazılanlar (aslında tıpkı Protestanların yazdıkları gibi) “kaile bile alınmayacak, işe yaramaz, sadece tüm dünyanın inancını aşağılamaya kalkışan” bir hikayeydi onun gözünde. Ama arkadaşları bir cevap yazması konusunda Jerome’u ikna edince giderek iş uzadı ve Kutsal Meryem’in Ebedi Bakireliği Hakkında bilimsel bir araştırmaya ve teze dönüştü. Jerome yalnızca yukarıda bahsedilen Kutsa Yazılar’daki noktalara değinmekle kalmayıp, erken dönemin Hristiyan yazarları olan İgnatyus, Polikarpus, İrenaeus ve Şehit Justin gibi isimlere başvurdu. Helvidius bir noktaya geldiğinde artık cevap yazamaz hale geldi ve kendisi ile birlikte tezi de tarihte kötü ünüyle kaldı. Tezi tam 1600 yıl önce çürütülmüş bu insanın adı unutulmuşken, kendisine bir dayanak arayan Protestanların tutunmaya çalıştığı, bizim de Aziz Jerome gibi düşündüğümüz “kaile bile alınmayacak” çürük bir dal parçası oldu sadece.



Peki eğer “Rab’bin kardeşleri” sözüyle ifade edilen insanlar, İsa’nın Meryem’den olan biraderleri veya yarı-biraderleri değilse, kimlerdi?
Jerome öncesinde genel kanı, onların Meryem olmayan ama Yusuf’un oğulları olduğu yönündeydi. Ona göre ise, Yusuf Meryem ile evlendiğinde duldu. İlk evliliğinden olma (İsa’dan yaşça büyük olmaları muhtemel ki öyle bir anlam çıkar) çocukları vardı. Erken dönem Hristiyan metinlerinde bahsi geçen bir konu vardır. Yakup’un Evanjelizasyonu Öncesi isimi bir eser (İ.S.125) ; bakireliği Tanrı’ya adanan Meryem’in koruyucusu/kocası olarak hizmet etmek üzere bir grup dul arasından seçilmiş olduğunu kaydetmektedir. Kendisi seçildiğinde Yusuf durumunu “Benim çocuklarım var ve ben yaşlı bir adamım ve oysa o genç bir kız” (4:8-9) şeklinde ifade eder.



Bugün, en çok kabul gören görüş ise İncil’de adı geçen dört “kardeş” in İsa’nın kuzenleri olduğu yönündedir. Ancak biz en çok tartışma konusu olan Yakup’u ayrı ele alacağız. Genç Yakup’un annesinin adı Meryem olduğunu biliyoruz. Haçın dibinde hazır bulunan kadınlara baktığımızda “Aralarında Mecdelli Meryem, Yakup ile Yusuf’un annesi Meryem ve Zebedi oğullarının annesi (nin) var olduğu”nu görürüz (Mt.27:56).



“Olup bitenleri uzaktan izleyen kadınlar da vardı. Aralarında Mecdelli Meryem, küçük Yakup ile Yose’nin annesi Meryem ve Salome bulunuyordu” (Mk.15:40).



Yuhanna’nın ne dediğine bakalım : “İsa’nın çarmıhının yanında annesi, teyzesi, Klopas’ın karısı Meryem ve Mecdelli Meryem duruyordu” (Yhn.19:25). Şimdi bu çarmıha gerilme sırasındaki duruma dair kullanılan ifadeleri karşılaştıracak olursak; Yakup’un ve Yusuf’un annesinin Klopas’ın karısı olması gerektiğini görürüz. Buraya kadar çok iyi.



Durumun bu kadar açık olmasına rağmen tartışmaya devam edilmesinin nedeni, başka bir yerde Matta 10:3 de bulunan ayette ; Yakup’un, Alfay oğlu Yakup olarak tanımlanması dolayısıyla, bu Meryem o Meryem olduğu halde, Klopas ve Alfay’ın her ikisinin de karısı olamayacağı yönündedir. Ama Alfay ve Klopas aynı kişidir çünkü Aramice bir isim olan Alfay Grekçeye ya Alpheus ya da Klopas olarak geçirilmiştir. Başka bir ihtimal de; Saul’un Pavlus olarak isim alması gibi, Alfay’ın kendi İbranice ismine benzer Grekçe bir isim aldığıdır.



Yani Yakup kesine yakın bir ihtimal annesi Meryem ve babası Klopas’ın küçük oğullarıdır. İkinci yüzyıl tarihçilerinden olan Hegesippus, Klopas’ın İsa’nın bakıcı babası olan Yusuf’un kardeşi olduğunu aktarır. Yani Yakup, Yusuf’un akrabasıdır ve dolayısıyla Yusuf oğlu olarak bilinen İsa’nın kuzenidir.



“Rab’bin kardeşleri” nin aslında İsa’nın kuzenleri olduğu anlaşılsa da, uzak veya yakın akrabaları olsalar da, bu kişilerin kimliklerinin tespit edilmesini isteyenler olacaktır ancak ne yazık ki bu tespitleri Kutsal Kitap’a dayanarak onlara dair kesin bir şekilde “falanca isimli teyzesinin oğlu” vs. gibi bir tanımlamaya imkanımız bulunmamaktadır ama Kutsal Kitap’tan ne olursa olsun net bir şekilde öğrenebileceğimiz bu kişilerin, kim aksini iddia etmeye kalkarsa kalksın, Kutsal Bakire Meryem’in çocukları olmadığıdır




Katolik İnancı'nda İsa'nın kardeşleri var mıydı?


hristiyanlık
asuri

Katolik İnancı'nda İsa'nın kardeşleri var mıydı?


Cok guzel bir calisma olmus sevgili moderator6
Sizi kutlarim

asuri


"Size ne derse onu yapın"
Yuhanna 2:5
''Bundan sonra İsa, Kutsal Yazıları anlayabilmeleri için zihinlerini açtı''
Luka 24:45



Katolik İnancı'nda İsa'nın kardeşleri var mıydı?


hristiyanlık
admin1 Ken Block

Katolik İnancı'nda İsa'nın kardeşleri var mıydı?


Sevgili kardeşim bu yazılar moderatorlerimize ait değildir, moderatorlerimiz bu yazıları meryemana.net sitesinden seçip forumumuza aktarmışlardır.

Ayrıca spesifik bölümlerin moderator hesapları hariç, diğer moderator hesapları dönüşümlü olarak kullanılmaktadır, kişisel hesaplar değil, ortak hesaplardır.


http://www.facebook.com/hristiyanforum
http://www.twitter.com/hristiyanforum
http://www.youtube.com/hristiyanforum




Katolik İnancı'nda İsa'nın kardeşleri var mıydı?


hristiyanlık
datatip

Katolik İnancı'nda İsa'nın kardeşleri var mıydı?


Çok zıt gelebilir bu düşüncem ama bence İsa nın kardeşleri var mıydı,İsa çarmıhta öldü mü,İsa dirildi mi...gibi soruları kulak arkası ediyorum.Çünkü Rabbin sözleri,yaptıkları çok güzel.Kendini tuzağa düşürmeye çalışan sorulara üstün zeka ile cevap veriyor,"günahsız olan ilk taşı atsın" diye çağların sorununa ışık tutuyor.Sevgini önemini vurguluyor.Bildiğim kadarıyla dünyada sevgiyi ön plana alan başka bir din yok,zaten dinden öte bir durumla karşı karşıyayız.Bence bunlar önemli.

Yönetim Notu: Evet, bunlar aykırı düşüncelerdir. Mesih'in öğretilerini bölüp parçalayamazsınız. O'nun doğumu da, ölümü de, dirilişi de son derece önemlidir. Bu iman esaslarını kulak arkası ederseniz, Mesih'i Uzakdoğu felsefelerindeki kurtarıcı-öğretmenlerden farksız kılarsınız.




Katolik İnancı'nda İsa'nın kardeşleri var mıydı?


hristiyanlık
NCyril

Katolik İnancı'nda İsa'nın kardeşleri var mıydı?


datatip
Çok zıt gelebilir bu düşüncem ama bence İsa nın kardeşleri var mıydı,İsa çarmıhta öldü mü,İsa dirildi mi...gibi soruları kulak arkası ediyorum.Çünkü Rabbin sözleri,yaptıkları çok güzel.Kendini tuzağa düşürmeye çalışan sorulara üstün zeka ile cevap veriyor,"günahsız olan ilk taşı atsın" diye çağların sorununa ışık tutuyor.Sevgini önemini vurguluyor.Bildiğim kadarıyla dünyada sevgiyi ön plana alan başka bir din yok,zaten dinden öte bir durumla karşı karşıyayız.Bence bunlar önemli.

Yönetim Notu: Evet, bunlar aykırı düşüncelerdir. Mesih'in öğretilerini bölüp parçalayamazsınız. O'nun doğumu da, ölümü de, dirilişi de son derece önemlidir. Bu iman esaslarını kulak arkası ederseniz, Mesih'i Uzakdoğu felsefelerindeki kurtarıcı-öğretmenlerden farksız kılarsınız.
Sanırım New Age'cisiniz?




Katolik İnancı'nda İsa'nın kardeşleri var mıydı?

Bu konuya cevap yazmak için buraya tıklayınız
 
 



Katolik İnancı'nda İsa'nın kardeşleri var mıydı? konusuna benzer konular;

Katolik İnancı'nda müjdecilik Kutsal katolik itikadında müjdecilik yani iman yayma nasıl yapılır?cemaat mi ?ruhbanlarmı inancı yaymada görevlidir?saygılarımla. Yönetim Notu: Lütfen başlıklarınızda küçük harf ve sorunuz ile alakalı başlıklar kullanmaya çalışınız. Başlığınız bizim tarafımızdan değiştirilmiştir.


Katolik İnancı'nda Azizlere dua etmek AZİZLERE DUA ETMEK Tarihsel bir Hristiyan uygulaması olan, Mesih’te kız kardeşlerimiz veya kardeşlerimiz olan azizlere dua edilmesi ve azizlerin gözümüzdeki yeri son birkaç yüzyıldır Protestanlar tarafından saldırı konusu olarak kullanılmaktadır. Bu uygulamayı Hristiyanlığın ilk dönemlerinden bugüne kadar devam ettirmekte olan Katolikler, Ortodokslar, Doğu Hristiyanları ve hatta bazı Anglikanlar – bunun anlamı; dünyadaki hristiyanların dörtte üçü tarafından uygulanmaktadır – hemen hepsi Mesih İsa’dan tam on altı yüzyıl sonra başlayan Protestan hareketine ait kişiler tarafından dinsel ve teolojik saldırılara uğramaktadırlar. BİZİ DUYABİLİRLER Mİ? Karşı çıkılan konularından bir tanesi cennetteki azizlerin dualarımızı...


Luka Hatalı mıydı? Nasıra kentinde büyüyen ve genelde Nasıralı diye tanınan İsa ,yaklaşık 150 km uzaklıktaki Beytlehemde nasıl doğmuş olabilir? Luka şöyle açıklıyor: "O günlerde Sezar Avgustus tüm Roma dünyasında bir nüfus sayımının yapılması için ferman çıkardı. Bu ilk sayım, Kirinyus'un Suriye valiliği zamanında yapıldı. Herkes yazılmak için kendi kentine gitti." Luk. 2:1-3 http://img135.imageshack.us/img135/4564/augustus3ci0.jpg (Sezar Avgustus M.Ö.27-MS 14) Eleştirmenler geneld bu pasaja gaf yada daha da kötüsü bir uydurma nitelemesiyle saldırıyorlar.Onlar bu nufus sayımının ve Kirinyus'un valiliğinin MS. 6.yy yada 7.yy da olduğunda diretiyorlar.Onlar haklıysa ,Luka kaydında ciddi bir yanlış vardır. Ancak eleştirmenler iki kilit gerçeği...


Katolik İnancı'nda Petrus ve Papalık PETRUS VE PAPALIK Katolik Kilisesi karşıtı protestan kiliselerinin inançlarında yer almayan konulardan birisi Papa’nın tüm hristiyanların ruhani önderi olması konusudur. Sayıları 280.000 kadar olan Protestan kiliselerinin tek bir ruhani önderin varlığını kabul etmelerini beklemek çok komik bir beklenti olur. Kendi topluluklarının ve teolojilerinin meşrutiyet kazanması ancak ve ancak; Mesih İsa tarafından kilisenin önderi olarak atanan Aziz Petrus’a ait bu ruhani önderliğin Roma Katolik Kilisesi aracılığı ile Papa tarafından devam ediyor olması konusuna karşı çıkmaları ile mümkündür.


Katolik İnancı'nda; "Kimseye Baba (Peder) demeyin" KİMSEYE “BABA” (PEDER) DEMEYİN! Çoğu Protestan, Katoliklerin rahipleri “baba (peder)” diye adlandırmasının Kutsal Kitap’a uymayan bir uygulama olduğunu iddia edip, her zaman yaptıkları gibi “Yeryüzünde kimseye ‘Baba’ demeyin. Çünkü tek bir Babanız var. O da göksel Baba’dır.” (Mt.23:9) ayetindeki İsa’nın yasağı ile birbirine karıştırmaktadır. “Katolik Olmamamın 10 Nedeni” isimli risalesinde Anti-Katolik bir yazar olan Donald Maconaghie yukarıdaki parçadan alıntı yaparak “papalığın bir aldatmaca olduğu” yolundaki saldırılarına dayanak olarak kullanmaktadır. Protestan bir yazar olup tüm vaktini Anti-Katolik organizasyonlar için (boşa) harcayan Bill Jackson, “Katoliklik Hakkında Hristiyanlar için Rehberi” isimli kitabında...



Şu anda bulunduğunuz sayfa: hristiyanlık incil isa mesih tevrat zebur | HRİSTİYAN FORUM  > Temel Kavramlar > Katoliklik : Katolik İnancı'nda İsa'nın kardeşleri var mıydı?





Click "Give Now", then choose "Turkey"

(Tax-Deductible for US Citizens)





Türkçe olarak, Türkiye Hristiyanlık İncil Yahşuah YHVH Tanrı Allah Üçlü Birlik Kuran Muhammed İslamiyet RAB İsa Mesih Hristiyan Katoliklik Ortodoksluk Protestanlık Kutsal Kitap Meryem Ana Kilise Baba Oğul Kutsal Ruh, Türkler, Kürtler, Süryaniler, Asuriler, Keldaniler, Rumlar, Ermeniler, Hristiyanlık ile ilgilenenler için bilgiler

| HRİSTİYANLIK ARAMA MOTORU | İNCİL | İNCİL .TV | HRİSTİYAN GAZETE | HRİSTİYAN OLMAK | HRİSTİYAN CHAT | HRİSTİYAN FORUM FACEBOOK | HRİSTİYAN FORUM TWITTER | HRİSTİYAN FORUM YOUTUBE | BEDAVA İNCİL |



GÜNLÜK BÜLTEN EMAİL ABONELİĞİ
hristiyanlık Email adresinizi yukarıdaki kutucuğa yazıp "abone ol" tuşuna basınız, açılan pencerede göreceğiniz harfleri yazıp onaylayınız. Daha sonra email adresinize gelecek emaildeki linke tıklayınız


Türkçe olarak, Türkiye Hristiyanlık İncil Yahşuah YHVH Tanrı Allah Üçlü Birlik Kuran Muhammed İslamiyet RAB İsa Mesih Hristiyan Katoliklik Ortodoksluk Protestanlık Kutsal Kitap Meryem Ana Kilise Baba Oğul Kutsal Ruh, Türkler, Kürtler, Süryaniler, Asuriler, Keldaniler, Rumlar, Ermeniler, Hristiyanlık ile ilgilenenler için bilgiler

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.