Çocukların acı çekmesi

hristiyanlık incil isa mesih tevrat zebur | HRİSTİYAN FORUM  > Temel Kavramlar > Kötülük : Çocukların acı çekmesi


HRİSTİYAN FORUM'A ÜYE OLUN! Hristiyan üyelerle sohbet etmek, etkinlik duyurularından haberdar olmak, forumda yazışabilmek için sitemize üye olmanız gerekmektedir.



HRİSTİYAN FORUM GİRİŞ
(Kullanıcı adınız)
(Şifreniz)





Bu konuya cevap yazmak için buraya tıklayınız
 
 

hristiyanlık
deepzeppelin

Çocukların acı çekmesi


Sorum bu forumdaki her dinin mensuplarınadır.

Tanrı, bir çocuğun acı çekmesine neden izin verir?

Ateistlerin sıkça başvurduğu bir argüman olduğu için burada da tartışmamızın ve fikir paylaşmamızın faydalı olacağı kanaatindeyim.

Yönetim Notu: Sorunuzu tüm din mensuplarına sorduğunuzu söylemişsiniz, ancak sorulara sadece hristiyan üyelerimiz cevap verebilirler, bunu hatırlatmak istedik...




Çocukların acı çekmesi


hristiyanlık
K A P K A N

Çocukların acı çekmesi


deepzeppelin
Sorum bu forumdaki her dinin mensuplarınadır.

Tanrı, bir çocuğun acı çekmesine neden izin verir?

Ateistlerin sıkça başvurduğu bir argüman olduğu için burada da tartışmamızın ve fikir paylaşmamızın faydalı olacağı kanaatindeyim.

Yönetim Notu: Sorunuzu tüm din mensuplarına sorduğunuzu söylemişsiniz, ancak sorulara sadece hristiyan üyelerimiz cevap verebilirler, bunu hatırlatmak istedik...
Bir anne düşünün; çocuğunun acı çekmesini ya da sıkıntıda olmasını istemez. Ancak diğer taraftan anne, sadece bu isteğe sahip değildir, başka istekleri, düşünceleri ve planları da vardır çocuğuna dair.

Misal odasını toplaması alışkanlığına sahip olması. Anne çocuğunun odasının her zaman derli toplu olmasını ister, annenin çocuğuna dair makro hedeflerinden bir tanesi budur. Ancak diğer yandan, hep çocuğunun odasını kendi toplar, çocuğunun odasını dağıtmasını anında müdahale edip engellerse, çocuk çocukluğunu yaşayamayacaktır. Annenin makro hedefi çocuğunun odasını toplamak değil, çocuğunun bu alışkanlığı kazanmasıdır. Bu bağlamda anne çocuğun odasını toplamamaya karar verir ve çocuğu daha uzaktan izleyerek kendi haline bırakır. Çocuk bir süre sonra bu alışkanlığı kendi ihtiyacı ve zorunluluğu sebebiyle kazanır ya da kazanmaz.

Bu süreç içinde;

Oda; dağınıktır.
Odanın durumu; annenin makro isteğine terstir.
Çocuk; özgürdür.

Sonuç; odanın o andaki durumu annenin makro isteğine ters olsa da, annenin diğer bir makro isteğine uygundur.

Ülkeler için de benzer durumlar olabilir. Ülkelerin genel hedeflerine veya temel ilkelerine ters olsa da bazen bazı ters durumların oluşmasına izin verilir. Burada anlık bakan, dar görüşlü, tek boyutlu düşünen, geçmişi - geleceği yorumlayamayan, paragraflardaki tek tek kelimelere takılanlar gibi olaylara bakan kişiler bu anlık durumları hemen eleştirirler, kendilerinin ikna edilmelerini beklerler.

Ülkeler bu "an"larda olan olayları detaylarıyla açıklamazlar herkese, ancak zaman ilerledikçe sebepler ortaya çıkar.

Benzer durumlar tarikatlerde de olabilmektedir; "amaca ulaşmak için her yol mübahtır" derler. Kendi inançlarına ters uygulamalarda bulunabilirler.

Başka benzer durum örnekleri arttırılabilir.

Burada başka hatalı bakış açılarının hatalı sorularını tartışmaktan ziyade durumları birincil olarak kendimiz için daha derin ve geniş kapsamlı olarak konuşmamız daha da verimli olabilir.


Diğer başka bir nokta da;

Ateistler özgür iradeye inanır, kaderciliğe şiddetle karşı çıkar. Diğer taraftan insanlarına özgür irade veren Tanrı'ya da "neden insanlara müdahale etmiyorsun?" sorusunu sorarlar.

Esas üzerinde düşünülmesi ve sorulması gereken soru; "Tanrı, bir çocuğun acı çekmesine neden izin verir? diye soran ateistler acaba bu sordukları soru ile kendileri ile çelişmiyorlar mı?"

Bu soruya esasen ilk özgür iradeye inanan ve destekleyenler cevap vermeli ve desteklemelidirler.

Hem Tanrı özgür irade vermiyor diye karderci doktrinleri eleştirirler hem de Tanrı'nın özgür irade verdiğini öğreten özgür iradeci doktrinlere "Tanrı neden çocuğun acı çekmesine izin verir?" sorusunu sorarlar.

Karar verin, özgür iradeli mi, Tanrı'nın müdahale ettiği bir düzen mi istiyorsunuz?

Daha ötelere gidilirse;
  • "İnsanlar neden diğer insanların acı çekmesine izin verir?"
  • "Tanrı her tür olumsuz duruma müdahale ederlerse özgür irade ne olacaktır?"
  • "Yoksa ateistlerin istediği; özgür irade olan, Tanrı'nın her tür olumsuz durum daha oluşmadan müdahale ettiği güvenli bir ortam mıdır? Buna zaten cennet denmiyor muydu? Hristiyan cenneti zaten böyle olmayacak mıydı?"

Kısacası herşeyin özeti;
  • Tanrı'nın herşeye dair, zaman kavramının dışında/üstünde bir hakimiyeti vardır.
  • Şu anda Tanrı'nın insanlara özgür irade verdiği bir dönemde yaşıyoruz.
  • Özgür irade olan, Tanrı'nın her tür olumsuz durum daha oluşmadan müdahale ettiği güvenli bir ortam olacaktır, buna insanlar cennet der ve inancı ne olursa olsun her insan buna arzu ruhunun derinliklerinde.
  • İnançlı/inançsız, doğru inançlı/sapkın inançlı, doğru ruhsallığa sahip/yanlış ruhsallığa sahip, doğru eylemlere sahip/yanlış eylemlere sahip kişiler arasındaki farkı ise; ruhunun derinliklerinde böyle arzulara sahip iken nasıl bekledikleri belirleyecektir.
  • Hristiyan inancı da zaten bu yönde bir vizyon verir bizlere. Bu dünyada hiç bir zaman ulaşamayacağımız, ancak Tanrı ile beraber olduğumuzda elde etmiş olacağımız bir kutsallık/mutluluk ortamını arzulayarak bu dünyada yaşayacağız. (Bkz. mesaj sonundaki ayetler; İbraniler 11.)
  • Kimi hiç ya da biraz ya da tamamen anlamadığı konularda yanlış psikoloji ve bakış açılarıyla yaptıkları eleştirilerle, mutlu insanları kıskanarak, onlardan nefret ederek ama diğer yandan da bunu yaparken kendi psikolojilerini güzel bir şekilde gizleyerek, insanlara iyilik yapmaya çalışıyormuş, din afyonundan kurtarıyormuş maskesi takarak yaparlar.
  • Şu andaki döneme ve olaylara tek tek takılıp kalan kişiler yıllar geçse de aynı noktada kalmaya devam edeceklerdir. Bu tür kişiler ne çevrelerindeki, ne ülkelerindeki olayları geniş kapsamlı düşünüp büyük resmi görebileceklerdir ne de Tanrı'ya dair resmi...
  • Bu bir düşünce tarzı problemidir.

Alıntı:
İbranılere mektup 11. Bölüm

İman

İman, ümit edilenlere güvenmek, görünmeyen şeylerin varlığından emin olmaktır. 2Atalarımız bununla Tanrı'nın beğenisini kazandılar. 3İman sayesinde anlıyoruz ki, evren Tanrı'nın buyruğuyla yaratıldı. Şöyle ki, görülen şeyler görünmeyenlerden oluştu. 4Habil'in Tanrı'ya Kabil'den daha iyi bir kurban sunması iman sayesinde oldu. İmanıyla doğru bir insan olarak Tanrı'nın beğenisini kazandı. Çünkü Tanrı onun sunduğu adakları kabul etti. Nitekim Habil ölmüş olduğu halde, iman sayesinde hâlâ konuşuyor.
5İman sayesinde Hanok, ölümü tatmamak üzere yukarı alındı. Kimse onu bulamadı, çünkü Tanrı onu yukarı almıştı. Yukarı alınmasından önce, Tanrı'yı hoşnut eden biri olduğuna tanıklık edildi. 6İman olmadan Tanrı'yı hoşnut etmek imkânsızdır. Tanrı'ya yaklaşan, O'nun var olduğuna ve kendisini arayanları ödüllendireceğine iman etmelidir.
7İman sayesinde Nuh, henüz olmamış olaylarla ilgili olarak Tanrı tarafından uyarıldığında, Tanrı korkusuyla ev halkının kurtuluşu için bir gemi yaptı. Bununla dünyayı yargıladı ve imana dayanan doğruluğun mirasçısı oldu.
8İman sayesinde İbrahim, miras olarak alacağı ülkeye gitmek üzere çağrıldığı zaman Tanrı'nın sözünü dinledi ve nereye gideceğini bilmeden yola çıktı. 9İman sayesinde, bir yabancı olarak vaat edilen ülkeye yerleşti. Aynı vaadin ortak mirasçıları olan İshak ve Yakup'la beraber çadırlarda yaşadı. 10Çünkü mimarı ve yapıcısı Tanrı olan sağlam temelli kenti bekliyordu.
11İman sayesinde, Sarâ'nın kendisi de kısır ve yaşı geçmiş olduğu halde vaat edeni güvenilir saydığından gebe kalmaya güç buldu. 12Böylece tek bir adamdan, üstelik ölüden farksız birinden gökteki yıldızlar kadar, deniz kenarındaki kum taneleri kadar sayısız torun meydana geldi.
13Bu kişilerin hepsi, ölünceye dek imandan ayrılmadılar. Vaat edilenlere kavuşamamış, ama bunları uzaktan görüp selamlamış olarak yeryüzünde yabancılar ve konuklar olduklarını açıkça kabul ettiler. 14Böyle konuşanlar bir vatan aradıklarını gösteriyorlar. 15Aslında ayrıldıkları ülkeyi düşünselerdi, geri dönmeye fırsatları olurdu. 16Oysa onlar daha iyisini, yani göksel olanı arzu ediyorlardı. Bundan dolayı Tanrı, onların Tanrısı olarak anılmaktan utanmıyor. Çünkü onlara bir kent hazırlamıştır.
17İbrahim sınandığı zaman, imanla İshak'ı kurban olarak sundu. Vaatleri almış olan İbrahim, biricik oğlunu kurban etmek üzereydi. 18Oysa Tanrı ona, «Senin soyun İshak'la sürecektir» demişti. 19İbrahim, Tanrı'nın, ölüleri bile diriltebileceğini düşündü; nitekim İshak'ı simgesel bir şekilde ölümden geri aldı.
20İman sayesinde İshak, gelecek şeylerle ilgili olarak Yakup ve Esav'ı kutsadı. 21Yakup ölürken, iman sayesinde Yusuf'un oğullarının her ikisini kutsadı, değneğinin ucuna yaslanarak Tanrı'ya tapındı. 22Yusuf ölürken, İsrail oğullarının Mısır'dan çıkacağını iman sayesinde hatırlattı. Çıkışlarında kendisinin kemiklerini de götürmelerini buyurdu.
23Musa doğduğunda, annesi babası onu imanla üç ay gizlediler. Çünkü çocuğun güzel olduğunu gördüler ve kralın fermanından korkmadılar. 24Musa büyüyünce, Firavun'un kızının oğlu olarak tanınmayı imanı sayesinde reddetti. 25Bir süre için günahın sefasını sürmektense, Tanrı'nın halkıyla birlikte kötü muamele görmeyi yeğledi. 26Mesih uğruna aşağılanmayı, Mısır'ın hazinelerinden daha büyük bir zenginlik saydı. Çünkü alacağı ödülü düşünüyordu. 27Kralın öfkesinden korkmadan, imanla Mısır'dan ayrıldı. Görünmez Olan'ı gördüğü için dayandı. 28İlk doğanları öldüren melek İsraillilere dokunmasın diye Musa imanla, Fısıh kurbanının kesilmesini ve kanının kapıların üzerine serpilmesini buyurdu. 29İman sayesinde İsrailliler Kızıl denizden, karadan geçer gibi geçtiler. Mısırlılar bunu deneyince boğuldular.
30İsrailliler yedi gün Eriha surları etrafında döndüler; sonunda imanları sayesinde surlar yıkıldı. 31Fahişe Rahav, imanı sayesinde casusları dostça karşıladığı için imansızlarla birlikte öldürülmedi.
32Daha ne diyeyim? Gidyon, Barak, Şimşon, Yeftah, Davut, Samuel ve peygamberlerle ilgili olanları anlatsam, zaman yetmeyecek. 33İman sayesinde onlar ülkeler fethettiler, adaleti sağladılar, vaatedilenlere kavuştular, aslanların ağızlarını kapadılar. 34Şiddetli ateşi söndürdüler, kılıcın ağzından kaçıp kurtuldular. Güçsüzlükten kuvvet aldılar, savaşta güçlendiler, yabancı orduları bozguna uğrattılar. 35Kadınlar, ölümden dirilen ölülerini geri aldılar. Salıverilmeyi reddeden başkaları ise dirilip daha iyi bir yaşama kavuşmak umuduyla işkencelere katlandılar. 36Daha başkaları alaya alınıp kamçılandılar, hatta zincire vurulup hapsedildiler. 37Taşlandılar, testere ile biçildiler[i], kılıçtan geçirilip öldürüldüler. Koyun postu ve keçi derileri içinde dolaştılar, yoksulluk çektiler, sıkıntılara uğradılar, kötü muamele gördüler. 38Dünya onlara layık değildi. Çöllerde, dağlarda, mağaralarda, yeraltı oyuklarında dolanıp durdular.
39Onların hepsi imanları sayesinde Tanrı'nın beğenisini kazandıkları halde, hiçbiri vaat edilene kavuşmadı. 40Bizden ayrı olarak yetkinliğe ermesinler diye, Tanrı bizim için daha iyi bir şey hazırlamıştır.



http://incil.blogspot.com



Çocukların acı çekmesi


hristiyanlık
KAYRAM

Çocukların acı çekmesi


Ateist arkadaşlar ile tartışırken hep şunu gözlemlerim. Kapkan kardeşimin de dediği gibi ;
''...Paragraflardaki tek tek kelimelere takılırlar.. olaylara bakarlar.. anlık durumları hemen eleştirirler.. kendilerinin ikna edilmelerini beklerler..''

Sürekli bana sorulur ; '' Firavunun günahı neydi de Tanrı onun yüreğini taş yapacağım demiş ? Firavuna yazık değil mi ? Yahuda da isteyerek ihbar etmemiş ki Tanrı ona son akşam demiş, ne yapacaksan tez yap diye, öyle planlanmış zaten, peki onun suçu ne ? ''

Bakın, bu insanlar kutsal kitabımızdaki ayetleri bize kafa tutmak için kullanıyor ve kelime oyunları yapıyor, aman Dikkat ! Tıpkı İblis gibi ! İblis de çölde İsa Mesih' i kışkırtmak için Tanrı' nın sözlerini kullanmadı mı ! Kelime oyunu yapmadı mı !

Matta 4.bölüm

3: ...O zaman Ayartıcı yaklaşıp, “ Tanrı'nın Oğlu' ysan, söyle şu taşlar ekmek olsun” dedi.

5-6... “Tanrı'nın Oğlu'ysan, kendini aşağı at” dedi,

“Çünkü şöyle yazılmıştır:
‘Tanrı, senin için meleklerine buyruk verecek.’
‘Ayağın bir taşa çarpmasın diye
Seni elleri üzerinde taşıyacaklar.’ ”

Bakın İblis de sürekli kelime oyunu yapmakta ! Bu tür kelime oyunu yapan insanlara lütfen dikkat edelim kardeşler.

Bir yerden güzel bir hikaye buldum onu sizinle paylaşmak istedim.

Adamın biri her zaman yaptığı gibi saç ve sakal traşı olmak için berbere gitti. Onunla ilgilenen berberle güzel bir sohbete başladılar. Değişik konular üzerinde konuştular. Birden Allah ile ilgili konu açıldı.

Berber: ” Bak adamım, ben senin söylediğin gibi Allah’ın varlığına inanmıyorum.”

Adam: ” Peki neden böyle diyorsun?”

Berber: ” Bunu açıklamak çok kolay. Bunu görmek için dışarıya çıkmalısın. Lütfen bana söyler misin, eğer Allah var olsaydı, bu kadar çok sorunlu, sıkıntılı, hasta insan olur muydu, terkedilmiş çocuklar olur muydu? Allah olsaydı, kimseye acı çektirmez, birbirini üzmezdi.Allah olsaydı, bunların olmasına izin vereceğini sanmıyorum…”

Adam bir an durdu ve düşündü, ama gereksiz bir tartışmaya girmek istemediği için cevap vermedi. Berber işini bitirdikten sonra adam dışarıya çıktı. Tam o anda caddede uzun saçlı ve sakallı bir adam gördü. Adam bu kadar dağınık göründüğüne göre belli ki traş olmayalı uzun süre geçmişti. Adam berberin dükkanına geri döndü.

Adam: ” Biliyor musun ne var, bence berber diye birşey yok”

Berber: ” Bu nasıl olabilir ki? Ben buradayım ve bir berberim.”

Adam: ” Hayır, yok. çünkü olsaydı, caddede yürüyen uzun saçlı ve sakallı adamlar olmazdı.”

Berber: ” Hımmm. Berber diye birşey var ama o insanlar bana gelmiyorsa, ben ne yapabilirim ki?”

Adam: ” Kesinlikle doğru! Püf noktası da bu! Allah var ve insanlar ona gitmiyorsa o ne yapabilir !




:) Rabde kalın dostlar.




Çocukların acı çekmesi


hristiyanlık
Y U H A N N A

Çocukların acı çekmesi


deepzeppelin
Sorum bu forumdaki her dinin mensuplarınadır.

Tanrı, bir çocuğun acı çekmesine neden izin verir?

Ateistlerin sıkça başvurduğu bir argüman olduğu için burada da tartışmamızın ve fikir paylaşmamızın faydalı olacağı kanaatindeyim.

Yönetim Notu: Sorunuzu tüm din mensuplarına sorduğunuzu söylemişsiniz, ancak sorulara sadece hristiyan üyelerimiz cevap verebilirler, bunu hatırlatmak istedik...
Facebook'dan buldum.Bence çok güzel bir örnek,buyrun:

Alıntı:
Adamın biri her zaman yaptığı gibi saç ve sakal traşı olmak için berbere gitti. Onunla ilgilenen berberle güzel bir sohbete başladılar.Değişik konular üzerinde konuştular. Birden Allah ile ilgili konu açıldı.

Berber: ” Bak adamım, ben senin söylediğin gibi Allah’ın varlığına inanmıyorum.”

Adam: ” Peki neden böyle diyorsun?”

Berber: ” Bunu açıklamak çok kolay. Bunu görmek için dışarıya çıkmalısın. Lütfen bana söyler misin, eğer Allah var olsaydı, bu kadar çok sorunlu, sıkıntılı, hasta insan olur muydu, terkedilmiş çocuklar olur muydu? Allah olsaydı, kimseye acı çektirmez, birbirini üzmezdi.Allah olsaydı, bunların olmasına izin vereceğini sanmıyorum…”

Adam bir an durdu ve düşündü, ama gereksiz bir tartışmaya girmek istemediği için cevap vermedi. Berber işini bitirdikten sonra adam dışarıya çıktı. Tam o anda caddede uzun saçlı ve sakallı bir adam gördü.Adam bu kadar dağınık göründüğüne göre belli ki traş olmayalı uzun süre geçmişti. Adam berberin dükkanına geri döndü.

Adam: ” Biliyor musun ne var, bence berber diye birşey yok”

Berber: ” Bu nasıl olabilir ki? Ben buradayım ve bir berberim.”

Adam: ” Hayır, yok. çünkü olsaydı, caddede yürüyen uzun saçlı ve sakallı adamlar olmazdı.”

Berber: ” Hımmm. Berber diye birşey var ama o insanlar bana gelmiyorsa, ben ne yapabilirim ki?”

Adam: ” Kesinlikle doğru! Püf noktası da bu! Allah var, ve insanlar ona gitmiyorsa, o ne yapabilir.





Çocukların acı çekmesi


hristiyanlık
Anastasia

Çocukların acı çekmesi


Kaybolan oğul benzetmesi

11İsa, «Bir adamın iki oğlu varmış» dedi. 12«Bunlardan küçüğü babasına, `Baba' demiş, `malından payıma düşeni ver bana.' Baba da servetini iki oğlu arasında paylaştırmış.
13«Bundan birkaç gün sonra küçük oğul her şeyini toplayıp uzak bir ülkeye gitmiş. Orada sefahat içinde bir yaşam sürerek varını yoğunu çarçur etmiş. 14Delikanlı her şeyini harcadıktan sonra, o ülkede şiddetli bir kıtlık baş göstermiş ve o da yokluk çekmeye başlamış. 15Bunun üzerine gidip o ülkenin vatandaşlarından birinin hizmetine girmiş. Adam onu, domuz gütmek üzere otlaklarına yollamış. 16Delikanlı, domuzların yediği keçiboynuzlarıyla karnını doyurmaya can atıyormuş. Ama hiç kimse ona bir şey vermemiş.
17«Aklı başına gelince şöyle demiş: `Babamın nice işçisinin fazlasıyla yiyeceği var, bense burada açlıktan ölüyorum. 18Kalkıp babamın yanına döneceğim ve ona, Baba diyeceğim, Tanrı'ya[p] ve sana karşı günah işledim. 19Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layıkdeğilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.'
20«Böylece kalkıp babasının yanına dönmüş. Kendisi daha uzaktayken babası onu görmüş, ona acımış, koşup boynuna sarılmış ve onu öpmüş. 21Oğlu ona, `Baba' demiş, `Tanrı'ya[r] ve sana karşı günah işledim. Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim.'
22«Babası ise kölelerine, `Çabuk, en iyi kaftanı getirip ona giydirin!' demiş. `Parmağına bir yüzük takın, ayaklarına çarık giydirin! 23Besili danayı getirip kesin, yiyelim ve eğlenelim. 24Çünkü benim bu oğlum ölmüştü, yaşama döndü; kaybolmuştu, bulundu.' Böylece eğlenmeye başlamışlar.
25«Babanın büyük oğlu ise tarladaymış. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duymuş. 26Uşaklardan birini yanına çağırıp, `Ne oluyor?' diye sormuş.
27«O da ona, `Kardeşin geldi, baban da ona sağ salim kavuştuğu için besili danayı kesti' demiş.
28-29«Büyük oğul öfkelenmiş, içeri girmek istememiş. Babası dışarı çıkıp ona yalvarmış. Ama o, babasına şöyle cevap vermiş: `Bak, bunca yıl senin için köle gibi çalıştım, hiçbir zaman buyruğundan çıkmadım. Ne var ki sen bana, arkadaşlarımla eğleneyim diye hiçbir zaman bir oğlak bile vermedin. 30Oysa senin malını fahişelerle yiyen şu oğlun eve dönünce, onun için besili danayı kestin.'
31«Babası ona, `Oğlum, sen her zaman benim yanımdasın, neyim varsa senindir' demiş. 32`Ama sevinip eğlenmek gerekiyordu. Çünkü bu kardeşin ölmüştü, yaşama döndü; kaybolmuştu, bulundu!'»









Çocukların acı çekmesi

Bu konuya cevap yazmak için buraya tıklayınız
 
 



Çocukların acı çekmesi konusuna benzer konular;

Eski Antlaşma'da Etkin Çağrı (Tanrı'nın Bizi Kendine Çekmesi)'e dair ayetler http://www.incil.biz/incil-eskiceviri/Yer.htm Yer.31: 3 Ona uzaktan görünüp şöyle dedim: Seni sonsuz bir sevgiyle sevdim, Bu nedenle sevecenlikle seni kendime çektim. http://www.incil.biz/incil-eskiceviri/Hos.htm Hoş.11: 4 Onları insancıl iplerle,



Şu anda bulunduğunuz sayfa: hristiyanlık incil isa mesih tevrat zebur | HRİSTİYAN FORUM  > Temel Kavramlar > Kötülük : Çocukların acı çekmesi





Türkçe olarak, Türkiye Hristiyanlık İncil Yahşuah YHVH Tanrı Allah Üçlü Birlik Kuran Muhammed İslamiyet RAB İsa Mesih Hristiyan Katoliklik Ortodoksluk Protestanlık Kutsal Kitap Meryem Ana Kilise Baba Oğul Kutsal Ruh, Türkler, Kürtler, Süryaniler, Asuriler, Keldaniler, Rumlar, Ermeniler, Hristiyanlık ile ilgilenenler için bilgiler

| HRİSTİYANLIK ARAMA MOTORU | İNCİL | İNCİL .TV | HRİSTİYAN GAZETE | HRİSTİYAN OLMAK | HRİSTİYAN CHAT | HRİSTİYAN FORUM FACEBOOK | HRİSTİYAN FORUM TWITTER | HRİSTİYAN FORUM YOUTUBE | BEDAVA İNCİL |



GÜNLÜK BÜLTEN EMAİL ABONELİĞİ
hristiyanlık Email adresinizi yukarıdaki kutucuğa yazıp "abone ol" tuşuna basınız, açılan pencerede göreceğiniz harfleri yazıp onaylayınız. Daha sonra email adresinize gelecek emaildeki linke tıklayınız


Türkçe olarak, Türkiye Hristiyanlık İncil Yahşuah YHVH Tanrı Allah Üçlü Birlik Kuran Muhammed İslamiyet RAB İsa Mesih Hristiyan Katoliklik Ortodoksluk Protestanlık Kutsal Kitap Meryem Ana Kilise Baba Oğul Kutsal Ruh, Türkler, Kürtler, Süryaniler, Asuriler, Keldaniler, Rumlar, Ermeniler, Hristiyanlık ile ilgilenenler için bilgiler

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.