| asuri | ||||
Sizin gibi turkcesi mukemmel biriyle yazismam haddim degil.Ancak Iznik konsilinsilinden sonraki Ortodoks kardeslerimizin asgidaki Mujdenin ayetini baska turlu baska turlu anlamak istemeleri biz Katolik cemaatini cok uzmektedir vede Kilisenin bolunmesine neden olmustur. Herseyin bir basi vardir.lutfen bir daha okumaniz icin yaziyorum. Ben de sana şunu söyleyeyim, sen Petrus'sun ve ben topluluğumu bu kayanın üzerine kuracağım. Ölüler diyarının kapıları ona karşı direnemeyecek. Göklerin Egemenliğinin anahtarlarını sana vereceğim. Yeryüzünde bağlayacağın her şey göklerde de bağlanmış olacak; yeryüzünde çözeceğin her şey göklerde de çözülmüş olacak.» Mat:16:18-19 Ayet cok acik ve nettir.Bu mujdenin anlasilmasi en kolay ayetidir.Biz insanlarin kafasinda bir soru isareti birakmamak icin Rabbimiz kilisenin basinin Petrus oldugunu cok net bir sekildei aciklamistir.Ona goklerinde anahtarini teslim etmistir.Bu yazilidir. egerki sizi bu ayet katoliklikten uzaklastirmistir diyorsaniz,size baska ne diyecegimi bilemiyorum. Ilk yuzyillarda yasiyan Kilise babalarimizin hepsi yazilarinda bunu anlatmislardir. Sevgide ve Isikta kalin Vera kardesim |
||||
| huzurlu | ||||||||
Değerli arkadaşlar, Protestan iken rahatlıkla ayetler kopyalar, yapıştırır ve bunları yorumlayıp üzerinde tartışmalara girerdim. Daha sonraları ortodoks katekümeni olduğumdan bu yana bunu yapmaktan imtina ediyorum. Çünkü korkuyorum. Tanrı bunu bunu söyledi, burada bunu anlatmak istedi demekten çok korkuyorum. Çünkü eğer yanlıyorsam ve O'nun söylemek istediğinden başkasını söylüyorsam ve bu vesileyle O'nun kuzularının yollarını saptırıyorsam iyi niyetli de olsa Şeytan'ın aden bahçesinde yaptığına benzer bişey yapmış olmaktan imtina ediyorum. Bu konuda ise yorum kendime ait değil. Bu konuda büyük saygı duyduğumuz sevgili kilise babamızın bize öğretisi olduğu için daha rahatım. Bakınız pasajın içinden ayetleri cümleler olarak tek başına çekmekten ziyade pasajın bütününe bakmak daha doğru olanıdır. 11. ayete bakınız ne diyor. 'Ben size, 'Ferisiler'in ve Sadukiler'in mayasından kaçının' derken, ekmekten söz etmediğimi nasıl olur da anlamazsınız?" Yani bakın Tanrı'nın sözlerini herzaman materyal anlamında alamazsınız. Burada bu vurgulanıyor özellikle. Çok ilginç değil mi? Şu meşhur 18. ayetin hemen öncesinde bunun vurgulanıyor olması sizce de manidar değil mi? Daha sonra 15. ayette İsa soruyor: İsa onlara, "Siz ne dersiniz" dedi, "Sizce ben kimim?" ve 16. da Simun'un cevabı geliyor: "Sen, yaşayan Tanrı'nın Oğlu Mesih'sin" 17. ayette İsa bu imanı övüyor: İsa ona, "Ne mutlu sana, Yunus oğlu Simun!" dedi. "Bu sırrı sana açan insan değil, göklerdeki Babam'dır. ve 18'de İsa ben kilisemi bu kayanın üzerine kuracağım diyor. Herşeye bütünsel bakarsanız, ayetleri ayrıştırmadan bütünüyle yorumlarsanız kilisenin Simun Petrus da bulunan sarsılmaz imanın üzerine kurulacağı çok açık değil mi? Bunun kişiye özel büyük bir makam yaratılmasından öte bişey olduğu yorumu ve kanısındayız ki bu haliyle tam bir bütünsellik içeriyor. Kişiye özel bir makam yaratılmış olsaydı yine bu kişinin Mesihi horoz ötmeden 3 defa inkar ettiği gereçeğini de gözardı ediyoruz demektir. Öyle değil mi? Sevgilerle 1 Ferisiler'le Sadukiler İsa'nın yanına geldiler. O'nu denemek amacıyla kendilerine gökten bir belirti göstermesini istediler. 2 İsa onlara şu karşılığı verdi: "Akşam, 'Gökyüzü kızıl olduğuna göre hava iyi olacak' dersiniz. 3 Sabah, 'Bugün gök kızıl ve bulutlu, hava bozacak' dersiniz. Gökyüzünün görünümünü yorumlayabiliyorsunuz da, zamanın belirtilerini yorumlayamıyor musunuz? 4 Kötü ve vefasız kuşak bir belirti istiyor! Ama ona Yunus'un belirtisinden başka bir belirti gösterilmeyecek." Sonra İsa onları bırakıp gitti. 5 Öğrenciler gölün karşı yakasına geçerken ekmek almayı unutmuşlardı. 6 İsa onlara, "Dikkatli olun, Ferisiler'in ve Sadukiler'in mayasından kaçının!" dedi. 7 Onlar ise kendi aralarında tartışarak, "Ekmek almadığımız için böyle diyor" dediler. 8 Bunun farkında olan İsa şöyle dedi: "Ey kıt imanlılar! Ekmeğiniz yok diye niçin tartışıyorsunuz? 9-10 Hâlâ anlamıyor musunuz? Beş ekmekle beş bin kişinin doyduğunu, kaç sepet dolusu yemek fazlası topladığınızı hatırlamıyor musunuz? Yedi ekmekle dört bin kişinin doyduğunu, kaç küfe dolusu yemek fazlası topladığınızı hatırlamıyor musunuz? 11 Ben size, 'Ferisiler'in ve Sadukiler'in mayasından kaçının' derken, ekmekten söz etmediğimi nasıl olur da anlamazsınız?" 12 Ekmek mayasından değil de, Ferisiler'le Sadukiler'in öğretisinden kaçının dediğini o zaman anladılar. 13 İsa, Filipus Sezariyesi bölgesine geldiğinde öğrencilerine şunu sordu: "Halk, İnsanoğlu'nun kim olduğunu söylüyor?" 14 Öğrencileri şu karşılığı verdiler: "Kimi Vaftizci Yahya, kimi İlyas, kimi de Yeremya ya da peygamberlerden biridir diyor." 15 İsa onlara, "Siz ne dersiniz" dedi, "Sizce ben kimim?" 16 Simun Petrus, "Sen, yaşayan Tanrı'nın Oğlu Mesih'sin" yanıtını verdi. 17 İsa ona, "Ne mutlu sana, Yunus oğlu Simun!" dedi. "Bu sırrı sana açan insan değil, göklerdeki Babam'dır. 18 Ben de sana şunu söyleyeyim, sen Petrus'sun ve ben kilisemi bu kayanın üzerine kuracağım. Ölüler diyarının kapıları ona karşı direnemeyecek. 19 Göklerin Egemenliği'nin anahtarlarını sana vereceğim. Yeryüzünde bağlayacağın her şey göklerde de bağlanmış olacak; yeryüzünde çözeceğin her şey göklerde de çözülmüş olacak." 20 Bu sözlerden sonra İsa, kendisinin Mesih olduğunu kimseye söylememeleri için öğrencilerini uyardı. |
||||||||
| asuri | ||||||||||||
Bir ortodoks kardesimin benimle ayni fikirde oldugunu gormek beni cok mutlu etti.Bizler ne kadar bilgilensekte kilise babalarimizin Kutsal Ruhun gucuyle yazdiklarinin yanindan gecemeyiz.Sahsen ben onlarin her yazdigiklarinin gercege en yakini oldugunu dusunuyorum. Rabbimiz sizi bereketlendirsin. |
||||||||||||
| V E R A | ||||||||||||||||
Huzurlu bizimle aynı şeyi söylemiş zaten :)))) sadece daha detaylı açıklamış :))))))))))))))) sevgiler |
||||||||||||||||
