Mısır'da Hristiyanların ve kadınların son durumu konusu
546 kez okundu,
0 kez cevaplandı. En son mesaj
KSAdmin tarafından gönderildi.
Mısır'da Hristiyanların ve kadınların son durumu konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız
Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz
buraya tıklayarak hemen üye olunuz.

09-07-11, 23:41
KSAdmin
Mısır’da Hristiyanların ve kadınların son durumu
Mısır’da Hristiyanların ve kadınların son durumu
Bir zamanların en modern ve laik Arap ülkesi olan Mısır, Hüsnü Mübarek’in 30 yıllık iktidarında giderek muhafazakarlaştı. Bundan en çok etkilenenler ise
Hıristiyan azınlık olan Kıptiler ve kadınlar oldu.
Mübarek devrildikten sonra ise bugüne kadar bu durumda bir değişiklik olduğunu söylemek zor. Bir Kıpti kilisesinin yakılması ve ardından başlayan şiddet olayları buna örnek verilebilir. Kadınların durumunu anlamak için de sokağa çıkmak gerekiyor.
‘Devrimden Sonra Mısır’ yazı dizimizin son bölümünde
Hıristiyan azınlık ile kadınların durumunu ele alıyoruz.
MÜSLÜMAN-HRISTİAN GERGİNLİĞİ
80 milyonluk nüfusuyla Arap dünyasının en büyük ülkesi Mısır aynı zamanda bölgede sayısal olarak en fazla
Hıristiyan’ın yaşadığı ülke. Ülkenin nüfusunun yüzde 10’unu Kıpti olarak bilinen Ortodoks
Hıristiyanlar ve Katolikler oluşturuyor. Mısır’da devrim öncesi özellikle aşırı İslamcı Salafiler ve Kıptiler arasındaki gerilim, devrim sonrasında da durulmuş değil. Nitekim 7 Mayıs’ta Kahire’nin dış mahallelerinden İmbaba’da bir kilisenin yakılmasıyla başlayan olaylarda 12 kişi hayatını kaybetmişti.
‘ARTIK HERŞEYDEN ŞÜPHELENİYORUZ’
Mısırlı Kıptiler yeni süreçten de korkulu. Tahrir Meydanı yakınında eski koloni dönemi evlerinin yer aldığı ‘Garden City’ bölgesindeki bir kiliseye giriyorum. Kiliseye girmemle birlikte bir görevli yanıma gelerek pasaportumu soruyor. Beni ilk önce kilisenin içine almak istemese de gazeteci olduğumu söyleyerek adamı ikna etmeyi başarıyorum. Adam beni içeri almak istememesinin nedenini “artık her şeyden şüphelenmeleri” olarak gösteriyor.
Son dönemde meydana gelen olaylar Kıptilerin giderek daha çok içlerine kapanmasına neden olmuş. Yirmili yaşlarındaki Nadya ile bu durumu konuşuyoruz. “Ben de Tahrir’deydim” diyor ve devam ediyor:
“Medyada da
Hıristiyan ve Müslüman tüm Mısırlılar bir arada diye gösterildi ancak Mübarek gittikten sonra Müslüman Kardeşlerin en güçlü hareket olarak ortaya çıkması ve yaşanan olaylar bizi korkutuyor. Mübarek gitti, bu güzel bir şey ama eğer bize yönelik saldırı ve baskılar sürecekse onun gitmesinin benim için bir hiçbir önemi yok.”
‘MISIR MUHAFAZAKARLAŞIYOR’
Nadya’nın arkadaşları da onun gibi düşünüyor. Kıptiler anayasada azınlık haklarının güvence altına alınmasını istiyorlar. Mısırın giderek muhafazakarlaştığını ve hayatın giderek daha zor hale geldiğini belirtiyorlar. Diyalog diyecek oluyorum yine Nadya söze giriyor; “Kilisenin dışındaki polis sayısının çokluğuna bak, bence korkularımızda haksız değiliz.”
KLİSE BAHÇESİNDEKİ KAFE
Mısır’ın Kıptileri süreçten endişeli… Umutlarını giderek yitirdiklerini belirtiyorlar. Son şiddet olaylarının ardından özellikle Müslümanların yoğun yaşadıkları bölgelerdeki kafelere gitmektense kilise bahçesine yerleştirdikleri plastik masalarda oturmayı yeğlediklerini belirtiyorlar. Gerçekten de Kilisenin bahçesindeki masalar genç Kıptiler için buluşma, ders çalışma ve hatta tavla oynama mekânları haline gelmiş.
Kahire’nin ‘Kıpti Kahire’ olarak anılan, tarihi kilise ve manastırların bulunduğu bölgesindeki Kıptilerse daha rahat. 50 yaşlarındaki bir bekçi, elbet kötü olaylar oluyor ama Mübarek döneminde de mutlu değildik, umut etmeyi bırakamayız diyor. Bir başka Kıpti ise İhvan korkusunu dile getiriyor, radikalleşme bize zarar verir, biz bu devrimi özgürleşmek için yaptık diyor. Müslüman Kardeşlerin bile listelerinde
Hıristiyanlara yer vermek istediğini ve yapılan açıklamaları hatırlatıyorum. Elini havaya kaldırıyor, olay söylemekle bitiyorsa ben Mübarek yönetiminden o kadar çok şey korktum ki diyor.
MÜSLÜMAN KARDEŞLER: KORKULAR YERSİZ
Müslüman Kardeşler’in liderlerinden Dr. Essam El- Erian ise bu korkuların yersiz olduğunu dile getiriyor. Erian, Kıptilerin istedikleri takdirde kendi partilerine de üye olabileceklerini, yeni Mısırda insanların dinleri ile değil vatandaşlıklarıyla tanımlanması gerektiğini belirtiyor. Bu sözleri anlattığım Kıpti Ebil ise açıklamayı inandırıcı bulmadığını belirtiyor.
Kıptilere yönelik şiddetin devrim sürecini bulandırmak için bilinmeyen kişiler tarafından planlandığını düşünenlerde de mevcut. Tahrir Meydanı’na bakan bir otelde çalışan aynı zamanda Ayn Şems üniversitesinde açık öğretimde okuyan Rami: “Bunları kimin yaptığını bilmiyoruz ama onlar da Mısır biz de Mısırız, yıllar sonra haklarımıza kavuşmamızı bazı bilinmeyen kişiler engellemek istiyor” diye düşüncelerini açıklıyor.
Mısır’ın yeniden yapılanma döneminde ilgilenmesi gereken en önemli konulardan birinin azınlık hakları olacağı aşikâr. Özellikle Kıptiler ve Salafiler arasındaki şiddet olayları, Kıptilerin de dile getirdiği gibi sadece onlara değil bütün sürece zarar veriyor.
KADINLARIN DURUMU MUHAFAZAKARLAŞMAYI GÖSTERİYOR
Mısır gezisi boyunca dikkatimi en çok çeken konulardan biri kadınlar oldu. Mısır’ın Mübarek yönetimi boyunca giderek muhafazakarlaştığı iddiaları, Mısır’lı kadınları görünce kulağa mantıklı geliyor. Bunu gazeteci arkadaşlarımla da paylaşıyorum. El-Ahram gazetesi muhabiri Said, “insanlar ekonomik olarak kötüleştikçe muhafazakârlaştılar” diye açıklıyor bu durumu.
SADECE 4 MİLLETVEKİLİ
Öte yandan gerek devrim sürecinde gerekse toplumsal hayata katılımda kadınlar gerçekten aktif. Mısır meclisinde 64 kadın milletvekili kotası olmasına rağmen, son mecliste sadece 4 kadın vekil vardı. Değişim Mısır’ında kadınların taleplerinden biri de daha yaygın temsil hakkı. Konuştuğum çalışan çalışmayan kadınların çoğu kendilerine karşı ayrımcılık uygulandığını söylüyor. Yeni dönemle birlikte bu ayrımın azalmasını talep ediyorlar.
TACİZ
Kadınların bir başka sorunu ise taciz. Sözlü sataşmalara turistlerin de sıkça maruz kaldığını belirtmek şart. Mısır müzesinde konuştuğum İsveçli Veronica, üç aydır Mısır’da kaldığını ve giyim tarzını maruz kaldığı sözlü sataşmalar nedeniyle değiştirdiğini anlatıyor. Benzer olayları ben de deneyimliyorum. Bu konuda yasal açıklıklar bulunması ve ülkenin toplum yapısı düşünüldüğünde, yeniden şekillenen Mısır’da bu konuya da eğilinmesi gerekiyor. Özellikle de gelecekte ekonomisini turizm üzerinden düzeltmeye çalışan bir ülkede bu şart.
NTVMSNBC
Mısır'da Hristiyanların ve kadınların son durumu

FORUMA EKLEDİĞİMİZ TÜM HABERLER HRİSTİYANGAZETE.COM SİTESİNDEN ALINTIDIR. HABER İÇERİKLERİNİN OLUMLU YA DA OLUMSUZ OLMASI DİKKATE ALINMAZ. HRİSTİYAN HER MEZHEP, HER KİLİSE, HER ETNİK KÖKEN İLE İLGİLİ HABERLER SİTEMİZDE ARŞİVLENİR.

FORUMA ÜYE OLUN! /
HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM /
Mısır'da Hristiyanların ve kadınların son durumu
Mısır'da Hristiyanların ve kadınların son durumu konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz
buraya tıklayarak hemen üye olunuz.