Katoliklik 'te Kurtuluş Garantisi

hristiyanlık incil isa mesih tevrat zebur | HRİSTİYAN FORUM  > Temel Kavramlar > Katoliklik : Katoliklik 'te Kurtuluş Garantisi


HRİSTİYAN FORUM'A ÜYE OLUN! Hristiyan üyelerle sohbet etmek, etkinlik duyurularından haberdar olmak, forumda yazışabilmek için sitemize üye olmanız gerekmektedir.



HRİSTİYAN FORUM GİRİŞ
(Kullanıcı adınız)
(Şifreniz)





Bu konuya cevap yazmak için buraya tıklayınız
 
 

hristiyanlık
moderator6

Katoliklik 'te Kurtuluş Garantisi


Kurtuluş Garantisi?

Protestanlar ile Katolikler oturup konuşmaya çalıştığında, üzerinde uzlaşılamayan birkaç önemli konudan biri de kurtuluş konusudur. Bu konu Fundamentalistlerin sorduğu şu tipik soru: “Kurtulubildin mi?” ile başlar ve uzayıp gider. Bu soru ile aslında söylenmek istenen şudur: “Kurtuluş garantisine sahip olmayı istemez misin?”. Müjdeciler (Evangelicals) ve Fundamentalistler böyle mutlak bir garantiye sahip olduklarını düşünmektedirler.


Bütün yapmaları gereken, hayatlarının sadece bir anında “Mesih’i kişisel kurtarıcıları olarak kabul etmek” olup, bunu yaptıklarında da işleri tamamdır. Tabii ki bundan sonra toplum içinde örnek alınacak bir yaşam sergileyebilirler, ama iyi ve saygın yaşamak çok önemli ve gerekli değildir, ve kesinlikle kurtuluşa ermelerine etki etmez.
Kenneth E. Hagin, Protestanlığın “Söze İman” (Word Faith) kanadına mensup ünlü Pentokostun Telemüjdecisi, bu kurtuluş garantisinin “yeniden doğmuş olmak”tan geçtiğini kesinlikle belirtmektedir. “Bir kimse yeniden doğmadıkça Tanrı’nın Egemenliğini göremez”(Yu. 3:3). Hagin’nin teolojisinin büyük bölümü Protestan çevrelerinde garip olarak nitelendirilse de, yeniden doğmuş olmak için yaptığı açıklamaların altına milyonlarca Müjdeci Protestan imza atmaya hazırdır. Yeni Doğum (The New Birth) isimli kitapçığında Hagin şöyle yazmaktadır: “Kurtuluşa ermek için yeniden doğum kesinlikle gereklidir. Kişi, Tanrı’yla doğru ilişki içerisine ancak yeni doğum aracılıyla girer"

Hagin’e göre, bu yeni doğumun bir çok şeyle hiç ilgisi yoktur. “Yeni doğum : güçlendirme, kilise üyeliği, su ile vaftiz, gizlerin alınması, dini görevlerin yerine getirilmesi, Hıristiyanlığın entelektüel düzeyde kabulü, iman kurallarına bağlılık, kiliseye gitmek, dua etmek, İncil’i okumak, ahlaklı olmak, kültürlü ve temiz olmak, iyi işler yapmak, elinden gelenin en iyisini yapmak, veya bazı kişilerin kurtuluşa erebilmek için yapılmasının gerektiğini düşündüğü tüm diğer şeyler değildir”. ”Yeniden doğmuş olan herkes “yapmaları gereken tek bir şeyi yaptılar: Tövbe ederek, İsa Mesih’i kişisel Kurtarıcısı olarak kabul edip, küçük bir çocuk saflığıyla tüm yürekleriyle Tanrı’ya döndüler.”İsteme bağlı bu tek eylemin, kişilerin tüm yapmaları gereken şey olduğunu açıklamaktadır. Fakat bu doğru mudur? İncil bu kavramı desteklemekte midir?

Kutsal Yazılar kişinin nihai kurtuluşunun, ruhunun ölüm anındaki durumuna bağlı olduğunu öğretir. İsa kendisi bunu şöyle söyledi: ”Ama sonuna kadar dayanan kurtulacaktır” (Mat. 24:13; bknz. 25:31-46). Tanrı ile dostluk durumunda (lütuf durumu) ölen kişi cennete gidecektir. Oysa, Tanrı’ya karşı isyan ve düşmanlık durumunda (ölümcül günah durumu) ölen kişi cehenneme gidecektir.
Bir çok Fundamentalist ve Müjdeci için –kurtuluşa ermek açısından- yaşamını nasıl sürdürdüğün veya bitirdiğin hiç fark etmemektedir. Kilisede sunağın çağrısına uyup, Mesih’i kişisel Kurtarıcın olarak kabul ettiğini inanarak söyledikten sonra işin tamamdır. İşte bu andan itibaren artık yapabileceğin hiç bir şey yoktur, ne kadar iğrenç ve utanç verici olursa olsun işleyebileceğin hiçbir günah senin kurtuluş hakkını elinden alamaz. Yani kendi isteğinle bile, artık kurtuluşa ermekten dönüşün yoktur.


Size, bu iddia, doğru olamayacak kadar iyi mi gelmektedir? Evet, ama bu yine de bir çok Protestanın iddiasıdır. Örneğin, Wilson Ewin’in, There is Therefore Now No Condemnation (Bu Nedenle Artık Yargılanma Yoktur) isimli kitapçığın yazarı, ne dediğine bir bakalım. Aynen şöyle yazmaktadır: “Rab İsa Mesih’e ve O’nun Golgota’da dökülen kanına iman eden kişi ebediyen güvenlidir. Kurtuluşunu hiçbir şekilde kaybedemez. Bu durumunu, kişisel olarak, Tanrı’nın veya insanların koyduğu yasa veya emirlere karşı işleyebileceği hiçbir suç bozamaz.”


Ewin, “kurtuluşun kesin olduğunu inkar etmek, Mesih’in fidyemizi ödeyerek bizleri geri almasının mükemmelliğini inkar etmek demektir,” diye ileri sürmektedir ve bunu, Mesih’in bizleri kurtarmak amacıyla fidyemizi ödemesiyle, ödenen bu fidyeyi bizim kişisel olarak üstümüze almamızı birbirine karıştırdığı için söyleyebilmektedir.



Halbuki gerçek şu ki, bir anlamda, Mesih’in haçta ölümü ile herkes için fidye ödenmiştir – Hıristiyanlar, Yahudiler, Müslümanlar, hatta en karanlık ormanlardaki ruhçular için bile (1Ti. 2:6, 4:10, 1Yu 2:2) – fakat Mesih’in bize bu sağladığını kişisel olarak üstümüze alabilmemiz tamamen bizim cevabımıza bağlıdır.

Muhakkak ki, Mesih haç üzerinde bizler için bir kere öldü ve cennetteki kutsal yerde girerek Tanrı’nın huzurunda bize aracı olmak için durmaktadır. Mesih tüm bereketiyle kurtuluşumuzu sağlamıştır ama bu bize kişisel olarak uygulanırken hiçbir işleme gerek olmadığı anlamına gelmemektedir. Aksi halde, hiçbir şekilde tövbe etmemize, imana sahip olmamıza veya başka herhangi bir şeye gerek olmadan, ezelden beri kurtulmuş ve aklanmış olmalıydık. Yeniden doğmaya gerek kalmadan, kurtulmuş olarak “doğmamız” gerekirdi. Durum böyle olmadığına göre, müjdeyi duyanların tövbe etmesi ve kucaklaması gerektiği için, Tanrı ile barışabileceğimiz bir zaman vardır. Ve eğer böyleyse, bizler de, aynen Adem ve Havva gibi, Tanrıyla olan beraberliği elden kaçırabiliriz. Aynen kaybolan oğul benzetmesinde olduğu gibi, ailesini terk ettikten sonra, geri dönmemiz ve Tanrı ile tekrar barışmamız gereklidir.


Cenneti Kaybedemez misin?

Ewin der ki “hiçbir yanlış eylem ve günah imanlının kurtuluşunu etkileyemez. Günahkar Tanrı’nın lütfunu elde etmek için herhangi bir şey yapmamıştır ve aynı şekilde onu kaybetmesine neden olacak hiç bir şey yapamaz. Yine de günahlı hareketlerin daima kişinin Mesih’le olan dostluğunu azalttığı, Tanrı’nın işlerine katkısını sınırladığı ve Kutsal Ruh tarafından ciddi şekilde cezalandırılması sonucunu getireceği doğrudur.”


Bu savın bir problemi, günlük hayatta bile işlerin böyle yürümemekte olmasıdır. Eğer diğer bir kişi bize lütuf olarak herhangi bir şey verirse – bir hediye – ve bunu hak etmek için hiçbir şey yapmamış bile olsak (genellikle hediyeler bunu bize vereni memnun ettiğimiz için verilirler), bizim eylemlerimizin hediyeyi tutmamız veya tutmamamızla ilişkisinin olmayacağı sonucu kesinlikle çıkmaz. Onu kaybedebiliriz, yok edebiliriz, başkasına verebiliriz ve hatta alındığı dükkana iade edebiliriz. Hatta bize hediyeyi veren kişi daha sonraki bir hoşnutsuzluğa bağlı olarak elimizden geri alabilir – örneğin, bir kişi çok özel bir göreve atanabilir, fakat daha sonra hatalı yönetimi nedeniyle görevden alınabilir.

Kutsal Yazılar’a baktığımızda bu konuda daha iyi cevaplar yoktur. Adem ve Havva’yı ele alalım, onlar Tanrı’nın lütfunu bugün herhangi bir kişi nasıl karşılıksız alıyorsa aynen öyle aldılar, ve kesinlikle bu lütufa karşı geldiler ve lütufu hem kendileri hem de bizler için kaybettiler. (bknz. Rom. 11:17-24). Doğal olarak, karşılıksız alınan birşeyi kaybetmek için bir şey yapılamayacağı fikri kimileri için şiirsel bir cazibeye sahip olabilir, ama işlerin, hem günlük yaşamda hem de İncil’deki işleyiş şekline bakıldığında bu iddianın pek tutarlı olmadığı görülmektedir.


Bir Hıristiyan’ın eylemlerine bakılmaksızın, kesinlikle kurtuluş garantisinine sahip olduğu savı ile ilgili olarak, Pavlus’un ikazına kulak verelim: ”Onun için Tanrı’nın iyiliğini de sertliğini de gör. O, düşenlere karşı serttir; ama O’nun iyiliğine bağlı kalırsan, sana iyi davranır. Yoksa sen de kesilip atılırsın! (Rom. 11:22; ayrıca bknz. İbr. 10:26-29, 2Pe. 2:20-21).

Bilebilir miyiz?

Kişinin kurtuluşunu kaybedebileceği konusuyla ilgili olan bir soru da, kişinin, kurtulmuş durumda olduğunu tam bir kesinlikle bilip bilemeyeceğidir. Bu alakalı olmakla birlikte aslında farklı bir konudur. Kurtuluş kaybedilemez olsa bile, kişi kurtulmuş olup olmadığından emin olmayabilir. Benzer şekilde, kişi şimdi kurtulmuş durumda olduğundan kesinlikle emin olsa da gelecekte lütfu kaybetmeyeceğinden emin olamaz. Kurtulmuş olmanın “bilinebilirliği” onun “kaybedilebilirliği” nden farklı bir sorudur.

Radyo İncil Sınıfı’ndan, dinleyiciler, Can Anyone Really Know for Sure? (Kişi Gerçekten Kesinlikle Emin Olabilir Mi?) isimli bir kitapçık temin edebilirler. Kitapçığın belirli olmayan yazarı şöyle yazıyor: ”Rab İsa kendisini izleyenlerin kurtuluşlarından öyle emin olmalarını istedi ki dünyasal zaferler yerine gökleri umut ederek çok daha fazla sevinç duymalarını istedi. ‘Tanrı’nın Oğlu’nun adına iman eden sizlere, sonsuz yaşama sahip olduğunuzu bilesiniz diye bunları yazdım (1Yu. 5:13).’


Kutsal Yazılar içinde bizim lütuf içinde bulunduğumuzu bilecek yetenekte olduğumuzu belirten bölümler çok önemli olup büyük bir ciddiyetle ele alınmalıdır. Fakat bu bölümlerde bu konuda kendimizi kandırmaktan korunacağımıza dair söz verilmemektedir. Can Anyone Really Know for Sure? kitapçığının yazarı bile yanlış bir garanti olduğunu kabul etmektedir: “ Yeni Antlaşma bize gerçek bir garantinin mümkün ve istenilir olduğunu öğretmektedir. Bunun yanında, aynı zamanda, yanlış bir garantiye karşı da uyarmaktadır. İsa : ‘Bana, ‘Ya Rab, ya Rab!’ diye seslenen herkes Göklerin Egemenliği’ne girmeyecek’ (Mat. 7:21) demiştir.”

Bazen Fundamentalistler, Katolikler ölümcül bir günah nedeniyle kurtuluşlarını kaybedebileceklerine inandıkları için, onları sanki her an kaybedecekleri korkusu içinde yaşayan kişiler olarak gösterirler. Ve bu gerekçe ile Fundamentalistler, her an korku ile yaşamaktansa sakin bir şekilde ve, kurtuluşa erdiklerini ve hiçbir şeyin bunu değiştiremeyeceği gerçeğini bilmenin verdiği güven içinde yaşamak fikrine sarılırlar.


Bu gösterimleri hatalıdır. Katolikler kurtuluş konusuyla ilgili olarak ölümüne korku ile dolu bir yaşam yaşamazlar. Kurtuluşun ölümcül günah ile kaybedilebileceği doğrudur ama bu günahlar doğal olarak çok büyük olanlardır ve doğru bir hıritiyan yaşamı süren bir kişinin öyle günlük yaşamda bir anlık dalgınlıkla, farkına varmadan veya bilinçsizce yapılacak türden olanlar değildir. Ayrıca, Katolik Kilisesinin kişinin kurtuluşunun garantisi olamayacağını öğrettiği de doğru değildir. Bu hem şu andaki hem de gelecek kurtuluş için geçerlidir.
Kişi şu andaki kurtuluştan emin olmalıdır. Bu Tanrı’nın bize gizleri -gözle görülmez bir şekilde bize bağışladığı lutfuna dair görünür güvenceler- vermesinin başlıca nedenlerinden biridir. Ve kişi şundan da emin olmalıdır ki, kişinin hayatı basitce incelenip ölümcül bir günah işlediği görüldüğünde lütuftan uzaklaştırılıp atılmayacaktır.



Gerçekte, Yuhanna’nın birinci mektubunda, bizim lütufta yaşamakta olup olmadığımızı veya ciddi ölümcül günah içinde bulunup bulunmadığımızı bilmemiz için dair verdiği denemeler bize yardımcı olmak amacıyladır. Örneğin, “Doğru olanı yapmayan ve kardeşini sevmeyen kişi Tanrıdan değildir. İşte Tanrı’nın çocuklarıyla İblis’in çocukları böyle ayırt edilir“ (1Yu. 3:10), “’Tanrı’yı seviyorum’ deyip de kardeşinden nefret eden yalancıdır. Çünkü gördüğü kardeşini sevmeyen, görmediği Tanrı’yı sevemez“ (1Yu. 4:20), “Tanrı’yı sevmek O’nun buyruklarını yerine getirmek demektir. O’nun buyrukları da ağır değildir“ (1Yu. 5:3).


Benzer şekilde, bir kişi lütuf ile yaşıyorsa ve yüreğinde Tanrı’yı takip etme kararı varsa, o kişi gelecek kurtuluş için de garantisi vardır. Pavlus, Filipililere yazdığı mektupta bundan bahsediyor ve şöyle söylüyor : ‘’Sizde iyi bir işe başlamış olan Tanrı’nın bunu Mesih İsa’nın gününe dek bitireceğine güvenim var’’ (Flp. 1 :6). Bu, tüm Hıristiyanlar için bir vaat olmayıp, Filipi Kilisesi’ndeki herkesi de kapsamak zorunda değildir. Fakat, genel olarak Filipi Hıristiyanları için verilmiş bir güvencedir. Bu vaadin gerekçesi onların o güne kadar ki ruhsal performanslarıdır, ve Pavlus onlara duyduğu bu güvenin bir gerekçesi olduğunu açıklamak gereğini hisseder.



Dolayısıyla hemen ardından “Hepiniz için böyle düşünmekte haklıyım. Her an yüreğimdesiniz. İster zincire vurulmuş, ister Müjde’yi savunup doğrulamakta olayım, hepiniz benimle birlikte Tanrı’nın lütfuna ortaksınız” (Flp. 1:7) diye yazmıştır. Pavlus’un hapis olduğu veya Müjde’yi yaydığı dönemlerde Filipililer ona yardım ederek ruhsal performanslarını artırdılar ve böylece kalplerinin Tanrı ile beraber olduğunu ispat ettiler. Bu nedenle, biraz genelleme olsa da, onların dayanması ve Tanrı’dan ayrılmamaları beklenir.


Bir çok erkek ve kadın azizler gibi Hıristiyan hayatı yaşamış ve karakterleri ruhsal neşe ve huzur ile belirlenmiştir. Böyle kişiler cennete kabul edilmelerini güvenle bekleyebilir.


Böyle kişilerden biri de Pavlus olup, yaşamının son zamanlarında şöyle yazmıştır: “Yüce mücadeleyi sürdürdüm, yarışı bitirdim, imanı korudum. Bundan böyle doğruluk tacı benim için hazır duruyor. Adil yargıç olan Rab o gün bu tacı bana verecektir” (2Ti. 4: 7-8). Fakat yaşamının daha önceki dönemlerinde, Pavlus bile, ne şimdiki aklanması ne de gelecekte lütuf ile kalması için, kesin garanti talep etmemiştir. Şimdiki durumu ile ilgili olarak, şöyle yazmış, “Kendimde bir kusur görmüyorum. Ama bu beni aklamaz [Yunancada, dedikaiomai]. Beni yargılayan Rab’dir” (1Ko. 4:4). Kalan yaşamı ile ilgili olarak, Pavlus kendisinin bile düşebileceğini söyleyecek kadar samimiydi: “Müjde’yi başkalarına duyurduktan sonra kendim reddedilmemek için bedenime eziyet çektirip onu köle ediyorum” (1Ko. 9:27). Tabii ki Pavlus gibi bir ruhsal dev için Tanrı’nın lütfundan ayrı düşmesi ne beklenir ne de onun karakterine uyar.



Yine de, kendi kurtuluşuna duygusal olarak ne kadar güveni olsa da, o bile şimdiki ve gelecekteki durumu için kesin olarak emin olamamaktadır.

Aynısı bizim için de geçerlidir. Eğer yaşantımız dayanmak ve ruhsal meyveler bakımından düzgün bir görünümdeyse, şimdiki lütuf durumumuz ve gelecekte de Tanrı’dan ayrılmayacağımız konusunda emin olabiliriz. Yine de bir çok Protestanın kabul ettiği gibi, kendi kurtuluşumuzu koşulsuz bir kesinlikle bilemeyiz. Kişinin kendisini aldatmış olması ihtimali vardır (bknz. Mat. 7:22-23). Yeremya bunu şöyle ifade ediyor: “Yürek her şeyden daha aldatıcıdır, iyileşmez; onu kim anlayabilir?” (Yer. 17:9). Bir de ölümcül günah nedeniyle lütuftan, ve hatta imandan tamamen ayrı düşme ihtimali bulunmaktadır. Bunu bize İsa’nın söylediği şekilde ifade edersek, “bir süre için inanan, ama denendikleri zaman imandan dönen” kişiler vardır (Luk. 8:13). Kutsal Yazılar’da geçen, kendi kurtuluşumuz için emin olmamız ve bunu bilebilmemiz ile ilgili olumlu ifadeleri, bu uyarı ve ikazlar ışığında anlamalıyız. Belki garantimiz olabilir ama hiçbir şekilde koşulsuz kesinlik olamaz.


Örneğin, Filipililer 2:12 de şöyle söylenmiştir: “Öyleyse sevgili kardeşlerim, her zaman söz dinlediğiniz gibi, yalnız ben aranızdayken değil, ama özellikle aranızda olmadığım şu anda da kendi kurtuluşunuz için korku ve titreme ile çalışın.” Bu kendinden emin bir ifade tarzı değildir. Kendi kurtuluşumuz üzerinde çalışmamız gereken bir şeydir.

Ne söylenmelidir?


Fundamentalist “Kurtuldunuz mu?” diye sormaktadır. Katolik olan bir kişi bunu şöyle cevaplamalıdır: “İncil’de söylendiği gibi kurtuldum (Rom. 8:24, Ef. 2:5-8), fakat aynı zamanda kurtulmaktayım (1Ko. 1:8, 2Ko. 2:15, Flp. 2:12), ve kurtulacağıma dair umudum var (Rom. 5:9-10, 1Ko. 3:12-15). Havari Pavlus gibi ben de kurtuluşum için korku ve titreme ile çalışıyorum (Flp. 2:12), Mesih’in vaatlerini de güvenerek bekliyorum (Rom. 5:2, 2Ti. 2:11-13).''





Katoliklik 'te Kurtuluş Garantisi

Bu konuya cevap yazmak için buraya tıklayınız
 
 



Katoliklik 'te Kurtuluş Garantisi konusuna benzer konular;

Katoliklik 'te Yeniden Doğmak Katolikler Yeniden Doğarlar mı? Katolikler ve Protestanlar kurtuluşa ermek için yeniden doğmak gerektiği hususunda hemfikirdirler. İsa zaten böyle söylemiştir: “Sana doğrusunu söyleyeyim, bir kimse yeniden doğmadıkça Tanrı’nın Egemenliğini göremez“ (Yu. 3:3) Bir Katolik “yeniden doğduğunu“ söylediğinde, Tanrı’nın lütfunun, vaftiz edilmesi sırasında, kendisinde tamamladığı dönüşümden (transformasyon) bahsetmektedir. Halbuki Müjdeci (Evangelical) Protestanlar “yeniden doğmaktan“ bahsederlerken genellikle bunu çok daha farklı bir anlamda kullanırlar. Bir müjdeci için “yeniden doğmak” genellikle şöyle gerçekleşir: Kişi ’günahla savaş’ veya ’yeniden hayat bulma’ şeklinde isimlendirilen bir toplantıya gider, orada din...


Katoliklik 'te Papa'lar Listesi 33-67(?) Petrus


Katoliklik 'te Kilise dışında kurtuluş var mıdır? Kilise Dışında Kurtuluş Var mı? Katolik Kilisesi Din ve Ahlak İlkeleri, ilk Kilise Babalarından beri gelen tarihi Hristiyan ilahiyatına uyarak, Katolik Kilisesi’den “esenliğin evrensel sırrıdır” şeklinde bahseder (CCC 774-776), ve “Kilise bu dünyada esenlik sırrı, Tanrı ile insanlar arasındaki birliğin işareti ve aracıdır”(CC780) diye kesin bir ifadeyle beyan eder. Birçok kişi bu öğretinin esasını yanlış anlamaktadır. Bir uçta, farklılık gözetmeyenler, bir kişi için hangi kiliseye bağlı olursa olsun hiçbir şeyin fark etmeyeceğini ve kurtuluşun herhangi biri aracılığıyla elde edilebileceğini ileri sürerler. Halbuki diğer uçta, bazı radikal gelenekçiler ise, kişi, Katolik Kilisenin vaftiz olmuş ve tam eğitim almış bir ...


Katoliklik ve merak Merhaba arkadaşlar benim aklıma bir soru geldi; Ben bir süre Hristiyan inancını araştırmıştım ama ara verdim bir süre ama ara vermeden önce aklıma bir soru takıldı; Ben imanlı bir mümin olarak aktif birisi olmak isterim bu yüzden aklımdaki aktif insan profilindeki mesih inançlısı(yanlış bir imaj olabilir)Katolik idi.Acaba Katolik tarikatleri hakkında bilgi vermeniz mümkün mü ? ayrıca birde katoliklerin dünya gençlik günleri hakkında bilgi verirseniz sevinirim. Sevgiler.


Katoliklik ve protestanlık Ben Müslümanlıktan Hristiyanlığa geçmek için uzun zamandır çalışıyorum. Bu konuda çeşitli kitaplarla destekleniyorum. Ancak Hristiyanlıkta katoliklik ile protestancılık arasındaki farkı bilmiyorum. Ayrıca bulunduğum şehirde benim gibi düşünen ve bu konuda yardımcı olacak kişilere ulaşabilmemi sağlarsanız sevinirim.



Şu anda bulunduğunuz sayfa: hristiyanlık incil isa mesih tevrat zebur | HRİSTİYAN FORUM  > Temel Kavramlar > Katoliklik : Katoliklik 'te Kurtuluş Garantisi





Türkçe olarak, Türkiye Hristiyanlık İncil Yahşuah YHVH Tanrı Allah Üçlü Birlik Kuran Muhammed İslamiyet RAB İsa Mesih Hristiyan Katoliklik Ortodoksluk Protestanlık Kutsal Kitap Meryem Ana Kilise Baba Oğul Kutsal Ruh, Türkler, Kürtler, Süryaniler, Asuriler, Keldaniler, Rumlar, Ermeniler, Hristiyanlık ile ilgilenenler için bilgiler

| HRİSTİYANLIK ARAMA MOTORU | İNCİL | İNCİL .TV | HRİSTİYAN GAZETE | HRİSTİYAN OLMAK | HRİSTİYAN CHAT | HRİSTİYAN FORUM FACEBOOK | HRİSTİYAN FORUM TWITTER | HRİSTİYAN FORUM YOUTUBE | BEDAVA İNCİL |



GÜNLÜK BÜLTEN EMAİL ABONELİĞİ
hristiyanlık Email adresinizi yukarıdaki kutucuğa yazıp "abone ol" tuşuna basınız, açılan pencerede göreceğiniz harfleri yazıp onaylayınız. Daha sonra email adresinize gelecek emaildeki linke tıklayınız


Türkçe olarak, Türkiye Hristiyanlık İncil Yahşuah YHVH Tanrı Allah Üçlü Birlik Kuran Muhammed İslamiyet RAB İsa Mesih Hristiyan Katoliklik Ortodoksluk Protestanlık Kutsal Kitap Meryem Ana Kilise Baba Oğul Kutsal Ruh, Türkler, Kürtler, Süryaniler, Asuriler, Keldaniler, Rumlar, Ermeniler, Hristiyanlık ile ilgilenenler için bilgiler

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.