Yahudiler ve Kur'an ve Üzeyr konusu
4100 kez okundu,
26 kez cevaplandı. En son mesaj
zallas003 tarafından gönderildi.
Yahudiler ve Kur'an ve Üzeyr konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız
Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz
buraya tıklayarak hemen üye olunuz.
Bu konunun diğer sayfaları:
1
2 3 4 5
>
Sonuncu »

19-11-09, 17:51
Theophilos
YAHUDİLER ve KUR'AN ve ÜZEYR
Kur'an okumaya başlayan bir Yahudi'nin en fazla karşı çıkacağı ve sert tepki göstereceği iddia aşağıdaki ayette verilmiştir:
Yahudiler, “Üzeyr Allah’ın oğludur” dediler. Hırıstiyanlar ise, “İsa Mesih Allah’ın oğludur” dediler. Bu onların ağızlarıyla söyledikleri (gerçeği yansıtmayan) sözleridir. Onların bu sözleri daha önce inkar etmiş kimselerin söylediklerine benziyor. Allah onları kahretsin. Nasıl da haktan çevriliyorlar!" (Sure 9:30, Diyanet)
Bu iddia ve ağır itham karşısında şok geçiren Yahudiler, önce "Üzeyr" denen bir kimseyi tanımadıklarını ve hatta böyle bir ismi bile hiç duymadıklarını söylerler. Bu noktada İslam ilahiyatçıları araya girip "Üzeyr" kelimesinin hangi ismin çeşitlemesi olduğunu söyleyerek Kur'an'ı eleştirilerden korumak için ilk adımı atarlar:
Üzeyr, Yahudi dininde kendi adında bir kitabı bulunan ünlü din alimi Ezra'dır.
Üzeyr'in, Ezra ile aynı kişi olduğunun söylenmesi ise yukarıdaki ayette geçen iddia ve ithamları yanıtsız ve kanıtsız bıraktığı için önemsizdir. Yahudilik inancında Ezra'nın büyük bir din alimi olduğuna ve Tanrı tarafından seçildiğine inanılır. Ezra, sürgün sonrası başlayan yeni Tapınak döneminde halkın, Musa Yasası'na dönmesini sağlamıştır:
Bu olaylardan sonra, Pers Kralı Artahşasta'nın krallığı döneminde, Başkâhin Harun oğlu Elazar oğlu Pinehas oğlu Avişua oğlu Bukki oğlu Uzzi oğlu Zerahya oğlu Merayot oğlu Azarya oğlu Amarya oğlu Ahituv oğlu Sadok oğlu Şallum oğlu Hilkiya oğlu Azarya oğlu Seraya oğlu Ezra adında biri Babil'den geldi. Ezra İsrail'in Tanrısı RAB'bin Musa'ya verdiği yasayı iyi bilen bir bilgindi. Tanrısı RAB'bin yardımıyla kral ona her istediğini verdi. (Ezra 7:1-2)
Yahudi kutsal yazılarında (Eski Ahit) Ezra'nın, "Tanrı'nın Oğlu olduğu" veya "Musa dahil tüm önderlerden ve peygamberlerden üstün olduğu" öğretisini bulmak ise imkansızdır; çünkü böyle bir öğreti Yahudiliğin ne yazılı ne de sözlü kaynaklarında (gelenekler) mevcuttur. Yahudiler, kendilerini, haberdar olmadıkları bir inanca sahip olmakla suçlayan Kur'an ayetininin kaynağı konusunda iki farklı olasılık sunarlar:
a) Kur'an ayeti hatalıdır ve Yahudi inançlarıyla ilgili yanlış bilgi vermiştir.
b) Kur'an ayeti, Yahudilere ve Yahudi inançlarına yönelik bir düşmanlık ve nefret kampanyasının ürünü olup iftiradan ibarettir.
Bu noktada İslam ilahiyatçıları ikinci kez müdahalede bulunup, Yahudiler ile ilgili iddianın doğru olduğunu kanıtlamaya çalışırlar:
Ayette tüm Yahudilerin değil, bazı Yahudilerin böyle bir inanca sahip olduğu ima edilmektedir. Tarihte Yahudilerden bir grup, Üzeyr'i "Tanrı'nın Oğlu" olarak görmüşler ve küfre düşmüşlerdir. Ayet-i kerime işte bu yoldan çıkmış Yahudi azınlık grubuna suçlamada bulunmaktadır.
Bu savunmanın mantıklı olarak kabul edilmesi veya geçerli sayılması mümkün değildir; çünkü konu ile ilgili birçok eleştiriye yanıt vermekten aciz bir savunmadır bu:
1) Her şeyden önce, ayette bazı Yahudilerden söz edildiğinin kanıtlanması gerekir. Kur'an'daki pek çok ayet, bazı Yahudi grupların yanlış bir eylemde bulunduklarını veya yanlış bir inancı savunduklarını öğretirken, bu ayrımı çok kolay bir şekilde yapabilmektedir. Örneğin:
Şimdi, bunların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Oysa içlerinden bir takımı, Allah’ın kelamını dinler, iyice anladıktan sonra, onu bile bile tahrif ederlerdi. (Sure 2:75)
Bu ayet, Allah'ın kelamı sayılan bir metnin (Torah veya Kur'an) bazı Yahudiler tarafından kasıtlı olarak yanlış yorumlandığını/nakledildiğini iddia ederken, tüm Yahudileri zan altında bırakmamış ve bunu da ayete MINHUM (onlardan bazıları) sözcüğünü ekleme yoluyla kolaylıkla başarmıştır. Oysa Sure 9:30'da bu tür bir sözcük geçmediği için genel olarak Yahudi ümmetinden bahsedildiği ve ayrım gözetilmediği anlaşılmaktadır.
2) İslam ilahiyatçılarının savunmasını bir an için doğru kabul etsek bile, ayette geçen paralellik bize "Üzeyr'in Tanrı'nın Oğlu olduğu" yönündeki inancın, Yahudiliğin temel öğretilerinden biri olduğunu ima etmektedir. O paralelliğe odaklanmak gerekirse:
Yahudiler, “Üzeyr Allah’ın oğludur” dediler. Hırıstiyanlar“İsa Mesih Allah’ın oğludur” dediler. Bu onların ağızlarıyla söyledikleri (gerçeği yansıtmayan) sözleridir.
Bu ayette, Yahudiler ve
Hristiyanlar, farklı kişiler için AYNI tanımlamayı ve öğretiyi kullanan iki ümmet olarak sunulmuştur. Yahudi ve
Hristiyan inançlarının bu şekilde bir çift halinde verilmesi ise bizi iki sonuca ulaştırır:
a) Mesih'in Tanrı'nın Oğlu olması,
Hristiyanlığın temel inançlarından biridir; bu sebeple Üzeyr'in Tanrı'nın Oğlu olması, Yahudiliğin temel inançlarından biridir. Oysa Yahudi inanç ve gelenekleri bu paralelliği ve çıkarımı yalanlamaktadır.
b) Mesih'in Tanrı'nın Oğlu olduğuna azınlıktaki
Hristiyan grupları değil,
Hristiyanların büyük bir çoğunluğu inanmaktadır. Hatta
Hristiyanlık dışına çıkmış sapkın gruplar bile Mesih'i "Tanrı'nın Oğlu" olarak görürler. Ayetteki paralellik bize Yahudilerin büyük bir çoğunluğunun "Üzeyr'in Tanrı'nın Oğlu olduğuna" inandığını ima etmektedir. Oysa bu iddia hem hatalıdır hem de İslam ilahiyatçılarının hazırladıkları savunma ile çelişkilidir.
3) İslam ilahiyatçılarının savunması, tarihte bazı Yahudilerin bu inanca sahip olduğu iddiası üzerine kuruludur; oysa söz konusu ayet İslam dönemindeki Yahudilerin bile bu inanca ve öğretiye sahip çıktıklarını vurgulamaktadır. Kur'an yazarlarının bu inançları eleştirirken ve bu iki din grubunu lanetlerken şimdiki zaman kipi kullanmaları bir tesadüf değildir:
Yahudiler, “Üzeyr Allah’ın oğludur” dediler. Hırıstiyanlar ise, “İsa Mesih Allah’ın oğludur” dediler. Bu onların ağızlarıyla söyledikleri (gerçeği yansıtmayan) sözleridir. Onların bu sözleri daha önce inkar etmiş kimselerin söylediklerine benziyor. Allah onları kahretsin. Nasıl da haktan çevriliyorlar!" (Sure 9:30, Diyanet)
Bu savunmanın zayıflığının bilincine varan bazı İslam ilahiyatçıları ise hemen devreye girip farklı bir savunma teorisi hazırlamışlardır:
Yahudi geleneklerinde Üzeyr'in ölmeden göğe yükseldiğine inanılmaktadır ve Ezra'nın 3. kitabında onun nasıl göğe çıkıp gördüklerini yazıya geçirdiği anlatılmaktadır. Bu ise Üzeyr'in Yahudi geleneklerindeki önemine ve uluhiyetine işaret etmektedir. Kur'an, söz konusu geleneksel öğretiyi dikkate alıp vurgulayarak böylesine haklı bir suçlamada bulunmuştur.
Bu teorinin, ustaca hazırlanmış olmasına rağmen, ilk savunmanın yanında çok daha zayıf ve gülünç durduğu ve temelsiz olduğu görülmektedir. İlk olarak söylenmesi gereken şey, Ezra'nın üçüncü kitabının Yahudi din liderleri tarafından apokrifa sayılması ve İbranice Kutsal Kitap listesine dahil edilmemesidir. Doğu Ortodoks Kilisesi tarafından "deuterokanonik" kabul edilen ve kanona ilave edilen bu kitapta Ezra'nın "Tanrı'nın Oğlu" olduğunu söyleyen tek bir ayet bile söz konusu değildir. Kaldı ki, yukarıdaki savunmayı hazırlayan ilahiyatçı, sözünü ettiği metinde Ezra'ya "Tanrı'nın Oğlu" dendiğini ayet göstererek kanıtlayamamıştır; çünkü kitapta böyle bir ayet yoktur.
Bu sebeple, ilahiyatçı hazretleri başka bir yöntem denemiş ve "göğe çıkma" kavramı ile "Tanrı'nın Oğlu" olarak çağrılma kavramları arasında son derece mantıksız ve saçma bir bağlantı kurmaya çabalamıştır. Bu kişinin teorisine göre, birisinin göğe çıktığına inanılıyorsa, o kişi için Tanrı'nın Oğlu tanımlaması yapılmaktadır! Eski Ahit'te Hanok'un ölümü tatmadan göğe kaldırıldığı yazılıdır:
Hanok toplam 365 yıl yaşadı. Tanrı yolunda yürüdü, sonra ortadan kayboldu; çünkü Tanrı onu yanına almıştı. (Yaratılış 5:23-24)
Yukarıdaki teoriyi bu Kutsal Kitap ayetine uyarlarsak, Yahudilikte Hanok'un Tanrı'nın Oğlu olduğuna inanılması ve bunun da Kur'an'da eleştirilmesi gerekiyor! Halbuki ne Yahudilikte böyle bir inanç var, ne de bunu iddia edip Yahudileri suçlayan bir Kur'an ayeti. Teori, tuzla buz oluyor; ancak bir kez de aynı teoriyi Kur'an'a uygulayalım:
Hani Allah şöyle buyurmuştu: “Ey İsa! Şüphesiz, senin hayatına ben son vereceğim. Seni kendime yükselteceğim. (Sure 3:55, Diyanet)
Bu ayete göre, İsa Allah tarafından göğe kaldırılmış. Demek ki, Kur'an İsa'yı Allah'ın Oğlu olarak görüyor!!!
Bazı İslam ilahiyatçıları ise son bir çaba ile yeni bir savunma argümanı geliştirmişlerdir:
İbn Hazm'ın açıklamasına göre, Yemen'de yaşayan Yahudiler, "Ezra'nın Allah'ın Oğlu olduğuna" inanmışlardır. Ayrıca, Yemen'de yaşayıp sonradan İslam dinine geçen Yahudiler, Ezra'nın Mesih olduğuna inanıyorlardı. Hristiyanlar da "Mesih, Allah'ın Oğlu'dur" dedikleri için, Allah'ın kelamı olan Kur'an, Ezra ile Mesih arasındaki paralelliğe dikkat çekmiştir.
Bu teori kulağa hoş gelse de, Yemen'deki Yahudilerin böyle bir inanışa sahip olduklarını tarihsel olarak kanıtlamada yetersiz kaldığı için bir iddia olmayı sürdürmektedir. Kimdir bu İbn Hazm? Kur'an ayetinden yaklaşık 300 yıl sonra yaşamış bir din bilgini!
http://en.wikipedia.org/wiki/Ibn_Hazm
Nereden almıştır bu bilgiyi? Yanıt yok! Üstelik yukarıdaki açıklama pek çok yeni soru işareti doğurmaktadır. Örneğin, Kur'an ayeti, belirli bir grup gözetmeksizin tüm Yahudilerin bu inanca sahip olduklarını iddia etmiştir ve suçlamanın bir yorumdan değil de Yahudilerin kendi ikrarlarından (Yahudiler: "Üzeyr Allah'ın Oğlu'dur" dediler) kaynaklandığını ileri sürmüştür. Dahası, ayette Yahudilerin Mesih'in kimliği konusunda yanlış bilgiye sahip oldukları tezini destekleyen hiçbir ibare yoktur! İddia edildiği gibi, Yahudi ve
Hristiyanlar "Mesih'in Allah'ın Oğlu olduğu" öğretisinde uzlaşıp sadece Mesih'in ismi konusunda ayrılığa düşselerdi, bu ilgili ayette şu şekilde gösterilirdi:
Yahudiler: "Mesih Üzeyr, Allah'ın Oğludur" dediler;
Hristiyanlar ise: "Mesih İsa, Allah'ın Oğludur" dediler......
Oysa Kur'an ayetinde, Yahudilerin Mesih beklentisine veya tanımlamasına dayalı tek bir ibare bile yok. İlginç olan bir diğer nokta da, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın meal çalışmasında ayete "İsa" sözcüğünün eklenmesi:
Yahudiler, “Üzeyr Allah’ın oğludur” dediler. Hırıstiyanlar ise, “İsa Mesih Allah’ın oğludur” dediler. (Sure 9:30, Diyanet)
Halbuki, Kur'an'ın Arapça orijinal metninde "İsa" ismi geçmemektedir:
Waq
alati alyahoodu AAuzayrun ibnu All
ahi waq
alati a
lnna
sar
a almaseehu ibnu Allahi thalika qawluhum bi-afw
ahihim yu
dahi-oona qawla alla
theena kafaroo min qablu q
atalahumu All
ahu ann
a yu/fakoon
a
Sonuçta, ayetin:
Yahudiler, “Üzeyr Allah’ın oğludur” dediler. Hırıstiyanlar ise, “Mesih Allah’ın oğludur” dediler. (Sure 9:30, Diyanet)
şeklinde çevrilmesi gerekirdi.
Orijinal metne sadık kalınarak yapılan bu çeviride, Yahudilerin Üzeyr ile Mesih kavramını bağdaştırmadıkları daha net görülebilmektedir.
SONUÇ
Tüm teorilere ve çabalara rağmen, Yahudilerin Üzeyr'e Tanrı'nın Oğlu" dediklerini iddia eden Kur'an ayeti, hatalı olma veya iftira içerme eleştirilerinden kurtarılamamaktadır. Kabul edilebilecek iki olasılık:
1) Kur'an ayetinin hatalı olduğunu kabul etmek: Kur'an yazarları, gerçekten Yahudilerin bu tür bir inanca sahip olduklarını zannetmişler ve onlara danışmadıkları için bu yanlış çıkarımlarını yazıya geçirmişlerdir.
2) Kur'an ayetinin, bu iddiayı Yahudi düşmanlığı kapsamında ileri sürdüğünü kabul etmek: Kur'an'ı yazan kişiler, Yahudilikte Ezra'ya "Tanrı'nın Oğlu" denmediğini çok iyi biliyorlardı; zaten böyle bir inanç gerçekten var olsaydı, Medine döneminin sonlarında yazılan tek bir Sure'de gündeme getirilmek yerine, Kur'an'ın ilk dönemlerinde bile eleştirilirdi. Tevbe Suresi, Kur'an'ın son döneminde yazıldığından özellikle İslam dışı dine mensup kişilere yönelik cihat ve kılıç ayetleri içeriyor (5. ayet ve 29. ayet). İslam'ın tek gerçek din olduğunu ve bu nedenle Yahudilik ve
Hristiyanlık mensubu kişilere savaş açılmasını ve cizye ödetilmesini şart koşan 29 .ayetten hemen sonra Yahudi ve
Hristiyanların inançlarının eleştirilmesine geçilmesi ve bu iki grubun da putperestler sınıfına katıldıklarının söylenmesi bir tesadüf olamaz.
Hristiyanlık ile putperestlik arrasında inanç bakımından derin benzerlikler olduğunu her fırsatta iddia eden Kur'an yazarları, İslam'ı "tek" tanrılı "tek" gerçek din olarak sunabilmek için Yahudiliğin de tıpkı
Hristiyanlık gibi zamanla çok tanrılı bir dine dönüştüğünü öğretmek zorunda kalmışlardır. İşte bunun için de önce Ezra ile Mesih arasında zoraki bir paralellik kurmuşlar; sonraki ayette de Yahudi ve
Hristiyanların din adamlarına "Rab" diye taptıkları iftirasını uydurmuşlardır. (Ezra'nın da bir din bilgini olduğunu unutmayalım!) Kısacası, Muhammed bin Abdullah döneminde yaşayan Yahudilerden bir tanesi bile ve sadece şaka veya dalga geçme amaçlı olarak "Ezra'nın Allah'ın Oğlu" olduğunu söylemiş olsa, Kur'an yazarları bunu hemen ciddiye alıp bu öğretiyi tüm Yahudilere atfetmişler ve böylece Yahudi inancının da bozulduğunu ve İslam'a ihtiyaç duyulduğunu kanıtladıklarını zannetmişlerdir.
Yahudiler ve Kur'an ve Üzeyr
FORUMA ÜYE OLUN! /
HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM /
Yahudiler ve Kur'an ve Üzeyr

19-11-09, 23:22
Sebastian
Hep aklıma takılan bir konuydu, Sn. Theophilos bizleri bu konuda bilgilendirdiğiniz için teşekkür ederim.
Rab sizinle olsun, sizi korusun.
Saygılar
Yahudiler ve Kur'an ve Üzeyr

Her şeyi RAB YHVH'e bırak, O'na güven, O gerekeni yapar. (Mezmurlar 37:5)

FORUMA ÜYE OLUN! /
HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM /
Yahudiler ve Kur'an ve Üzeyr

20-11-09, 16:18
hakan2007
muhammedin adı hangisi acaba
emin ekrem abdullah ahmet mustafa
Yahudiler ve Kur'an ve Üzeyr
FORUMA ÜYE OLUN! /
HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM /
Yahudiler ve Kur'an ve Üzeyr

21-11-09, 01:39
V E R A
|
|
Theophilos
|
Yahudiler, “Üzeyr Allah’ın oğludur” dediler. Hırıstiyanlar ise, “İsa Mesih Allah’ın oğludur” dediler. (Sure 9:30, Diyanet)
Halbuki, Kur'an'ın Arapça orijinal metninde "İsa" ismi geçmemektedir:
Waqalati alyahoodu AAuzayrun ibnu Allahi waqalati alnnasara almaseehu ibnu Allahi thalika qawluhum bi-afwahihim yudahi-oona qawla allatheena kafaroo min qablu qatalahumu Allahu anna yu/fakoona
Sonuçta, ayetin:Yahudiler, “Üzeyr Allah’ın oğludur” dediler. Hırıstiyanlar ise, “Mesih Allah’ın oğludur” dediler. (Sure 9:30, Diyanet) şeklinde çevrilmesi gerekirdi.
.
|
Hepsinden gectim de suna cok güldüm. derlerki kurandan ne bir cümle eksilmiş nede bir cümle eklenmiştir. ilk indiği günki halindedir. e isim niye eklediler ki şimdi :)
Yahudiler ve Kur'an ve Üzeyr
FORUMA ÜYE OLUN! /
HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM /
Yahudiler ve Kur'an ve Üzeyr

21-11-09, 14:03
Theophilos
Özellikle Diyanet'in meal çalışmalarında anlamı değiştirecek nitelikte ekleme ve çıkarmalar veya değişiklikler yapılmaktadır. Bu şekilde Kur'an'ın sürekli olarak değiştirildiğini kendileri kanıtlamış oluyorlar. :)
Yahudiler ve Kur'an ve Üzeyr
FORUMA ÜYE OLUN! /
HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM /
Yahudiler ve Kur'an ve Üzeyr
Yahudiler ve Kur'an ve Üzeyr konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz
buraya tıklayarak hemen üye olunuz.
Bu konunun diğer sayfaları:
1
2 3 4 5
>
Sonuncu »