Katolik Karizmatik Dua Toplantısı

Katolik Karizmatik Dua Toplantısı hristiyanlık incil isa mesih tevrat zebur | HRİSTİYAN FORUM  > Hristiyanlık İnancında Temel Kavramlar > Katoliklik : Katolik Karizmatik Dua Toplantısı konusu 507 kez okundu, 1 kez cevaplandı. En son mesaj Paullus tarafından gönderildi. Katolik Karizmatik Dua Toplantısı Karizmatik Dua Toplantısı ’nın Ana Unsurları Eoin Ó’Riain Giriş Benden internette bir Katolik Karizmatik yazışma grubunu idare etmem istendiğinde, ki bu talep, hem teklifin aniden gelmesi hem de kendimi bu konuda değersiz ve yetersiz hissetmem nedeniyle, beni gerçekten şaşırtmış ve şok etmişti, hemen, yaklaşık 10 yıl önce okumuş olduğum ve beni Yenilenme Hareketine yönlendiren kitabı tekrar okumaya başladım. Bu kitap, Andy ONeill tarafından yazılan “The Power of Charismatic Healing” (Karizmatik İyileştirmenin Gücü), sıradan, Tanrı’ya karşı dürüst, Katolik, kötü olamayan, gerçekte iyi bir vatandaş olan, dinini uygulayan ama olması gerektiğini düşündüğü seviyede tutan bir kişinin nasıl Yenilenme’ye ve özellikle iyileştirme (şifa verme) hizmetine katıldığını açıklamaktadır. Tüm meslek... Katolik Karizmatik Dua Toplantısı

Geçersiz email adresi kullanan üyelikler, forum sistemi tarafından, otomatik olarak iptal edilir. Üyelik hesabı iptal edilmiş veya şifresini unutmuş üyeler buradan iletişime geçebilirler.

HRİSTİYAN FORUM GİRİŞ
(Kullanıcı adınız)
(Şifreniz)



HEMEN ÜYE OLUN! Üyelerle sohbet etmek, etkinlik duyurularından haberdar olmak, forumda yazışabilmek için sitemize üye olmanız gerekmektedir.


Katolik Karizmatik Dua Toplantısı konusu 507 kez okundu, 1 kez cevaplandı. En son mesaj Paullus tarafından gönderildi.

Katolik Karizmatik Dua Toplantısı konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olunuz.


Katolik Karizmatik Dua Toplantısı hristiyanlık incil isa tevrat zebur29-01-09, 17:48
Katolik Karizmatik Dua Toplantısı
moderator6


Karizmatik Dua Toplantısı ’nın Ana Unsurları

Eoin Ó’Riain

Giriş
Benden internette bir Katolik Karizmatik yazışma grubunu idare etmem istendiğinde, ki bu talep, hem teklifin aniden gelmesi hem de kendimi bu konuda değersiz ve yetersiz hissetmem nedeniyle, beni gerçekten şaşırtmış ve şok etmişti, hemen, yaklaşık 10 yıl önce okumuş olduğum ve beni Yenilenme Hareketine yönlendiren kitabı tekrar okumaya başladım. Bu kitap, Andy ONeill tarafından yazılan “The Power of Charismatic Healing” (Karizmatik İyileştirmenin Gücü), sıradan, Tanrı’ya karşı dürüst, Katolik, kötü olamayan, gerçekte iyi bir vatandaş olan, dinini uygulayan ama olması gerektiğini düşündüğü seviyede tutan bir kişinin nasıl Yenilenme’ye ve özellikle iyileştirme (şifa verme) hizmetine katıldığını açıklamaktadır.


Tüm meslek yaşamı sigortacılık sektöründe geçen Andy ONeill o zamanlar, Waterford’da bulunan İrlanda Sigortacılık Enstitüsü Merkezi’nin Başkanlığını yapmaktaydı. Firmasının Dublin’deki Bölge Müdürlüğüne atanmasından önce tüm İrlanda ve Britanya’da seyahat etmiştir. Dublin’de yaşadığı sırada önce Yenilenme ile tanışmış ve ilk kitabı The Power of Charismatic Healing ile ardından yazdığı diğer üç kitabında bu deneyimlerinin ve Rab’bin, sadece İrlanda’da değil daha bir çok yerde, kendisini nasıl büyük bir güçle İyileştirme Hizmetlerinde kullandığının bir dökümünü yapmıştır.
Edebi açıdan bu kitap fazla bir değerde değildir, hatta o kadar ki bazı bölümleri felaket derecede yeniden yazılma ihtiyacındadır. Lakin her sayfasından Rab ışımaktadır, O’nun kudreti, şanı, ve varlığı kitabın her yerindedir.


Yenilenme ile bir süre birlikte olduktan sonra, Andy bunun ne olduğunu araştırmaya başladı. Hele bir dua toplantısında yaptığı detaylı inceleme özellikle çok iyidir. Çalışmasını kendi olgunlaşması için bir çaba olarak niteledi ve dünya çapında yayılan Yenilenme üzerine bazı teorik veya akademik bilgiye ulaşmayı istedi.


Şöyle devam ediyor ”evrensel olarak dua toplantısının görünümüne üsten bir bakışta, bir çok farklı tipte dua toplantısı yapıldığını ve her birinin kendisine özgü davranışları sergilediğini görmekteyiz…


Fakat araştırmamın daha henüz başlarında iken şu ortaya çıktı ki doğru klasik bir Karizmatik Yenilenme dua toplantısının kolaylıkla belirlenebilen birçok temel, gerekli, belirli, ve vazgeçilemez unsurları bulunmaktadır.”


Bu çalışmalarını, İrlanda Dublin’deki Avila dua grubunun toplantılarında yaptığı gözlemlere dayandırdı. Ben de adı geçen bu dua grubunun toplantılarına 1987 yılının İhanet Çarşamba’sından (Kutsal Hafta’nın Çarşambası, Yahuda İskaryot’un Rab’bimize ihanet ederek O’nu ele vermek için fırsat kollamaya başladığı gün) beri devam etmekteyim. Ne büyük bir tesadüftür ki (Rab’bimizden zarif ve muhteşem bir hatırlatma) bu tarih Andy’nin kızkardeşinden Yenilenme’yi duyduğu günden tam olarak 10 yıl sonrasına denk gelmektedir.


Andy Rab’bin evinde oturmaya 1995 yılında çağırıldı.
Andy’nin bir Karizmatik Dua Toplantısı için çok kritik olduğunu düşündüğü yedi unsur üzerine kurduğu kitabından özünü almaya çalışarak bu yazıyı hazırladım ve öncelikle Hamdetme Lütfu ile başlayacağım.

Gel Kutsal Ruh

Aramızdaki varlığını artır, hem kendimizde hem de kardeşlerimizde, bilhassa senin meyvelerin olan sevgi, sevinç, esenlik, sabır, şefkat, iyilik, bağlılık, yumuşak huyluluk ve özdenetim yükselmesi aracılığıyla ilişkiye geçtiğimiz kişilerde, içimizdeki varlığından farkında olma düzeyimizi artır.


Bizlere bizim yaşamımızın kaynağının sen olduğunu anlamamızı ve hayatımızı senin yönetimine bırakmayı öğret. Amin.

Bölüm 1

HAMDETME Karizması
Dua Toplantılarımızda bulduğum ilk unsur, hem özel hem de iki yönlü olarak Tanrı’ya hamdetme ve övgüler sunulmasıydı. Şunlar gibi sözler yüksek sesle söylenir: ”Tanrı’ya hamdolsun. Rab’be hamdolsun. Rab’bim seni överiz. Rab’bim sana şükrederiz. Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’a hamdolsun. Tanrı’mız, Oğlun İsa Mesih’in bedeni olan Kilise için Senin adını yüceltiriz. Şimdi burada olduğun için sana şükrederiz Rab. Rab’bimiz iyiliğin, şefkatin ve merhametin için seni över sana hamdederiz. Oğlunu bize verdiğin için sana şükrederiz Rab. Rab bizlere Ruh’unu ve O’nun kudretini yolladığın için senin adını kutsar ve yüceltiriz.“ – ve buna benzer diğer sözler.


Tanrı’ya böyle kendiliğinden içten geldiği şekilde sunulan hamd ve şükürlere genellikle gitar, flüt, müzik seti, tambur ve benzerleri eşliğinde söylenen ilahiler ile sevinç dolu bir ortamda devam edilir.



Bütün bu yapılanlar ve melodilerde şunu fark ettim ki bir çok kişi duada yeni serbest davranışlarla ortaya çıkan bir özgürlüğe sahip oldular. Belirleyebildiğim kadarıyla bu özgür davranışın nedeni, sanıyorum, benzeşen düşünce yapısında olan kişilerin, kişisel olarak Yaratıcı’larına karşı geliyor da olsalar, bir araya gelmesiyle, insanoğlunun en temel arzusu olan Tanrı’sına ulaşma, ilişki kurma ve hamdetme kaynağından fışkıran seslerin bir infilak olmuşcasına açığa çıkmasıdır. Sembolik bir duanın eller havaya kaldırılıp alkış tutularak birlikte söylendiği görülür. Hatta vakur övgü haykırışları duyulabilir.



Karizmatik Yenilenme dua toplantılarında bir çok kişinin, harikulade bir şekilde ’Tanrı’ya hamdetmede kafadan kalbe 45 santimlik düşüş’ olarak ifade edilen deneyimi gerçekten yaşadıkları ortaya çıkmaktadır. Neşe içinde böylece dökülen hamd ve övgülerin bir yan etkisi, bir çok katılımcının daha önce hissetmedikleri biçimde esenlik ve sevinçle dolmasıdır.



Bana göre, bu hareketin aracıyla ortaya çıkan ilk ve en önemli şey, Tanrı’ya Hamdetme lütfunun ne kadar önemli olduğunun anlaşılmasıdır. Katolikler Tanrı’yı övmeyi ve hamdetmeyi yeniden keşfediyorlar. Övgüye layık olan yalnız O’dur ve bizler O’na övgü sunma ve hamdetmede kendimizi özgür bırakabiliriz ve bırakmalıyız.
Bir çok siyasi hareket, liderin etrafındakilerin sanki köleymişcesine dalkavuklukları nedeniyle doğmuştur. Bu davranışı gözlemlemek için mesela totaliter ülkelere şöyle bir bakmanız yeter. Halbuki yalnız Tanrı övgüye layıktır ve ne kadar översek övelim yine de yeteri kadar övemeyiz.



Bu, benim anlayışıma göre, sadece Karizmatik Yenilenme Hareketi’nin varoluş gerekçesi (raison detre) olmakla kalmayıp, tüm yaradılışın içinde Tanrı’nın Halkı olanların Kilise’sinin de varoluş nedenidir.


Kilise’nin veya İlahi Makamın (Divine Office) Övgü Duası’nın Opus Dei veya Tanrı’nın İşi olarak adlandırılması sebepsiz değildir.
Bu husus hem kutsal Yazılar hem de kutsal Gelenek tarafından en başından beri desteklenmektedir. Tanrı’ya Övgü, Samuel’in annesi Hannah’dan, Tanrı’nın Annesi Meryem’in Magnificat’ında tekrar yansıdığı gibi prensler ve köylüler tarafından dile getirilmiştir.
Benim yetişme çağlarımda Katolik Kilise’sinde Tanrı’yı nasıl övmemiz gerektiği hiçbir zaman öğretilmedi. Evet bizlere dualar öğretildi ama nasıl övgü sunacağımız öğretilmedi. Bu acaba değişti mi? Hep bunun garip olduğunu düşünmüşümdür.


Din derslerimden, Dua nedir? sorusuna verilen cevabı anımsıyorum. Dua aklın ve yüreğin, tapınmak ve övmek için Tanrı’ya doğru bir yükselişidir. . . Diğer bir ifadeyle, Kilise aslında duanın doğru tanımını gerçekte öğrettiği halde, uygulamada üyelerinin bu öğretiyi yüreklerine taşımamış olduğu görünüyor.


Eğer Karizmatik Hareket’in, bütün dünyada, övgü ve hamdetme gücünün serbest bırakılmasında katkısı olabilirse, etkisi ve varoluşu tam olarak haklı olacaktır.

Övgü, şeref ve şan Üçlübirlik Tanrı’nındır. Amin

Bölüm 2

DİLLERDE KONUŞMA Karizması
“Bir Karizmatik Dua Toplantısında, Tanrı’ya Hamdetme’den sonra ikinci kolaylıkla belirlenebilen unsur Dillerde Konuşma’nın ortaya çıkmasıdır. Dillerde Konuşma havarisel dönem kadar eskidir ama günümüzde “Alleluya“ demenin yeni bir yolu olmuştur. Dua toplantılarında, bu şekilde dillerde Tanrı’ya hamdetme birçok kişinin kendiliğinden konuşma tonunda bir seste birleşmesiyle başlar, yumuşak bir şekilde gelişerek düz bir ezgi benzeri ses haline gelir, bütün bunların katılımcılara sükunet ve esenlik getirdiği görülmektedir. Birden dillerde konuşma durur, daima derin bir sessizlik olur çünkü dillerde konuşmanın Ruh’un bir başka lütfu olan peygamberlik etmeye yol açtığı şeklinde bir gelenek gelişmiştir.“
Bizler Tanrı’yı gerektiği kadar övmekte yetersiziz.Tanrı, tabii ki bizlerin kendi başımıza O’nu övemeyeceğimizi anlıyarak, çünkü bizim övgümüz çok yetersiz kalmaktadır ve bizlere bir Yardımcı veriyor. Bu Yardımcı, Kutsal Ruh olup anlaşılamayan mırıltılarla bizim aracılığımızla Tanrı’yı gerektiği şekilde över.


Bazen, bizlere içimizde Rab’bi öven Kutsal Ruhu gerçekten hissetmemizi sağlamak üzere harikulade özgürleştiren dillerde konuşma karizması bağışlar. Bu Tanrı’dan çok büyük bir kişisel lütuftur.


Burada bu lütfun dua toplantılarında kullanıldığı şekliyle bahsediyoruz, ama benim için dillerde konuşmanın inanılmaz güzellikte olan yönü dillerde övgünün her yerde ve her zaman yapılabilmesi, ve bu şekilde ruhun muazzam seviyede özgürlüğe kavuşabilmesidir. Daha önceki bölümde anlatılan Tanrı’ya hamdetme ve övmenin aksine bu bize bağlı olmayıp içimizdeki Kutsal Ruh’un eylemlerine bağlıdır. Benim anlayışıma göre dilerde konuşma bize verilen bu eylemin fiziksel bir belirtisidir. Bu lütuf herkese verilmemektedir, fakat bize de vermesi için Rab’den hararetle istememiz gerektiğine inanıyorum.


Kutsal Yazılar’da Dillerde Konuşma:

Toplantılara gelmeye ilk başladığım zamanlar, endişelerimden bir tanesi dillerde konuşmanın Kilise içinde kabul görmesiydi. Bu hareketin tarihi pek Kilise’nin yüreğinden çıkmış gibi görünmüyordu ve ben dolayısıyla şüpheyle bakıyordum. İmanımı kutsal Yazılar aracılığıyla nasıl tekrar kazandığımı daha önce anlatmıştım. Benzer şekilde diller konusunda da Rab beni öncelikle kutsal Yazılara yönlendirerek bana bu armağanı doğruladı.


Bu konu hakkında her kimle konuşsam bana Pentikost gününü ve Havarilerin Üstteki Odadan çıkarak Tanrı’nın Egemenliğini dillerde nasıl ilan ettiklerini anlattı. Evet bu gerçekten bir dillerde konuşma lütfuydu ama benim anlayışıma göre yukarıda alıntı yapılan bölümde Andy’nin anlattığı şekildeki dillerde konuşma değildi. Bu olayda dillerde anlatılanlar Yeruşalim’de toplanan çok çeşitli halklar tarafından anlaşılmıştı.

“Bakın, bu konuşanların hepsi Celileli değil mi? diye sordular. Nasıl oluyor da her birimiz kendi ana dilini işitiyor?”

Hayır! Bence dua toplantılarındaki dillerde konuşma daha farklıdır.


O halde başka bir yere bakmalıyız. Ben aradığımı biraz daha ilerde Elçilerin İşleri Bölüm 10’da buldum. Burada Petrus Kornelius’un evindeyken geçenlerin anlatıldığı çok güzel bir hikaye vardır.



Kornelius, Yahudi geleneğine göre “dindar bir adamdı. Hem kendisi hem de bütün ev halkı Tanrı’dan korkardı.” Bir melek tarafından Petrus’u bulması emredildi.


Bu, Yafa’da Simun adlı bir dericinin evinde başlayan muhteşem bir hikayedir.


“..saat on iki sularında Petrus dua etmek için dama çıktı. Acıkınca da yemek istedi. Yemek hazırlanırken Petrus kendinden geçti. Göğün açıldığını ve büyük bir çarşafı andıran bir nesnenin dört köşesinden sarkıtılarak yeryüzüne indirildiğini gördü. Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı. Bir ses ona, ’Kalk Petrus, kes ve ye!’ dedi. ’Asla olmaz, ya Rab!’ dedi Petrus. ‘Hiçbir zaman bayağı ya da murdar herhangi bir şey yemedim.’ Ses, tekrar, ikinci kez duyuldu; Petrus’a, ‘Tanrı’nın temiz kıldıklarına sen bayağı deme’ dedi. Bu üç kez tekrarlandı. Sonra çarşafı andıran nesne hemen göğe alındı.“


“Petrus şaşkınlık içindeydi. Gördüğü görümün ne anlama gelebileceğini düşünürken, Kornelius’un gönderdiği adamlar sora sora Simun’nun evinin kapısına kadar geldiler. Evdekilere seslenerek, ’Petrus diye tanınan Simun burada mı kalıyor?’ diye sordular. Petrus hala görümün anlamını düşünürken Ruh ona, ’Bak, üç kişi seni arıyor’ dedi. ’Haydi kalk, aşağı in. Hiç çekinmeden onlarla git. Çünkü onları ben gönderdim.’ Petrus aşağı inip adamlara, ’Aradığınız kişi benim’ dedi. ’Gelişinizin sebebi ne acaba?’ ‘Doğru ve Tanrı’dan korkan, bütün Yahudi ulusunca iyiliği ile tanınan, Kornelius adında bir yüzbaşı var’ dediler. ‘Kutsal bir melek ona, seni evine çağırtıp senin söyleyeceklerini dinlemesini buyurdu.’’’


‘’Bunun üzerine Petrus onları içeri alıp konuk etti. Ertesi gün Petrus kalktı, onlarla birlikte yola çıktı. Yafa’daki kardeşlerden bazıları da ona katıldı. İkinci gün Sezariye’ye vardılar. Bu arada Kornelius, akraba ve yakın dostlarını toplamış onları bekliyordu. Eve giren Petrus’u karşıladı, tapınırcasına ayaklarına kapandı. Petrus ise onu ayağa kaldırarak, ‘Kalk, ben de insanım’ dedi. Petrus Kornelius’la konuşa konuşa içeri girdiğinde birçok insanın toplanmış olduğunu gördü. Onlara şöyle dedi : ‘Bir Yahudi’nin başka ulustan biriyle ilişki kurmasının, onu ziyaret etmesinin töremize aykırı olduğunu bilirsiniz.Oysa Tanrı bana, hiç kimseye bayağı ve murdar dememem gerektiğini gösterdi. Bu nedenle, çağrıldığım zaman hiç itiraz etmeden geldim. Şimdi, beni ne amaçla çağırttığınızı sorabilir miyim ?’’’


‘’Kornelius, ‘Üç gün önce bu sıralarda, saat üçte evimde dua ediyordum’ dedi. ‘’Birdenbire, parlak giysili bir adam önüme çıkıverdi.



‘Kornelius’ dedi, ‘Tanrı senin dualarını işitti, verdiğin sadakaları andı.


Yafa’ya adam yolla, Petrus diye tanınan Simun’u çağırt. O, deniz kıyısında oturan derici Simun’un evinde kalıyor.’ Bunun üzerine sana hemen adam yolladım. Sen de lütfedip geldin. Işte şimdi biz hepimiz, Rab’bin sana buyurduğu her şeyi dinlemek üzere Tanrı’nın önünde toplanmış bulunuyoruz.’’’


‘’O zaman Petrus söz alıp şöyle dedi: ‘Tanrı’nın insanlar arasında ayrım yapmadığını, ama kendisinden korkan ve doğru olanı yapan kişiyi, ulusuna bakmazsızın kabul ettiğini gerçekten anlıyorum.’ Ve Sözü anlatmaya devam etti.’’


‘’Petrus daha bu sözleri söylerken Kutsal Ruh, konuşmayı dinleyen herkesin üzerine indi. Petrus’la birlikte gelen Yahudi imanlılar, Kutsal Ruh armağanının öteki uluslardan olanların da üzerine dökülmesini şaşkınlıkla karşıladılar. Çünkü onların, bilmedikleri dillerde konuşup Tanrı’yı yücelttiklerini duyuyorlardı.’’


‘’O zaman Petrus, ‘Bunlar, tıpkı bizim gibi Kutsal Ruh’u almışlar. Suyla vaftiz olmalarına kim engel olabilir?’ Böylelikle onların İsa Mesih adıyla vaftiz olmalarını buyurdu. Sonra onlar Petrus’a, birkaç gün yanlarında kalması için ricada bulundular.’’


İşte Karizmatik Yenilenme’de bildiğimiz şekliyle dillerde konuşma buydu. İlave bir mükafat olaraksa diller vaftiz olmamış (ve diğer uluslardan) kişilere Petrus’a bir işaret olması amacıyla verilmişti. İlk Papa, bunu hemen farketti ve Rab’bin kendisine verdiği yetkiyle hareket etti. Bizim zamanlarımız için bu ne kadar zengin ve önemli bir bölümdür.


Aziz Pavlus ‘’çeşitli diller’’ den bahseder (1Ko. 12:29). Benim kişisel kanıma göre burada bahsettiğimiz şey Aziz Pavlus’un ’’kendinden geçme dilleri’’ dediği şeydir.


Ben bu armağanın ne büyük bir kutsama olduğunu bana verilene kadar anlamamıştım. Ben, benim hiçbir kontrolum olmadan Kutsal Ruh’un beni özel bir şekilde kullanacağını düşünüyordum, ama hiç de beklediğim gibi olmadı. Çünkü Kutsal Ruh’un yolu böyle değildi. O bizim isteklerimize saygılı olup amağanın kullanımında tüm kontrolun bizde olmasını sağlar.


Tarihte Dillerde Konuşma:

Benim karşıma çıkan bir diğer problem de dillerde konuşmanın Kilise içinde yaklaşık 30 yıl öncesine kadar neredeyse tamamen durmuş olduğu gerçeğiydi. Bu nasıl olabilirdi?

İnanıyorum ki Kilise tarafından kullanılan bazı dua formları bu dua formunu bastırdı veya yerine geçti. Bunlar övgü duaları (litaniae), tesbih duası ve diğer tekrarlı dua formlarıdır. Temel olarak bu dualar ruhumuzun derinliklerinde gerçek dua sürerken bize yapacak bir şeyler verirler. Bu duada Kutsal Ruh biz Tanrı’nın ebedi hayatına katılırken bizimle birlikte dua etmektedir.


Biz dillerde dua ederken (veya tesbih duası – çok etkili ama şimdilerde pek önemsenmeyen bir dua) fiziksel aktivite, dillerde konuşma, çok iyi bilinen duaların sürekli tekrarlanması ile içimizdeki Kutsal Ruh’un sağladığı bir canlandırıcı özgürlüğü deneyimleyebiliriz. Bütün yapmamız gereken O’nun arkasına sığınıp O’nunla birlikte olmak ve ne elde edeceğimize bir bakın. Tanrı’nın yaşamına bir parça katılma ve cennetin bir öntadını almak.


Bugünlerde Kilise’ne tekrar verdiğin bu muhteşem kişisel armağan için sana şükrederiz Rab. Senin istediğin gibi aklımızın ve yüreklerimizin modern yaşamın zorluklarından ve streslerinden özgürleşmesi için onun değerini her zaman bilelim ve kullanalım.


Bizlere Havari’nin şu sözlerindeki gerçeği de öğret : ‘’İnsanların veya meleklerin diliyle konuşsam, ama sevgim olmasa, ses çıkaran bakırdan ya da çınlayan zilden farkım kalmaz.’’

Övgü, şeref ve şan Üçlübirlik Tanrı’nındır. Amin


Bölüm 3

PEYGAMBERLİK Karizması
‘’…Birden dillerde konuşma durur, daima derin bir sessizlik olur çünkü dillerde konuşmanın Ruh’un bir başka lütfu olan peygamberlik etmeye yol açtığı şeklinde bir gelenek gelişmiştir.’’


‘’Açıkça bellidir ki dua toplanısına katılan insanlar, üçüncü unsur olan peygamberlik ile, derin bir ruhsal gizem içinde olduklarının bilincindedir. Dillerde konuşmayı takibeden sessizlik sırasında, normal olarak bir kişi peygamberlik etmeye yöneltilir, bu peygamberliğin ardından bazen ikinci ve hatta üçüncü kişi peygamberlik edebilir.



Hafızamda kalan peygamberliklerden bazıları aşağı yukarı şöyleydiler:’’


‘’Rab diyor ki, halkım, dudaklarınıza övgümü koydum.
Yaşamlarınızın her durumuna benim övgümü dahil edin
Ve ben sizlere övgümün gücünü göstereceğim !
Rab diyor ki, halkım, kötülükten dönün,
Bana gelin.
Dünyada olun ama ondan olmayın,
Oğlumu onurlandırın ve ben de size esenlik ve mutluluk vereceğim!
Rab diyor ki, bir kadın doğurduğu evladını unutsa bile,
Ben sizleri unutmayacağım.
Sizlerin adları avuçlarıma yazılıdır.
Rab diyor ki, hastalarınızı bana getirin ve onları iyileştireceğim,
Endişelerinizi bana getirin ve onları gidereceğim,
Yüklerinizi bana getirin ve onları taşıyacağım.
Halkım, ben sizi özgür kılmak istiyorum.’’


“Anlaşıldığı kadarıyla, çağlar boyunca Rab her zaman peygamberleri aracılığıyla halkıyla konuştu ve günümüzde bir Karizmatik Yenilenme dua toplantısında, bu Tanrı halkı (Papa Yuhanna XXIII onlara Populi Dei diye hitabederdi), peygamberlik aracılığıyla kendilerine söylenecek bir sözü duymak için yine sessizlik içinde Rab’bi beklerler. Bir dua toplantısında peygamberlikleri dinlemek derin huzur dolu ruhsal bir deneyim olabilir.’’



Bu sözler çoğunlukla Tanrı’nın sevgisinin anlatımları olan rahatlatıcı ve destekleyici ifadelerdir. Benim deneyimlerime göre, Rab, kendi imgeleri ve lisanlarıyla konuşan bu insanları kullanarak, bazen çok güzel bir uslupla, Rab’bin düşünce ve sözünü ifade eder. Yine burada Rab’bin biz halkına olan mükemmel saygısını görmekteyiz. O’nun düşüncelerini ifade edebilmek için, kelimeleri ve cümleleri oluşturmakta serbest bırakılmaktayız.


Belli ki ilk Kilise döneminde, peygamberlik çok önemli bir hizmetti. Aziz Pavlus derecelendirmede peygamberleri havarilerden sonra hemen ikinci sıraya yerleştirmektedir. Bu ne anlama gelmektedir? Belki kelimelerin anlamlarına bakmamız en iyisi olacaktır. Bir havari ’Belli bir görevle gönderilen kişi’dir ve bir peygamber kelime anlamıyla ’Bir kişinin (Tanrı) adına KONUŞAN kişi’ demektir.


Aziz Pavlus’un daha söyleyecekleri var (1Ko. Bölümler 12, 13 ve 14 konuyla doğrudan ilgilidir ama her seferinde belli bir kilise topluluğuna ve gruba konuştuğunu aklınızdan çıkartmayın.)
“Bilmediği dilde konuşan, insanlarla değil, Tanrı ile konuşur. Kimse onu anlamaz. O, ruhuyla sırlar söyler.“


“Peygamberlikte bulunansa insanların ruhça gelişmesi, cesaret ve teselli bulması için insanlara seslenir.“


Daha sonrasında A. Pavlus bizim diller konusunda söylediklerimizi teyid ediyor. “Bilmediği dilde konuşan kendi kendini geliştirir; ama peygamberlikte bulunan, inanlılar topluluğunu geliştirir.“


Bazen bir kişinin peygamberlik için verilen sessizlikte dillerde konuşmayı kesemediği durumla karşılaşıyorum. Böyle bir durumda, ’inanlılar topluluğunun gelişmesi için’ birisinin söylenenleri tekrar tercüme edebilmesi için dua etmeliyiz. A. Pavlus acımasız bir açıklıkla “Eğer bilinmeyen dillerde konuşulacaksa. . . biri de söylenenleri çevirsin. Eğer çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın.“ diyor.


Ve yine şöyle konuşuyor “Sevginin ardınca koşun ve ruhsal armağanları, özellikle peygamberlik yeteneğini gayretle isteyin.“
“Özet olarak, kardeşlerim, peygamberlikte bulunmayı gayretle isteyin, bilinmeyen dillerle konuşulmasına engel olmayın. Ancak her şey uygun ve düzenli yapılsın.“

Laf arasında, 1Ko. bölümler 12, 13 ve 14’ü Karizmatik dua toplantılarını yönetme şeklimiz için bir rehber olmaktan öteye fazla dikkate almayı öneremem. Onun şu notu “Tanrı karışıklık değil, esenlik Tanrı’sıdır.’’ peygamberliği belirleyebilmek için çok yaralı bir düsturdur.


Bu konuda başkalarının da düşüncelerini bilmek isterim çünkü ben bu konuda bir şeyler yazmayı çok zor buluyorum ve bilhassa Aziz Pavlus’un ona verdiği dereceyi gördüğünüzde yazdıklarımın doğruluğundan emin olamıyorum.

Övgü, şeref ve şan Üçlübirlik Tanrı’nındır. Amin



Bölüm 4

KUTSAL YAZILARIN OKUNMASI Karizması
“Dördüncü unsur çok kolaylıkla anlaşılabilir. Dua Toplantısı önderlerinin her hafta toplantılarda ısrarla belirttikleri gibi, Karizmatik Yenilenme hareketinin üstüne inşa edildiği temel, kutsal Yazılar’dır.



Kısa kutsal Yazı okumaları dua toplantılarının bir parçası ve belki de toplantı içindeki en önemli eylemlerden biridir. Bu okumalar, Rab’bin sözleri toplantıda iletildikçe O’nun kendilerine konuşmakta olduğuna inanan kişiler tarafından daima saygılı bir sessizlik içinde dinlenir.



Şunu belirtmek istiyorum ki, bu, Katoliklerin yaşamında kutsal Yazıları olması gereken yere oturtmaya çabalayan Vatikan II ruhu ile tamamen uyum içindedir. Kutsal Yazıların okunması ile ilgili olarak, kabul etmeliyim ki, ben tamamen missa ayini, gizler, ve Meryem ile çeşitli azizlere dua etmek üstüne yoğunlaşmış bir Katolik anane ile büyüdüm. Fakat kutsal Yazılar’ın bir Hristiyan’ın hayatındaki vazgeçilmez yerini ben ancak Yenilenme’ye katıldıktan sonra keşfettim. Dua olarak kutsal Yazılar’ın okunması benim Katolik ananemin hiçbir zaman bir parçası olmamıştı ve şimdi ilk şifa verme deneyimimi asla unutmuyorum. O deneyimimde, korkudan kaskatı kesilmiş ve çok gergin olan bir adam, ellerimde kutsal Yazılar okuyarak dua ettiğim anda tamamen rahatlamıştı.“


Şimdiye kadar bir Karizmatik Yenilenme Dua Toplantısı’nın dört unsuruna bakmış olduk.

Benim kanaatime göre, kutsal Yazılar’a duyulan susamışlık bu zamanın en büyük kutsamalarından biridir. Dua edercesine kutsal Yazılar’ın okunması büyük bir sevinç yaratır ve sanıyorum, o susamışlığı duymayanlar tarafından anlaşılması mümkün değildir.

Yine de açıkça belli olan şu husus bana hep çarpıcı gelmektedir, Tanrı ile kişisel ilişki kurmak isteyen bir kimse en azından O’nun kitabı ile tanışık olmalıdır.


Yeni Kateşizm (Katolik Kilisesi Din ve Ahlak İlkeleri) tahmin edilebileceği gibi kutsal Yazılar üzerinde çok durmaktadır ve mutlaka okunmaya değer. Belki, Aziz Vincentius’tan aktarılan şu alıntı konuyu çok güzel özetlemektedir: “Tüm kutsal Yazılar bir kitaptır, ve o bir kitap Mesih’tir, çünkü tüm kutsal Yazılar Mesih’i anlatır ve Mesih tüm kutsal Yazıları tamamlar.“


Kutsal ruh, kutsal Yazıların esinleyicisi, sözünün aşkı ile bizi esinle. Bizleri, yaşamımızda en etkili olacak bölümlere yönlendir ve Baba ile Oğul’un bilgeliğine daima artan şekilde götür.

Övgü, şeref ve şan Üçlübirlik Tanrı’nındır. Amin

Bölüm 5

ÖĞRETİ VERİLMESİ Karizması
“Dua toplantıları üzerine yaptığım çalışmada açığa çıkan beşinci unsur öğreti verilmesi olarak adlandırılır. Toplantı sona doğru yaklaşıken, önder, katılımcılardan birini daha önceden hazırlanmış olan Hristiyan imanın bir yönüne değinen bir yazıyı okumak üzere ortaya davet eder. Bu öğreti genellikle on dakikadan fazla sürmez. En çok rağbet gören öğreti konuları şunlar olarak ortaya çıkmaktadır:


- Kutsal Yazıların bazı kısımlarının açıklanması,
- İncil öykülerinden çıkarılabilecek bazı sonuçlar,
- Rab’bin dünya yaşamındayken yaptığı şifa vermelerden çıkarılacak sonuçlar.


İrlanda’da akademisyen kutsal Yazı ilahiyatçıları pek az olduğu için, Yenilenme toplantılarında derin özgün kutsal Yazı irdelemeleri yapmak çok zordur ve sonuç olarak bir çok dua grubu kutsal Yazı öğretisi verememektedir.“


Andy’nin söylediği gibi, İrlanda’daki toplantılardaki bu unsur genellikle ihmal edilmektedir. Başka yerlerde durum böyle olmayabilir.


Benim çok sıklıkla toplantılarına katıldığım güney Dublin’deki AVILA grubunda (Andy de bir zamanlar çekirdek grubunda yer alıyordu) , bazen dışarıdan bir akademisyen öğreti için davet edilmektedir.



Bazen bu öğreti bölümü o kadar güçlü olmaktadır ki Kutsal Ruh’un konuşmacıları çok büyük bir kudretle yönlendirdiğine inanıyorum.


Konuşmacı öğreti vermeye başlamadan önce, tüm toplantı katılımcıları hararetle dua ederek Kutsal Ruh’un konuşmacıyı aydınlatmasını diler ve son olarak şarkı şeklinde “Diri Tanrı’nın Ruh’u, onun üstüne gel.“ söylerler. Büyük katılımlı toplantılarda, bizimki gibi, bu gerçekten insanı çok etkilemektedir.



Göklerdeki Peder’imiz,

Bizler için olan planının bütünlüğünü anlamamıza yardımcı olacak daha fazla öğretmen gönder bize ve her detayını tamamlayabilmemiz için yolu bize göster.

Şu andını daima hatırlamamıza yardım et: “Üzerindeki Ruhum, ağzına koyduğum sözler, şimdiden sonsuza dek senin, çocuklarının, torunlarının ağzından düşmeyecek.“ (Yşa. 59:21)

Sözlerini duyduğumuzda izin ver, Annemiz Meryem ile birlikte “yüreğimizde saklayalım ve üstünde derin derin düşünelim“ (Luk.2:19)

Övgü, şeref ve şan Üçlübirlik Tanrı’nındır. Amin


Bölüm 6

TANIKLIK Karizması
“Bir dua toplantısında görülen altıncı unsur şahitliktir. Bu unsurun toplantı sürecinde herhangi bir kesin zaman bölümü yoktur, dolayısıyla herhangi bir anda ortaya çıkabilir.Birçok kişi Rab’bin kendi yaşantılarında yaptığını söyledikleri işleri anlatarak şahitlik yapmaya yönlendirilirler. Bu şahitliklerin konuları yaşamın kendisi kadar çeşitli ve genişitir.“


“Bu şahitlikler, ilgi çekse de çekmese de sessiz olarak dinlenir ve bazen alkışlanır. Buna rağmen, bu toplantıya katılanların kutsallık veya azizlik kontrollarından geçmediğini unutmamalıyız! Fakat çok açıkça bellidir ki, yenilenme içindeki insanlar, Rab’bin kendi yaşamlarında gerçekleştirdikleri ve yaşamlarındaki günlük mücadele içinde Hristiyan prensiplerine uygun olarak kazandıkları yeni olgun ifade özgürlüğü için şahitlik yaptıkları sırada toplum önünde bunu ifade etmeleri nedeniyle herhangi bir utanç duymamaktadırlar. Ama bazı şahitliklerin anlaşılamaması ve bazılarının abartılması mümkündür.“


Ben bunun ümit anı olarak adlandırılması gerektiğini düşünüyorum.



İnsanlar, Rab’bin onlar için yaptıklarını anlatarak, ümidi kırılmış, depresyon içine düşmüş, işler ve üzüntülerle çökmüş olan bizlere aslında yardım etmektedirler. Bu insanlar zorlukların üstesinden gelmişler ve dönüp baktıklarında yaşamlarında kendilerini zorluklardan çekip çıkaran Rab’bin elini görmektedirler.



Rab’bim, bizlere yaşantımızda senin varlığının getirdiği mucizeleri görmemize yardım et. Var olan güzellikleri ve olabilecekleri görebilelim.



Rab’bim, Aziz Pavlus’un Filipililere verdiği öğüdü uygulamamıza yardım et: “gerçek, saygıdeğer, doğru, pak, sevimli, hayranlık uyandıran, erdemli ve övülmeye değer ne varsa, onu düşünün.“ (Flp. 4:8)


Rab’bim, kardeşlerimizin yaşamlarında yaptıklarını gösterdiğin ve bu işlerini onların bizimle paylaşmasına teşvik ettiğin için sana şükrederiz.

Bizlerden biri olduğun ve aramızda kaldığın için sana şükrederiz Rab.

Övgü, şeref ve şan Üçlübirlik Tanrı’nındır. Amin



Bölüm 7

DİLEKTE BULUNMA Karizması
“ Benim gördüğüm kadarıyla, bir Karizmatik Yenilenme dua toplantısının yedinci ve son, aynı zamanda toplantıların genellikle onunla bittiği unsur, yalnızca dilekte bulunma ile ilgilidir. Bu zaman zarfında, birçok kişi, Rab’den lütuf için dilekte bulunurken, toplanmış olan grubun yardımlarını isterler. Hristiyan cemaat tüm çağlarda sürekli olarak ve ümitle işlerinde ilahi yardım istemişlerdir.



Dilekte bulunma kesinlikle kutsal Yazılara dayanır ve Hristiyan geleneğinin zenginliği ile doludur. İnsanların, hastalık, işsizlik, kişisel ilişkiler, ruhsal, evsel, sosyal, iş, mali veya evlilik gibi kişisel sorunlarında Rab’den yardımını istemelerini dinlemek hem nazik hem de rahatlatıcı bir deneyimdir. Tabii bu sırada daha önceki haftalarda dilekte bulunmuş olanlar almış oldukları lütufları özetlerler. Bu şekilde açıklanan güzel haberler daima neşeli bir alkışla kutlanır. Fakat insan yaşantısının her kesiti ile ilgili hususlar dua toplantısının bu bölümünde ortaya çıkmak durumundadır. Bu gibi açıklamalar ve ilgi, neden bir çok kişinin bunları kendisine yakın hissettiğini ve dolayısıyla Karizmatik Yenilenme’yle kendilerini tümüyle özleştirdiklerini açıklayabilir.“


Avila’daki toplantıları Andy yönettiği zamanlarda bazen ’son bir saat ve onbeş dakikadır Tanrı’yı öyle coşkuyla övdük ki, Tanrı’nın en zayıf olduğu bu anda son vuruşumuzu yapmanın zamanıdır. O’nun sözünü unutmayın. Ne de olsa ’İsteyin, alacaksınız’ demedi mi?’ derdi.


Aziz Pavlus bunu Filipi’deki Hristiyanlara teyit etmektedir. ‘’Rab yakındır. Hiç kaygılanmayın; her konudaki dileklerinizi, Tanrı’ya dua edip yalvararak şükranla bildirin. O zaman Tanrı’nın her kavrayışı aşan esenliği Mesih İsa aracılığıyla yüreklerinizi ve düşüncelerinizi koruyacaktır.’’


Göklerdeki Babamız, sen bize akrep veya taş vermezsin, bizi olduğumuz gibi seversin, yaşantımızda esenlik sahibi olmamız için neye ihtiyacımız varsa bize ver ki yüreğimizin cennette seninle birlikte olabilme arzusunun keyfini çıkartalım. Amin.

Övgü, şeref ve şan Üçlübirlik Tanrı’nındır. Amin

SONUÇ
Bir Karizmatik Dua Toplantısı’ndaki armağanları, Andy O’Neill tarfından yazılan ”The Power of Charismatic Healing-A Personal Account“ kitabı temelinde incelediğimiz yazının sonuna geldik.


“Bu genel çalışmadan iki sonuca vardım:

Klasik kurallı bir Karizmatik Yenilenme dua toplantısı, yedi temel vazgeçilemez unsuru sergilemelidir, sayarsak, sözle ve ilahilerle Tanrı’ya hamdetme ve övgü, dillerde konuşma, peygamberlik, kutsal Yazılar’ın okunması, öğreti verme, şahitlik, dilekte bulunma; ve katılımcılar Kutsal Ruh’un kudretine açık olmalı ve kendi yaşantılarında Ruh’un armağanlarını göreceklerinden emin olarak beklemelidirler.


Bu yedi unsuru Avila dua toplantılarında hep uyguladık ve üyelerin düzenli şahitlikleri yaşantılarında Kutsal Ruh’un armağanlarının işaret ve mucizelerininin çok belirgin olduğunu teyit ediyor.“


Andy’nin bu son ifadesinin doğruluğunu ben de teyit ediyorum, çünkü ben de Dublin’deki bu toplantılara her çarşamba katılmaya devam ediyorum.



Andy 1995 yılında öldü ama ölümünden bir önceki güne kadar şifa verme hizmetine devam etti.


Açıkladığı yedi unsur: Övgü, Diller, Peygamberlik, Yazılar, Öğreti, Şahitlik ve Dilekler toplantıların hepsinde şu veya bu şekilde mutlaka bulunuyor ama Öğreti bazen olmaktadır.

Tam olarak vurgulanmayan bir özelik ise sessizliğin önemidir. Bilhassa çoşkun hamdetmeden sonra derin ve aktif bir sessizlik periyodu bulunmaktadır. İşte bu Rab’bin bizim varlığımızın derinliklerine baktığı ve ardından bir peygamberlik sözü veya kutsal Yazı paylaşımının takip ettiği zamandır.


Kutsal Ruh dua toplantılarımıza bu işaret ve karizmalarla esin vermeye devam etsin.


Hepimiz “İsa’nın Annesi Meryem ile birlikte... tam bir birlik içinde sürekli dua edelim“

Ve üstteki odadan fırlayan Petrus gibi “Kendinizi bu sapık kuşaktan kurtarın“ diye sözde ve eylemde haykıralım.



Hiçbir zaman unutmayalım ki gücümüzün sırrı, birbirimizle paylaşmak, ekmek bölmek ve dua etmektir.


Her zaman Kutsal Ruh’un bizler vasıtasıyla ve bizim aramızda çalışmasının işaret ve belirtileri karşısındaki duygularımızı daima muhafaza edelim. Amin.

Övgü, şeref ve şan Üçlübirlik Tanrı’nındır. Amin


Katolik Karizmatik Dua Toplantısı

Katolik Karizmatik Dua Toplantısı

FORUMA ÜYE OLUN! / HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM / Katolik Karizmatik Dua Toplantısı

Katolik Karizmatik Dua Toplantısı hristiyanlık incil isa tevrat zebur26-09-10, 22:24
Katolik Karizmatik Dua Toplantısı
Paullus


Sayın Moderatör;

Yazınızı büyük bir ilgi ve heyecanla okudum.Biz forum üyelerine inanılmaz güzellikte bir aydınlatma sağladınız.En azından kendi adıma öyle:)Bende birkaç aydır Katolik Karizmatik üyeleriyle ayinlere katılıyorum.Vaftiz sürecine henüz başlamadım.Buna Padre karar verecek.Sabırla bekliyorum.Sizden ricam,varsa bu kitabın türkçesini(almanca da olabilir) nereden temin edebilirim?Sabırsızlıkla cevabınızı bekliyorum.

RAB İSA MESİH bizi aydınlatanları korusun.

Katolik Karizmatik Dua Toplantısı

Katolik Karizmatik Dua Toplantısı

FORUMA ÜYE OLUN! / HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM / Katolik Karizmatik Dua Toplantısı

Katolik Karizmatik Dua Toplantısı konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olunuz.

 






Katolik Karizmatik Dua Toplantısı konusuna benzer konular;

Pentekostal - Karizmatik Kiliseler, Hizmet Grupları websiteleri Joyce Meyer websitesi : http://www.***** http://www.******


Ekümenik Dua Toplantısı - 12 Ekim 2010 Ekümenik Dua Toplantısı - 12 Ekim 2010


Ekümenik Dua Toplantısı - 14 Eylül 2010 Ekümenik Dua Toplantısı - 14 Eylül 2010


Karizmatik - Pentekostal Kiliselere Tebrikler Her ne kadar bir Karizmatik olmasam ve öğretilerinize katılmasam da, müjdeyi ilk duyurma konusunda en istekli, en aktif, belki de en başarılı grup olarak sizleri görmekteyim, sizleri tebrik ederim.








HRİSTİYANFORUM @ YOUTUBE
Altyazılı videolarda Türkçe altyazıyı görebilmek için videonun alt satırındaki CC tuşuna basınız





HRİSTİYAN OLMAK
nasıl hristiyan olunur Nasıl Hristiyan Olunur? Hristiyan olmak için neler yapmalısınız? sorularına cevaplar için...

HRİSTİYAN GAZETE
hristiyanlık Tüm mezheplerden, tüm etnik kökenlerden, tüm teolojilerden hristiyanlar için haberler, tanıtımlar, duyurular ve arşiv.

HRİSTİYANLIK ARAMA MOTORU
hristiyanlık Tüm mezheplerden, tüm teolojilerden hristiyanlık hakkında makaleler, kitaplar içinde araştırmalar için arama motoru...

İNCİL
incil Tüm Türkçe İncil çevirilerini dipnotlarıyla beraber okuyabilmek ve dinleyebilmek için...

İNCİL .TV
incil Tüm mezheplerden, tüm kiliselerden filmler izlemek için...

Türkçe olarak, Türkiye Hristiyanlık İncil Yahşuah YHVH Tanrı Allah Üçlü Birlik Kuran Muhammed İslamiyet RAB İsa Mesih Hristiyan Katoliklik Ortodoksluk Protestanlık Kutsal Kitap Meryem Ana Kilise Baba Oğul Kutsal Ruh vaftiz iman dua ibadet inanç ruhsal papaz rahip peder papa patrik pastör presbiter katolik ortodoks protestan anglikan luteryen presbiteryen Hristiyan olmak, Türkler, Kürtler, Süryaniler, Asuriler, Keldaniler, Rumlar, Ermeniler, Hristiyanlık ve İncil ile ilgilenenler için bilgiler, chat, sohbet, bedava incil

hristiyan forumincilrab isa mesihhristiyan türkhristiyanlık ve islamiyethristiyanlık ve islamiyethristiyan forumhıristiyanlıkhristiyanlıkincilrab isa mesihhristiyan forumturkish christiansturkish christiansturkish christiansturkish christiansincilhıristiyanlıkrab isa mesih

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
K A P K A N