Parmak İzi Mucizesi konusu
1575 kez okundu,
3 kez cevaplandı. En son mesaj
gakgo23 tarafından gönderildi.
Parmak İzi Mucizesi konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız
Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz
buraya tıklayarak hemen üye olunuz.

12-12-09, 02:25
Theophilos
PARMAK İZİ VE KRİMİNOLOJİ (!)
Kur’an’da bilimsel keşiflere uygun ayetler bulmada usta olan mümin yazarların bilimle uzlaşma kapsamında giriştikleri kapsamlı tahrifat eylemlerine kurban giden en eski ayet ölülerin bir gün mutlaka dirileceğini iddia eden
Kıyame Suresindedir:
İnsan kıyamette kemiklerini bir araya toplayamayacağımızı mı zannediyor? Elbette biz parmaklarının uçlarını da düzeltmeye kaadiriz. (eyahsebül’insânü ellen necme’a ızâmeh) Hayır, insan önünde olan kıyameti yalan saymak ister. (3-5).
İlk bakışta son derece sıradan görünen bu Kur’an cümlesinin içerdiği gizli mesaj Başaran tarafından tespit edilip tüm dünyaya duyurulmuştur:
Kuran’da, insanları ölümden sonra diriltmenin Allah için çok kolay olduğu anlatılırken, insanların özellikle parmak uçlarına dikkat çekilir. Ayette parmak uçlarının vurgulanması, son derece hikmetlidir. Çünkü parmak izindeki şekiller ve detaylar, tamamen kişiye özeldir. Şu an dünya üzerinde yaşayan ve tarih boyunca yaşamış olan tüm insanların parmak izleri birbirinden farklıdır. Dahası, aynı DNA dizilimine sahip tek yumurta ikizleri dahi farklı parmak izine sahiptirler. (s.117)
Görüldüğü gibi, ilgili ayette “parmak izi” kelimeleri geçmese bile, sevgili Başaran “parmak uçları” ile aslında parmak izinin kastedildiğini hemen anlayıp bir şifreyi daha gün ışığına çıkarmıştır. Bu nedenledir ki, açıklamasında parmak uçlarından bahsederken parmak izine son derece yumuşak bir geçiş yapmakta ve parmak “ucu” ile “izi” arasındaki anlam farkını ortadan kaldırdığını zannetmektedir. Başaran benzer bir kelime oyununu Kur’an’ın her şeyi çok önceden bildiği iddiasını tekrarlarken de sergilemeyi ihmal etmez:
Ancak önemli olan, parmak izinin özelliğinin ancak 19. yüzyılın sonlarına doğru keşfedilmiş olmasıdır. Ondan önce, insanlar parmak izini hiçbir özelliği ve anlamı olmayan çizgiler olarak görmüştür. Fakat Kuran’da, o dönemde kimsenin dikkatini dahi çekmeyen parmak izleri vurgulanmakta ve bu izlerin ancak çağımızda farkedilen önemine dikkat çekilmektedir. (s.118).
Pek çok Kur’an cümlesini bilime uydurmak için bu tür kelime değişikliklerine her zaman ihtiyaç duyan Ahmet Başaran’ın, ancak bu tahrifat çalışmaları sonucunda oluşturabildiği savları ise “inanmaya güdümlü” bir avuç inanç sahibini ikna etmeye yetecek düzeydedir ve aslında çok zayıf bir temel üzerine kurulmuştur.
İlk olarak belirtelim ki, Başaran’ın üzerinde durduğu nokta parmak izinin bireyselliğidir, yani Kur’an’da parmak uçlarına dikkat çekilmesinin tek sebebi her insanın farklı parmak izine sahip olması ve izlerin insanları bir birinden ayırt etme işlevinin bulunmasıdır. Oysa
Kıyame Suresindeki ayetlere göre parmak izi ile bireysellik arasında hiçbir bağlantı yoktur; zira ayetlerde tekil olarak “insan” kelimesi kullanılmakta ve böylece tek bir kişi ile tüm insanlık arasında ayrım yapılmamaktadır. Sonuçta, tüm insanların “aynı” parmak izine sahip olduğunu varsayan Kur’an cümlesi “her bir insanın” parmak uçlarından bahsetmek yerine tüm insanları tek ve aynı şahısmış gibi göstermekte ve tekil kullanımla genelleme yoluna gitmektedir. Oysa parmak izi bireyselliğin göstergesi ve insanların ayırıcı özelliği olduğu için bu tür genellemelerle ifade edilemez. Kısacası,
Kıyame Suresinin
3-5. ayetlerindeki parmak uçlarının bilimsel keşiflerle yakından uzaktan alakası yoktur; üstelik Başaran gibilerinin zorlamaları sonucunda yapılan incelemelerde ayetlerin bilimsel öğretilere ne kadar ters düştükleri de görülmektedir.
Ayrıca Kur’an’da parmak uçları – Başaran’a göre bu kelimenin doğrusu parmak izi olmalıdır! – ölümden sonra yaşam olmadığını savunan bazı kişileri uyarma ve hatta onların iddialarına meydan okuma kapsamında diriliş kavramı ile bağlantılı olarak geçmektedir. Öte yandan aynı yumurta ikizleri dahil herkesin farklı parmak izine sahip olmasının keşfedilmesi suçluların yakalanmasını ya da suç kayıtlarının tutulmasını kolaylaştırmaya yaramaktadır. Kur’an ise parmak uçlarından sadece ölümden sonraki yaşam ile bağlantılı olarak söz ederek parmak izinin kriminolojiye olan katkısından habersiz olduğunu itiraf etmektedir! Kıyamet gününde parmak izinin yeniden yaratılmasına gerek yoktur; zira tüm insanlık herkesin her yaptığını bilen Allah’ın huzuruna çıkacaktır ve Allah’ın da günahkarları tespit etmek için cennetteki bir kriminoloji laboratuarında inceleme yapması söz konusu değildir!
Ahmet Başaran’ın kumdan yapılmış bir kalesini yıktıktan sonra, bilime uygunluk için tahrif edilen ayette neden parmak uçlarından vurguyla sözedildiğinin açıklamasına geçebiliriz.
Kıyame Suresinin ilgili ayetlerinde parmak uçlarının vurgulanmasının tek nedeni insanların yargı gününde dirilebileceklerine inanmayan kişilere Allah’ın her şeyi yapabileceğini kanıtlayabilmek ve imkansız görünmesine rağmen insan vücudunun
en ince ayrıntısına kadar yeniden yaratılacağını belirtmektir. Ayrıca bu bağlamda parmak uçlarından bahsetmek Kur’an’a özgü bir anlatım tarzı değildir; bir şeyin mükemmel bir biçimde ve hiçbir şey atlanmadan yapıldığı belirtmek istenildiğinde “parmak uçları” “en küçük ayrıntı” ile eşanlamlı olarak kullanılmaktadır. Buna paralel olarak, “tepeden tırnağa” şeklindeki edebi ifadeler bizzat insanların, olayları anlayış biçimine göre kurgulanmışlardır ve pekçok kültürde yer almaktadırlar. Başaran’ın tahrifatına kurban giden
Kıyame 3-5. ayetlerde geçen parmak uçlarının, dirilişin “tepeden tırnağa” gerçekleştirileceğini ima etmek için kullanıldığını savunmak parmak izinin öneminin vurgulanması için kullanıldığını savunmaktan çok daha mantıklı olacaktır.
Son olarak, Kur’an’dan yüzlerce yıl önce yazılmış olan
Hıristiyanlığın kutsal metninde de “parmak uçlarına” işaret edilmektedir. Yeni Antlaşmanın
Luka’ya göre İncil adlı kitabında İsa, öğrencilerine “zenginlik ve sonsuz yaşam” kavramlarını açıklamak üzere bir benzetme (parabol) anlatır (
17:19-31). Son derece zengin bir adam ile Lazarus isimli yoksul bir adamın ölümden sonra yaşadıklarını sembollerle ifade eden bu benzetmede zengin adam öldükten sonra Cehenneme gitmiştir ve büyük acılar çekmektedir. Uzakta İbrahim’i ve onun kucağında teselli edilen Lazarus’u görünce şöyle haykırır:
Ey Babamız İbrahim, acı bana! Lazarus’u gönder de parmağının ucunu suya batırıp dilimi serinletsin. Bu alevlerin içinde azap çekiyorum. (Luka 17:24)
Açıkça görülmektedir ki cehennem azabı çeken zengin adam en ufak bir teselliye bile muhtaç haldedir ve bu teselliyi cennette olduğu söylenen yoksul adamdan beklemektedir. İşte zengin adamın kullandığı “parmak ucu” ifadesi de en küçük teselliyi temsil etmektedir. Dikkat edilecek olursa, İncil’deki benzetmede, ifadenin tekil biçimiyle (Kuran’daki çoğul parmak uçlarına karşılık) kullanılması sonucunda parmak izi ile bireysellik arasındaki bağlantının daha güçlü bir biçimde vurgulandığı iddia edilebilir. Oysa ne ilginçtir ki,
Hıristiyan inançlılardan bir teki bile bilimsel öğretileri
Hıristiyanlığın kutsal metnine yamamaya çalışmamakta ve bilim için kutsal yazılarla oynama çalışmalarının genelde İslam’daki zeka küpü yazarlara özgü olduğuna tanıklık etmektedirler!
Parmak İzi Mucizesi
FORUMA ÜYE OLUN! /
HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM /
Parmak İzi Mucizesi

12-12-09, 03:25
Sebastian
|
|
Theophilos
|
|
Oysa ne ilginçtir ki, Hıristiyan inançlılardan bir teki bile bilimsel öğretileri Hıristiyanlığın kutsal metnine yamamaya çalışmamakta ve bilim için kutsal yazılarla oynama çalışmalarının genelde İslam’daki zeka küpü yazarlara özgü olduğuna tanıklık etmektedirler!
|
Bizim böyle çabalara ihtiyacımız yok, bu tip hareketler, kendi kitaplarının kutsallığını kanıtlamaya çalışmaktır.
Oysa Kutsal Kitap, zaten Kutsal'dır. Üstünde oynamalara; şifre, mucize aramaya gerek yoktur. Kutsal olmayan bir kitabın sahipleri ve ona inananlar bu tip çaresiz senaryolara başvurmaktadırlar.
Ellerinize sağlık Sn. Theophilos Hocam
Parmak İzi Mucizesi

Her şeyi RAB YHVH'e bırak, O'na güven, O gerekeni yapar. (Mezmurlar 37:5)

FORUMA ÜYE OLUN! /
HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM /
Parmak İzi Mucizesi

13-12-09, 00:12
Aliriza
|
|
Theophilos
|
|
PARMAK İZİ VE KRİMİNOLOJİ (!)
Kur’an’da bilimsel keşiflere uygun ayetler bulmada usta olan mümin yazarların bilimle uzlaşma kapsamında giriştikleri kapsamlı tahrifat eylemlerine kurban giden en eski ayet ölülerin bir gün mutlaka dirileceğini iddia eden Kıyame Suresindedir:İnsan kıyamette kemiklerini bir araya toplayamayacağımızı mı zannediyor? Elbette biz parmaklarının uçlarını da düzeltmeye kaadiriz. (eyahsebül’insânü ellen necme’a ızâmeh) Hayır, insan önünde olan kıyameti yalan saymak ister. (3-5).
İlk bakışta son derece sıradan görünen bu Kur’an cümlesinin içerdiği gizli mesaj Başaran tarafından tespit edilip tüm dünyaya duyurulmuştur:Kuran’da, insanları ölümden sonra diriltmenin Allah için çok kolay olduğu anlatılırken, insanların özellikle parmak uçlarına dikkat çekilir. Ayette parmak uçlarının vurgulanması, son derece hikmetlidir. Çünkü parmak izindeki şekiller ve detaylar, tamamen kişiye özeldir. Şu an dünya üzerinde yaşayan ve tarih boyunca yaşamış olan tüm insanların parmak izleri birbirinden farklıdır. Dahası, aynı DNA dizilimine sahip tek yumurta ikizleri dahi farklı parmak izine sahiptirler. (s.117)
Görüldüğü gibi, ilgili ayette “parmak izi” kelimeleri geçmese bile, sevgili Başaran “parmak uçları” ile aslında parmak izinin kastedildiğini hemen anlayıp bir şifreyi daha gün ışığına çıkarmıştır. Bu nedenledir ki, açıklamasında parmak uçlarından bahsederken parmak izine son derece yumuşak bir geçiş yapmakta ve parmak “ucu” ile “izi” arasındaki anlam farkını ortadan kaldırdığını zannetmektedir. Başaran benzer bir kelime oyununu Kur’an’ın her şeyi çok önceden bildiği iddiasını tekrarlarken de sergilemeyi ihmal etmez:Ancak önemli olan, parmak izinin özelliğinin ancak 19. yüzyılın sonlarına doğru keşfedilmiş olmasıdır. Ondan önce, insanlar parmak izini hiçbir özelliği ve anlamı olmayan çizgiler olarak görmüştür. Fakat Kuran’da, o dönemde kimsenin dikkatini dahi çekmeyen parmak izleri vurgulanmakta ve bu izlerin ancak çağımızda farkedilen önemine dikkat çekilmektedir. (s.118).
Pek çok Kur’an cümlesini bilime uydurmak için bu tür kelime değişikliklerine her zaman ihtiyaç duyan Ahmet Başaran’ın, ancak bu tahrifat çalışmaları sonucunda oluşturabildiği savları ise “inanmaya güdümlü” bir avuç inanç sahibini ikna etmeye yetecek düzeydedir ve aslında çok zayıf bir temel üzerine kurulmuştur.
İlk olarak belirtelim ki, Başaran’ın üzerinde durduğu nokta parmak izinin bireyselliğidir, yani Kur’an’da parmak uçlarına dikkat çekilmesinin tek sebebi her insanın farklı parmak izine sahip olması ve izlerin insanları bir birinden ayırt etme işlevinin bulunmasıdır. Oysa Kıyame Suresindeki ayetlere göre parmak izi ile bireysellik arasında hiçbir bağlantı yoktur; zira ayetlerde tekil olarak “insan” kelimesi kullanılmakta ve böylece tek bir kişi ile tüm insanlık arasında ayrım yapılmamaktadır. Sonuçta, tüm insanların “aynı” parmak izine sahip olduğunu varsayan Kur’an cümlesi “her bir insanın” parmak uçlarından bahsetmek yerine tüm insanları tek ve aynı şahısmış gibi göstermekte ve tekil kullanımla genelleme yoluna gitmektedir. Oysa parmak izi bireyselliğin göstergesi ve insanların ayırıcı özelliği olduğu için bu tür genellemelerle ifade edilemez. Kısacası, Kıyame Suresinin 3-5. ayetlerindeki parmak uçlarının bilimsel keşiflerle yakından uzaktan alakası yoktur; üstelik Başaran gibilerinin zorlamaları sonucunda yapılan incelemelerde ayetlerin bilimsel öğretilere ne kadar ters düştükleri de görülmektedir.
Ayrıca Kur’an’da parmak uçları – Başaran’a göre bu kelimenin doğrusu parmak izi olmalıdır! – ölümden sonra yaşam olmadığını savunan bazı kişileri uyarma ve hatta onların iddialarına meydan okuma kapsamında diriliş kavramı ile bağlantılı olarak geçmektedir. Öte yandan aynı yumurta ikizleri dahil herkesin farklı parmak izine sahip olmasının keşfedilmesi suçluların yakalanmasını ya da suç kayıtlarının tutulmasını kolaylaştırmaya yaramaktadır. Kur’an ise parmak uçlarından sadece ölümden sonraki yaşam ile bağlantılı olarak söz ederek parmak izinin kriminolojiye olan katkısından habersiz olduğunu itiraf etmektedir! Kıyamet gününde parmak izinin yeniden yaratılmasına gerek yoktur; zira tüm insanlık herkesin her yaptığını bilen Allah’ın huzuruna çıkacaktır ve Allah’ın da günahkarları tespit etmek için cennetteki bir kriminoloji laboratuarında inceleme yapması söz konusu değildir!
Ahmet Başaran’ın kumdan yapılmış bir kalesini yıktıktan sonra, bilime uygunluk için tahrif edilen ayette neden parmak uçlarından vurguyla sözedildiğinin açıklamasına geçebiliriz. Kıyame Suresinin ilgili ayetlerinde parmak uçlarının vurgulanmasının tek nedeni insanların yargı gününde dirilebileceklerine inanmayan kişilere Allah’ın her şeyi yapabileceğini kanıtlayabilmek ve imkansız görünmesine rağmen insan vücudunun en ince ayrıntısına kadar yeniden yaratılacağını belirtmektir. Ayrıca bu bağlamda parmak uçlarından bahsetmek Kur’an’a özgü bir anlatım tarzı değildir; bir şeyin mükemmel bir biçimde ve hiçbir şey atlanmadan yapıldığı belirtmek istenildiğinde “parmak uçları” “en küçük ayrıntı” ile eşanlamlı olarak kullanılmaktadır. Buna paralel olarak, “tepeden tırnağa” şeklindeki edebi ifadeler bizzat insanların, olayları anlayış biçimine göre kurgulanmışlardır ve pekçok kültürde yer almaktadırlar. Başaran’ın tahrifatına kurban giden Kıyame 3-5. ayetlerde geçen parmak uçlarının, dirilişin “tepeden tırnağa” gerçekleştirileceğini ima etmek için kullanıldığını savunmak parmak izinin öneminin vurgulanması için kullanıldığını savunmaktan çok daha mantıklı olacaktır.
Son olarak, Kur’an’dan yüzlerce yıl önce yazılmış olan Hıristiyanlığın kutsal metninde de “parmak uçlarına” işaret edilmektedir. Yeni Antlaşmanın Luka’ya göre İncil adlı kitabında İsa, öğrencilerine “zenginlik ve sonsuz yaşam” kavramlarını açıklamak üzere bir benzetme (parabol) anlatır (17:19-31). Son derece zengin bir adam ile Lazarus isimli yoksul bir adamın ölümden sonra yaşadıklarını sembollerle ifade eden bu benzetmede zengin adam öldükten sonra Cehenneme gitmiştir ve büyük acılar çekmektedir. Uzakta İbrahim’i ve onun kucağında teselli edilen Lazarus’u görünce şöyle haykırır:Ey Babamız İbrahim, acı bana! Lazarus’u gönder de parmağının ucunu suya batırıp dilimi serinletsin. Bu alevlerin içinde azap çekiyorum. (Luka 17:24)
Açıkça görülmektedir ki cehennem azabı çeken zengin adam en ufak bir teselliye bile muhtaç haldedir ve bu teselliyi cennette olduğu söylenen yoksul adamdan beklemektedir. İşte zengin adamın kullandığı “parmak ucu” ifadesi de en küçük teselliyi temsil etmektedir. Dikkat edilecek olursa, İncil’deki benzetmede, ifadenin tekil biçimiyle (Kuran’daki çoğul parmak uçlarına karşılık) kullanılması sonucunda parmak izi ile bireysellik arasındaki bağlantının daha güçlü bir biçimde vurgulandığı iddia edilebilir. Oysa ne ilginçtir ki, Hıristiyan inançlılardan bir teki bile bilimsel öğretileri Hıristiyanlığın kutsal metnine yamamaya çalışmamakta ve bilim için kutsal yazılarla oynama çalışmalarının genelde İslam’daki zeka küpü yazarlara özgü olduğuna tanıklık etmektedirler!
|
Parmak izlerinin veya DNA dizilişlerinin birbirine benzeme olasılığı 10 milyonda bir'dir. Yani kesinlikle birbirine benzeme olasılığı SIFIR değildir. Yaşamış veya yaşamakta olan kişilerin parmak izleri alınmış olsa ve karşılaştırılmış olsa, kesinlikle birden fazla kişinin parmak izi birbirine benzeyecektir.DNA dizilişleri bile.
Turan DURSUN'un Din bu-1'den 5'e kadar hazırladığı kitapta kurani yerden yere vuruyor. Kitabın kesinlikle Muhammed tarafından o günkü koşulların analiz edilerek ileri çözümleri o kitapta topladığını söylüyor.
Rab isteklerini neden insanlardan gizleyerek şifreli olarak göndersinki?
Eğer insanlar bu şifreleri çözerek doğru yolu bulacaklarsa, hiç okumuşluğu yazmışlığı olmayan,köleler nasıl anlasınlarki?
Kitabı okuduğunuzda göreceksinizki, baştan sona kadar arap kültürü ve toplum ilişkilerini eğemen kılmış.
Parmak İzi Mucizesi
FORUMA ÜYE OLUN! /
HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM /
Parmak İzi Mucizesi

24-03-10, 13:32
gakgo23
Yönetim Notu: Sitemizde İslami misyonerlik yasaktır.
Parmak İzi Mucizesi
FORUMA ÜYE OLUN! /
HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM /
Parmak İzi Mucizesi
Parmak İzi Mucizesi konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz
buraya tıklayarak hemen üye olunuz.