konuyu biraz dallandırayım o zaman.
bir çocuk iyiyi ya da kötüyü bilmezken, ne yapacağını hatta daha neye sığınacağını bile bilmezken neden acı çeker? yani daha özgür iradeden bahsedemezken.
eğer kaderci olarak ele alırsak bir çocuk neden dünyaya geldikten bir kaç ay sonra sadece ateşler içinde kıvrandıp sonra ölür? bunun neden olması gerekir, böyle bir hayatın ne anlamı ya da misyonu var da bu çocuğa böyle bir hayat biçilmiştir?
neden açlığa mahkum kalır?
neden sakat doğar?
neden, neden, neden...
evet doğrudan bir müdahale olmayacağına ve olmaması gerektiğine bende inanıyorum. imanımız görünmeyenedir. fakat olayların böyle bir yaşantıya yol açmayacağı şekilde gelişmesini sağlayamaz mıydı? eğer tam anlamıyla özgür iradeden bahsedecek olursak deistlere benzemez miyiz, hiçbir müdahale yoksa.
|
|
Alıntı:
|
Ateist arkadaşlar ile tartışırken hep şunu gözlemlerim. Kapkan kardeşimin de dediği gibi ;
''...Paragraflardaki tek tek kelimelere takılırlar.. olaylara bakarlar.. anlık durumları hemen eleştirirler.. kendilerinin ikna edilmelerini beklerler..''
Sürekli bana sorulur ; '' Firavunun günahı neydi de Tanrı onun yüreğini taş yapacağım demiş ? Firavuna yazık değil mi ? Yahuda da isteyerek ihbar etmemiş ki Tanrı ona son akşam demiş, ne yapacaksan tez yap diye, öyle planlanmış zaten, peki onun suçu ne ? ''
|
ateistler kelimelere takılırlar, çok doğru. Ama öte yandan önemli noktalara dikkat çekerler, örneklerinizdeki tüm ateist soruları insanların kafasında şüphelerin oluşmasına yol açarlar, bu nedenle bir açıklama beklemeleri normaldir.
Yönetim Notu: Hristiyanları görevi ateistleri tatmin etmek değildir. Hatalı düşünce yapısını değiştirmek hristiyanların görevi değildir. İnsanların kafalarında soru işaretleri her zaman olur. Ayrıca ateistler önemli noktalara dikkat çekmezler, istisna ve eksterimum noktalara dikkat çekip inanan insanların inançlarını sarsmaya çalışırlar. Bunun altında da psikolojik açıdan inananların iç huzurlarını kıskanmaları yatar kısmi olarak.
Ayrıca hristiyanların görevi her soruya cevap vermek değildir, lakin bize de her şeyin cevabı söylenmemiştir, hatta herşeyi tam olarak ancak Rabbin yanında bileceğimiz söylenilmiştir. Dolayısıyla ne bize bildirilmiş ne de Kutsal Kitap'ta yazılmış olmayan nedensellikleri bilemeyiz, bunları açıklamaya çalışmak da uygun düşmez, kişisel düşünce ve yorum olabilir ancak.
Dolayısıyla hristiyanlar bu dünyadaki pozisyon ve görevlerini iyi bilmelidir. Lakin bazı sorulan soruları hristiyanlar da Tanrı'ya sormaktadır.
Kadercilikle ilgili sorularınızı da Kalvinist üyeler cevaplamalıdırlar.