Katoliklik 'te Elçisel Gelenek konusu
376 kez okundu,
0 kez cevaplandı. En son mesaj
moderator6 tarafından gönderildi.
Katoliklik 'te Elçisel Gelenek konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız
Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz
buraya tıklayarak hemen üye olunuz.

29-01-09, 18:25
moderator6
Havarisel Gelenek
Kutsal Yazılar
hıristiyanlar için tek iman kuralı mıdır? İncil’e göre değildir. İncilde, insanlar tarafından konulmuş geleneklerden kendimizi sakınmamız gerektiği halde, havarisel geleneğin gerekliliği hususunda birçok atıf bulunmaktadır.
Bu nedenle Pavlus Korintlilere “Her durumda beni anımsadığınız ve size ilettiğim öğretileri olduğu gibi koruduğunuz için sizi övüyorum” (1Ko. 11:2) demektedir, ve Selaniklilere, “Öyleyse dayanın, kardeşlerim! İster sözle ister mektupla, size ilettiğimiz öğretilere sımsıkı tutunun” (2Se. 2:15) talimatını vermektedir. Hatta daha da ileri giderek şöyle emretmektedir, “Kardeşler, bizden aldıkları öğretilere uymayıp boş gezen bütün kardeşlerden uzak durmanızı Rab İsa Mesih’in adıyla buyuruyoruz.” (2Se. 3:6).
Havarisel geleneğin, havarilerin ölümlerinden sonra ardıllarına aktarılmasından emin olmak için Pavlus Timoteos’a şöyle söyler, “Birçok tanık önünde benden işittiğin sözleri, başkalarına da öğretmeye yeterli olacak güvenilir kişilere emanet et” (2Ti. 2:2). Burada Pavlus ilk dört kuşak havarisel ardıllıktan bahsetmektedir—kendi kuşağı, Timoteos’un kuşağı, Timoteos’un öğreteceği kuşak ve daha sonra onların öğreteceği kuşak.
Aşağıda verilen alıntılarda görüleceği gibi, bu ardıllık zincirinde halkalar olan, ilk Kilise Babaları, havarilerden alınarak aktarılan bu geleneğin gerekliliğini kesin olarak kabul ettiler ve vicdani bir dürüstlükle korudular.
Papa Klementus I (Pope Clement I)
“Böylece Kutsal Yasa’ya hürmetimiz terennüm edildi, ve peygamberlerin lütfu bilindi, ve İncil’lere iman inşa edildi, ve havarilerin geleneği muhafaza edildi, ve Kilise’nin lütfu sevincimizi göklere yükseltti” (Letter to the Corinthians 11 [M.S. 80]).
Papyasus (Papias)
“Şimdi kendisinden bahsedeceğimiz , Papyasus [M.S.120] havarilerin anlattıklarını bizzat havarilerle beraber olan kişilerden dinlediğini açıklamakta, ve dahası, Aristion ve episkopos yardımcısı Yuhanna’yı doğrudan kendisinin dinlediğini ileri sürmektedir. Bunun sonucu olarak, sıklıkla bu kişilerin isimlerini vermekte ve onların geleneklerini (İsa ile ilgili olanları) kendi yazılarında aktarmaktadır. . . . . . Bazı mucizevi işlerle ilgilendirdiği daha başka bölümler de [vardır] ve bunlarda bu bilgiyi geleneklerden edindiğini belirtmektedir” (fragment in Eusebius, Church History 3:39 [M.S. 312]).
Kayserili Ezopiyus (Eusebius of Caesarea)
“O zaman [M.S. 150] orada Kilise’de, kendisinden aktarılanlarla tanıdığımız Hegesippus, ve Korint Episkoposu Dionysius, ve bir başka episkopos Girit’li Pinytus, bunların yanısıra Filipus (Philip), ve Apollinarius, ve Melito, ve Musanus, ve Modestus, ve son olarak Irenaeus yetişti ve eserler verdiler. Bu kişilerden, gelenekten aktarılan doğru ve sağlam iman, yazılı olarak bizlere ulaştı” (Church History 4:21).
Irenaeus
“Daha önce de söylediğim gibi, Kilise, bu öğretiyi ve imanı aldığında, bütün dünyaya dağılmasına rağmen, sanki tek bir ev içinde oturuyormuş gibi korudu. Aynı şekilde, bütün bunlara, sanki bir ruhu ve bir tek yüreği varmış gibi inandı; ve uyum içinde sanki tek bir ağızdan çıkıyormuş gibi imanını duyurdu, öğretti ve ardından gelenlere aktardı. Çünkü, dünyada birçok dil konuşulsa bile, gelenek tek yetkili olup her yerde aynıdır” (Against Heresies 1:10:2 [M.S. 189]).
“İşte bu nedenle, Kilise’ye ait olan şeyleri en üst düzeyde gayretle bağrımıza basarak ve gerçeğin geleneğine sıkı sıkıya tutunarak, [sapkınlıklardan (heretics)] kesinlikle sakınmak gereklidir. . . . Ya havariler gerçekte bize yazılarını bırakmamış olsalardı ne olacaktı? O zaman onların kiliseleri emanet ettikleri kişilere aktarmış oldukları geleneğin emrettiklerini yerine getirmemiz gerekmeyecek miydi? (aynı eser, 3:4:1).
“Bütün kiliselerde gerçeği bilmek isteyen herkesin, dünyanın her yerinde bildirilmiş olan, havarilerden gelen gelenek üzerinde iyice düşünmesi mümkündür. Bizler de, havariler ve onların ardılları tarafından günümüze kadar episkopos olarak atanan kişileri saymak durumundayız—Bu kişiler, bu sapkınlar tarafından öne sürülen saçmalıklara benzeyen ne bir şey biliyorlardı ne de böyle şeyler öğretmişlerdi.
“Fakat böyle bir yazıda bütün kiliselerin tüm geçmiş büyüklerini saymak çok uzun olacağı için, burada herkesin tanıdığı, en büyük ve en eski, Roma’da iki çok şanlı havari, Petrus ve Pavlus, tarafından kurulmuş ve düzenlenmiş olan kilisenin tüm ardıl gelen episkoposlarını işaret ederek, bu kilisenin, havariler insanlara imanı ilan etmeye başladığından beri geleneği ve imanı bizlere kadar aynen aktardığını belirterek, her ne şekilde olursa olsun, ister kişisel tatmin veya sahte şöhret uğruna, veya körlük ve kötü amaçları nedeniyle, uygun olanın dışında toplanan tüm bu sapkınları şaşkına çevireceğiz.
Roma Kilisesi’nin kökeninden gelen üstünlüğü, tüm kiliselerin mutabık olmak zorunda olduğu – yani, dünya üstündeki tüm imanlılar – nedeniyle ve bu kilise sayesinde her taraftaki imanlılar havarisel geleneği muhafaza etmişlerdir” (aynı eser, 3:3:1–2).
İskenderiyeli Klementus (Clement of Alexandria)
“Evet, onlar, kutlu havariler Petrus, Yakup, Yuhanna ve Pavlus tarafından doğrudan aktarılanlardan oluşan kutsal doktrin geleneğini, sanki babasından alan evlat gibi (fakat çok azı babası gibi olabildi), muhafaza ederek, Tanrı’nın isteği doğrultusunda atalardan ve havarilerden gelen tohumları depolayarak bizlere kadar geldiler. Ve çok iyi biliyorum ki, onlar çok büyük sevinç içindedirler, bununla bu verilenden hoşlandıklarını kastetmiyorum, ama tamamen aktardıkları şekilde gerçeğin korunması anlamında söylüyorum.
Bunun kutsal geleneğin kaybolmasına karşı onu korumak için çırpınan bir ruhun göstereceği davranış olduğunu düşünüyorum” (Miscellanies 1:1 [M.S. 208]).
Origenyus (Origen)
“Mesih’in öğretilerinin kendi ellerinde olduğuna inanan birçok kişi olmasına rağmen, onların arasında bazıları var ki kendilerinden önce gelenlerden farklı düşünüyorlar. Kilise’nin öğretisi gerçekten de havarilerin sırasıyla ardıllarınca aktarılarak ve kiliselerde kalarak günümüze ulaşmıştır. Havarisel ve kilisenin geleneğinden hiç değişmeyen tek gerçeğin bu olduğuna inanmak gerekir” (The Fundamental Doctrines 1:2 [M.S. 225]).
Kartacalı Sipriyanus (Cyprian of Carthage)
“Kilise tektir, ve eğer o tek olduğu için hem içinde hem de dışında olunamaz. Eğer kilise Novatian ile beraberse, demek ki [Papa] Kornelius ile değildi. Fakat eğer Kornelius, episkopos Fabian’ın yasal atamayla halefi olan ve ayrıca Rab’bin rahipliği onuru yanında şehitlik mertebesinin şanına da ulaşan, ile beraberse, Novatian bu Kilise’de değildir, ve bir episkopos da sayılamaz. Bu kişi kimsenin halefi olmayıp kendi kendine ortaya çıkmıştır, ve ayrıca müjdeci ve havarisel geleneği bozmaktadır. Kilise içinde yasal olarak atanması yapılmayan bir kişi hiçbir şekilde Kilise’de olamaz ve tutunamaz” (Letters 75:3 [M.S. 253]).
Athanasius
“Havarisel geleneği muhafaza ederek, tekrar yazıyoruz, dua etmek için biraraya geldiğimizde birbirimize hatırlatıyoruz, ve bayramları genel olarak kutlamayı muhafaza ederek, tek bir ağız halinde Rab’be şükranlarımızı sunuyoruz. Böylece ona şükranlarımızı sunarak ve azizlerin takipcisi olarak, mezmur yazarının dediği gibi ‘Rab’bi bütün gün yüceltiyoruz’. Dolayısıyla, bayramları doğru şekilde kutlarsak, cenetteki sevinci hak etmiş sayılacağız” (Festal Letters 2:7 [M.S. 330]).
“Ama iman bakımından Kilise’yle beraber olan sizler kutsanmışsınızdır, imanın temelleri üzerinde kalın ve tamamen hoşnut olun, sizlerde olan imanın en üst derecesi sarsılmadı. Çünkü bu iman sizlere havarisel gelenekle aktarıldı, ve sıksık lanetlenmiş düşman onu bozmaya çalışsa da başaramamıştır” (aynı eser, 29).
Büyük Basilyus (Basil the Great)
“Kilise tarafından korunan inanç temelleri ve mesajların bazılarına yazılı öğretiler vasıtasıyla sahibiz ve diğerlerini bize sırlarla aktarılan havarilerin geleneğinden aldık. Dini açıdan her ikisi de aynı öneme sahiptir. Hiç kimse bunların herhangi biriyle çelişemez, ne olursa olsun, hiç kimse, hatta kilise ile ilgili konularda orta seviyelerde bilgilenmiş bir kişi bile. Gerçekten, eğer yazılı olmayan geleneği herhangi önemli bir otoritesi olmadığı savıyla reddetmiş olsaydık, müjdeyi en can alıcı yerinden istemeden yaralamış olurduk veya dahası [
Hıristiyan] mesajını basit bir ifadeye indirgemiş olurduk” (The Holy Spirit 27:66 [M.S. 375]).
Salamisli Efifanyus (Epiphanius of Salamis)
“Her şey Kutsal Yazılar’dan elde edilemeyeceğine göre Geleneği de kullanmak gerekir. Kutsal havariler bazı şeyleri kutsal yazılarla, bazı şeyleri de gelenekle aktardılar” (Medicine Chest Against All Heresies 61:6 [M.S. 375]).
Agustinus (Augustine)
“Bu adetin [dine dönenleri yeniden vaftiz etmeme] . . . tahmin edilebilir ki, aynen tüm Kilise tarafından uygulanan diğer bir çok şeyde olduğu gibi kökeni havarisel gelenekte bulunmaktadır ve dolayısıyla makul olarak havariler tarafından buyurulduğu kabul edilir, ama onların yazılarında bu konuya değinilmemektedir“ (On Baptism, Against the Donatists 5:23[31] [M.S. 400]).
“Fakat onun [Sipriyanus] bize yaptığı şu uyarı, ’ bizler kaynağa geri dönmeli, yani havarisel geleneğe, ve böylece gerçeğin kanallarını zamanımıza çevirmeliyiz,’ çok mükemmeldir ve tereddüt edilmeden uygulanmalıdır“ (aynı eser, 5:26[37]).
“Bizim ve tüm dünyanın büyük bir dikkatle takip ettiği, ve Kutsal Yazılar’dan alınan değil ama Gelenek’ten gelen uygulamalar konusunda, şunu iyi anlamalıyız ki bunlar ya havariler tarafından bizzat veya Kilise içinde yetkileri hayati önemde olan genel [ökümenik] konsiller tarafından uyulması tavsiye ve emredilmiş şeylerdir“ (Letter to Januarius [M.S. 400]).
Yuhanna Krisostomos (John Chrysostom)
“[Pavlus şöyle buyurmaktadır,] ‘Öyleyse dayanın, kardeşlerim! İster sözle ister mektupla, size ilettiğimiz öğretilere sımsıkı tutunun” [2Se. 2:15]. Bundan apaçık bellidir ki herşey mektuplarla iletilmemiştir, ama yazılı olmayan bir çok şey de vardır. Aynen yazılı olanlar gibi yazılı olmayanlar da inanılmaya değer. Öyleyse Kilise’nin geleneğini de inanılmaya değer sayalım. Bu bir gelenek midir? Öyleyse başka şey arama“ (Homilies on Second Thessalonians [M.S. 402]).
Lerinsli Vinsentus (Vincent of Lerins)
“Dolayısıyla, büyük bir arzu ve dikkatli bir alaka ile, kutsal ve dini doktrinler konusunda uzman olarak tanınan bir çok kişiye sıklıkla soruyorum, nasıl, kısa ve açık bir ifadeyle veya genel ve sıradan bir yolla, Katolik imanının gerçeğini sapkın bozulmuşluğun yanlışlığından ayırt edebilirim.
“Bu soruma hepsinden neredeyse her seferinde aynı cevabı alıyorum. Şöyle ki, eğer ben veya herhangi birimiz sapkınlıkların tuzaklarından kurtulmak ve onların hilelerini açığa çıkartmak istersek, Rab’bin yardımı ile, önce, doğal olarak, ilahi yasanın [Kutsal Yazılar] yetkisi ve sonra da Katolik Kilise’sinin geleneği ile, imanımızı iki misli kuvvetlendirmemiz gerekir.
“Burada belki biri şunu sorabilir: ‘Eğer yazılardaki yasa mükemmel ve her şeye yeterli ise neden kilisenin yorumunun yetkisinin de onunla beraber dikkate alınmasında gerek vardır? Çünkü, çok açık bir ifade ile, Kutsal Yazılar, kendi içindeki derinliği nedeniyle, herkes tarafından tek ve aynı anlamda kabul edilmezler.
“Bundan kaynaklanan bir çok hatanın ortaya çıkardığı bir sürü çarpıtma nedeniyle, peygamberler silsilesi ile havarisel yorumların kilisenin normları ve katolik anlamına uygun olarak yönlendirilmesi çok yüksek önemle gereklidir” (The Notebooks [M.S. 434]).
Papa Agatho (Pope Agatho)
“Tanrının kutsal Kilisesi . . . havarilerin prensi kutsanmış Petrus’un sağlam kayası üzerine kurulmuş olup onun lutfu ve koruyuculuğu ile her türlü hatadan arınmış kalmakta, [bunun yanında öyle bir imana sahiptir ki] ruhban sınıfının ve insanların tüm yönetici ile rahipleri, havarisel geleneğin gerçek açıklamalarını, Tanrı’yı hoşnut etmek ve bizim ruhlarımızı kurtarmak için, tek bir ağız halinde bizlere doğrular ve öğretir” (Letter read at fourth session of III Constantinople [M.S. 680])
Katoliklik 'te Elçisel Gelenek
FORUMA ÜYE OLUN! /
HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM /
Katoliklik 'te Elçisel Gelenek
Katoliklik 'te Elçisel Gelenek konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz
buraya tıklayarak hemen üye olunuz.